Trump uyardı: Biden yeniden seçilirse “Üçüncü Dünya Savaşı” çıkar

Eski Başkan, yeni yılda ABD’yi kurtaracağı vaadinde bulundu

Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı eski Başkan Donald Trump, Iowa'daki bir mitingde konuşurken (AFP)
Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı eski Başkan Donald Trump, Iowa'daki bir mitingde konuşurken (AFP)
TT

Trump uyardı: Biden yeniden seçilirse “Üçüncü Dünya Savaşı” çıkar

Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı eski Başkan Donald Trump, Iowa'daki bir mitingde konuşurken (AFP)
Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı eski Başkan Donald Trump, Iowa'daki bir mitingde konuşurken (AFP)

ABD’de Kongre Binası Baskını olayının üçüncü yıldönümünde iki mitinge katılan eski Başkan Donald Trump, dün Iowa eyaletindeki seçim kampanyası sırasında, bu yılın kasım ayında yapılacak başkanlık seçimlerini kazanacağını iddia etti. Trump, mevcut Başkan Joe Biden’ı ABD tarihinin ‘en kötü’ başkanı olarak nitelendirdi.

Fransız Haber Ajansı’nın (AFP) aktardığına göre Trump, ‘gerileme’ yaşadığını düşündüğü ve ‘Üçüncü Dünya Savaşı’nın eşiğinde olduğunu söylediği ABD’de ‘yozlaşmış’ dediği Biden'a karşı kasım ayında yapılması planlanan başkanlık seçimlerini kazanacağına ve ‘ABD’yi kurtarmak’ için çalışacağına söz verdi.

ABD’nin batısının merkezinde yer alan Iowa eyaleti, 15 Ocak'tan itibaren parti toplantılarını (caucus) düzenlemeye başlayacak. Böylece Cumhuriyetçi Parti'nin başkan adayını belirlemek için ön seçimler bu yılın sonbaharında yapılacak. Yarım asırdır ön seçimlerin Iowa eyaletinde başlaması, ABD başkanlık seçimleri kampanyasında eyalete büyük bir önem kazandırdı.

Trump, federal düzeyde hakkındaki dört adli suçlamaya rağmen 20 Ocak 2025 tarihinde Cumhuriyetçi Parti’nin adayı olarak yeniden Beyaz Saray'a dönmek istiyor. Eski Başkan birkaç gün içinde, 20 Ocak 2021 tarihinde Beyaz Saray'dan çalkantılı bir şekilde ayrıldığından beri ilk kez seçmenlerin hakkındaki kararıyla yüzleşecek.

erbthr
Eski ABD Başkanı ve Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı Donald Trump, Cumhuriyetçi Parti’nin Iowa’nın Clinton şehrindeki mitingine giriş yaparken (AFP)

Iowa'ya cuma günü gelen Trump, Newton kentindeki bir seçim mitinginde konuşma yaptı.  Ardından Illinois eyaleti sınırındaki Clinton şehrindeki bir okulda konuştu.

Joe Biden’ı ABD tarihindeki ‘en kötü’ başkan olarak nitelendiren Trump, dünyanın süper gücü ABD'nin ‘gerilemesinden’ duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Dün Newton şehrinde Iowalı destekçilerine yaptığı iki saatlik konuşmada Trump, 6 Ocak’taki olayların detaylarına girmezken, olaylara karışan ve şu an hapishanede olan kişileri ‘rehineler’ olarak tanımladı. Trump ayrıca, tekrar seçildiği takdirde birçok kişiyi affedeceğini söyledi.

Eski Cumhuriyetçi Başkan, Biden'ın yeniden seçilmesi durumunda Üçüncü Dünya Savaşı'nın çıkacağı uyarısında bulundu. Trump, destekçilerinin ‘Make America Great Again’ (Amerikayı Yeniden Harika Yap) sloganına yanıt olarak, “Bu ABD’yi kurtarmak için son şansımız” dedi. 2020 yılındaki başkanlık seçimlerini kazandığını iddia etmekten hiç vazgeçmeyen Trump, kasım ayında yapılacak seçimlerde ‘üçüncü kez’ kazanacağını vurguladı.

