Rusya, 2024’te kazanımlarını güçlendirerek Batı cephesindeki çatlağı derinleştirmeye hazırlanıyor

Ukrayna savaşı ertelendi. Bölgesel dosyalara katılım etkinleştirildi.

Putin ve Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Ekim ayında bir askeri eğitim merkezine yaptıkları ziyaret sırasında (AFP)
Putin ve Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Ekim ayında bir askeri eğitim merkezine yaptıkları ziyaret sırasında (AFP)
TT

Rusya, 2024’te kazanımlarını güçlendirerek Batı cephesindeki çatlağı derinleştirmeye hazırlanıyor

Putin ve Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Ekim ayında bir askeri eğitim merkezine yaptıkları ziyaret sırasında (AFP)
Putin ve Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Ekim ayında bir askeri eğitim merkezine yaptıkları ziyaret sırasında (AFP)

Yıl sonunda bölgesel ve uluslararası manzara, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in lehine görünüyor. 2023 yılı, hem iç hem de dış düzeyde son on yılın en çalkantılı ve endişe verici dönemiydi. Öyle ki Rusya, tehlikeli dönüşlere ve büyük olaylara tanık oldu.

Wagner grubunun önde gelen generallerin desteği ve geniş bir halk kitlesi tarafından desteklenen askeri isyanı, yılın ortasında adeta Rusya’yı bir iç kaos tüneline soktu. Ancak Kremlin, kararlı bir iç çatışmadan galip çıktı ve rakiplerini ölümcül bir darbeyle ortadan kaldırmayı başardı. Silahların yayılması tehdidini ve baskı ve etki merkezleri oluşturan çeşitli partilerin siyasi hırslarını ortadan kaldıran geniş bir iç temizlik sürecini başlattı.

Yaşam koşulları büyük sarsıntılara sahne oldu. Yılın başında Rus ekonomisinin 11 kapsamlı yaptırım paketinin ağırlığı altında sarsılmaya başladığı görülüyordu. Ancak sonbaharın gelmesiyle birlikte birçok sektörde göstergeler durgunluktan iyileşmeye doğru ilerledi. Öyle görünüyor ki Rusya, Batı’dan ekonomik izolasyonla yüzleşmeye başlamış, sert yansımalarıyla mücadele için koşullarını iyileştirmiş ve çeşitli alanlarda rekor büyüme rakamlarına doğru harekete geçmişti.

Geçen yıl, komşu ülkedeki savaş cephelerinde Rusya’ya karşı askeri zafer elde etme üzerine bahis oynamaya dair başarısızlık formülü oluşturuldu. Kremlin de önceliklerini değiştirdi ve yıl ortasındaki Bahmut atılımından sonra artık cephelerdeki geniş ilerlemeye dikkat etmedi. Ancak karşılığında Ukrayna vilayetlerini ilhak ettikten sonra oluşturduğu fiili haritaları güçlendirerek, Ukrayna- Batı karşı saldırısı çerçevesinde ilerlemeye yönelik tüm girişimleri boşa çıkardı.

Uluslararası politika açısından ise rüzgâr, Putin’in istekleri doğrultusunda esmeye başladı. Kiev’e askeri yardım ve Moskova üzerinde ekonomik baskının yapılabilirliği konusunda Batı cephesindeki görüş ayrılıkları da arttı. Sonbahardaki Gazze savaşı ise yeni kazanımların yolunu açtı. BRICS, Şanghay ve Bağımsız Devletler Topluluğu gibi Kremlin’in desteklediği bölgesel ittifakların küresel olaylar üzerindeki etkisinin zayıf olması, Moskova ve müttefikleri için çıkar biriktirmeye dayalı politikalar geliştirmelerine engel olmadı.

Kremlin’e ve Rusya içinde geniş bir harekete göre en zor zamanlar geçti. Öyle görünüyor ki Moskova, yeni yılın gelişiyle birlikte sonuçlara ulaşmaya hazırlanıyor.

