İsrail kamuoyu yargıya dair sızıntıyı tartışıyor

Yüksek Mahkeme’nin yargıyı zayıflatan yasayı yürürlükten kaldırma niyetine ilişkin sızıntılar İsrail’de tartışmalara neden oldu

Netanyahu’nun yargıyı zayıflatma planına karşı İsrail yedek güçlerinin 28 Eylül 2023’te Netanyahu’nun konutu önündeki protestoları (AP)
Netanyahu’nun yargıyı zayıflatma planına karşı İsrail yedek güçlerinin 28 Eylül 2023’te Netanyahu’nun konutu önündeki protestoları (AP)
TT

İsrail kamuoyu yargıya dair sızıntıyı tartışıyor

Netanyahu’nun yargıyı zayıflatma planına karşı İsrail yedek güçlerinin 28 Eylül 2023’te Netanyahu’nun konutu önündeki protestoları (AP)
Netanyahu’nun yargıyı zayıflatma planına karşı İsrail yedek güçlerinin 28 Eylül 2023’te Netanyahu’nun konutu önündeki protestoları (AP)

Aşırı sağcı hükümet koalisyonundaki kaynakların İsrail Yüksek Mahkemesi’nin çıkarmayı planladığı karar hakkında bilgiler sızdırmasının ardından İsrail arenasında siyasi şok yaşanıyor. Öyle ki birçok parti, yargıçların geri adım atması için terör saldırılarına maruz kalabilecekleri konusunda uyarıda bulunmaya başladı. Yüksek Mahkeme’nin söz konusu kararı, ‘makullük bahanesinin sınırlandırılması’ hususunda Temel Yargı Yasası’nın değiştirilmesini ve Netanyahu hükümetinin yargıyı zayıflatma planının temeli olarak değerlendirilen yasanın iptali için sunulan dilekçelerin kabulünü de içeriyor.

Sızıntılar çarşambayı perşembeye bağlayan gece Kanal 12’de yayınlandı. Haber, Yüksek Mahkeme yargıçları tarafından hazırlanan karar taslağından alıntılar içeriyordu. Öte yandan yargı organları, kararın yazımının henüz tamamlanmadığını söyledi. Ayrıca ‘tehlikeli ve sorumsuz’ olarak nitelediği sızıntılardan duyduğu memnuniyetsizliği dile getirdi. Ancak sızıntıların doğruluğunu da inkâr etmedi.

Bu durum siyasi arenada şoka neden oldu ve mahkemeye karşı tehdit boyutuna varan kışkırtmalara yol açtı.

Bir yandan muhalefet, sızıntı karşısında tepkisini ortaya koyarken, Kaliteli Yönetim Hareketi ise ‘hükümetin yargı danışmanından karar taslağının sızdırılmasına ilişkin derhal ceza soruşturması başlatılması ve Yüksek Mahkeme Başkanı Yargıç Esther Hayut’a yönelik tehditlerin soruşturulması’ talebiyle harekete geçti. Hareket, makullük bahanesinin sınırlandırılması için açılan dilekçelerin asıl davacısı sayılıyor.

İsrail İşçi Partisi Genel Başkanı Merav Michaeli (Reuters)
İsrail İşçi Partisi Genel Başkanı Merav Michaeli (Reuters)

İşçi Partisi lideri Merav Michaeli, sızıntının amacının yargıçları yasanın yürürlükten kaldırılmasına verdikleri desteği geri çekmeleri konusunda tehdit etmek ve korkutmak olduğunu söyledi.

Öte yandan sızıntı, kararın içeriği nedeniyle hükümeti ve sözcülerini öfkelendirdi. Zira bu karar, onlara göre Yüksek Mahkeme’nin halktan uzaklaştığını ve onları savaştaki düşmanı oyalamak istediğini gösteriyor. Yargıyı zayıflatma planının mimarlarından ve yasanın öncülerinden biri olan Knesset Anayasa, Hukuk ve Yargı Komitesi Başkanı Simcha Rotman’ın belirttiğine göre bu, yargıçların çoğunluğunun ulusal sorumluluktan yoksun olmasının en çirkin özelliği.

Rotman, Yüksek Mahkeme yargıçlarını ‘aklını başına almaya, savaş zemininde toplumun her kesiminde nabız gibi atan birlik ve sorumluluk ruhunu benimsemeye ve insanlar arasında gereksiz bölünmeler ve anlaşmazlıklar yaratmaktan kaçınmaya’ çağırdı.

Netanyahu, Knesset’te yargı sisteminde reform yapacak yasalara ilişkin oylama sırasında Adalet Bakanı Yariv Levin ile konuşuyor (EPA)
Netanyahu, Knesset’te yargı sisteminde reform yapacak yasalara ilişkin oylama sırasında Adalet Bakanı Yariv Levin ile konuşuyor (EPA)

Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de Yüksek Mahkeme’nin yaklaşımını eleştirirken, “Yüzbinlerce askerin her cephede canını feda ettiği ve iki milyona yakın vatandaşın Gazze’de savaşan yakınlarının ölüp ölmediğini öğrenmek için evlerinin kapısını çalmaktan korktuğu bir dönemde, bizi 6 Ekim’e geri götürmek için ısrar edenler var” dedi.

Itamar Ben Gvir liderliğindeki Yahudi Gücü (Otzma Yehudit) partisinden Milletvekili Almog Cohen, mahkemenin kararını iç savaşa davetiye olarak nitelendirdi.

Polisle çatışmadan önce İsrail Adalet Bakanı’nın evinin önünde eski bir gösteri (Protesto kampanyası)
Polisle çatışmadan önce İsrail Adalet Bakanı’nın evinin önünde eski bir gösteri (Protesto kampanyası)

Kanal, raporunda mahkemenin makullüğü sınırlama kararının değiştirilmesine ilişkin kararı 8 yargıcın desteklediğini ve 7 yargıcın ise karşı çıktığını belirtirken, yani kararın tek yargıcın çoğunluğuyla açıklanacağını ortaya koydu. Yüksek Mahkeme, makullüğün sınırlandırılması yasasına karşı yapılan itirazları değerlendirmek üzere İsrail tarihinde ilk kez 15 yargıçtan oluşan tam heyetiyle geçen Eylül ayında bir araya geldi.

İsrail Yüksek Mahkemesi Başkanı Yargıç Esther Hayut, 28 Eylül 2023 (Reuters)
İsrail Yüksek Mahkemesi Başkanı Yargıç Esther Hayut, 28 Eylül 2023 (Reuters)

Kanunla ilgili değişikliğin iptali için çoğunluk sağlanmasına rağmen Yargıç Hayut’un daha büyük çoğunluk elde etme girişimi kapsamında yargıçların kararlarının ön taslağının hazırlanacağı ve bu kararların daha fazla değişikliğe tabi olacağı konuşuluyor.

Olası değişiklikler arasında yasanın yürürlükten kaldırılıp Knesset’e iade edilmesinden kaçınılması da yer alıyor. Rapora göre Yargıç Noam Solberg, bölünmüş yargıçları bu seçeneğe ikna etmeye çalışıyor.

Yasayı Knesset’e iade etmek yasayı dondurmak anlamına geliyor. Knesset’in Temel Yasayı değiştirip yeniden yürürlüğe koymak için uygun çoğunluğu toplaması gerekecek. Bu, Gazze’deki savaş nedeniyle hükümeti zayıflatan anlaşmazlıklar göz önüne alındığında hükümetin yapması imkânsız olabilecek bir şey.

Netanyahu, Haziran ayında Knesset’te Adli Atama Komitesi seçimi için yapılan oylama sırasında oyunu kullandı (Reuters)
Netanyahu, Haziran ayında Knesset’te Adli Atama Komitesi seçimi için yapılan oylama sırasında oyunu kullandı (Reuters)

Makullüğü sınırlama yasa taslağının, mevcut hükümetin, hükümet sistemini değiştirme ve Yüksek Mahkeme’nin yetkilerini sınırlama yönündeki darbe planı kapsamında parlamentoda onaylama niyetini açıkladığı 8 yargı değişikliğinden biri olduğunu belirtmekte fayda var. Bu, İsrail toplumunun geniş kesimlerinden gelen ve hükümetin devrilmesini talep eden yaygın protestolar ve kitlesel gösterilerle ifade edilen güçlü bir muhalefetle karşılaştı.

Hükümeti, yargı planında yer alan yasa tasarılarının yürütme ve yargı organlarının yetkilerini dengeleyeceğini söylerken, muhalefet ise hükümetin planının İsrail’in demokratik kimliğini baltalayacağına ve onu bir diktatörlük devletine dönüştüreceğine inanıyor.

Makullüğü sınırlama yasası, Temel Yargı Yasası’nda yapılan bir değişikliktir. Ayrıca Yüksek Mahkeme de dahil olmak üzere İsrail mahkemelerinin, seçilmiş yetkililer tarafından alınan kararlara ‘makullük standardı’ olarak bilinen kararı uygulamasını engelleyici nitelikte.

