BM, Rusya ile savaşın sürdüğü Ukrayna'da en az 10 bin sivilin öldüğünü açıkladı

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, Rusya ile savaşın sürdüğü Ukrayna'da en az 10 bin sivilin öldüğünü ve 18 bin 500 kişinin yaralandığını bildirdi

(Arşiv-AA)
(Arşiv-AA)
TT

BM, Rusya ile savaşın sürdüğü Ukrayna'da en az 10 bin sivilin öldüğünü açıkladı

(Arşiv-AA)
(Arşiv-AA)

Türk, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinin Ukrayna'daki insan hakları durumuna ilişkin raporunun bulgularına ilişkin BM İnsan Hakları Konseyi tarafından düzenlenen toplantıda değerlendirmelerde bulundu.

Şubat 2022'de başlayan Rusya ile savaş nedeniyle Ukrayna'daki acı verici durumun sürdüğüne dikkati çeken Türk, uzun zamandır devam eden savaşın gelecek nesillerin yaşamını ve insan haklarını etkilemesinden endişe ettiğini söyledi.

Türk, Ukrayna'daki BM İnsan Hakları İzleme Misyonu (HRMMU) aracılığıyla kapsamlı izleme ve belgeleme yapmayı sürdürdüklerini belirterek, bu belgelerin, başta Rusya kolluk kuvvetleri tarafından olmak üzere, uluslararası insan hakları hukuk ve uluslararası insancıl hukukun ciddi ihlallerini ve savaş suçlarını göstermeye devam ettiğini vurguladı.

"Bu belgeler arasında Şubat 2022'den bu yana, Rus silahlı kuvvetleri tarafından kontrol edilen veya Rusya tarafından işgal edilen bölgelerde sivillere yönelik 142 yargısız infaz vakası yer alıyor." ifadesini kullanan Türk, tutuklulara yönelik yaygın işkence, kötü muamele ve cinsel şiddet de dahil çok sayıda zorla kaybetme vakasını da belgelediklerine işaret etti.

Türk, "İnsan Hakları Ofisi, 4 Aralık itibarıyla Şubat 2022'den bu yana çatışmalar nedeniyle 560'tan fazlası çocuk en az 10 bin sivilin öldüğünü kaydetti ve doğruladı. Birçoğu ağır olmak üzere 18 bin 500 sivilin yaralandığı doğrulandı. Gerçek rakamlar muhtemelen çok daha yüksek." dedi.

En fazla sivil ölümleri Donetsk, Harkov, Herson ve Zaporijya'da

Sivil ölümlerinin birçoğunun Donetsk, Harkov, Herson ve Zaporijya bölgelerinde kayda geçtiğine dikkati çeken Türk, bunlar arasında çok sayıda yaşlının da bulunduğunu belirtti.

Türk, Rus saldırılarının, Ukrayna'daki tahıl depolama ve taşıma tesislerini de hedef aldığını hatırlatırken, bu tür saldırıların Ukrayna ekonomisinin kritik sektörünü tehdit ettiğini ve birçok ülkede insanları kritik öneme sahip gıdadan mahrum bıraktığını vurguladı.

Rusya'nın gözaltı merkezlerine BM yetkililerinin erişimini engellediğine ve bu yüzden vakaları tam olarak hesaplayamadıklarına dikkati çeken Türk, savaşın başlangıcının ardından yüzlerce sivilin gözaltına alındıktan sonra öldüğünü kaydetti.

Türk, Ukraynalı yetkililerin, "Rus işgali" altında olan bölgelerdeki bireyleri kovuşturmayı ve mahkum etmeyi sürdürdüğünü belirterek, 30 Kasım itibarıyla, "işbirliği faaliyetleri" veya benzer suçlamalarla ilgili yaklaşık 8 bin 600 suç duyurusunda bulunulduğu ve 941 davanın karara bağlandığını söyledi.

Volker Türk, "(Ukrayna'nın kovuşturduğu) Bu kişilerin çoğu, işgal altındaki bölgelerde sosyal hizmetlerin ve okulların sürekli işleyişini sağlamak için çalışmak da dahil yasal olabilecek faaliyetlerinden dolayı mahkum edildi." dedi.

"Çatışmanın tek çözümü adil barış"

Türk, "Rusya ve Ukrayna'yı, Ukrayna'nın nükleer santrallerindeki operasyonların güvenliğini ve emniyetini sağlamak için ellerinden geleni yapmaya çağırıyorum." dedi.

Rusya ve Ukrayna'ya, savaş araç ve yöntemlerinin seçimi de dahil sivillerin zarar görmesini önlemek ve en aza indirmek için mümkün olan tüm önlemleri almaya çağıran Türk, "Tüm ülkeleri, özellikle nüfuz sahibi olanları, uluslararası insan haklarına ve uluslararası insancıl hukuka tam olarak uymalarını sağlamak için her iki tarafın da acil ve kararlı önlemler alması yönünde çağrıda bulunmaya davet ediyorum." diye konuştu.

