Çin güneş enerjisinde tüm dünyayı geride bıraktıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/4786491-%C3%A7in-g%C3%BCne%C5%9F-enerjisinde-t%C3%BCm-d%C3%BCnyay%C4%B1-geride-b%C4%B1rakt%C4%B1
Çin, Gobi Çölü'nü rüzgar ve güneş enerjisi bölgesine çeviriyor (Reuters)
Çin geçen yıl tüm dünyanın 2022'de inşa ettiğinden daha fazla güneş enerjisi paneli kurdu.
Uluslararası Enerji Ajansı'nın (UEA) dün yayımladığı raporda, yenilenebilir enerji alanında Çin'in başı çektiği bildirildi.
Raporda Çin'in 2023 yılında başlattığı güneş enerjisi projelerinin, güneş enerjisi projelerinin, tüm dünyada 2022'de devreye sokulan tüm benzer programlardan daha fazla olduğu aktarıldı.
Pekin yönetiminin 2023'teki rüzgar enerjisi projelerinde de 2022'dekilere kıyasla yüzde 66 artış kaydedildiği aktarıldı.
Bu yatırımlarla Çin'in, 2028'e kadar dünya genelinde faaliyete geçmesi öngörülen yenilenebilir enerji kapasitesinin neredeyse yüzde 60'ını elinde tuttuğuna dikkat çekildi.
Çin, Gobi Çölü'ndeki 450 gigawattlık güneş ve rüzgar enerjisi projesinin ilk adımını nisanda atmıştı.
Öte yandan dünyanın ikinci büyük ekonomisine sahip Çin, güneş enerjisi paneli üretiminde de liderliği elinde tutuyor. Raporda, "ABD ve Hindistan, güneş enerjisi paneli üretimini benzeri görülmemiş şekilde artırsa da Çin'in küresel tedarik zincirindeki yüzde 80 ila yüzde 95'lik payını koruması bekleniyor" ifadelerine yer verildi.
Çin Merkez Bankası'nın borçlanma maliyetlerini düşük tutarak yeni enerji projelerini fonladığı fakat Batı'da benzer projelere verilen desteğin yüksek faiz oranları nedeniyle geride kaldığına dikkat çekildi.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, eylüldeki açıklamasında, Çin'in adil olmayan ticaret uygulamalarıyla Avrupa'daki güneş enerjisi teknolojisi firmalarını piyasa dışı bırakmaya çalıştığını savunmuştu. Komisyon başkanı, Avrupa'da pek çok firmanın, büyük oranlarda sübvansiyon sağlanan Çinli rakipleri nedeniyle işlerini kaybettiğini bildirmişti.
İsrail Savunma Bakanı ile İspanya Başbakanı arasında, Lamine Yamal’ın Filistin bayrağını dalgalandırması nedeniyle sözlü atışma yaşandıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5273582-i%CC%87srail-savunma-bakan%C4%B1-ile-i%CC%87spanya-ba%C5%9Fbakan%C4%B1-aras%C4%B1nda-lamine-yamal%E2%80%99%C4%B1n-filistin
İsrail ile İspanya arasındaki ilişkiler, Lamine Yamal’ın La Liga şampiyonluğu kutlamaları sırasında Filistin bayrağı açmasının ardından yeniden gerildi.
Yamal, pazartesi günü düzenlenen kutlamalarda, takımın üstü açık otobüsle Barcelona sokaklarında tur attığı sırada Filistin bayrağını dalgalandırdı. Yaklaşık 750 bin taraftarın katıldığı kutlamalarda çekilen görüntüler ve videolar, sosyal medya platformlarında hızla yayıldı ve uluslararası medya kuruluşları tarafından paylaşıldı.
İspanya milli takım oyuncusuna yakın kaynaklar ise isimlerinin açıklanmaması kaydıyla, ABD merkezli The Athletic gazetesine yaptıkları açıklamada, bayrağın açılmasının spontane bir hareket olduğunu belirtti.