Mevcut yasaya göre Yüksek Mahkeme, vasıfsız yetkililerin yüksek pozisyonlara atanması gibi seçilmiş yetkililerin kararlarını ‘makul’ bulmaması halinde iptal etme ve vatandaşların haklarını ‘yönetimler arasındaki kontrol ve denge araç ve mekanizmaları çerçevesinde’ hükümetin ve devletin keyfi kararlarına karşı koruma hakkına sahip.

Geçen Mart ayında Tel Aviv’de göstericiler yargı reformu yasasını protesto etmek için İsrail güvenlik güçleriyle çatıştı (AFP)
Geçen Mart ayında Tel Aviv’de göstericiler yargı reformu yasasını protesto etmek için İsrail güvenlik güçleriyle çatıştı (AFP)

Kanal 12, kanunun yürürlükten kaldırılması için yargı müdahalesine karşı çıkan yargıçların öne sürdüğü iddialara dikkati çekti. Bu iddialar, özellikle de İsrail Devleti’nin gelecekteki anayasasının temelini oluşturması beklenen temel yasaların özel koşullarına odaklanıyor.

Aynı şekilde kanal, makullük bahanesini sınırlayan yasanın yürürlükten kaldırılmasını, İsrail yargı sistemine ikinci bir darbe olarak nitelendirdi. Kanal 12’nin haberine göre Yüksek Mahkeme Başkanı Hayut, karar çerçevesinde “Temel Yargı Yasası, hazırlanmakta olan anayasadan büyük bir sapma temsil ediyor. Bu nedenle dar bir koalisyon çoğunluğuyla değil, geniş oy birliğiyle onaylanması gerekiyordu” dedi.

Kanal, Yüksek Mahkeme yargıçları arasında Hayut konusunda bir memnuniyetsizlik halinin bulunduğunu ve bunun ‘karar vermek için acele etmelerine yol açtığını’ iddia etti.



Donald Trump'ı onaylamayanların oranı yüzde 60'a çıktı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Donald Trump'ı onaylamayanların oranı yüzde 60'a çıktı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Amerikalıların 10'da 6'sı artık Başkan Donald Trump'ın yaptığı işi onaylamıyor. Bu oran, şiddete başvuran destekçilerinden oluşan grubun 6 Ocak 2021'de ABD Kongre Binası'na saldırmasından bu yana en düşük seviye.

12 - 17 Şubat'ta yapılan yeni Washington Post/Ipsos anketine göre, kayıtlı seçmenlerin yüzde 58'i ve genel olarak Amerikalıların yüzde 60'ı Trump'ın başkanlık performansının kötü olduğunu düşünüyor. Amerikalıların yaklaşık yüzde 50'si ise görev performansını "kesinlikle" onaylamıyor.

Başkan, ülke çapında kitlesel sınır dışı etme kampanyası ve sürekli yüksek tüketici fiyatları nedeniyle, en önemli iki konusu olan göç ve ekonomide kan kaybetmeye devam ediyor.

Trump'ın Amerikalıları enflasyon baskılarının ya hiç olmadığı ya da hızla azaldığı konusunda ikna etme çabaları şimdiye kadar sonuç vermedi. Ankete göre Amerikalıların yaklaşık yüzde 65'i başkanın fiyatları düşürmede kötü bir iş çıkardığını söylüyor.

Ayrıca çok sayıda Amerikalı, Trump'ın küresel gümrük vergilerine de karşı çıkıyor. Son ankete göre, Amerikalıların yüzde 64'ü bu stratejiye karşı çıktı; bu oran, göreve başlamasından bu yana neredeyse hiç değişmedi. Cuma günü Yüksek Mahkeme, Trump'ın gümrük vergisi gündeminin büyük bölümünün yasadışı olduğuna karar verdi.

Anketteki en yüksek onaylamama oranlarından biri (yüzde 58), Trump'ın göçmenlik konusundaki tutumuna yönelikti. Yönetimi, geniş çaplı sınır dışı etme tutuklamaları yapmak için bazı Amerikan şehirlerine ICE ajanlarını gönderdi. Minneapolis'te bu durum, protestocularla şiddetli çatışmalara ve bu kış ICE ajanları tarafından iki Amerikalı, Alex Pretti ve Renee Good'un öldürülmesine yol açtı.

