Ekvador'da ne oluyor?

Kimliği belirsiz silahlı kişilerin 9 Ocak’ta Ekvador'un Guayaquil ilçesinde devlete ait televizyon stüdyosuna canlı yayında baskın düzenlemesi ardından Ekvador polisi, TC TV kanalının genel merkezine girdi (AFP)
Kimliği belirsiz silahlı kişilerin 9 Ocak’ta Ekvador'un Guayaquil ilçesinde devlete ait televizyon stüdyosuna canlı yayında baskın düzenlemesi ardından Ekvador polisi, TC TV kanalının genel merkezine girdi (AFP)
TT

Ekvador'da ne oluyor?

Kimliği belirsiz silahlı kişilerin 9 Ocak’ta Ekvador'un Guayaquil ilçesinde devlete ait televizyon stüdyosuna canlı yayında baskın düzenlemesi ardından Ekvador polisi, TC TV kanalının genel merkezine girdi (AFP)
Kimliği belirsiz silahlı kişilerin 9 Ocak’ta Ekvador'un Guayaquil ilçesinde devlete ait televizyon stüdyosuna canlı yayında baskın düzenlemesi ardından Ekvador polisi, TC TV kanalının genel merkezine girdi (AFP)

Yanlarında patlayıcı taşıyan silahlı çete üyeleri, Salı günü ülke çapındaki mafya şiddeti dalgası sırasında Ekvador'da bir televizyon kanalına canlı yayın esnasında baskın düzenledi. Ekvador Devlet Başkanı Daniel Noboa, ordunun takip edeceği 22 çeteyi “terör örgütü” olarak tanımladı. Çarşamba günü polis, devletin bu çetelere karşı yürüttüğü mücadelede 70 şüphelinin tutuklandığını duyurdu.

Televizyona baskın

Geçtiğimiz Salı günü TC TV’de öğleden sonra haber canlı yayını başladığı sırada silahlı çete mensupları stüdyoya baskın düzenleyerek en az 15 dakika boyunca tehdit ve gözdağında bulundu.

İlk başta yayının ortasında silahlı bir adam belirdi, sonrasında tüfek taşıyan başka bir şahıs, ardından ise diğerleri geldi. Arkada programın ismi “Haberlerin Ardından” yazdığı sırada yayın çalışanları sete getirilerek yere yatırıldı. Çığlıkların ardından silah sesleri duyuldu. Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığı habere göre saldırganlardan birinin “Canlı yayındayız, yani mafyayla oynayamayacağınızı biliyorsunuz” dediği duyuldu.

FOTO: Kimliği belirsiz silahlı kişilerin 9 Ocak’ta Ekvador'un Guayaquil ilçesinde devlete ait televizyon stüdyosuna canlı yayında baskın düzenlemesinin ardından Ekvador polisi, TC TV kanalının genel merkezinin önünde devriye geziyor (AFP)
Kimliği belirsiz silahlı kişilerin 9 Ocak’ta Ekvador'un Guayaquil ilçesinde devlete ait televizyon stüdyosuna canlı yayında baskın düzenlemesinin ardından Ekvador polisi, TC TV kanalının genel merkezinin önünde devriye geziyor (AFP)

Maskeli saldırganların ellerindeki tüfekleri haber çalışanlarına doğrulttukları görülürken içlerinden biri ise “Ateş etmeyin!” diyerek aman diledi. Yaklaşık 15 dakika sonra yayın durdu.

TC TV Haber Departmanı Başkanı Alina Manrique'ye yere oturması emredildi. AP’ye konuşan Manrique, “Silahı kafama doğrulttukları sırada hayatımı, çocuğumu düşündüm” ifadelerini kullandı.

Saldırganlardan bazılarının polis tarafından çevrelendiklerini anlayınca stüdyodan kaçarak saklanmaya çalıştıklarını belirten Manrique, “Hala şoktayım. Her şey yerle bir oldu. Tek bildiğim bu ülkeyi terk edip çok çok uzaklara gitme zamanının geldiği.

Olayın ardından TC TV kanalının genel merkezinden ayrılan insanlar (AFP)
Olayın ardından TC TV kanalının genel merkezinden ayrılan insanlar (AFP)

Gerçekleştirilen saldırıda hayatını kaybeden olmadı. Polis ekipleri televizyon istasyonuna girerek saldırganları etkisiz hale getirdi. Bu şahıslar terör suçundan suçlu bulunmaları halinde 13 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilirler.

Ekvador'un sahil kenti Guayaquil'deki televizyon kanalına yapılan benzeri görülmemiş bu saldırı, bir dizi başka saldırı ve polis memurlarının kaçırılması ardından kaydedildi. Öncesinde ise ülkenin en güçlü çete liderlerinden ikisi hapishaneden kaçtı.