Ukrayna... Çatışmanın dondurulması

Putin’in 2024’teki politikalarının en belirgin yönleri arasında Ukrayna’daki askeri çatışma haritalarının durgunluğunun sürdürülmesi yer alıyor. Önde gelen uzmanlar, Kremlin’in en azından yılın ilk yarısında geniş çaplı bir saldırı başlatmasını beklemiyor. Onlara göre bunun, güçlü gerekçeleri var. Ülke önümüzdeki Mart ayında önemli bir seçime hazırlanıyor. Cumhurbaşkanlığı seçiminin sonucu önceden bilinmesine rağmen bu, Putin’i neredeyse ulusun lideri ve Kremlin’in ömür boyu efendisi olarak kutsayan olayın önemini azaltmıyor. Tartışmalı savaş kararını veren bir ismin koltuğunda kalma yeteneği hakkında daha önce ortaya çıkan endişe verici soruların aksine bu kazanım, Batı’nın çöküşünü beklediği Rusya’daki Putinizm yaklaşımının uzun yıllar yüceltilmesi anlamına gelecektir.

FOTO: Moskova’da yılbaşı süsleri: Ukrayna’daki Rus ordusunun amblemi olan Z işaretli Kremlin yıldızı (AFP)
Moskova’da yılbaşı süsleri: Ukrayna’daki Rus ordusunun amblemi olan Z işaretli Kremlin yıldızı (AFP)

Bu çerçevede Putin’in Ukrayna’daki mücadelesine ilişkin çeşitli eğilimleri gözlemlemek mümkün.

Rus kuvvetleri tüm cephe hattındaki çatışmaları dondurmayı ve büyük ihlalleri önlemeyi başardı. Yarın başarı, birkaç yüz metrelik ilerleme veya aynı miktardaki geri çekilmeyle ölçülecek. Askeri uzmanlar, Moskova’nın, bir sonraki aşamada Putin’in popülerliğini vurgulamak için Kremlin’in ihtiyaç duymadığı büyük bir saldırı başlatmadan, Avdiyivka (Donetsk) kuşatmasını geliştirebileceğini söylüyor. Ayrıca onlara göre bu kuşatmanın riskleri çok büyük. Öyle ki Rus askerleri arasında ağır kayıplar yaşanırsa bunun olumsuz etkisi olabilir. Bu düzeydeki ikinci unsur, Moskova’nın artık yıpratma savaşında kısmi kazanan konumda olmasıdır. Bu nedenle yönelimleri Batı saflarındaki çatlağı genişletme arayışına odaklanıyor. Daha fazla Avrupa bıkkınlığına hazırlanıyor. Birçok ülkenin Slovakya, Macaristan ve Hollanda örneğini takip ederek Moskova’ya yönelik tonlarını yumuşatmasını ve Moskova ile daha acil bir diyalog başlatma çağrısı yapmasını bekliyor.

Aynı çerçevede Moskova verileri, Batı’nın depolarındaki silah ve mühimmatın tükendiğine işaret ediyor. Bu da Ukrayna’nın tedarik maliyetinin bir sonraki aşamada daha yüksek olacağı anlamına geliyor. Bu durum ise bazı Batı ülkelerinin, NATO ülkelerinde üretilen askeri silah ve teknolojilere alternatif olarak Kiev ile ortak savunma sanayii kurulmasını destekleme eğilimine de yansımaya başlıyor.

Kremlin, çatışmadaki durgunluğun Batı’daki çatlağı genişletmek için önemli bir temel oluşturduğuna ve Kiev’in manevra kabiliyetini daha da zayıflattığına inanıyor. Özellikle şimdiye kadar ertelenen iç başkanlık seçimlerinin tarihi yaklaştıkça, Ukrayna’da iç çatışmaların gelişmesini bekliyor ve teşvik ediyor.

Uzmanlar, geniş çaplı bir askeri gelişmenin gelecek yılın ortasından önce gerçekleşmesini beklemiyor. Bu gelişmenin başlangıçları büyük olasılıkla Ukrayna’nın iç ortamıyla ve Kremlin'in Batı ittifakını etkilemeyi beklediği gevşeklik düzeyiyle bağlantılı olacak.

Genel olarak tahminler, son çeyreğe yaklaşırken 2024 yılının savaşın kaderini belirlemede belirleyici olacağını gösteriyor.