Trump'ın bu konuda daha kötü bir onaylanmama oranıyla karşılaştığı tek zaman, Post/Ipsos anketinde, ABD'ye küçük yaşta getirilen göçmenleri sınır dışı edilmekten koruyan DACA programını (Çocukluk Çağında Gelenler İçin Ertelenmiş Eylem) iptal etmesinden günler sonra, Eylül 2017'ydi.

Başkan, ABD'nin yabancı müttefikleriyle ilişkilerini sürdürme yeteneği konusunda düşük notlar aldı. Kanada'yla ticaret anlaşmazlıkları, Grönland konusunda NATO'yla yaşanan çekişmeler ve İran'a yönelik olası bir askeri saldırı nedeniyle onaylanmama oranı yüzde 62'ye ulaştı.

bghyju
Donald Trump'ın göçmenlik konusundaki onay oranları, 2017'de DACA'yı iptal etmesinden bu yana en düşük seviyede (AFP)

Cumhuriyetçiler, ağır kayıpların yaşanma ihtimallerinin giderek arttığı ara seçim dönemine doğru bocalayarak ilerliyor. Bunun sebepleri arasında Senato tablosunun bir anda kendileri için olumsuz hale gelmesi ve çekişmeli seçim bölgelerinde Demokratların açık ara önde olmasının Cumhuriyetçi üyeleri terletmesi var. Emeklilik dalgası da Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi'ndeki çoğunluğunu düşük tek haneli rakamlara indirirken, Senato'daki çoğunluğu koruma çabalarını da zorlaştırıyor.

Post/Ipsos anketi, Trump'ın ekonomiyle ilgili rakamlarının son aylarda biraz toparlandığını gösterse de genel beğenilmeme oranının Cumhuriyetçi Parti için sorun olmaya devam ettiğini ve gelecek aylarda iyileşme olmazsa kasımdaki seçimlerdeki parti sonuçlarını kolayca aşağı çekebileceğine işaret ediyor.

Post/Ipsos anketinden elde edilen veriler, 12 - 17 Şubat'ta ​​2 bin 589 ABD'li yetişkinden oluşan bir örneklemden toplandı ve hata payı +/- yüzde 2. Kayıtlı seçmen örnekleminde ise 2 bin 87 seçmenin yanıtı yer alıyor ve ve hata payı +/- yüzde 2,2.

Independent Türkçe


Mar-a-Lago'ya silahla girmeye çalışan şüpheli hakkında tüm bilinenler

Kuzey Karolina'dan 21 yaşındaki bir adam, 22 Şubat'ta Trump'ın Florida'daki Mar-a-Lago yerleşkesinin arazisine girmeye çalışırken Gizli Servis tarafından vurularak öldürüldü (AP)
Kuzey Karolina'dan 21 yaşındaki bir adam, 22 Şubat'ta Trump'ın Florida'daki Mar-a-Lago yerleşkesinin arazisine girmeye çalışırken Gizli Servis tarafından vurularak öldürüldü (AP)
TT

Mar-a-Lago'ya silahla girmeye çalışan şüpheli hakkında tüm bilinenler

Kuzey Karolina'dan 21 yaşındaki bir adam, 22 Şubat'ta Trump'ın Florida'daki Mar-a-Lago yerleşkesinin arazisine girmeye çalışırken Gizli Servis tarafından vurularak öldürüldü (AP)
Kuzey Karolina'dan 21 yaşındaki bir adam, 22 Şubat'ta Trump'ın Florida'daki Mar-a-Lago yerleşkesinin arazisine girmeye çalışırken Gizli Servis tarafından vurularak öldürüldü (AP)

21 yaşındaki Austin Tucker Martin'in, Mar-a-Lago'nun kuzey kapısının hemen ardında, saat 01.30 civarında, iki Gizli Servis ajanı ve bir Palm Beach County şerif yardımcısıyla karşılaştığında, elinde bir av tüfeği ve bir gaz tüpü olduğu iddia edildi. Başkan ve eşi o sırada Washington DC'deydi.

Palm Beach County Şerifi Ric Bradshaw pazar günü gazetecilere yaptığı açıklamada, memurların Martin'e teçhizatını bırakmasını emrettiğini söyledi. Martin daha sonra gaz tüpünü indirdi ancak "av tüfeğini ateş etmeye hazır konuma kaldırdı".

Şerif, "O anda, şerif yardımcısı ve iki Gizli Servis ajanı silahlarını ateşledi" dedi.

Aile üyeleri, hafta sonu Martin'in kaybolduğunu bildirmişti ve haber karşısında şaşkına döndüler.

