AB: İsrail'in çözümü nedir, Filistinlileri Gazze'den çıkarmak mı, hepsini öldürmek mi

Borrell, Binyamin Netanyahu’nun iki devletli çözüme karşı olduğu açıklamasına cevaben "Çözüm nedir? Filistinlileri Gazze'den çıkarmak mı, hepsini öldürmek mi? Halihazırda 25 bin kişiye yapılan gibi mi? Bunların yüzde 70'i kadın ve çocuk" dedi

Josep Borrell (AA)
Josep Borrell (AA)
TT

AB: İsrail'in çözümü nedir, Filistinlileri Gazze'den çıkarmak mı, hepsini öldürmek mi

Josep Borrell (AA)
Josep Borrell (AA)

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, AB dışişleri bakanlarının Orta Doğu'da iki devletli çözümü ele alacakları toplantının girişinde basına yaptığı açıklamada, "iki devletli çözümde" ısrarcı olunması gerektiğini, başka alternatif bulunmadığını vurguladı.

Gazze'de her geçen gün kötüleşen insani duruma işaret eden Borrell, "Gazze'de insani durum daha kötü olamazdı. Durumun ne kadar kötü olduğunu açıklayacak hiçbir kelime yok. Yüz binlerce insanın barınacak yeri, yiyeceği, ilacı yok ve bombaların altındalar." şeklinde konuştu.

Gazze'de her gün öldürülen sivil sayısının çok yüksek olduğunu vurgulayan Borrell, "(Dışişleri bakanları) çok fazla sivil kurban olduğunu kabul ediyor ama sayı ne zaman (saldırıların durdurulması için) yeterli olacak?" ifadesini kullandı.

Borrell, İsrail'in Hamas'ı "yok etme" yönteminin doğru bir yol olmadığını, uyguladığı yöntemle "nesiller boyu devam edecek nefret tohumları ektiğini" kaydetti.

AB dışişleri bakanları toplantısının ana gündemi olan "iki devletli çözüm" hakkında da değerlendirmelerde bulunan Borrell, "Şu andan itibaren barış sürecinden bahsetmeyi bırakarak iki devletli çözüm hakkında daha somut konuşmaya başlamalıyız çünkü barış, ne tür bir barıştan bahsettiğinize bağlı olarak pek çok farklı boyutta olabilir." dedi.

Borrell, "iki devletli çözüme" İsrail'in karşı olmasını "kabul edilemez" bulan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ile aynı fikirde olduğunu kaydederek, "Çözüm nedir? Filistinlileri Gazze'den çıkarmak mı, hepsini öldürmek mi? Halihazırda 25 bin kişiye yapılan gibi mi? Bunların yüzde 70'i kadın ve çocuk." değerlendirmesinde bulundu.

AB Yüksek Temsilcisi Borrell, iki devletli çözümde ilerleme sağlanması için Arap ülkeleriyle işbirliği yapılması gerektiğini söyledi.

Borrell, toplantıda Gazze'ye insani yardım girişinin artırılmasını da görüşeceklerini belirterek, mevcut yardım girişinin Filistinlilerin hayatta kalmasını sağlayacak düzeyde olmadığı uyarısında bulundu.

BM Genel Sekreteri Guterres, 20 Ocak'ta, Uganda'nın başkenti Kampala'da düzenlenen Bağlantısızlar Hareketi Forumu'nda İsrail hükümetinin iki devletli çözümü reddetmesini eleştirerek, "İsrailliler ve Filistinliler için iki devletli çözümün kabul edilmemesi ve Filistin halkının devlet olma hakkının inkar edilmesi kabul edilemez. Filistin halkının kendi devletini kurma hakkı herkes tarafından tanınmalıdır." demişti.

Guterres, iki devletli çözümün reddedilmesinin "küresel barış ve güvenlik için büyük tehdit haline gelen çatışmayı süresiz olarak uzatacağı" anlamına geldiğini belirterek, ayrıca kutuplaşmayı şiddetlendireceği ve her yerde aşırılık yanlılarını cesaretlendireceğini belirtmişti.

Orta Doğu'da iki devletli çözüm gündemiyle Belçika'nın başkenti Brüksel'de bir araya gelen AB dışişleri bakanları, İsrail, Filistin, Mısır, Ürdün ve Suudi Arabistan'dan mevkidaşları ve Arap Birliği Genel Sekreteri ile de toplantılar yapacak.



İran’daki şahinler kritik nükleer anlaşmadan çekilmek istiyor

İran yönetimi, nükleer programlarının sivil amaçlı olduğunu savunuyor (Reuters)
İran yönetimi, nükleer programlarının sivil amaçlı olduğunu savunuyor (Reuters)
TT

İran’daki şahinler kritik nükleer anlaşmadan çekilmek istiyor

İran yönetimi, nükleer programlarının sivil amaçlı olduğunu savunuyor (Reuters)
İran yönetimi, nükleer programlarının sivil amaçlı olduğunu savunuyor (Reuters)

İran'da radikal kanattakiler nükleer silah edinme çağrılarını artırdı.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Reuters'a konuşan İranlı yetkililer, ülkenin dini lideri Ali Hamaney'in öldürülmesinin ardından nükleer silah politikasının değişmesine yönelik taleplerin daha ısrarcı şekilde dile getirildiğini söylüyor.

