Lenin'in ölümünün 100. yılı: Bolşevik lider Kızıl Meydan'da anıldı
Rusya Komünist Partisi Gennady Zyuganov (sağda) da Lenin'in mezarına çiçek bırakan isimlerden biriydi (AFP)
Rusya'da onlarca kişi, ölümünün 100. yılında Sovyetler Birliği'nin kurucusu Vladimir Lenin'i Kızıl Meydan'da andı.
Pazar günü yapılan anma, Lenin'in anısına ülkede yapılan az sayıda etkinlikten biri olarak kayıtlara geçti.
Lenin anıt mezarı önünde toplanan kişilerden biri olan 47 yaşındaki Yulia, "Vladimir Lenin'in anısını onurlandırmak için buraya geldi. Onun düşünceleri birçok devrimcinin, insanlık için parlak bir gelecek ve adalet arayan birçok savaşçının yolunu aydınlatıyor" ifadelerini kullandı.
Anmaya katılanların büyük çoğunluğu Rusya Komünist Partisi bayrakları ve Lenin fotoğrafları taşıdığı görüldü.
73 yaşındaki Nikolay AFP'ye yaptığı açıklamada, "O sadece Rusya'yı değil tüm dünyayı etkiledi. Devrimden sonra, tüm dünya burjuvazisi kendi işçilerinin de ayaklanıp devrim yapmasından korktu" diye konuştu.
78 yaşındaki Valentina Alexandrovna ise, "Ülkemiz bir sömürgeye dönüşmenin eşiğinde. Ve sadece Leninist düşünceyle bununla mücadele edilebilir" ifadelerini kullandı.
Lenin'in naaşı 1997'de fotoğraflanmıştı (AP)
Bolşevik Devrimi'nin lideri ve SSCB'nin kurucusu Vladimir Lenin, devrimden 7 yıl sonra, 21 Ocak 1924'te hayatını kaybetmişti.
Bolşevik liderin naaşı ölümünün ardından mumyalanarak, Kızıl Meydan'da inşa edilen bir anıt mezara defnedilmişti.
Sovyetler Birliği döneminde Lenin'in anıt mezarı her yıl büyük kalabalıklar tarafından ziyaret edilse de, bugün büyük oranda sadece turistlerin uğradığı bir noktaya dönüşmüş durumda.
Rusya lideri Vladimir Putin'in de Lenin'den nadiren bahsettiği ve Bolşevik lideri tarihsel olarak eleştirdiği biliniyor.
Putin son olarak Ukrayna'nın işgalinden üç gün önce Lenin ve arkadaşlarını "Ukrayna'yı yaratmakla" suçlamıştı.
Trump memnun değil ve vatandaşların şehri terk etmesi gerilimin arttığına işaret ediyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5245663-trump-memnun-de%C4%9Fil-ve-vatanda%C5%9Flar%C4%B1n-%C5%9Fehri-terk-etmesi-gerilimin-artt%C4%B1%C4%9F%C4%B1na-i%C5%9Faret
ABD Başkanı Donald Trump, Tahran ile yapılan görüşmelerin ilerleyişinden "memnun olmadığını" belirterek, İran'ın nükleer silah edinmesini engelleyecek kapsamlı bir anlaşma istediğini, aksi takdirde "başka seçeneklerin" olacağını vurguladı. Potansiyel bir gerginliğin işareti olarak Washington, İsrail'deki gerekli olmayan personelinin ayrılmasına izin verdi. Diğer ülkeler de diplomatik misyonlarını azalttı ve vatandaşlarını ülkeyi terk etmeye çağırdı; Çin ise vatandaşlarını İran'ı "en kısa sürede" terk etmeye çağırdı.
İngiltere geçici olarak personelini Tahran'dan çekti, Fransa ve İtalya ise vatandaşlarına İsrail, Kudüs ve Batı Şeria'ya seyahat etmemeleri konusunda uyarıda bulundu.
Trump, Teksas'a gitmek üzere Beyaz Saray'dan ayrılmadan önce İran'ın "nükleer silaha sahip olamayacağını" vurguladı. Güç kullanmanın "istenmeyen" bir durum olduğunu, ancak gerekli hale gelebileceğini ifade etti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise Washington'u müzakerelerde "düşüncesiz adımlardan ve aşırı taleplerden kaçınmaya" çağırdı. Arakçi, Tahran'ın uranyum zenginleştirmeye bağlı olduğunu ve nükleer dosyanın çerçevesinin ötesine geçen her türlü koşulu reddettiğini vurguladı.