Ukrayna’daki ve Gazze'deki savaşların yanında İran ve Çin ile yaşanan gerilimlere değinen Trump, Newton'daki yüzlerce coşkulu destekçisini Biden'ın yeniden seçilmesi durumunda, ABD’nin 1930'lardaki gibi bir dünya savaşı, yani ‘Üçüncü Dünya Savaşı’ ve bir başka ‘Büyük Buhran’ tehlikesiyle karşı karşıya kalacağı uyarısında bulundu.

dergv
Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı eski Başkan Donald Trump, Clinton’daki bir okulda yaptığı konuşmasının ardından konukları selamlarken (AFP)

Dün akşam Clinton’daki bir okulda yaptığı konuşmada, ülkenin ‘gerilemede’ olduğunu ve ‘ülkeyi cehennemden geri getireceğini’ söyleyen Trump, ‘ABD’yi, Biden’ın felaketlerinden kurtarabilecek tek aday’ olmakla övündü.

Demokratların ve medyanın ‘Trump’ın bir kez daha seçilmesi halinde diktatörlük kuracağı’ tehlikesine ilişkin uyarılarını tiye alan Trump, kahkahalar ve alkışlar arasında “Ben bir diktatörüm” dedi.

Cuma günü Iowa eyaletinin Sioux Center şehrindeki mitingde ise Demokrat Partili Başkan Biden’ın, Pennsylvania'da yaptığı ve sözlerinin ‘Nazi Almanyası’ retoriğiyle karşılaştırıldığı konuşmaya değinen Cumhuriyetçi milyarder, Biden’ın açıklamalarını ‘acınası’ olarak nitelendirdikten sonra ABD Başkanı’nı ‘korkuları uyandırmakla’ suçladı.

Biden dönemini ‘sürekli tekrarlanan zayıflık, yetersizlik, yolsuzluk ve başarısızlık dizisi’ olarak tanımlayan Trump, 2024 başkanlık seçim kampanyasının şartlarının ve zorluklarının, başkanlığı kazandığı 2016 yılına kıyasla ‘daha’ büyük bir önem taşıdığını belirterek “Bu bakımdan 10 gün sonra bu eyaletin insanları hayatlarının en önemli oyunu kullanacak” dedi.

sdfvr
Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı eski Başkan Donald Trump, Iowa’daki bir seçim mitingi sırasında (Reuters)

Hakkındaki yargıya taşınan suçlamalara ve 2020 yılının kasım ayında başkanlık seçimlerinin sonuçlarını bozma girişimi nedeniyle hapis cezasına çarptırılma riskiyle karşı karşıya olmasına rağmen anketler, Cumhuriyetçilerin yüzde 60'ının Trump'ı desteklediğini ve başlıca rakipleri Nikki Haley ve Ron DeSantis’i geride bıraktığını gösterdi.

Iowa'da ve diğer bazı muhafazakâr eyaletlerde, Amerikan siyaset sahnesini 10 yıldan kısa bir sürede değiştiren 70 yaşındaki ABD’li milyarder, hakkındaki hukuki meselelere göz yumabilen çok sadık bir hayran kitlesine sahip.

Bundan üç yıl önce ABD Kongre binasına düzenlenen baskın, ABD'de derinden bölünmeye devam ediyor. Washington Post gazetesi ve Maryland Üniversitesi tarafından yapılan ankete göre, ABD’lilerin yüzde 25'i ve Trump'ı destekleyen seçmenlerin yüzde 44'ü, Kongre Binası Baskını olayının arkasında Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI) olduğuna inanıyor.

Öte yandan AFP’nin aktardığına göre, FBI tarafından dün yapılan açıklamada, Kongre Binası Baskını olayına karıştıkları gerekçesiyle Florida eyaletinde aranan 3 kişinin yakalandığı duyuruldu.

ABD’li yetkililer, 35 aydır devam eden kapsamlı soruşturmada, ülkenin elli eyaletinde bin 200’den fazla kişiyi 6 Ocak 2021 isyanına katılmakla suçladı ve bunların yarısından fazlası mahkûm edildi.

ABD Başkanı Biden, eski Başkan Trump ve destekçilerinin ‘siyasi şiddeti’ teşvik ettiğini ileri sürdü. Biden, “Trump ve destekçileri (Make America Great Again sloganının destekçileri), siyasi şiddeti sadece benimsemekle kalmıyor, aynı zamanda hafife de alıyorlar” dedi.

rthn
Trump, Iowa'daki seçim mitinginde destekçilerinden oluşan bir kalabalığın önünde (Reuters)

Trump'ın, seçim sonuçlarını bozmak için komplo kurduğu suçlamasıyla 4 Mart'ta Washington'da mahkemeye çıkması bekleniyor. Trump, yenilgisinin ardından ülkenin güneyinde yer alan Georgia eyaletindeki seçim sonuçlarını bozmaya çalışmakla da suçlanıyor.

Mahkemeden sonraki gün, yani 5 Mart'ta, aralarında Maine ve Colorado'nun da bulunduğu yaklaşık 15 eyalette, seçmenlerin sandık başına gittiği ‘Süper Salı’ olarak da bilinen ön seçimler yapılacak.

Son kamuoyu yoklamalarında Trump'ın küçük bir farkla gerisinde kalan Biden, Pennsylvania eyaletinin Valley Forge bölgesinde düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada, Cumhuriyetçi rakibi Trump’ın ‘Amerikan demokrasisi için büyük bir tehdit’ olduğunu söyledi. Valley Forge bölgesi, Bağımsızlık Savaşı sırasında ordunun ana kışlalarından biri olması nedeniyle ülkede büyük öneme sahip tarihi bir yerlerden biri olarak görülüyor.

Trump'ı Nazi Almanyası ile aynı dili kullanmakla suçlayan Biden, “(Trump) Nazi Almanya'sında kullanılan retoriğin aynısını kullanarak ABD’lilerin kanının zehirlendiğinden bahsediyor” dedi.

Diğer taraftan Kongre Binası Baskını sırasında ABD Temsilciler Meclisi Başkanı olan Nancy Pelosi, cuma günü The Atlantic dergisinde yayınlanan makalesinde, aradan 3 yıl geçmesine rağmen ‘ABD demokrasisine yönelik tehdidin hala geçerli olduğunu’ belirterek, Trump'ın ‘saldırganlığa başvurmasını’ eleştirdi.



ABD ordusu, Irak’ın batısında meydana gelen uçak kazasında mürettebattan dört kişinin öldüğünü bildirdi

ABD Hava Kuvvetleri’ne ait bir KC-135 Stratotanker yakıt ikmal uçağı, 30 Ağustos 2023’te Japonya’nın güneyindeki Okinawa’nın batısında bulunan Kadena Hava Üssü’nden kalkış yapıyor. (AP)
ABD Hava Kuvvetleri’ne ait bir KC-135 Stratotanker yakıt ikmal uçağı, 30 Ağustos 2023’te Japonya’nın güneyindeki Okinawa’nın batısında bulunan Kadena Hava Üssü’nden kalkış yapıyor. (AP)
TT

ABD ordusu, Irak’ın batısında meydana gelen uçak kazasında mürettebattan dört kişinin öldüğünü bildirdi

ABD Hava Kuvvetleri’ne ait bir KC-135 Stratotanker yakıt ikmal uçağı, 30 Ağustos 2023’te Japonya’nın güneyindeki Okinawa’nın batısında bulunan Kadena Hava Üssü’nden kalkış yapıyor. (AP)
ABD Hava Kuvvetleri’ne ait bir KC-135 Stratotanker yakıt ikmal uçağı, 30 Ağustos 2023’te Japonya’nın güneyindeki Okinawa’nın batısında bulunan Kadena Hava Üssü’nden kalkış yapıyor. (AP)

ABD ordusu, Irak’ta düşen KC-135 Stratotanker yakıt ikmal uçağında görevli altı kişiden dördünün hayatını kaybettiğini açıkladı.

ABD ordusu dün, Irak’ın batısında bir KC-135 Stratotanker yakıt ikmal uçağının düştüğünü, kazaya karışan ikinci uçağın ise güvenli bir şekilde indiğini duyurmuştu.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) dün yaptığı açıklamada, İran ile süren çatışmalar sırasında ‘dost hava sahasında’ bir askeri uçağın kaybolması üzerine kurtarma operasyonu yürütüldüğünü belirtmişti. Ordu, kazaya karışan iki uçağın bulunduğunu, bunlardan birinin Irak’ın batısına düştüğünü, diğerinin ise güvenli bir şekilde indiğini açıkladı. Kazanın düşman veya dost ateşi sonucu meydana gelmediği ifade edildi.

Bu ölümler, 28 Şubat’tan bu yana İran’a karşı yürütülen ABD operasyonlarında hayatını kaybeden yedi Amerikan askerine eklendi.

ABD, Ortadoğu’da İran’a yönelik operasyonlara destek amacıyla çok sayıda uçak konuşlandırmıştı. Olay, yalnızca askeri operasyonların değil, aynı zamanda havada yakıt ikmali operasyonlarının da risklerini gözler önüne serdi.

1950’ler ve 1960’ların başında Boeing tarafından üretilen KC-135 uçakları, ABD ordusunun yakıt ikmal filosunun belkemiğini oluşturuyor ve uçakların görevlerini iniş yapmadan sürdürebilmesini sağlıyor.

Irak’taki İran yanlısı silahlı grupları kapsayan İslami Direniş adlı örgüt bu sabah yaptığı açıklamada, ikinci bir KC-135 uçağını hedef aldıklarını ve uçağın hasar aldığını, ancak zorunlu iniş yaparak kaçmayı başardığını belirtti.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan salı günü aktardığı bilgiye göre, ABD-İsrail saldırıları sırasında İran’a karşı yürütülen operasyonlarda 150 Amerikan askerinin yaralandığı bildirildi. Uçağın düşmesi haberi, ABD uçak gemisi USS Gerald R. Ford’da çıkan ve savaşla ilgili olmayan yangın sonucu iki denizcinin yaralanmasıyla aynı döneme denk geldi.

Kuveyt’in Şuaybe limanındaki bir Amerikan tesisine insansız hava aracı (İHA) çarpması sonucu yedi Amerikan askeri hayatını kaybetti. ABD Başkanı Donald Trump ve diğer üst düzey yetkililer, İran ile çatışmaların Amerikan ordusunda daha fazla kayba yol açabileceği uyarısında bulundu.


Cibuti-Etiyopya-Somali zirvesi tartışmalı konularda mutabakatı güçlendirdi

Cibuti Cumhurbaşkanı, Somali Cumhurbaşkanı ve Etiyopya Başbakanı’nı kabul etti. (SONNA)
Cibuti Cumhurbaşkanı, Somali Cumhurbaşkanı ve Etiyopya Başbakanı’nı kabul etti. (SONNA)
TT

Cibuti-Etiyopya-Somali zirvesi tartışmalı konularda mutabakatı güçlendirdi

Cibuti Cumhurbaşkanı, Somali Cumhurbaşkanı ve Etiyopya Başbakanı’nı kabul etti. (SONNA)
Cibuti Cumhurbaşkanı, Somali Cumhurbaşkanı ve Etiyopya Başbakanı’nı kabul etti. (SONNA)

Cibuti, Etiyopya ve Somali liderlerini bir araya getiren ve yaklaşık 40 gün içinde ikinci kez düzenlenen üçlü zirvede, bölgede gerilime neden olan başlıca dosyalar ele alındı. Zirve aynı zamanda, Etiyopya’nın Rönesans Barajı nedeniyle Mısır’ın su güvenliğine yönelik tehditler ve Addis Ababa yönetiminin Kızıldeniz’e çıkış arayışı bağlamında Kahire’nin tutumuna ilişkin soruları da gündeme getirdi.

Etiyopya Haber Ajansı (ENA) dün, Cibuti’de düzenlenen görüşmeden fotoğraflar yayımlayarak Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed’in bölgesel iş birliği konularını ele aldığı temaslar gerçekleştirdiğini bildirdi. Ajans görüşmelerin içeriğine dair ayrıntı paylaşmadı.

Somali Ulusal Haber Ajansı (SONNA) ise Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud’un çarşamba günü düzenlenen üçlü zirveye katıldığını aktardı. Ajansa göre görüşmeler özellikle güvenlik ve terörle mücadele alanlarında ortak koordinasyonun güçlendirilmesine odaklandı.

Toplantıda ayrıca Somali’nin demokratik dönüşüm sürecine verilen desteğin artırılması, ortak yatırımların geliştirilmesi, bölge ülkeleri arasında hareketliliğin kolaylaştırılması ve bölgesel entegrasyonu güçlendirecek ekonomik altyapı projelerinin teşvik edilmesi konuları da ele alındı.

Bu, iki aydan kısa sürede düzenlenen ikinci zirve oldu. Üç lider daha önce 31 Ocak’ta Etiyopya’nın doğusunda bir araya gelmişti. O toplantıda SONNA, Afrika Boynuzu’ndaki güvenlik ve siyasi durumun değerlendirildiğini, mevcut zorluklara çözüm bulunması ve ekonomik iş birliğinin güçlendirilmesi yollarının ele alındığını bildirmişti.

Mısır’ın beklentisi

Konuya hâkim Mısırlı bir kaynak, Kahire’nin bölgedeki Etiyopya faaliyetlerini yakından izlediğini belirterek, Addis Ababa yönetiminin bölgedeki dalgalı durumdan ve dünyanın İran savaşıyla meşgul olmasından yararlanarak nüfuzunu yeniden düzenlemeye çalışmasından endişe duyulduğunu söyledi.

Kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Bizim için önemli olan Cibuti ve Somali’nin tepkilerinin, Addis Ababa’nın bölgesel hâkimiyet kurma girişimini reddetme yönünde varılan mutabakatla uyumlu olmasıdır” dedi. Aynı kaynak, bunun Mısır’ın bu ülkeler arasındaki ilişkilere müdahalesi anlamına gelmediğini vurgulayarak, “Hâkimiyet kurma ve nüfuz genişletme fikri Mısır tarafından kabul edilemez. Zirvenin sonuçlarını göreceğiz” ifadelerini kullandı.

Mısırlı uzmanlar ise söz konusu zirvenin bir ittifakla sonuçlanmasını beklemiyor. Uzmanlara göre toplantı, son iki yılda Etiyopya ile Somali arasında yaşanan anlaşmazlıkların gölgesinde, tarafların çıkarlarını öne çıkaran üçlü bir iş birliğini güçlendirme amacı taşıyor.

Afrika Boynuzu son dönemde bölgedeki yüksek gerilim nedeniyle dikkat çeken zirvelere sahne oldu. Bunların en öne çıkanlarından biri, Ekim 2024’te Somali, Mısır ve Eritre liderleri arasında düzenlenen zirveydi. Mogadişu ile Addis Ababa arasında tartışmalı bir limanın kontrolü konusunda yaşanan gerilim ortamında gerçekleştirilen toplantıda üç ülke, ‘bölgedeki zorluk ve tehditlerle mücadelede ittifak’ vurgusu yapmıştı.

fergthyju
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed (ENA)

Mısır’ın eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Salah Halime’ye göre “söz konusu zirve yeni bir ittifak olarak nitelendirilemez. Gerçek şu ki, bölge ülkeleri arasında üçlü bir iş birliği söz konusu. Toplantının odak noktası, başta terörle mücadele olmak üzere hayati öneme sahip konuların koordinasyonu ile yatırım alanlarındaki iş birliğinin geliştirilmesi ve iç durumların ele alınmasıdır.”

Halime, “Zirvede ele alınan konular, güvenlik ve istikrarın sağlanmasına, ortak kalkınma sürecinin ilerlemesine hizmet ediyor ve şu aşamada bir ittifak anlamına gelmiyor. Bu yaklaşım, Mısır’ın Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz bölgesinde barışın yaygınlaştırılmasını ve komşu ülkelerle ilişkilerin güçlendirilmesini amaçlayan politikalarıyla çelişmiyor” dedi.

Mısır Dış İlişkiler Konseyi üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Reha Ahmed Hasan da Halime ile aynı görüşü paylaşarak, zirvenin özellikle Somali ile Etiyopya arasındaki anlaşmazlıklar yerine ortak çıkarların güçlendirilmesine yönelik olarak düzenlendiğini vurguladı.

Etiyopya hamleleri

İlk zirveden yaklaşık 10 gün önce Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, iki yıl kadar önce kendisine deniz erişimi sağlama teklifinde bulunulan Cibuti’yi ziyaret etti. Başbakan, ziyaretinde ticaret ve lojistik konularına odaklandı; bu durum, Etiyopya’nın Kızıldeniz’e erişim talebini sürdürmesi nedeniyle Mısır ve kıyıdaş ülkelerin direnişiyle bir yıldan fazla süredir devam eden tartışmaların merkezinde yer alıyor.

Etiyopya, 1993’te Eritre’nin yaklaşık otuz yıl süren savaşın ardından bağımsızlığını kazanmasıyla kara ile çevrili bir ülke haline geldi. Bu durum, Etiyopya’yı komşu ülkelerin limanlarına bağımlı kıldı. Ülke, uluslararası ticaretinin yüzde 95’inden fazlasının geçtiği Cibuti Limanı’na özellikle güveniyor ve lojistik hizmetler için yıllık yüksek ücretler ödüyor; bu hizmetler Cibuti için önemli gelir kaynağı oluşturuyor.

sdfgthy
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud çarşamba günü Cibuti’ye geldi. (SONNA)

Halime, son gelişmelerin Etiyopya’nın Kızıldeniz’e erişimi konusuyla bağlantılı düzenlemelerin bir parçası olmadığını belirterek, deniz erişimi meselesinin genellikle iki ülke arasında yapılan uluslararası anlaşmalar çerçevesinde ele alındığını, tek bir ülke içindeki bölgesel bir mesele olarak değerlendirilmediğini söyledi.

Somali’ye ilişkin olarak Halime, ülkenin güvenliğini, istikrarını ve siyasi dönüşümünü sağlamak amacıyla bir strateji izlediğini ve tüm taraflarla dengeli ilişkiler kurmaya çalıştığını vurguladı. Ayrıca, Kızıldeniz kıyısındaki ülkelerle olan ilişkilerin sağlam ve doğru bir çerçevede yürütüldüğünü ifade etti.

Bu görüşe, Somali’nin Etiyopya ile böyle toplantılara katılmasının Mısır ile ilişkilerini kaybetmesi anlamına gelmeyeceğini belirten Hasan da katıldı. Hasan’a göre, “Mogadişu, Addis Ababa ile bir ittifak kurarak Mısır ile iş birliğini telafi edemez.”


İsrail ordusu, Tahran’daki Besic kontrol noktalarını vurduğunu duyurdu

Tahran’da hava saldırısının gerçekleştiği yerde toplanan insanlar, 12 Mart 2026 (Reuters)
Tahran’da hava saldırısının gerçekleştiği yerde toplanan insanlar, 12 Mart 2026 (Reuters)
TT

İsrail ordusu, Tahran’daki Besic kontrol noktalarını vurduğunu duyurdu

Tahran’da hava saldırısının gerçekleştiği yerde toplanan insanlar, 12 Mart 2026 (Reuters)
Tahran’da hava saldırısının gerçekleştiği yerde toplanan insanlar, 12 Mart 2026 (Reuters)

İsrail ordusu dün yaptığı açıklamada, Tahran’da Besic güçlerine ait kontrol noktalarını hedef aldığını duyurdu. Açıklamada saldırıların, İran’daki rejimi zayıflatma çabalarının bir parçası olduğu belirtildi.

Besic, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) kontrolü altında bulunan yarı askerî bir güç olarak biliniyor. Gerektiğinde devreye sokulan bu yapı, genellikle ülke içindeki protestoların bastırılmasında kullanılıyor.

İsrail ordusu yazılı açıklamasında, son dönemde Tahran’da Besic güçlerine ait yeni kontrol noktalarının tespit edildiğini bildirdi.

Ordudan yapılan açıklamada, “Bu noktaların tespit edilmesinin ardından İsrail Hava Kuvvetleri, ordunun istihbarat bilgilerine dayanarak son 24 saat içinde Besic kontrol noktalarını ve unsurlarını hedef aldı” denildi.

Açıklamada ayrıca, söz konusu güçlerin, özellikle son aylarda rejimin iç protestoları bastırma çabalarında başlıca rol oynadığı; göstericilere karşı aşırı şiddet, toplu gözaltılar ve güç kullanıldığı öne sürüldü.

İsrail ve ABD 28 Şubat’ta İran’a yönelik bir bombardıman dalgası başlattı; saldırıların ilk gününde İran Dini Lideri Ali Hamaney hayatını kaybetti. ABD ve İsrail, İran halkına ayaklanma ve yöneticilerini devirmeleri çağrısında bulundu.

İran’da aylar önce yetkililere karşı eşi görülmemiş protestolar düzenlenmiş, gösteriler geçtiğimiz ocak ayında zirveye ulaşmıştı. Yetkililer protestoculara karşı güvenlik operasyonu başlatmış ve gösterileri ‘isyan eylemleri’ olarak nitelendirmişti. İnsan hakları örgütleri ise söz konusu operasyonlarda binlerce kişinin hayatını kaybettiğini, on binlerce kişinin de gözaltına alındığını bildirdi. Buna karşın, ülkenin maruz kaldığı saldırılar sırasında örgütlü bir muhalefetin ortaya çıktığına dair herhangi bir işaret görülmediği ve İran yönetiminin iktidarı bırakmaya hazır olduğuna dair bir belirti bulunmadığı ifade edildi.

Tahran’da yaşayan bazı kişiler AFP’ye yaptıkları açıklamada, DMO’nun ABD-İsrail saldırıları karşısında kontrolü sağlamak amacıyla başkentin farklı noktalarında kontrol noktaları kurduğunu söyledi. Tahran’da yaşayan ve güvenlik gerekçesiyle adının açıklanmasını istemeyen 30’lu yaşlardaki bir kadın, “En küçük polis merkezleri bile kapalı, bu yüzden görevlilerin gidebileceği bir yer yok… Var olduklarını ve durumun kontrol altında olduğunu gösterebilecekleri tek yol kontrol noktaları kurmak” ifadelerini kullandı.