Müttefik cephesinin güçlendirilmesi

Her ne kadar Rusya’nın bölgesel ittifakları, Kremlin’in Batı’ya yönelik tutumunu destekleyen sağlam bir uyum sergileyerek geçen yıl boyunca tersine dönmemiş olsa da Moskova birçok atılım gerçekleştirmeyi başardı. Bu atılımlar arasında, Batı ablukası karşısında alternatif ticaret hatlarının genişletilmesi, Şanghay ve BRICS çerçevesinde ve Çin gibi stratejik müttefiklerle ikili olarak ulusal para birimlerindeki döviz kurunun, Rusya’nın dış ticaret hacminin yaklaşık yarısına ulaşması için artırılması da yer alıyor. Bu yol yeni yılda da güçlü bir şekilde devam edecek. Aynı şekilde Moskova, Çin, İran ve Güney Kafkasya ülkeleriyle işbirliği içinde, başta Kuzey-Güney Koridoru olmak üzere alternatif tedarik yollarının yolunu güçlendirmeyi ve müttefikleriyle ticaret koşullarını iyileştirmeyi amaçlıyor.

Uluslararası politika düzeyinde ise Kremlin, bölgesel meseleler üzerindeki ABD hegemonyasına karşı koyma bağlamında Güney ülkelerine yönelik tarafgirliğini pekiştirmeye çalışıyor. Bu eğilim, Gazze Savaşı’nın patlak vermesiyle daha net bir hal almaya başladı. Bu nedenle Moskova, Afrika’daki işbirliğini genişletmeyi hedefliyor. Nitekim kıtanın birçok ülkesinde Wagner’e alternatif grupların varlığını yeniden düzenleyerek buna hazırlandı. Bu, Batı baskısına rağmen iç politikaya doğrudan müdahalenin ve bazı ülkelere verilen desteğin devamının temelini oluşturuyor.

Öte yandan geçtiğimiz yıl iki bloğun üyeleri arasındaki iç anlaşmazlıklar, engelleyici unsurlar oluşturdu. Çin- Hindistan anlaşmazlıkları bunun bir örneği. Ancak buna rağmen Moskova, Şanghay Grubu’nun çalışmalarını canlandırma koşulları ve BRICS bloğunun bölgesel politikalardaki varlığını genişletmenin yolu üzerinde çalışıyor.

FOTO: BRICS liderleri, Ağustos ayında Johannesburg’da yaptıkları toplantıda (AFP)
BRICS liderleri, Ağustos ayında Johannesburg’da yaptıkları toplantıda (AFP)

2024 yılında daha da ‘en büyük’ ortak haline gelecek olan, en önde gelen müttefik olan Çin ile ilişkiler çerçevesinde ise, Moskova’nın geçmişte onunla ilişkilerde uyum sağlamaya çalışmasının ardından Rusya ve Çin, 2024 yılında birçok alanda ortak projeler başlatmayı planlıyor. Bunlar arasında dış politika koordinasyonunun geliştirilmesi ve ortak stratejik projelerin yolunun geliştirilmesi de var. Dolayısıyla gemi inşası, kapsamlı teknolojiler ve yeşil enerji alanlarında mega projelere yönelik planlar da bu kapsamda. Çin’in artık Avrupa Birliği’nin (AB) ilk ticaret ortağı olarak eski yerini aldığı biliniyor. 2023 yılında ikili ticaret hacmi, yüzde 23 artarak 201 milyar dolara ulaştı.

Stratejik bir müttefik İran

Yeni yılda Rus politikasının ana yönleri arasında, ‘Rusya’nın en önemli bölgesel ortağı olan İran’la ilişkileri güçlendirmeyi sürdürme’ de yer alıyor. Ukrayna savaşındaki ortaklığın pekişmesi ve Tahran’ın geçen yıl Moskova’ya sağladığı büyük miktarda malzeme, bu ortak hareketin genişletilmesinin temellerini attı. Bu durum ise sivil (araba üretimi, uçak ve makine montajı...) ve askeri (drone üretimi alanında işbirliğinin geliştirilmesi ve savunma füzesi sektörünün geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdürülmesi) olmak üzere her iki alanda da gelişmeye yönelik çalışmalar yürütülen ortak sanayi anlaşmalarıyla ortaya çıkmaya başladı. Bu bağlamda İran’a uzun zamandır beklenen yeni nesil Suhoy savaş uçakları ile ilgili bir anlaşma sağlanması ihtimalinden de bahsediliyor.

Rusya ve İran’ın tahminleri, 2024’ün ilk yarısında iki tarafın ‘yeni ve kapsamlı bir stratejik ortaklık anlaşması imzalamaya’ doğru ilerlediğini gösteriyor. İki yıl boyunca ilişkileri yeni bir niteliksel seviyeye taşıması beklenen anlaşma üzerinde çalışılıyor. Ayrıca gelecekteki işbirliklerinin tüm alanlarını içeren nihai versiyonuna ulaşıldıktan sonra resmi imza töreni bekleniyor.

Bölgesel düzeyde; İki ülke, özellikle İran’ın nükleer dosyası ve önümüzdeki yıl yeni bir aşamaya girmesi beklenen Suriye’de devam eden çatışmalar başta olmak üzere, eldeki dosyalara ilişkin görüş uyumunun artırılması yönündeki niyetlerini gizlemiyor.

Suriye… Yenilenen çatışmaların arenası

Ukrayna savaşı ve Tel Aviv’in Kiev’e açık destek verme yönünde benimsediği pozisyonlar ve sonrasında Gazze’de devam eden savaşın yansımaları, Rusya’nın Suriye’deki önceliklerinde önemli bir değişikliğe yol açtı.

Bu durum, öncelikle Moskova’nın bir yandan İran’la diğer yandan da İsrail ile ilişkilerinde kurduğu hassas dengeyi korumaya yönelik daha önceki çabalarına karşı daha az temkinli ve hassas bir politikaya yönelmesine yol açtı. Bu durum, Rusya’nın İsrail’in Suriye’deki İran bölgelerine yönelik saldırılarını giderek daha sık kınamasında açıkça görülüyor. Ayrıca Rusya, Batı ile ‘Suriye’deki İran varlığının kontrol altına alınması’ temelinde bir anlaşmaya varmak için yapılan önceki hazırlıklardan da geri adım attı. İran’ı Golan’daki temas hatları gibi hassas alanlardan uzak tutmaya yönelik önceki anlaşmaların yanı sıra bu gelişme, Rusya’da, ABD’de ve İsrail’de Ulusal Güvenlik Konseyi başkanlarıyla yapılan görüşmelerde ortaya koyuldu.

FOTO: Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova’nın merkezindeki Gostiny Dvor Sergi Salonu’nda düzenlediği basın toplantısında (Reuters)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova’nın merkezindeki Gostiny Dvor Sergi Salonu’nda düzenlediği basın toplantısında (Reuters)

Şu anda Moskova, bu konudaki taahhütlerini azaltma eğiliminde. Yıl sonuna gelindiğinde Moskova, Batı’nın İran’ın Golan’dan 80 kilometre uzaklaştırılması yönündeki anlaşmanın yenilenmesi için arabuluculuk yapılması isteğine ilişkin haberleri yalanladı. Daha da önemlisi İsrail’in periyodik olarak bombaladığı havalimanlarına alternatif olarak, İran’ın malzemelerini Moskova kontrolündeki Suriye havalimanları üzerinden taşımak için kolaylıkların sağlanacağı yönünde haberler var.

Bunun yanı sıra Moskova, zaman zaman doğrudan veya dolaylı olarak Suriye ve Irak’taki ABD üslerinin daha geniş şekilde hedef alınmasını teşvik ediyor.

Uzmanlar, Moskova’nın ‘meselelerin, Gazze savaşının coğrafi kapsamının bölgesel olarak genişlemesine yol açabilecek kapsamlı bir çatışmaya sürüklenmesini önleyerek’ bir sonraki aşamada bu yolu güçlendirmeye devam etmesini bekliyor.

