İsrail, Güney Lübnan’ın derinliklerinde Hizbullah’ın önde gelen isimlerinden birine suikast düzenledi

Suikaste uğrayan Hizbullah üyesi, Hamas ile koordinasyondan sorumluydu… Operasyonda iki Filistinlinin öldüğü bildiriliyor

Lübnanlı bir asker, Güney Lübnan’daki El-Bazuriye beldesinde saldırıya uğrayan bir arabanın yakınında duruyor (AP)
Lübnanlı bir asker, Güney Lübnan’daki El-Bazuriye beldesinde saldırıya uğrayan bir arabanın yakınında duruyor (AP)
TT

İsrail, Güney Lübnan’ın derinliklerinde Hizbullah’ın önde gelen isimlerinden birine suikast düzenledi

Lübnanlı bir asker, Güney Lübnan’daki El-Bazuriye beldesinde saldırıya uğrayan bir arabanın yakınında duruyor (AP)
Lübnanlı bir asker, Güney Lübnan’daki El-Bazuriye beldesinde saldırıya uğrayan bir arabanın yakınında duruyor (AP)

İsrail, Lübnan’ın Sur kentinin doğusundaki El-Bazuriye beldesinde bir insansız hava aracı (İHA) ile saldırı düzenledi. Saldırı dört kişinin ölümüyle sonuçlandı. Ölenlerden birinin ülkenin güneyindeki Hamas üyeleriyle saha koordinasyonunu sağlayan bir Hizbullah savaşçısı olduğu tespit edilirken, diğer üçünün kimliği bilinmiyor.

İsrail İHA’sı, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah’ın memleketi El-Bazuriye bölgesinde iki kişinin bulunduğu sivil bir aracı hedef alarak içindekilerin ölümüne yol açtı. Sur kentinin yaklaşık 5 kilometre doğusunda ve sınıra yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta gerçekleştirilen hava sahasında hedef alınan kişilerin kimlikleriyle ilgili belirsizlik ve sessizliğin ardından Lübnan resmi haber ajansı NNA, arabayı hedef alan İsrail saldırısında ölenlerin sayısının dörde yükseldiğini bildirdi.

İsrail’in İHA saldırısıyla El-Bazuriye beldesi yolundaki bir arabayı hedef aldığını belirten NNA, iki cesedin arabanın içinden, diğer ikisinin ise yolun bitişiğindeki bahçenin kenarından çıkarıldığını kaydetti. Vücutlarının yanması nedeniyle ölenlerin kimliğinin henüz tespit edilemediği belirtildi.

Saha kaynakları Şarku’l Avsat’a, İsrail İHA’sının ikisi arabayı hedef alan üç füze ateşlediğini ve saldırı sonucu yoldan geçen sivillerin de hafif yaralandığını söyledi.

Güneydeki güvenlik kaynakları ise Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Hizbullah üyesinin ülkenin güneyinde Hizbullah ile Hamas liderleri arasındaki koordinasyondan sorumlu olduğunu söyledi. Kaynaklar, füze ile hedef alınan araçta Hizbullah üyesi ile bir kişinin olduğunu ve İHA’dan fırlatılan diğer iki füzenin yakındaki bir bahçede Filistinli olduğu düşünülen iki kişiyi öldürdüğünü vurguladı.

Dün akşam Hizbullah, “Güney Lübnan’ın El-Bazuriye beldesinden Mücahid Ali Muhammed Hadrac’ın (Abbas) Kudüs yolunda şehitlik mertebesine yükseldiğini” duyurdu. Hizbullah taraftarları, Hadrac’ın geçen aralık ayında Beyrut’taki Saint Joseph Üniversitesi’nden doktora derecesi aldığını söyledi.

Reuters, üç Lübnanlı güvenlik kaynağının saldırıda Hamas’a mensup iki önde gelen ismin öldürüldüğünü söylediğini aktardı. Yerel haber grupları ise Et-Tayyibe beldesinden Muhammed Bakır Diyab’ın öldürüldüğünü bildirdi, ancak aynı hava saldırısında mı yoksa başka bir yerde mi hedef alındığını belirtmedi.

İsrail İHA’larının sınıra nispeten uzak olan güneydeki kıyı bölgesinin semalarını terk etmediği bir zamanda İsrail ordusu, bu saldırıyla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı. İsrail İHA’larının Sur kentine yaklaşık 25 kilometre uzaklıktaki Ez-Zehrani bölgesinde alçak irtifada uçtuğu görüldü.