ABD ve İsrail, Tahran yönetiminin nükleer bomba geliştirmek istediğini öne sürse de İran bunu sürekli yalanlıyor.

Kaynaklar, İran'ın 1970'den beri taraf olduğu Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması'ndan (NPT) çekilmesine yönelik taleplerin arttığını belirtiyor.

Devrim Muhafızları'na bağlı Tesnim Haber Ajansı'nda dün yayımlanan yazıda, İran'ın sivil nükleer programına sadık kalarak NPT'den bir an önce çekilmesi gerektiği ileri sürüldü.

İsrail saldırısında öldürülen İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani'nin radikal çizgideki kardeşi Muhammed Cevad Laricani de ülkenin NPT'den çekilmesi gerektiğini savunanlardan.

Muhafazakar siyasetçi, bu hafta devlet televizyonunda yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

NPT askıya alınmalı. Anlaşmanın bizim için herhangi bir fayda sağlayıp sağlamadığını değerlendirecek bir komite kurulmalı. Eğer faydalı olduğu görülürse geri döneriz, değilse kalsın.

İranlı yetkililer, NPT'den çekilme ve nükleer bomba geliştirme gibi adımlarla ilgili tartışmaların iktidar çevrelerinde ihtilaf yarattığını da söylüyor.

Tahran yönetimi, Batı ülkeleriyle nükleer müzakerelerde koz olarak NPT'den çekilme tehdidinde bulunmuş fakat bu yönde herhangi bir adım atmamıştı.

Hamaney, İslam'da nükleer silahların caiz olmadığına dair fetvasını 2000'lerin başında vermişti. Hiçbir zaman yazılı olarak yayımlanmayan bu fetvayı 2019'da yinelemişti.

Analize göre, yazılı olmadığından ötürü fetvaya uyma yükümlülüğünün devam edip etmediği net değil.

Hamaney'in yerine geçen oğlu Mücteba Hamaney tarafından iptal edilmedikçe fetvanın geçerliliğini koruyabileceği görüşü paylaşılıyor.

Independent Türkçe, Reuters, Tesnim


Miami'deki Geleceğe Yatırım Girişimi’nin kapanışında Trump'ın yapacağı konuşma büyük bir heyecanla bekleniyor

ABD Başkanı, Gelecek Yatırım Girişimi zirvesinin önceki oturumuna katılımı sırasında. (Şarku’l Avsat)
ABD Başkanı, Gelecek Yatırım Girişimi zirvesinin önceki oturumuna katılımı sırasında. (Şarku’l Avsat)
TT

Miami'deki Geleceğe Yatırım Girişimi’nin kapanışında Trump'ın yapacağı konuşma büyük bir heyecanla bekleniyor

ABD Başkanı, Gelecek Yatırım Girişimi zirvesinin önceki oturumuna katılımı sırasında. (Şarku’l Avsat)
ABD Başkanı, Gelecek Yatırım Girişimi zirvesinin önceki oturumuna katılımı sırasında. (Şarku’l Avsat)

Future Investment Initiative (Geleceğe Yatırım Girişimi )  zirvesinin Miami’de düzenlenen dördüncü kapanış oturumunda, Donald Trump’ın vereceği mesajlar merakla bekleniyor.

Küresel ekonomik ve siyasi çevrelerin dikkati bugün, Trump’ın zirvenin kapanış oturumunda yapacağı konuşmaya çevrildi. Trump’ın, Miami saatiyle 17.30’da (Riyad saatiyle 00.30) sahne alması bekleniyor.

Zirveye “onur konuğu” olarak katılan Trump’ın bu konuşması, uluslararası liderler, yatırımcılar ve karar alıcıların yer aldığı bir kitle karşısında gerçekleştireceği ikinci doğrudan hitap olma özelliği taşıyor. Bu katılım, jeopolitik gerilimler ve küresel yatırım önceliklerindeki değişimlerin etkisiyle sermaye hareketlerinin hızla yeniden şekillendiği bir döneme denk geliyor.

Elde edilen ilk bilgiler ve zirvenin gündem başlıkları doğrultusunda, Trump’ın konuşmasında Suudi Arabistan ile ABD arasındaki ekonomik ve yatırım ilişkilerinin geleceğine odaklanması bekleniyor. Özellikle enerji, teknoloji, altyapı ve ortak yatırımlar alanlarında son dönemde hız kazanan iş birliğine dikkat çekmesi öngörülüyor.

fdfd
ABD Başkanı, Geleceğin Yatırım Girişimi zirvesinin önceki edisyonuna katılırken (Beyaz Saray)

Trump’ın ayrıca İran ile yaşanan savaşın küresel ekonomi ve özellikle enerji sektörü üzerindeki etkilerine değinmesi ve bu etkilerin nasıl yönetilebileceğine ilişkin kendi perspektifinden çözüm önerileri sunması bekleniyor.