Saldırılarını yoğunlaştıran çeteler rehin alıyor

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre Çarşamba günü Ekvador, ön verilere göre en az 10 kişinin ölümüyle sonuçlanan benzeri görülmemiş bir güvenlik krizinin üçüncü gününe girdi.

Şüpheliler, aynı gün stüdyoda polis tarafından tutuklandı (AFP)
Şüpheliler, aynı gün stüdyoda polis tarafından tutuklandı (AFP)

Çetelerin bu üç gün içindeki yoğun saldırıları arasında, Pazartesi gecesi Ulusal Adalet Divanı Başkanı’nın evinin yakınlarında düzenlenen bombalı saldırı ve dört polis memurunun kaçırılması da yer alıyor. Polis, başkent Kito'da bir memurun, Quevedo şehrinde ise üç memurun kaçırıldığını bildirdi.

Yetkililer, çoğunlukla uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantılı şiddet olaylarındaki artıştan sorumlu olduğu düşünüle Los Choneros çetesinin Meksika'nın Sinaloa Karteli ile bağları olduğunu söylüyor.

Foto: Ekvador Devlet Başkanı Daniel Noboa’nın Los Choneros suç çetesinin lideri Adolfo Macias'ın ortadan kaybolması ardından ülkede 60 günlük olağanüstü hal (OHAL) ilan etmesi sonrasında 9 Ocak’ta Guayaquil’de yanan bir otobüs (Reuters)
Ekvador Devlet Başkanı Daniel Noboa’nın Los Choneros suç çetesinin lideri Adolfo Macias'ın ortadan kaybolması ardından ülkede 60 günlük olağanüstü hal (OHAL) ilan etmesi sonrasında 9 Ocak’ta Guayaquil’de yanan bir otobüs (Reuters)

Mahkumlar, Ekvador'daki en az beş hapishanede 130'dan fazla gardiyan ve diğer personeli rehin tutuyor. Sosyal medyada yayınlanan videolar, rehinelerin maskeli mahkumlar tarafından bıçakla tehdit edildiğini gösterdi. Salı günü, en az iki gardiyanın vurularak ve asılarak infaz edildiğini gösteren yeni görüntüler yayıldı.

İki mafya lideri kaçtı

Hükümet, yetkililerin Fito olarak bilinen Los Choneros lideri Macias'ın Pazar günü düşük güvenlikli bir hapishanedeki hücresinde kayıp bulunduğunu duyurması ardından en az 30 saldırı gerçekleştiğini söyledi. O gün Fito'nun yüksek güvenlikli bir tesise nakledilmesi planlanmıştı.

10 Ocak’ta ülkede OHAL devam ederken başkent Kito’da Carondelet Sarayı'nın önünde nöbet tutan güvenlik güçleri (AFP)
10 Ocak’ta ülkede OHAL devam ederken başkent Kito’da Carondelet Sarayı'nın önünde nöbet tutan güvenlik güçleri (AFP)

Ekvadorlu yetkililer Salı günü yaptıkları açıklamada, Los Lobos grubundan bir başka çete lideri Fabricio Colon Pico'nun da Riobamba kasabasındaki bir hapishaneden kaçtığını duyurdu. Adam kaçırma soruşturması kapsamında Cuma günü tutuklanan Colon Pico, ülkenin önde gelen savcılarından birini öldürmeye teşebbüsle de suçlanıyor.

Fito’nun nerede olduğu henüz bilinmiyor. Savcılar soruşturma başlatırken bu hususta iki gardiyan suçlanıyor. Ancak ne polis, ne ceza infaz sistemi ne de federal hükümet, mahkumun tesisten kaçıp kaçmadığını veya saklanıyor olabileceğini doğrulamadı.

Foto: Ekvador Silahlı Kuvvetleri tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, çete lideri Macias, 12 Ağustos 2023'teki bir operasyon sırasında Guayaquil’deki 8 Nolu Bölge Hapishanesi’nde maksimum güvenlikli alana naklediliyor (AFP)
Foto: Ekvador Silahlı Kuvvetleri tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, çete lideri Macias, 12 Ağustos 2023'teki bir operasyon sırasında Guayaquil’deki 8 Nolu Bölge Hapishanesi’nde maksimum güvenlikli alana naklediliyor (AFP)

Fito, Şubat 2013'te yüksek güvenlikli bir tesisten kaçmış, ancak haftalar sonra tekrar tutuklanmıştı. Uyuşturucu kaçakçılığı, cinayet ve organize suçtan hüküm giyen Fito, Guayaquil limanındaki La Regional hapishanesinde 36 yıl hapis cezası çekti.

