Trump uyardı: Biden yeniden seçilirse “Üçüncü Dünya Savaşı” çıkar

Eski Başkan, yeni yılda ABD’yi kurtaracağı vaadinde bulundu

Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı eski Başkan Donald Trump, Iowa'daki bir mitingde konuşurken (AFP)
Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı eski Başkan Donald Trump, Iowa'daki bir mitingde konuşurken (AFP)
TT

Trump uyardı: Biden yeniden seçilirse “Üçüncü Dünya Savaşı” çıkar

Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı eski Başkan Donald Trump, Iowa'daki bir mitingde konuşurken (AFP)
Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı eski Başkan Donald Trump, Iowa'daki bir mitingde konuşurken (AFP)

ABD’de Kongre Binası Baskını olayının üçüncü yıldönümünde iki mitinge katılan eski Başkan Donald Trump, dün Iowa eyaletindeki seçim kampanyası sırasında, bu yılın kasım ayında yapılacak başkanlık seçimlerini kazanacağını iddia etti. Trump, mevcut Başkan Joe Biden’ı ABD tarihinin ‘en kötü’ başkanı olarak nitelendirdi.

Fransız Haber Ajansı’nın (AFP) aktardığına göre Trump, ‘gerileme’ yaşadığını düşündüğü ve ‘Üçüncü Dünya Savaşı’nın eşiğinde olduğunu söylediği ABD’de ‘yozlaşmış’ dediği Biden'a karşı kasım ayında yapılması planlanan başkanlık seçimlerini kazanacağına ve ‘ABD’yi kurtarmak’ için çalışacağına söz verdi.

ABD’nin batısının merkezinde yer alan Iowa eyaleti, 15 Ocak'tan itibaren parti toplantılarını (caucus) düzenlemeye başlayacak. Böylece Cumhuriyetçi Parti'nin başkan adayını belirlemek için ön seçimler bu yılın sonbaharında yapılacak. Yarım asırdır ön seçimlerin Iowa eyaletinde başlaması, ABD başkanlık seçimleri kampanyasında eyalete büyük bir önem kazandırdı.

Trump, federal düzeyde hakkındaki dört adli suçlamaya rağmen 20 Ocak 2025 tarihinde Cumhuriyetçi Parti’nin adayı olarak yeniden Beyaz Saray'a dönmek istiyor. Eski Başkan birkaç gün içinde, 20 Ocak 2021 tarihinde Beyaz Saray'dan çalkantılı bir şekilde ayrıldığından beri ilk kez seçmenlerin hakkındaki kararıyla yüzleşecek.

erbthr
Eski ABD Başkanı ve Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı Donald Trump, Cumhuriyetçi Parti’nin Iowa’nın Clinton şehrindeki mitingine giriş yaparken (AFP)

Iowa'ya cuma günü gelen Trump, Newton kentindeki bir seçim mitinginde konuşma yaptı.  Ardından Illinois eyaleti sınırındaki Clinton şehrindeki bir okulda konuştu.

Joe Biden’ı ABD tarihindeki ‘en kötü’ başkan olarak nitelendiren Trump, dünyanın süper gücü ABD'nin ‘gerilemesinden’ duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Dün Newton şehrinde Iowalı destekçilerine yaptığı iki saatlik konuşmada Trump, 6 Ocak’taki olayların detaylarına girmezken, olaylara karışan ve şu an hapishanede olan kişileri ‘rehineler’ olarak tanımladı. Trump ayrıca, tekrar seçildiği takdirde birçok kişiyi affedeceğini söyledi.

Eski Cumhuriyetçi Başkan, Biden'ın yeniden seçilmesi durumunda Üçüncü Dünya Savaşı'nın çıkacağı uyarısında bulundu. Trump, destekçilerinin ‘Make America Great Again’ (Amerikayı Yeniden Harika Yap) sloganına yanıt olarak, “Bu ABD’yi kurtarmak için son şansımız” dedi. 2020 yılındaki başkanlık seçimlerini kazandığını iddia etmekten hiç vazgeçmeyen Trump, kasım ayında yapılacak seçimlerde ‘üçüncü kez’ kazanacağını vurguladı.

Ukrayna’daki ve Gazze'deki savaşların yanında İran ve Çin ile yaşanan gerilimlere değinen Trump, Newton'daki yüzlerce coşkulu destekçisini Biden'ın yeniden seçilmesi durumunda, ABD’nin 1930'lardaki gibi bir dünya savaşı, yani ‘Üçüncü Dünya Savaşı’ ve bir başka ‘Büyük Buhran’ tehlikesiyle karşı karşıya kalacağı uyarısında bulundu.

dergv
Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı eski Başkan Donald Trump, Clinton’daki bir okulda yaptığı konuşmasının ardından konukları selamlarken (AFP)

Dün akşam Clinton’daki bir okulda yaptığı konuşmada, ülkenin ‘gerilemede’ olduğunu ve ‘ülkeyi cehennemden geri getireceğini’ söyleyen Trump, ‘ABD’yi, Biden’ın felaketlerinden kurtarabilecek tek aday’ olmakla övündü.

Demokratların ve medyanın ‘Trump’ın bir kez daha seçilmesi halinde diktatörlük kuracağı’ tehlikesine ilişkin uyarılarını tiye alan Trump, kahkahalar ve alkışlar arasında “Ben bir diktatörüm” dedi.

Cuma günü Iowa eyaletinin Sioux Center şehrindeki mitingde ise Demokrat Partili Başkan Biden’ın, Pennsylvania'da yaptığı ve sözlerinin ‘Nazi Almanyası’ retoriğiyle karşılaştırıldığı konuşmaya değinen Cumhuriyetçi milyarder, Biden’ın açıklamalarını ‘acınası’ olarak nitelendirdikten sonra ABD Başkanı’nı ‘korkuları uyandırmakla’ suçladı.

Biden dönemini ‘sürekli tekrarlanan zayıflık, yetersizlik, yolsuzluk ve başarısızlık dizisi’ olarak tanımlayan Trump, 2024 başkanlık seçim kampanyasının şartlarının ve zorluklarının, başkanlığı kazandığı 2016 yılına kıyasla ‘daha’ büyük bir önem taşıdığını belirterek “Bu bakımdan 10 gün sonra bu eyaletin insanları hayatlarının en önemli oyunu kullanacak” dedi.

sdfvr
Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı eski Başkan Donald Trump, Iowa’daki bir seçim mitingi sırasında (Reuters)

Hakkındaki yargıya taşınan suçlamalara ve 2020 yılının kasım ayında başkanlık seçimlerinin sonuçlarını bozma girişimi nedeniyle hapis cezasına çarptırılma riskiyle karşı karşıya olmasına rağmen anketler, Cumhuriyetçilerin yüzde 60'ının Trump'ı desteklediğini ve başlıca rakipleri Nikki Haley ve Ron DeSantis’i geride bıraktığını gösterdi.

Iowa'da ve diğer bazı muhafazakâr eyaletlerde, Amerikan siyaset sahnesini 10 yıldan kısa bir sürede değiştiren 70 yaşındaki ABD’li milyarder, hakkındaki hukuki meselelere göz yumabilen çok sadık bir hayran kitlesine sahip.

Bundan üç yıl önce ABD Kongre binasına düzenlenen baskın, ABD'de derinden bölünmeye devam ediyor. Washington Post gazetesi ve Maryland Üniversitesi tarafından yapılan ankete göre, ABD’lilerin yüzde 25'i ve Trump'ı destekleyen seçmenlerin yüzde 44'ü, Kongre Binası Baskını olayının arkasında Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI) olduğuna inanıyor.

Öte yandan AFP’nin aktardığına göre, FBI tarafından dün yapılan açıklamada, Kongre Binası Baskını olayına karıştıkları gerekçesiyle Florida eyaletinde aranan 3 kişinin yakalandığı duyuruldu.