Siyasi açıdan ise konuşmanın, Ortadoğu’daki son askeri gerilimler ve İran’la devam eden savaş çerçevesinde bölgesel gelişmelere dair bir değerlendirme içermesi öngörülüyor. Bu gelişmelerin bölge güvenliği ve küresel enerji piyasaları üzerindeki yansımalarına da değinmesi bekleniyor.

Zirvenin organizatörü, Trump’ın katılımını programın öne çıkan başlıklarından biri olarak nitelendirirken, bunun arkasında Trump’ın siyasi ve ekonomik ağırlığının yanı sıra, risklerin arttığı ve sermayenin yeniden konumlandığı bir dönemde küresel iş dünyasına hitap etme kapasitesinin bulunduğunu vurguladı.

Trump’ın konuşması, jeopolitik riskler ile ekonomik dönüşümlerin kesiştiği kritik bir dönemde gerçekleşmesi nedeniyle, özellikle yatırımcılar ve karar alıcılar açısından büyük önem taşıyor. Bu kapsamda, başta Washington ile Ortadoğu’daki ortakları arasındaki ilişkilerin geleceğine dair verilecek mesajlar yakından izlenecek.


ABD mahkemesi, Trump yönetiminin Anthropic yazılımlarına uyguladığı yasağı askıya aldı

İran savaşının başlamasından bu yana yapay zekâ tarafından oluşturulan videolar ve görüntüler sosyal medyayı adeta ele geçirdi. (Reuters)
İran savaşının başlamasından bu yana yapay zekâ tarafından oluşturulan videolar ve görüntüler sosyal medyayı adeta ele geçirdi. (Reuters)
TT

ABD mahkemesi, Trump yönetiminin Anthropic yazılımlarına uyguladığı yasağı askıya aldı

İran savaşının başlamasından bu yana yapay zekâ tarafından oluşturulan videolar ve görüntüler sosyal medyayı adeta ele geçirdi. (Reuters)
İran savaşının başlamasından bu yana yapay zekâ tarafından oluşturulan videolar ve görüntüler sosyal medyayı adeta ele geçirdi. (Reuters)

ABD merkezli yapay zekâ şirketi Anthropic, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi tarafından getirilen kullanım yasağının durdurulmasına yönelik davada geçici bir hukuki zafer elde etti. Şirket, söz konusu yasağın milyarlarca dolarlık gelir kaybına yol açabileceğini savunmuştu.

Şarku’l Avsat’ın Bloomberg’ten aktardığına göre, ABD Bölge Yargıcı Rita Lin, federal mahkemede süren dava kapsamında hükümetin şirketle tüm ilişkileri kesme planlarını geçici olarak durduran bir ara karar verdi. Dava, San Francisco federal mahkemesinde görülmeye devam ediyor.

Yargıç Lin, karar gerekçesinde, şirketin geliştirdiği Claude adlı yapay zekâ uygulamasına yönelik yasağın dayanağını sorgulayarak, uygulamanın ABD ulusal güvenlik çıkarlarını hedef aldığına dair açık bir gerekçe bulunmadığını ifade etti.

Lin ayrıca, “Eğer endişeler operasyonel komuta zincirinin güvenliğiyle ilgiliyse, Savunma Bakanlığı ‘Claude’ uygulamasını kullanmayı durdurabilir. Ancak mevcut önlemler, daha çok Anthropic şirketini cezalandırmaya yönelik görünüyor” değerlendirmesinde bulundu.

Mahkeme, ABD hükümetine karara itiraz etme imkânı tanımak amacıyla uygulamanın yürürlüğünü yedi gün süreyle erteledi.

dev
ABD Başkanı Donald Trump, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth eşliğinde basın mensuplarının sorularını yanıtlarken (EPA)

Anthropic, ayın başlarında ABD Savunma Bakanlığı’nın şirketi Amerikan tedarik zincirleri için risk olarak nitelendiren kararının iptali talebiyle dava açmıştı. Bu adım, ABD ordusunun yapay zekâ uygulamalarını kullanımına getirilen sınırlamalar konusunda şirket ile hükümet arasında süregelen anlaşmazlığın tırmanması olarak değerlendiriliyor.

Girişim niteliğindeki teknoloji şirketi ayrıca, geliştirdiği yapay zekâ uygulamalarının ABD halkına yönelik kitlesel gözetim faaliyetlerinde veya otonom silah üretiminde kullanılmayacağına dair güvenceler talep ediyor.