Sırbistan'da seçim hilesi iddialarının ardından muhalif siyasetçiler açlık grevine başladı

Göstericiler Belgrad Belediye Meclisi'ni basmaya çalıştı

Marinika Tepic, açlık grevi sürecinde parlamentodaki odasında yaşayacak (AFP)
Marinika Tepic, açlık grevi sürecinde parlamentodaki odasında yaşayacak (AFP)
TT

Sırbistan'da seçim hilesi iddialarının ardından muhalif siyasetçiler açlık grevine başladı

Marinika Tepic, açlık grevi sürecinde parlamentodaki odasında yaşayacak (AFP)
Marinika Tepic, açlık grevi sürecinde parlamentodaki odasında yaşayacak (AFP)

Sırbistan'da hile iddialarıyla gölgelenen seçimlerin ardından muhalefet lideri Marinika Tepic, açlık grevine başladı.

17 Aralık'ta yapılan parlamento ve yerel seçim sonuçlarının iptal edilmesini isteyen 49 yaşındaki siyasetçi, açlık grevine başlayan 7 isimden biri.

Tepic'in yanı sıra, "Şiddete Karşı Sırbistan" ismi altında birleşen muhalefet ittifağından 6 siyasetçi daha açlık grevine başladı.

Seçimlerde Sırbistan Devlet Başkanı Aleksandar Vucic'in partisi zafer kazanmıştı. Ancak aralarında Avrupa Güvenlik İşbirliği Teşkilatı'nın (AGİT) da olduğu bir uluslararası gözlemciler, seçimlerde "oy satın alma" ve "oy sandığı doldurma" gibi bir dizi usülsüzlük tespit edildiğini raporladı.

Cumartesiden itibaren sadece sıvı tüketerek açlık grevine başlayan Tepic, "Doktorlar durumumu olabildiğince korumaya çalışıyor. Çünkü sahte seçimler iptal edilene, seçim hilesi kabul edilene ve halkın iradesine sahip çıkılana kadar vazgeçmeyeceğim" ifadelerini kullandı.

Sırp siyasetçi, hileye hem ülke içinde hem de dışında dikkat çekmek için eyleminin gerekli olduğunu söyledi.

Savcılık, cumartesi günü polise hile iddialarını soruşturma talimatı verdi. Polisin açıklamasındaysa seçim günü kendilerine 344 şikayetin yapıldığı ve bu rakamın bir önceki seçimden düşük olduğu ifade edildi. Bu 344 şikayetin 18'inde suç unsuruna rastlandığı açıklandı.

Sırbistan liderinden "açlık grevine son verin" çağrısı

Uluslararası gözlemcilerin seçimlerle ilgili dikkat çektiği konulardan biri "göçmen seçmenler" olmuştu.

Yurtdışında yaşayan seçmenlerin, iktidar partisi tarafından organize edilen otobüslerle Belgrad'a getirilerek oy kullandırıldığı iddia edildi.

Bu organizasyondan Vucic'in sorumlu olduğunu öne süren Tepic, "Sırbistan'ın göçmen seçmenlere sahip tek ülke olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.

Vucic ise bu suçlamaları yalanladı.

Sırbistan lideri, "Halkın iradesini koruyacağımız konusunda hiçbir şüphe yok" dedi.

Açlık grevine giden siyasetçilere seslenen Vucic, "Açlık grevindekilerin buna devam etmemesini istiyorum. Gösteri organize edebilirler. Protestolara alışığım" diye konuştu.

Partisinin eski lideri Tomislov Nikolic'in de 2011'de açlık grevine gittiğini hatırlatan Vucic, Nikolic'in bu yolla hiçbir şey başaramadığını, sadece sağlığını tehlikeye attığını söyledi.

Buna karşın açlık grevine devam etme konusunda kararlı olduğunu söyleyen Marinika Tepic, "Vucic'in söylediklerini bir süredir dinlemiyorum ya da ciddiye almıyorum. Çünkü ne zaman ağzını açsa yasayı çiğniyor, yalan söylüyor, vakit kazanmaya çalışıyor ve manipülasyon yapıyor. Son 10 yıldır bu şekilde yaşıyoruz" ifadelerini kullandı.

Açlık grevinin olası sonuçlarının farkında olduğunu belirten Tepic şunları söyledi:

Ölümü düşünmüyorum. Bunu da bir fedekarlık olarak görmüyorum. Bu bir mücadele ve beni canlı tutan bir yol. Bana stres altında olup olmadığımı soruyorlar. Hayır, bunu yapmasam daha fazla stres altında olurdum.

