Çöplerin boğduğu Paris’te fare sorunu artıyor

Fransa’nın başkentinde pislik sorunu ile mücadele sürüyor.

Uzmanlara göre Paris'te yaklaşık 4 milyon fare bulunuyor. (AFP)
Uzmanlara göre Paris'te yaklaşık 4 milyon fare bulunuyor. (AFP)
TT

Çöplerin boğduğu Paris’te fare sorunu artıyor

Uzmanlara göre Paris'te yaklaşık 4 milyon fare bulunuyor. (AFP)
Uzmanlara göre Paris'te yaklaşık 4 milyon fare bulunuyor. (AFP)

Dünyanın en önemli turizm merkezlerinden biri olan Paris, kadim tarihi, zengin kültürel mirası, Eyfel Kulesi, Louvre ve Şanzelize gibi önemli turistik mekanlarıyla her yıl milyonlarca ziyaretçiyi kendine çekiyor. Ancak Paris'teki temizlik gerçeği hem yerel halkın hem de ziyaretçilerin endişelerini ve sorularını artırıyor. Kamusal alanlarda ve meşhur turistik mekanların çevresinde çöplerin birikmesi, Fransa'nın başkentinde atık yönetimi ve temizliğin iyileştirilmesi ihtiyacını güçlendiren hoş olmayan bir görüntü ortaya çıkarıyor.

Fotoğraf Altı: Farelerin yayılmasının nedenlerinden biri çöplerin artması. (AFP)
Farelerin yayılmasının nedenlerinden biri çöplerin artması. (AFP)

Fikir Yolu Kurumu’nun Le Parisien gazetesi için yaptığı ankete katılanların yüzde 66'sı Paris'in imajının kötüleştiğine inanırken, yüzde 58'i Fransız başkentindeki yaşamın sıkıcı ve daha az zevkli hale geldiğini düşünüyor. Anket, Fransızların yüzde 71'i memnuniyetsiz ve Paris'in kirli olduğuna inandığını ortaya çıkardı.

4 milyon fare

Paris'te farelerin sayısını doğru bir şekilde tahmin etmek oldukça zor. Farelerle mücadele uzmanları, Paris'te başkenti ele geçiren ve potansiyel bir tehdit oluşturan kişi başına 1,5 ila 2 fare arasında bir orana tekabül eden yaklaşık dört milyon farenin bulunduğunu tahmin ediyorlar.

Fransa'nın başkentinde tüm dünyanın ilgisini çeken Olimpiyat Oyunları’nın başlamasına birkaç ay kala, farelerin yayılması oldukça hassas bir konu haline geldi. Çünkü bu durum, popülarite açısından Paris'in simge yapılarıyla bile rekabet etmeye başladı ve en önemli turistik destinasyonlardan biri olarak başkentin dünyadaki itibarına olumsuz bir gölge düşürdü. Bu endişe verici yayılma, fareleri sokaklar, restoranlar ve oteller gibi kamusal alanlarda gösteren video kliplerle belgeleniyor ve yerel yetkililerin bu sorunla mücadelede karşılaştığı zorlukları vurguluyor.

Fotoğraf Altı: Paris belediyesi son yıllarda farelerin yayılması ile mücadeleye hız verdi. (AFP)
Paris belediyesi son yıllarda farelerin yayılması ile mücadeleye hız verdi. (AFP)

Bu zorluğun üstesinden gelmek için Paris belediyesi, son yıllarda farelerle mücadele kapsamında yaklaşık 5 bin operasyonun yanı sıra 200 bahçe ve 600 binada farelerden temizlemek amacıyla ilaçlama yaparak yoğun çabalara şahit oldu. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığına göre kemirgen besledikleri için 140 kişiye ceza kesildi ve 327 çöp kutusu ağzı kapalı konteynırlarla değiştirildi.

Farelerin yayılmasının nedenleri arasında kamusal alanlarda çöp miktarının artması, bazı bölgelerde çöp yönetiminin kötü olması ve farelerin binalara ve evlere geçişini ve sığınaklar sağlayan eski altyapının varlığı yer alıyor. Ayrıca verimli kentsel çevre ve sokaklarda yiyecek birikmesi, fareler için kolay beslenme kaynakları sağlayarak yayılmalarını sağlıyor. İklim değişikliğinin kentsel alanlardaki dağılımları üzerindeki potansiyel etkilerinin yanı sıra devam eden inşaatlar ve çevredeki değişiklikler, farelerin varlık yöntemlerini değiştiriyor ve yayılmalarını artırıyor. Bu sorunla yüzleşmek için Paris, özellikle önemli kamuya açık turistik yerler ve parklar gibi hassas alanlarda temizlik politikalarına uymayan bazı kuruluşların kapatılması da dahil olmak üzere çeşitli önlemler aldı.

Çöp yönetimi

Paris'te çöp yönetimi son yıllarda büyük problemlerle karşı karşıya. Günlük çöp üretimi yaklaşık 3 bin tona ulaşıyor ve bu da temizlik sistemleri üzerinde devasa bir baskı oluşturuyor. Büyüyen çevresel sorunlarla mücadele çabalarına rağmen, tamamen çözmek zor olabilir. Yaklaşık 5 bin temizlikçinin çöp toplama işinde çalıştığı başkent Paris’e iş kazaları ve hastalık izinleri nedeniyle bu sayı yeterli olmuyor.

E-ticaret ve aşırı tüketim kültürünün hızla artması gibi alışveriş alışkanlıklarındaki değişiklikler, çöp miktarının ciddi oranda artmasına katkıda bulunuyor. Nüfusun daha fazla çöp üretmesi sonucu çöp yönetim sistemleri üzerindeki baskı artıyor. Ziyaretçilerin önemli turistik mekanlara çöp bırakmasından dolayı turizm de çöp sorununa katkıda bulunan bir faktördür ve bu da temizlik hizmetleri üzerindeki baskıyı artırır. Esnek çevre politikaları sokakları temiz tutma ve çöp miktarını azaltma çabalarının zayıf kalmasına neden olduğundan, belediye politikaları da bu kirlilikte rol oynuyor. Tarih boyunca Paris birçok sağlık sorunuyla ve salgın hastalıkla karşı karşıya kaldı ve hükümet politikaları ve kolektif çabalar yoluyla temizliği iyileştirmeye çalıştı. Ancak mevcut çevre sorunu, yerel yönetimlerin, vatandaşların ve özel sektörün, çok sayıda önlem alarak kamusal alanların temizliği ve çöp yönetiminin daha etkin bir şekilde iyileştirilebileceğine dair kapsamlı ve etkili bir cevap vermesini gerektiriyor.

Farelerin yayılmasını ortadan kaldırma hedefine ulaşmak için yerel yetkililerin kemirgenlerle mücadele çabalarının yoğunlaştırılması ve üremeleri için uygun olmayan koşulların sağlanması amacıyla çevrenin izlenmesi de dahil olmak üzere sağlık ve temizlik politikalarının uygulanmasını güçlendirmesi gerekiyor. Farelerin ilgisini çeken malzemelerin azaltılması amacıyla, restoran ve otellerdeki çöp ve yiyecek atıklarının temizlenmesine yönelik programların da geliştirilmeye devam edilmesi önemli. Çöp yönetimi sorununa gelince, çöp toplama süreçlerini iyileştirmek ve özel dikkat gerektiren yerleri belirlemek için teknolojinin kullanılmasının yanı sıra, atık ayrıştırma konusundaki farkındalığın artırılması ve kamusal alanlarda geri dönüşüm imkanlarının sağlanması yoluyla atıkların geri dönüştürülmesini ve güvenli bir şekilde bertaraf edilmesini teşvik etmeye yönelik çabalar güçlendirilmeli. Genel olarak, bu zorlukların üstesinden gelmek, ilgili tüm tarafların, altyapının iyileştirilmesine ve vatandaşlar ve şehre gelen ziyaretçiler arasında temizlik kültürünün teşvik edilmesine odaklanan iş birliğine dayalı ve sürekli çabalarını gerektiriyor. Bu birbirine bağlı yaklaşım, Paris'te fare istilasıyla mücadelede ve çöp yönetiminin iyileştirilmesinde olumlu ve etkili sonuçlara ulaşılmasına katkıda bulunabilir.