ABD’li yetkililer, 35 aydır devam eden kapsamlı soruşturmada, ülkenin elli eyaletinde bin 200’den fazla kişiyi 6 Ocak 2021 isyanına katılmakla suçladı ve bunların yarısından fazlası mahkûm edildi.

ABD Başkanı Biden, eski Başkan Trump ve destekçilerinin ‘siyasi şiddeti’ teşvik ettiğini ileri sürdü. Biden, “Trump ve destekçileri (Make America Great Again sloganının destekçileri), siyasi şiddeti sadece benimsemekle kalmıyor, aynı zamanda hafife de alıyorlar” dedi.

rthn
Trump, Iowa'daki seçim mitinginde destekçilerinden oluşan bir kalabalığın önünde (Reuters)

Trump'ın, seçim sonuçlarını bozmak için komplo kurduğu suçlamasıyla 4 Mart'ta Washington'da mahkemeye çıkması bekleniyor. Trump, yenilgisinin ardından ülkenin güneyinde yer alan Georgia eyaletindeki seçim sonuçlarını bozmaya çalışmakla da suçlanıyor.

Mahkemeden sonraki gün, yani 5 Mart'ta, aralarında Maine ve Colorado'nun da bulunduğu yaklaşık 15 eyalette, seçmenlerin sandık başına gittiği ‘Süper Salı’ olarak da bilinen ön seçimler yapılacak.

Son kamuoyu yoklamalarında Trump'ın küçük bir farkla gerisinde kalan Biden, Pennsylvania eyaletinin Valley Forge bölgesinde düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada, Cumhuriyetçi rakibi Trump’ın ‘Amerikan demokrasisi için büyük bir tehdit’ olduğunu söyledi. Valley Forge bölgesi, Bağımsızlık Savaşı sırasında ordunun ana kışlalarından biri olması nedeniyle ülkede büyük öneme sahip tarihi bir yerlerden biri olarak görülüyor.

Trump'ı Nazi Almanyası ile aynı dili kullanmakla suçlayan Biden, “(Trump) Nazi Almanya'sında kullanılan retoriğin aynısını kullanarak ABD’lilerin kanının zehirlendiğinden bahsediyor” dedi.

Diğer taraftan Kongre Binası Baskını sırasında ABD Temsilciler Meclisi Başkanı olan Nancy Pelosi, cuma günü The Atlantic dergisinde yayınlanan makalesinde, aradan 3 yıl geçmesine rağmen ‘ABD demokrasisine yönelik tehdidin hala geçerli olduğunu’ belirterek, Trump'ın ‘saldırganlığa başvurmasını’ eleştirdi.



Trump, İran’la ateşkes görüşmelerini reddetti: ABD ve Tahran savaşta geri adım atmıyor

 Reuters
Reuters
TT

Trump, İran’la ateşkes görüşmelerini reddetti: ABD ve Tahran savaşta geri adım atmıyor

 Reuters
Reuters

ABD ve İran’ın karşılıklı olarak geri adım atmaması, çatışmaların uzun sürebileceğine işaret ediyor. Arabuluculuk girişimleri ise şimdilik sonuç vermiş değil

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, İran’la devam eden savaşı sona erdirmek amacıyla başlatılmak istenen diplomatik temaslara mesafeli durduğu bildirildi.

Reuters’a konuşan diplomatik kaynaklara göre Washington yönetimi, Ortadoğulu müttefiklerin ateşkes görüşmelerini başlatma girişimlerini geri çevirdi. İran ise ABD ve İsrail saldırıları sona ermeden herhangi bir ateşkesi değerlendirmeyeceğini açıkladı.

Uzmanlara göre tarafların mevcut tutumu, savaşın kısa vadede sona ermesinin zor olduğunu gösteriyor.

Taraflar müzakereye hazır görünmüyor

Konuya yakın üç kaynağın Reuters’a verdiği bilgiye göre ABD yönetimi, iki hafta önce ABD ve İsrail’in geniş çaplı hava saldırılarıyla başlayan çatışmaları diplomasi yoluyla sonlandırma girişimlerine şu aşamada sıcak bakmıyor.

İranlı iki üst düzey yetkili de Tahran yönetiminin, ABD ve İsrail saldırıları durmadan ateşkes ihtimalini reddettiğini söyledi.

Kaynaklara göre İran’ın ateşkes için öne sürdüğü şartlar arasında; ABD ve İsrail saldırılarının tamamen sona ermesi, bu durumun kalıcı güvence altına alınması, savaş nedeniyle tazminat ödenmesi gibi talepler bulunuyor.

Petrol piyasalarına etkisi büyüyor

Savaşın etkileri sadece bölgeyle sınırlı kalmazken, küresel enerji piyasalarında da ciddi dalgalanmalara yol açıyor.

İran’ın dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nı kapatması, petrol fiyatlarının hızla yükselmesine neden oldu.

ABD’nin cuma gecesi İran’ın en büyük petrol ihracat terminallerinden biri olan Harg Adası’nı hedef alması da Washington’un askeri baskıyı artırma stratejisinin süreceğine işaret eden bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

İran’ın yeni Dini Lideri Mücteba Hamaney ise Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalacağını ve gerekirse bölgedeki saldırıların genişletilebileceğini açıkladı.

Savaşta şu ana kadar çoğu İran’da olmak üzere 2 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

Arabuluculuk girişimleri tıkandı

Savaş öncesinde İran ile Batılı ülkeler arasında dolaylı görüşmelere aracılık eden Umman’ın, taraflar arasında yeniden iletişim kurulması için birden fazla girişimde bulunduğu ancak bu çabaların sonuçsuz kaldığı ifade edildi.

Reuters’a konuşan bir Beyaz Saray yetkilisi, Trump’ın önceliğinin İran’ın askeri kapasitesini zayıflatmak olduğunu söyledi.

Yetkili şu ifadeleri kullandı:

Başkan şu anda bu tür görüşmelerle ilgilenmiyor. Operasyon kesintisiz devam edecek. Belki ileride diplomasi gündeme gelebilir ancak şu an için böyle bir plan yok.

Trump da savaşın ilk günlerinde yaptığı bir sosyal medya paylaşımında İran yönetiminin görüşmek istediğini ancak bunun için artık "çok geç" olduğunu savunmuştu.

Beyaz Saray’dan bir başka yetkili ise İran’da ortaya çıkabilecek yeni bir yönetimin ileride diplomasiye açık olabileceğini ancak mevcut durumda askeri operasyonların süreceğini belirtti.

Washington’da strateji tartışması

Savaşın petrol fiyatlarını artırmasının ABD iç siyasetine de etkileri olabileceği değerlendiriliyor.

Bazı ABD’li yetkililer ve Trump’ın danışmanları, yaklaşan ara seçimler öncesinde artan benzin fiyatlarının Cumhuriyetçi Parti için siyasi risk oluşturabileceği uyarısında bulunarak savaşın hızlı şekilde sonlandırılmasını savunuyor.

Buna karşılık bazı güvenlik yetkilileri ise İran’ın füze programının tamamen ortadan kaldırılması ve nükleer silah geliştirme ihtimalinin engellenmesi için askeri operasyonların sürmesi gerektiğini düşünüyor.

Trump’ın diplomatik girişimleri reddetmesi, yönetimin kısa vadede savaşı bitirmeye yönelik bir strateji benimsemediği şeklinde yorumlanıyor.

İran’da da sertlik yanlıları güç kazanıyor

Kaynaklara göre savaşın ilk günlerinde taraflar gerilimi azaltma ihtimaline daha açık görünüyordu. Hatta bazı ABD’li yetkililerin Umman üzerinden temas kurduğu da belirtiliyor.

İran Ulusal Güvenlik yetkilisi Ali Laricani ile Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin de, olası ateşkes görüşmeleri için Umman üzerinden temas kurmaya çalıştığı öne sürüldü.

Ancak bu girişimlerin ilerleme sağlamadığı belirtiliyor.

Reuters’a konuşan üst düzey bir İranlı yetkili, savaş ilerledikçe Tahran’ın tutumunun daha da sertleştiğini söyledi.

