Türkiye 3 özel talepte bulundu: Ankara-Bağdat-Erbil hattındaki yoğun hareketliliğin arkasında ne var?

Türkiye, terör örgütü PKK’ya odaklanırken Irak'ı ise su meselesi meşgul ediyor.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, salı günü Erbil'e yaptığı ziyarette Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) lideri Mesud Barzani ile bir araya geldi. (Millî Savunma Bakanlığı)
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, salı günü Erbil'e yaptığı ziyarette Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) lideri Mesud Barzani ile bir araya geldi. (Millî Savunma Bakanlığı)
TT

Türkiye 3 özel talepte bulundu: Ankara-Bağdat-Erbil hattındaki yoğun hareketliliğin arkasında ne var?

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, salı günü Erbil'e yaptığı ziyarette Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) lideri Mesud Barzani ile bir araya geldi. (Millî Savunma Bakanlığı)
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, salı günü Erbil'e yaptığı ziyarette Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) lideri Mesud Barzani ile bir araya geldi. (Millî Savunma Bakanlığı)

Ankara-Bağdat-Erbil hattında son aylarda, özellikle PKK'nın faaliyetleriyle mücadele edilmesi, örgüte desteğin kesilmesi ve Irak'ın Türkiye ve Suriye ile olan sınırlarının kontrol altına alınmasına yönelik tedbirlerin uygulamaya konulması üzerinde yoğunlaşan bir hareketlilik yaşandı.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Metin Gürak ile birlikte salı ve çarşamba günü Bağdat ve Erbil'i ziyaret etti.

Şarku'l Avsat'a konuşan Türk kaynaklar, son gelişmelerin Bağdat ve Erbil'e PKK tehdidini ortadan kaldırma ısrarı konusunda açık bir mesaj vermeyi amaçladığını ifade ederken, Ankara’nın PKK’nın sadece Türkiye için değil, Irak için de tehdit oluşturduğunu söylediğini aktardı. Kaynaklara göre Ankara bu tehdidin ortadan kaldırılması için Irak’a destek vermeye hazır.

m6um
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’i kabul etti. (Irak Başbakanlık Ofisi)

Kaynaklar, Güler'in Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Cumhurbaşkanı Abdullatif Reşid, Savunma Bakanı Sabit el-Abbasi ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ndeki (IKBY) yetkililerle yaptığı görüşmede, merkezi hükümetin kendi yetki alanları üzerinde kontrol kurması için 3 özel talepte bulunduğunu söyledi. Kaynakların söylediğine göre bu üç talep şunlar: Irak-Suriye sınır bölgelerine denetim getirilmesi, PKK’nın faaliyetlerinin durdurulması ve özellikle Bafel Talabani liderliğindeki Kürdistan Yurtseverler Birliği'nin (KYB) onlara sağladığı desteğin engellenmesi için somut adımlar atılması.

Diplomatik ve güvenlik toplantıları, iki ülkenin dışişleri ve savunma bakanları ile istihbarat teşkilatları başkanlarının 19 Aralık'ta Ankara'da yaptığı toplantıyla başladı. Bunu, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın'ın 23 ve 28 Ocak'ta Bağdat ve Erbil'i ziyareti, ardından salı ve çarşamba günü Milli Savunma Bakanı'nın Genelkurmay Başkanı'yla birlikte aynı kentleri ziyareti izledi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Ankara bu görüşmelerde, Bağdat hükümeti ve Erbil yönetiminden ‘teröre karşı daha somut iş birliği istediğini’ vurguladı. Bunun gerçekleşmemesi halinde Süleymaniye'ye karşı daha fazla önlem almak zorunda kalabileceği konusunda uyardı.

Ankara son dönemde Bağdat ve Erbil'le iş birliğinden duyduğu memnuniyeti ve PKK’nın Irak için de tehdit oluşturduğu gerçeğini anladıklarını ifade etti. Ancak KYB'nin PKK'ya destek sağladığı yönündeki iddialar nedeniyle Süleymaniye şehrinin bir ‘gerilim yatağı’ olduğuna inanıyor.

h8oç
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Erbil'de Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani ile görüştü. (Millî Savunma Bakanlığı)

PKK'nın, Ankara toplantısından sadece 4 gün sonra Kuzey Irak'ta düzenlenen Pençe-Kilit operasyonuna katılan Türk kuvvetlerine yönelik saldırısı, 9 askerin şehit olmasına yol açtı. Ardından 23 Ocak'ta 12 Türk askerinin şehit edildiği ikinci saldırı Ankara'nın sesini yükseltmesine neden oldu.

Süleymaniye krizi

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Güler'in Bağdat ve Erbil ziyaretinden birkaç gün önce geçen hafta Süleymaniye'ye yönelik yeni tedbirler alınacağı uyarısında bulunmuştu.

Fidan daha önce “Bölücü terör örgütü PKK, Irak'taki siyasi nüfuzunu artırmaya çalışıyor. PKK bağlantılı bazı siyasi oluşumların Irak parlamentolarında farklı isimler altında seçimlere girmeye çalıştığını görüyoruz. PKK, Irak'taki nüfuzunu artırmayı amaçlıyor” ifadelerini kullanmıştı.

Fidan, 4 Şubat'ta yaptığı açıklamalarda PKK ile iş birliği nedeniyle KYB'nin Türkiye'nin ‘düşmanı’ olduğunu ve bu konunun artık resmi politika haline geldiğini ifade etmişti.

Fidan ayrıca “Terörle mücadelede Erbil'le tam bir iş birliğimiz var. Özellikle PKK konusunda hassasiyetlerimizi paylaşıyorlar. Onlarla iş birliği anlamında ilişkilerimizi her geçen gün geliştiriyoruz. Bunu söylemekte bir sakınca görmüyorum” dedi.

Ankara'da yapılan değerlendirmeler, PKK'nın Irak ve Suriye'de süregelen siyasi ve askeri güç boşluğundan ve siyasi bölünmüşlükten yararlanmaya devam ettiğini gösteriyor. Özellikle Irak'ta 1990'lı yıllardan itibaren devlet otoritesinin zayıflaması, PKK'nın faaliyetinin artmasındaki en önemli faktör.

Güvenlik uzmanı Abdullah Ağar'a göre, PKK'nın Irak'ın Kandil ve Metina gibi dağlık bölgelerinin yanı sıra Sincar, Mahmur, Süleymaniye ve Kerkük'te artan nüfuzu da Ankara'nın endişe duyduğu gelişmeler arasında yer alıyor.

Ankara'nın fark ettiği bir diğer gelişme ise PKK'nın kontrol ettiği bölgelerde yayılma stratejisi izlemesi ve böylece Sincar gibi Suriye-Irak sınırındaki önemli bir geçiş bölgesinde varlığını pekiştirmesidir.

swdevrbt5ny
Irak Cumhurbaşkanı Abdullatif Reşid salı günü Bağdat'a yaptığı ziyarette Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’i kabul etti. (Millî Savunma Bakanlığı)

Gözlemciler, bu faktörlere rağmen Bağdat'ın Türkiye ile ilişkilerde Dicle ve Fırat nehirlerinden kaynaklanan su sorununu öncelikli görmesinin, PKK ile mücadelede iş birliğine ilişkin adımlar atılmasını engelleyen bir diğer faktör olduğunu söylüyor.

Bu nedenle gözlemciler, Ankara'nın 19 Aralık'ta yaptığı toplantının gündemine su konusunu da aldığını ve sorunun çözümüne yönelik mevcut mekanizmaların çalışmaya devam edeceğinin teyit edildiğini belirtti.

Zorunlu iş birliği

Irak Ulusal Güvenlik Danışmanı Kasım el-Araci, Bağdat'ta Güler'le yaptığı görüşmede, ‘güvenlik dosyasının tüm dosyalar üzerinde baskı oluşturan ana dosya olduğunu’ ifade etti. Medya ofisi tarafından yapılan açıklamaya göre, ‘terörist unsurları takip etmek için güvenlik ve istihbarat iş birliği ve bilgi alışverişi yoluyla bu dosyayı sonlandırmaya yönelik gerçek bir irade’ olduğuna dikkati çekti.

Ağar, Türkiye ile Irak arasında PKK'ya karşı ortak operasyon ihtimalinin devam ettiğine ve Türkiye'nin bu konuda Irak'a büyük yardım sağlamaya hazır olduğuna inanıyor.

MİT’in operasyonları devam ediyor

Öte yandan MİT dün (Perşembe) aranan teröristler listesinde kırmızı kategoride yer alan ve İnterpol tarafından kırmızı bültenle aranan terör örgütü PKK’nın konsey üyesi ‘Şivan Gever’ kod adlı terörist Yunus Demir'in öldürüldüğünü açıkladı.

Güvenlik kaynakları, PKK yönetiminin Demir'i Pençe-Kilit operasyonuna katılan Türk güçlerini hedef almak üzere özel olarak görevlendirdiğini ve bölgedeki güçlere saldırı düzenlemek isteyen bir terör grubuna eğitim verdiğini söyledi.



Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
TT

Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)

Danimarka denizcilik yetkilileri dün, ülkenin sularında demirlemiş olan İran bayraklı bir konteyner gemisinin, usulüne uygun olarak kayıtlı olmadığı gerekçesiyle alıkonulduğunu açıkladı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre konteyner gemisinin adı "Nora" idi ve Komor Adaları bayrağı taşıyordu; ancak Danimarka yetkilileri Reuters'e e-posta yoluyla Komor Adaları'nın Kopenhag'a gemiyi kayıtlarında bulamadığını bildirdiğini söyledi.

Yetkililer, "Gemi, bayrak devleti Danimarka denizcilik yetkililerine tam olarak kayıtlı ve yetkilendirilmiş olduğuna dair kanıt sunana kadar alıkonulacaktır" diyerek, gemiyi serbest bırakmadan önce inceleyeceklerini belirterek, "Denetim, hava koşulları güvenli bir şekilde izin verdiğinde gerçekleştirilecek" ifadelerini kullandı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre, "Noura" gemisi şu anda İran bayrağı altında seyrediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre haberi ilk duyuran Danimarka televizyon kanalı TV2, geminin çarşamba günü bayrağını Komor Adaları'ndan İran'a değiştirdiğini belirtti. Reuters, değişikliğin ne zaman gerçekleştiğini bağımsız olarak doğrulayamadı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan veriler, "Nora" gemisinin, ABD Hazine Bakanlığı'nın yaptırım listesinde yer alan ve daha önce "Cyrus" adıyla anılan bir konteyner gemisiyle aynı Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) numarasına sahip olduğunu gösteriyor.

IMO numaraları, isim veya bayrak değişikliklerinden bağımsız olarak değişmeden kalan kalıcı gemi tanımlayıcılarıdır.

Cyrus, ABD Yabancı Varlık Kontrol Ofisi'nin İran yaptırım programı kapsamında belirlenmiş olup, Londra Borsası Grubu'ndan elde edilen veriler, şirketin Argon Shipping ve Rail Shipping ile bağlantılı olduğunu göstermektedir.

Reuters, Argon Shipping ve Rail Shipping şirketlerine yorum almak için ulaşamadı.

TV2, geminin son 25 gündür limanda demirli ve kullanılmadan beklediğini bildirdi.


İran'da bir askeri eğitim uçağı düştü bir pilot hayatını kaybetti

İran Hava Kuvvetlerine ait bir uçak enkazı (Arşiv)
İran Hava Kuvvetlerine ait bir uçak enkazı (Arşiv)
TT

İran'da bir askeri eğitim uçağı düştü bir pilot hayatını kaybetti

İran Hava Kuvvetlerine ait bir uçak enkazı (Arşiv)
İran Hava Kuvvetlerine ait bir uçak enkazı (Arşiv)

İran Radyo ve Televizyon Kurumu'nun bildirdiğine göre, İran'a ait bir savaş uçağı dün gece geç saatlerde batı İran'da bir eğitim görevi sırasında düştü ve pilotlardan biri hayatını kaybetti.

Kurumun açıklamasına göre uçak Hemedan vilayetinde gece eğitim görevi sırasında düştü. İran Hava Kuvvetleri Halkla İlişkiler Ofisi, resmi IRNA haber ajansı tarafından yayınlanan açıklamada, "Hava Kuvvetlerine ait bir uçak bu akşam Hemedan vilayetinde (batı İran) gece eğitim görevi sırasında düştü" denildi.

Haberde, "Kazada pilotlardan biri hayatını kaybetti, diğeri ise kurtuldu. Kazanın nedenini belirlemek için soruşturmaların devam ettiği" ifadeleri yer aldı.


Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
TT

Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)

Yeni bir ankete göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci First Lady'si seçildi ancak en sevilmeyen First Lady unvanını Trump'ın rakibi Hillary Clinton aldı.

YouGov'a göre bu ay 2 bin 255 ABD vatandaşından son 11 First Lady'yi "Mükemmel"den "Kötü"ye uzanan bir ölçekte sıralamaları istendi.

Yüzde 36'sı Melania'yı "kötü", yüzde 10'u da "ortalama altı" olarak değerlendirdi. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 18'i Melania'yı "mükemmel", yüzde 12'si de "ortalama üstü" notu verdi. Böylece net onay oranı -16 çıktı.

Melania'dan daha düşük sırada yer alan tek First Lady, 2016 başkanlık seçimini Donald Trump'a kaybeden Hillary Clinton'dı. Ankete katılanların yüzde 33'ü onu "kötü", yüzde 11'i de "ortalama altı" diye değerlendirdi ve net onay oranı -17 oldu.

Öte yandan en popüler First Lady'ler sırasıyla +56, +32 ve +25 net puanla Jackie Kennedy, Rosalynn Carter ve Nancy Reagan'dı.

Michelle Obama da katılımcılar arasında favori olarak öne çıktı; yüzde 33'ü onu "mükemmel", yüzde 12'si ise "ortalama üstü" olarak değerlendirdi ve bu da ona +21 net onay puanı kazandırdı. Yaklaşık yüzde 22'si onu "kötü" buldu.

Ortalama olarak son 11 First Lady'nin çoğu, eşlerinden daha yüksek net puanlar aldı.

Hillary Clinton, -3 net puanlı eşinden önemli ölçüde daha düşük olan tek First Lady'ydi.

Birçok başkan ve First Lady benzer puanlar aldı; Jacqueline Kennedy Onassis ve John F. Kennedy (+56'ya karşı +61), Nancy ve Ronald Reagan (+25'e karşı +22), Michelle ve Barack Obama (+21'e karşı +15) bunlardan bazıları.

Melania ve Donald Trump da benzer ancak olumsuz puanlar aldı (-16'ya karşı -20).

Anket ayrıca, katılımcıların yüzde 48'inin Donald Trump'ı "kötü" bulduğunu, yüzde 6'sının ise "ortalama altı" olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Trump, YouGov'un katılımcılara sorduğu 20 başkan arasında en düşük puanı aldı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 19'u 45 ve 47. başkanı "olağanüstü" olarak değerlendirdi.

Trump'tan sonra, selefi Joe Biden, katılımcıların yüzde 38'inin "kötü", yüzde 12'sinin ise "ortalama altı" şeklinde değerlendirdiği en az popüler eski başkan oldu. Sadece yüzde 7'si Biden'ı "mükemmel" olarak değerlendirdi.

Ankete göre, "First Lady'ler hakkındaki genel görüşler, eşleri hakkındaki görüşlere benzer şekilde siyasi olarak kutuplaşmış durumda".

Anket, tartışmalı belgeseli Melania'nın gösterime girmesiyle birlikte Melania Trump hakkında kamuoyunun ne düşündüğüne dair fikir veriyor. Belgeselin ilk hafta sonu 7 milyon dolar kazandığı bildirilse de bilet satışları ikinci haftada düşerek sadece 2,4 milyon dolar getirdi.

Amazon, belgeselin haklarını satın almak için 40 milyon, tanıtımı içinse 35 milyon dolar daha harcamıştı.

Independent Türkçe