Çöplerin boğduğu Paris’te fare sorunu artıyor

Fransa’nın başkentinde pislik sorunu ile mücadele sürüyor.

Uzmanlara göre Paris'te yaklaşık 4 milyon fare bulunuyor. (AFP)
Uzmanlara göre Paris'te yaklaşık 4 milyon fare bulunuyor. (AFP)
TT

Çöplerin boğduğu Paris’te fare sorunu artıyor

Uzmanlara göre Paris'te yaklaşık 4 milyon fare bulunuyor. (AFP)
Uzmanlara göre Paris'te yaklaşık 4 milyon fare bulunuyor. (AFP)

Dünyanın en önemli turizm merkezlerinden biri olan Paris, kadim tarihi, zengin kültürel mirası, Eyfel Kulesi, Louvre ve Şanzelize gibi önemli turistik mekanlarıyla her yıl milyonlarca ziyaretçiyi kendine çekiyor. Ancak Paris'teki temizlik gerçeği hem yerel halkın hem de ziyaretçilerin endişelerini ve sorularını artırıyor. Kamusal alanlarda ve meşhur turistik mekanların çevresinde çöplerin birikmesi, Fransa'nın başkentinde atık yönetimi ve temizliğin iyileştirilmesi ihtiyacını güçlendiren hoş olmayan bir görüntü ortaya çıkarıyor.

Fotoğraf Altı: Farelerin yayılmasının nedenlerinden biri çöplerin artması. (AFP)
Farelerin yayılmasının nedenlerinden biri çöplerin artması. (AFP)

Fikir Yolu Kurumu’nun Le Parisien gazetesi için yaptığı ankete katılanların yüzde 66'sı Paris'in imajının kötüleştiğine inanırken, yüzde 58'i Fransız başkentindeki yaşamın sıkıcı ve daha az zevkli hale geldiğini düşünüyor. Anket, Fransızların yüzde 71'i memnuniyetsiz ve Paris'in kirli olduğuna inandığını ortaya çıkardı.

4 milyon fare

Paris'te farelerin sayısını doğru bir şekilde tahmin etmek oldukça zor. Farelerle mücadele uzmanları, Paris'te başkenti ele geçiren ve potansiyel bir tehdit oluşturan kişi başına 1,5 ila 2 fare arasında bir orana tekabül eden yaklaşık dört milyon farenin bulunduğunu tahmin ediyorlar.

Fransa'nın başkentinde tüm dünyanın ilgisini çeken Olimpiyat Oyunları’nın başlamasına birkaç ay kala, farelerin yayılması oldukça hassas bir konu haline geldi. Çünkü bu durum, popülarite açısından Paris'in simge yapılarıyla bile rekabet etmeye başladı ve en önemli turistik destinasyonlardan biri olarak başkentin dünyadaki itibarına olumsuz bir gölge düşürdü. Bu endişe verici yayılma, fareleri sokaklar, restoranlar ve oteller gibi kamusal alanlarda gösteren video kliplerle belgeleniyor ve yerel yetkililerin bu sorunla mücadelede karşılaştığı zorlukları vurguluyor.

Fotoğraf Altı: Paris belediyesi son yıllarda farelerin yayılması ile mücadeleye hız verdi. (AFP)
Paris belediyesi son yıllarda farelerin yayılması ile mücadeleye hız verdi. (AFP)

Bu zorluğun üstesinden gelmek için Paris belediyesi, son yıllarda farelerle mücadele kapsamında yaklaşık 5 bin operasyonun yanı sıra 200 bahçe ve 600 binada farelerden temizlemek amacıyla ilaçlama yaparak yoğun çabalara şahit oldu. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığına göre kemirgen besledikleri için 140 kişiye ceza kesildi ve 327 çöp kutusu ağzı kapalı konteynırlarla değiştirildi.

Farelerin yayılmasının nedenleri arasında kamusal alanlarda çöp miktarının artması, bazı bölgelerde çöp yönetiminin kötü olması ve farelerin binalara ve evlere geçişini ve sığınaklar sağlayan eski altyapının varlığı yer alıyor. Ayrıca verimli kentsel çevre ve sokaklarda yiyecek birikmesi, fareler için kolay beslenme kaynakları sağlayarak yayılmalarını sağlıyor. İklim değişikliğinin kentsel alanlardaki dağılımları üzerindeki potansiyel etkilerinin yanı sıra devam eden inşaatlar ve çevredeki değişiklikler, farelerin varlık yöntemlerini değiştiriyor ve yayılmalarını artırıyor. Bu sorunla yüzleşmek için Paris, özellikle önemli kamuya açık turistik yerler ve parklar gibi hassas alanlarda temizlik politikalarına uymayan bazı kuruluşların kapatılması da dahil olmak üzere çeşitli önlemler aldı.

