Japonya'yı sarsan büyük depremler

Dünyadaki büyük depremlerin yaklaşık yüzde 80'inin meydana geldiği "Ateş Çemberi" olarak da adlandırılan Pasifik Deprem Kuşağı'nda bulunan Japonya, geçmişinde birçok ölümcül depreme tanık oldu

(AA)
(AA)
TT

Japonya'yı sarsan büyük depremler

(AA)
(AA)

Dünyada jeolojik olarak en aktif bölgelerden biri üzerinde bulunan Japonya'da 1995'ten bu yana on binlerce kişinin hayatını kaybettiği 6 ve üzeri büyüklükte 70'e yakın deprem oldu.

AA, Ocak 1995'te Kobe şehrini enkaza çeviren Hanşin-Awaci depreminden dün İşikawa eyaletindeki depremlere kadar son 30 yılda Japonya'yı sarsan büyük depremleri derledi.

Ülkenin batısındaki İşikawa eyaletinde ve bu bölgedeki Noto Yarımadası kıyısında dün meydana gelen ve büyüklükleri 5 ila 7 arasında değişen çok sayıda deprem sonucu 48 kişi hayatını kaybetti.

Depremler sonrası kara yollarında çökme yaşandığı, Noto Yarımadası'ndaki Wajima kentinde çıkan yangında yakın çevredeki 200'e yakın yapının hasar görürken, bölge genelinde 50 bine yakın kişi tahliye edildi.

Öte yandan, Jeo-Uzamsal Enformasyon Merkezinden yapılan açıklamaya göre, kıyıdaki Wajima'da karanın 1,3 metre batıya doğru hareket ettiğinin saptandığı kaydedildi.

Kobe depremi, son 50 yıl içindeki en yıkıcı olanı

Japonya'da 17 Ocak 1995'te Kobe kentini vuran 7,3 büyüklüğündeki depremde, yaklaşık 1,5 milyon nüfuslu kentte 6 bin 400'den fazla kişi yaşamını yitirdi, yaklaşık 40 bin kişi yaralandı.

17 kilometre derinlikte meydana gelen deprem, son 50 yıl içinde Japonya'da yaşanan en yıkıcı deprem olarak kayıtlara geçti.

Hanşin-Awaci depremi (Kobe depremi) nedeniyle 640 binden fazla bina zarar görürken, bunun Japonya ekonomisine 100 milyar dolardan fazla hasara yol açtığı belirtiliyor.

Niigata depremi

Japonya'nın Niigata kentinde 23 Ekim 2004'te meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremde 65 kişi öldü, yaklaşık 3 bin kişi yaralandı.

Aynı gün bölgede sırasıyla 6 ve 6,5 büyüklüğünde iki deprem daha yaşandı.

9 büyüklüğündeki depremde nükleer sızıntı meydana geldi

Ülkede meydana gelen en büyük deprem ise Japonya'nın Tohoku bölgesinde 11 Mart 2011'de kaydedildi. Bölgedeki 9 büyüklüğündeki deprem nedeniyle okyanus tabanında 1 kilometrelik kırık oluşmasının ardından ülkenin kuzeydoğu kıyılarında tsunami meydana geldi.

Japonya'da son 30 yılda meydana gelen en büyük deprem ve tsunamide 19 bin kişi yaşamını yitirdi, 450 binden fazla kişi evsiz kaldı.

Ölümlerin neredeyse tamamı ve bölgedeki yıkımın büyük kısmı tsunami kaynaklı oldu. Deprem nedeniyle Fukuşima Nükleer Santrali'nde sızıntı meydana geldi.

Sızıntı nedeniyle çevreye radyoaktif maddeler yayıldı ve binlerce kişi evlerinden tahliye edildi.

Tsunami dalgalarının yüksekliğinin 40 metreye ulaştığı kaydedilirken, tsunami ülkenin altyapısını ciddi şekilde felce uğrattı.

Kumamoto depremleri

Japonya'nın güneyindeki Kumamoto kentinde 14-16 Nisan 2016'da peş peşe 6,2 ve 7,3 büyüklüğünde, yaklaşık 11 kilometre derinliğinde iki deprem meydana geldi.

Depremlerde 200'den fazla kişi öldü, 3 bine yakın kişi yaralandı. Depremin yol açtığı hasarlardan dolayı da bölgedeki 90 binden fazla kişi evlerinden tahliye edildi.

Şiddetli depremler ve artçıları nedeniyle Kumamoto kentinin tamamında su kesintisi yaşandı. Havaalanı acil durumlar dışındaki tüm uçuşlara kapatılırken, tren seferleri de askıya alındı.

Osaka depremi

Ülkenin Osaka şehri yakınlarında 18 Haziran 2018’de 6,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Depremde 4 kişi hayatını kaybederken, en az 380 kişi yaralandı ve çok sayıda bina hasar gördü.

Binalarda yangın çıkmasına, yollarda çatlak oluşmasına ve ana su hatlarının hasar görmesine neden olan depremin ardından tsunami uyarısı verilmezken, bazı uçak ve tren seferleri askıya alındı.

Hokkaido depremi

Ülkenin kuzeyindeki Hokkaido adasında 6 Eylül 2018’de kaydedilen 6,7 büyüklüğündeki depremde 41 kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı.

Depremin yol açtığı heyelanlarla adadaki Atsuma kentinde çok sayıda ev toprak altında kalırken, 2 bin 700’e yakın kişi güvenli bölgelere tahliye edildi.

Yaklaşık 5,4 milyon kişinin yaşadığı adada elektrik ve ulaşım hizmetlerinin kesilmesine yol açan deprem sebebiyle bölgedeki uluslararası havaalanı uçuşa kapatıldı.

2021 Fukuşima depremi

Japonya'nın kuzeydoğusundaki Fukuşima eyaleti yakınlarında 13 Şubat 2021’de meydana gelen 7,3 büyüklüğündeki deprem sonrası 160 kişi yaralandı, 1700 binada hasar oluştu.

Depremden sonra, büyüklükleri 4 ile 5 arasında değişen 80 kadar artçı meydana geldi.

Sarsıntının etkilediği 4 eyaletteki okullarda 324 ayrı noktada hasar tespit edilirken, bu hasarlar sonucu 80'den fazla okulda eğitime geçici ara verildi.

Deprem sonrası yaşanan elektrik kesintisi sebebiyle de başkent Tokyo'yu bölge geneline bağlayan tren seferleri aksadı.

2022 Fukuşima depremi

Ülkenin kuzeydoğusundaki Miyagi ve Fukuşima eyaleti açıklarında 16 Mart 2022’de kaydedilen 7,4 büyüklüğündeki depremde 3 kişi yaşamını yitirdi, 198 kişi yaralandı.

Depremin ardından verilen tsunami uyarısı sonrası 1 metrenin altındaki dalgalar kıyı bölgeleri vurdu.

Ülkedeki eyaletlerin 9’unda bulunan 2,2 milyondan fazla meskende geçici elektrik kesintisi yaşandı, demir yolu seferleri de bir süreliğine askıya alındı.



İran'ın ateşkes anlaşması kapsamında gerilimi tırmandırması

USS George H.W. Bush uçak gemisi dün Arap Denizi'nden geçerken (CENTCOM)
USS George H.W. Bush uçak gemisi dün Arap Denizi'nden geçerken (CENTCOM)
TT

İran'ın ateşkes anlaşması kapsamında gerilimi tırmandırması

USS George H.W. Bush uçak gemisi dün Arap Denizi'nden geçerken (CENTCOM)
USS George H.W. Bush uçak gemisi dün Arap Denizi'nden geçerken (CENTCOM)

Hürmüz Boğazı çevresinde ABD ile İran arasındaki gerilim dün artarken, Washington Tahran ile ateşkesin çatışmalara rağmen sona ermediğini açıkladı ve “Özgürlük Projesi”ni bir uçak gemisiyle destekledi. İran ise “yeni bir denge” kurma çabasında olduğunu belirterek ihlalde bulunan gemileri tehdit etti.

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın “teslim bayrağını çekmesi gerektiğini” söyledi ve Tahran’ın “küçük oyunlara rağmen” anlaşma yapmak istediğini ifade ederek mevcut durumu “küçük ölçekli bir savaş” olarak niteledi.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, ateşkesin sona ermediğini ve “Özgürlük Projesi”nin savunma amaçlı ve geçici olduğunu vurguladı. Ancak Hegseth, İran’ın ABD güçlerine ya da ticari gemilere saldırması halinde “ezici ve yıkıcı bir ateş gücüyle” karşılık verileceği uyarısında bulundu.

ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine ise İran’ın ticari gemilere 9 kez ateş açtığını ve ABD güçlerine 10’dan fazla saldırı düzenlediğini, ancak durumun hâlâ kapsamlı bir savaşın yeniden başlaması eşiğinin altında olduğunu ifade etti.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı CENTCOM, USS George H.W. Bush uçak gemisinin 60’tan fazla uçakla Umman Denizi’ni geçtiğini ve bunun İran’a yönelik deniz ablukasını uygulama ile Hürmüz Boğazı’ndaki “Özgürlük Projesi”ni destekleme kapsamında olduğunu açıkladı.

Tahran ise söylemini sertleştirdi. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ülkesinin “henüz başlamadığını” ve Hürmüz’de “yeni bir denge” tesis etmeye çalıştığını belirtti. İran Devrim Muhafızları ise İran’ın belirlediği geçiş kurallarını ihlal eden gemilere “kararlı” şekilde karşılık verileceğini duyurdu.


Küba, Rubio'nun adaya uygulanan petrol ambargosu konusunda yalan söylediğini belirtiyor

Rubio, Beyaz Saray'daki basın toplantısında (EPA)
Rubio, Beyaz Saray'daki basın toplantısında (EPA)
TT

Küba, Rubio'nun adaya uygulanan petrol ambargosu konusunda yalan söylediğini belirtiyor

Rubio, Beyaz Saray'daki basın toplantısında (EPA)
Rubio, Beyaz Saray'daki basın toplantısında (EPA)

Küba, dün ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’yu, ABD’nin Küba’ya petrol ablukası uyguladığını reddetmesi nedeniyle yalan söylemekle suçladı.

Küba, ocak ayından bu yana bir enerji krizi yaşıyor. Kriz, ABD güçlerinin Venezuela Devlet Başkanı ve Küba’nın müttefiki Nicolas Maduro’yu yakalamasının ardından derinleşti. Washington ayrıca, komünist adaya ham petrol gönderen ülkelere gümrük tarifeleri uygulamakla tehdit etti.

Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez Parrilla, X platformunda yaptığı paylaşımda, Rubio’nun “basitçe yalan söylemeyi seçtiğini” ve “ABD Başkanı Donald Trump ve Beyaz Saray sözcüsüyle çeliştiğini” ifade etti.

Rodríguez’in açıklamaları, Rubio’nun birkaç saat önce Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında yaptığı değerlendirmelere yanıt niteliği taşıyor. Rubio, “Küba’ya yönelik başlı başına bir petrol ablukası yok” diyerek, “Küba’nın daha önce Venezuela’dan ücretsiz petrol aldığını, bunun yaklaşık yüzde 60’ını yeniden satarak gelir elde ettiğini ve bunun halkın yararına olmadığını” savundu.

Rubio ayrıca, “Aslında yaşanan tek şey, Venezuelalıların artık Küba’ya ücretsiz petrol vermeme kararı almasıdır”ifadelerini kullandı.

Öte yandan Rodríguez, Donald Trump yönetiminin 1 Mayıs’ta Küba’nın enerji sektörüne yönelik uyguladığı ilave yaptırımları da kınadı. Rodríguez, “Bakan (Rubio), bugün Küba halkına verilen zarar ve yaşatılan sıkıntının tamamen farkında” dedi.

Şu ana kadar Washington yönetimi, mart ayı sonunda yalnızca bir Rus petrol tankerinin adaya ulaşmasına izin verdi. Donald Trump ise bu sevkiyatın tek seferlik olduğunu belirtti.


İran Dışişleri Bakanı Pekin'de

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (Arşiv-AP)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (Arşiv-AP)
TT

İran Dışişleri Bakanı Pekin'de

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (Arşiv-AP)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (Arşiv-AP)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran haber ajansları Fars ve Tesnim’in bildirdiğine göre bugün Çinli mevkidaşı Wang Yi ile görüşmek üzere Pekin’e geldi.

Fars Haber Ajansı, Arakçi’nin “diplomatik bir heyetin başında Pekin’e geldiğini” ve ziyaret kapsamında iki ülke arasındaki ilişkiler ile bölgesel ve uluslararası gelişmeleri Çinli mevkidaşıyla ele alacağını belirtti. Çin, ABD’nin Tahran’a yönelik gelirleri kısıtlama çabalarına rağmen İran petrolünün başlıca ithalatçılarından biri olmayı sürdürüyor.

Söz konusu ziyaret, ABD Başkanı Donald Trump’ın 14-15 Mayıs tarihlerinde Çin’e yapması planlanan ziyaret öncesinde gerçekleşiyor.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio Çin’e, İran Dışişleri Bakanı üzerinde baskı kurması çağrısında bulunarak, “Umarım Çinliler (Arakçi’ye) söylenmesi gerekeni iletir; zira boğazlarda yaptıklarınız sizi küresel düzeyde yalnızlaştırıyor” ifadelerini kullandı.