Yetkili, İran Devrim Muhafızları’nın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün kaybedilmesini savaşın kaybedilmesiyle eşdeğer gördüğünü belirtti.

"Bu nedenle Devrim Muhafızları herhangi bir ateşkesi veya diplomatik girişimi kabul etmiyor. Çeşitli ülkelerin çabalarına rağmen İran’ın siyasi liderliği de bu görüşmelere katılmayacak" dedi.

Independent Türkçe, Reuters


İran savaşı, Netanyahu’nun siyasi kariyerini nasıl şekillendirecek?

Netanyahu, Ali Hamaney'in öldürülmesinin ardından yerine geçen Mücteba Hamaney'i de tehdit etmişti (AFP)
Netanyahu, Ali Hamaney'in öldürülmesinin ardından yerine geçen Mücteba Hamaney'i de tehdit etmişti (AFP)
TT

İran savaşı, Netanyahu’nun siyasi kariyerini nasıl şekillendirecek?

Netanyahu, Ali Hamaney'in öldürülmesinin ardından yerine geçen Mücteba Hamaney'i de tehdit etmişti (AFP)
Netanyahu, Ali Hamaney'in öldürülmesinin ardından yerine geçen Mücteba Hamaney'i de tehdit etmişti (AFP)

Washington ve Tel Aviv'in Tahran'da rejim değişikliği umutları azalırken, İsrail lideri Binyamin Netanyahu siyasi bir sınavla karşı karşıya.

BBC'nin analizinde, Netanyahu'nun "onlarca yıldır bu an için hazırlandığı" ve siyasi kariyerini "İsrail'i düşmanı İran'a karşı savunma sözü" üzerine inşa ettiği yazılıyor.  

Ancak İsrail ve ABD'nin 28 Şubat'ta başlattığı operasyonda İran'ın dini lideri Ali Hamaney ve Devrim Muhafızları'ndan üst düzey komutanların öldürülmesine rağmen Tahran rejimi hâlâ ayakta.

Hürmüz Boğazı'ndaki krizle birlikte petrol fiyatları yükselmeye devam ederken, savaşı durdurmaları için Tel Aviv ve Washington üzerindeki baskı da artıyor.

Dolayısıyla Netanyahu'nun rejimi devirmeden savaşı sonlandırma planları yapabileceğine dikkat çekiliyor.

Eski İsrail ulusal güvenlik danışmanı ve Kudüs Strateji ve Güvenlik Enstitüsü düşünce kuruluşundan araştırmacı Tümgeneral Yaakov Amidror, İsrail'in rejimi kendisine tehdit oluşturamayacak kadar zayıflatarak temel hedeflerine ulaşabileceğini savunuyor:

Rejim değişikliğini başarabilirsek, bu Ortadoğu'yu da değiştirir. Ancak sınırlarımızı biliyoruz; biz bir süper güç değiliz ve kararlarımızda alçakgönüllü olmalıyız.

Diğer yandan savaşta "tam zafer" sözüyle destek toplamaya çalışan Netanyahu için Tahran rejimini ayakta bırakmak siyasi açıdan riskli olabilir.

Analist Neri Zilber, Hamas'ın hâlâ Gazze'nin yaklaşık yarısını kontrol ettiğini, Hizbullah'ın da 2024'teki ateşkesin ardından mücadeleyi sürdürdüğünü hatırlatarak, İsrail'in geçen sene haziranda 12 gün süren çatışmaların ardından ciddi risk alarak İran'la çok daha büyük bir savaşa girdiğini vurguluyor:

Netanyahu için tehlike burada yatıyor: Geçmişteki vaatleri ona geri dönecek ve dünyanın en güçlü ordusuyla birlikte bu ölçekte yürütülen mevcut savaş bile onun İsrail halkına vaat ettiği sonuçları getirmeyecek.

İran'a karşı Netanyahu'yla ortak operasyon yürüten ABD Başkanı Donald Trump da rejim değişikliğiyle ilgili çelişkili açıklamalar yapıyor. Savaşın ilk günlerinde hem Trump hem de ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, hedefin rejim değişikliği olduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunmuştu.

Daha sonra Trump, açıkça İranlılara ayaklanıp yönetimi ele geçirme çağrısı yapmıştı. Ancak Cumhuriyetçi lider, cuma günü Fox News Radio'ya verdiği söyleşide böyle bir hamlenin "çok zor olacağını" itiraf etti.

Netanyahu da perşembe günkü basın açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı:

Rejimi devirmek için en uygun koşulları yaratıyoruz. Ama İran halkının rejimi devireceğine dair size kesin bir şey söyleyemem. Rejim içeriden devrilir.

Independent Türkçe, Times of Israel, BBC, New York Times


Uydu görüntülerinin analizi, savaşın başlangıcından bu yana İran’da meydana gelen hasarın boyutunu ortaya koyuyor

Uydudan çekilen bir fotoğraf, İran’ın Bender Abbas kentindeki Hafadarya Hava Üssü’ne düzenlenen hava saldırılarının ardından hasar gören binaları gösteriyor. (AP)
Uydudan çekilen bir fotoğraf, İran’ın Bender Abbas kentindeki Hafadarya Hava Üssü’ne düzenlenen hava saldırılarının ardından hasar gören binaları gösteriyor. (AP)
TT

Uydu görüntülerinin analizi, savaşın başlangıcından bu yana İran’da meydana gelen hasarın boyutunu ortaya koyuyor

Uydudan çekilen bir fotoğraf, İran’ın Bender Abbas kentindeki Hafadarya Hava Üssü’ne düzenlenen hava saldırılarının ardından hasar gören binaları gösteriyor. (AP)
Uydudan çekilen bir fotoğraf, İran’ın Bender Abbas kentindeki Hafadarya Hava Üssü’ne düzenlenen hava saldırılarının ardından hasar gören binaları gösteriyor. (AP)

İran içinde bilgi akışına yönelik artan kısıtlamalar ve ülkenin geniş bölgelerinde internetin kesilmesi nedeniyle, uydu görüntüleri sahadaki durumu anlamak ve askeri saldırıların yol açtığı zararları tahmin etmek için temel bir araç haline geldi.

Bu çerçevede yeni bir uydu verisi analizi, yaklaşık iki hafta önce başlayan ABD-İsrail saldırılarından bu yana İran’ın farklı bölgelerindeki tesislerde meydana gelen zararların geniş kapsamlı bir ön görünümünü ortaya koydu.

Şarku’l Avsat’ın Washington Post’tan aktardığına göre, Oregon Eyalet Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından dün yayımlanan analiz, saldırıların başlangıcından bu yana ülkedeki çeşitli tesislerde oluşan yıkımın boyutuna dair şimdiye kadar yayımlanan en kapsamlı tablolardan birini sunuyor.

Çalışmanın sonuçları, zararların geniş çaplı olduğunu ve özellikle nüfus açısından İran’ın en büyük şehri olan başkent Tahran ile ülkenin güney-orta kesimindeki Şiraz şehrinde yoğunlaştığını ortaya koyuyor. Veriler ayrıca, sahil kenti Bender Abbas’ta 40’tan fazla tesisin zarar gördüğünü gösteriyor.

Stratejik açıdan büyük öneme sahip Bender Abbas, İran’ın ana deniz üslerinden birine ev sahipliği yapıyor ve Hürmüz Boğazı’na yakın konumda bulunuyor. Bu boğaz, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir su yolu olarak öne çıkıyor. Mevcut askeri gerilimler nedeniyle bölgede petrol yüklü gemiler birikmiş durumda ve İran tarafından olası saldırılar nedeniyle deniz trafiği konusunda endişeler artıyor.

Analizi, Oregon Eyalet Üniversitesi’ne bağlı Çatışma Ekolojisi Araştırmaları Laboratuvarı’ndan Corey Scher ve Jamon Van den Hoek yürüttü. Araştırmacılar, çalışmalarında daha önce dünyanın farklı bölgelerindeki silahlı çatışmaların etkilerini inceleyen veri analiz tekniklerini kullandı.