Lamine Yamal’ın Gazze’deki çizimi (AFP)
Yamal’a yakın kaynaklar, genç futbolcunun Müslüman kimliği nedeniyle İsrail-Filistin çatışmasına ilişkin güçlü duygular taşıdığını ve inançlarını ifade etmek için sahip olduğu platformu kullanmaktan çekinmediğini belirtti.
Yamal daha önce verdiği röportajlarda dini inancının hayatındaki önemine değinmiş, Ramazan Ayı’nda oruç tutarken profesyonel spor kariyerini nasıl sürdürdüğünü anlatmıştı. Genç oyuncu ayrıca mart ayında, İspanya milli takımının Mısır ile oynadığı karşılaşma sırasında bazı taraftarların Müslüman karşıtı tezahüratlarını sert şekilde eleştirmişti.
Öte yandan İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz dün sosyal medya platformu X üzerinden İspanyolca yaptığı paylaşımda, 18 yaşındaki futbolcuyu ‘İsrail ve Yahudilere karşı nefreti körüklemekle’ suçladı. Katz ayrıca Barcelona kulübünü, ‘oyuncusunun davranışlarından uzak durmaya’ çağırdı.
Katz paylaşımında, “Lamine Yamal, askerlerimiz Hamas terör örgütüyle savaşırken İsrail’e karşı nefreti körüklemeyi seçti” ifadesini kullandı. Açıklamasında, Hamas’ın 7 Ekim saldırılarında ‘katliam, tecavüz ve sivillere yönelik saldırılar gerçekleştirdiğini’ öne süren Katz, “Bu tür mesajları destekleyen herkes kendine bunun insani ve ahlaki olup olmadığını sormalı” dedi. Katz ayrıca, “İsrail devletinin Savunma Bakanı olarak İsrail’e ve Yahudi halkına yönelik kışkırtmalar karşısında sessiz kalmayacağım. Barcelona gibi büyük ve saygın bir kulübün bu açıklamalardan uzak durmasını ve terörü teşvik eden ya da destekleyen söylemlere yer olmadığını açıkça ortaya koymasını umuyorum” ifadelerini kullandı.
Haberi yayımlayan The Athletic ise Katz’ın paylaşımında, Yamal’ın Filistin bayrağı sallaması dışında ‘nefreti nasıl körüklediğine dair bir açıklama yapmadığını’ belirtti.
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ise dün akşam sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, “Bir ülkenin bayrağını sallamayı nefret söylemi olarak görenler ya aklını yitirmiştir ya da utançları gözlerini kör etmiştir” ifadesini kullandı.
Sanchez ayrıca, Yamal’ın yalnızca ‘milyonlarca İspanyolun hissettiği Filistin dayanışmasını dile getirdiğini’ belirterek, “Bu da onunla gurur duymak için başka bir sebep” dedi.
Haberde ayrıca, Filistin’in Birleşmiş Milletler’deki (BM) misyonunun resmi hesabının, Yamal’ın Filistin bayrağı salladığı fotoğrafı paylaştığı belirtildi. Filistin Futbol Federasyonu da internet üzerinden yayımladığı mesajda genç futbolcuya, “Filistin’den... Teşekkürler Lamine Yamal” ifadeleriyle teşekkür etti.
Öte yandan Barcelona kulübünden ismi açıklanmayan bir yetkili, The Athletic gazetesine yaptığı açıklamada, İsrail hükümetinden gelen eleştirilerin farkında olduklarını ve konuya ilişkin hassasiyetleri anladıklarını söyledi. Kulüp ayrıca, Yamal’ın ‘kulüp adına herhangi bir siyasi açıklama yapmadığını’ ve ‘hiçbir grup, devlet ya da halka karşı mesaj verme amacı taşımadığını’ vurguladı.