İşte silahlı saldırgan olduğu iddia edilen Martin hakkında bildiklerimiz:

"Karıncayı bile incitmezdi"
Martin'i tanıyanlar, haneye tecavüz ve silahlı saldırıyı öğrenince şoke oldu.

Kuzeni Braeden Fields, Associated Press'e, "İyi bir çocuktu" diye konuştu.

Böyle bir şey yapacağına inanmazdım. Akıl almaz bir şey.

Fields, "Karıncayı bile incitmezdi" diye ekledi.

Silah kullanmayı bile bilmiyor.

Fields, Martin'in ailesini "tutkulu Trump destekçileri" diye tanımladı ve 21 yaşındaki gencin "çok sessiz, hiçbir şeyden bahsetmeyen biri" olduğunu söyledi. Fields, Martin'in yerel bir golf sahasında çalıştığını da ekledi.

cdfgt
Polis, Martin'in Trump'ın Mar-a-Lago malikanesinin sınırını ihlal ederken bir av tüfeği taşıdığını söylüyor (Palm Beach County Şerif Bürosu)

The News & Observer'ın ulaştığı belgelere göre, Cameron'daki Union Pines Lisesi'nden 2023'te mezun olan Martin, seçmen kayıtlarında herhangi bir partiye kayıtlı görünmüyordu.

Geçen yıl Martin, golf sahalarının el yapımı çizimlerini yapan bir iş kurdu.

Girişimin internet sitesinde, "Fresh Sky Illustrations, esas olarak golf sahası sahnelerini çizerek ve çeşitli golf sahası hediyelik eşya dükkanlarında el yapımı eserlerin çerçeveli kopyalarını sunarak, bir yandan da kişisel siparişleri yerine getirerek golf sahasında olmanın umut dolu hissini hayata geçirmeye odaklanan bir sanat şirketidir" diye yazıyor.

Kuzey Karolina'nın Sanford kentindeki Quail Ridge Golf Sahası'nın baş golf profesyoneli Brandon Huneycutt, The News & Observer'a birkaç yıl önce Martin'le kısaca tanıştığını, golf arabası kullanmasına ve sahanın bazı bölümlerini görmesine izin verdiğini söyledi.

Huneycutt, "Sanırım onların fotoğraflarını çekti ve eve gidip resimleri gerçekten de elle çizdi" dedi.

Son derece iyi çalışmalardı.

dfvgbh
Martin''in kuzeni Braeden Fields, 21 yaşındaki gencin "iyi bir çocuk" ve silahlı saldırı haberinin "akıl almaz" olduğunu söyledi (AP)

Mar-a-Lago yakınlarında bulunan bir arabanın Martin'in gümüş renkli Volkswagen'i olduğu düşünülüyor. Polis, arabada Martin'in av tüfeğini taşıdığı anlaşılan bir kutu buldu.

Gizli Servis Sözcüsü Anthony Guglielmi'ye göre, dedektifler Martin'in silahı Florida'ya doğru güneye giderken aldığına inanıyor.

Soruşturmayı FBI yürütüyor.

Trump ve Mar-a-Lago yakınlarında bir dizi tehdit
Trump ve mülkleri, 2024 seçim kampanyası sezonundan bu yana bir dizi güvenlik tehdidiyle karşı karşıya kaldı.

Temmuz 2024'te Pensilvanya'da düzenlenen bir miting sırasında, daha sonra öldürülen bir silahlı saldırganın kurşunu Cumhuriyetçi adayı sıyırmıştı.

Federal savcılara göre, 59 yaşındaki Ryan Wesley Routh, aynı yılın sonlarında Mar-a-Lago yakınlarında Trump'ı öldürmeye teşebbüs etmiş ve Trump Uluslararası Golf Kulübü'nü çevreleyen bir çitin üzerinden tüfek doğrultmuştu.

Bu ay Routh, federal hapishanede ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Mahkeme belgelerine göre Routh, mahkumiyetine ve cezasına itiraz başvurusunda bulundu.

Independent Türkçe


Londra polisi eski bakan Peter Mandelson’ı Epstein soruşturması kapsamında gözaltına aldı

Eski Birleşik Krallık Ekonomi Bakanı Peter Mandelson (AFP)
Eski Birleşik Krallık Ekonomi Bakanı Peter Mandelson (AFP)
TT

Londra polisi eski bakan Peter Mandelson’ı Epstein soruşturması kapsamında gözaltına aldı

Eski Birleşik Krallık Ekonomi Bakanı Peter Mandelson (AFP)
Eski Birleşik Krallık Ekonomi Bakanı Peter Mandelson (AFP)

İngiliz polisi, İngiltere'nin eski Ekonomi Bakanı ve Washington  Büyükelçisi  Peter Mandelson'ı, cinsel suçlu Jeffrey Epstein'la bağlantılı olarak yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına aldı.