Vito, geçen yıl merkezci başkan adayı Fernando Villavicencio'ya (59) suikast düzenlemekle suçlanmıştı. Villavicencio, cinayetten önce kendisinin ve seçim kampanyası ekibinin, cinayet ve uyuşturucu kaçakçılığı suçlamasıyla 34 yıl hapis cezasına çarptırılan Los Choneros liderinden ölüm tehditleri aldığını açıklamıştı.

Villavicencio’nun ülkedeki uyuşturucu kaçakçılığını araştıran eski bir gazeteci olduğu biliniyor.

Foto: OHAL’in devam ettiği Kito’da El Labrador metro istasyonunda 10 Ocak’ta güvenlik güçleri devriye geziyor (AFP)
OHAL’in devam ettiği Kito’da El Labrador metro istasyonunda 10 Ocak’ta güvenlik güçleri devriye geziyor (AFP)

Güvenlik önlemleri artırıldı

Kasım ayında ülke tarihinin en genç lideri olarak iktidara gelen ve ülkesine barış ve istikrar getirme sözü veren Ekvador Devlet Başkanı Daniel Noboa (36), canlı yayına yapılan baskının hemen ardından Salı günü bir kararname yayınladı. Kararnamede, şiddet mağduru Ekvador'un iç silahlı çatışmaya girdiği belirtildi. Analistler bunun ülkenin geleceği açısından bir dönüm noktası olduğunu düşünüyor. Ecuador Times’ın belirttiğine göre, Salı günü saat 16:00'dan sonra Kamu Güvenliği ve Devlet Güvenliği Konseyi kuruldu.

Reuters'in haberine göre Başkan Noboa, Radio Canela’ya verdiği demeçte, “Savaş halindeyiz, bu terörist gruplar karşısında teslim olamayız” ifadelerini kullandı.

Foto: Ekvador Devlet Başkanlığı Basın Ofisi tarafından yayınlanan görüntüde Noboa, önde gelen uyuşturucu karteli liderinin 8 Ocak’ta Guayaquil’daki bir hapishaneden kaçması ardından hapishane sistemi dahil olmak üzere tüm ülkede OHAL ilan ediyor (AFP)
Ekvador Devlet Başkanlığı Basın Ofisi tarafından yayınlanan görüntüde Noboa, önde gelen uyuşturucu karteli liderinin 8 Ocak’ta Guayaquil’daki bir hapishaneden kaçması ardından hapishane sistemi dahil olmak üzere tüm ülkede OHAL ilan ediyor (AFP)

Başkan Noboa, Fito’nun hapishaneden kaçışından bir gün sonra Ekvador'da OHAL ilan etti. Başkan Noboa tarafından ilan edilen OHAL, Ekvador genelinde güvenliğin yeniden sağlanması taahhüdünü içeriyor. 60 gün sürecek OHAL kapsamında ordu, gece sokağa çıkma yasağıyla sokaklarda ve hapishanelerde düzeni sağlama yetkisine sahip.

Salı günü Başkan Noboa, isimlerinin kapsamlı bir listesini sunduğu tüm suç gruplarının etkisiz hale getirilmesi emrini verdi. Noboa’nın yayınladığı, ülkede faaliyet gösteren 20 uyuşturucu kaçakçılığı çetesini terörist olarak sınıflandıran kararnamede, silahlı kuvvetlerin insan haklarına saygılı bir şekilde hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

Foto: Ekvador Devlet Başkanı Noboa, 9 Ocak’ta Kito’daki Hükümet Sarayı'nda Kamu Güvenliği ve Devlet Güvenlik Konseyi ile toplantı düzenledi (EPA)
Ekvador Devlet Başkanı Noboa, 9 Ocak’ta Kito’daki Hükümet Sarayı'nda Kamu Güvenliği ve Devlet Güvenlik Konseyi ile toplantı düzenledi (EPA)

Alman Haber Ajansı'nın (DPA) aktardığına göre, silahlı kişilerin düzenlediği canlı yayın baskını ardından yetkililer Çarşamba günü yaptıkları açıklamada, Ekvador polisinin suç çeteleriyle mücadele sırasında 70 şüpheliyi tutukladığını aktardı.

Polis, ülke genelinde yürütülen operasyonlarda silah, mühimmat, patlayıcı, yangın çıkarıcı cihaz ve araçlara el konulduğunu açıkladı. Çete üyeleri tarafından kaçırılan üç polis serbest bırakılırken firar eden 17 mahkum ise tutuklandı.

FOTO: Ekvadorlu polis memurları, TC TV stüdyosuna baskın yapan tutukluları ifşa etti (Reuters)
Ekvadorlu polis memurları, TC TV stüdyosuna baskın yapan tutukluları ifşa etti (Reuters)

Başkan Noboa'nın Salı günü geç saatlerde çetelerle mücadele çabaları kapsamında güvenlik kabinesi ile görüşmesi ardından Ekvador Silahlı Kuvvetler Ortak Komutanlığı Başkanı Amiral Jaime Vela Erazo, gazetecilere verdiği demeçte, bu saldırıların çetelerin hükümetin kendilerine yönelik hamlelerine verdiği tepkileri temsil ettiğini söyledi.

Bu saldırıları ülke tarihinde ‘eşi benzeri görülmemiş’ şeklinde nitelendiren Jaime Vela, “Mafya, halkı korkutmak için bir şiddet dalgası başlattı. Tüm bu çeteler artık birer askeri hedef” vurgusunda bulundu.

Başkan Noboa, ülkedeki şiddet dalgası hakkında açıklamalarda bulunmak üzere 10 Ocak'ta Kito’ya geldiğinde, Ekvador ordusu üyeleri Radio Canela istasyonu yakınındaki bir sokağı koruyordu (EPA)
Başkan Noboa, ülkedeki şiddet dalgası hakkında açıklamalarda bulunmak üzere 10 Ocak'ta Kito’ya geldiğinde, Ekvador ordusu üyeleri Radio Canela istasyonu yakınındaki bir sokağı koruyordu (EPA)

Ekvador’da Pazartesi gecesinden bu yana saldırılar düzenleniyor. Canlı yayında kaydedilen saldırı ise ülke genelinde binlerce evde canlı izlendi.

Merkezi New York’ta bulunan Dış İlişkiler Konseyi'nde siyasi analist Will Freeman, “Televizyona yapılan bu baskın bir dönüm noktasıdır” ifadelerini kullandı. Ekvador'daki çetelerin Villavicencio'ya suikast düzenlediğini, hükümet binalarının önünde bombalı araçları patlattığını hatırlatan Freeman, Salı günkü olayların şiddette yeni bir zirveye işaret ettiğini belirtti.

Çetelerin kalesi Guayaquil'de Polis Şefi, şiddet olaylarının 8 ölüm ve 3 yaralanmayla sonuçlandığını aktardı. Komşu Napo ilinde ise 2 polis memuru silahlı suçlular tarafından vahşice öldürüldü.

FOTO: Devlet Başkanı Noboa’nın 9 Ocak’ta Kito’da ülkenin bir iç silahlı çatışma durumunda olduğunu duyurması ardından Ekvador Başkan Yardımcısı'nın konutundaki çalışanlar binayı tahliye ederken güvenlik güçleri ise ana meydan ve başkanlık sarayı çevresini kordon altına aldı (AFP)
Devlet Başkanı Noboa’nın 9 Ocak’ta Kito’da ülkenin bir iç silahlı çatışma durumunda olduğunu duyurması ardından Ekvador Başkan Yardımcısı'nın konutundaki çalışanlar binayı tahliye ederken güvenlik güçleri ise ana meydan ve başkanlık sarayı çevresini kordon altına aldı (AFP)

Guayaquil'de oteller ve restoranlar kapanırken askeri araçlar ise sokaklarda devriye geziyor. Başkent Kito’da mağazalar ve alışveriş merkezleri erken kapanıyor.

Akşam saatlerinde Milli Eğitim Bakanlığı, tedbir amacıyla ülkedeki tüm okulların kapatılmasını talep etti.

Güvenlik güçleri, Pazar gününden bu yana çeşitli cezaevlerinde gerçekleştirdiği müdahale operasyonlarının fotoğraflarını yayınladı. Görüntülerde yüzlerce mahkumun iç çamaşırlarıyla, elleri başlarında yerde yattığı görüldü.

FOTO: Ekvador Deniz Piyadeleri, Guayaquil'deki Litoral Bölge Hapishanesi’nde sorun çıkaranları tutukladı, 8 Ocak (EPA)
Ekvador Deniz Piyadeleri, Guayaquil'deki Litoral Bölge Hapishanesi’nde sorun çıkaranları tutukladı, 8 Ocak (EPA)

Yıllar süren şiddet

AFP’nin haberine göre, birkaç yıla kadar çoğu sokak çetesi olan Ekvador'daki suç çeteleri, dünya çapında şubeleri olan şiddet yanlısı uyuşturucu kaçakçılığı aktörlerine dönüştü. Zirâ Ekvador, komşu Peru ve Kolombiya'da üretilen kokainin ihracatı için önemli bir varış noktası haline geldi.

Ekvador, Meksika ve Kolombiyalı çetelerle bağlantılı rakip çetelerin hakimiyetlerini genişletme çabası nedeniyle yıllardır şiddete tanık oluyor.

FOTO: OHAL devam ederken Ekvador Ulusal Polisi üyeleri ise 10 Ocak’ta Kito’nun kuzeyindeki bir metro istasyonunun girişinde nöbet tutuyor (AFP)
 OHAL devam ederken Ekvador Ulusal Polisi üyeleri ise 10 Ocak’ta Kito’nun kuzeyindeki bir metro istasyonunun girişinde nöbet tutuyor (AFP)

Güney Amerika'nın Pasifik kıyısında, Peru ile Kolombiya arasında yer alan ve dünyanın en büyük kokain üreticisi sayılan Ekvador, son yıllarda önemli bir uyuşturucu geçiş noktası haline geldi. Ülkeyi saran şiddetin çoğu, uyuşturucu çetelerinin limanları ve kaçakçılık yollarını kontrol altına almak amacıyla birbirleriyle ve hükümetle savaşması sonucu ortaya çıkıyor.



İsrail askeri istihbaratı, İran liderliği içinde büyük bir bölünme olduğuna işaret ediyor

Merhum Dini Lider Ali Hamaney’in resminin yer aldığı afişin önünde duran İranlı güvenlik görevlisi, Tahran, 31 Mart 2026 (AFP)
Merhum Dini Lider Ali Hamaney’in resminin yer aldığı afişin önünde duran İranlı güvenlik görevlisi, Tahran, 31 Mart 2026 (AFP)
TT

İsrail askeri istihbaratı, İran liderliği içinde büyük bir bölünme olduğuna işaret ediyor

Merhum Dini Lider Ali Hamaney’in resminin yer aldığı afişin önünde duran İranlı güvenlik görevlisi, Tahran, 31 Mart 2026 (AFP)
Merhum Dini Lider Ali Hamaney’in resminin yer aldığı afişin önünde duran İranlı güvenlik görevlisi, Tahran, 31 Mart 2026 (AFP)

İsrail ordusuna bağlı askeri istihbarat birimi Aman tarafından yayımlanan bir raporda, İran liderliğinde ciddi bir çatlak oluştuğu ileri sürüldü. Raporda, söz konusu ayrışmanın Tahran’daki rejimin en azından kısmi çöküşüne işaret edebileceği ifade edildi.

Aman, İran’ın merhum Dini Lideri Ali Hamaney’in yokluğunun büyük bir boşluk yarattığını belirterek, onun gibi otorite sahibi, etrafında diğer isimleri toplayan ve son sözü söyleyen bir figürün artık bulunmadığını kaydetti. Hamaney’in ölümünün ardından göreve geldiği belirtilen oğlu Mücteba’nın ise babası kadar karizmatik bir kişiliğe sahip olmadığı, dini ve siyasi açıdan yetersiz görüldüğü, ayrıca yaralı olduğu ve kritik kararları alma konusunda zayıf kaldığı değerlendirmesine yer verildi.

Bu nedenle, Hamaney sonrası liderliğin nasıl şekilleneceğine ilişkin sürecin hâlâ belirsizliğini koruduğu aktarıldı. Raporda ayrıca, İran kamuoyunun mevcut yönetime, Şah döneminin en önemli eleştirilerinden birinin yönetimin babadan oğula geçen ailevi bir yapı olması olduğunu hatırlattığı, buna karşın mevcut sistemin de geçmişte eleştirdiği yönteme benzer şekilde hareket ettiği ifade edildi.

İran’ın yeni liderleri

İsrail askeri istihbarat birimi Aman’ın hazırladığı ve dün Walla internet sitesinde yayımlanan raporda, ‘ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında 55 üst düzey liderin etkisiz hale getirilmesinin ardından yönetimde kalan isimler’ listelendi. Rapora göre mevcut liderler arasında, Mücteba Hamaney’in yanı sıra, İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) İstihbarat Teşkilatı’nın eski başkanı Hüseyin Taib de yer alıyor. Taib’in, Mücteba Hamaney’in yakın danışmanı ve sırdaşı olduğu, sertlik yanlısı çizgiyi temsil ettiği ve Batı ile anlaşma yapılmasını ya da taviz verilmesini ‘rejim için varoluşsal bir tehdit’ olarak nitelendirdiği aktarıldı.

