İran Rusya'ya yüzlerce balistik füze sağlıyor

300 ile 700 kilometre arası mesafelerdeki hedefleri vurabiliyor

Devrim Muhafızları'ndaki füze birliği komutanı Emir Ali Hacızade, 20 Eylül'de düzenlenen İran füze sergisinde Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu’ya açıklamalarda bulunuyor (IRNA)
Devrim Muhafızları'ndaki füze birliği komutanı Emir Ali Hacızade, 20 Eylül'de düzenlenen İran füze sergisinde Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu’ya açıklamalarda bulunuyor (IRNA)
TT

İran Rusya'ya yüzlerce balistik füze sağlıyor

Devrim Muhafızları'ndaki füze birliği komutanı Emir Ali Hacızade, 20 Eylül'de düzenlenen İran füze sergisinde Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu’ya açıklamalarda bulunuyor (IRNA)
Devrim Muhafızları'ndaki füze birliği komutanı Emir Ali Hacızade, 20 Eylül'de düzenlenen İran füze sergisinde Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu’ya açıklamalarda bulunuyor (IRNA)

Altı farklı kaynağın Reuters'e verdiği bilgiye göre İran, ABD yaptırımlarına tabi iki ülke arasındaki askeri işbirliğini pekiştiren bir hamleyle müttefiki Rusya'ya çok sayıda karadan karaya balistik füze sağladı.

Üç İranlı kaynak, Tahran'ın, aralarında Zülfikar füzesi gibi Fatih-110 ailesinden birçok kısa menzilli balistik füzenin bulunduğu 400'e yakın füze sağladığını bildirdi. Uzmanlar, bu mobil füzenin 300 ila 700 kilometre arasındaki mesafelerdeki hedefleri vurabildiğini söylüyor.

İran'ın balistik füze programını denetleyen İslam Devrim Muhafızları Birliği ve İran Savunma Bakanlığı yorum yapmaktan kaçınırken Rusya Savunma Bakanlığı ise yorum talebine henüz yanıt vermedi.

İranlı bir kaynağın aktardığına göre bu yöndeki sevkiyatlar, İran ve Rus askeri ve güvenlik yetkilileri arasında geçen yılın sonlarında Tahran ve Moskova'da yapılan toplantılarda anlaşmanın imzalanması ardından Ocak ayında başladı.

Verdiği bilgilerin hassasiyeti nedeniyle isminin gizli kalmasını isteyen İranlı bir askeri yetkili, en az dört füze sevkiyatı yapıldığını, önümüzdeki haftalarda daha fazlasının da geleceğini söyledi. Ancak daha fazla ayrıntı vermeyi reddetti.

Bir başka üst düzey İranlı yetkili, füzelerin bir kısmının Hazar Denizi üzerinden gemiyle Rusya'ya gönderildiğini, diğerlerinin ise hava yoluyla taşındığını söyledi.

Diğer bir İranlı yetkili ise “Daha fazla sevkiyat olacak. Bunu saklamanın bir anlamı yok. İstediğimiz ülkeye silah ihraç edebiliriz” vurgusunda bulundu.

Devrim Muhafızları'ndaki füze birliği komutanı Emir Ali Hacızade, bir deniz seyir füzesi hakkında Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu’ya açıklamalarda bulunuyor (EPA)
Devrim Muhafızları'ndaki füze birliği komutanı Emir Ali Hacızade, bir deniz seyir füzesi hakkında Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu’ya açıklamalarda bulunuyor (EPA)

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) İran'ın belirli füze, insansız hava aracı ve diğer teknoloji ihracatına yönelik kısıtlamaları 18 Ekim'de sona erdi.

ABD ve Avrupa Birliği (AB), Orta Doğu'daki vekillerine ve Rusya'ya silah ihracatıyla ilgili endişeleri nedeniyle İran'ın balistik füze programına yönelik yaptırımları sürdürüyor.

Konuyu bilen dördüncü bir kaynak, Rusya'nın yakın zamanda İran'dan çok sayıda füze aldığını doğruladı, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi sözcüsü John Kirby, ABD'nin, Moskova'nın Kuzey Kore'den aldığı füzelere ek olarak Tahran'dan da kısa menzilli balistik füzeler almaya yakın olmasından endişe duyduğunu bildirdi.

ABD'li bir yetkili ise Washington'un görüşmelerin aktif bir şekilde ilerlediğine dair kanıtlar bulundurduğunu, ancak sevkiyatların teslim edildiğine dair henüz bir belirti olmadığını söyledi.

Ukrayna Başsavcısı, Cuma günü yaptığı açıklamada, Kuzey Kore'nin Rusya'ya sağladığı balistik füzelerin savaş alanında güvenilmez olduğunun kanıtlandığını, 24 füzeden sadece ikisinin hedefi vurduğunu bildirdi. Moskova ve Pyongyang, Kuzey Kore'nin Rusya'ya Ukrayna'da kullanılan mühimmatlardan sağladığı iddialarını yalanladı.

Monterey'deki Middlebury Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü uzmanı Jeffrey Lewis, Fatih-110 füze ailesi ve Zülfikar füzelerinin hassas silahlar olduğunu söyledi.

Bunların hassas vuruşlar gerektiren yüksek değerli nesneleri hedeflemek için kullanıldığını belirten Lewis, 400 mühimmat başlığının ciddi hasara yol açabileceğini de sözlerine ekledi.

ABD'nin Ukrayna'ya yardımı ertelendi

Ukraynalı bir askeri kaynak, Kiev'in İran balistik füzelerinin Rus kuvvetleri tarafından kullanıldığını tespit etmediğini söyledi.

Ukrayna Hava Kuvvetleri Sözcüsü Yuri Ignat, İran'ın Rusya'ya yüzlerce balistik füze sağladığına dair resmi bir bilgi bulunmadığını söyledi. Ukrayna televizyonuna konuşan Ignat, “Şuana dek resmi kaynaklarımızın, özellikle bu kadar büyük sayıda füzenin alındığına dair hiçbir bilgisi yok” vurgusunda bulundu.

Eski Ukrayna Savunma Bakanı Andriy Zagorodnyuk, Kongre'nin büyük bir ABD askeri yardım paketini onaylamasındaki gecikmenin Ukrayna'nın mühimmat ve diğer malzeme sıkıntısı çekmesine yol açtığı bir dönemde Rusya'nın ise füze cephaneliğini desteklemek istediğini belirtti.

Hükümete tavsiyelerde bulunan bir güvenlik kuruluşu olan Kiev merkezli Savunma Stratejileri Merkezi'nin Başkanı Zagorodnyuk, “Amerikan desteğinin olmayışı, Ukrayna'nın kara hava savunmasında eksikliklere neden oluyor. Bu nedenle Rusya'nın füze stoku oluşturmasını ve Ukrayna hava savunmasını delere geçmesini istiyorlar” ifadelerini kullandı.

Kiev, defalarca kez Tahran'dan Rusya'ya Şahid intihar insansız hava araçları tedarikini durdurmasını istedi. Bu füzeler, Moskova'nın Ukrayna şehirlerine ve altyapısına yönelik uzun menzilli saldırılarının yanı sıra çeşitli füze türlerinde de önemli bir unsur haline geldi.

Ukrayna Hava Kuvvetleri, Aralık ayında Rusya'nın savaş sırasında yüzlerce kilometre uçabilen ve çarpma anında patlayabilen 3 bin 700 adet Şahid insansız hava aracı fırlattığını söyledi.

Philadelphia merkezli bir düşünce kuruluşu Dış Politika Araştırma Enstitüsü'nden Rob Lee, İran'ın Fatih-100 ve Zülfikar füzelerini tedarik etmesinin savaşta Rusya'ya önemli bir avantaj sağlayacağı belirtildi.

Lee, “Askeri hedefleri derinlemesine vurmak için kullanılabilirler. Balistik füzelerin Ukrayna hava savunması tarafından engellenmesi daha zor” ifadelerini kullandı.

Askeri diplomasi

İran başlangıçta Rusya'ya insansız hava aracı sağladığını reddetmiş, ancak birkaç ay sonra ise Moskova'nın 2022'de Ukrayna'ya savaş başlatmadan önce az sayıda insansız hava aracı sağladığını bildirmişti.

İran’daki radikal muhafazakar yönetim, Rusya ve Çin ile ilişkilerini, bu ilişkilerin Tahran'ın siyasi izolasyonunu sona erdirmesine ve ABD yaptırımlarının etkisini hafifletmesine yardımcı olabileceği düşüncesiyle derinleştirmek istiyor.

İran ve Rusya, Rusya ile Ukrayna arasında savaşın başladığı Şubat 2022'den bu yana savunma iş birliğini yoğunlaştırdı.

İran Savunma Bakanı Muhammed Rıza Aştiyani, geçtiğimiz Nisan ayında yaptığı açıklamada, Tahran'ın ABD yaptırımlarına karşı askeri diplomasiyi harekete geçirme konusundaki çıkarları bağlamında Moskova'ya giden bir askeri heyete başkanlık etmişti.

12 Eylül'de Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Devrim Muhafızları'ndaki füze birliği komutanı Emir Ali Hacızade ile Tahran'da yaptığı askeri görüşmelerin oturum aralarında, Devrim Muhafızları'ndaki füze ve insansız hava aracı sergisini ziyaret etti.

Rusya Kara Kuvvetleri Başkomutanı Oleg Salyukov ve İran Kara Kuvvetleri Başkomutanı Kiyumers Haydari, Ağustos ayında Moskova'daki Meçhul Asker Anıtı’nda (Rusya Savunma Bakanlığı)
Rusya Kara Kuvvetleri Başkomutanı Oleg Salyukov ve İran Kara Kuvvetleri Başkomutanı Kiyumers Haydari, Ağustos ayında Moskova'daki Meçhul Asker Anıtı’nda (Rusya Savunma Bakanlığı)

Geçtiğimiz Aralık ayında Rusya Dışişleri Bakanlığı, Rusya ve İran'ın iki ülke arasında yeni bir büyük ticaret anlaşmasına yönelik çalışmaları hızlandıracağını açıklamıştı. Bir hafta öncesinde ise Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile İranlı mevkidaşı İbrahim Reisi, Moskova'da ayrıntılı görüşmelerde bulunmuştu.

İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Nasır Kaani, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Tahran'ın Rusya'ya insansız hava aracı teslim etmesiyle ilgili bir soruya verdiği yanıtta, “İran'ı Ukrayna'daki savaşın taraflarından birine silah sağlamakla suçlayanlar bunu siyasi amaçlarla yapıyor. Biz o savaşa katılmaları için insansız hava aracı sağlamadık” ifadelerini kullandı.

İran Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Rıza Talainik, Salı günü düzenlediği basın toplantısında, “İran ile Rusya arasındaki askeri işbirliği geçmişe dayanıyor. Ukrayna'daki savaşla hiçbir ilgisi yok.

Ukrayna'daki savaş, Rusya ile ilişkilerimizi etkilemedi” vurgusunda bulundu.

Reuters’a konuşan Talainik, “Rusya ile yapılan bu askeri ortaklık, İran'ın savunma kabiliyetini dünyaya gösterdi. Bu, Ukrayna ile yaşanan çatışmada Rusya'nın yanında yer aldığımız anlamına gelmiyor” ifadelerini kullandı.

Bilgili bir Batılı diplomat, İran balistik füzelerinin son haftalarda Rusya'ya teslim edildiğini doğruladı. Ancak daha fazla ayrıntı vermedi. Batılı ülkelerin, Moskova ile Tahran arasındaki silah alışverişinin İran'ın ABD ve İsrail ile herhangi bir olası çatışmada kabiliyetini güçlendirebileceğinden endişelendiğini de ekledi.

İran, Kasım ayında Rusya'nın kendisine Su-35 savaş uçağı, Mi-28 saldırı helikopteri ve Yak-130 eğitim uçağı tedarik etme yönündeki düzenlemeleri tamamladığını bildirmişti.

Siyasi risk analizi danışma grubu Eurasia Group analisti Gregory Brew, Rusya'nın İran için uygun bir müttefik olduğunu söyledi. Aynı zamanda, “İlişki karşılıklı. İran, insansız hava araçları karşılığında daha fazla güvenlik işbirliği ve bilhassa modern uçaklar olmak üzere gelişmiş silahlar bekliyor” ifadelerini kullandı.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.