Hamas'ın saldırdığı festivalden kurtulanlar İsrailli yetkililere dava açtı

Sivillerin 7 Ekim saldırılarıyla bağlantılı olarak İsrailli yetkililere açtığı ilk dava

İsrailli yetkililerin açıkladığı rakamlara göre festival alanında en az 364 kişi hayatını kaybetti (AFP)
İsrailli yetkililerin açıkladığı rakamlara göre festival alanında en az 364 kişi hayatını kaybetti (AFP)
TT

Hamas'ın saldırdığı festivalden kurtulanlar İsrailli yetkililere dava açtı

İsrailli yetkililerin açıkladığı rakamlara göre festival alanında en az 364 kişi hayatını kaybetti (AFP)
İsrailli yetkililerin açıkladığı rakamlara göre festival alanında en az 364 kişi hayatını kaybetti (AFP)

7 Ekim saldırılarında Hamas'ın hedeflerinden biri olan Supernova festivalinden kurtulan 42 kişi İsrail güvenlik güçlerine dava açtı.

İç istihbarat servisi Şin Bet, İsrail Savunma Bakanlığı, İsrail polisi ve İsrail ordusu aleyhine, ihmal suçlamasıyla açılan davada 200 milyon şekel (56 milyon dolar) tazminat talep edildi.

Dava dosyasına sunulan suç duyurusunda, "Ordu yetkililerinden, festivalden sorumlu olan komutana alanın boşaltılması için gidecek tek telefon birçok yaşamı kurtarabilir, içinde davacıların da olduğu yüzlerce kişiyi fiziksel ve mental hasarlardan koruyabilirdi. İhmal ve kötü yönetim düşünülenin çok ötesinde" dendi.

Dava dosyasında, festival katılımcılarına yönelik şiddet içeren suçlar işlendiği, bazılarının tecavüze uğradığı, bazılarınınsa canlı canlı yakıldığı öne sürüldü. 

Davacı avukatları, sabah 6.30'dan öğlen 12'ye kadar devam eden olaylarda, bazı festival katılımcılarının cesetlerin altında saklanmak zorunda kaldıklarını savundu.

42 festival katılımcısının açtığı davada, ordu yetkililerinin olaydan bir gün önce saldırı ihtimalini değerlendirdiklerine dikkat çekilirken, "6 Ekim'i 7 Ekim'e bağlayan gece, Gazze sınırındaki alışılmadık hareketlilikten dolayı en az iki değerlendirme toplantısı yapıldı. Biri gece yarısına yakın, diğeri de saldırıdan birkaç saat önce gece 3.00'te" ifadeleri kullandı.

Davacılar, güvenlik güçlerinin bir çatışma yaşanmasından endişe etmesine rağmen, festival alanının boşaltılmasına ilişkin herhangi bir talimat verilmemesine dikkat çekti.

Ayrıca festival alanında sadece 27 polis memurunun bulunduğu ve bunlardan hiçbirinin uzun namlulu silah taşımadığı iddiası da dava dosyasına giren detaylardan biri oldu.

Dava dosyasında uzman sıfatıyla görüşlerine yer verilen, emekli subay ve avukat Shimon Buchbut "herhangi bir mantıklı yetkilinin festivalin yapılmasına izin vermeyeceğini" söyledi.

Buchbut, "Festival, Gazze Şeridi'nin çok yakınında düzenlendi. Gürültü, Gazze'den duyuluyordu ve festival katılımcıları bir terör saldırısı için kolay hedefti" dedi.

Bu yasal hamle, 7 Ekim saldırılarıyla bağlantılı olarak İsrailli yetkililere açılan ilk sivil dava olarak kayıtlara geçti.

Independent Türkçe



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.