Türk, Rusya ile Ukrayna arasındaki bu trajik ve geniş kapsamlı çatışmanın tek çözümünün adil barış olduğunu vurguladı.



İran'dan gelen tehditler üzerine Farsça yayın yapan "Manoto" kanalı Londra'dan yayınlarını askıya aldı

İngiliz polisi, (Reuters)
İngiliz polisi, (Reuters)
TT

İran'dan gelen tehditler üzerine Farsça yayın yapan "Manoto" kanalı Londra'dan yayınlarını askıya aldı

İngiliz polisi, (Reuters)
İngiliz polisi, (Reuters)

Londra merkezli Farsça yayın yapan Manoto televizyon kanalı, dün yaptığı açıklamada, İngiltere terörle mücadele polisinin, kanalın bulunduğu binanın sahibini Tahran'dan gelebilecek potansiyel bir tehdit konusunda bilgilendirmesinin ardından canlı yayınını durdurmak zorunda kaldığını belirtti.

2010 yılında kurulan ve İran diasporası arasında popüler bir muhalif medya kuruluşu olarak kabul edilen kanal, yayınların geçici olarak askıya alınmasının İran'ın tarihindeki “en hassas anlardan” birini yaşadığı dönemde gerçekleştiğini belirtti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İran, son iki ayda, yıllardır liderlik için en büyük zorluklardan biri olan hükümet karşıtı kitlesel protestolara sahne oldu.

 Britanya'da iki polis memuru (Reuters)Britanya'da iki polis memuru (Reuters)

Kanalın yaptığı açıklamada, “Yurtiçi ve bölgesel gelişmelerin benzeri görülmemiş hızla ilerlediği bir dönemde, İslam Cumhuriyeti'nin bağımsız medya haberlerini bastırmak amacıyla ifade özgürlüğüne yönelik tehditleri yoğunlaştı” denildi. Açıklama şöyle devam etti: “Binanın sahibi, Birleşik Krallık terörle mücadele polisinden İran İslam Cumhuriyeti'nin bize yönelik potansiyel bir tehdit hakkında bildirim aldıktan sonra kira sözleşmemizi feshetme niyetini bildirdi.”

Personel binaya girmekten men edildi, bu da alternatifler bulunana kadar yayınların geçici olarak askıya alınmasına neden oldu. Kanal, “Önceliğimiz, mümkün olan en kısa sürede güvenli ve istikrarlı bir yerden canlı yayına devam etmektir” ifadelerini kullandı.


Fransa, ABD büyükelçisinin resmi çağrıya uymaması üzerine yetkilerini kısıtladı

ABD'nin Fransa Büyükelçisi Charles Kushner (AP)
ABD'nin Fransa Büyükelçisi Charles Kushner (AP)
TT

Fransa, ABD büyükelçisinin resmi çağrıya uymaması üzerine yetkilerini kısıtladı

ABD'nin Fransa Büyükelçisi Charles Kushner (AP)
ABD'nin Fransa Büyükelçisi Charles Kushner (AP)

Fransız Dışişleri Bakanı dün, ABD Büyükelçisi Charles Kushner'in, dövülerek öldürülen aşırı sağcı bir aktivistin ölümüyle ilgili olarak Başkan Donald Trump yönetiminin yaptığı açıklamaları görüşmek üzere düzenlenen toplantıya katılmaması üzerine, Fransız hükümeti üyeleriyle doğrudan iletişim kurmasının yasaklanmasını talep etti.

Diplomatik kaynaklara göre Fransız yetkililer, Başkan Trump'ın damadı ve danışmanı Jared Kushner'in babası Kushner'i dün akşam Dışişleri Bakanlığına çağırdı, ancak kendisi bu çağrıya uymadı.

Buna göre, Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barou, “ülkesini temsil etme onuruna sahip bir büyükelçinin temel beklentilerinin açıkça yanlış anlaşılması ışığında” Kushner'in yetkililere erişimini kısıtlamak için adımlar attı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre bakanlık yayınladığı açıklamada, uzlaşma kapısını açık bıraktı ve “Elbette Büyükelçi Charles Kushner'in görevlerini yerine getirmesi ve Dışişleri Bakanlığına gelmesi hala mümkündür, böylece 250 yıllık dostlukta kaçınılmaz olarak ortaya çıkabilecek zorlukları aşmak için gerekli diplomatik görüşmeleri yapabiliriz.”

Fransız aşırı sağcı aktivist Contant Duranck, aşırı solcu olduğundan şüphelenilen aktivistlerle çıkan kavgada dövülerek öldürüldü.

Fransa'daki ABD Büyükelçiliği ve ABD Dışişleri Bakanlığı Terörle Mücadele Ofisi, olayı takip ettiklerini belirterek, X platformunda yaptıkları açıklamada “solcular arasında radikal şiddet artıyor” uyarısında bulundu ve bunun kamu güvenliğine bir tehdit olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.


Donald Trump'ı onaylamayanların oranı yüzde 60'a çıktı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Donald Trump'ı onaylamayanların oranı yüzde 60'a çıktı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Amerikalıların 10'da 6'sı artık Başkan Donald Trump'ın yaptığı işi onaylamıyor. Bu oran, şiddete başvuran destekçilerinden oluşan grubun 6 Ocak 2021'de ABD Kongre Binası'na saldırmasından bu yana en düşük seviye.

12 - 17 Şubat'ta yapılan yeni Washington Post/Ipsos anketine göre, kayıtlı seçmenlerin yüzde 58'i ve genel olarak Amerikalıların yüzde 60'ı Trump'ın başkanlık performansının kötü olduğunu düşünüyor. Amerikalıların yaklaşık yüzde 50'si ise görev performansını "kesinlikle" onaylamıyor.

Başkan, ülke çapında kitlesel sınır dışı etme kampanyası ve sürekli yüksek tüketici fiyatları nedeniyle, en önemli iki konusu olan göç ve ekonomide kan kaybetmeye devam ediyor.

Trump'ın Amerikalıları enflasyon baskılarının ya hiç olmadığı ya da hızla azaldığı konusunda ikna etme çabaları şimdiye kadar sonuç vermedi. Ankete göre Amerikalıların yaklaşık yüzde 65'i başkanın fiyatları düşürmede kötü bir iş çıkardığını söylüyor.

Ayrıca çok sayıda Amerikalı, Trump'ın küresel gümrük vergilerine de karşı çıkıyor. Son ankete göre, Amerikalıların yüzde 64'ü bu stratejiye karşı çıktı; bu oran, göreve başlamasından bu yana neredeyse hiç değişmedi. Cuma günü Yüksek Mahkeme, Trump'ın gümrük vergisi gündeminin büyük bölümünün yasadışı olduğuna karar verdi.

Anketteki en yüksek onaylamama oranlarından biri (yüzde 58), Trump'ın göçmenlik konusundaki tutumuna yönelikti. Yönetimi, geniş çaplı sınır dışı etme tutuklamaları yapmak için bazı Amerikan şehirlerine ICE ajanlarını gönderdi. Minneapolis'te bu durum, protestocularla şiddetli çatışmalara ve bu kış ICE ajanları tarafından iki Amerikalı, Alex Pretti ve Renee Good'un öldürülmesine yol açtı.

Trump'ın bu konuda daha kötü bir onaylanmama oranıyla karşılaştığı tek zaman, Post/Ipsos anketinde, ABD'ye küçük yaşta getirilen göçmenleri sınır dışı edilmekten koruyan DACA programını (Çocukluk Çağında Gelenler İçin Ertelenmiş Eylem) iptal etmesinden günler sonra, Eylül 2017'ydi.

Başkan, ABD'nin yabancı müttefikleriyle ilişkilerini sürdürme yeteneği konusunda düşük notlar aldı. Kanada'yla ticaret anlaşmazlıkları, Grönland konusunda NATO'yla yaşanan çekişmeler ve İran'a yönelik olası bir askeri saldırı nedeniyle onaylanmama oranı yüzde 62'ye ulaştı.

bghyju
Donald Trump'ın göçmenlik konusundaki onay oranları, 2017'de DACA'yı iptal etmesinden bu yana en düşük seviyede (AFP)

Cumhuriyetçiler, ağır kayıpların yaşanma ihtimallerinin giderek arttığı ara seçim dönemine doğru bocalayarak ilerliyor. Bunun sebepleri arasında Senato tablosunun bir anda kendileri için olumsuz hale gelmesi ve çekişmeli seçim bölgelerinde Demokratların açık ara önde olmasının Cumhuriyetçi üyeleri terletmesi var. Emeklilik dalgası da Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi'ndeki çoğunluğunu düşük tek haneli rakamlara indirirken, Senato'daki çoğunluğu koruma çabalarını da zorlaştırıyor.

Post/Ipsos anketi, Trump'ın ekonomiyle ilgili rakamlarının son aylarda biraz toparlandığını gösterse de genel beğenilmeme oranının Cumhuriyetçi Parti için sorun olmaya devam ettiğini ve gelecek aylarda iyileşme olmazsa kasımdaki seçimlerdeki parti sonuçlarını kolayca aşağı çekebileceğine işaret ediyor.

Post/Ipsos anketinden elde edilen veriler, 12 - 17 Şubat'ta ​​2 bin 589 ABD'li yetişkinden oluşan bir örneklemden toplandı ve hata payı +/- yüzde 2. Kayıtlı seçmen örnekleminde ise 2 bin 87 seçmenin yanıtı yer alıyor ve ve hata payı +/- yüzde 2,2.

Independent Türkçe