Çöp yönetimi

Paris'te çöp yönetimi son yıllarda büyük problemlerle karşı karşıya. Günlük çöp üretimi yaklaşık 3 bin tona ulaşıyor ve bu da temizlik sistemleri üzerinde devasa bir baskı oluşturuyor. Büyüyen çevresel sorunlarla mücadele çabalarına rağmen, tamamen çözmek zor olabilir. Yaklaşık 5 bin temizlikçinin çöp toplama işinde çalıştığı başkent Paris’e iş kazaları ve hastalık izinleri nedeniyle bu sayı yeterli olmuyor.

E-ticaret ve aşırı tüketim kültürünün hızla artması gibi alışveriş alışkanlıklarındaki değişiklikler, çöp miktarının ciddi oranda artmasına katkıda bulunuyor. Nüfusun daha fazla çöp üretmesi sonucu çöp yönetim sistemleri üzerindeki baskı artıyor. Ziyaretçilerin önemli turistik mekanlara çöp bırakmasından dolayı turizm de çöp sorununa katkıda bulunan bir faktördür ve bu da temizlik hizmetleri üzerindeki baskıyı artırır. Esnek çevre politikaları sokakları temiz tutma ve çöp miktarını azaltma çabalarının zayıf kalmasına neden olduğundan, belediye politikaları da bu kirlilikte rol oynuyor. Tarih boyunca Paris birçok sağlık sorunuyla ve salgın hastalıkla karşı karşıya kaldı ve hükümet politikaları ve kolektif çabalar yoluyla temizliği iyileştirmeye çalıştı. Ancak mevcut çevre sorunu, yerel yönetimlerin, vatandaşların ve özel sektörün, çok sayıda önlem alarak kamusal alanların temizliği ve çöp yönetiminin daha etkin bir şekilde iyileştirilebileceğine dair kapsamlı ve etkili bir cevap vermesini gerektiriyor.

Farelerin yayılmasını ortadan kaldırma hedefine ulaşmak için yerel yetkililerin kemirgenlerle mücadele çabalarının yoğunlaştırılması ve üremeleri için uygun olmayan koşulların sağlanması amacıyla çevrenin izlenmesi de dahil olmak üzere sağlık ve temizlik politikalarının uygulanmasını güçlendirmesi gerekiyor. Farelerin ilgisini çeken malzemelerin azaltılması amacıyla, restoran ve otellerdeki çöp ve yiyecek atıklarının temizlenmesine yönelik programların da geliştirilmeye devam edilmesi önemli. Çöp yönetimi sorununa gelince, çöp toplama süreçlerini iyileştirmek ve özel dikkat gerektiren yerleri belirlemek için teknolojinin kullanılmasının yanı sıra, atık ayrıştırma konusundaki farkındalığın artırılması ve kamusal alanlarda geri dönüşüm imkanlarının sağlanması yoluyla atıkların geri dönüştürülmesini ve güvenli bir şekilde bertaraf edilmesini teşvik etmeye yönelik çabalar güçlendirilmeli. Genel olarak, bu zorlukların üstesinden gelmek, ilgili tüm tarafların, altyapının iyileştirilmesine ve vatandaşlar ve şehre gelen ziyaretçiler arasında temizlik kültürünün teşvik edilmesine odaklanan iş birliğine dayalı ve sürekli çabalarını gerektiriyor. Bu birbirine bağlı yaklaşım, Paris'te fare istilasıyla mücadelede ve çöp yönetiminin iyileştirilmesinde olumlu ve etkili sonuçlara ulaşılmasına katkıda bulunabilir.

Belediyenin cevabı

Paris belediyesinin resmi sözcüsü Adeline Mathieu, Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada, Paris belediyelerinin ayırma işlemlerini kolaylaştırmak için parklardaki çöp torbalarını kapalı konteynırlara ve çöp kutularına dönüştürdüğünü, 250 park konteynır barınakları ve 221 sahanın haddeleme kutuları ile donatıldığını, yollarda, kat kat daha fazla çöp barındırabilen küllüklerle donatılmış 4 bin 100 çöp konteyneri ve 335 kompakt kutu da dahil olmak üzere yeni çöp kutusu ve çöp koruma modellerinin kullanıldığını kaydetti.

Paris Belediyesi resmi sözcüsü farelerin yayılmasıyla mücadele konusunda, belediyenin fare sayısını azaltmak için gıda temizliğine yönelik önlemler aldığını belirterek, fare sahiplerinin yayılmayla mücadele için özel bahçelerde, avlularda ve şarap imalathanelerinde gerekli önlemleri almaları gerektiğini vurguladı. Mathieu, doğrudan kontrolün yeterli olmadığına dikkat çekerek, Paris'te her yıl yeşil alanlar, yollar, binalar vb. kamusal alanlarda kemirgenlere karşı yedi binden fazla müdahale yapıldığını söyledi.

Şahitlikler

Independent Arabia, Paris'teki yaşamın gerçekliğini daha iyi anlamak için, aralarında yıllardır Fransa'da yaşayan mühendis Rania'nın da bulunduğu bazı başkent sakinleriyle bir araya geldi. Rania, Paris mahallelerinde kötüleşen durumdan duyduğu memnuniyetsizliği açıkça ifade ederek “Buradaki mahalleler çok kirli, köpeklerin, farelerin ve salgın hastalıkların yayılması da çok endişe verici. Seçme şansımız olsaydı, burayı değil başka bir yerde yaşamayı tercih ederdik" dedi.

Bu sorunun çözümünde yerel yönetimlerin rolüne ilişkin "Bu sorunların çözümünde belediyenin rolü nerede? Bu sorunun çözümünde belediyenin çabalarını yoğunlaştırması gerekiyor" diyerek yetkililerin bu duruma çözüm bulmak için çalışmalarını yoğunlaştırması gerektiğini belirtti.

Öğretmen Salfi ise sorumluluğun mahalle sakinlerine ait olduğunu vurguladığı açıklamasında şunları söyledi:

“Paris'in gerçekten temizlik sorunu yaşadığını düşünüyorum. Maalesef kurallara uymayan, çöplerini belirlenen çöp kutusuna atmak yerine yere atan çok insan var. Bu bazen çöp birikmesine katkıda bulunur. Paris'in büyük bir nüfusu var, bu da belediye hizmetlerinin tüm alanları temiz tutmasını zorlaştırıyor. Bu, çöplerin etkili bir şekilde toplanması ve işlenmesi için önemli kaynaklar gerektiriyor ve mevcut altyapı bu artan talebi karşılamak için yeterli olmayabilir."

Mecdi'nin açıklamaları da bakış açısını açıkça ortaya koyuyordu: "Paris artık eskisi gibi değil. Mahallelerde her yer dışkı ve köpeklerle dolu, özellikle geceleri çadırlar her yere yayılıyor. Bütün bunların sorumlusunun kim olduğunu anlamıyorum. Bu kirlilik, ama gerçekten rahatsız edici."

Nüfus artışı, tüketim alışkanlıklarındaki değişiklikler, belediye politikaları ve kitle turizmi gibi birçok etken, Paris'in ışıklı bir şehirden üzerini çöp kaplamış bir şehre dönüşmesine katkıda bulundu. Bu eğilimi tersine çevirmek için çöp yönetimini iyileştirecek ve Paris'in temiz ve muhafazakâr bir başkent olarak itibarını yeniden tesis edecek radikal önlemler almak gerekecek. Paris'in Olimpiyat Oyunlarına ev sahipliği yaparken nasıl bir tabloyla karşılaşacağı sorusu hala güncelliğini koruyor. Yolların temizliğinde somut bir iyileşme olacak mı?

*Bu haber Şarku’l Avsat tarafından Independent Arabia’dan çevrildi.



Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
TT

Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)

Yeni bir ankete göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci First Lady'si seçildi ancak en sevilmeyen First Lady unvanını Trump'ın rakibi Hillary Clinton aldı.

YouGov'a göre bu ay 2 bin 255 ABD vatandaşından son 11 First Lady'yi "Mükemmel"den "Kötü"ye uzanan bir ölçekte sıralamaları istendi.

Yüzde 36'sı Melania'yı "kötü", yüzde 10'u da "ortalama altı" olarak değerlendirdi. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 18'i Melania'yı "mükemmel", yüzde 12'si de "ortalama üstü" notu verdi. Böylece net onay oranı -16 çıktı.

Melania'dan daha düşük sırada yer alan tek First Lady, 2016 başkanlık seçimini Donald Trump'a kaybeden Hillary Clinton'dı. Ankete katılanların yüzde 33'ü onu "kötü", yüzde 11'i de "ortalama altı" diye değerlendirdi ve net onay oranı -17 oldu.

Öte yandan en popüler First Lady'ler sırasıyla +56, +32 ve +25 net puanla Jackie Kennedy, Rosalynn Carter ve Nancy Reagan'dı.

Michelle Obama da katılımcılar arasında favori olarak öne çıktı; yüzde 33'ü onu "mükemmel", yüzde 12'si ise "ortalama üstü" olarak değerlendirdi ve bu da ona +21 net onay puanı kazandırdı. Yaklaşık yüzde 22'si onu "kötü" buldu.

Ortalama olarak son 11 First Lady'nin çoğu, eşlerinden daha yüksek net puanlar aldı.

Hillary Clinton, -3 net puanlı eşinden önemli ölçüde daha düşük olan tek First Lady'ydi.