Ummanlı arabulucu: İran, zenginleştirilmiş uranyum stoklarını sıfırlamayı kabul ettihttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5245655-ummanl%C4%B1-arabulucu-i%CC%87ran-zenginle%C5%9Ftirilmi%C5%9F-uranyum-stoklar%C4%B1n%C4%B1-s%C4%B1f%C4%B1rlamay%C4%B1-kabul-etti
Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, çarşamba günü Cenevre'de İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile istişarelerde bulundu (İran Dışişleri Bakanlığı- Reuters)
Ummanlı arabulucu: İran, zenginleştirilmiş uranyum stoklarını sıfırlamayı kabul etti
Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, çarşamba günü Cenevre'de İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile istişarelerde bulundu (İran Dışişleri Bakanlığı- Reuters)
Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi dün yaptığı açıklamada, İran'ın ABD ile yaptığı görüşmelerde zenginleştirilmiş uranyum stokunu asla elinde bulundurmayacağına dair anlaşmaya vardığını belirterek, bunun bir savaşı önleyeceğini umduğu atılım olduğunu söyledi.
Şarku’l Avsat’ın CBS'ten aktardığına göre Busaidi verdiği röportajda, "Bu tamamen yeni bir şey. Artık sıfır stoklamadan bahsettiğimiz için bu, zenginleştirme tartışmasını daha az önemli hale getiriyor" ifadelerini kullandı.
Trump yönetimi Tahran'ı nükleer silah edinmeye çalışmakla suçluyor. Ancak el-Busaidi Amerikan televizyonuna verdiği demeçte, "Zenginleştirilmiş maddeyi stoklayamazsanız, bomba yapmanın da bir yolu olmaz" dedi.
İran’ın Suudi Arabistan Büyükelçisi Dr. Ali Rıza İnayeti Şarku’l Avsat’a konuştu: İran ile Suudi Arabistan arasında bölgeyi savaştan uzak tutma konusunda mutabakat varhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5245572-i%CC%87ran%E2%80%99%C4%B1n-suudi-arabistan-b%C3%BCy%C3%BCkel%C3%A7isi-dr-ali-r%C4%B1za-i%CC%87nayeti-%C5%9Farku%E2%80%99l-avsat%E2%80%99-konu%C5%9Ftu
İran’ın Suudi Arabistan Büyükelçisi Dr. Ali Rıza İnayeti Şarku’l Avsat’a konuştu: İran ile Suudi Arabistan arasında bölgeyi savaştan uzak tutma konusunda mutabakat var
İran’ın Suudi Arabistan Büyükelçisi Ali Rıza İnayeti (Şarku’l Avsat)
İranlı diplomat, Tahran’ın ABD ile yürütülen nükleer müzakereler konusunda başta Suudi Arabistan olmak üzere Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleriyle istişarelerde bulunduğunu açıkladı. İran’ın Riyad’ın diyalog sürecine verdiği destek ile önceki turlarda varılan anlaşmalara yönelik tutumunu takdirle karşıladığını ifade etti.
İran’ın Riyad Büyükelçisi Dr. Ali Rıza İnayeti, Şarku’l Avsat’a yaptığı özel açıklamada, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile son bölgesel gelişmeleri ele aldığını belirtti. İnayeti, iki tarafın da “bölgede güvenlik ve barışın sağlanması ve savaştan kaçınılması gerekliliğini” vurguladığını söyledi.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Prens Muhammed bin Selman ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan (SPA)
İnayeti, İran Dışişleri Bakanı’nın da Suudi mevkidaşıyla bir dizi telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini ve bu temaslarda nükleer dosyadaki son gelişmeler hakkında bilgi verdiğini kaydetti.
İran ile ABD arasında Cenevre’de yapılan üçüncü tur nükleer müzakereler, Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi’nin arabuluculuğunda “müzakere sürecinde kayda değer ilerleme” sağlanmasının ardından perşembe günü sona erdi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile iki aşamalı doğrudan ve dolaylı görüşmeler gerçekleştirdi. Toplantılar perşembe sabahı başladı ve yaklaşık 3 saat sürdü. Ardından istişareler için ara verildi. Müzakereler akşam yeniden başladı ve yaklaşık bir buçuk saat sonra tamamlandı.
