Guterres: "Ukrayna'daki savaş Avrupa'nın kalbinde kanayan yara olmaya devam ediyor"

AA
AA
TT

Guterres: "Ukrayna'daki savaş Avrupa'nın kalbinde kanayan yara olmaya devam ediyor"

AA
AA

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, "Ukrayna'daki savaş Avrupa'nın kalbinde kanayan yara olmaya devam ediyor." dedi.

Guterres, BM Güvenlik Konseyi'nde düzenlenen Ukrayna oturumunda konuştu.

BM Şartı ve uluslararası hukukun dünyayı savaştan korumak için yol haritası sunduğunu aktaran Guterres, "Ancak Rusya'nın Ukrayna'yı topyekün işgali ikisini de ihlal etti." diye konuştu.

Guterres, adil bir barışın artık sağlanması gerektiğini belirtti.

Mevcut dünya düzenini "kaotik" olarak tanımlayan Guterres, güç ilişkilerinin net olmadığını ve bu nedenle istikrarsızlık ve "dokunulmazlık" hislerinin yaygınlaştığını söyledi.

Guterres, savaşlarda herkesin acı çektiğine dikkati çekerek, Ukrayna halkının savaş nedeniyle çok büyük acılara maruz kaldığının altını çizdi.

10 binden fazla sivilin öldürüldüğünü, hastaneler, okullar, sağlık tesisleri ve sivil altyapıların yok edildiğini dile getiren Guterres, BM'nin yaygınlaşan şiddeti kayıt altına aldığını ifade etti.

Guterres, Rus ordusunun siviller ve esirlere işkence ile cinsel şiddet uyguladığının belgelendiğini belirterek, "Tüm sorumlular hesap vermelidir." şeklinde konuştu.

Ukraynalı ailelerin çocuklarını kaybetme korkusu yaşadığını kaydeden Guterres, Ukrayna dışına çıkarılan tüm çocukların aileleriyle tekrar bir araya getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Guterres, yaklaşık 4 milyon Ukraynalının yerinden edildiğini, bunlardan 1 milyonunun çocuklardan oluştuğunu söyleyerek, ülkede 14 milyondan fazla kişinin insani yardıma ihtiyaç duyduğunu bildirdi.

Rusya'nın Kırım'ı yasa dışı ilhakının da üzerinden 10 yıl geçtiğini anımsatan Guterres, "Ukrayna'daki savaş Avrupa'nın kalbinde kanayan yara olmaya devam ediyor." ifadelerini kullandı.

Guterres, savaşın Rus halkına da zarar verdiğini, binlerce genç Rus'un cephede öldüğünü, çatışmanın yayılma riskinin de yüksek olduğunu belirtti.

Savaşın dünya genelinde ise jeopolitik bölünmüşlükleri derinleştirdiğini aktaran Guterres, diğer acil küresel sorunlara da odaklanılmasını engellediğini kaydetti.

Guterres, savaşın yarattığı acı ve küresel gerginliğin üzerinden iki yıl geçtiğini anımsatarak, "Artık yeter. BM Şartı'nı küçümsemek büyük sorun, ona saygı duymak ise çözüm yaratır." dedi.



Amerika: İçinde 8 kişi bulunan özel uçak düştü ve alev aldı

Olayla ilgili videodan (ABD medyası)
Olayla ilgili videodan (ABD medyası)
TT

Amerika: İçinde 8 kişi bulunan özel uçak düştü ve alev aldı

Olayla ilgili videodan (ABD medyası)
Olayla ilgili videodan (ABD medyası)

ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA), Maine'deki bir havalimanından kalkan ve içinde sekiz kişi bulunan özel bir uçağın düştüğünü ve alev aldığını, ancak yolcuların durumlarının ve kimliklerinin henüz bilinmediğini açıkladı.

FAA, yaptığı açıklamada, çift motorlu Bombardier Challenger 600 uçak kazasının dün saat 19:45 civarında Bangor Uluslararası Havaalanında meydana geldiğini belirtti.

