YouGov anketi: ABD'lilerin üçte biri Gazze'de soykırım yapıldığını söyledi

Britanyalı gençler de "İsrail'in Filistinlilere, Nazilerin Yahudilere davrandığı gibi davrandığını" belirtti

Protestocular, soykırım davasının başlamasıyla Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanı binası önünde Filistin'e destek gösterisi düzenlemişti (Reuters)
Protestocular, soykırım davasının başlamasıyla Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanı binası önünde Filistin'e destek gösterisi düzenlemişti (Reuters)
TT

YouGov anketi: ABD'lilerin üçte biri Gazze'de soykırım yapıldığını söyledi

Protestocular, soykırım davasının başlamasıyla Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanı binası önünde Filistin'e destek gösterisi düzenlemişti (Reuters)
Protestocular, soykırım davasının başlamasıyla Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanı binası önünde Filistin'e destek gösterisi düzenlemişti (Reuters)

Birleşik Krallık (BK) merkezli anket şirketi YouGov ve ülkenin önde gelen haber dergilerinden Economist'in anketinde, ABD'lilerin üçte birinin İsrail'in Gazze'de soykırım yaptığını düşündüğü belirlendi.

Sonuçları çarşamba günü yayımlanan anket, 21-23 Ocak'ta 1664 ABD yurttaşının katılımıyla düzenlendi. 

Katılımcıların yüzde 35'i Gazze'de soykırım yapıldığını savunurken, yüzde 36'sı buna katılmadığını, yüzde 29'uysa kararsız olduğunu söyledi.

Ankete katılan 18 ila 29 yaşındaki Amerikalıların neredeyse yarısı (yüzde 49) İsrail'in soykırım yaptığını söylerken, yüzde 24'ü buna katılmadığını, yüzde 27'siyse soykırım nitelendirmesinden emin olmadığını belirtti. 

Demokratların yüzde 49'u Filistinlilere karşı soykırım yapıldığını savunurken, yüzde 21'iyse bu sınıflandırmanın doğru olmadığını söyledi. Demokratlar arasında yüzde 30 oranında kararsız kesim var. 

Cumhuriyetçiler arasındaysa Gazze savaşında İsrail'in eylemlerini destekleyenlerin oranı daha yüksek. Buna göre Cumhuriyetçi katılımcıların yüzde 57'si İsrail ordusunun soykırım yapmadığını öne sürerken, sadece yüzde 18'lik bir kesim yaşananları soykırım diye niteledi. Cumhuriyetçilerin dörtte biriyse görüş belirtmedi. 

Öte yandan BK merkezli Yahudi Düşmanlığına Karşı Kampanya (CAA) adlı sivil toplum kuruluşunun, aralıkta YouGov'la ortak düzenlediği ankette, 18-24 yaşındaki Britanyalı gençlerin yüzde 34'ü "İsrail'in Filistinlilere, Nazilerin Yahudilere davrandığı gibi davrandığını” söyledi. Yetişkinlerinse yüzde 30'u buna katıldı.

Geçen yıl düzenlenen ankette bu oran yetişkinler için yüzde 23, gençler içinse yüzde 31'di.

Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese de İspanya'nın önde gelen gazetelerinden El Pais'te 19 Ocak'ta yayımlanan söyleşisinde, "Gazze'de kuvvetle muhtemel soykırım yaşandığını" belirtmişti.

Güney Afrika Cumhuriyeti, Tel Aviv yönetiminin Gazze'ye yönelik saldırılarının Soykırım Sözleşmesi'ni ihlal ettiği gerekçesiyle, 29 Aralık'ta Uluslararası Adalet Divanı'nda (UAD) dava açarak İsrail aleyhine ihtiyati tedbir kararı alınmasını talep etmişti.

Bunlar arasında soykırım suçunu işleyenlerin cezalandırılması, askeri operasyonların durdurulması, gıda, yakıt ve tıbbi malzeme tedariğinin sağlanması gibi talepler yer alıyor. 

11-12 Ocak'taki duruşmaların tamamlanmasının ardından UAD, tarafların beyanları ve delillerini inceleyerek karar için müzakerelere başlamıştı. Mahkemenin kararını yarın açıklaması bekleniyor.

Independent Türkçe



Katz, Hizbullah’ın füze saldırıları durmazsa ‘toprak’ ele geçirme tehdidinde bulundu

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (AP)
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (AP)
TT

Katz, Hizbullah’ın füze saldırıları durmazsa ‘toprak’ ele geçirme tehdidinde bulundu

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (AP)
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (AP)

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz bugün yaptığı açıklamada, orduya Lübnan’daki operasyonları genişletmeye hazırlanma talimatı verdiğini belirterek, Hizbullah’ın füze saldırıları durmazsa ‘toprak ele geçirme’ tehdidinde bulundu.