Göstericiler Belgrad Belediye Meclisi'ni basmaya çalıştı

Seçimde "Sırbistan şiddete karşı" isimli ittifakta yer alan muhalefet partilerinin "seçim hırsızlığına karşı" çağrısı üzerine, binlerce kişi dün başkentteki Devlet Seçim Komisyonu (RIK) binası önünde toplandı.

Ülkedeki seçimlerin yenilenmesi çağrısında bulunan göstericiler buradan Belgrad Belediye Meclisi binasına yürüdü.

Belediye Meclis binasına meşaleler fırlatan göstericiler, bina kapısını, pencerelerini ve güvenlik kamerasını kırdı.

Bina içerisine girişleri engellemeye çalışan polis, göstericilere göz yaşartıcı gazla müdahale etti.

Göstericiler seçimlerin yenilenmesi talebiyle toplandı (AA)
Göstericiler seçimlerin yenilenmesi talebiyle toplandı (AA)

"Sırbistan şiddete karşı" ittifakı liderlerinden Miroslav Aleksic, burada yaptığı açıklamada, polise "göstericilere zarar verme değil, onları korumaları" çağrısında bulundu.

Vucic'ten zamanında müdahalede yabancı istihbarata teşekkür

Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, yaşanan gerginliğin ardından ulusa sesleniş konuşması yaparak, kanun uygulayıcı kurumların durumu kontrol altında tuttuğunu açıkladı.

Sırbistan vatandaşlarına endişe etmemelerini söyleyen Vucic, "Biliyorum, görüntüler son derece dramatik, camlarımızın kırılmasına, birilerinin evimizi yıkmak istemesine alışık değiliz. Endişe etmeyin zira, devrim diye bir şey söz konusu değil" dedi.

Vucic, bu akşam yaşananların sorumlularına ilişkin gerekli tüm adımların atılacağını vurgulayarak, "Bu akşam meclis kapısını kırmak isteyenlerle beraber toplam 1195 kişi vardı. Bazıları gerçek yüzünü gösterdi. Siyasi anlamda karşı durduklarına şiddetle yaklaştıklarını ispatladılar. Günlerdir bunu anlatmaya çalıştık" diye konuştu.

Bazı göstericiler belediye meclisinin kapılarını kırdı (AA)
Bazı göstericiler belediye meclisinin kapılarını kırdı (AA)

Sırbistan'dan ülkeyi korumak için Belgrad'a gelmeye hazır binlerce kişiden çağrı aldıklarını dile getiren Vucic, "Lütfen evinizde kalın. Sırbistan, kendisini ve kurumlarını korumak için güçlü bir ülke. Ülkemizin egemenliğini, bağımsızlığını koruyalım. Sırbistan'ın özgürlüğünü koruyalım. Hepinize barışı koruma çağrısında bulunuyorum" şeklinde konuştu.

Vucic, "Neyin hazırlığında olunduğunu açıkça bilen yabancı istihbarat servislerine teşekkür ediyorum. Bizim istihbarat servisine verdikleri bilgiler ışığında neyin planlandığından tam olarak haberimiz oldu ve dolayısıyla tam zamanında müdahale edildi. Şiddete karşı olduklarını savunanlar asıl ne olduklarını gösterdi. Ülkemizi yıkmalarına izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

Gösterilerin yarın Belgrad'da birçok noktada yapılmasının beklendiği kaydedildi.

Bu arada, RIK'ın açıkladığı resmi olmayan sonuçlara göre, Cumhurbaşkanı Vucic'in desteklediği ve 2012'den bu yana iktidarda olan Sırp İlerleme Partisi (SNS) öncülüğündeki "Aleksandar Vucic-Sırbistan durmamalı" ittifakı seçimi önde tamamlamıştı.​​​​​

Independent Türkçe



Rapor: Buckingham Sarayı, vergi mükelleflerinin eski Prens Andrew’in savunma masraflarını üstlenmesini engelliyor

 İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
TT

Rapor: Buckingham Sarayı, vergi mükelleflerinin eski Prens Andrew’in savunma masraflarını üstlenmesini engelliyor

 İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)

The Telegraph gazetesinin haberine göre Buckingham Sarayı, eski İngiliz prensi Andrew -kamuoyunda kullanılan adıyla Andrew Mountbatten-Windsor- için doğabilecek hukuki masrafların vergi mükelleflerine yüklenmemesini güvence altına alacak.

Konuya yakın bir kaynak, eski prensin avukatlık ücretlerini karşılayamaması halinde mali yükün ‘kamu hazinesine yansıtılmayacağını’ belirtti. Ancak sarayın söz konusu giderleri hangi kaynaktan karşılayabileceği henüz netlik kazanmadı. Kaynaklar, Kral Charles’ın kardeşinin faturalarını kişisel olarak ödemeyeceğini ifade etti.

Mountbatten-Windsor dün Sandringham House’taki evinde, kamu görevine ilişkin usulsüzlük şüphesiyle gözaltına alındı. Polis, ticari temsilci olarak görev yaptığı dönemde hassas bilgileri Jeffrey Epstein ile paylaştığı iddialarını soruşturuyor.

dfvgthy6yjy6
Andrew Mountbatten-Windsor, kamu görevinde suistimal şüphesiyle gözaltına alındığı gün polis karakolundan ayrılırken (Reuters)

Olası hukuki savunma sürecinde ise Andrew’in yakın çevresinde kalmayı sürdüren tek isim olarak ceza avukatı Gary Bloxsome öne çıkıyor. Bir kaynak dün, “Hâlâ yanında olan tek kişi o” ifadesini kullandı.

The Telegraph’ın haberine göre, Andrew’in gözaltına alınmasının ardından Bloxsome’un hizmetlerine duyulan ihtiyaç daha da artacak. Eski York Dükü, 2020 yılında ABD Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI), çocuklara yönelik cinsel istismar suçlamalarıyla anılan finansör Jeffrey Epstein ile ilişkisine dair yürüttüğü soruşturma sırasında da aynı avukatla çalışmıştı.

Sonrasında Bloxsome’un görevlendirilmesinin isabetli bir karar olduğu değerlendirildi. Prensi çevreleyen utanç verici kriz sürecinde dost ve tanıdıkların zamanla uzaklaştığı belirtilirken, avukatın Andrew’in yanında kalmayı sürdürdüğü aktarıldı. Zaman içinde en yakın isimlerinden biri haline gelen Bloxsome, ‘her an ulaşılabilen avukatı’ olarak tanımlandı; hukuk dosyalarını değerlendirdiği kadar golf sahasında da müvekkiliyle vakit geçirdiği ifade edildi.

Bloxsome’un, yakın zamana kadar Andrew’in Windsor’daki Royal Lodge adlı konutuna giderek yüksek profilli müvekkiliyle çay içmeyi sürdürdüğü kaydedildi.

dvfgthy
Kraliçe II. Elizabeth, 2013 yılında Buckingham Sarayı’nın balkonundan, oğulları Prens Charles (solda) ve Prens Andrew ile birlikte el sallıyor. (AFP)

Ceza avukatı Gary Bloxsome’un, Andrew Mountbatten-Windsor’ı kamu görevinde suistimal suçlamalarına karşı temsil etmesi en güçlü ihtimal olarak görülüyor. Konuya yakın bir kaynak, “Başka kime başvurabilir? O bir ceza avukatı ve bu Gary’nin uzmanlık alanı. Bu görev için ondan daha iyisi yok” dedi. Aynı kaynak, Mountbatten-Windsor’ın başka bir hukukçuya yönelmesinin mantıklı olmayacağını, zira Bloxsome’un geçmiş sürece hâkim olduğunu ve aralarında güçlü bir ilişki bulunduğunu belirtti.

Polisin, prensin Sandringham Kraliyet Arazisi’ndeki geçici konutu Wood Farm’a baskın düzenlediği sırada, Bloxsome The Telegraph gazetesine yaptığı açıklamada gelişmelerden ‘hiçbir şekilde haberdar olmadığını’ söyledi. Avukatın, Andrew’in sorgulandığı polis merkezine gidip gitmediği ise henüz bilinmiyor.

Gözaltı işlemi, Andrew’in Windsor’daki Royal Lodge’dan ayrılarak Norfolk’ta yeni bir hayata başlamasından yalnızca iki hafta sonra gerçekleşti. Bloxsome dışında yakın çevresinin giderek daralması, prensin ruh sağlığına ilişkin endişeleri artırdı.

Taşınmadan önce her gün ata bindiği belirtilen Andrew’in, Windsor’daki geniş konutunda neredeyse tamamen izole bir yaşam sürdüğü ifade edildi. Haberlerde, birkaç ay önce haber takibini bıraktığı öne sürülürken, baskıların artmasıyla birlikte ağır bir depresyon sürecine girdiği de kaynaklar tarafından dile getirildi.

vfgthy
Andrew Mountbatten-Windsor, Royal Lodge yakınlarında ata binerken (Reuters)

Aralık ayında, Londra Metropolitan Polisi’nin ziyareti sonrasında Andrew silah ruhsatlarını ve av tüfeği sertifikalarını teslim etmek zorunda kaldı. Bu adımla ilgili resmi bir gerekçe açıklanmadı. Ancak kaynaklar, kişisel güvenliğinin aile için öncelik olmaya devam ettiğini belirterek, tüm aile üyelerinin emniyetini sağlamak amacıyla ‘özen yükümlülüğünün sürdüğünü’ vurguladı.


Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.