İkinci takas müzakerelerinin düğümü: Bergusi

CIA Direktörü, İsrail ve Katarlı yetkililerle yeni takas için görüşüyor: Hamas rehinelerin listesinin belirlenmesi için bazı şartlar sunuyor ve Bergusi’nin serbest bırakılmasını talep ediyor

Üç rehinenin İsrail güçleri tarafından yanlışlıkla öldürülmesi, Netanyahu hükümeti üzerindeki baskıyı artırdı (Reuters)
Üç rehinenin İsrail güçleri tarafından yanlışlıkla öldürülmesi, Netanyahu hükümeti üzerindeki baskıyı artırdı (Reuters)
TT

İkinci takas müzakerelerinin düğümü: Bergusi

Üç rehinenin İsrail güçleri tarafından yanlışlıkla öldürülmesi, Netanyahu hükümeti üzerindeki baskıyı artırdı (Reuters)
Üç rehinenin İsrail güçleri tarafından yanlışlıkla öldürülmesi, Netanyahu hükümeti üzerindeki baskıyı artırdı (Reuters)

ABD istihbaratı CIA üst düzey yetkilileri ve ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri, Hamas tarafından tutulan rehinelerin serbest bırakılmasına yönelik ikinci takas anlaşması için Polonya’da yeni bir tur başlattı. ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü William Burns rehinelerin serbest bırakılmasına yönelik bir anlaşma ihtimalini görüşmek üzere dün (Pazartesi) Polonya’nın başkenti Varşova’da İsrail Dış İstihbarat Servisi MOSSAD Şefi David Barnea ve Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Âl Sani ile bir araya geldi. Diğer yandan ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin ve Genelkurmay Başkanı Charles Brown, ABD’li yetkililerin en zoru olarak tanımladığı savaşı için İsrail hükümetiyle görüşmelerde bulundu.

sfer
ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü William Burns (Arşiv)

Bu önemli dosyada sorumluluk taşıyan CIA Direktörü, İsrailli mevkidaşı ve üst düzey Katarlı yetkililerle görüşmek üzere geçen ay iki kez Doha’yı ziyaret etti. Bu tartışmalar ve müzakereler geçen ay, İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkumların serbest bırakılması ve İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırısının durması karşılığında 100’den fazla rehinenin serbest bırakılması kapsamında bir anlaşmaya varılmasını sağladı. Ancak bu ayın başında bir hafta süren ateşkes sona erdi ve her iki taraf da bunun için birbirini suçladı.

Beyaz Saray, hareket tarafından Gazze Şeridi’nde rehin tutulan kadınların serbest bırakılmasına ilişkin önceki görüşmelerin durmasından Hamas’ı sorumlu tuttu. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Direktörü John Kirby, görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının Hamas’ın rehine kadınları serbest bırakmama konusundaki inatçılığından kaynaklandığını belirtti. Biden yönetiminin daha fazla rehineyi serbest bırakmak için anlaşmaya varmak amacıyla 24 saat çalıştığını söyledi.

İsrail raporları, Hamas’ın elinde halen 129 rehinenin bulunduğunu belirtirken, ABD yönetimi, Hamas’ın elinde bulunan rehineler arasında 7’si erkek, biri kadın olmak üzere toplam 8 ABD’linin olduğuna inanıyor.

Hamas’ın talepleri

Geçtiğimiz cuma günü Hamas’ın elinde bulunan (beyaz bayrak taşıyan) 3 rehinenin İsrail güçleri tarafından öldürülmesi, rehinelerin serbest bırakılması anlaşmasına ilişkin müzakere çabalarını artırdı. Bu olay İsrail’de büyük bir öfkeye yol açtı ve askeri operasyonların bir kenara bırakılarak rehinelerin serbest bırakılmasına öncelik verilmesi taleplerinin artmasına neden oldu.