Listede ayrıca, İran Dini Lideri’nin ofis başkanı Muhammed Abdullahi’nin de bulunduğu, Abdullahi’nin Hamaney’e erişimin kilit ismi olduğu ve liderlik içindeki rakip akımlar arasında hassas dengeleri yöneten bir figür olarak öne çıktığı ifade edildi. Bunun yanı sıra, eski içişleri ve savunma bakanı, aynı zamanda Kudüs Gücü’nün ilk komutanı olan Ahmed Vahidi’nin de listede yer aldığı belirtildi. Vahidi’nin sert tutumlarıyla bilindiği, DMO’nun güvenlik ve yürütme kanadını temsil ettiği ve İran’ın bölgedeki etkisini sürdürme politikasını savunduğu kaydedildi.

ds
İran Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan fotoğrafta, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve yanında Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi görülüyor; arkalarında ise Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ile Meclis Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu üyesi Milletvekili Ebu’l Fadl Amuyi yer alıyor.

Raporda, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın da öne çıkan isimler arasında olduğu belirtildi. Kalibaf’ın ABD ile yürütülen müzakerelerde önemli rol oynadığı, muhafazakâr bir siyasetçi olmakla birlikte ekonomik iyileşmeye odaklandığı ve yeni halk protestolarına yol açabilecek siyasi ve toplumsal çöküşü önlemeye çalıştığı ifade edildi. Bununla birlikte Kalibaf’ın, radikal kanatla iletişim kanallarını açık tutmaya özen gösterdiği de vurgulandı.

Raporda, reformist kanat içinde Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın öne çıktığı belirtildi. Pezeşkiyan’ın, İran üzerindeki ekonomik yaptırımların kaldırılması amacıyla daha ılımlı bir çizgi izlemeye çalıştığı, ancak DMO’nun kendisine getirdiği kısıtlamalar nedeniyle etkisinin sınırlı kaldığı ifade edildi. Ayrıca Pezeşkiyan’ın, ‘devrim değerlerine ihanet’ suçlamasıyla hedef alınan bir kampanyaya maruz kaldığı kaydedildi.

Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin de listede yer aldığı, Arakçi’nin 2015 yılında Batılı ülkelerle imzalanan nükleer anlaşmada müzakereci olarak görev yaptığı hatırlatıldı. Aman’dan üst düzey bir yetkilinin değerlendirmesine göre Arakçi’nin deneyimli bir diplomat olduğu ve İran’ın ABD karşısında boyun eğmiş görüntüsü vermeden taviz formülleri aradığı aktarıldı.

Raporda ayrıca, bu isimlerin dışında ‘ipleri elinde tutanlar’ olarak tanımlanan bir grubun bulunduğu ifade edildi. Bu grubun öne çıkan isimlerinden Ali İftihari’nin, istihbarat çevrelerinde ve Mücteba Hamaney’i liderliğe seçen dini elitler arasında etkili bir figür olduğu belirtildi. Söz konusu grubun, devrimin dini ideolojisini rejimin temel dayanaklarından biri olarak gördüğü kaydedildi.

Öte yandan Ali Raidin’in, hassas karar alma mekanizmalarıyla güçlü bağlantıları bulunan üst düzey bir güvenlik yetkilisi olduğu ifade edildi. Bir İsrailli generalin Raidin’i ‘zincirin en güçlü halkası’ olarak nitelendirdiği ve kendisine rejimin iç ve dış tehditler karşısında korunması görevinin verildiği aktarıldı. Ayrıca Raidin’in, İsrail saldırıları sonucu ağır darbe alan Besic gücünü yeniden yapılandırmakla görevlendirildiği belirtildi.

Zayıf halka

Aman bünyesindeki bir İsrailli general, mevcut İran yönetiminin en zayıf halkasının, nihai kararı verecek tek bir otoritenin bulunmaması olduğunu belirtti. Bu nedenle alınan her kararın anında itiraz ve şüpheyle karşılandığını, hem bireysel hem de karşılıklı güvenin sarsılmaya başladığını ifade etti. Ateşkes ortamına rağmen liderlik kadroları arasında gerginliğin sürdüğü de kaydedildi.

General, savaş süreci, suikastlar, Ali Hamaney’in yokluğu, yaşanan yıkım ve iletişim kopukluklarının, İran yönetim yapısında ciddi bir çatlağa yol açtığını ve karar alma mekanizmalarını zorlaştırdığını dile getirdi.

Rapora göre, yeni isimlerin göreve gelmesiyle birlikte yönetimde bir tür karmaşa oluştu ve iktidar krizi derinleşti. İranlı müzakerecilerin, hükümetlerinin hangi tavizleri verebileceği ya da bu konuda kime başvuracakları konusunda sınırlı bilgiye sahip oldukları gözlemlendi. Öte yandan, DMO içindeki sertlik yanlısı kanadın etkisini artırdığı ve fiilen, resmî olarak ülkeyi yöneten dini liderlikten daha fazla güç kullandığı ifade edildi.

Aman, radikal kanadın, Washington ile anlaşma veya uzlaşıya varan tarafların çabalarını sabote edebileceği ihtimalini de göz ardı etmedi.

Rejimi zayıflatmak

Öte yandan İsrail merkezli Walla internet sitesi, ‘Aslanın Kükreyişi’ adı verilen operasyon kapsamında Besic güçlerine ait yüzlerce hedefin vurulduğunu ve üst düzey yetkililerin öldürüldüğünü bildirdi. Buna karşın İsrail ordusu, rejimin devrilmesine yönelik herhangi bir talimat verilmediğini ve yalnızca hava saldırılarının bu hedef için yeterli olmayacağını açıkladı.

Aynı zamanda siyasi düzeyin, ülke içindeki kritik ulusal altyapının hedef alınmasını engellediği ortaya konuldu. Saldırıların yol açtığı hasara rağmen İran halkının kitlesel şekilde sokağa çıkmadığı belirtildi. Güvenlik kurumları içindeki değerlendirmelere göre operasyonun amacı, İran rejiminin istikrarını sarsmak ve kontrol kapasitesini zayıflatmak oldu. Bu kapsamda özellikle protestoların bastırılmasında kilit rol oynayan Besic güçleri başta olmak üzere iç güvenlik unsurlarının hedef alındığı ifade edildi.

cdscd
 İran’ın Meşhed kentinde rejim karşıtı protestolar, 10 Ocak (Reuters)

Saldırıların, bu güçlerle bağlantılı yüzlerce noktayı ve öne çıkan lider kadroları kapsadığı, bunun da yalnızca konvansiyonel bir askeri darbe değil, İran içinde doğrudan etki yaratmaya yönelik bir girişim olarak değerlendirildiği kaydedildi.

Bununla birlikte İsrailli askeri yetkililer, rejimin devrilmesinin operasyonun resmi hedefi olmadığını vurgulayarak, böyle bir sonucun yalnızca hava saldırılarıyla değil, aynı zamanda siyasi süreçler ve iç dinamiklerle mümkün olabileceğini belirtti.

Ayrıca siyasi liderliğin, İran’daki hayati ulusal altyapıya yönelik saldırıları yasaklayarak operasyonun kapsamına sınırlamalar getirdiği, bunun da tırmanma düzeyini ve verilebilecek zararın boyutunu kısıtladığı ifade edildi.

Tüm saldırılara rağmen İran’da geniş çaplı sokak hareketlerinin ya da büyük protestoların yaşanmadığı, bunun da rejim üzerinde daha derin bir stratejik etki oluşturulamamasında önemli bir etken olduğu değerlendirildi.

Sonuç olarak, değerlendirmelerde geniş çaplı hava saldırılarının tek başına İran’da köklü bir siyasi değişim yaratmak için yeterli olmadığı, özellikle iç kamuoyundan güçlü bir hareket gelmediği sürece bu tür bir dönüşümün zor olduğu vurgulandı.


Trump, İran’la ikinci bir müzakere turunun önünü açtı

İran limanları açıklarında uygulanan deniz ablukası sırasında deniz trafiğini izleyen ABD Deniz Piyadeleri'nden bir asker (CENTCOM)
İran limanları açıklarında uygulanan deniz ablukası sırasında deniz trafiğini izleyen ABD Deniz Piyadeleri'nden bir asker (CENTCOM)
TT

Trump, İran’la ikinci bir müzakere turunun önünü açtı

İran limanları açıklarında uygulanan deniz ablukası sırasında deniz trafiğini izleyen ABD Deniz Piyadeleri'nden bir asker (CENTCOM)
İran limanları açıklarında uygulanan deniz ablukası sırasında deniz trafiğini izleyen ABD Deniz Piyadeleri'nden bir asker (CENTCOM)

ABD Başkanı Donald Trump bu akşam temsilcilerini İslamabad'a göndereceğini açıklayarak İran'la ikinci bir müzakere turunun önünü açtı. Tahran ise müzakerelerde sınırlı ilerleme kaydedildiğini ancak nihai bir anlaşmaya ulaşmak için halen ‘büyük bir uçurumun’ olduğunu belirtti. Bu arada İran’ın iş birliği yapıp yapmayacağı ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin durması konusunda belirsizlik devam ediyor.

