Trump, hakkında dava açan Başsavcı Willis'in "romantik ilişkisi" için mahkemeye yeni kanıtlar sundu

Eski ABD Başkanı Donald Trump, "2020 seçim sonuçlarına müdahale girişimi" suçlamasıyla Georgia'da hakkında dava açan Fulton County bölgesi Başsavcısı Fani Willis'in uygun olmayan "romantik ilişkisi" üzerine yeni deliller sundu.

AA
AA
TT

Trump, hakkında dava açan Başsavcı Willis'in "romantik ilişkisi" için mahkemeye yeni kanıtlar sundu

AA
AA

Trump, kendisiyle ilgili soruşturma için Willis'in işe aldığı ve soruşturma ekibine liderlik eden savcı Nathan Wade'in cep telefonu kayıtlarını mahkemeye teslim etti.

Trump'ın mahkeme celbi ile Wade'in telefon şirketinden ocak-kasım 2021 tarihleri arasını kapsayan kayıtlara göre, bu sürede Wade'in Willis'in evine en az 35 defa gittiği, Willis'i yaklaşık 2 bin kere aradığı ve 12 bin civarında mesaj attığı ortaya çıktı.

Kayıtların konum analizlerinde Wade'in bazı geceler Willis'in evine geç saatlerde gidip sabaha kadar kaldığı tespit edildi.

"Uygunsuz ilişkileri nedeniyle Trump davasından diskalifiye edilmeleri" için Atlanta'da 16 Şubat’ta yapılan duruşmada Willis, savcı Wade ile aralarındaki ilişkinin 2022'de başlayıp bir süre önce de sona erdiğini söylemiş ve ilişkilerinin Trump'ın dava sürecini etkilemediğini savunmuştu.

Willis, Wade ile beraber gittikleri tatillerde ödemeleri Wade'in ticari kredi kartıyla yaptığını ve kendisinin daha sonra payına düşen miktarı savcıya nakit olarak ödediğini ifade etmiş, Trump'ın davası üzerinden herhangi bir finansal kazanç sağlamadığını öne sürmüştü.

Trump ve aynı davada sanık olan Michael Roman, kendileriyle ilgili soruşturma yürüten Willis'in ekibine aldığı Wade ile ortaya çıkan gizli ilişkisi ve bu ilişkiden sağlanan ekonomik çıkar nedeniyle davadan çekilmesi gerektiğini savunuyor.

Uzmanlar, mahkemeye sunulan son telefon kayıtlarının Başsavcı Willis'in Trump davasından "diskalifiye" edilmesi tartışmalarını hızlandırabileceğine işaret ediyor.

Başsavcı ile Savcı arasındaki ilişki

Georgia'daki "2020 seçim sonuçlarına müdahale girişimi" davasında Trump ile yargılanan 18 kişiden biri olan Roman, Başsavcı Willis'in "romantik ilişkisini" mahkemeye taşıyarak davadan "diskalifiye" edilmesini ve kendilerine açılan davanın da düşürülmesini talep etmişti.

Roman, Willis'in, Wade ile "gizli ilişkinin kamuoyunu dolandırmaya yönelik bir eylem" olduğunu savunmuş, Wade'e yapılan ödemelerden Willis'in de "kişisel olarak faydalandığını" öne sürmüştü.

ABD Temsilciler Meclisi Yargı Komitesi de Willis hakkındaki "uygun olmayan romantik ilişki" iddiaları hakkında inceleme başlatarak, Willis'ten bu konuda ve Trump davasını kapsayan hususlarda belge talebinde bulunmuştu.

Trump'a açılan Georgia'daki dava

Georgia'nın Atlanta kentinde, "eyaletteki 2020 başkanlık seçimi sonuçlarına müdahale girişimi" iddiasını uzun süredir soruşturan Fulton bölgesi savcılarının sundukları deliller ve tanık ifadelerinin ardından Trump'a yeni suçlamalar isnat edilen iddianame 14 Ağustos'ta kamuoyuna açıklanmıştı.

98 sayfalık 41 suçlamanın yer aldığı iddianamede, Trump'a, aralarında "bir kamu görevlisinin yeminini bozmaya teşvik", "yalan beyanda bulunmak için komplo kurma" ve "eyaletin yolsuzluk ve şantajla mücadele ile ilgili kanunu ihlal etme" başlıklarının da bulunduğu 13 suç isnat edilmişti.

Trump'ın yanı sıra aralarında eski avukatları Rudy Giuliani ve John Eastman ile eski Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Mark Meadows'un da bulunduğu 18 kişiye daha suçlama yöneltilmişti.

Trump, hakkındaki dava nedeniyle Başsavcı Willis'i "radikal sol bölge savcısı" sözleriyle eleştirmiş, "Willis, cadı avı için kampanya yürüttü ve kampanya yapmaya, para toplamaya devam ediyor. Bu cadı avı, sahtekar Joe Biden'ın Adalet Bakanlığı ile sıkı koordinasyon içinde." şeklinde ifadeler kullanmıştı.



Trump'ın girişimi ve Rönesans Barajı: Son derece istikrarsız bir jeopolitik ortamda Mısır'ı desteklemek

ABD Başkanı Donald Trump, Dünya Ekonomik Forumu sırasında Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile görüştü (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Dünya Ekonomik Forumu sırasında Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile görüştü (Reuters)
TT

Trump'ın girişimi ve Rönesans Barajı: Son derece istikrarsız bir jeopolitik ortamda Mısır'ı desteklemek

ABD Başkanı Donald Trump, Dünya Ekonomik Forumu sırasında Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile görüştü (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Dünya Ekonomik Forumu sırasında Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile görüştü (Reuters)

Amr İmam

ABD Başkanı Donald Trump, Mısır ve Etiyopya arasında Nil sularının paylaşımı konusunda uzun süredir devam eden anlaşmazlık konusunda arabuluculuk teklifinde bulundu; bu, ilk bakışta Kahire'ye yönelik olumlu bir jest gibi görünebilir. Nitekim Mısır, İsrail ile imzaladığı barışı onlarca yıldır korudu, hayati önem taşıyan Süveyş Kanalı'nı güvence altına aldı, güvenlik, istihbarat ve askeri iş birliği alanlarında Washington için önemli bir ortak olmaya devam etti ve kırılgan ancak devam eden Gazze ateşkesine ulaşılmasında önemli bir rol oynadı.

Ayrıca, dünya liderlerinin Barış Konseyi’nin yetkilerinin genişlemesi ve karar alma mekanizmalarının şeffaf olmaması konusunda endişelerini dile getirdiği bir dönemde, Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'nin, etrafında dönen tartışmalara rağmen, yeni kurulan Barış Konseyi'ne katılma konusunda Trump'ın davetini kabul etmesi, bu oluşuma çok ihtiyaç duyduğu uluslararası meşruiyeti kazandırdı

Bununla birlikte, ABD'nin arabuluculuk teklifi, bölgede, Kızıldeniz kıyısında ve Afrika Boynuzu'nda jeopolitik dönüşümlerin hızlandığı, ittifakların değiştiği ve güç dengesinin yeniden şekillendiği bir anda geldi. Bu zamanlama, girişimin gerçekten on yıldan fazla süren bir anlaşmazlığı çözmeyi mi amaçladığı yoksa başka stratejik çıkarlara mı hizmet ettiğini sorgulamayı gerektiriyor.

Mısır-Etiyopya anlaşmazlığının merkezinde, Mısır'ın tatlı su kaynağı olan Nil Nehri'nin ana kolu olan Mavi Nil üzerinde inşa edilen Etiyopya’nın Büyük Rönesans Barajı yer alıyor. İnşaatına on yıldan fazla bir süre önce başlanmasından bu yana, milyarlarca dolarlık bu hidroelektrik projesi, bölgesel bir altyapı girişiminden Kahire'deki karar vericiler için sürekli bir endişe kaynağına ve zaten ciddi bir su kriziyle karşı karşıya olan 110 milyon Mısırlı için ufukta duran bir tehdide dönüştü.

Ağustos 2025'te tam kapasite faaliyete geçen baraj, Mısır'ın su güvenliğine doğrudan ve uzun vadeli bir tehdit oluşturuyor. Mısır, tatlı su ihtiyacı için neredeyse tamamen Nil Nehri'ne bağımlı ve mevcut uluslararası anlaşmalara göre uluslararası alanda kabul gören  55,5 milyar metreküp su payına sahip.

Ancak, barajın devasa rezervuarı, su akışında önemli aksamalara neden olabiliyor. Yıllar boyunca yapılan dolum sırasında Etiyopya, Mısır'a akacak olan muazzam miktarda suyu tuttu. Elektrik üretimine başlandıktan sonra bile, baraj Mısır'ın yıllık su payının önemli bir bölümünün akışını engellemeye veya kontrol etmeye devam ediyor.

Şarku’k Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre Mısır Su Kaynakları ve Sulama Bakanı, mecliste yaptığı son konuşmada, devletin, su akışındaki azalmanın doğrudan etkilerinden vatandaşlarını korumak amacıyla, atık su arıtma tesislerinin genişletilmesinden deniz suyu arıtma kapasitesinin artırılmasına ve su tasarrufu projelerine yatırım yapılmasına kadar, krizi hafifletecek önlemler için on milyarlarca Mısır lirası harcadığını açıkladı.

Bu maliyetli önlemler şimdiye kadar şoku hafifletmeye yardımcı oldu, ancak Mısır uzun vadede çok daha büyük kayıplar ile yüzleşmeye hazırlanıyor. Normal hidrolojik koşullar altında, baraj mevcut su akışının azalmasına yol açtı. Kuraklık veya uzun süreli kıtlık dönemlerindeyse, ekonomide geniş çaplı bir aksama, tarım sektörünün çöküşü ve zaten dünyanın en çok su sıkıntısı çeken ülkelerinden biri olan Mısır'da ciddi su kıtlığı gibi yıkıcı sonuçları olabilir.

fgthy
Rönesans Barajı'nın açılış töreninde barajın önünde dalgalanan Etiyopya bayrağı, 9 Eylül 2025 (AFP)

Mısır, Eylül ve Ekim 2025'te, yağmur mevsiminde büyük miktarda suyun planlanmamış bir şekilde serbest bırakılması sonucu Nil Vadisi'nin geniş alanlarının, tarım arazilerinin ve köylerin sular altında kalması ile birlikte barajın kötü yönetiminin tehlikelerine dair erken bir uyarı almış oldu. Bundan kaynaklanan zarar ve kayıplar, devam eden iç savaşın devletin bu tür ani sellere hazırlanma veya bunları kontrol altına alma kapasitesini engellediği Sudan'da daha da şiddetliydi.

Değişen jeopolitik

Yıllardır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Rönesans Barajı üzerindeki anlaşmazlığı Mısır devleti için varoluşsal bir tehdit olarak tanımladı. Kahire'nin krizi çözmek için harcadığı yoğun diplomatik çabalara rağmen, ABD Başkanı Donald Trump'ın arabuluculuk teklifi, bölgesel jeopolitik sahnede derin dönüşümlerin yaşandığı bir anda geldi; bu dönüşümler, Mısır'ın dizginleri ele geçirme eğiliminin giderek arttığını yansıtıyor.

Son on yılda Mısır, Addis Ababa'ya barajın işletilmesi konusunda bağlayıcı bir anlaşmaya varılması için baskı yapmak da dahil olmak üzere, mevcut tüm siyasi ve diplomatik yolları denedi. Bu yollar tükendiğinde, Kahire, Nil sularındaki hayati payını korumak ve Etiyopya'nın barajı siyasi bir şantaj aracı olarak kullanmasını önlemek için proaktif önlemler almaya başladı.

Etiyopya bu tür niyetlere sahip olmadığını defalarca belirtmesine rağmen, ülkenin elektrik ihtiyacını veya komşularına elektrik ihracatı kapasitesini çok aşan baraj, Afrika Boynuzu'nda ve belki de ötesinde su gücü politikasında yeni bir dönemi başlatmak üzere tasarlanmış gibi görünüyor.

Bu meydan okumaya karşılık olarak Mısır, Eritre ve Somali'den Cibuti, Kenya ve Uganda'ya kadar Etiyopya'ya komşu ülkelerle askeri iş birliği ve ortak savunma anlaşmaları ağı kurdu. Haritalar, Kahire'nin benimsediği bir çevreleme stratejisini açıkça gösteriyor ve bu Addis Ababa'ya, Mısır'ın can damarı olan Nil'in akışına herhangi bir müdahalenin Etiyopya'yı Kahire'nin askeri ve stratejik eylem alanına dahil edeceği mesajını veriyor.

Bu hamleler ayrıca Etiyopya'nın denizcilik emellerini dizginlemeyi ve tek taraflı deklare edilen Somaliland Cumhuriyeti'nde bir deniz üssü kurarak Kızıldeniz'e erişme girişimini engellemeyi de amaçlıyor. Buna paralel olarak Somali, Kızıldeniz ve Afrika Boynuzu'ndaki güç dengesini yeniden şekillendirmek için Suudi Arabistan ile bir ittifak kurmak istiyor.

Bu ittifak eğer kurulursa, Mogadişu'daki merkezi hükümeti destekleyerek Somali devletinin dağılmasını önleyecek, federasyonun tüm toprakları üzerindeki otoritesini güçlendirecek, bölgesel güçlerin Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ne açılan güney kapısında stratejik kazanımlar elde etmek için Somali kıyılarını kullanma girişimlerine karşı koyacaktır. Sonuç olarak, daha güçlü bir Somali, Etiyopya'nın denize yönelik emellerini sınırlayacak ve jeopolitik istikrarsızlıkla dolu bir arenada Mısır'ın konumunu güçlendirecektir.


ABD'de fırtınalar nedeniyle binlerce uçuş iptal edildi ve elektrik kesintileri yaşandı

ABD'nin başkenti Washington'da karla kaplı bir sokak (AFP)
ABD'nin başkenti Washington'da karla kaplı bir sokak (AFP)
TT

ABD'de fırtınalar nedeniyle binlerce uçuş iptal edildi ve elektrik kesintileri yaşandı

ABD'nin başkenti Washington'da karla kaplı bir sokak (AFP)
ABD'nin başkenti Washington'da karla kaplı bir sokak (AFP)

ABD’de şiddetli kış fırtınaları nedeniyle 4 binden fazla uçuş iptal edildi. Fırtınalar, batıda Teksas’a kadar 230 binden fazla kişinin elektrik kesintisi yaşamasına yol açarken, yoğun kar yağışı nedeniyle doğu eyaletlerinde de büyük çaplı aksamalara neden olma tehdidi oluşturuyor.

Meteoroloji uzmanları, yoğun kar yağışı ile birlikte soğuk havanın bugün ve hafta boyunca doğu bölgelerini etkileyeceğini belirtti. Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre, hava koşulları ciddi uyarılar gerektiriyor.

ABD Başkanı Donald Trump, fırtınaları ‘tarihi’ olarak nitelendirerek, dün Virginia, Tennessee, Georgia, Maryland, Arkansas, Kentucky, Louisiana, Mississippi, Indiana, Batı Virginia, Kuzey ve Güney Carolina eyaletleri için federal afet acil durum uyarıları yayınlanmasını onayladı.

Trump, Truth Social platformundan yaptığı paylaşımda, “Fırtınanın yolundaki tüm eyaletlerle irtibatı sürdürmeye ve durumu yakından takip etmeye devam edeceğiz. Güvende kalın” ifadelerini kullandı.

ABD İç Güvenlik Bakanlığı’na göre, hava koşulları nedeniyle 17 eyalette acil durum ilan edildi. Elektrik kesintilerini takip eden bir internet sitesi, kesintilerin artmakta olduğunu ve yaklaşık 230 bin müşterinin elektriksiz kaldığını bildirdi. Kesintilerin çoğu Louisiana, Mississippi, Teksas ve Tennessee eyaletlerinde yaşandı.

Uçuşları izleyen FlightAware sitesine göre, dün Doğu Saati ile 22:21’e kadar, ABD’de planlanan 4 binden fazla uçuş iptal edildi. Bugün için planlanan uçuşlardan ise 9 bin 400’den fazlası iptal edilmiş durumda.


Trump'ın temsilcileri, Gazze Şeridi'nin geleceği ve Refah Sınır Kapısı’nın açılması konularını görüşmek üzere İsrail'de

Refah Sınır Kapısı’nın Filistin tarafındaki yolcular – 14 Ekim 2023 (DPA)
Refah Sınır Kapısı’nın Filistin tarafındaki yolcular – 14 Ekim 2023 (DPA)
TT

Trump'ın temsilcileri, Gazze Şeridi'nin geleceği ve Refah Sınır Kapısı’nın açılması konularını görüşmek üzere İsrail'de

Refah Sınır Kapısı’nın Filistin tarafındaki yolcular – 14 Ekim 2023 (DPA)
Refah Sınır Kapısı’nın Filistin tarafındaki yolcular – 14 Ekim 2023 (DPA)

ABD’li temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner, ‘Yeni Gazze’ planlarını ilerletmek için İsrail’de çalışmalarını sürdürüyor. İkili, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Refah Sınır Kapısı’nın sorunsuz şekilde açılmasına dair anlaşma sağlamaya çalışıyor.

Witkoff ve Kushner, Refah Sınır Kapısı’nın açılmasını görüşmek üzere bugün toplanacak Güvenlik Kabinesi’nden bir gün önce (dün) İsrail’e ulaştı.

İsrail’in Yedioth Ahronoth gazetesi ve Reuters’a göre, İsrail’e gelen temsilciler Gazze Şeridi’nin geleceğine dair müzakerelerde bulunuyor.

Yedioth Ahronoth, görüşme gündeminde, Refah Sınır Kapısı’nın açılması ve ABD Başkanı Donald Trump’ın vizyonuna uygun şekilde Gazze Şeridi’nin yeniden imar sürecinin başlatılmasının yer aldığını bildirdi.

cdfrgthy
ABD’li temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner, 22 Ocak 2026'da Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda (Reuters)

ABD, perşembe günü Gazze Şeridi’ni baştan inşa etmeyi öngören Yeni Gazze planlarını açıkladı. Planın, konutlar, veri merkezleri ve sahil şeridinde tatil tesislerini kapsadığı belirtildi. Bu girişimin, İsrail ile Hamas arasında, sık sık ihlallerle sekteye uğrayan ateşkes anlaşmasını ilerletme amacı taşıyan ABD Başkanı Donald Trump’ın çabaları kapsamında gündeme geldiği ifade edildi.

ABD tarafından desteklenen ve geçici olarak Gazze Şeridi’ni yönetmekle görevlendirilen Gazze Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas, perşembe günü yaptığı açıklamada, Refah Sınır Kapısı’nın bu hafta açılacağını söyledi. Sınır kapısı, nüfusu iki milyonu aşan Gazze halkı için fiilen bölgeye giriş ve çıkışın tek yolu konumunda bulunuyor.

ABD, İsrail’den Refah Sınır Kapısı’nı, Ran Gvili’nin kemiklerinin geri getirilmesinden önce açmasını talep ediyor ve İsrail’e Gvili’yi bulmak için her türlü çabanın gösterileceğini garanti ediyor.

Şarku’l Avsat’ın Yedioth Ahronoth’tan aktardığına göre, görüşmelerin gündeminde üçüncü bir konu daha bulunuyor: Gazze’deki Yürütme Kurulu’na Türkiye ve Katar’ın dahil edilmesi. İsrail bu duruma şiddetle karşı çıkıyor.

Bir İsrailli yetkili, söz konusu konseyin İsrail’in onayı olmadan kurulduğunu belirterek, bunun “Netanyahu’nun Ran Gvili bulunmadan Refah Sınır Kapısı’nı açmayı reddetmesine karşı Witkoff ve Kushner’ın bir misillemesi” niteliğinde olduğunu ifade etti.

csdvfgth
ABD Başkanı Donald Trump, perşembe günü Davos’ta Barış Konseyi’ni kuran belgeyi elinde tutuyor. (Reuters)

Refah Sınır Kapısı’nın, Trump’ın savaşın sona erdirilmesine yönelik planının ilk aşamasında, Ekim 2025’te İsrail ile Hamas arasında yapılan ateşkes anlaşması uyarınca açılması planlanmıştı. Ancak Netanyahu, kapının açılmasını engelleyerek, Gazze Şeridi’ndeki son cesedin teslim edilmesini şart koştu. Bunun üzerine ABD, perşembe günü Filistinli teknokratlar komitesinin başkanı Ali Şaas’ı görevlendirerek, Refah Kapısı’nın bu hafta açılacağını duyurmasını sağladı.

İsrail’de yaygın görüş, Netanyahu’nun kapıyı açmayı reddedeceği ve kapının işleyişine ilişkin şartlarında ısrar edeceği yönünde.

ABD’li bir yetkili ve Arap bir diplomat, Times of Israel’e yaptıkları açıklamada, Refah Sınır Kapısı’nın açılmasının ‘İsrail’e dayatıldığını’ söyledi.

İsrail medyası, ülkenin uluslararası baskılar altında kapıyı açmaya hazırlanırken, aynı zamanda sıkı bir denetim uygulamayı planladığını aktardı. İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN, sınır kapısında uzaktan izleme sistemi kurulacağını, gelen ve giden yolculara önceden onay verilmesinden İsrail’in sorumlu olacağını ve bilgisayar veya diğer elektronik cihazların denetleneceğini bildirdi.

Fiilen sınır kapısında İsrail askerleri bulunmayacak, ancak yakın bölgede silahlı güçler konuşlandırılacak ve buradaki özel bir kontrol noktasıyla silah kaçakçılığının önlenmesi hedeflenecek.

Kapı, Avrupa Birliği Sınır Yardım Misyonu’ndan (EUBAM) görevli subaylar ve Filistin Yönetimi Genel İstihbarat Teşkilatı’na bağlı sivil giyimli personel tarafından işletilecek. Bu çerçeve, Ocak 2025’te İsrail ile Hamas arasında uygulanan önceki ateşkes döneminde de kullanılmıştı. İsrail, yaklaşık iki ay sonra kapıyı yeniden kapatmış ve o tarihten bu yana kapı kapalı durumda kalmıştı.

sdfgt
Gazze Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas, 16 Ocak 2026'da Kahire'de düzenlenen ilk toplantı öncesinde (AFP)

Görünüşe göre İsrail’in sıkı denetim politikası, nihai olarak Filistinlileri Gazze Şeridi’nden çıkarmaya yönelik bir planı hayata geçirmek amacını taşıyor.

İsrail, geçen yılın sonlarında Refah Sınır Kapısı’nı yeniden açmayı teklif etmiş, ancak sadece Gazze sakinlerinin çıkışı için izin vermek istemişti. Mısır ise bu kısmi açılıma onay vermemiş ve kapı kapalı kalmaya devam etmişti.

Reuters’a konuşan üç kaynak, İsrail’in Refah Sınır Kapısı üzerinden Gazze Şeridi’ne dönebilecek Filistinli sayısını kısıtlamak istediğini, böylece bölgeden çıkanların sayısının geri dönenlerden fazla olmasını sağlamayı amaçladığını belirtti.

Konunun nihai kararı bugün yapılacak Güvenlik Kabinesi toplantısında verilecek. Bir İsrailli kaynak, kapının fiilen yeniden açılacağını açıkladı.

Geçtiğimiz hafta pazar günü Güvenlik Kabinesi, Türkiye ve Katar’dan üst düzey temsilcilerin, Trump’ın kurduğu Barış Konseyi çatısı altında Gazze’nin savaş sonrası yönetimini denetleyecek Yürütme Kurulu’na katılmasına öfke nedeniyle Refah Sınır Kapısı’nın açılmasını askıya almıştı. Ayrıca İsrail, kapının yeniden açılmasını, Ran Gvili’nin cesedinin teslim edilmesine ve Hamas’ın silahlarını teslim etmesine bağlamıştı; bu iki şart henüz yerine getirilmiş değil.

İsrail Kanal 12 televizyonu, geçen hafta sonu yaptığı haberde, ABD ve Gazze’deki başlıca arabulucuların, Hamas’ı kademeli olarak silahsızlandırmayı ve örgütün askeri altyapısını tasfiye etmeyi öngören gizli görüşmelere başladığını bildirdi.

sdfgt
Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafı (Arşiv – Reuters)

Kanal 12’ye göre, ABD, Katar, Türkiye ve Mısır’ın dahil olduğu görüşmeler yaklaşık iki ila üç haftadır sürüyor. Hamas’a sunulan plan, ağır silahların, tünellerin, silah üretim tesislerinin ve askerî altyapının derhal imha edilmesini öngörürken, ardından Hamas mensupları ile diğer silahlı unsurların elindeki bireysel silahların toplanması ve tasfiyesine yönelik uzun soluklu ve aşamalı bir sürecin başlatılmasını içeriyor.

Öneriye göre, silahlarını teslim etmeyi kabul edenlere iki seçenek sunulacak: Gazze’den güvenli çıkış sağlanması ya da geçici olarak Gazze’yi yönetmekle görevli Filistinli teknokrat hükümetine bağlı güvenlik güçlerine entegre olmaları. Aynı zamanda ABD, bu hükümete bağlı ve güç kullanma yetkisini münhasıran elinde bulunduracak bir Filistin polis gücü kurulması için girişimde bulunacak.

Kanal 12, planın ayrıca İsrail ordusunun Gazze içindeki mevzilerinden kademeli olarak çekilmesini de içerdiğini bildirdi. Buna, Hamas kontrolündeki bölgeler ile İsrail arasındaki sınırı oluşturan ‘sarı hattan’ aşamalı geri çekilme de dahil olacak. Bu adımların, silahsızlanma sürecinde kaydedilecek ilerlemeye bağlı olacağı belirtildi. Şarku’l Avsat’ın Kanal 12’den aktardığı haberde, Kushner’ın Davos’ta daha önce açıkladığı üzere, yeniden imar çabalarının da silahların teslim edilmesine uyum şartına bağlanacağı ifade edildi.

dsf
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ta iki İsrail askeri (Arşiv – Reuters)

Filistinli kaynaklar, konuyla ilgili görüşmelerin sürdüğünü ve Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açılmasına yönelik temasların devam ettiğini doğruladı.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, özellikle İsrail’in dışarıdakilerin Gazze Şeridi’ne geri dönmesini engellemesine izin verilmemesi gerektiği üzerinde durulduğunu belirtti.

Kaynaklar, “Sağlık sorunu olanlar, öğrenciler ve diğerleri geri dönmek istiyor. Ayrıca savaşın başında kapının açılması sırasında cehennemden kaçan aileler, şimdi dışarıda kalmayı değil, geri dönmeyi tercih ediyor. Arabulucuların, İsrail’e bu Gazze sakinlerini geri dönmekten mahrum etme hakkı verilmeyeceğini açıkça dile getirmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.