Moskova’nın Suriye’deki İran varlığını kontrol etmeye yönelik hamlelerden vazgeçeceği beklentileri ortasında bu durum, Suriye’nin bir kez daha dış aktörler arasında kontrol edilerek, aktif bir çatışma alanına dönüştüğü anlamına geliyor. Aynı şekilde bu gelişmenin bir yansıması olarak uzmanlar, doğrudan çatışmanın meydana gelmesini önleyen minimum seviyenin korunacağını söylerken, diğer taraftan da Rusya- İsrail ve Rusya- ABD anlayışlarının ‘çatışmasızlık protokolleri’ alanındaki etkilerinin görülmemesi açısından önümüzdeki yılın daha geniş bir bozulmaya sahne olmasını bekliyor.



Ulusa Sesleniş'te Trump'tan üçüncü dönem şakası

ABD Başkanı Donald Trump, Ulusa Sesleniş konuşmasında bunun "Üçüncü dönemim olması gerek" diye espri yaptı (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Ulusa Sesleniş konuşmasında bunun "Üçüncü dönemim olması gerek" diye espri yaptı (Reuters)
TT

Ulusa Sesleniş'te Trump'tan üçüncü dönem şakası

ABD Başkanı Donald Trump, Ulusa Sesleniş konuşmasında bunun "Üçüncü dönemim olması gerek" diye espri yaptı (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Ulusa Sesleniş konuşmasında bunun "Üçüncü dönemim olması gerek" diye espri yaptı (Reuters)

Brendan Rascius 

ABD Başkanı Donald Trump, salı akşamı yaptığı Ulusa Sesleniş konuşmasında, üçüncü döneminin ortasında olması gerektiğine dair espri yaptı.

79 yaşındaki Cumhuriyetçi başkan, Temsilciler Meclisi salonunda toplanan meclis üyelerine, kabine üyelerine ve Yüksek Mahkeme yargıçlarına, "İkinci dönemimin ilk yılı... Üçüncü dönemim olmalıydı" dedi.

Bu, Trump'ın, eski Başkan Joe Biden'a kaybettiği 2020 seçiminin kendisinden "çalındığını" kanıt olmadan ima ettiği son olaylardan sadece biri.

Geçen yıl göreve döndüğünden beri başkan, Anayasa'nın 22. maddesi başkanların iki dönemden fazla görev yapmasını yasaklamasına rağmen, üçüncü bir dönem için aday olma fikrini de defalarca dile getirdi.

Martta NBC News'a 2028'de aday olma konusunda "şaka yapmadığını" söylemiş ve "Birçok insan bunu yapmamı istiyor" diye eklemişti.

Ekimde Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries, Kongre Demokratlarıyla yaptığı bir toplantıda "Trump 2028" şapkalarının Oval Ofis'teki çalışma masasına yerleştirildiğini söylemişti.

Aralık ayında Beyaz Saray'da düzenlenen bir resepsiyonda Trump, İsrail asıllı Amerikalı mega bağışçı Miriam Adelson'ın kendisine 2028'de anayasaya aykırı bir üçüncü dönem için aday olması karşılığında 250 milyon dolar teklif ettiğini öne sürmüştü.

Ancak zaman zaman bu kuşkulu olasılık hakkında karışık sinyaller verdi.

Ekimde Air Force One'da tekrar aday olup olmayacağı sorulduğunda gazetecilere, "Bunu yapmayı çok isterim. Şimdiye kadarki en iyi rakamlarıma sahibim" demişti. Ancak daha sonra 2028'de aday olmanın "fazla kurnazca" ve "yanlış" olacağını söylemişti.

Üçüncü bir dönem için aday olmayı tamamen masadan kaldırıp kaldırmadığı sorulduğunda Trump şu yanıtı vermişti:

Masadan kaldırmıyor muyum? Yani, siz söyleyin.

Independent Türkçe,independent.co.uk/news/world/americas/us-politics


Rusya'dan Avrupa'ya göçmen kaçırmak için kullanılan tüneller... Uzmanlar "İran'ın müttefiklerinin" de işin içinde olduğundan şüpheleniyor

Polonya'nın güneydoğusundaki Lippa'da bulunan Kara Kuvvetleri Eğitim Merkezi karargahı- Gomsburg Kampı'ndaki askerler (EPA)
Polonya'nın güneydoğusundaki Lippa'da bulunan Kara Kuvvetleri Eğitim Merkezi karargahı- Gomsburg Kampı'ndaki askerler (EPA)
TT

Rusya'dan Avrupa'ya göçmen kaçırmak için kullanılan tüneller... Uzmanlar "İran'ın müttefiklerinin" de işin içinde olduğundan şüpheleniyor

Polonya'nın güneydoğusundaki Lippa'da bulunan Kara Kuvvetleri Eğitim Merkezi karargahı- Gomsburg Kampı'ndaki askerler (EPA)
Polonya'nın güneydoğusundaki Lippa'da bulunan Kara Kuvvetleri Eğitim Merkezi karargahı- Gomsburg Kampı'ndaki askerler (EPA)

Polonya, Rusya'yı Batı'ya karşı "hibrit savaş" olarak nitelendirdiği bir politika kapsamında, Belarus'tan kaynaklanan yeraltı tünelleri aracılığıyla Avrupa'ya göçmen göndermekle suçladı. Telegraph gazetesi, Polonyalı yetkililere dayandırdığı haberinde, Alexander Lukashenko liderliğindeki Belarus'un bu tünelleri tasarlamak ve kazmak için Ortadoğu'dan "son derece deneyimli" uzmanlar görevlendirdiğini bildirdi.

Askeri uzmanlar, tünel inşaatında uzmanlaşmış Hamas, Hizbullah, Kürt grupları veya DEAŞ gibi Ortadoğu gruplarının bu tasarımın arkasında olabileceğini öne sürdüler.

Bu taktik, Moskova ve Minsk'in Polonya'nın doğu sınırına uyguladığı baskıda yeni bir gerilimi temsil ediyor; bu sınırda on binlerce göçmeni sınırın ötesine geçirme girişimleri defaatle yaşandı.

Araştırmacı Lynette Nussbacher, Lübnan ve Gazze'deki geçmiş deneyimleri örnek göstererek, İran destekli grupların desteğinin "muhtemel" olduğunu belirtti. Diğer uzmanlar da olasılıkların çok sayıda olduğunu ve sorumluluğun kesin olarak belirlenemeyeceğini düşünüyorlardı.

Podlaskie'deki Sınır Muhafız birliğinden Yarbay Katarzyna Zdanovich, 2025 yılında dört tünel keşfedildiğini belirterek, termal kameralar ve sensörler de dahil olmak üzere gözetim sistemlerinin, yer altında bile sızma girişimlerinin tespit edilmesine olanak sağladığını vurguladı.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (DPA)Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (DPA)

Aralık ayında Polonya'nın doğusundaki Narewka köyü yakınlarında en büyük tünellerden biri keşfedildi. Çoğunluğu Afganistan ve Pakistan'dan olmak üzere 180 göçmeni geçirmek için kullanılmış olan tünelden çıkanların çoğu yakalandı. Yaklaşık 1,5 metre yüksekliğindeki tünelin Belarus tarafındaki girişi bir ormanın içinde gizlenmişti. Tünel, Belarus'a yaklaşık 50 metre, Polonya'ya ise 10 metre uzanıyordu ve çökmesini önlemek için beton desteklerle güçlendirilmişti.

Varşova, bu eylemlerin Batı'yı Ukrayna'ya verdiği askeri destekten dolayı cezalandırmak ve Kiev hükümetine olan desteği zayıflatmak amacıyla yapıldığını savunarak, nihai sorumluluğu Belarus rejimine yüklüyor.

Ukrayna'nın 2022'deki işgalinden önce bile Belarus, Polonya'ya giden göçmenler için bir başlangıç ​​noktası olarak kullanılmış ve bu durum Polonya'nın yüzlerce kamerayla donatılmış 200 kilometrelik bir çit inşa etmesine yol açmıştır.

Polonya ayrıca Rusya'yı insansız hava araçları (İHA) kullanarak sabotaj saldırıları düzenlemek ve kaçak mal taşıyan balonlarla havada kaos yaratmakla suçluyor.

Polonya tünelleri tespit etme ve imha etme yeteneğini koruyor, ancak bir tünel kapatılır kapatılmaz yenilerinin ortaya çıkacağından endişe ediyor. Bu durumu, AB sınırlarına yönelik sistematik bir baskı kampanyası olarak nitelendiriyor.


Bazıları Trump ile ilgili... Rapor, Epstein davasında onlarca kaydın kaybolduğunu ortaya koyuyor

Jeffrey Epstein’ın Miami, Florida’daki dosyalarının basılı kopyaları (AFP)
Jeffrey Epstein’ın Miami, Florida’daki dosyalarının basılı kopyaları (AFP)
TT

Bazıları Trump ile ilgili... Rapor, Epstein davasında onlarca kaydın kaybolduğunu ortaya koyuyor

Jeffrey Epstein’ın Miami, Florida’daki dosyalarının basılı kopyaları (AFP)
Jeffrey Epstein’ın Miami, Florida’daki dosyalarının basılı kopyaları (AFP)

Yeni bir rapora göre, ABD’li milyarder ve cinsel suçlardan hükümlü olan Jeffery Epstein davasıyla ilgili Federal Soruşturma Bürosu (FBI) tarafından yapılan onlarca tanık görüşmesi, Adalet Bakanlığı’nın geçen ay yayımladığı kapsamlı dosya setinde eksik. Eksik kayıtlar arasında, ABD Başkanı Donald Trump’ı yıllar önce cinsel saldırıyla suçlayan bir kadınla ilgili üç görüşme de bulunuyor.

ABD merkezli CNN’in incelemesine göre, Epstein’in ortağı Ghislaine Maxwell’in 2021’de insan ticareti suçlamasıyla yargılanmadan önce avukatlarına sunulan delil dosyasında, yaklaşık 325 FBI tanık görüşmesi numarası yer alıyor. Ancak bu görüşmelerin 90’dan fazlası, yani listenin dörtte birinden fazlası Adalet Bakanlığı’nın internet sitesinde bulunmuyor.

Eksik kayıtlar arasında, Temmuz 2019’da FBI’a başvuran ve 13 yaşındayken Epstein’den tekrar tekrar saldırıya uğradığını bildiren bir kadınla yapılan üç görüşme de yer alıyor. Kadın ayrıca, 1980’lerde Epstein’ın kendisini Trump’a tanıttığını ve Trump’ın da kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu iddia ediyor.

ABD Temsilciler Meclisi Denetim Komitesi’nin önde gelen Demokrat üyesi Robert Garcia, eksik belgelerin ciddi soru işaretleri doğurduğunu belirterek, bazı belgelerin ‘başkana karşı ciddi iddialarda bulunan bir mağdurla ilgili’ olduğunu vurguladı ve tüm dosyaların gerçekten yayımlanıp yayımlanmadığının açıklanmasını talep etti.

Adalet Bakanlığı Sözcüsü ise Epstein’a dair herhangi bir kaydın silinmediğini, bakanlığın yasaya bağlı kaldığını açıkladı.

Sözcü, “Hiçbir şeyi silmedik ve her zaman söylediğimiz gibi, gerekli tüm belgeler sunuldu” ifadesini kullandı. Ayrıca yayımlanmayan belgelerin ‘tekrarlı kopyalar, korumalı belgeler ya da devam eden federal soruşturmanın parçası’ olduğunu belirtti.

Trump ise Epstein’la bağlantılı olarak herhangi bir suç iddiasını defalarca reddetti; Beyaz Saray, iddiaları ‘yalan ve fitne amaçlı’ olarak nitelendirdi. Adalet Bakanlığı da daha önce yaptığı açıklamada bazı belgelerde ‘Trump’a karşı doğru olmayan ve fitne amaçlı iddialar’ bulunduğunu belirtmişti.

Bu arada Epstein’ın mağdurları da yayımlanan dosyalarda ifadelerinin yer almamasından dolayı hayal kırıklığı yaşadıklarını dile getirerek, kısmi veya eksik yayımlamanın yıllardır süren belirsizliği yeniden ürettiğini savundu.

Bu gelişmeler, özellikle Epstein’ın 2019’da cinsel istismar suçlamalarıyla yargılanırken cezaevinde ölü bulunmasının ardından yaşanan Maxwell davası ve mahkûmiyet süreciyle birlikte, ABD’deki en tartışmalı davalardan birinde şeffaflık seviyesini yeniden gündeme taşıdı.