Fransa, ‘stratejik ortaklığı’ güçlendirmek için İsveç’i ziyaret etmeyi planlıyor

Hindistan’ın ardından: Macron salı ve çarşamba günü İsveç’i ziyaret edecek

25 Ocak 2024’te Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron Hindistan’daki Jaipur Uluslararası Havalimanı’na ulaştığı sırada (AFP)
25 Ocak 2024’te Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron Hindistan’daki Jaipur Uluslararası Havalimanı’na ulaştığı sırada (AFP)
TT

Fransa, ‘stratejik ortaklığı’ güçlendirmek için İsveç’i ziyaret etmeyi planlıyor

25 Ocak 2024’te Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron Hindistan’daki Jaipur Uluslararası Havalimanı’na ulaştığı sırada (AFP)
25 Ocak 2024’te Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron Hindistan’daki Jaipur Uluslararası Havalimanı’na ulaştığı sırada (AFP)

Sadece bir zamanla tesadüfü olarak, Türkiye’nin Stockholm’ün NATO’ya katılımını onaylamasının hemen ardından Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron 30 ve 31 Ocak tarihlerinde İsveç Krallığı’nı ziyaret edecek. Fransız Cumhurbaşkanı’nın İsveç’e yönelik bu türden son ziyareti 2020 yılında, İsveç Kralı’nın Fransa’ya son ziyareti ise 2014 yılında gerçekleşmişti.

Macron Fransa’ya yabancı olan bir ülkeye gitmiyor. Zira Stockholm Parlamentosu tarafından İsveç Kralı olarak seçilen ve 2018 yılında Kral XIII. Karl’ın tahtına gelen şu anki Kral Carl XVI Gustav, Fransız general Jean-Baptiste Bernadotte’nin soyundan geliyor. General Bernadotte, İmparator Napolyon Bonapart’ın ordusunda görev yaptı. Bonapart ondan kurtulmak için hükümdarlığı çökmeden önce onu uzaktaki bir pozisyona önerdi. Bernadotte, Bonaparte’ın kısa süreli nişanlısı olan Désirée Clary ile evlendiğin için ikilinin arasında bir rekabet vardı.

Üç eksen

Macron’un ziyareti 3 eksenden oluşacak. Bunlar savunma, iki tarafın 2017 yılında imzaladığı çok formatlı stratejik ortaklığın güçlendirilmesi ile yenilikçilik ve yaratıcılığa dayanıyor. Ziyaretin, iki ülke arasındaki kadim ilişkileri güçlendirmeyi amaçladığı belirtilirken, iki ülke arasında imzalanan ilk anlaşmanın 16. yüzyılın ortalarına kadar uzandığı vurgulandı. Elysee Sarayı’ndan kaynaklar, söz konusu ziyareti duyururken, barışçıl nükleer iş birliği, çevre (ormanların korunması) ve savunma sektörlerinde bir dizi ön anlaşma ve niyet beyanının imzalanmasının beklendiğini söyledi.

Elysee kaynakları son eksen ile ilgili olarak, iki tarafın hava savunma sistemleri ve hava kontrolü alanında iş birliğine yönelik bir niyet beyannamesi imzalayacağını ve bu beyannamenin iki ülkenin savunma bakanları tarafından imzalanacağını belirtti. Aynı zamanda tanksavar füzeleri alanındaki iş birliğine ilişkin ve Fransız MBDA şirketi ile İsveçli Saab arasında anlaşma imzalanacak ve iki taraf yeni nesil tanksavar füzesi geliştirmek için çalışacak.

Paris, İsveç ile savunma alanındaki ilişkilerini ‘mükemmel’ olarak değerlendirirken, iki ülke daha önce Paris’in Mali’de oluşturduğu Avrupa komando gücü ‘Takuba’ çerçevesinde iş birliği yapmıştı. İki taraf, 2012 tatbikatlarında ‘Arctic Challenges 2021’ adı altında ortak askeri tatbikatlar, ardından ertesi yıl ‘Soğuk Tepki’ tatbikatları ve son olarak 2023’te ‘Aurora’ tatbikatlarını gerçekleştirdi.

Savunma iş birliğinin genişletilmesi

Yaklaşık iki yıl önce Ukrayna savaşının patlak vermesinden bu yana, Paris’in İsveç ile iş birliği içinde Baltık Denizi’ndeki hava ve deniz varlığını güçlendirmesinin ardından iki ülke arasındaki iş birliği genişledi. Fransa, İsveç’in yakında NATO’ya resmi olarak katılımının, askeri endüstriler de dahil olmak üzere iki taraf arasındaki askeri iş birliği alanlarını genişleteceğine inanıyor. İsveç, Macron’un ilerletmeye çalıştığı bir proje olarak, güçlü bir Avrupa savunma sanayisinin kurulmasında aktif ve destekleyici bir taraf olarak görülüyor.

Elysee kaynakları, iki tarafın egemenlik konusunda ‘benzer vizyona’ sahip olması göz önüne alındığında Paris ile Stockholm arasında benzerlik noktalarının olduğunu belirtti. Kaynaklar ayrıca bu durumun, gerek savunma üretimi gerekse operasyonel imkanlar açısından savunma yeteneklerinin geliştirilmesi ve Avrupa ile Atlantik toplu savunma iş birliğinin güçlendirilmesi yönünde bir arzunun olduğu anlamına geldiğini de belirtti.

Paris, İsveç ile iş birliğinin iki taraf içinde yararlı olduğunu belirtti. Yapılan bir açıklamada “Ukrayna savaşı gerek Rusya’nın oluşturduğu riskin değerlendirilmesi, gerek özellikle doğu kısmındaki müttefikler arasındaki dayanışma ihtiyacını değerlendirme gerekse savunma alanında ilgili ülkelerin Avrupa ülkelerine karşı koyma ve bağımsızlığına yönelik çaba gösterme yeteneklerini güçlendirme ihtiyacı olsun, iki ülke arasında stratejik yakınlaşmayı hızlandırdı” ifadelerine yer verildi.

Fransa’nın Stockholm Büyükelçiliği’nden yapılan açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı’nın ziyaretinin, iki taraf arasında var olan tarihi ilişkilere bir kez daha dikkat çekeceği, bu ilişkinin özelliğinin vurgulanacağı ifade edildi. Aynı zamanda yıllık 22 milyar avroyu aşan ikili iş birliğinin ve ticaret alışverişlerinin derinleştirilmesine de yol açacağı belirtildi.

İki taraf, İsveç’in gelişmiş yeteneklere sahip olduğu barışçıl amaçlı nükleer enerji sektöründe iş birliğini artırmayı amaçlıyor. Paris bu sektördeki varlığını Avrupa ve uluslararası düzeyde güçlendirmeye çalışıyor. Fransa’nın elektrik üretmek için nükleer enerjiye en çok bağımlı olan ülkelerden biri olduğunu da hatırlatmak gerekiyor.



Ukrayna, Birleşik Krallık'ta drone fabrikası açtı

Ukrayna'nın Britanya Büyükelçisi Valeri Zalujni, fabrikanın iki ülke arasındaki işbirliğinin genişlemesini temsil ettiğini söyledi (Valeri Zalujni / X)
Ukrayna'nın Britanya Büyükelçisi Valeri Zalujni, fabrikanın iki ülke arasındaki işbirliğinin genişlemesini temsil ettiğini söyledi (Valeri Zalujni / X)
TT

Ukrayna, Birleşik Krallık'ta drone fabrikası açtı

Ukrayna'nın Britanya Büyükelçisi Valeri Zalujni, fabrikanın iki ülke arasındaki işbirliğinin genişlemesini temsil ettiğini söyledi (Valeri Zalujni / X)
Ukrayna'nın Britanya Büyükelçisi Valeri Zalujni, fabrikanın iki ülke arasındaki işbirliğinin genişlemesini temsil ettiğini söyledi (Valeri Zalujni / X)

Ukrayna'nın ilk drone üretim fabrikası çarşamba günü Suffolk'ta faaliyete geçti ve bu da Britanya'nın savunma sanayisine ivme kazandırdı.

Ukraynalı firma Ukrspecsystems, Mildenhall ve Elmsett'teki tesislerine 200 milyon sterlin (yaklaşık 12 milyar TL) yatırım yaptı. Sözkonusu yerlerde ve Birleşik Krallık'ın (BK) daha geniş tedarik zincirinde 500'e kadar iş yaratması bekleniyor.

Savunma Tedarikinden Sorumlu Devlet Bakanı Luke Pollard şunları söyledi:

Ukrspecsystems'in yeni fabrikası, BK'nin desteğine duyulan güvenin bir göstergesi ve uluslarımızın savunma sanayileri arasındaki derinleşen işbirliğinin altını çiziyor. Bu yatırım, İngiltere'nin doğusunda 500'e kadar yeni iş yaratacak, savunmayı büyümenin motoru haline getirecek ve Ukrayna'nın Putin'in saldırganlığına karşı kendini savunmasına yardımcı olacak.

BK daha önce Ukrayna'daki Ukrspecystems fabrikalarından 80'den fazla SHARK ve Mini-SHARK drone'u sipariş etmiş ve fabrikanın açılışını iki ülke arasındaki 100 Yıllık Ortaklığın "açık bir göstergesi" diye nitelemişti.

2014'te kurulan firma, Britanya Savunma Bakanlığı'na göre Şubat 2022'den bu yana Vladimir Putin'in savaş makinesine yaklaşık 3 milyar dolar zarar veren çeşitli drone'lar üretiyor.

Ukrayna'nın Britanya Büyükelçisi Valeri Zalujni çarşamba günü yaptığı açıklamada, fabrikanın iki ülke arasındaki işbirliğinin genişlemesini temsil ettiğini söyledi.

Sosyal medyada, "Ukrayna, sürekli füze saldırıları, altyapı yıkımı ve üretim tesislerine yönelik tehditler arasında bir savaş veriyor. Dolayısıyla BK'de üretimin başlatılmasının derin bir stratejik mantığı var" ifadelerini kullandı.
 

sdvfbgh
Ukrayna silahlı kuvvetlerinin eski komutanı Zalujni, 2014'te kurulan üretici Ukrspecsystems'in drone'larının cephede etkinliğini kanıtladığını söyledi (Valeri Zalujni/X)

Bu, odak noktasının Ukrayna’dan kayması anlamına gelmiyor. Bu, ortak yeteneklerimizin genişletilmesi ve üretimin sürekliliğini garanti eden ikinci bir savunma hattının oluşturulması.

Zalujni, mühendislik uzmanlığı merkezinin Ukrayna'da kalacağını, üretiminse Britanya'nın savunma sanayisine entegre edileceğini söyledi.

Ukrayna'nın savunma sanayisi, Rusya'yla 4 yıllık savaş boyunca hızla büyüdü. Üretim kapasitesinin bu yıl 50 - 55 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor ve Ukrayna ordusunun ihtiyaçlarının yüzde 50'sinden fazlasını karşılıyor.

Kiev ayrıca 4 yıl sonra ilk kez malzeme ve hizmet ihracatına yeniden başlamaya hazırlanıyor.

xcvfbg
Ukrayna'nın üretim kapasitesinin bu yıl 50 - 55 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor ve Ukrayna ordusunun ihtiyaçlarının yüzde 50'sinden fazlasını karşılıyor (Valeri Zalujni / X)

Kiev Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Başkan Yardımcısı Davyd Aloian, geçen hafta ülkenin 2026'da birkaç milyar dolarlık mal ve hizmet ihraç edebileceğini ve bunun savaş öncesi ihracatın izin verdiğinden "önemli ölçüde daha yüksek" bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.

Ukrspecsystems'in internet sitesinde şirketin BK'de British Eagle Eye Innovations Ltd ve Digital Concepts Engineering Ltd'yle birlikte 1Force konsorsiyumunun bir parçası olarak çalıştığı belirtiliyor.

Independent Türkçe


Trump'ın baş ticaret sorumlusu son gümrük vergilerinin geçici olduğunu açıkladı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Trump'ın baş ticaret sorumlusu son gümrük vergilerinin geçici olduğunu açıkladı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

ABD Başkanı Donald Trump'ın en üst düzey ticaret müzakerecisi, Yüksek Mahkeme'nin Trump'ın kapsamlı Kurtuluş Günü" tarifelerini iptal etmesinin ardından açıkladığı yüzde 10 ya da 15'lik gümrük vergisinin, Trump aksini iddia etse de Kongre adım atmadıkça yalnızca 150 gün yürürlükte kalabileceğini kabul etti.

ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, çarşamba günü Bloomberg News'a, Trump'ın geçen haftaki Yüksek Mahkeme kararının ardından tüm ithalatlara küresel olarak yüzde 10 vergi uygulama kararının, Trump'ın 1977 tarihli ve gümrük vergilerinden hiç bahsetmeyen bir yasa uyarınca keyfi olarak uygulamaya koymayı iddia ettiği, artık geçersiz kılınmış vergilerle "süreklilik" sağlamayı amaçlayan "geçici, 150 günlük bir yetki" olduğunu söyledi.

Trump'ın Amerikan ticaret yasasının az bilinen bir bölümü olan 122. Madde uyarınca uyguladığı bu gümrük vergileri, ancak Kongre'nin özel izniyle 150 günlük sürenin ötesinde yürürlükte kalabiliyor.

Ancak Trump, gümrük vergilerini uzatmak için yasama organının adım atmasına gerek olmadığını savunuyor.

Başkan, Ulusa Sesleniş konuşmasında, 122. Madde de dahil kullandığı yetkilerin "zaman içinde kendini kanıtlamış ve onaylanmış" olduğunu iddia ederek, "Kongre'nin adımına gerek duyulmayacağını" belirtti.

Greer ayrıca, kamuoyu yoklamalarına göre Amerikalıların büyük çoğunluğu tarafından genel olarak beğenilmese de yönetimin "bu politikayı sürdürmek" için Trump'ın yasadışı vergi planını "alternatif araçlarla yeniden yapılandırmayı" planladığı uyarısını yaptı.

"Sadece uygulamanın yasal dayanağı değişecek" dedi.

ABD ticaret müzakerecisinin Trump'ın gümrük vergisi yetkisinde bazı sınırlamalar olduğunu kabul etmesi, ülkenin muhafazakar çoğunluğa sahip yüksek mahkemesinin, Carter döneminden kalan yasanın kendisine herhangi bir gerekçeyle ithalat vergisi koyma yetkisi vermediği gerekçesiyle, Trump'ın 1977 Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası'nı kullanarak gümrük vergisi uygulayamayacağına hükmetmesinin üzerinden bir hafta geçmeden gerçekleşti.

Karar, Trump'ın tüm gümrük vergilerini değil, sadece 1970'lerde çıkan yasa kapsamında uygulananları etkiledi. Bu, nisanda "Kurtuluş Günü" diye adlandırdığı etkinlikte duyurduğu "karşılıklı" gümrük vergilerini ve özellikle Kanada, Çin ve Meksika'ya fentanil akışını durdurmak için uygulanan gümrük vergilerini de içeriyordu.

Trump, tek taraflı gümrük vergisi politikasının büyük bir kısmını iptal eden 6'ya 3'lük Yüksek Mahkeme kararına sert tepki göstererek, kararı "son derece üzücü" diye nitelendirmiş ve imza politikasını desteklemeyen mahkemedeki Cumhuriyetçi atamalarından "kesinlikle utandığını" belirtmişti.

Trump, "Aptallık ediyorlar ve RINO'larla radikal sol Demokratlara uşaklık yapıyorlar... Vatanseverlikten son derece uzaklar ve Anayasamıza ihanet ediyorlar" dedi ve kendisine karşı karar veren üç muhafazakar yargıcın (Baş Yargıç John Roberts ve onun atadığı iki yargıç, Yargıç Neil Gorsuch ve Yargıç Amy Coney Barrett) "Sadece İsim Olarak Cumhuriyetçi" (Republicans In Name Only) olduklarını belirten bir kısaltma kullandı.

Independent Türkçe


İsrail ziyaretini 10 milyar doları aşan anlaşmalarla tamamlayan Modi, onur madalyasına layık görüldü

Binyamin Netanyahu ve Narendra Modi (AFP)
Binyamin Netanyahu ve Narendra Modi (AFP)
TT

İsrail ziyaretini 10 milyar doları aşan anlaşmalarla tamamlayan Modi, onur madalyasına layık görüldü

Binyamin Netanyahu ve Narendra Modi (AFP)
Binyamin Netanyahu ve Narendra Modi (AFP)

Hindistan Başbakanı Narendra Modi, iki gün süren İsrail ziyaretini, toplam değeri 10 milyar doları aşan ortak anlaşmalara imza atarak tamamladı. Ancak ziyaret sırasında kendisine İsrail Parlamentosu tarafından verildiği duyurulan ve “tarihi ve benzeri görülmemiş bir onur” olarak sunulan sözde “Knesset Nişanı”nın niteliği konusunda İsrail’de tartışmalar yaşandığına dair iddiaların gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı.

İsrail ziyareti boyunca Modi ve Netanyahu arasındaki samimiyet, vedalaşma anında da gözlemlendi. Netanyahu, “İsrail halkı sözlerinle derinden etkilendi; tek bir kuru göz kalmadı. Yahudi-Hint kardeşliğini yeniden tesis ediyorsun. ABD ile birlikte en güçlü demokrasi ittifakını kuruyoruz” diye konuştu. Modi’nin bu sözler karşısında duygulandığı kaydedildi.

Bununla birlikte İsrail’in ziyarete verdiği önem yalnızca duygusal mesajlarla sınırlı kalmadı. İki hükümet arasında çeşitli alanlarda 16 mutabakat zaptı imzalandı. Anlaşmaların toplam değerinin 10 milyar dolar olduğu belirtildi.

vfdvdf
Narendra Modi, Binyamin Netanyahu ve eşinin hazır bulunduğu törende, İsrail Knesset ziyaretçi defterini imzaladı (AFP)

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, söz konusu anlaşmaların “iki ülkenin güvenlik, ekonomi ve kültür alanlarında kazançlı çıkacağı stratejik bir ittifakı pekiştirdiğini” söyledi. Herzog, Modi’nin kendisine yaptığı resmi Hindistan davetini yakın zamanda yerine getirme sözü verdi.

Önemli bir iş birliği durağı

Ziyaret, Kudüs’teki King David Hotel’de gazetecilerle (soru alınmaksızın) gerçekleştirilen basın açıklamasıyla sona erdi. Netanyahu ve Modi, görüşmelerin içeriğini özetleyen açıklamalarda bulundu.

Netanyahu, “Ziyaret ve sonuçları birçok açıdan olağanüstüydü. Görüşme kısa ama verimli ve etkileyiciydi.” Tarafların “somut planlar” üzerinde çalıştığını belirten Netanyahu, ilerleyen dönemde Hindistan’da ortak bir hükümet toplantısı düzenleneceğini açıkladı.

Netanyahu, iki ülkenin geleceğinin inovasyona dayandığını vurgulayarak, İsrail ve Hindistan’ın “geçmişleriyle gurur duyduklarını ancak moderniteye inanan iki çağdaş ülke olarak geleceği birlikte yakalamaya kararlı olduklarını” söyledi.

scsd
Binyamin Netanyahu ve Narendra Modi (AFP)

Modi ise ziyaretinin “iki ülke ilişkilerinde önemli bir dönüm noktası” olduğunu belirtti. Hindistan ile İsrail arasındaki iş birliğinin güvenlik, tarım, su, kalkınma ve iş gücü alanlarında güçlendiğini ifade eden Modi, “İsrail ile karşılıklı fayda sağlayacak bir serbest ticaret anlaşmasını yakında sonuçlandıracağız” dedi.

Modi ayrıca savunma alanında geliştirme, üretim ve teknoloji transferi konularında ortaklığa gidileceğini söyledi ve iki ülkenin ilişkilerini “özel bir stratejik ortaklık” seviyesine yükselttiğini belirterek bunu “doğal ve vizyoner bir gelişme” olarak nitelendirdi.

Hindistan Başbakanı, Gazze konusunda temasların sürdüğünü de kaydederek, “Hindistan terörü en güçlü ifadelerle kınamıştır ve her türden teröre izin verilmemesi gerektiğine inanmaktadır” dedi. Modi, ABD Başkanı Donald Trump’ın planını da överek güçlü destek verdiğini ve bunun bölgede gerçek bir barışın önünü açabileceğini söyledi.

Askerî ittifakın taçlandırılması

Sağ eğilimli Israel Hayom gazetesi, ziyareti Hindistan ile İsrail arasında stratejik askerî ittifakın taçlandırılması olarak değerlendirdi. İsrail sağının önde gelen isimlerinden Albay Yoni Stepoun, ziyareti “uluslararası siyasette tarihi bir kırılma” şeklinde tanımladı. Stepoun, “Avrupa merkezli eski dünya sona erdi. Bugün ABD var ve biz ile Hindistan onun müttefikleriyiz. Uluslararası satranç tahtasında bir oyuncu haline geldik. Avrupa bizi kuşatırken bu ziyaret konumumuzu güçlendiriyor ve gücümüzü teyit ediyor” ifadelerini kullandı.

Haaretz gazetesi ise Netanyahu’nun ziyaret sırasındaki coşkusuna dikkat çekti. Gazete, Netanyahu’nun Modi’ye sarıldığı anlarda son yıllarda görülmeyen bir sevinç sergilediğini yazdı ve “Başı gökyüzündeydi, ancak ayakları İsrail iç siyasetinin çamuruna saplanmıştı” yorumunu yaptı. Bu değerlendirme, hükümetin yargı sistemi ve yönetim yapısına ilişkin reform girişimleri nedeniyle muhalefetin Netanyahu ile Knesset Başkanı Amir Ohana’nın konuşmalarını boykot etmesine atıfla yapıldı.

Konu edilen nişan tartışması

Kanal 12’nin siyasi analisti Ben Caspit ise, Çarşamba günü Knesset Başkanı Amir Ohana tarafından Modi’ye takdim edilen ve “Knesset Nişanı” olarak adlandırılan ödülün niteliğine ilişkin tartışmalara dikkat çekti. Ohana, bunun İsrail Parlamentosu tarihindeki ilk ve en yüksek nişan olduğunu söylemişti.

Ancak Caspit, “Knesset’te nişan sistemi yoktur; bu tür bir nişanı kararlaştıran bir komite de bulunmamaktadır” diyerek açıklamaların şaşkınlık yarattığını belirtti.

Caspit’e göre Modi’ye verilen nişan “ilk bakışta göründüğü gibi saf altın değil, altın kaplama bronzdan yapılmıştı; yani değeri düşük ve devlet liderlerine layık olmayan bir nesneydi.”