Katz, “Ben ve Başbakan Binyamin Netanyahu, İsrail ordusuna Lübnan’daki operasyonları genişletmeye ve kuzeydeki yerleşimlere yeniden sükûnet ve güvenlik getirmeye hazırlanma talimatı verdik” dedi.

Katz ayrıca, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ı uyardığını belirterek, “Lübnan hükümeti kendi topraklarını kontrol edemez ve Hizbullah’ın kuzeydeki yerleşimleri tehdit etmesini ve İsrail’e füze fırlatmasını engelleyemezse, bunu biz yaparız ve toprakları kontrol altına alırız” ifadesini kullandı.

Öte yandan Hizbullah dün akşam İsrail’e karşı ‘El-Asf el-Me’kul’ adını verdiği bir operasyon başlattığını duyurdu. Bu gelişme, iki taraf arasında süren karşılıklı saldırıların ardından yaşanan en büyük gerilim artışlarından biri olarak değerlendiriliyor. Aynı saatlerde İsrail, Beyrut’un güney banliyölerine yönelik şiddetli hava saldırıları düzenledi.

Hizbullah yaptığı açıklamada, yeni askeri operasyon kapsamında İsrail’in kuzeyine ‘onlarca füze’ fırlattığını belirtti. Açıklamada, bu saldırıların ‘İsrail’in Lübnan’daki onlarca şehir ve kasabayı, ayrıca Beyrut’un güney banliyösünü hedef alan suç niteliğindeki saldırılarına yanıt olarak’ gerçekleştirildiği ifade edildi.

Bu açıklama, İsrail’in Beyrut’ta ve Hizbullah’a ait altyapı noktalarında yoğun hava saldırıları düzenlediği bir dönemde geldi. Aynı zamanda İsrail’in kuzeyindeki Celile bölgesinde de füzelere karşı hava savunma sistemlerinin devreye girdiği bildirildi.


Tarihteki en büyük petrol arzı kesintisi… Trump: İran yenilgiye yaklaşıyor

TT

Tarihteki en büyük petrol arzı kesintisi… Trump: İran yenilgiye yaklaşıyor

Tarihteki en büyük petrol arzı kesintisi… Trump: İran yenilgiye yaklaşıyor

Ortadoğu’da birden fazla cephede hızla tırmanan gerilim sürerken, ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin İran’ın yeniden inşasını “neredeyse imkânsız” hâle getirme kapasitesine sahip olduğunu belirtti ve Tahran’ın yenilgi noktasına yaklaştığını söyledi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise savaşın sona erdirilmesi için bazı şartlar öne sürdü. Pezeşkiyan, saldırıların kalıcı biçimde durdurulmasını garanti altına alacak uluslararası güvencelerin verilmesini ve tazminat ödenmesini talep ederken, İran’ın “meşru haklarının” tanınmasının da gerekli olduğunu vurguladı.

Irak’ta ise yetkililer, Perşembe günü şafak vakti Irak açıklarında hedef alınan iki petrol tankerinden birinin mürettebatından bir kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Öte yandan International Energy Agency (IEA), Ortadoğu’daki savaşın petrol arzında tarihteki en büyük kesintiye yol açtığını duyurdu. Açıklama, ajansın bir gün önce stratejik rezervlerden rekor miktarda petrolün piyasaya sürülmesini onaylamasının ardından geldi.

Sahadaki gelişmelere bakıldığında, son saatlerde İsrail’in Hizbullah hedeflerine yönelik yoğun hava saldırılarının ardından Beyrut’un güney banliyölerinde temkinli bir sakinlik hâkim. İsrail saldırılarının başkentteki Arman ve Ramlet el-Baida bölgelerini de kapsadığı, saldırılarda ölü ve yaralıların bulunduğu bildirildi.

Buna paralel bir gelişmede, bazı medya kuruluşları İran ve Hizbullah tarafından Tel Aviv yönüne füzeler fırlatıldığını aktarırken, İsrail ordusunun da Tahran’da İran rejimine ait hedeflere yönelik geniş çaplı hava saldırıları başlattığı bildirildi.


Trump’ın oğullarının ortak olduğu İHA şirketi Pentagon ile sözleşme imzalamak istiyor

Eric Trump (sağda) ve Donald Trump Jr. (Arşiv – Reuters)
Eric Trump (sağda) ve Donald Trump Jr. (Arşiv – Reuters)
TT

Trump’ın oğullarının ortak olduğu İHA şirketi Pentagon ile sözleşme imzalamak istiyor

Eric Trump (sağda) ve Donald Trump Jr. (Arşiv – Reuters)
Eric Trump (sağda) ve Donald Trump Jr. (Arşiv – Reuters)

Pentagon’un saldırı amaçlı insansız hava araçlarının (İHA) tedariki için açtığı ihalelerde onlarca şirket rekabet ederken, bu şirketler arasında biri özellikle öne çıkıyor.

Powerus adlı şirket, güçlü nakit rezervlerine sahip olması ve rakip firmaları satın alarak hızla büyümesiyle dikkat çekiyor. Şirketin bir diğer özelliği ise ABD Başkanı Donald Trump’ın iki oğlunun şirkete ortak olması.

Trump ailesi, başkanın desteğini kazanmak isteyen yabancı ülkelerde gayrimenkul faaliyetlerini genişletmesi ve politikalarından yararlanan kripto para projelerinden milyarlarca dolar gelir elde etmesi nedeniyle eleştirilmişti. Ancak daha az dikkat çeken bir başka konu da ailenin federal hükümetle sözleşmeli şirketlerde edindiği yeni hisseler. Bu şirketler, roket parçaları ve nadir mıknatıslardan yapay zekâ çipleri ve bilgisayar ekipmanlarına kadar çeşitli ürünler tedarik ediyor.

Washington Üniversitesi St. Louis Hukuk Fakültesi’nde hükümet etiği uzmanı olan Kathleen Clark, “Bu yolsuzluk. Hükümetteki karar vericiler, başkanın ailesinin servetini artırmak için sözleşme verilmesi yönünde baskı hissedebilir” değerlendirmesinde bulundu.

Trump ailesinin son girişimi, Pentagon’un İHA’lar için ABD’de üretim altyapısı oluşturmak amacıyla ayırdığı 1,1 milyar dolarlık bütçeden pay almayı hedefliyor. Trump yönetiminin Çin’den bu tür araçların ithalatını yasaklamasının ardından söz konusu fon oluşturulmuştu.

Powerus şirketi ise yaptığı açıklamada, başkanın oğullarının servetini artırabilecek olsa bile devlet fonları için teklif vermelerinde herhangi bir sorun olmadığını savundu.

Şirketin kurucu ortaklarından Brett Velicovich, Trump kardeşlere atıfta bulunarak, “Burada herhangi bir çıkar çatışması yok. Yaptıkları her şey kendi özel işleri. Şirket olarak odak noktamızın siyasetle bir ilgisi yok” dedi.

Olası çıkar çatışması iddialarıyla ilgili yorum talep edildiğinde Eric Trump şu açıklamayı yaptı: “İnandığım şirketlere yatırım yapmaktan büyük gurur duyuyorum. İHA’ların geleceğin yükselen alanı olduğu açık.”

Yaklaşık bir yıl önce emekli askerler tarafından kurulan Powerus şirketi, çoğunlukla ticari amaçlarla İHA üretiyor. Bu araçlar gübre püskürtmeden orman yangınlarını söndürmeye kadar çeşitli alanlarda kullanılıyor. Ancak şirket hızla büyüyerek ABD Savunma Bakanlığı’na, Ukrayna ve Rusya’nın kullandığı türden silahlı insansız hava araçları (SİHA) tedarik etmeyi hedefliyor. Bu tür araçların son dönemde İran tarafından da ABD ile müttefik Körfez ülkelerine yönelik yıkıcı saldırılarda kullanıldığı belirtiliyor.

Şirket son altı ay içinde üç rakibini satın aldı ve daha fazla şirketi bünyesine katmayı planlıyor.

Powerus, satın alma hamlelerini finanse etmek için yatırımcılardan 60 milyon dolar topladı. Şirket ayrıca ‘ters birleşme’ yoluyla ek finansman sağlamayı hedefliyor. Bu yöntemde özel bir şirket, borsada halihazırda işlem gören bir şirketi satın alarak halka açık hale geliyor. Genellikle bu şirketler düşük faaliyet gösteren ya da neredeyse hiç aktif olmayan firmalar oluyor.

Bu durumda halka açık şirket, Florida merkezli ve kısmen Eric Trump ile Donald Trump Jr.’a ait olan Aureus Greenway Holdings olacak. Bazı golf sahalarına sahip olan şirket Nasdaq borsasında işlem görüyor.

Trump kardeşler arasında federal hükümetle sözleşmeli şirketlerle en fazla bağlantı kuran isim ise Donald Trump Jr. olarak öne çıkıyor. Trump Jr., 1789 Capital adlı risk sermayesi fonu aracılığıyla bu alanda faaliyet yürütüyor.

Trump’ın yeniden seçilmesinden kısa süre sonra 1789 Capital fonu Donald Trump Jr.’ı ortak yaptı ve ardından kendi satın alma kampanyasını başlattı. Fon, bir yıl içinde 25 şirkete yatırım gerçekleştirdi.