The Wall Street Journal’a konuşan kaynaklar, müzakereci tarafların fikir alışverişinde bulunduğu görüşler arasında, İsrail hapishanelerindeki bazı tanınmış Filistinli tutukluların serbest bırakılması karşılığında Hamas’ın 7 Ekim’deki saldırıda rehin aldığı kadınları, yaşlıları, sivilleri ve en az 6 İsrail askerini serbest bırakmasının yer aldığını belirtti.

sv
Ömür boyu hapis cezasına çarptırılan en ünlü Filistinli mahkumlardan biri olan Mervan Bergusi (Arşiv)

Hamas, serbest bırakılacak rehinelerin listesini belirlenmesine ilişkin koşullarını sundu. Bunun için İsrail’den, Gazze Şeridi halkı için insani yardımların artırılmasının yanı sıra, 2016’da İsraillileri öldürme suçundan ömür boyu hapis cezası alan Fetih Hareketi lideri Mervan Bergusi de dahil olmak üzere uzun yıllardır İsrail hapishanelerinde tutuklu bulunan çok sayıda Filistinlinin serbest bırakılmasını talep etti.

Kaynaklar, devam eden görüşmelerin önceki turlara göre daha zor ve karmaşık olduğunu ancak İsrail ile Mısırlı ve Katarlı arabulucuların, yeni bir anlaşmaya varmak için Hamas üzerinde tüm nüfuzlarını kullandıklarını belirtti. Görüşmeler hakkında bilgi sahibi olan kaynaklar, karmaşığa neden olan şeyin, Hamas’ın Gazze’de alıkoyduğu ‘yaşayan rehine’ sayısından ve gelecekte bir anlaşma sağlanması durumunda İsrail’e teslim etmek üzere dağıtılan yerlerden toplayacağı rehinelerin sayısından emin olmaması olduğunu açıkladı.

Müzakereler ayrıca, İsrailli yetkililerin Hamas lideri Yahya Sinvar’ın Gazze’nin güneyindeki memleketi Han Yunus’un altındaki tünellerde saklandığına inanmaları ve onu yakalamak için askeri operasyonlara devam etmek istemeleri nedeniyle komplikasyonla karşı karşıya kalıyor.

Mısırlı yetkililere göre İsrail Dış İstihbarat Servisi MOSSAD Şefi David Barnea, rehine görüşmelerinin yeniden başlatılması konusunu görüşmek üzere geçtiğimiz cumartesi günü Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Âl Sani ile Oslo’da bir araya geldi. Toplantıda Barnea, İsrail’in Gazze’ye yardımın artırılmasına ve listedeki isimlerin Hamas tarafından seçilmesi fikrine açık olduğunu ancak İsrail’in bir açıklama için isimleri ve zaman çizelgesini gözden geçirmesi gerektiğini söyledi.

Barnea ayrıca İsrail’in, İsraillileri öldürmekten suçlu bulunanlar da dahil olmak üzere uzun süredir tutuklu olan Filistinli mahkumları serbest bırakmayı düşünmeye hazır olduğunu ancak müzakereler başlamadan ateşkesi kabul etmeyeceğini söyledi.

Şartlar

Hamas rehinelerle ilgili görüşmelerde bir miktar esneklik gösterdi ancak askeri operasyonların derhal ve tamamen durdurulmasını şart koştu. Hamas Siyasi Büro üyesi Usame Hamdan Beyrut’ta düzenlediği basın toplantısında, hareketin Katarlı ve Mısırlı arabuluculara, İsrail’in savaşı durdurmadığı, tam ateşkes ilan etmediği ve güçlerini belirli sınırların arkasına çekmediği sürece rehinelerin serbest bırakılmasına yönelik görüşmeleri kabul etmeyeceğini bildirdiğini açıkladı. İsrail ordusu sözcüsü Daniel Hagari, pazar akşamı Hamas’ın tam ateşkes taleplerinin İsrail ordusunu Hamas’ı tamamen ortadan kaldırma yönündeki savaş hedefinden alıkoymayacağını duyurdu.

ds
Göstericiler Hamas’ın elindeki rehinelerin fotoğraflarını taşıyor (Reuters)

Daha önce, görüşmelerin yeniden başlamasının ön koşulu olarak İsrail ile Gazze arasındaki Kerem Şalom Sınır Kapısı’nın açılması ve kamyonlarla yardımların geçişinin sağlanması yönünde İsrail’e baskı yapan Katar ve Mısır, daha fazla kadın ve çocuk rehineyi serbest bırakmak için yeni fikirler önerdi. Sınır kapısı savaşın başlangıcından bu yana ilk kez Pazar günü yardım kamyonlarının geçişine açıldı.