Bununla birlikte İsrail ordusu, sınır bölgesine saldırılardan bahsederek, savaş uçaklarının Lübnan’ın güneyindeki El-Adise (sınır) bölgesindeki altyapıyı, bir gözetleme noktasını ve Hizbullah’a ait bir füze fırlatma rampasını bombaladığını duyurdu. Yukarı Celile’de “yanlış bir tespit” sonucu önleyici bir füzenin fırlatılmasının ardından sirenlerin çaldığını bildirdi. Lübnan topraklarından atılan iki füzeyi tespit ettiklerini belirten İsrail ordusu, fırlatma noktalarını bombalayarak karşılık verklerini açıkladı.

Lübnan medyası, İsrail savaş uçaklarının iki hava saldırısı düzenlediğini bildirirken, Hizbullah ise Honin Kalesi yakınlarında İsrail askerlerinin toplanma yerini füzelerle hedef aldığını duyurdu. Ayrıca Ed-Dahira bölgesi yakınındaki başka bir toplanma yerinin ve Zarit Kışlası yakınındaki bir yerin daha orantılı silahlarla hedef alındığı belirtildi.

Cuma gecesinden cumartesi sabahına kadar yoğun bir şekilde Litani Nehri boyunca batı ve orta kesimlerdeki köyler üzerinde uçuşlar gerçekleştiren İHA’lar, Sur bölgesinin eteklerine ve sahil kıyısına kadar geldi. İHA’lar dün gece boyunca Sur’a bağlı köylere, sahil kıyısına ve Lübnan-İsrail sınırını temsil eden Mavi Hat üzerine flaş bombaları yağdırdı.

Buna karşın Hizbullah Genel Sekreteri Nasrallah, “Gazze’ye destek için” savaşmaya devam etme sözü verdi. Nasrallah, 12.’si düzenlenen Direnişin Sembolü Gazze Uluslararası Forumu’na gönderdiği ve Hizbullah’ın Tahran temsilcisi tarafından okunan mektubunda şu ifadeleri kullandı:

“İsrail, Filistin’i diplomasiyle değil, silah ve güçle işgal etti. Beyrut 1982’de diplomasiyle değil, silah ve güçle işgal edildi. Bugün ümmet diplomasiyle değil, silah ve güçle tehdit ediliyor. İsrail, 1982’de Lübnan’dan diplomasi yoluyla değil, direnişle kovuldu. Bu yüzden Gazze ve Filistin’den de diplomasiyle değil, direnişle kovulacak (...) Ümmet olarak direnmekten başka seçeneğimiz yok. Direnişten başka çaremiz yok. Direnişten başka güvenebileceğimiz bir şey yok.”



İran taş devrine döndürme söylemine karşılık ABD’ye yıkıcı saldırılar uyarısı

İran taş devrine döndürme söylemine karşılık ABD’ye yıkıcı saldırılar uyarısı
TT

İran taş devrine döndürme söylemine karşılık ABD’ye yıkıcı saldırılar uyarısı

İran taş devrine döndürme söylemine karşılık ABD’ye yıkıcı saldırılar uyarısı

ABD ile İran arasındaki gerilim, askeri ve siyasi söylemde dikkat çekici bir gerilime sahne oluyor. Taraflar, savaşın bir sonraki aşamasına ilişkin doğrudan tehditler savuruyor.

ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin askeri hedeflerine ulaşmaya yaklaştığını belirterek, önümüzdeki haftalarda “son derece şiddetli” saldırılar düzenleyebileceklerini ve İran’ı “ait olduğu taş devrine geri döndüreceklerini” söyledi.

Buna karşılık Tahran yönetimi de benzer sertlikte açıklamalar yaptı. İran, “pişmanlık ve teslimiyet sağlanana kadar” savaşın sürdürüleceğini vurgularken, daha “yıkıcı, kapsamlı ve tahrip edici” saldırılarla operasyonların artırılacağını duyurdu. Bu karşılıklı söylem, sonucu henüz netleşmeyen olası bir müzakere sürecine ilişkin tartışmalar sürerken geliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Çarşamba akşamı televizyondan ulusa sesleniş konuşmasında, Amerikan ordusunun İran’a karşı yürüttüğü savaşta belirlenen hedefleri tamamlamaya yaklaştığını ve çatışmanın yakında sona ereceğini ifade etti.

Trump, “Önümüzdeki iki ya da üç hafta içinde onlara son derece ağır darbeler indireceğiz. Onları ait oldukları taş devrine geri göndereceğiz” dedi.

Öte yandan yarı resmi Tesnim Haber Ajansı’nın aktardığına göre, İran Silahlı Kuvvetleri’nin birleşik komutanlığı Hatemu’l-Enbiya  karargâhının sözcüsü İbrahim Zülfikari, Tahran’ın ABD ve İsrail’e “kalıcı pişmanlık ve teslimiyet” tattırana kadar Ortadoğu’daki savaşı sürdüreceğini belirtti.

Zülfikari, İran’ın askeri operasyonlarını daha “yıkıcı, geniş çaplı ve tahrip edici” saldırılarla tırmandıracağını ifade ederek, ABD ve İsrail’in İran’ın askeri kapasitesine ilişkin değerlendirmelerinin “eksik” olduğunu söyledi.


Almanya'daki bazı şehirler, vasıflı Suriyeli işçilerin ülkede kalmasına izin verilmesini bekliyor

Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara ve beraberindeki heyet, pazartesi günü Almanya Federal Cumhuriyeti'ne gerçekleştirdikleri resmi ziyaret sırasında Siemens Energy'nin genel merkezini ziyaret etti (Suriye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara ve beraberindeki heyet, pazartesi günü Almanya Federal Cumhuriyeti'ne gerçekleştirdikleri resmi ziyaret sırasında Siemens Energy'nin genel merkezini ziyaret etti (Suriye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Almanya'daki bazı şehirler, vasıflı Suriyeli işçilerin ülkede kalmasına izin verilmesini bekliyor

Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara ve beraberindeki heyet, pazartesi günü Almanya Federal Cumhuriyeti'ne gerçekleştirdikleri resmi ziyaret sırasında Siemens Energy'nin genel merkezini ziyaret etti (Suriye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara ve beraberindeki heyet, pazartesi günü Almanya Federal Cumhuriyeti'ne gerçekleştirdikleri resmi ziyaret sırasında Siemens Energy'nin genel merkezini ziyaret etti (Suriye Cumhurbaşkanlığı)

Alman Şehirler Birliği, hükümetin, menşe ülkelerindeki durumdan bağımsız olarak, vasıflı Suriyeli işçilerin ülkede kalmasına izin verecek adımlar atmasını bekliyor.

Derneğin genel müdürü Christian Schuschart, “Funke Medya Grubu” gazetelerinde dün yayınlanan açıklamalarında, “Suriye'den kaçan birçok kişinin Alman işgücü piyasasına girdiğini biliyoruz. Bu durum, vasıflı işçi sıkıntısı çeken sektörleri de kapsıyor.”

Schuschart, «Bu nedenle, hükümetin Suriye’den kaçan kişilerin, menşe ülkelerindeki durum ne olursa olsun, Almanya’da kalmalarına izin verecek bir çözüm bulacağını varsayıyoruz; tabii ki, vasıflı işgücü ihtiyacı varsa ve bu kişiler topluma iyi entegre olmuşlarsa» ifadelerini kullandı.

Almanya'nın demografik yapısı göz önüne alındığında bunun ekonomik açıdan mantıklı olacağını belirten Schuschart, “Bu, söz konusu Suriyelilere ve şirketlere net bir planlama imkanı sağlayacaktır” dedi.

fregfre
Resim  Şef Melek Cezmati, Suriye rejiminin yıkılmasının ardından Almanya'dan döndükten sonra Şam'da açtığı "Brokar" adlı restoranının önünde (Reuters)

Suriyeli vatandaşlar, vasıflı işgücü sıkıntısının giderek arttığı Alman işgücü piyasasında önemli bir rol oynamaktadır. Şarku’l Avsat’ın «Federal İş ve İşçi Bulma Kurumu» verilerinden aktardığına göre şu anda Almanya’da 320 bin Suriyeli çalışmaktadır.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, pazartesi günü Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara ile yaptığı görüşmenin ardından, Almanya'da bulunan 900 binden fazla Suriyelinin yüzde 80'inin önümüzdeki üç yıl içinde ülkelerine dönmesi hedefine işaret etmişti.