Uydudan çekilen bir fotoğraf, İran’daki Havarşehr Askeri Üssü’nü hedef alan hava saldırıları sonucu hasar gören binaları gösteriyor. (AP)Uydudan çekilen bir fotoğraf, İran’daki Havarşehr Askeri Üssü’nü hedef alan hava saldırıları sonucu hasar gören binaları gösteriyor. (AP)

Van den Hoek, gözlemlenen hasar desenlerinin geleneksel bir cepheye odaklanmayan saldırıların doğasını yansıttığını belirterek, “Şu anda belirli bir cephe yok; çünkü hasar çok kısa bir zaman diliminde İran’ın farklı bölgelerinde meydana geliyor” dedi.

Araştırmacılar, çalışmalarında 28 Şubat’ta başlayan saldırı öncesi Sentinel-1 uydusundan alınan verileri, 2-10 Mart tarihleri arasında toplanan verilerle karşılaştırdı.

Sentinel-1 uydusu, yeryüzündeki değişimleri izlemek için radar teknolojisi kullanıyor. Bu sayede binalar ve tesislerde meydana gelen hasar veya yıkım gözlemlenebiliyor. Ancak bu analiz türü, tarım alanları, yoğun bitki örtüsüne sahip bölgeler ve gelişmemiş alanlardaki hasarları tespit edemiyor.

Araştırmacılar, bu teknolojinin İran’daki geniş arazi alanlarındaki değişimleri izlemek için eşsiz bir fırsat sunduğunu belirtirken, bazı küçük veya sınırlı hasarları tespit edemeyebileceğini vurguladı.

İran'ın Hark Adası'nın uydu görüntüsü (AFP)İran'ın Hark Adası'nın uydu görüntüsü (AFP)

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth dün Pentagon’da düzenlediği basın toplantısında, ABD-İsrail saldırılarının çatışmanın başından bu yana 15 binden fazla hedefi vurduğunu açıkladı.

Gerginliği artıran bir başka gelişmede ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki gemilere yönelik saldırılarını durdurmaması halinde, İran’a bağlı Hark Adası’ndaki petrol altyapısına yönelik saldırı düzenleyebileceği uyarısında bulundu. Bu açıklama, küresel enerji piyasalarının benzeri görülmemiş bir tedarik sıkıntısı yaşadığı dönemde yapıldı.

Trump, bu uyarıyı sosyal medyada yaptığı bir paylaşımla da destekleyerek, ABD’nin Hark Adası’ndaki askeri hedefleri ‘tamamen yok ettiğini’ duyurdu. Ada, İran’ın petrol ihracatında kritik bir nokta; ülkenin petrol sevkiyatlarının yaklaşık yüzde 90’ı buradan geçiyor ve Hürmüz Boğazı’nın yaklaşık 500 kilometre kuzeybatısında yer alıyor.

Buna rağmen Trump, bugüne kadar ABD saldırılarının ada üzerindeki petrol altyapısını hedef almadığını belirtti ve “Ancak İran veya başka herhangi bir taraf, Hürmüz Boğazı’ndan gemilerin güvenli ve serbest geçişini engelleyecek bir eylemde bulunursa, bu kararı derhal gözden geçiririm” ifadesini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump, (Arşiv-AFP)ABD Başkanı Donald Trump, (Arşiv-AFP)

Trump, İran’ın ABD saldırılarına karşı koyma kapasitesinin bulunmadığını belirterek, “İran ordusu ve bu terörist rejimdeki diğer tüm taraflar silahlarını bırakıp ülkelerinde kalanları kurtarmak için akıllıca davranmalıdır; kalan çok fazla bir şey yok” dedi.

Daha sonra yaptığı bir paylaşımda Trump, medyayı eleştirerek, ‘yalan haber medyası’ olarak nitelendirdiği kuruluşların ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonlarındaki başarıları görmezden geldiğini savundu. Trump ayrıca, İran’ın ‘tamamen yenildiğini’ ve bir anlaşma