Putin'in Afrika'da ‘Wagner’ rolünü canlandırma planı

24 Haziran 2023 tarihinde Rostov-on-Don kentinde, bir araçta arama yapan Rus paralı asker grubu Wagner üyeleri. (AFP)
24 Haziran 2023 tarihinde Rostov-on-Don kentinde, bir araçta arama yapan Rus paralı asker grubu Wagner üyeleri. (AFP)
TT

Putin'in Afrika'da ‘Wagner’ rolünü canlandırma planı

24 Haziran 2023 tarihinde Rostov-on-Don kentinde, bir araçta arama yapan Rus paralı asker grubu Wagner üyeleri. (AFP)
24 Haziran 2023 tarihinde Rostov-on-Don kentinde, bir araçta arama yapan Rus paralı asker grubu Wagner üyeleri. (AFP)

Said Taniyus

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov'a 3 Kasım'da, Washington'ın Rus paralı asker grubu Wagner'in temsilcilerinin Pantsir uçaksavar füze sistemlerini Hizbullah grubuna devredebileceğinden endişe duyduğu yönündeki haberleri sorduğumda, kendisi muğlak bir şekilde yanıt vererek şöyle demişti:

ABD, bu grubun Pantsir hava savunma sistemini Hizbullah grubuna devretme olasılığına ilişkin endişelerini Rusya Savunma Bakanlığı'na iletebilir.

Ayrıca Peskov, Yevgeniy Prigojin'in oğlu Pavel'in Wagner grubunun başına geçebileceği bilgisine net bir cevap vermekten kaçınarak şunları söyledi:

Bu Kremlin'de bizi ilgilendiren bir konu değil. Bu bizim konumuz değil. Benim bu konuda herhangi bir bilgim yok. Böyle bir grubun (Wagner) yasal olarak var olmadığını, ancak birçok yerde ve ülkede fiili olarak halen yaygın olduğunu söylemiştik. Yani tüm bu ABD korkuları, hiçbir şeye dayanmıyor ve hiçbir temeli yok. Washington'da gerçekten de Wagner'in neler yapabileceğine dair endişeler varsa, ordu aracılığıyla acil durum iletişim kanalları mevcut.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin geçtiğimiz temmuz ayında Kremlin'de Wagner grubunun üyeleri ve liderleri Yevgeniy Prigojin ile bir toplantı yaptığında, onlara, komutanlarından birinin komutasında devlet otoritesi altında daha ileri eylemler için çeşitli seçenekler sunuldu. Ancak orada bulunan Prigojin bu teklifi reddetti.

Putin, “Sunumumu yaptığımda birçok kişi başını salladı” dedi. Önde oturan ve arkadaki adamlarının yüz ifadelerini göremeyen Prigojin, “Hayır, adamlarım bu karara katılmıyor” ifadesini kullandı.

Prigojin'in Tver bölgesi üzerinde meydana gelen uçak kazasında ölümü bu belirsizliğe son verdi. Çok sayıda rapora göre Wagner artık özel bir askeri güvenlik şirketi olarak tamamen dağıldı ve eski savaşçıları resmi yapılarda hizmet vermeye devam ediyor. Böylece bazı eski paralı askerler Çeçen özel kuvvetleri Ahmat’ın bir parçası oldular ve onun içinde kendi birimlerini kurdular. Katılımcıları, şu anda eğitim alanlarında muharebe koordinasyonu yürüttüklerini ve Ukrayna'daki savaş cephelerinde görev yapmaya hazırlandıklarını söyledi.

Bugün Ortadoğu'da savaş tamtamları çalmaya devam ederken, birçok ülkede çatışmalar patlak verirken ve bu daha geniş bir çatışma korkusu yaratırken, Wagner grubu yeniden ilgi odağı haline geldi. Grubun kurucusu ve lideri Yevgeniy Prigojin'in geçen yaz uçağının düşmesi sonucu ölmesinden bu yana parıltısı sönmüştü.

Wagner'in Moskova'ya karşı isyanının başarısızlıkla sonuçlanmasından yedi ay sonra ve Prigojin'in üst düzey komutanlarıyla birlikte uçağının düşmesinden beş ay sonra, bu vahşi grubun savaşçıları şimdi Kremlin'in onayıyla göreve çağrılıyor.

Rus paralı asker grubu Wagner’in milisleri bu sefer Kremlin'in gizlice yönettiği Afrika Lejyonu aracılığıyla ön saflara geri döndü. Bu lejyon, Moskova'nın nüfuzunu Afrika kıtasına (özellikle de Libya, Sudan, Angola, Mali, Burkina Faso ve Nijer’e) yaymak, pekiştirmek, oranın zenginlik ve kaynaklarından (özellikle petrol ve maden) yararlanmak için sürdürdüğü rekabette en uzun güvenlik kolu olarak görev yapacak.

Keskin nişancı eğitimi

Bu milisler, Belarus İçişleri Bakanlığı güçlerinin eğitim merkezinde de yeniden ilgi odağı haline geldi. Belarus İçişleri Bakanlığı'nın Telegram kanalından yayınladığı mesaja göre, keskin nişancı eğitim kursu Wagner grubundan eğitmenlerin gözetiminde başladı.

Mesajda şunlar yazıyordu:

Keskin nişancılar yeni ve dar bir uzmanlık alanında ustalaşmaya başlıyor. İç Kuvvetler Eğitim Merkezi'nde Wagner’den eğitmenlerin gözetiminde keskin nişancılar için uzmanlık kursu başladı.

Wagner eğitmenlerinin gözetiminde özel taktik eğitim kursunun altıncı döneminin tüm hızıyla devam ettiğini belirtmekte fayda var. Sadece birkaç gün içinde, özel kuvvetler, savaş öncesi ve muharebe düzenlerinde hareket etmek üzere eğitildi ve ormanlık alanlarda çeşitli hazırlık görevleri gerçekleştirdi.

ebfd
Eski bir askeri aracın üzerine asılan Rus paralı asker grubu Wagner’in bayrağı. (AFP)

Belarus Devlet Başkanı Alexander Lukaşenko geçtiğimiz ağustos ayında, Wagner askerlerinin Afrika, Ukrayna ve Suriye'deki savaş deneyimlerini Belarus ordusuna ve özel kuvvetlere ücretsiz olarak aktardığını söyledi.

Belarus Savunma Bakanlığı, Wagner grubuyla savaş deneyimini aktarmak için net bir algoritma geliştirdiğini açıkladı.

Belarus İçişleri Bakan Yardımcısı Nikolai Karpenkov ise şunları söyledi:

Belarus İçişleri Bakanlığı organlarının iç birlikleri ve özel kuvvetlerinin askerleri, yalnızca Wagner temsilcilerinin deneyimlerinden öğrenmekle kalmıyor, aynı zamanda savaş operasyonlarını yürütüyor ve koordine ediyor.

Karpenkov, özel kuvvet birimlerinin Wagner grubunun eğitmenleri sayesinde çok güçlü bir özel muharebe eğitimi aldığını doğruladı.

Putin'in kışkırtmaları

Kendi yönetimine ihanet eden bu milislere karşı daha ihtiyatlı hale gelen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, faaliyetlerini yurt dışına yönlendirmeye ve bir yol bulduğu her yerde Rusya'nın etkisini ve kişisel nüfuzunu artırmak için mümkün olan her alanda onlardan yararlanmaya karar vermiş gibi görünüyor. Bu sebeple söz konusu silahlı grubun altında savaşacağı yeni bir bayrak, yani ‘Afrika Lejyonu’ kuruldu. Bu ad, İkinci Dünya Savaşı'nda Libya'da İngiliz kuvvetlerine ve onların müttefik kuvvetlerine karşı çatışmaya katılan Mareşal Erwin Rommel liderliğindeki Alman birliğini taklit ediyor.

Eski Wagner grubu, isimleri ve bayraklarının renkleri ne olursa olsun, Afrika ülkelerindeki varlığını güçlendirmenin yanı sıra, son derece değişken bir bölgenin parçası olan Libya ve Sudan'daki varlığını da güçlendirmek için çalışıyor. Birçok eski Wagner milisinin Afrika Lejyonu’na katılmakla ilgilendiğini ifade ettiği söyleniyor.

Rusya Devlet Duması Savunma Komitesi Başkanı Andrey Kartapolov, “Yasal bir yapı olarak Wagner bugün ne resmi ne de fiili olarak mevcut değil ve savaşçıların çoğu başka yapılara geçme sürecinde” dedi. Wagner milislerinin birçoğu Afrika ülkelerinde görev yapmaya devam ediyor, ancak farklı kurum çatısı altında. Bazıları Savunma Bakanlığı'nın himayesinde bazılarıysa Ulusal Muhafızlar’ın...

Kartapolov, Putin'e yakın bir milletvekilinin şu ifadelerini aktardı:

Bazı askerler hak ettikleri dinlenmeyi seçtiler, ancak durum ne olursa olsun, eski Wagner katılımcılarının büyük çoğunluğu anavatanımızı korumak için muharebe misyonlarını sürdürmeye istekli.

Kartapolov ayrıca eski Wagner savaşçılarının Savunma Bakanlığı veya Ulusal Muhafızlarla sözleşme kapsamında gönüllü statüsünde olduğuna da dikkat çekti. “Her biri kendi tercihine göre ve bireysel olarak giriyor. Yani Wagner’in tek bir yapı olarak herhangi bir kurum tarafından özümsenmesi söz konusu değil” dedi.

Bu açıklamayla, Rusya’nın Perm ve Novosibirsk bölgelerindeki bölgesel yayınlar tarafından, eski Wagner milislerinin Ulusal Muhafızlar’a kitlesel olarak işe alınmasına ilişkin yayınlanan ilk raporların sahte olduğu ortaya çıktı. Gazeteciler özellikle Prigojin'in oğlu Pavel'in onlara liderlik edeceğini yazdı, ancak Rusya Devlet Duması Bilgi Teknolojileri Komitesi Başkanı Alexander Khenshtin bu bilgiyi yalanladı.

Khenstin Kasım ayı sonlarında resmi Telegram kanalında şunu yazdı:

Tekrar söylüyorum, özel askeri şirketlerin Ulusal Muhafızlar’a katılması söz konusu değil. Eski savaşçılar yalnızca bireysel olarak gönüllülerse sözleşme imzalayabilecekler. Bu güçlerin tamamının Ulusal Muhafızlar tarafından yapısal olarak absorbe edilmesi tanım gereği imkansızdır.

Herhangi bir güç yapısıyla öncelikli olarak ilgilenen eğitimli ve deneyimli eski Wagner savaşçılarının, ek motivasyonlarına gelince, yeni hiçbir şey yok ve hiçbir özel koşul planlanmadı.

Senatör Vladimir Kozin konuşmasında bunu doğruladı:

Askeri personelin aldığı tüm ayrıcalıklar, ödemeler vb. gibi her şeyi bir araya getirirsek, dünyada benzerini bulmak çok zor olacak bir teşvik paketi elde edeceğiz. Yani bu bakımdan yeterli motivasyon var.

Kozin şunu ekledi:

Wagner Grubu'ndan sorumlu kişiler ciddi ve iyi organize olmuş kişilerdir. Bu nedenle pek çoğu ister Afrika Lejyonu'na katılarak, ister Rus güvenlik servislerinde Rusya'nın kanun ve kurallarına uygun olarak hizmet ederek, bu teklifi değerlendiriyor.

Afrika'ya dönüş

Kremlin'in Afrika ve Ortadoğu'daki nüfuzunu güvenle pekiştirmeye çalıştığı, Ortadoğu'da savaşın ve artan gerilimin sağladığı fırsatlardan yararlanmak istediği Rusya'da bir sır değil. Ayrıca Rusya, mevcut istikrarsızlıktan yararlanarak, önemli bir küresel ticaret yolunu korumak için ABD ve İngiliz savaş gemilerinin Husilerle savaştığı Kızıldeniz'deki Port Sudan'da planladığı deniz üssüne de yeniden odaklanıyor.

Wagner, devrik Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir döneminden bu yana Sudan'da konuşlandırılıyor ve liman projesinin ilk çalışmalarını yürütüyordu. Yetkililer, Kremlin'in aynı zamanda Ortadoğu'daki çatışmadan istifade etmeye ve bunu elinden geldiğince kendi lehine kullanmaya hazırlandığını söylüyor.

Putin, Afrika ve Ortadoğu'da Rus nüfuzunun pekişmesini denetlemek ve Wagner militanlarının bu iki bölge ülkelerine yayılması da dahil olmak üzere eldeki her şeyi kullanmak amacıyla kendisine yakın iki kişiyi görevlendirdi. Bunlar, 1999 yılında Kosova bölgesinde NATO güçleriyle savaşan Rusya Savunma Bakan Yardımcısı İnguş General Yunusbek Yevkurov ve Kremlin'in Afrika'daki yeni harekâtını yönetmekle görevlendirilen Rus Askeri İstihbarat Teşkilatı'ndan Tümgeneral Andrei Avrianov'dur.

İki isim, Bingazi'de Hafter ile görüşmek üzere Libya'ya gitti. Ayrıca, askeri darbelerle iktidarı ele geçiren askeri rejimlerin Fransa liderliğindeki Batılı güçleri kendilerinden çekilmeye zorlamasının ardından Wagner'in taşınmaya çalıştığı Orta Afrika Cumhuriyeti, Burkina Faso, Mali ve Nijer'i de ziyaret ettiler.

Batı, 2014'te Ukrayna'da Putin’e sadık Viktor Yanukoviç'e karşı yapılan darbeye öncülük etmişti. Rusya'nın Suriye krizindeki tutumuna, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'in yanında durmasına ve yönetimini doğrudan ve etkili bir askeri müdahaleyle düşmekten kurtarmasına yanıt olarak Kiev'e Batı’ya sadık bir otorite getirdi. Bu nedenle Putin, Ortadoğu ve Afrika'da Batı'ya misilleme yapmayı düşünüyor.

Rusya'nın son üç yıldır Ukrayna'ya odaklandığı ve Ortadoğu'da çok büyük olan nüfuzunun gözle görülür biçimde azaldığı açık. Artık bir geri dönüş yolu görüyorlar ve Wagner, şimdi ve gelecekte adı ne olursa olsun, çok yararlı bir güç. Ancak öncekinden farkı şu ki artık Prigojin ve yoldaşları gibi kişilerin kontrolü yerine Kremlin'in doğrudan kontrolü altında olacak.

Batı Afrika'da Fransızların başına gelenlerden sonra artık bir güvenlik boşluğunun oluştuğu ve Rusya'nın, Afrika'da geniş deneyime sahip, siyasi ve askeri ilişkileri olan Wagner milislerini kullanarak bu boşluğu doldurmaya çalıştığı inkar edilemez.

drebt
Wagner bayrağının asılı olduğu bir tank. (AFP)

Wagner'in yerini alacak ve onun Afrika kıtasında konuşlandırılan kuvvetlerini absorbe edecek Afrika Lejyonu'nun oluşumunun açığa çıkması, ilk olarak Rus askeri blog yazarları tarafından yazıldıktan sonra Rusya'da her yerde duyuldu.

Bu birlik, oradaki milisler için yeni örgütsel çerçeve oluşturmanın yanı sıra, sözde ve eylemde Wagner’in varisidir. Afrika Lejyonu, mali ödemeler karşılığında güçlü rejimlerin ve yöneticilerin güvenliğini sağlamaktan başlayarak, grubun en parlak döneminde izlediği aynı görevleri yerine getirecek ve aynı hedeflere odaklanacak. Ayrıca bölgede Batı yanlısı rejimlerin devrilmesine yardım ederek, Rusya'nın varlığını ve nüfuzunu güçlendirmeye ve şu anda uluslararası rekabetin arenası olan bir kıtada siyasi ve ekonomik çıkarlarını güvence altına almaya çalışacak.

Wagner’in çoğaltılması

Rus paralı asker grubu Wagner'in deneyimi, ABD’li Blackwater'a karşı etkinliğini ve üstünlüğünü kanıtladı. Askeri liderler de Ukrayna cephesindeki savaş üstünlüğü konusunda hemfikir.

Ukraynalı parlamenter Oleksiy Goncharenko, mahkumların Ukrayna silahlı kuvvetleri saflarına alınmasını öngören bir seferberlik yasa tasarısı hazırlanmasına yönelik çalışmaları doğruladı ve bunun askeri personelin rotasyonuna izin verdiğini açıkladı.

Goncharenko Telegram hesabında şunu yazdı:

Alternatif seferberlik kanun taslağı, mahkumların askere alınmasını da içeriyor. Cephelerdeki askeri personeli rotasyona tabi tutmamız gerekiyor. Bu, bunu yapmak için iyi bir fırsat olabilir.

Ukrayna Adalet Bakanı Yardımcısı Elena Vysotskaya geçtiğimiz ocak ayında,, Adalet Bakanlığı'nın, hükümlü ve tutuklu vatandaşların askere alınmasına resmi olarak izin verilmesini öngören seferberlik mevzuatında değişiklik yapılması yönünde Parlamento'ya teklif gönderdiğini söyledi. Zira Ukrayna mevzuatı şu anda hükümlülerin ve cezalarını tamamlamış kişilerin askere alınmasını yasaklıyor.

*Bu haber Şarku’l Avsat tarafından Independent Arabia’dan çevrildi.



ABD, Trump'a yönelik İran kaynaklı suikast planlarına ilişkin İsrail'in yaptığı uyarıları doğrulayamadı

ABD Başkanı Donald Trump’ın 8 Temmuz’da İngiltere’ye hareketi öncesinde Türkiye’deki Ankara Uluslararası Havalimanı’nda başkanlık uçağı Air Force One’ın yanında yemek taşıma aracı (AP)
ABD Başkanı Donald Trump’ın 8 Temmuz’da İngiltere’ye hareketi öncesinde Türkiye’deki Ankara Uluslararası Havalimanı’nda başkanlık uçağı Air Force One’ın yanında yemek taşıma aracı (AP)
TT

ABD, Trump'a yönelik İran kaynaklı suikast planlarına ilişkin İsrail'in yaptığı uyarıları doğrulayamadı

ABD Başkanı Donald Trump’ın 8 Temmuz’da İngiltere’ye hareketi öncesinde Türkiye’deki Ankara Uluslararası Havalimanı’nda başkanlık uçağı Air Force One’ın yanında yemek taşıma aracı (AP)
ABD Başkanı Donald Trump’ın 8 Temmuz’da İngiltere’ye hareketi öncesinde Türkiye’deki Ankara Uluslararası Havalimanı’nda başkanlık uçağı Air Force One’ın yanında yemek taşıma aracı (AP)

İsrail, son bir yıl içinde ABD'yi İran'ın Başkan Donald Trump'a suikast düzenlemeyi planladığı konusunda birçok kez uyardı. Ancak görevdeki bir ABD'li yetkili ile iki eski ABD'li yetkili, Amerikan istihbarat kurumlarının bu uyarıları bağımsız olarak doğrulayamadığını söyledi.

Kaynaklara göre ABD istihbarat kurumlarına iletilen ve bazı durumlarda İsrailli yetkililer tarafından doğrudan Beyaz Saray'daki üst düzey yetkililere aktarılan uyarılar arasında Trump'ın bir keskin nişancı tarafından vurulması veya büyük bir kamu etkinliğinde kendisine bıçaklı saldırı düzenlemesi için bir kişinin görevlendirilmesi gibi olası planlar da yer aldı.

Kaynaklar, söz konusu bilgilerin aktarılmasının Haziran 2025'teki 12 gün süren savaşın öncesinde başladığını ve ABD'nin İran'la savaşa girme kararından önce, şubat ayında, yoğunlaştığını belirtti.

ABD'li yetkili ile konu hakkında bilgi sahibi bir başka kişi, en ayrıntılı uyarının temmuz ayında Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi öncesinde geldiğini söyledi. Yetkililere göre İsrailli yetkililer Beyaz Saray'ı, İran'ın Trump'ı zirveye götüren başkanlık uçağıyla seyahat etmesinin ardından kendisine yönelik bir suikast girişiminde bulunabileceğine ilişkin istihbarat bilgileri konusunda bilgilendirdi. İddiaya göre olası saldırı, omuzdan ateşlenen bir füzeyle gerçekleştirilebilirdi.

ABD istihbarat kurumları, Trump'ın 2020'de kendi talimatıyla öldürülen İranlı komutan Kasım Süleymani'nin intikamını almak istediğini uzun süredir değerlendiriyor. Ancak yetkililer, CIA'in İsrail istihbaratının geçen yılın başından bu yana Trump'ın hayatına yönelik tehditlerle ilgili yaptığı bazı spesifik uyarıları doğrulayamadığını belirtti.

tyu7ı
ABD Başkanı Donald Trump’ın Maryland’deki Andrews Hava Üssü’nde başkanlık uçağı “Air Force One”a binerken çekilmiş arşiv fotoğrafı (AP)

NATO Zirvesi'yle ilgili olayda ise bir Türk yetkili, Türkiye istihbaratının da Trump'ın tehdit altında olduğuna ilişkin İsrail iddiasını doğrulayan herhangi bir kanıta ulaşmadığını söyledi. Yetkili, bu değerlendirmenin ABD tarafıyla da paylaşıldığını belirtti.

Söz konusu tehditler doğrulanmamış olmasına rağmen Beyaz Saray yetkilileri ve Gizli Servis, tehlikeyi azaltmak amacıyla önlemler aldı. Bunlar arasında Trump'ın Türkiye ziyaretinden dönüşünde başkanlık uçağından başka bir uçağa geçirilmesini içeren olağanüstü bir aldatma operasyonu da yer aldı.

Bu olay, İsrail istihbaratının Trump yönetiminin İran'la ilgili karar alma süreçleri üzerindeki etkisinin boyutunu ortaya koyuyor. Olay aynı zamanda Tahran kaynaklı tehdit konusunda ABD ve İsrail istihbarat kurumlarının farklı değerlendirmelere sahip olduğu bir dönemde yaşanan gerilimlere de ışık tutuyor.

ABD istihbarat kurumları, bu yılın başlarında İran'ın aktif biçimde nükleer silah üretmeye çalışmadığı değerlendirmesinde bulunmuştu. Bu değerlendirme, İsrail'in Tahran'ın acil bir tehdit oluşturduğu yönündeki iddialarına rağmen yapılmıştı. Amerikan istihbarat raporlarına karşın Trump, şubat ayında İran'a yönelik saldırılar düzenleme kararı aldı. Trump ayrıca askeri harekâtı başlatmadan önce Tahran'ın kendisine suikast düzenlemeye çalıştığı yönünde İsrail tarafından sağlanan istihbarat bilgilerini de değerlendirdi.

İsrail Büyükelçiliği Sözcüsü ise İsrail'in istihbarat bilgilerini ABD'nin İran politikasını etkilemek amacıyla kullandığı iddiasını reddetti.

Sözcü, “İsrail'in istihbarat paylaşımı yoluyla ABD politikasını etkilemeye çalıştığını iddia eden kişiler, kendi gündemlerine hizmet etmesi halinde İsrail'i hayati öneme sahip bilgileri gizlemekle de suçlayacaktır” dedi.

Yakın ittifak

ABD, özellikle İran konusunda olmak üzere Ortadoğu'ya ilişkin istihbarat alanında uzun süredir İsrail'e güveniyor.

İki eski ABD'li yetkili, İran'la ilgili İsrail istihbaratının genellikle resmi kanallar üzerinden CIA veya Ulusal Güvenlik Ajansı'na (NSA) ulaştığını ve daha sonra analiz edildiğini söyledi.

Yetkililer, ABD istihbarat kurumlarının İsrail kaynaklı istihbaratın doğruluğunu çoğu zaman bağımsız olarak teyit edemediğini, ancak güvenilirliğini ve doğruluğunu değerlendirmek için başka istihbarat kaynaklarından yararlandığını belirtti.

gth
Ankara'da Başkan Donald Trump'ın içinde bulunduğu “Air Force One” uçağına binmek için sırada bekleyen kişiler (Reuters)

Eski bir ABD'li yetkili ile konu hakkında bilgi sahibi başka bir kaynak, ABD'nin İran'a yönelik iki askeri harekâtı sırasında CIA'in, İran'ın oluşturduğu tehditlere ve Trump'a yönelik olası suikast planlarına ilişkin İsrail istihbaratına duyduğu güvenin bazı durumlarda “düşük” olduğunu değerlendirdiğini söyledi.

Bu değerlendirmelerin yönetim içinde ne ölçüde paylaşıldığı ise henüz netlik kazanmadı.

Reuters'ın haberine göre iki eski ABD'li yetkili, geçen yıl içinde İsrailli üst düzey yetkililer ve temsilcilerin Beyaz Saray'la, hatta bazı durumlarda operasyon merkezindeki yetkililerle doğrudan temas kurarak Trump yönetiminin üst düzey yetkililerini İran kaynaklı tehditler konusunda bilgilendirdiği çeşitli örnekler bulunduğunu söyledi.

İsrailli yetkililerin ABD yönetiminin üst kademeleriyle doğrudan temas kurması, Trump yönetimi içinde istihbarat paylaşımı mekanizmasının yaşadığı krizin ortasında gerçekleşti.

İki eski yetkiliye göre CIA, geçen yıl Ulusal İstihbarat Konseyi ile istihbarat koordinasyonu ve bilgi paylaşımını durdurdu. ABD istihbarat topluluğunun seçkin analiz kurumu olan Ulusal İstihbarat Konseyi, Ulusal İstihbarat Direktörlüğü'nün denetimi altında bulunuyor. CIA ise daha önce konseyin hazırladığı değerlendirmelere en büyük katkıyı sağlayan kurumdu.

Yetkililer ve konu hakkında bilgi sahibi başka bir kaynak, Ulusal İstihbarat Konseyi tarafından hazırlanan kapsamlı değerlendirmelerin sayısının da şu anda azaldığını belirtti. İran'a odaklanan değerlendirmeler de bu düşüşten payını aldı.


İran limanlarına yönelik abluka tırmanıyor... Tahran Hürmüz Boğazı'ndaki kontrolünde ısrarcı

İran limanlarına yönelik abluka tırmanıyor... Tahran Hürmüz Boğazı'ndaki kontrolünde ısrarcı
TT

İran limanlarına yönelik abluka tırmanıyor... Tahran Hürmüz Boğazı'ndaki kontrolünde ısrarcı

İran limanlarına yönelik abluka tırmanıyor... Tahran Hürmüz Boğazı'ndaki kontrolünde ısrarcı

ABD ile İran arasındaki çatışma, deniz ve ekonomik baskıların yeni bir aşamaya taşınmasıyla hızla tırmanırken, Washington gerektiği sürece İran limanlarına yönelik ablukayı sürdürmeye hazır olduğunu vurguluyor. Tahran ise Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünde ısrar ediyor.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, ABD Donanması'nın İran limanlarına uygulanan ablukayı "belirsiz bir süre boyunca" sürdürebilecek kapasiteye sahip olduğunu söyledi. Hegseth, operasyonların kesintisiz devam etmesini sağlamak amacıyla gemilerin rotasyona tabi tutulabileceğini ve yeni birliklerin bölgeye konuşlandırılabileceğini belirtti.

ABD Enerji Bakanı Chris Wright ise ABD'nin İran'a yönelik ablukasının ülke ekonomisini boğduğunu ve bölgedeki nüfuzunun giderek zayıflamasına yol açtığını ifade etti.

Buna karşılık, İran Silahlı Kuvvetleri Merkez Komutanlığı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, "ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndan gemilerin normal şekilde geçiş yaptığına ilişkin dayanaksız iddiaları (...) yalnızca bir yalandan ibarettir" dedi.

Bu gelişmeler, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance'in, savaş sırasında petrol ve benzin fiyatlarının Amerikalılar için düşük tutulmasının Washington'ın öncelikli hedefi olduğunu açıklamasıyla aynı döneme denk geldi. Vance, İran'ın nükleer silaha sahip olmasını engellemenin ise ikinci öncelik olduğunu belirtti.


“Ölmeye hazırdı”... Rusya, Ukrayna’da savaştığı iddia edilen ABD Sağlık Bakanı’nın oğlunu arananlar listesine aldı

ABD Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr., Beyaz Saray'da Başkan Donald Trump ile yaptığı görüşme sırasında konuşuyor, (AP)
ABD Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr., Beyaz Saray'da Başkan Donald Trump ile yaptığı görüşme sırasında konuşuyor, (AP)
TT

“Ölmeye hazırdı”... Rusya, Ukrayna’da savaştığı iddia edilen ABD Sağlık Bakanı’nın oğlunu arananlar listesine aldı

ABD Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr., Beyaz Saray'da Başkan Donald Trump ile yaptığı görüşme sırasında konuşuyor, (AP)
ABD Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr., Beyaz Saray'da Başkan Donald Trump ile yaptığı görüşme sırasında konuşuyor, (AP)

Moskova ile Washington arasındaki gerilime yeni bir boyut ekleyebilecek gelişmede, Rus makamları ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanı Robert F. Kennedy Jr.’ın oğlu Conor Kennedy’yi, Rusya-Ukrayna savaşı sırasında Ukrayna güçlerinin yanında savaştığı suçlamasıyla uluslararası arananlar listesine aldı. Rus devlet medyasının aktardığı gelişme, Independent tarafından da haberleştirildi.

Robert F. Kennedy Jr.’ın üçüncü oğlu olan Conor Kennedy, savaşın başladığı 2022 yılında, ilk aylarda Rus güçlerine karşı savaşmak üzere uluslararası gönüllülerden oluşan bir gruba katıldığını açıklamıştı. Kennedy, dönemin açıklamalarında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in başlattığı işgalin ardından Ukraynalılara yardım etmek istediğini belirterek, “Bu dava uğruna ölmeye hazır olduğunu” açıklamıştı.

Rusya’nın resmî haber ajansı TASS’ın haberine göre, dört yıl sonra Moskova’daki bir mahkeme 32 yaşındaki Kennedy hakkında, Ukrayna ordusunda paralı asker olarak görev yaptığı suçlamasıyla gıyaben tutuklama kararı verdi.

Eski ABD Başkanı John F. Kennedy’nin yeğeni olan Kennedy, Rusya’da yargılanması ve suçlu bulunması halinde 7 ila 10 yıl hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilir. Ancak Rusya dışında bulunması nedeniyle yakın zamanda Rus makamlarının karşısına çıkması beklenmiyor.

Kennedy hakkında gıyaben tutuklama kararı çıkarılması, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki ilişkilerde gerilimi daha da artırabilir. Özellikle Kennedy’nin babasının Trump yönetiminin önde gelen isimlerinden biri olması ve Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı görevini yürütmesi dikkat çekiyor.

Kennedy, Rus makamlarının benzer işlemler uyguladığı tek yabancı değil. Daha önce Ukrayna saflarında savaşan çok sayıda yabancı gönüllü hakkında da benzer kararlar alındı. Bu kişiler arasında Amerikalılar, İngilizler, İsveçliler, Kolombiyalılar ve Gürcüler bulunuyor.

Bu dava uğruna ölmeye hazırdım

Kennedy, 2022 yılında Instagram’da yayımladığı paylaşımda, daha önce herhangi bir askerî deneyimi bulunmamasına rağmen, savaşın ilk aylarında Ukrayna’daki çatışmalara katıldığını ve Ukrayna Uluslararası Savunma Lejyonu’na dahil olduğunu açıklamıştı.

Kennedy, paylaşımında Ukrayna’da yaşananlardan “derinden etkilendiğini” ve yardım etmek istediğini belirterek, Ukrayna Uluslararası Lejyonu’nu duyduğunda katılmaya karar verdiğini ve ertesi gün kayıt yaptırmak üzere büyükelçiliğe gittiğini anlatmıştı.

Kennedy ayrıca, ABD’deki bir kişiye nerede olduğunu, Ukrayna’daki bir başka kişiye ise gerçek adını söylediğini belirterek, ailesinin ve arkadaşlarının endişelenmesini istemediğini ve orada kendisine farklı davranılmasını istemediğini ifade etmişti.

Savaşın “bu yüzyılda demokrasinin kaderini belirleyeceğine” inandığını söyleyen Kennedy, başkalarını da lejyonuna katılmaya, sınır bölgesinde yardım etmeye veya tıbbi malzeme göndermeye çağırmıştı.

Kennedy, Ukrayna’ya giderken herhangi bir askerî deneyimi olmadığını ve iyi bir nişancı olmadığını, ancak ağır yükleri taşıyabildiğini ve hızlı öğrendiğini belirtti. Ardından “Orada ölmeye de hazırdım” diyerek, bu nedenle hızla kuzeydoğu cephesine gönderilmesinin kabul edildiğini anlattı.

Kennedy, Ukrayna’daki hizmetinin ne kadar sürdüğünü açıklamadı, ancak ülkede uzun süre kalmadığını belirtti. Savaş Şubat 2022’de başlamış, Kennedy deneyimini anlatan paylaşımını ise aynı yılın ekim ayında yayımlamıştı.

Rus makamları, Kennedy’nin Ukrayna ordusu saflarında Harkiv bölgesinde kimliğini gizleyerek savaştığını öne sürüyor. Ancak bu iddialar şu ana kadar bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmış değil.