Finlandiya, Putin’in uyarısının ardından ABD ile askeri işbirliğini güçlendirdi

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Finlandiya Savunma Bakanı Antti Hakkanen (ortada) ve Finlandiya Dışişleri Bakanı Elina Valtonen, Washington’da savunma işbirliği anlaşmasını imzaladıktan sonra fotoğraf çektiriyor (AP)
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Finlandiya Savunma Bakanı Antti Hakkanen (ortada) ve Finlandiya Dışişleri Bakanı Elina Valtonen, Washington’da savunma işbirliği anlaşmasını imzaladıktan sonra fotoğraf çektiriyor (AP)
TT

Finlandiya, Putin’in uyarısının ardından ABD ile askeri işbirliğini güçlendirdi

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Finlandiya Savunma Bakanı Antti Hakkanen (ortada) ve Finlandiya Dışişleri Bakanı Elina Valtonen, Washington’da savunma işbirliği anlaşmasını imzaladıktan sonra fotoğraf çektiriyor (AP)
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Finlandiya Savunma Bakanı Antti Hakkanen (ortada) ve Finlandiya Dışişleri Bakanı Elina Valtonen, Washington’da savunma işbirliği anlaşmasını imzaladıktan sonra fotoğraf çektiriyor (AP)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Finlandiya’ya NATO’ya katılması konusunda yaptığı uyarının ardından, Finlandiya ve ABD arasında askeri işbirliğini geliştirmeye yönelik bir anlaşma imzalandı.

‘Savunma İşbirliği Anlaşması’, Washington ile Helsinki arasındaki yakın ilişkileri resmileştiriyor.

Anlaşmayı Washington’da ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile imzalayan Finlandiya Savunma Bakanı Antti Hakkanen, anlaşmayı ABD’nin Finlandiya ve tüm Kuzey Avrupa’nın savunmasına yönelik kararlılığının güçlü bir işareti olarak nitelendirdi.

Hakkanen, “ABD’nin Finlandiya’nın savunmasını üstlenmesini beklemiyoruz. Ancak bu anlaşma her durumda birlikte çalışma yeteneğimizi büyük ölçüde artırıyor” dedi.

Blinken ise, Finlandiya’nın ‘Ukrayna için neyin tehlikeli olduğunu neredeyse herkesten daha iyi bildiğini’ söyledi.

Blinken imza töreninde ayrıca şunları söyledi;

1939’da Finliler de bir Rus işgaliyle karşı karşıya kaldılar ve özgür bir ulusun inanılmaz derecede güçlü ve dirençli bir direniş gösterebileceğini kanıtladılar. Tarihiniz aynı zamanda hepimizin Ukrayna’nın yanında durmaya devam etmemizin neden bu kadar önemli olduğunu da hatırlatıyor.

Finlandiya Dışişleri Bakanı Elina Valtonen ise, Rusya’nın insanları Rusya sınırından Finlandiya’ya göndererek göçü ‘silah haline getirmeye’ çalıştığı yönündeki suçlamaları yineledi.

Valtonen, “Geçtiğimiz iki yıl boyunca Rusya’nın saldırgan davranışlarına yönelik çok az kısıtlamanın olduğunu gördük. Rusya’nın öngörülebilir gelecekte küresel güvenliğe yönelik bir tehdit olmaya devam edeceğini görüyoruz” dedi.

Anlaşmanın imza töreni sırasında Blinken ve Valtonen, ülkelerinin İsveç’in NATO’ya katılımına verdikleri desteği yineledi.

İsveç, Finlandiya ile paralel olarak NATO üyeliğine adaylık sürecine başladı, ancak katılım süreci Türkiye nedeniyle şu anda duraklamış durumda.

Finlandiya ve ABD arasında anlaşma imzalanmadan birkaç gün önce, Putin, Finlandiya’nın NATO’ya katılmasının ardından ‘sorunlar’ yaşanabileceği konusunda uyardı ve ülkesinin bu adıma yanıt olarak ülkenin kuzeybatısında yeni bir askeri bölge kuracağını duyurdu.

Rusya ile bin 340 kilometrelik sınırı paylaşan Finlandiya, Rusya’nın 2022 başında Ukrayna’yı işgal etmesi sonrasında Nisan ayında NATO’ya katıldı.



İranlı yetkili: Mart ayı başında yapılacak yeni nükleer görüşmeler geçici bir anlaşmaya yol açabilir

İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
TT

İranlı yetkili: Mart ayı başında yapılacak yeni nükleer görüşmeler geçici bir anlaşmaya yol açabilir

İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)

İranlı üst düzey bir yetkili bugün Reuters’a yaptığı açıklamada, Tahran ile Washington arasında ülkesine yönelik yaptırımların kaldırılmasının kapsamı ve mekanizması konusunda görüş ayrılıkları bulunduğunu belirtti.

Yetkili, nükleer programla ilgili yeni görüşmelerin mart ayı başında yapılmasının planlandığını söyledi.

Yetkili, İran’ın yüksek zenginleştirilmiş uranyum stokunun bir kısmını ihraç etme, saflığını düşürme ve uranyum zenginleştirme konusunda bölgesel bir birlik oluşturma seçeneğini ciddi şekilde değerlendirebileceğini ifade etti. Karşılığında ise İran’a barışçıl amaçlarla uranyum zenginleştirme hakkının tanınması gerektiğini vurguladı.

“Görüşmeler sürecek ve geçici bir anlaşmaya varma imkânı mevcut” diyen yetkili, sürecin devam edeceğini kaydetti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, geçen hafta ABD ile yapılan nükleer görüşmelerin ardından birkaç gün içinde karşı öneri taslağı hazırlanmasını beklediğini açıklamıştı. Öte yandan Başkan Donald Trump, İran’a sınırlı askeri saldırılar düzenlemeyi değerlendirdiğini belirtmişti.

Yetkili, İran’ın petrol ve maden kaynaklarının kontrolünü Washington’a teslim etmeyeceğini, ancak Amerikan şirketlerinin İran’daki petrol ve gaz sahalarında her zaman faaliyet gösterebileceğini de ifade etti.


Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
TT

Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Başkan Donald Trump’ın İran’ın nükleer programına ilişkin bir anlaşmayı neden hâlâ kabul etmediğini sorguladığını söyledi. Witkoff, Washington’ın baskı uygulamasına rağmen Tahran’ın anlaşmaya yanaşmamasının Beyaz Saray’da şaşkınlık yarattığını ifade etti.

Fox News’e verdiği röportajda Witkoff, Trump’ın İran’ın tutumuna hayret ettiğini belirterek, “Neden teslim olmadıklarını merak ediyor... ‘Teslim olmak’ ifadesini kullanmak istemiyorum ama neden teslim olmadılar?” dedi.

Witkoff, Trump’ın ayrıca İran’ın ‘bu denli yoğun baskı ve bölgede sahip olduğumuz deniz gücünün büyüklüğü karşısında’ ABD ile temasa geçmemesini sorguladığını aktardı. Trump’ın, Tahran’ın nükleer silah edinme niyetinde olmadığını ilan etmesini ve hangi adımları atmaya hazır olduğunu netleştirmesini beklediğini dile getirdi.

ABD’li yetkili, Trump tarafından belirlenen kırmızı çizgilerin İran’ın uranyum zenginleştirmede ‘sıfır zenginleştirme’ seviyesini korumasını şart koştuğunu söyledi. Witkoff, İran’ın uranyumu sivil amaçlar için gerekli seviyenin ötesinde zenginleştirdiğini de ifade etti.

Witkoff, aynı röportajda, devrik İran Şahı’nın oğlu Rıza Pehlevi ile görüştüğünü de doğruladı.

Witkoff, “Başkanın talimatıyla onunla görüştüm” ifadesini kullanırken, görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntı vermedi.

Geçen hafta Pehlevi, Başkan Donald Trump’a İran’a yönelik askeri müdahale çağrısını yinelemiş ve ülkede bir ‘geçiş sürecine’ liderlik etmeye hazır olduğunu açıklamıştı.

Witkoff’un açıklamaları, Trump’ın İran’a yönelik askeri saldırı tehdidinde bulunduğu ve bölgedeki askeri konuşlanmayı artırdığı bir dönemde geldi. Trump, aynı zamanda Tahran ile nükleer program konusunda bir anlaşmaya varma isteğini de dile getirdi.

İran’ın nükleer programı, Tahran ile Batılı ülkeler arasında yıllardır süren anlaşmazlığın merkezinde yer alıyor. Batılı ülkeler, İran’ın nükleer silah edinme ihtimalinden endişe duyuyor.


İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
TT

İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)

İran, Avrupa Birliği (AB) üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini terör örgütü olarak tanımladı.

İran Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, Tahran'ın İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu (DMO) terör örgütü olarak sınıflandıran AB'nin ‘yasadışı ve haksız’ olarak nitelendirdiği karara yanıt olarak harekete geçeceği belirtildi.

AB'nin 19 Şubat'ta aldığı karara yanıt olarak yayınlanan açıklamada, “Avrupa hükümetleri, İran silahlı kuvvetlerinin resmi bir kolu olan Devrim Muhafızlarını terör örgütü olarak tanımladığından, İran da karşılıklılık ilkesine dayalı önlemler alacaktır” denildi.

Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığına göre Tahran’ın kararı 2019 yılında çıkarılan ‘ABD’nin DMO’yu Terör Örgütü Olarak Tanımlamasına Karşı Misilleme Tedbirleri Yasası'nın 7’nci maddesine dayanıyor. İran Dışişleri Bakanlığı, “ABD’nin bu konudaki kararını herhangi bir şekilde destekleyen veya buna uyan tüm ülkeler, İran tarafından benzer tedbirlere tabi tutulacaktır” açıklamasında bulundu.

Açıklama şöyle devam etti:

“Bu yasa ve 4’üncü madde dahil olmak üzere hükümleri uyarınca İran, AB üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini bu yasanın hükümlerine tabi kabul etmekte ve bunları terörist örgütler olarak sınıflandırıp ilan etmektedir.”

Bakanlık, bu önlemin İran'ın iç hukuku çerçevesinde, Avrupa hükümetlerinin uluslararası hukuk ilkelerini açıkça ihlal etmesine yanıt olarak alındığını vurgulayarak açıklamasını sonlandırdı.