Bu açıklamalar Almanya'da farklı siyasi kesimlerden eleştirilere yol açtı; bu da Merz'i salı günü “üç yıl içinde geri dönüş için %80 rakamı Suriye Cumhurbaşkanı tarafından ortaya atıldı” şeklinde bir açıklama yapmaya itti. Merz, “Bu rakamı dikkate aldık, ancak görevin büyüklüğünün farkındayız” diye belirtti.

vdrbf
Almanya'daki Suriyeliler, Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ve beraberindeki heyeti karşılamak için Berlin'de Suriye bayrağını göndere çekti (AFP)

Londra'da düzenlenen bir etkinliğe katılan Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şera, Almanya'daki Suriyeli mültecilerin geri dönüşü konusunda ihtiyatlı bir tutum sergiledi. Almanya'daki Suriyelilerin yüzde 80'inin vatanlarına dönmesi gerektiği yönündeki bir soruyu cevaplayan Şera, bu ifadenin biraz abartılı olduğunu belirterek, bunu söyleyenin kendisi değil, Almanya Başbakanı olduğunu vurguladı.

El-Şara, Suriyeli mültecilerin dönüşünün ülkenin yeniden inşasıyla bağlantılı olduğunu belirterek, yeterli sayıda iş imkânı sağlanması ve yabancı şirketlerin çekilmesinin gerekli olduğuna işaret etti.

evfev
Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara, Almanya Federal Şansölyesi Friedrich Merz ile görüştü (SANA)

Ayrıca mültecilerin geri dönüşünün düzenli bir şekilde gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı. El-Şara, uygun koşullar sağlandığı takdirde, kişilerin yüzde 80'inin ülkelerine, yani Suriye'ye geri döneceğini garanti ettiğini söyledi.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, pazartesi günü Berlin'deki Başbakanlık Ofisi'nde el-Şara ile yaptığı görüşmenin ardından, Almanya'da bulunan 900 binden fazla Suriyelinin yüzde 80'inin önümüzdeki üç yıl içinde vatanlarına dönmesinin hedeflendiğini belirtmişti. Ardından Başbakan salı günü şu açıklamayı yaptı: “Üç yıl içinde geri dönenlerin yüzde 80'i rakamını Suriye Cumhurbaşkanı verdi. Bu rakamı not ettik, ancak görevin büyüklüğünün farkındayız.”


Haley, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte: Moskova, Tahran'ın İHA’larını destekliyor

Haley, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte: Moskova, Tahran'ın İHA’larını destekliyor
TT

Haley, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte: Moskova, Tahran'ın İHA’larını destekliyor

Haley, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte: Moskova, Tahran'ın İHA’larını destekliyor

İngiliz Savunma Bakanı John Healey, ülkesinin istihbaratının Moskova'nın Tahran'a hâlâ insansız hava aracı (İHA) desteği sağladığına dair güçlü işaretler verdiğini doğruladı.

Healey,, dün Şarku’l Avsat'a verdiği röportajda, Rusya’nın savaş öncesinde İran’a istihbarat bilgileri ve İHA teknolojisi ile operasyonlarını kapsayan eğitimlerin yanı sıra siber savaş konusunda da destek sağladığını belirterek, bu iş birliğinin «hala devam ettiğini» vurguladı. Ayrıca, üst düzey İngiliz yetkili, bazı İran taktiklerinin arkasında “gizli bir Rus eli” olabileceğini de dışlamadı.

Riyad'a pazartesi günü yaptığı ziyaretle ilgili yorumunda bakan, Suudi Arabistan ile İngiltere arasındaki ilişkinin “güçlü ve uzun vadeli” olduğunu ve “günümüzün zorluklarına cevap veren modern bir ortaklığa dönüştüğünü” vurguladı.

Healey, Ortadoğu'daki İngiliz takviye birliklerinin devamı olarak ülkesinin "ayrım gözetmeyen İran saldırılarına" karşı koymak için ilave hava savunma sistemleri konuşlandırdığını söyledi. İngiliz kuvvetlerinin çatışmanın başlamasından bu yana bin 200 saatten fazla hava savunma görevi gerçekleştirdiğini ve 80'den fazla çatışmaya katıldığını, bunun da bölgedeki son 15 yılın en büyük İngiliz hava varlığı olduğunu ifade etti.