Belediyenin cevabı

Paris belediyesinin resmi sözcüsü Adeline Mathieu, Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada, Paris belediyelerinin ayırma işlemlerini kolaylaştırmak için parklardaki çöp torbalarını kapalı konteynırlara ve çöp kutularına dönüştürdüğünü, 250 park konteynır barınakları ve 221 sahanın haddeleme kutuları ile donatıldığını, yollarda, kat kat daha fazla çöp barındırabilen küllüklerle donatılmış 4 bin 100 çöp konteyneri ve 335 kompakt kutu da dahil olmak üzere yeni çöp kutusu ve çöp koruma modellerinin kullanıldığını kaydetti.

Paris Belediyesi resmi sözcüsü farelerin yayılmasıyla mücadele konusunda, belediyenin fare sayısını azaltmak için gıda temizliğine yönelik önlemler aldığını belirterek, fare sahiplerinin yayılmayla mücadele için özel bahçelerde, avlularda ve şarap imalathanelerinde gerekli önlemleri almaları gerektiğini vurguladı. Mathieu, doğrudan kontrolün yeterli olmadığına dikkat çekerek, Paris'te her yıl yeşil alanlar, yollar, binalar vb. kamusal alanlarda kemirgenlere karşı yedi binden fazla müdahale yapıldığını söyledi.

Şahitlikler

Independent Arabia, Paris'teki yaşamın gerçekliğini daha iyi anlamak için, aralarında yıllardır Fransa'da yaşayan mühendis Rania'nın da bulunduğu bazı başkent sakinleriyle bir araya geldi. Rania, Paris mahallelerinde kötüleşen durumdan duyduğu memnuniyetsizliği açıkça ifade ederek “Buradaki mahalleler çok kirli, köpeklerin, farelerin ve salgın hastalıkların yayılması da çok endişe verici. Seçme şansımız olsaydı, burayı değil başka bir yerde yaşamayı tercih ederdik" dedi.

Bu sorunun çözümünde yerel yönetimlerin rolüne ilişkin "Bu sorunların çözümünde belediyenin rolü nerede? Bu sorunun çözümünde belediyenin çabalarını yoğunlaştırması gerekiyor" diyerek yetkililerin bu duruma çözüm bulmak için çalışmalarını yoğunlaştırması gerektiğini belirtti.

Öğretmen Salfi ise sorumluluğun mahalle sakinlerine ait olduğunu vurguladığı açıklamasında şunları söyledi:

“Paris'in gerçekten temizlik sorunu yaşadığını düşünüyorum. Maalesef kurallara uymayan, çöplerini belirlenen çöp kutusuna atmak yerine yere atan çok insan var. Bu bazen çöp birikmesine katkıda bulunur. Paris'in büyük bir nüfusu var, bu da belediye hizmetlerinin tüm alanları temiz tutmasını zorlaştırıyor. Bu, çöplerin etkili bir şekilde toplanması ve işlenmesi için önemli kaynaklar gerektiriyor ve mevcut altyapı bu artan talebi karşılamak için yeterli olmayabilir."

Mecdi'nin açıklamaları da bakış açısını açıkça ortaya koyuyordu: "Paris artık eskisi gibi değil. Mahallelerde her yer dışkı ve köpeklerle dolu, özellikle geceleri çadırlar her yere yayılıyor. Bütün bunların sorumlusunun kim olduğunu anlamıyorum. Bu kirlilik, ama gerçekten rahatsız edici."

Nüfus artışı, tüketim alışkanlıklarındaki değişiklikler, belediye politikaları ve kitle turizmi gibi birçok etken, Paris'in ışıklı bir şehirden üzerini çöp kaplamış bir şehre dönüşmesine katkıda bulundu. Bu eğilimi tersine çevirmek için çöp yönetimini iyileştirecek ve Paris'in temiz ve muhafazakâr bir başkent olarak itibarını yeniden tesis edecek radikal önlemler almak gerekecek. Paris'in Olimpiyat Oyunlarına ev sahipliği yaparken nasıl bir tabloyla karşılaşacağı sorusu hala güncelliğini koruyor. Yolların temizliğinde somut bir iyileşme olacak mı?

*Bu haber Şarku’l Avsat tarafından Independent Arabia’dan çevrildi.



Venezuela’nın geçici lideri Delcy Rodriguez, Trump’a karşı hangi kozlara sahip?

Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)
Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)
TT

Venezuela’nın geçici lideri Delcy Rodriguez, Trump’a karşı hangi kozlara sahip?

Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)
Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)

Venezuela'nın geçici lideri Delcy Rodriguez, bir yandan Chavismo tabanına anti-emperyalist söylemle mesaj verirken, diğer yandan da Donald Trump yönetiminin baskısıyla daha pragmatik bir çizgi izlemeye çalışıyor.

BBC'nin analizinde, Karakas ve Washington arasında tek taraflı bir bağımlılık ilişkisi olmadığı, Rodriguez'in Trump'a karşı belirli kozları elinde tuttuğu yazılıyor.

Analize göre Rodriguez yönetiminin Amerikan petrol şirketlerine kapıyı aralayan düzenlemeleri ve Washington'la vardığı petrol sevkiyatı anlaşmaları, mevcut ABD-Venezuela ilişkilerinin temelini oluşturuyor.

Trump'ın Venezuela petrolünü küresel arz denklemine dahil etme isteği, Karakas'ta istikrarsızlık ihtimalini göze alamayacağı anlamına geliyor.

Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House'dan Christopher Sabatini, Rodriguez'in yönetiminin "ABD askeri ve diplomatik desteğine dayalı bir meşruiyet" diye tanımlıyor. Sabatini'ye göre Trump yönetimi, Venezuela'da geri adım görüntüsü vermemek için mevcut düzenin sürmesini tercih ediyor.

Latin Amerika uzmanına göre bu durum Rodriguez'e sınırlı da olsa hareket alanı sunuyor. Trump'ın, Nicolas Maduro'nun devrilmesini "net bir başarı hikayesi" olarak sunmak istediğini, Karakas yönetiminde ani bir dönüşüm riskini göze almak istemediğini savunuyor.

Dolayısıyla ABD'nin Venezuela'daki enerji çıkarları, bölgesel istikrar ihtiyacı ve Trump'ın iç kamuoyuna sunmak istediği "başarılı dış politika" anlatısı, Rodriguez'in de elini güçlendiriyor.

Sabatini şu yorumları paylaşıyor:  

Trump, Venezuela'nın şu anki durumunun sürmesini, her şeyin yolunda olduğu anlatısına aykırı hiçbir şeyin yaşanmamasını istiyor. Bu yüzden Rodriguez, çoğu kişinin fark etmediği şekilde Trump üzerinde bir miktar etkiye sahip. Bu, Trump'ın istediğinden çok daha eşit bir ortaklık.

Rodriguez, kamuoyuna açıklamalarında ABD'yi emperyalist ve işgalci diye nitelemeyi sürdürse de perde arkasında Washington'la temaslar sürüyor. CIA Başkanı John Ratcliffe, geçen ay Karakas'a giderek Venezuela'nın geçici lideriyle birebir görüşmüştü.

Buna ek olarak Rodriguez, Venezuela İçişleri Bakanı Diosdado Cabello ve ona yakın güvenlik yetkilileriyle de arasını iyi tutmaya çalışıyor. ABD yönetimi, Venezuela siyasetinde ağırlığa sahip Cabello'nun başına 2020'de koyduğu 10 milyon dolarlık ödülü bu yıl 10 Ocak'ta 25 milyon dolara çıkarmıştı.

Amerikan özel harekat ekipleri, aylar süren askeri yığınağın ardından 3 Ocak'ta Venezuela'ya kara harekatı başlatmış, başkent Karakas'ı bombalarken Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i de gece baskınıyla kaçırmıştı.

Rodriguez ise 5 Ocak'taki yemin töreniyle ülkenin başına geçmişti. Diğer yandan Guardian'ın analizinde, Delcy Rodriguez ve abisi Venezuela Ulusal Meclisi Başkanı Jorge Rodriguez'in, Karakas baskınından önce Beyaz Saray'la anlaştığı öne sürülmüştü.

Independent Türkçe, BBC, Guardian


Trump’ın Gazze polis gücü planı: “Hamas karşıtı çetelerden savaşçı devşirilecek”

Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)
Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)
TT

Trump’ın Gazze polis gücü planı: “Hamas karşıtı çetelerden savaşçı devşirilecek”

Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)
Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)

Donald Trump yönetimi, Gazze'de kurulması planlanan yeni güvenlik gücüne Hamas karşıtı aşiretlerden eleman devşirmeyi planlıyor.

Telegraph'ın aktardığına göre Trump yönetiminin planına İsrail de destek veriyor. Tel Aviv yönetimi, Gazze Şeridi'ndeki Hamas karşıtı çeteleri savaşın başından beri silahlandırıyor.

Planın, Trump'ın Gazze savaşını sonlandırma girişimi kapsamında İsrail'de kurulan Sivil-Askeri Koordinasyon Merkezi'nde (CMCC) aralıkta değerlendirmeye alındığı belirtiliyor.

Diğer yandan organize suç ve uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantılı bu aşiretleri polis gücüne katma teklifinin, Batılı müttefiklerde endişe yarattığı belirtiliyor. Özellikle Birleşik Krallık ve Fransa böyle bir hamleye karşı çıkıyor.

Adının paylaşılmaması şartıyla konuşan bir Batılı yetkili şunları söylüyor:

Bazı yetkililer, ‘Bu saçmalık, aşiretler hem suç örgütü hem de İsrail tarafından destekleniyor' diyerek ciddi tepki gösterdi.

Haberde, aşiret üyelerinin Gazze'de cinayet, adam kaçırma ve yardım kamyonlarını yağmalama gibi suçlara karıştığı ifade ediliyor. Ayrıca büyük aşiretlerden en az ikisinin üyeleri arasında DEAŞ saflarında savaşmış ya da örgüte bağlılık yemini etmiş kişilerin olduğu savunuluyor.

Trump'ın damadı Jared Kushner, Beyaz Saray'ın 10 Ekim'de devreye giren ateşkes ve Gazze'nin yeniden inşası planını ilerletme çabalarında kilit rol oynuyor.

Kushner'ın, Hamas'ın silah bırakmaması ihtimaline karşı Filistinlileri Hamas kontrolündeki alanlardan uzaklaştırmak amacıyla bir planı devreye soktuğu aktarılıyor. Buna göre Filistinliler, İsrail ordusunun kontrolündeki bölgelerde kurulacak geçici "güvenli" yerleşim bölgelerine gönderilecek.

İlk yerleşimin Refah kentinde, Hamas karşıtı aşiretlerden Halk Güçleri'nin etkili olduğu bölgede inşa edildiği belirtiliyor. Çetenin eski lideri Yasir Ebu Şebab'ın öldürüldüğü aralıkta açıklanmıştı. İsrail'in silahlandırdığı örgütün başına Gassan Dahini geçmişti.

Haberde, Gazze'de kurulacak yeni polis gücünün başına, Hamas karşıtı çete liderlerinden Hüsam Astal'ın getirilebileceği de iddia ediliyor. Astal, kasımdaki açıklamasında "Hamas'tan arındırılmış yeni Gazze'yi" kurmak istediklerini söylemişti.

İsrail Başbakanlık Ofisi'nden iddialarla ilgili açıklama yapılmadı. Trump yönetiminden bir yetkiliyse, ABD öncülüğünde kurulacak Uluslararası İstikrar Gücü'ne (ISF) bağlı polis kuvvetiyle ilgili şunları söyledi:

Polis teşkilatı için güvenlik soruşturması sürecine yönelik planlamalar devam ediyor. Başkan'ın da belirttiği gibi, Hamas tam silahsızlanma taahhüdünü derhal yerine getirmelidir.

Independent Türkçe, Telegraph, BBC


Papa Leo, Donald Trump'ın davetini neden reddetti?

Papa XIV. Leo, 15 Şubat 2026'da Vatikan'da Angelus duası sırasında Aziz Petrus Meydanı'na bakan Apolistik Sarayı'nın penceresinden kalabalığa hitap ediyor (AFP)
Papa XIV. Leo, 15 Şubat 2026'da Vatikan'da Angelus duası sırasında Aziz Petrus Meydanı'na bakan Apolistik Sarayı'nın penceresinden kalabalığa hitap ediyor (AFP)
TT

Papa Leo, Donald Trump'ın davetini neden reddetti?

Papa XIV. Leo, 15 Şubat 2026'da Vatikan'da Angelus duası sırasında Aziz Petrus Meydanı'na bakan Apolistik Sarayı'nın penceresinden kalabalığa hitap ediyor (AFP)
Papa XIV. Leo, 15 Şubat 2026'da Vatikan'da Angelus duası sırasında Aziz Petrus Meydanı'na bakan Apolistik Sarayı'nın penceresinden kalabalığa hitap ediyor (AFP)

Vatikan'dan üst düzey bir yetkili, Papa XIV. Leo'nun Donald Trump’ın sözde “Barış Kurulu” girişimine katılma davetini reddettiğini söyledi.

Vatikan Devlet Sekreteri Kardinal Pietro Parolin, salı günü gazetecilere yaptığı açıklamada, Papa'nın bu girişimle ilgili bir dizi endişesi olduğunu ve dolayısıyla "katılmayacağını" belirtti.

Parolin, "Bizim için çözülmesi gereken bazı kritik meseleler var" dedi.

Endişelerimizden biri, uluslararası düzeyde bu kriz durumlarını her şeyden önce BM'nin yönetmesi gerektiği. Bu, ısrar ettiğimiz noktalardan biri.

scvdf
Roma'daki pastoral ziyaretinden ayrılırken görülen Papa Leo XIV, "kritik meseleler" gerekçesiyle Donald Trump'ın Barış Kurulu'na katılmayacağını açıkladı (AFP)

Trump, başlangıçta Gazze'deki ateşkesi denetlemek ve Hamas'la İsrail arasındaki çatışmanın ardından Gazze'nin yeniden inşasını koordine etmek için tasarlanan kurula bir dizi dünya liderini davet etti.

Kapsamı o zamandan beri genişletildi ve Trump, bunun bir dizi küresel anlaşmazlığı ele almak için uygun bir yer olacağını söyledi. Bazıları bunu, ABD Başkanı'nın, defalarca amacına uygun olmamakla eleştirdiği Birleşmiş Milletler'e alternatif çok taraflı bir forum kurma çabası olarak görüyor.

Papa'nın Trump tarafından kurula katılmaya davet edildiğini daha önce Kardinal Parolin doğrulamıştı. Ocak ayında "Papa daveti aldı ve ne yapacağımızı değerlendiriyoruz; konuyu inceliyoruz" demişti.

O dönemde yönetim kuruluna katılma davetinin "cevap vermek için biraz zaman gerektirdiğini" ve "mali katılma talebinin gelmediğini" çünkü "bunu yapacak durumda olmadıklarını" söylemişti.

Trump, Barış Kurulu'nun Gazze'nin yeniden inşasına yardımcı olmak için şimdiden 5 milyar dolardan fazla kaynak taahhüt ettiğini iddia ediyor.

dfsvfd
Papa'nın sözcüsü, Vatikan'ın Trump'ın yönetim kurulunun Birleşmiş Milletler'in yerini alma ihtimaline dair bazı endişeleri olduğunu söyledi (AFP)

Ancak kurulun kadrosuyla ilgili endişeler var. Avrupa hükümetleri, Trump'ın Şubat 2022'den beri Ukrayna'yla savaşan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i davet etmesine şaşırdıklarını belirtti.

Arap devletleri de 72 bin Filistinlinin ölümüne yol açan Gazze Savaşı'nı gerekçe göstererek Binyamin Netanyahu'nun dahil edilmesine öfke duydu.

Ve eski Birleşik Krallık Başbakanı Tony Blair'ın önemli rolüyle ilgili endişeler var; Blair, Trump'ın girişimle bağlantılı olarak açıkladığı ilk isimlerden biriydi. Blair'ın, Britanya'nın Irak savaşına katılımıyla ilgili uzun süredir devam eden eleştirilere rağmen, kurucu yürütme kurulunda yer alması bekleniyor.

Tartışmalara rağmen Ermenistan, Azerbaycan, Mısır, Macaristan ve Birleşik Arap Emirlikleri de dahil onlarca ülke kurula katılma sözü verdi.

Papa Leo, ilk Amerikalı papa seçildiğinden beri Trump'ın politikalarını tekrar tekrar eleştiriyor. Geçen yıl ekimde, başkanın sert göçmenlik politikalarının Katolik Kilisesi'nin "yaşam yanlısı" değerleriyle uyumlu olup olmadığını sorgulamıştı.

Roma'da medyaya yaptığı açıklamada, "Kürtaj karşıtı olduğunu söyleyen ama Birleşik Devletler'deki göçmenlere yapılan insanlık dışı muameleyi onaylayan biri, bunun yaşam yanlısı olup olmadığını bilmiyorum" demişti.

O dönemde Beyaz Saray bu yorumlara karşı çıkmıştı. Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, "Bu yönetim altında Birleşik Devletler'de yasadışı göçmenlere insanlık dışı muamele yapıldığı iddialarını reddediyorum" demişti.

Bu yönetim, ulusumuzun yasalarını mümkün olan en insancıl şekilde uygulamaya çalışıyor ve biz kanunları uyguluyoruz. Bunu, burada yaşayan halkımız adına yapıyoruz.

csdvfgthy
Papa, ilk Amerikalı papa seçilmesinden bu yana, özellikle Trump'ın göçmenlik karşıtı sert yöntemleri konusunda ABD'yi eleştiriyor (AFP)

Kasımda Papa, kitlesel sınır dışı etmeleri ve göçmenlere yönelik muamele dahil Trump yönetiminin göçmenlik politikalarını eleştiren ABD piskoposlarının mesajını desteklemişti. "Bence insanlara insanca davranmanın, sahip oldukları onura saygı göstermenin yollarını aramalıyız. Eğer insanlar Birleşik Devletler'de yasadışı olarak bulunuyorsa, bunun için yollar var. Mahkemeler var, bir adalet sistemi var" demişti.

Ancak insanlar iyi bir yaşam sürüyorsa ve birçoğu 10, 15, 20 yıldır bu şekilde yaşıyorsa, onlara en hafif tabirle son derece saygısız bir şekilde davranmak, ne yazık ki bazı şiddet olayları da oldu, bence piskoposlar kendilerini çok açık bir şekilde ifade etti. Birleşik Devletler'deki herkesi onları dinlemeye çağırıyorum.

Bu yıl ocak ayında Papa Leo, küresel çapta giderek artan "savaş hevesini" kınadığı güçlü bir konuşma yapmıştı. Trump'ı doğrudan adıyla anmasa da konuşması ABD'nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro'yu zorla görevden alıp Amerikan topraklarına getirme operasyonundan sonra gerçekleşmişti.

Leo, 184 ülkenin diplomatlarına hitaben yaptığı konuşmada, "Diyaloğu teşvik eden ve tüm taraflar arasında uzlaşma arayan bir diplomasi, yerini kuvvete dayalı bir diplomasiye bırakıyor" demişti.

Savaş yeniden moda oldu ve savaş hevesi yayılıyor.

Independent Türkçe