Birçok başkan ve First Lady benzer puanlar aldı; Jacqueline Kennedy Onassis ve John F. Kennedy (+56'ya karşı +61), Nancy ve Ronald Reagan (+25'e karşı +22), Michelle ve Barack Obama (+21'e karşı +15) bunlardan bazıları.

Melania ve Donald Trump da benzer ancak olumsuz puanlar aldı (-16'ya karşı -20).

Anket ayrıca, katılımcıların yüzde 48'inin Donald Trump'ı "kötü" bulduğunu, yüzde 6'sının ise "ortalama altı" olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Trump, YouGov'un katılımcılara sorduğu 20 başkan arasında en düşük puanı aldı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 19'u 45 ve 47. başkanı "olağanüstü" olarak değerlendirdi.

Trump'tan sonra, selefi Joe Biden, katılımcıların yüzde 38'inin "kötü", yüzde 12'sinin ise "ortalama altı" şeklinde değerlendirdiği en az popüler eski başkan oldu. Sadece yüzde 7'si Biden'ı "mükemmel" olarak değerlendirdi.

Ankete göre, "First Lady'ler hakkındaki genel görüşler, eşleri hakkındaki görüşlere benzer şekilde siyasi olarak kutuplaşmış durumda".

Anket, tartışmalı belgeseli Melania'nın gösterime girmesiyle birlikte Melania Trump hakkında kamuoyunun ne düşündüğüne dair fikir veriyor. Belgeselin ilk hafta sonu 7 milyon dolar kazandığı bildirilse de bilet satışları ikinci haftada düşerek sadece 2,4 milyon dolar getirdi.

Amazon, belgeselin haklarını satın almak için 40 milyon, tanıtımı içinse 35 milyon dolar daha harcamıştı.

Independent Türkçe


Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
TT

Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'daki askeri yığınağını artırarak İran'a saldırı hazırlığı yapıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan yetkililer, ordunun İran'a bu hafta sonu saldırı düzenlemeye hazır olduğunu ancak Trump'ın henüz son kararını vermediğini söylüyor.

Üst düzey güvenlik yetkililerinin çarşamba günü Beyaz Saray'da İran'daki durumla ilgili toplantı düzenlediği aktarılıyor. Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner da İran'la müzakereler hakkında Cumhuriyetçi lideri bilgilendirmiş.  

Wall Street Journal (WSJ), Amerikan ordusunun 2003 Irak işgalinden bu yana Ortadoğu'daki en büyük hava gücünü topladığını yazıyor.

Son teknoloji F-35 ve F-22 jet avcı uçaklarının bölgeye yönlendirildiği, büyük hava harekatlarını koordine etmek için hayati önem taşıyan komuta ve kontrol uçaklarının da yola çıktığı aktarılıyor.

ABD ordusu, USS Abraham Lincoln'ın ardından, Venezuela'daki operasyon öncesinde Karayipler'e gönderilen dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald Ford'u da Ortadoğu'ya yönlendirmişti. Bu gemide de çok sayıda saldırı ve elektronik harp uçağı olduğu ifade ediliyor.

Yetkililer, askeri harekat halinde iki seçeneğin masada olduğunu belirtiyor. ABD ordusu, Tahran yönetimini devirmek amacıyla çok sayıda İranlı siyasi ve askeri lideri hedef alabilir. Bunun yerine nükleer ve balistik füze tesislerinin vurulacağı hava saldırıları da düzenlenebilir. Her iki seçenek de potansiyel olarak haftalarca sürecek bir operasyon anlamına geliyor.

Analizde, geçen yıl haziranda İsrail'le yaşanan çatışmalar nedeniyle İran'ın hava savunma sisteminin ağır hasar aldığı savunuluyor. Buna rağmen Tahran yönetiminin, Hürmüz Boğazını kapatma ve çeşitli menzile sahip füzelerle misilleme yapma ihtimali olduğu vurgulanıyor.

ABD ve İsrail, İran'ın uranyum zenginleştirerek nükleer silah geliştirmeyi planladığını savunurken Tahran yönetimi bunu defalarca reddetmişti.

ABD ve İran arasında Umman'da 6 Şubat'ta başlayan müzakerelerde henüz somut bir sonuca varılamadı. Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını isterken, Tahran ise zenginleştirme seviyelerinin değiştirilebileceğini fakat programın durdurulmayacağını belirtiyor.

Diğer yandan İsrail, İran'ın balistik füze programının ve bölgedeki örgütlere verdiği desteğin sonlanmasını da istiyor. Washington-Tahran müzakerelerinin şimdilik nükleer programa odaklandığı ifade ediliyor. WSJ'ye konuşan yetkililer, İran'ın Trump görevden gidene dek uranyum zenginleştirme programını askıya alabileceğini söylüyor.  

Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNN


Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.