Mandelson'ın, bakanlık döneminde Epstein'a bilgi aktardığı iddiasıyla soruşturulduğu, incelemeler çerçevesinde Wiltshire ve Camden'daki iki mülkünde arama yapıldığı bildirildi.

Polis sözcüsü, "Görevi kötüye kullanma şüphesiyle 72 yaşındaki bir erkek gözaltına alınmıştır. Şüpheli, 23 Şubat Pazartesi günü Camden'daki bir adreste yakalanmış, Londra'daki bir polis merkezine götürülerek ifadesi alınmaktadır. Soruşturma kapsamında Wiltshire ve Camden'daki iki adreste arama kararı uygulanmıştır" açıklamasını yaptı.

Yetkililer, soruşturmanın sürdüğünü ve ayrıntıların kamuoyuyla daha sonra paylaşılacağını belirtti.

Mandelson'ın büyükelçi olarak atanması ve Epstein'la ilişkilerine dair iddialar, İngiltere Başbakanı Keir Starmer üzerindeki siyasi baskıyı da artırmıştı.

BBC ve Sky News, 72 yaşındaki Mandelson’ın Londra’nın merkezindeki evinden sivil kıyafetli bir erkek ve bir kadın eşliğinde çıkarılarak sivil bir araca bindirildiğini gösteren görüntüler yayımladı.

Bir dönem İşçi Partisi’nin önde gelen isimlerinden olan Mandelson’ın gözaltına alınması, Perşembe günü eski Prens Prens Andrew’ın Epstein davası kapsamında şüpheli sıfatıyla gözaltına alınmasından dört gün sonra gerçekleşti.

Eskiden York Dükü unvanını taşıyan Andrew’un, 2001–2011 yılları arasında Birleşik Krallık’ın uluslararası ticaret özel temsilcisi olarak görev yaptığı dönemde Epstein’a gizli nitelik taşıyabilecek bilgiler sızdırdığı şüphesi bulunuyor. Andrew, Perşembe akşamı birkaç saatlik gözaltının ardından “soruşturma kapsamında” serbest bırakıldı.

Londra polisi, 3 Şubat’ta Mandelson hakkında soruşturma başlatıldığını duyurmuştu. ABD Adalet Bakanlığı’nın Ocak ayı sonunda yayımladığı Epstein dosyalarındaki belgelerde, Mandelson’ın özellikle 2008–2010 yılları arasında Gordon Brown hükümetinde bakanlık yaptığı dönemde, piyasaları etkileyebilecek borsa bilgilerini Epstein’a sızdırmış olabileceğine işaret edildiği belirtilmişti.

Polis, üç gün sonra Mandelson’a ait iki konutta arama yapıldığını açıkladı. Bunlardan biri Londra’nın Camden semtinde, diğeri ise İngiltere’nin güneybatısındaki Wiltshire’da bulunuyor.

Bu gelişmeler, İşçi Partili Başbakan Keir Starmer hükümetini zayıflattı. Hükümet, 2024 yılı sonunda Mandelson’ı Washington’a büyükelçi olarak atamakla eleştiriliyor. Eleştiriler, eski bakan ve Avrupa Komiseri olan Mandelson’ın, cinsel suçlardan mahkûmiyetine rağmen Epstein ile yakın ilişkisini sürdürdüğünün bilindiği iddialarına dayanıyor.

Starmer, Mandelson’ı Aralık 2024’te, Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşü öncesinde bu hassas göreve atamıştı. Ancak Epstein ile ilişkisine dair ayrıntıların yer aldığı belgelerin yayımlanmasının ardından Eylül 2025’te görevden aldı.

Starmer, Jeffrey Epstein’ın mağdurlarından özür dilerken, özel kalem müdürü ve basın sorumlusu istifa etti.

Hükümet, Mandelson’ın atanması ve görevden alınmasına ilişkin tüm belgelerin yayımlanacağını taahhüt etti. Bir hükümet yetkilisinin Pazartesi günü verdiği bilgiye göre, ilk belge paketi Mart ayı başında kamuoyuna açıklanacak.