İnayeti, Umman Sultanlığı’nın “etkin ve etkili” rolünü memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, bunun “bölge meselelerinin bilgelik ve diplomasiyle, adil bir diyalog yoluyla ele alınmasına yönelik ortak bir vizyondan” kaynaklandığını ifade etti.
Ciddi müzakereler
Dr. İnayeti, Tahran’ın perşembe günü nükleer müzakerelere “tam bir ciddiyetle” katıldığını ve bunun “diyaloğa öncelik verilmesi” ilkesine dayandığını söyledi. İran’ın nükleer dosyada diplomatik çözümü tercih ettiğini defalarca dile getirdiğini hatırlatan İnayeti, bu dosyanın “İran’ın belirli bir seviyeye kadar uranyum zenginleştirme hakkı, nükleer silah edinmeme taahhüdü ve yaptırımların kaldırılması” gibi temel başlıkları içerdiğini kaydetti.
İranlı müzakere heyeti, Cenevre’de görüşmelere ev sahipliği yapan Umman Konsolosluğu’na varışından önce (İran Dışişleri Bakanlığı)
Cenevre’de yaklaşık 7 saat süren görüşmeler sırasında Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi’nin tarafların görüşlerini aktardığını belirten İnayeti, hem nükleer başlıklar hem de yaptırımlar dosyası konusunda anlaşmanın içeriğine dair ciddi müzakereler yürütüldüğünü söyledi.
İnayeti, İran Dışişleri Bakanı’nın görüşmeler sonrasında yaptığı açıklamaya atıfla, “bazı konularda mutabakata varıldığını” ve teknik ekiplerin pazartesi günü UAEA’nın merkezi olan Viyana’da teknik incelemelere başlayacağını aktardı. Bu toplantıların, “bazı teknik meselelerin ele alınmasına yönelik bir çalışma çerçevesi ve metodolojisi belirlemeye” odaklanacağını ifade etti.
Körfez ülkeleriyle istişare
Büyükelçi İnayeti, bölge ülkelerinin güvenlik ve barışı sağlamak ve savaşı önlemek için ortak çaba sarf ettiğini vurgulayarak, Tahran’ın nükleer müzakereler konusunda Suudi Arabistan dahil Körfez ülkeleriyle istişarelerde bulunduğunu yineledi.
İran Cumhurbaşkanı’nın son bölgesel gelişmeleri Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile görüştüğünü ve iki tarafın bölgede güvenlik ve barışın sağlanması ile savaştan kaçınılması gerektiğini teyit ettiğini belirten İnayeti, İran Dışişleri Bakanı’nın da Suudi mevkidaşıyla yaptığı temaslarda nükleer dosyadaki gelişmeleri aktardığını söyledi.
İnayeti ayrıca, İran’ın Suudi Arabistan’ın diyalog sürecine verdiği destek ile önceki müzakere turlarında varılan anlaşmalara yönelik yaklaşımını takdir ettiğini ifade etti.
Reuters’a konuşan üst düzey bir İranlı yetkili ise Washington’ın “nükleer ve nükleer olmayan konuları” birbirinden ayırması halinde tarafların bir nükleer anlaşma için çerçeve üzerinde uzlaşabileceğini söyledi. Yetkili, kalan anlaşmazlıkların Cenevre’deki üçüncü tur görüşmelerde daraltılması gerektiğini belirtti.
ABD Başkanı Trump, İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin tamamen durdurulması, balistik füze programının ve Tahran’ın bölgesel silahlı gruplara verdiği desteğin müzakere gündemine alınması yönünde baskı yapıyor. İran ise müzakerelerin yalnızca nükleer konularla sınırlı kalması gerektiğinde ısrar ederek, programının tamamen barışçıl amaçlara hizmet ettiğini savunuyor.
Askerî tırmanma endişesi
Müzakerelerin başarısız olması halinde olası bir ABD saldırısının zamanlamasına ilişkin belirsizlik sürüyor. Muhtemel askerî adımın amacı İran’ı nükleer müzakerelerde taviz vermeye zorlamaksa, sınırlı saldırıların bu hedefe ulaşıp ulaşamayacağı net değil.
Amaç İran yönetimini ortadan kaldırmaksa, ABD’nin daha geniş ve uzun süreli bir askerî kampanyaya yönelmesi muhtemel görünüyor. Ancak bu senaryonun ardından ne olacağına, özellikle de İran’da olası bir kaos ihtimaline ilişkin kamuoyuna yansıyan herhangi bir planlama işareti bulunmuyor.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة