Putin'in Afrika'da ‘Wagner’ rolünü canlandırma planı

24 Haziran 2023 tarihinde Rostov-on-Don kentinde, bir araçta arama yapan Rus paralı asker grubu Wagner üyeleri. (AFP)
24 Haziran 2023 tarihinde Rostov-on-Don kentinde, bir araçta arama yapan Rus paralı asker grubu Wagner üyeleri. (AFP)
TT

Putin'in Afrika'da ‘Wagner’ rolünü canlandırma planı

24 Haziran 2023 tarihinde Rostov-on-Don kentinde, bir araçta arama yapan Rus paralı asker grubu Wagner üyeleri. (AFP)
24 Haziran 2023 tarihinde Rostov-on-Don kentinde, bir araçta arama yapan Rus paralı asker grubu Wagner üyeleri. (AFP)

Said Taniyus

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov'a 3 Kasım'da, Washington'ın Rus paralı asker grubu Wagner'in temsilcilerinin Pantsir uçaksavar füze sistemlerini Hizbullah grubuna devredebileceğinden endişe duyduğu yönündeki haberleri sorduğumda, kendisi muğlak bir şekilde yanıt vererek şöyle demişti:

ABD, bu grubun Pantsir hava savunma sistemini Hizbullah grubuna devretme olasılığına ilişkin endişelerini Rusya Savunma Bakanlığı'na iletebilir.

Ayrıca Peskov, Yevgeniy Prigojin'in oğlu Pavel'in Wagner grubunun başına geçebileceği bilgisine net bir cevap vermekten kaçınarak şunları söyledi:

Bu Kremlin'de bizi ilgilendiren bir konu değil. Bu bizim konumuz değil. Benim bu konuda herhangi bir bilgim yok. Böyle bir grubun (Wagner) yasal olarak var olmadığını, ancak birçok yerde ve ülkede fiili olarak halen yaygın olduğunu söylemiştik. Yani tüm bu ABD korkuları, hiçbir şeye dayanmıyor ve hiçbir temeli yok. Washington'da gerçekten de Wagner'in neler yapabileceğine dair endişeler varsa, ordu aracılığıyla acil durum iletişim kanalları mevcut.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin geçtiğimiz temmuz ayında Kremlin'de Wagner grubunun üyeleri ve liderleri Yevgeniy Prigojin ile bir toplantı yaptığında, onlara, komutanlarından birinin komutasında devlet otoritesi altında daha ileri eylemler için çeşitli seçenekler sunuldu. Ancak orada bulunan Prigojin bu teklifi reddetti.

Putin, “Sunumumu yaptığımda birçok kişi başını salladı” dedi. Önde oturan ve arkadaki adamlarının yüz ifadelerini göremeyen Prigojin, “Hayır, adamlarım bu karara katılmıyor” ifadesini kullandı.

Prigojin'in Tver bölgesi üzerinde meydana gelen uçak kazasında ölümü bu belirsizliğe son verdi. Çok sayıda rapora göre Wagner artık özel bir askeri güvenlik şirketi olarak tamamen dağıldı ve eski savaşçıları resmi yapılarda hizmet vermeye devam ediyor. Böylece bazı eski paralı askerler Çeçen özel kuvvetleri Ahmat’ın bir parçası oldular ve onun içinde kendi birimlerini kurdular. Katılımcıları, şu anda eğitim alanlarında muharebe koordinasyonu yürüttüklerini ve Ukrayna'daki savaş cephelerinde görev yapmaya hazırlandıklarını söyledi.

Bugün Ortadoğu'da savaş tamtamları çalmaya devam ederken, birçok ülkede çatışmalar patlak verirken ve bu daha geniş bir çatışma korkusu yaratırken, Wagner grubu yeniden ilgi odağı haline geldi. Grubun kurucusu ve lideri Yevgeniy Prigojin'in geçen yaz uçağının düşmesi sonucu ölmesinden bu yana parıltısı sönmüştü.

Wagner'in Moskova'ya karşı isyanının başarısızlıkla sonuçlanmasından yedi ay sonra ve Prigojin'in üst düzey komutanlarıyla birlikte uçağının düşmesinden beş ay sonra, bu vahşi grubun savaşçıları şimdi Kremlin'in onayıyla göreve çağrılıyor.

Rus paralı asker grubu Wagner’in milisleri bu sefer Kremlin'in gizlice yönettiği Afrika Lejyonu aracılığıyla ön saflara geri döndü. Bu lejyon, Moskova'nın nüfuzunu Afrika kıtasına (özellikle de Libya, Sudan, Angola, Mali, Burkina Faso ve Nijer’e) yaymak, pekiştirmek, oranın zenginlik ve kaynaklarından (özellikle petrol ve maden) yararlanmak için sürdürdüğü rekabette en uzun güvenlik kolu olarak görev yapacak.

Keskin nişancı eğitimi

Bu milisler, Belarus İçişleri Bakanlığı güçlerinin eğitim merkezinde de yeniden ilgi odağı haline geldi. Belarus İçişleri Bakanlığı'nın Telegram kanalından yayınladığı mesaja göre, keskin nişancı eğitim kursu Wagner grubundan eğitmenlerin gözetiminde başladı.

Mesajda şunlar yazıyordu:

Keskin nişancılar yeni ve dar bir uzmanlık alanında ustalaşmaya başlıyor. İç Kuvvetler Eğitim Merkezi'nde Wagner’den eğitmenlerin gözetiminde keskin nişancılar için uzmanlık kursu başladı.

Wagner eğitmenlerinin gözetiminde özel taktik eğitim kursunun altıncı döneminin tüm hızıyla devam ettiğini belirtmekte fayda var. Sadece birkaç gün içinde, özel kuvvetler, savaş öncesi ve muharebe düzenlerinde hareket etmek üzere eğitildi ve ormanlık alanlarda çeşitli hazırlık görevleri gerçekleştirdi.

ebfd
Eski bir askeri aracın üzerine asılan Rus paralı asker grubu Wagner’in bayrağı. (AFP)

Belarus Devlet Başkanı Alexander Lukaşenko geçtiğimiz ağustos ayında, Wagner askerlerinin Afrika, Ukrayna ve Suriye'deki savaş deneyimlerini Belarus ordusuna ve özel kuvvetlere ücretsiz olarak aktardığını söyledi.

Belarus Savunma Bakanlığı, Wagner grubuyla savaş deneyimini aktarmak için net bir algoritma geliştirdiğini açıkladı.

Belarus İçişleri Bakan Yardımcısı Nikolai Karpenkov ise şunları söyledi:

Belarus İçişleri Bakanlığı organlarının iç birlikleri ve özel kuvvetlerinin askerleri, yalnızca Wagner temsilcilerinin deneyimlerinden öğrenmekle kalmıyor, aynı zamanda savaş operasyonlarını yürütüyor ve koordine ediyor.

Karpenkov, özel kuvvet birimlerinin Wagner grubunun eğitmenleri sayesinde çok güçlü bir özel muharebe eğitimi aldığını doğruladı.

Putin'in kışkırtmaları

Kendi yönetimine ihanet eden bu milislere karşı daha ihtiyatlı hale gelen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, faaliyetlerini yurt dışına yönlendirmeye ve bir yol bulduğu her yerde Rusya'nın etkisini ve kişisel nüfuzunu artırmak için mümkün olan her alanda onlardan yararlanmaya karar vermiş gibi görünüyor. Bu sebeple söz konusu silahlı grubun altında savaşacağı yeni bir bayrak, yani ‘Afrika Lejyonu’ kuruldu. Bu ad, İkinci Dünya Savaşı'nda Libya'da İngiliz kuvvetlerine ve onların müttefik kuvvetlerine karşı çatışmaya katılan Mareşal Erwin Rommel liderliğindeki Alman birliğini taklit ediyor.

Eski Wagner grubu, isimleri ve bayraklarının renkleri ne olursa olsun, Afrika ülkelerindeki varlığını güçlendirmenin yanı sıra, son derece değişken bir bölgenin parçası olan Libya ve Sudan'daki varlığını da güçlendirmek için çalışıyor. Birçok eski Wagner milisinin Afrika Lejyonu’na katılmakla ilgilendiğini ifade ettiği söyleniyor.

Rusya Devlet Duması Savunma Komitesi Başkanı Andrey Kartapolov, “Yasal bir yapı olarak Wagner bugün ne resmi ne de fiili olarak mevcut değil ve savaşçıların çoğu başka yapılara geçme sürecinde” dedi. Wagner milislerinin birçoğu Afrika ülkelerinde görev yapmaya devam ediyor, ancak farklı kurum çatısı altında. Bazıları Savunma Bakanlığı'nın himayesinde bazılarıysa Ulusal Muhafızlar’ın...

Kartapolov, Putin'e yakın bir milletvekilinin şu ifadelerini aktardı:

Bazı askerler hak ettikleri dinlenmeyi seçtiler, ancak durum ne olursa olsun, eski Wagner katılımcılarının büyük çoğunluğu anavatanımızı korumak için muharebe misyonlarını sürdürmeye istekli.

Kartapolov ayrıca eski Wagner savaşçılarının Savunma Bakanlığı veya Ulusal Muhafızlarla sözleşme kapsamında gönüllü statüsünde olduğuna da dikkat çekti. “Her biri kendi tercihine göre ve bireysel olarak giriyor. Yani Wagner’in tek bir yapı olarak herhangi bir kurum tarafından özümsenmesi söz konusu değil” dedi.

Bu açıklamayla, Rusya’nın Perm ve Novosibirsk bölgelerindeki bölgesel yayınlar tarafından, eski Wagner milislerinin Ulusal Muhafızlar’a kitlesel olarak işe alınmasına ilişkin yayınlanan ilk raporların sahte olduğu ortaya çıktı. Gazeteciler özellikle Prigojin'in oğlu Pavel'in onlara liderlik edeceğini yazdı, ancak Rusya Devlet Duması Bilgi Teknolojileri Komitesi Başkanı Alexander Khenshtin bu bilgiyi yalanladı.

Khenstin Kasım ayı sonlarında resmi Telegram kanalında şunu yazdı:

Tekrar söylüyorum, özel askeri şirketlerin Ulusal Muhafızlar’a katılması söz konusu değil. Eski savaşçılar yalnızca bireysel olarak gönüllülerse sözleşme imzalayabilecekler. Bu güçlerin tamamının Ulusal Muhafızlar tarafından yapısal olarak absorbe edilmesi tanım gereği imkansızdır.

Herhangi bir güç yapısıyla öncelikli olarak ilgilenen eğitimli ve deneyimli eski Wagner savaşçılarının, ek motivasyonlarına gelince, yeni hiçbir şey yok ve hiçbir özel koşul planlanmadı.

Senatör Vladimir Kozin konuşmasında bunu doğruladı:

Askeri personelin aldığı tüm ayrıcalıklar, ödemeler vb. gibi her şeyi bir araya getirirsek, dünyada benzerini bulmak çok zor olacak bir teşvik paketi elde edeceğiz. Yani bu bakımdan yeterli motivasyon var.

Kozin şunu ekledi:

Wagner Grubu'ndan sorumlu kişiler ciddi ve iyi organize olmuş kişilerdir. Bu nedenle pek çoğu ister Afrika Lejyonu'na katılarak, ister Rus güvenlik servislerinde Rusya'nın kanun ve kurallarına uygun olarak hizmet ederek, bu teklifi değerlendiriyor.

Afrika'ya dönüş

Kremlin'in Afrika ve Ortadoğu'daki nüfuzunu güvenle pekiştirmeye çalıştığı, Ortadoğu'da savaşın ve artan gerilimin sağladığı fırsatlardan yararlanmak istediği Rusya'da bir sır değil. Ayrıca Rusya, mevcut istikrarsızlıktan yararlanarak, önemli bir küresel ticaret yolunu korumak için ABD ve İngiliz savaş gemilerinin Husilerle savaştığı Kızıldeniz'deki Port Sudan'da planladığı deniz üssüne de yeniden odaklanıyor.

Wagner, devrik Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir döneminden bu yana Sudan'da konuşlandırılıyor ve liman projesinin ilk çalışmalarını yürütüyordu. Yetkililer, Kremlin'in aynı zamanda Ortadoğu'daki çatışmadan istifade etmeye ve bunu elinden geldiğince kendi lehine kullanmaya hazırlandığını söylüyor.

Putin, Afrika ve Ortadoğu'da Rus nüfuzunun pekişmesini denetlemek ve Wagner militanlarının bu iki bölge ülkelerine yayılması da dahil olmak üzere eldeki her şeyi kullanmak amacıyla kendisine yakın iki kişiyi görevlendirdi. Bunlar, 1999 yılında Kosova bölgesinde NATO güçleriyle savaşan Rusya Savunma Bakan Yardımcısı İnguş General Yunusbek Yevkurov ve Kremlin'in Afrika'daki yeni harekâtını yönetmekle görevlendirilen Rus Askeri İstihbarat Teşkilatı'ndan Tümgeneral Andrei Avrianov'dur.

İki isim, Bingazi'de Hafter ile görüşmek üzere Libya'ya gitti. Ayrıca, askeri darbelerle iktidarı ele geçiren askeri rejimlerin Fransa liderliğindeki Batılı güçleri kendilerinden çekilmeye zorlamasının ardından Wagner'in taşınmaya çalıştığı Orta Afrika Cumhuriyeti, Burkina Faso, Mali ve Nijer'i de ziyaret ettiler.

Batı, 2014'te Ukrayna'da Putin’e sadık Viktor Yanukoviç'e karşı yapılan darbeye öncülük etmişti. Rusya'nın Suriye krizindeki tutumuna, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'in yanında durmasına ve yönetimini doğrudan ve etkili bir askeri müdahaleyle düşmekten kurtarmasına yanıt olarak Kiev'e Batı’ya sadık bir otorite getirdi. Bu nedenle Putin, Ortadoğu ve Afrika'da Batı'ya misilleme yapmayı düşünüyor.

Rusya'nın son üç yıldır Ukrayna'ya odaklandığı ve Ortadoğu'da çok büyük olan nüfuzunun gözle görülür biçimde azaldığı açık. Artık bir geri dönüş yolu görüyorlar ve Wagner, şimdi ve gelecekte adı ne olursa olsun, çok yararlı bir güç. Ancak öncekinden farkı şu ki artık Prigojin ve yoldaşları gibi kişilerin kontrolü yerine Kremlin'in doğrudan kontrolü altında olacak.

Batı Afrika'da Fransızların başına gelenlerden sonra artık bir güvenlik boşluğunun oluştuğu ve Rusya'nın, Afrika'da geniş deneyime sahip, siyasi ve askeri ilişkileri olan Wagner milislerini kullanarak bu boşluğu doldurmaya çalıştığı inkar edilemez.

drebt
Wagner bayrağının asılı olduğu bir tank. (AFP)

Wagner'in yerini alacak ve onun Afrika kıtasında konuşlandırılan kuvvetlerini absorbe edecek Afrika Lejyonu'nun oluşumunun açığa çıkması, ilk olarak Rus askeri blog yazarları tarafından yazıldıktan sonra Rusya'da her yerde duyuldu.

Bu birlik, oradaki milisler için yeni örgütsel çerçeve oluşturmanın yanı sıra, sözde ve eylemde Wagner’in varisidir. Afrika Lejyonu, mali ödemeler karşılığında güçlü rejimlerin ve yöneticilerin güvenliğini sağlamaktan başlayarak, grubun en parlak döneminde izlediği aynı görevleri yerine getirecek ve aynı hedeflere odaklanacak. Ayrıca bölgede Batı yanlısı rejimlerin devrilmesine yardım ederek, Rusya'nın varlığını ve nüfuzunu güçlendirmeye ve şu anda uluslararası rekabetin arenası olan bir kıtada siyasi ve ekonomik çıkarlarını güvence altına almaya çalışacak.

Wagner’in çoğaltılması

Rus paralı asker grubu Wagner'in deneyimi, ABD’li Blackwater'a karşı etkinliğini ve üstünlüğünü kanıtladı. Askeri liderler de Ukrayna cephesindeki savaş üstünlüğü konusunda hemfikir.

Ukraynalı parlamenter Oleksiy Goncharenko, mahkumların Ukrayna silahlı kuvvetleri saflarına alınmasını öngören bir seferberlik yasa tasarısı hazırlanmasına yönelik çalışmaları doğruladı ve bunun askeri personelin rotasyonuna izin verdiğini açıkladı.

Goncharenko Telegram hesabında şunu yazdı:

Alternatif seferberlik kanun taslağı, mahkumların askere alınmasını da içeriyor. Cephelerdeki askeri personeli rotasyona tabi tutmamız gerekiyor. Bu, bunu yapmak için iyi bir fırsat olabilir.

Ukrayna Adalet Bakanı Yardımcısı Elena Vysotskaya geçtiğimiz ocak ayında,, Adalet Bakanlığı'nın, hükümlü ve tutuklu vatandaşların askere alınmasına resmi olarak izin verilmesini öngören seferberlik mevzuatında değişiklik yapılması yönünde Parlamento'ya teklif gönderdiğini söyledi. Zira Ukrayna mevzuatı şu anda hükümlülerin ve cezalarını tamamlamış kişilerin askere alınmasını yasaklıyor.

*Bu haber Şarku’l Avsat tarafından Independent Arabia’dan çevrildi.



Kolombiya, Golan Tepeleri üzerindeki İsrail egemenliğini tanıdı

Kolombiya Cumhurbaşkanı Abelardo de la Esperilla, 7 Ağustos'ta Kolombiya'nın Barranquilla kentinde İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar ile yaptığı görüşmede (İsrail Dışişleri Bakanı'nın "X" hesabı)
Kolombiya Cumhurbaşkanı Abelardo de la Esperilla, 7 Ağustos'ta Kolombiya'nın Barranquilla kentinde İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar ile yaptığı görüşmede (İsrail Dışişleri Bakanı'nın "X" hesabı)
TT

Kolombiya, Golan Tepeleri üzerindeki İsrail egemenliğini tanıdı

Kolombiya Cumhurbaşkanı Abelardo de la Esperilla, 7 Ağustos'ta Kolombiya'nın Barranquilla kentinde İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar ile yaptığı görüşmede (İsrail Dışişleri Bakanı'nın "X" hesabı)
Kolombiya Cumhurbaşkanı Abelardo de la Esperilla, 7 Ağustos'ta Kolombiya'nın Barranquilla kentinde İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar ile yaptığı görüşmede (İsrail Dışişleri Bakanı'nın "X" hesabı)

Kolombiya'da geçtiğimiz cuma günü göreve başlayan aşırı sağcı yeni hükümet, dün yaptığı açıklamada, İsrail'in 1967 yılında işgal ettiği Suriye'ye ait Golan Tepeleri üzerindeki egemenliğini tanıdığını duyurdu.

İsrail, 1967 savaşı'ndan beri Golan Tepeleri'nin bir kısmını işgal altında tutuyor ve 1981 yılında bu bölgeyi ilhak etti. Bu adım, Amerika Birleşik Devletleri dışında uluslararası toplum tarafından tanınmazken, Birleşmiş Milletler (BM) Golan Tepeleri'ni İsrail'in askeri işgali altında bulunan Suriye toprağı olarak kabul ediyor.

Çekişmeli geçen bir seçim kampanyasının ardından cuma günü iktidara gelen Kolombiya Devlet Başkanı Abelardo de la Espriella, ülkesindeki silahlı gruplarla mücadele amacıyla ABD ve İsrail ile yakın ilişkiler kurma sözü vermişti.

Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in Golan üzerindeki egemenliğini tanıma kararını, ülkenin batısında en az 111 kişinin ölümüne ve onlarca kişinin yaralanmasına yol açan şiddetli depremle aynı günde duyurdu.

Bakanlık tarafından X platformunda yayımlanan resmî açıklamada, "Kolombiya hükümeti, İsrail'in bu topraklar üzerindeki egemenliğinin yanı sıra, bu devletin dış tehditlere karşı kendini koruma hakkını da tanımaktadır" ifadelerine yer verildi.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, "sevgili dostu" olarak nitelendirdiği de la Espriella'ya bu kararından ötürü teşekkür ederek, iki tarafın de la Espriella'nın yemin töreninden bir gün önce Kolombiya'nın Barranquilla şehrinde bu adım üzerinde uzlaşı sağladığını belirtti.

De la Espriella'nın selefi Gustavo Petro, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını sert bir şekilde eleştirmiş; bu durum iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin kesilmesine ve İsrail'den silah ithalatının durdurulmasına yol açmıştı.

ABD destekli milyarder lider de la Espriella ise ilişkileri yeniden tesis etme taahhüdünde bulundu. Yeni devlet başkanlığı, geçen ay yaptığı açıklamada, Kolombiya'nın Kudüs'te (filistin'in işgal altındaki kesimi dahil olmak üzere İsrail tarafından başkent olarak kabul edilen şehirde) bir büyükelçilik açmayı planladığını bildirmişti.


“Satranç oyunu” seyrüsefer rotasını karmaşıklaştırıyor

Dün, Umman’ın Zufar ili açıklarındaki Halaniyat Adaları yakınlarında bir gemi ve petrol sızıntısını gösteren uydu görüntüsü (Reuters)
Dün, Umman’ın Zufar ili açıklarındaki Halaniyat Adaları yakınlarında bir gemi ve petrol sızıntısını gösteren uydu görüntüsü (Reuters)
TT

“Satranç oyunu” seyrüsefer rotasını karmaşıklaştırıyor

Dün, Umman’ın Zufar ili açıklarındaki Halaniyat Adaları yakınlarında bir gemi ve petrol sızıntısını gösteren uydu görüntüsü (Reuters)
Dün, Umman’ın Zufar ili açıklarındaki Halaniyat Adaları yakınlarında bir gemi ve petrol sızıntısını gösteren uydu görüntüsü (Reuters)

Washington ve Tahran, Hürmüz Boğazı krizini taraflardan her birinin elindeki kozlara sarıldığı ve bir taviz vermeden önce diğerinin hamlesini beklediği ucu açık bir ‘satranç oyununa’ dönüştürdü. Umman ile deniz seyrüsefer hatları üzerinde varılan mutabakat ise Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması konusundaki belirsizliği gidermiyor. Zira Tahran bu adımı, başında ABD ablukasının kaldırılması yer alan şartlara bağlıyor.

ABD Başkanı Donald Trump dün (Pazartesi) yaptığı açıklamada, Tahran’ın Washington’dan savaş tazminatı talebine yanıt olarak, geçmiş çatışmalarda sorumlu olduğunu belirttiği ölü ve yaralılar için İran’dan tazminat talep edeceğini söyledi. Trump, pazar günü de yönetiminin İran’a ‘sakinlikle’ yaklaştığını ve üzerindeki ekonomik baskıları takip ettiğini belirterek bu hesaplaşmayı bir ‘satranç oyunu’ olarak nitelendirdi.

Öte yandan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, bu açıklamalara, İranlıların ‘profesyonel satranç oyuncuları’ olduklarını kanıtladıklarını ifade ederek yanıt verdi. Teknik pürüzler sürse de deniz seyrüsefer haritası konusunda Umman ile mutabakata varıldığını doğrulayan Bekayi, ABD ablukası sürdüğü müddetçe Hürmüz Boğazı'nın normal seyrine dönmeyeceğini ve Tahran'ın ablukayı kaldırmak için yalnızca diplomasiye güvenmeyeceğini vurguladı.

Diğer bir gelişmede ise İran’ın Dini Lideri Mücteba Hamaney, askeri komuta kademesini yeniden yapılandırıyor. Muhsin Rızai’nin Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi Genel Sekreterliği'ne atanmasının ertesi günü Hamaney, Ali Abdullahi'yi Genelkurmay Başkanlığı'na, Ahmed Vahidi'yi Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Komutanlığı'na, Ali Azmai'yi DMO Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na ve Hüseyin Taib'i Besic Komutanlığı'na atadı.


Trump, Hürmüz Boğazı anlaşmasındaki tıkanıklık sürerken İran’dan tazminat talep etti

Trump, pazar günü New Jersey eyaletindeki Morristown Havalimanı'nda başkanlık uçağına binerken (Getty - AFP)
Trump, pazar günü New Jersey eyaletindeki Morristown Havalimanı'nda başkanlık uçağına binerken (Getty - AFP)
TT

Trump, Hürmüz Boğazı anlaşmasındaki tıkanıklık sürerken İran’dan tazminat talep etti

Trump, pazar günü New Jersey eyaletindeki Morristown Havalimanı'nda başkanlık uçağına binerken (Getty - AFP)
Trump, pazar günü New Jersey eyaletindeki Morristown Havalimanı'nda başkanlık uçağına binerken (Getty - AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün İran'ı, savaşlar, saldırılar ve protestolar sırasında öldürdüğü veya ölümüne yol açtığı öne sürülen kişiler için tazminat ödemeye çağırdı. Bu hamle, yakında Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını sağlayacak bir anlaşmaya varılması umutlarının azaldığı bir ortamda söylemin sertleşmeye başladığını gösterdi.

Bu talebinin İran'ın Washington'a sunduğu şartlara bir yanıt olduğunu belirten Trump’ın bahsettiği şartlar arasında, ABD ve İsrail'in beş aydan uzun süredir İran'a karşı yürüttüğü savaş boyunca uğradığı zararların tazmin edilmesi de yer alıyor.

Trump, sosyal medya platformu Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda “Ben de kendi adıma İran'dan, yol kenarlarına yerleştirdiği el yapımı patlayıcılarla ve dahil olduğu birçok çatışmada öldürdüğü ya da ağır şekilde yaraladığı tüm insanlar için tazminat talep ediyorum” ifadelerini kullandı.

ABD’den gelen bu yeni ve sürpriz talep, daha önceki görüşmelerin hiçbirinde gündeme gelmemişti.

Trump, bu şartı İran ile gelecekte yapılacak tüm müzakerelere dahil edeceğini ve Tahran'ın öldürdüğü öne sürülen yüz binlerce protestocunun ailesi için de tazminat isteyeceğini açıkladı.