Ayrıntılar resmi olarak açıklanmadı, ancak konuyla ilgili bir hükümet yetkilisi Reuters'e, kazadan sonra büyük bir yangın çıktığını söyledi. Hükümet yetkilisi, uçağın Teksas'tan Maine'e uçtuğunu belirtti.

Federal Havacılık İdaresi kayıtlarına göre, uçak Nisan 2020'de hizmete girmişti.

FAA, Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu ile iş birliği içinde kazayı soruşturacağını duyurdu.


Minneapolis'teki olay, yeni bir hükümet kapanması olasılığını artırıyor

New York'taki Central Park dün karla kaplandı (Reuters)
New York'taki Central Park dün karla kaplandı (Reuters)
TT

Minneapolis'teki olay, yeni bir hükümet kapanması olasılığını artırıyor

New York'taki Central Park dün karla kaplandı (Reuters)
New York'taki Central Park dün karla kaplandı (Reuters)

Minneapolis sokaklarında ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) görevlileri tarafından ikinci bir Amerikan vatandaşının öldürülmesi, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki siyasi ve sosyal gerilimleri daha da artırdı.

Senato Çoğunluk Lideri Chuck Schumer önderliğindeki Demokrat milletvekilleri, İç Güvenlik Bakanlığı ve ICE (Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza) teşkilatının sistematik suistimallerini gerekçe göstererek, 2026 bütçe tasarısında bu kurumlara ayrılan fonları kesme tehdidinde bulundular. Milletvekilleri ayrıca, yargı denetimini güçlendirmek ve ICE'nin yetkilerini kısıtlamak da dahil olmak üzere önemli reformlar yaparak, 1,2 trilyon dolarlık hükümet fonlama tasarısının oylanması ve kısmi hükümet kapanmasının önlenmesi için ön koşullar oluşturdular.

Bu arada, ABD Başkanı Donald Trump, şiddetli bir kış fırtınasının ülkeyi yoğun kar yağışıyla felç etme tehdidi oluşturmasından saatler önce, birçok eyalette olağanüstü hal ilan etti.


ABD'nin Refah sınır kapısının açılması yönündeki baskısı

Filistin sivil savunma güçleri dün Gazze şehrindeki Selahaddin Camii avlusunda İsrail savaşının kurbanlarının cesetlerini aradı (EPA)
Filistin sivil savunma güçleri dün Gazze şehrindeki Selahaddin Camii avlusunda İsrail savaşının kurbanlarının cesetlerini aradı (EPA)
TT

ABD'nin Refah sınır kapısının açılması yönündeki baskısı

Filistin sivil savunma güçleri dün Gazze şehrindeki Selahaddin Camii avlusunda İsrail savaşının kurbanlarının cesetlerini aradı (EPA)
Filistin sivil savunma güçleri dün Gazze şehrindeki Selahaddin Camii avlusunda İsrail savaşının kurbanlarının cesetlerini aradı (EPA)

Amerikalı yetkililer, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze'deki savaşı sona erdirme planının "ikinci aşamasını" ilerletmek ve Filistin toprakları ile Mısır arasındaki Refah sınır kapısını her iki yönde de açmaya yönelik adımlar atmak için İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümeti üzerindeki baskıyı yoğunlaştırdılar.

Resmi düzeyde, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri'nin açıklamalarında ABD elçileri Steve Wittkoff, Jared Kushner ve Josh Greenbaum'ın Netanyahu ile yaptığı görüşmeler "olumlu" ve "yapıcı" olarak nitelendirildi. Ancak Tel Aviv'deki siyasi kaynaklar, bunun "iki taraf arasındaki vizyon farklılığını gidermediğini" ortaya koydu.

Wittkoff, Başkan Trump'ın Gazze için hazırladığı 20 maddelik "barış planının" "ikinci aşaması" ile ilgili olarak Netanyahu ile yaptığı görüşmelerin "yapıcı" geçtiğini söyledi. Netanyahu hükümeti, Wittkoff ve Kushner aleyhinde resmi olmayan düşmanca açıklamalar sızdırarak ziyaretin etkisini önledi; "üst düzey bir yetkiliye" atfedilen alıntılar İbranice medyada yayınlandı ve onlara yönelik sert kişisel saldırılar içeriyordu.