Trump, Washington’ın İran'la ‘daha fazla’ müzakerede bulunduğunu, ancak İran’ın ‘adil ve son derece makul’ olarak nitelendirdiği bir anlaşmayı reddettiğini belirtti. Diplomatik çabaların başarısız olması halinde İran'daki tüm elektrik santrallerini ve köprüleri yok etme tehdidinde bulunan Trump, Hürmüz Boğazı'ndaki gemilere ateş açarak ateşkesi ‘tamamen ihlal ettiğini’ ve ‘ciddi bir ihlal’ gerçekleştirdiğini öne sürdü. ABD Başkanı bu açıklamayı yapmadan önce, çarşamba gününe kadar anlaşma sağlanmazsa savaşın yeniden başlayabileceği yönündeki uyarmıştı.

ABD'nin bu açılımına karşılık, İran’ın resmi haber ajansı IRNA, ikinci bir müzakere turu olacağına dair haberleri yalanladı ve ABD'nin açıklamalarını İran'a baskı uygulamak için yapılan bir ‘medya oyunu’ olarak nitelendirdi. IRNA, ABD’nin ‘aşırı’ olarak nitelenen talepleri, tutumlarındaki çelişkiler ve ‘deniz ablukasının’ devam etmesinin verimli bir ilerlemeyi engellediğine işaret etti. İslamabad'da ise Serena Oteli çevresinde hazırlıklar ve güvenlik önlemlerinin sıkılaştırıldığı görüldü.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Washington ile yürütülen müzakerelerde ilerleme kaydedildiğini, ancak nükleer dosya ve Hürmüz Boğazı konusunda temel anlaşmazlıkların devam ettiği için nihai bir anlaşmaya henüz ulaşılamadığını açıkladı.

Hürmüz Boğazı dün neredeyse tamamen kapalı kaldı. İki petrol tankeri geri döndü. İran Dini Lideri'nin Uluslararası İlişkiler Başdanışmanı olan Ali Ekber Velayeti, Hürmüz Boğazı’nda yapılacak herhangi bir askeri harekete ‘zincirleme’ bir yanıt vereceklerini ima ederken, İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Füze Birimi Komutanı Mecid Musevi, İran'ın ateşkes sırasında fırlatma rampalarına füze ve insansız hava araçlarını (İHA) yeniden konuşlandırma çalışmalarını hızlandırdığını söyledi.


ABD’nin Karayipler'de uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlediği saldırıda üç kişi öldü

Karayipler'de ABD'nin düzenlediği baskında hedef alınan bir tekne (Arşiv- Reuters)
Karayipler'de ABD'nin düzenlediği baskında hedef alınan bir tekne (Arşiv- Reuters)
TT

ABD’nin Karayipler'de uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlediği saldırıda üç kişi öldü

Karayipler'de ABD'nin düzenlediği baskında hedef alınan bir tekne (Arşiv- Reuters)
Karayipler'de ABD'nin düzenlediği baskında hedef alınan bir tekne (Arşiv- Reuters)

ABD ordusu, Karayip Denizi’nde uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı şüphelenilen bir tekneye daha saldırı düzenlediğini ve bu saldırıda dün üç kişinin öldüğünü açıkladı.

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, eylül ayı başından beri Latin Amerika açıklarında “uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı iddia edilen gemileri” hedef alarak yürüttüğü saldırı kampanyası sürüyor. Bu süreçte, toplamda en az 181 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Benzer saldırıların Doğu Pasifik’te de gerçekleştiği ifade edildi.

İran savaşı sürerken, geçtiğimiz haftadan itibaren saldırı dalgasının yeniden hız kazandığı ve yönetimin Batı Yarımküre’de “uyuşturucu terörizmi” olarak tanımladığı faaliyetleri durdurmaya yönelik operasyonlarının devam ettiği görülüyor. Ancak bu saldırılarda ABD ordusu, hedef alınan teknelerin uyuşturucu taşıdığına dair herhangi bir kanıt sunmuyor.

Saldırılar, ABD’nin bölgede nesiller boyunca görülen en büyük askeri varlığını oluşturmasının sonrasında başladı. Bu süreç, ocak ayında gerçekleşen ve o dönemki Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun tutuklandığı saldırıdan birkaç ay önce başladı. Maduro, New York’a götürülerek uyuşturucu kaçakçılığı suçlamalarıyla yargılandı, ancak suçlamaları reddetti.

ABD Güney Komutanlığı (SOUTHCOM) dün gerçekleşen saldırıda daha önce yaptığı açıklamaları yineleyerek bilinen rotalar üzerinde uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı iddia edilen kişileri hedef aldıklarını belirtti. Komutanlığın X platformunda yayımladığı videoda, suda ilerleyen bir teknenin büyük bir patlamayla alev alarak yandığını görülüyor.