İspanya ile İsrail arasındaki ilişkiler, Madrid yönetiminin Gazze Şeridi’ne yönelik İsrail operasyonlarını eleştirmesi nedeniyle son dönemde ciddi gerilim yaşamış, Tel Aviv yönetimi ise bu eleştirileri reddetmişti.
Hürmüz Boğazı'ndaki saldırılar ve Tahran üzerindeki baskıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5273574-h%C3%BCrm%C3%BCz-bo%C4%9Faz%C4%B1ndaki-sald%C4%B1r%C4%B1lar-ve-tahran-%C3%BCzerindeki-bask%C4%B1
Hürmüz Boğazı'ndaki saldırılar ve Tahran üzerindeki baskı
CENTCOM komutanı Amiral Brad Cooper Kongrede ifade verdi (AFP)
Hürmüz Boğazı çevresindeki saldırılar, ateşkes girişimlerinin sonuçsuz kalmasıyla birlikte tırmanırken, Birleşik Arap Emirlikleri yakınlarında bir geminin alıkonulması ve Umman açıklarında Hindistan bandıralı başka bir geminin batmasının ardından, İran üzerindeki uluslararası baskı da arttı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, BRICS ülkelerine savaşın kınanması çağrısında bulunurken, Tahran’ın deniz taşımacılığına engel çıkardığı yönündeki iddiaları reddetti.
Tahran yönetimi, Çin gemilerinin geçişine izin verdiğini açıklarken, Hindistan Umman açıklarındaki saldırıyı kınadı. Güney Kore ise Güney Kore bandıralı bir gemiye yönelik saldırının arkasında İran’ın olabileceğini öne sürdü.
Çin yönetimi, Hürmüz Boğazı’nın açık tutulmasının önemini vurguladı.
ABD Başkanı Donald Trump ise Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in kendisine, Çin’in İran’a askerî ekipman sağlamayacağını bildirdiğini ve anlaşmazlığın çözümüne yardımcı olmayı teklif ettiğini söyledi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) komutanı Amiral Brad Cooper, ABD Senatosu’nda dün yaptığı açıklamada, düzenlenen saldırıların İran’ın bölgesel tehdit kapasitesini azalttığını ifade etti.
Bir ABD yetkilisi görüşmelerin ilk gününü anlattıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5273546-bir-abd-yetkilisi-g%C3%B6r%C3%BC%C5%9Fmelerin-ilk-g%C3%BCn%C3%BCn%C3%BC-anlatt%C4%B1
Dün Lübnan'ın güneyindeki Deyr ez-Zerni köyünü hedef alan İsrail hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (AFP)
ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkili, Lübnan ile İsrail arasındaki müzakerelerin ilk gününü “olumlu” olarak nitelendirerek, görüşmelerin verimli ve yapıcı geçtiğini söyledi.
Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre yetkili, “Bugün görüşmelere yeniden başlamayı dört gözle bekliyoruz ve o zaman daha fazla açıklama yapmayı umuyoruz” ifadelerini kullandı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Dışişleri Bakanlığı danışmanı Michael Needham, ABD'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz ve ABD'nin Lübnan Büyükelçisi Michel Issa, ABD Dışişleri Bakanlığı merkezinde Lübnan'ın Washington Büyükelçisi Nada Hamade-Moawad ile İsrailli mevkidaşı Yechiel Leiter arasında yapılan barış görüşmeleri (DPA)
ABD Başkanı Donald Trump, en son 23 Nisan’da Beyaz Saray’da iki tarafı bir araya getirmiş ve ateşkesin üç hafta uzatıldığını duyurmuştu. Trump, bu süreçte tarafların Washington’da tarihi bir zirvede buluşabileceğini söylemişti.
Ancak planlanan zirve gerçekleşmedi. Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, böyle bir görüşmenin yapılabilmesi için önce güvenlik anlaşmasının sağlanması ve İsrail saldırılarının durdurulması gerektiğini ifade etti.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة