Netanyahu, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ndeki en büyük stratejik tüneli keşfetmesinin ardından savaşı sürdürme sözü verdi

Uluslararası çevrelerden Gazze Şeridi’nde ateşkes için yapılan çağrılar artıyor

İsrail ordusunun 15 Aralık'ta Gazze'nin kuzeyinde Hamas’ın en büyük tüneli için düzenlediği basın turu sırasında çekilmiş bir fotoğraf (AFP)
İsrail ordusunun 15 Aralık'ta Gazze'nin kuzeyinde Hamas’ın en büyük tüneli için düzenlediği basın turu sırasında çekilmiş bir fotoğraf (AFP)
TT

Netanyahu, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ndeki en büyük stratejik tüneli keşfetmesinin ardından savaşı sürdürme sözü verdi

İsrail ordusunun 15 Aralık'ta Gazze'nin kuzeyinde Hamas’ın en büyük tüneli için düzenlediği basın turu sırasında çekilmiş bir fotoğraf (AFP)
İsrail ordusunun 15 Aralık'ta Gazze'nin kuzeyinde Hamas’ın en büyük tüneli için düzenlediği basın turu sırasında çekilmiş bir fotoğraf (AFP)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Gazze Şeridi'ndeki savaşı sürdürme sözü verdi ve bakanlarına, Gazze’deki çatışmalarda öldürülen askerlerin ailelerinden bu izni aldığını söyledi.

Netanyahu, dün yapılan kabine toplantısında savaşa devam etme ve ateşkes yapmama yetkileri olduğunu belirterek, “Bu bizim görevimiz” ifadelerini kullandı.

Netanyahu, savaşın Hamas'ı ortadan kaldırma, Gazze’ye kaçırılan tüm rehineleri kurtarma ve Gazze’nin yeniden terör yuvası haline gelmemesini, İsrail Devleti için bir tehdit oluşturmamasını sağlama hedeflerine ulaşana kadar devam edeceğini vurguladı.

Öte yandan uluslararası çevrelerden Gazze Şeridi'nde ateşkes için çağrıları arttı. Fransa Dışişleri Bakanı Colonna, dün temaslarda bulunmak üzere gittiği Tel Aviv'de ülkesinin ‘acil ve kalıcı’ ateşkes yapılmasını sabırsızlıkla beklediğini açıkladı. İsrail Dışişleri Bakanı Eli Cohen ile düzenlediği ortak basın toplantısında konuşan Colonna, “Çok sayıda sivil öldürüldü” dedi. Ancak Cohen, İsrail’in şu an için ateşkesi reddettiğini ifade etti ve ateşkes çağrılarının ‘Hamas için bir armağan’ olduğunu öne sürdü. Cohen, ‘İsrail'in bölgeyi istikrara kavuşturmak için Hamas'a karşı savaşı kazanmaktan başka seçeneği olmadığını’ söyledi.

 Cohen sözlerini şöyle sürdürdü:

Hamas ortadan kaldırılıncaya, rehineler serbest bırakılıncaya ve Gazze Şeridi'ndeki durum değişinceye kadar savaşa devam edeceğiz.

sfe
Cumartesi günü İsrail'in güneyinden görülen, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği bombardıman sonrası bölgeden yükselen dumanlar (AP)

Colonna’nın ateşkes çağrısından önce İngiltere ve Almanya’dan da benzer çağrılar yapıldı. İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron ve Alman mevkidaşı Annalena Baerbock, Sunday Times'ta yayınlanan ortak makalelerinde, derhal kalıcı bir ateşkese varılması gerektiğini vurguladılar.

Netanyahu'nun Gazze Şeridi'nde savaşın süreceğini vurgulamasıyla birlikte İsrail ordusu, büyük bir direnişle karşılaştığı Gazze’de kara harekatlarını derinleştirmeye devam ederken, Gazze’de çok sayıda bölgeyi bombaladı.

Han Yunus'ta şiddetli çatışmalar yaşanıyor

İsrail ordusu sözcüsü, 7. Tugay’ın Han Yunus'a giden yolu aralamayı başardığını ve bölgede çatışmalar yaşandığını açıkladı. İsrail işgal güçlerinin Han Yunus Tugay Komutanlığı'na, bölgedeki altyapı ve yer altı tesislerine baskın düzenlediklerini belirten sözcü, İsrail güçlerinin Han Yunus'un merkezindeki Beni Suheyla Meydanı’na ulaştıklarını ve buranın operasyonel kontrolünü ele geçirdiklerini sözlerine ekledi. İsrail işgal güçlerinin Han Yunus ve Cibaliye Mülteci Kampı’nda Filistinli grupların üyelerini öldürdüğünü, füzelerin fırlatıldığı noktaları kullanılamaz hale getirdiğini, savaş mühimmatına el koyduğunu, istihbarat araçlarını ortaya çıkardığını ve tünelleri bulup yok ettiğini açıkladı.

zxsc
İsrail ordusunun Hamas’ın Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Erez Sınır Kapısı’na saldırmak için kullandığı öne sürülen tünelde görünen İsrail askerleri (AP)

Öte yandan İsrail ordusu, savaşın başladığı 7 Ekim'den bu yana İsrail'in Gazze'de keşfettiği en büyük tünele odaklanmış durumda.

En büyük tünel

Hamas Hareketi’nin en büyük stratejik tünelini yok ettiğini açıklayan İsrail ordusu, Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın tünel içindeki fotoğraflarını ve arabaların geçebileceği genişlikteki devasa tüneli gösteren görüntüleri paylaştı.

İsrail ordusuna göre, en geniş kısmı yaklaşık 50 metre olan tünelin uzunluğu 4 kilometreden fazla ve Erez Beyt Hanun Sınır Kapısı’na yaklaşık 400 metre uzaklıkta bulunuyor. Ayrıca tünel, kendi içlerinde geniş ve karmaşık bir tünel ağı oluşturan çeşitli kollara ve yan yollara ayrılıyor.

Tünel içinde temizlik, elektrik, iletişim ve telefon altyapısının yanı sıra İsrail ordusunun girişini engellemek için tasarlanmış sağlam kapıların olduğunu açıklayan ordu, araçların geçebileceği genişlikteki tünelde Hamas’a ait çok sayıda silahın bulunduğunu öne sürdü.

İsrail ordusunun açıklamasına göre, tünel kazısında onlarca kişilik bir ekip yer aldı. Tünel inşaatı sırasında Gazze Şeridi'ne kaçırılan özel sondaj makinelerinin yanı sıra Hamas Hareketi’nin sahip olduğu taktik tünellerde henüz keşfedilmemiş malzemeler kullanıldı. Tahminlere göre Hamas, Gazze Şeridi boyunca yer altında bir tünel ağı kurmak için milyonlarca dolar harcadı. Söz konusu tünelden Gazze Şeridi'ndeki çatışmalar sırasında İsrail ordusuna karşı saldırılar başlattı.

İsrail Ordu Sözcüsü Yarbay Richard Hecht, Hamas’ın ‘İsrail Devleti'ne ve halkına saldırmak ve terör eylemlerinde bulunmak amacıyla inşa ettiği’ tünellere çok büyük miktarlarda para harcadığını ve kaynak ayırdığını söyledi.

Yarbay Hecht, sözlerine şöyle devam etti:

Araçların geçebileceği kadar geniş olan bu stratejik saldırı tünelleri ağı, Muhammed es-Sinvar tarafından yönetiliyordu. Tünel, kasıtlı olarak Gazzelilerin çalışmaları ve tıbbi hizmetlerden yararlanması için İsrail'e geçmeleri amacıyla açılan bir sınır kapısının yakınlarında inşa edildi. Hamas için İsrail halkına saldırmak, Gazze halkını destek olmaktan önce gelmeye devam ediyor.

Hamas sessiz

Diğer taraftan Hamas, tünelin ortaya çıkarılmasıyla ilgili herhangi bir yorumda bulunmadı. Ancak Hamas Hareketi, Gazze'deki tüm cephelerde çok sayıda İsrail askerin öldürüldüğünü, tankların ve askeri araçların imha edildiğini açıkladı. Açıklamada Hamas üyelerinin, evlerde saklanan askerleri öldürdükleri ve sahada yerleştirilen bombaları infilak ettirdikleri belirtildi.

İzzeddin el-Kassam Tugayları tarafından yapılan açıklamalarda ise Gazze Şeridi çevresindeki yerleşim bölgelerinin füzelerle hedef alındığı aktarıldı. Kassam Tugayları, Gazze Şeridi'nin geniş bölgelerinde şiddetli sokak çatışmalarına girildiği görülen günlük videolar yayınlamaya devam etti.

İsrail, savaşmanın zorluğunu ve Hamas'ın askeri yeteneklerini kabul etti. İsrail Ordu Radyosu, ordunun Kassam Tugayları’na karşı aylarca savaşmak zorunda kalabileceğinin tahmin edildiğini bildirdi.

İki İsrail askeri öldürüldü

İsrail ordu sözcülerinden biri, dün sabah yaptığı açıklamada, cumartesi günü Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki ve güneyindeki çatışmalarda iki İsrail askerinin öldürüldüğünü duyurdu. Böylece Aksa Tufanı Operasyonu’nun düzenlendiği 7 Ekim'den bu yana ölen İsrail askeri sayısı 453'e, Gazze’de kara harekâtının başladığı 27 Ekim'den bu yana ise 121'e yükseldi.

İsrail, bir yandan çatışmalar devam ederken Gazze'de Cibaliye Mülteci Kampı, et-Tuffah Mahallesi, ez-Zeytun Mahallesi, Şeyh Rıdvan Mahallesi, Han Yunus, Refah ve diğer bölgeleri kapsayan geniş çaplı bombardımanlarına devam etti.

Öte yandan Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, İsrail'in kapsamlı işgal saldırısının başlamasından bu yana Gazze Şeridi’nde yüzde 70'ini kadınların ve çocukların oluşturduğu 19 bin 88 kişi şehit edildi, 54 bin 450 kişi yaralandı, çok sayıda kişi ise halen kayıp.

Şehitler arasında 300'den fazla sağlık çalışanı, 86 gazeteci, 35'e yakın sivil savunma ekibi üyesi ve 135 Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA) çalışanının olduğu belirtildi.

Gazze'deki Hükümet Enformasyon Dairesi tarafından yapılan açıklamada ise İsrail’in yüzde 70'i çocuk ve kadın olmak üzere 8 bin çocuk ve 6 bin 200 kadını öldürdüğü, kayıp kişilerin sayısının 7 bin 500'e ulaştığı ve 51 bin kişinin yaralandığı bildirildi. Açıklamaya göre, 40 sağlık personeli ve 7 gazeteci İsrail askerleri tarafından tutuklandı, 1,5 milyon kişi yerinden edildi.

zsaxxas
İsrail'in cuma günü düzenlediği hava saldırısının ardından Gazze'deki Ortodoks kilisesinin enkazında kalan cesetler çıkarıldı (AP)

İşgalci İsrail ordusu, Gazze’de ayrıca 126 hükümet binasını, hizmet dışı kalan 90 okul ve üniversitenin yanı sıra 282 okul ve üniversiteyi kısmen tahrip ederken, 112 camiyi tamamen yıktı, 200 camiyi ve 3 kiliseyi kısmen tahrip etti.

İsrail bombardımanları sonucunda Gazze’de 52 bin 500 konut tamamen yıkılırken, 254 bin konut kısmen zarar gördü. 22 hastane ve 53 sağlık ocağı hizmet dışı kaldı. İşgalci İsrail ordusu, saldırıların başlamasından bu yana 138 sağlık tesisini ve 102 ambulansı hedef aldı. Bununla birlikte yerinden edilmeler ve sağlıksız şartlardan ötürü 327 bin bulaşıcı hastalık vakası kaydedildi.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.