Şarku’l Avsat’a bilgi aktaran kaynaklar, Hamas’ın savaşı kalıcı olarak sona erdirecek ve zafer ilan etmesini sağlayacak bir anlaşmaya ulaşmaya çalıştığını öte yandan İsrail’in ise, İsrail sokaklarında geçici rahatlama sağlayacak ve öfkeyi dindirecek bir anlaşma istediğini ancak bununla birlikte savaşı yeniden başlatmayı ve Gazze Şeridi’ndeki Hamas hareketine yönelik zulmünü sürdürmeyi de planladığını belirtti.



Çin Cumhurbaşkanı "adil çok kutuplu bir dünya" çağrısında bulundu

Şi ve Orsi, Pekin'de bugün yaptıkları görüşmede, (AP)
Şi ve Orsi, Pekin'de bugün yaptıkları görüşmede, (AP)
TT

Çin Cumhurbaşkanı "adil çok kutuplu bir dünya" çağrısında bulundu

Şi ve Orsi, Pekin'de bugün yaptıkları görüşmede, (AP)
Şi ve Orsi, Pekin'de bugün yaptıkları görüşmede, (AP)

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, bugün Uruguaylı mevkidaşı Yamandu Orsi'ye, iki ülkenin "adil ve düzenli çok kutuplu bir dünya"ya doğru ilerlemek için birlikte çalışması gerektiğini söyledi.

İki ülke, ticaret ve çevre de dahil olmak üzere çeşitli alanlarda iş birliği anlaşmaları imzaladı.

Orsi'nin ziyareti, ABD'nin geçen ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro'yu tutuklamasından bu yana bir Güney Amerika liderinin Çin başkentine yaptığı ilk ziyaret olma özelliğini taşıyor.

Medyada yer alan bir haberde Şi'nin, Çin'in Latin Amerika ve Karayip ülkelerini egemenliklerini, güvenliklerini ve kalkınma çıkarlarını korumada ve uluslararası gerilimleri hafifletmeye yardımcı olmada desteklediğini söylediği belirtildi.

Şi, Çin ve Uruguay'ın "adil ve düzenli çok kutuplu bir dünyaya ve kapsayıcı ve karşılıklı yarar sağlayan ekonomik küreselleşmeye doğru ilerlemek için iş birliği yapması" gerektiğini ifade etti.

Bu görüşme, bu yıl Batılı başbakanların Çin'e yaptığı bir dizi ziyaretin ardından gerçekleşti.

Haberde, Orsi'nin Çin ve Uruguay arasındaki stratejik ortaklığın "en iyi noktasında" olduğunu söylediği ve her iki ülkeyi de "ortaklığı yeni bir seviyeye yükseltmeye kararlı olmaya" çağırdığı belirtildi.

Çin ve Uruguay bugün, stratejik ortaklıklarını güçlendirmek için bir bildiri imzaladı ve bilim ve teknolojiden çevreye, fikri mülkiyete ve et ticaretine kadar çeşitli alanları kapsayan 12 iş birliği belgesini imzaladı.


İran Cumhurbaşkanı, ABD ile müzakereye şartlı olarak hazır olduğunu açıkladı

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, geçtiğimiz pazar günü hükümet toplantısına başkanlık etti. (İran Cumhurbaşkanlığı)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, geçtiğimiz pazar günü hükümet toplantısına başkanlık etti. (İran Cumhurbaşkanlığı)
TT

İran Cumhurbaşkanı, ABD ile müzakereye şartlı olarak hazır olduğunu açıkladı

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, geçtiğimiz pazar günü hükümet toplantısına başkanlık etti. (İran Cumhurbaşkanlığı)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, geçtiğimiz pazar günü hükümet toplantısına başkanlık etti. (İran Cumhurbaşkanlığı)

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD Başkanı Donald Trump’ın anlaşmaya varılmaması halinde ‘kötü sonuçlar’ doğabileceği yönündeki uyarısının ardından, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’ye ABD ile müzakereler için gerekli zeminin hazırlanması talimatını verdiğini açıkladı.

Pezeşkiyan, X platformundaki paylaşımında, Dışişleri Bakanı’nı ‘adil ve eşitlikçi müzakerelere’ hazırlıkla görevlendirdiğini belirterek, bunun tehditten arındırılmış ve gerçekçi olmayan beklentilerden uzak bir ortamda, ‘ulusal çıkarlar ile izzet, hikmet ve maslahat ilkeleri’ gözetilerek yapılması gerektiğini vurguladı. İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhammed Cafer Gaimpenah da X hesabından yaptığı açıklamada, “İyi bir savaş yoktur, her barış da teslimiyet değildir” ifadesini kullandı.

Washington, İran yönetiminin geçen ay zirveye ulaşan hükümet karşıtı protestolara sert müdahalesinin ardından Ortadoğu’ya uçak gemileri göndermişti. ABD Başkanı Donald Trump, saatler önce yaptığı açıklamada, büyük savaş gemilerinin İran’a doğru yola çıktığını duyurarak, temsilcilerinin Tahran’la görüşmeler yürüttüğünü ve bu temasların olumlu sonuçlar doğurmasını umduğunu söyledi. Trump dün, anlaşmaya varılamaması halinde ‘kötü şeyler’ yaşanabileceği uyarısında bulundu.

Bu gelişmelerin ardından gözler İstanbul’a çevrildi. ABD ve İranlı kaynakların doğruladığına göre, ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un, nükleer müzakerelerin yeniden başlatılması amacıyla İstanbul’da Abbas Arakçi ile bir araya gelmesi bekleniyor. Söz konusu görüşmeler, İsrail’in haziran ayında İran’ın askeri ve nükleer tesislerine saldırması ve ABD’nin de bu operasyona katılmasıyla patlak veren 12 günlük savaş nedeniyle kesintiye uğramıştı.

Buna karşılık Tahran, diplomatik bir çözüme ulaşmak istediğini belirtirken, kendisine yönelik herhangi bir saldırıya sert karşılık verileceği uyarısında bulundu. İran yönetimi, görüşmelerin yalnızca nükleer dosyayla sınırlı olması gerektiğini vurgulayarak, füze programı ya da savunma kapasitesine ilişkin herhangi bir müzakereyi reddetti.

Bölgesel bir yetkili bugün yaptığı açıklamada, bu hafta İstanbul’da İran ile ABD arasında yapılması öngörülen görüşmelerin önceliğinin, olası bir çatışmanın önlenmesi ve iki taraf arasındaki gerilimin düşürülmesi olduğunu söyledi.

Reuters’a konuşan ve isminin açıklanmasını istemeyen yetkili, dışişleri bakanları düzeyinde görüşmelere davet edilen ülkeler arasında Suudi Arabistan, Katar, Mısır, Umman, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Pakistan’ın bulunduğunu aktardı.

Kaynak, görüşmelerin çerçevesinin henüz netleşmediğini, ancak ‘ana toplantının’ cuma günü yapılmasının planlandığını belirterek, daha fazla gerilimin önüne geçilmesi için taraflar arasında diyaloğun başlatılmasının önemine dikkat çekti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ile nükleer bir anlaşmaya varılmasının mümkün olduğunu söyledi. CNN’e konuşan Arakçi, “Başkan Trump nükleer silah istemediğini söyledi, biz de buna tamamen katılıyoruz. Bu çok iyi bir anlaşma olabilir” dedi. Arakçi, Tahran’ın beklentisinin yaptırımların kaldırılması olduğunu da sözlerine ekledi. Birkaç gün önce İran Dini Lideri Ali Hamaney, ABD’nin ülkesine yönelik bir saldırı düzenlemesi halinde ‘bölgesel bir savaş’ çıkabileceği uyarısında bulunmuştu.

Hamaney’in danışmanı Ali Şemhani ise İran’ın beş tur önceki müzakerelerde nükleer silah edinme peşinde olmadığını açıkça ortaya koyduğunu, ancak ‘bunun bir bedeli olması gerektiğini’ söyledi.

Şemhani, zenginleştirilmiş uranyum stokunun miktarının şu aşamada bilinmediğini belirterek, ‘Stok enkaz altında kaldığı için, tehlikeli olması nedeniyle şu ana kadar çıkarılmasına yönelik bir girişim bulunmuyor” ifadesini kullandı.

Şemhani, aynı zamanda Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile güvenliğin korunması ve risk oluşturulmaması kaydıyla zenginleştirilmiş uranyum stokuna erişim ve miktarın tahmin edilmesine ilişkin müzakerelerin sürdüğünü kaydetti.

Şemhani, İran’ın ABD ile doğrudan ve somut müzakerelere hazır olduğunu, başka taraflarla yürütülecek görüşmeleri ise kabul etmediğini vurguladı.

Paris, ‘baskıya son verilmesi’ çağrısında bulundu

Bu arada Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, cuma günü yapılması planlanan müzakerelerin, nükleer dosyaya geçilmeden önce İran’daki baskı meselesine odaklanması gerektiğini söyledi.

Barrot bugün France Televisions’a verdiği demeçte şu ifadeleri kullandı: “Elbette alınması gereken ilk kararlar, bu kanlı baskıya son verilmesi, gözaltındakilerin serbest bırakılması, iletişimin yeniden sağlanması ve İran halkına özgürlüklerin iade edilmesidir. Bundan sonra nükleer meseleler, füzeler ve terör örgütlerine verilen destek ele alınmalıdır” dedi.

Fransa Dışişleri Bakanlığı da İran’ın nükleer dosyasına yönelik bir çözümün, İran halkı pahasına olmaması gerektiğini vurguladı.

cdfrgt
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, bugün Brüksel'de düzenlenen bakanlar toplantısının oturum aralarında Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot ile görüştü. (EPA)

Barrot, “Bir kez daha vurguluyorum ki öncelik, devlet tarafından uygulanan bu baskı ve şiddetin sona ermesi ve cezasız kalmaması gereken bu geniş çaplı suçların durdurulmasıdır” dedi.

Barrot, bundan iki gün önce pazar günü yayımlanan Liberation gazetesine verdiği röportajda ise İran’ın topraklarına yönelik olası ABD saldırılarını önlemek için diplomatik müzakereler kapsamında ‘büyük tavizler’ vermesi gerektiğini söyledi. Barrot, ABD’nin ‘İran’a karşı askeri operasyon başlatabilecek bir konuma geldiğini’ belirterek, aynı zamanda rejimin değerlendirmesi gereken bir müzakere yolunun da sunulduğunu ifade etti. Barrot sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Rejimin bu fırsatı değerlendirmesi, büyük tavizleri kabul etmesi ve yaklaşımında köklü bir değişikliğe gitmesi gerekiyor. İran, bölgesel komşuları ve bizim güvenlik çıkarlarımız için bir tehdit kaynağı olmaktan çıkmalı. İran halkı özgürlüğünü yeniden kazanmalı.”


Kurbanlarla ilgili hassas verilerin ortaya çıkmasının ardından... ABD Adalet Bakanlığı Epstein’e ait binlerce belgeyi geri çekti

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarındaki bir belgeden alınan fotoğraf, Epstein’ın 6 Temmuz 2019’da tutuklandığı sırada hazırlanan raporu gösteriyor. (AP)
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarındaki bir belgeden alınan fotoğraf, Epstein’ın 6 Temmuz 2019’da tutuklandığı sırada hazırlanan raporu gösteriyor. (AP)
TT

Kurbanlarla ilgili hassas verilerin ortaya çıkmasının ardından... ABD Adalet Bakanlığı Epstein’e ait binlerce belgeyi geri çekti

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarındaki bir belgeden alınan fotoğraf, Epstein’ın 6 Temmuz 2019’da tutuklandığı sırada hazırlanan raporu gösteriyor. (AP)
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarındaki bir belgeden alınan fotoğraf, Epstein’ın 6 Temmuz 2019’da tutuklandığı sırada hazırlanan raporu gösteriyor. (AP)

ABD Adalet Bakanlığı dün, Jeffrey Epstein ile ilgili birkaç bin belge ve ‘medya’ materyalini geri çektiğini açıkladı. Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre, New York’ta bir mahkemeye başvuran avukatlar, hükümetin son yayınladığı belgelerdeki hassas bilgilerin sansürlenmesinde yapılan hatalar nedeniyle yaklaşık 100 mağdurun hayatının ‘alt üst olduğunu’ öne sürmüştü.

Yanlışlıkla ifşa edilen materyaller arasında mağdurların yüzlerinin göründüğü çıplak fotoğraflar, isimler, e-posta adresleri ve tam olarak gizlenmemiş diğer tanımlayıcı bilgiler yer alıyordu. Bakanlık, bunun ‘teknik veya insan hatasından’ kaynaklandığını belirtti.

ABD Başsavcısı Jay Clayton, Epstein ve ortağı Ghislaine Maxwell’e karşı açılan insan ticareti davalarını denetleyen yargıçlara yazdığı mektupta, bakanlığın mağdurların veya avukatlarının belirttiği materyallerin neredeyse tamamını, ayrıca hükümetin bağımsız olarak belirlediği ‘çok sayıda’ belgeyi geri çektiğini bildirdi.

Clayton, mağdurlar ve avukatlarının değişiklik talebinin ardından, bakanlığın ‘rapor edilen belgelerle ilgili protokollerini’ revize ettiğini açıkladı.

Yeni mekanizmaya göre, belgeler mağdurlar tarafından bildirildiği anda geri çekiliyor, ardından gözden geçirilip düzeltilmiş bir kopya yeniden yayımlanıyor ve işlemin ‘24 ila 36 saat içinde tamamlanması’ hedefleniyor.

Epstein mağdurlarını temsil eden iki avukat pazar günü, hükümetin isimleri ve diğer kişisel bilgileri gizleme konusundaki binlerce hatayı gerekçe göstererek mahkemeden ‘acil yargı müdahalesi’ talebinde bulundu.

Sekiz kadın, kendilerini Epstein mağduru olarak tanıtarak, yargıç Richard M. Berman’a gönderilen mektuba yorum ekledi. Kadınlardan biri, belgelerin açıklanmasının ‘hayatını tehdit ettiğini’ yazdı. Bir diğeri ise 51 materyalde banka bilgilerinin yer alması nedeniyle ölüm tehditleri aldığını, bunun sonucunda kredi kartlarını ve banka hesaplarını dondurmak zorunda kaldığını belirtti.

ABD Başsavcı Yardımcısı Todd Blanche, pazar günü ABC’nin ‘This Week’ programına verdiği röportajda, hassas bilgilerin gizlenmesi sürecinde bazı hataların meydana geldiğini, ancak Adalet Bakanlığı’nın hızlı bir şekilde müdahale etmeye çalıştığını söyledi.

Blanche, “Bir mağdur ya da avukatı, adının doğru şekilde gizlenmediğini bildirdiğinde, bunu derhal düzeltiyoruz. Bahsettiğimiz sayı, Amerikalıların anlayabilmesi için, toplam materyalin yüzde 0,001’ini geçmiyor” ifadelerini kullandı.

Buna karşın, AP’den onlarca gazeteci dosyaları inceleyerek, bazı belgelerde isimlerin gizlenmiş olmasına rağmen aynı dosyanın diğer kopyalarında açık bırakıldığını tespit etti.