Rusya-Ukrayna Savaşı'nda 2 yıl geride kaldı

Rus ordusunun savaşın başında Ukrayna topraklarındaki hızlı ilerleyişine rağmen ikinci yıl cephenin renklerini değiştirmek kolay olmadı

Rusya-Ukrayna Savaşı'nda 2 yıl geride kaldı
TT

Rusya-Ukrayna Savaşı'nda 2 yıl geride kaldı

Rusya-Ukrayna Savaşı'nda 2 yıl geride kaldı

Rusya'nın, Batı ile NATO'nun kendi sınırlarına yaklaşacağı ve Rusça konuşanları koruma gerekçesiyle başlattığı Ukrayna'daki savaşın ikinci yılı tamamlandı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, 2 yıl önce 24 Şubat'ın sabahında duyurduğu "özel operasyon"nun başlamasıyla Rus ordusu, Ukrayna topraklarına girdi.

Rus askeri birlikleri, Ukrayna'nın Donetsk ve Luhansk bölgelerinden Kiev yönetiminin kontrolündeki yerlere, aynı anda Rusya sınırından Harkiv, Sumi ve Çernigiv ile Belarus üzerinden Çernobil bölgesine giriş yaptı.

Kırım üzerinden de Herson ve Melitopol bölgelerine doğru asker çıkaran Rus ordusu, hava ve karadan asker sevk ettiği Kiev'i kuşattı.

Rus ordusu, Kiev çevresinde beklerken iki taraf İstanbul'da müzakere masasına oturdu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın arabuluculuk girişimlerinin neticesi olarak İstanbul'da 29 Mart 2022'de yapılan müzakereler sonucunda Ukrayna tarafı, Rus tarafına gelecekteki olası yazılı anlaşmanın ilkelerini teslim etti, anlaşmaya çok yaklaşıldı.

Kiev yönetimi birkaç gün sonra Rus silahlı güçlerinin boşalttığı Buça ve İrpin şehirlerinde toplu mezarlar açtı, Rusya'yı katliam yapmakla suçladı. Ukrayna, İstanbul'daki anlaşmadan çekildiğini bildirdi.

İki tarafın İstanbul'daki görüşmelerde ön şatlarda anlaştığı ileri sürülürken, Ukrayna heyetinin Kiev'e döndükten sonra anlaşmadan vazgeçmesinin nedeni aylar sonra ortaya çıktı.

Bazı Ukraynalı yetkililer, dönemin İngiltere Başbakanı Boris Johnson'un Kiev yönetimine baskı yaptığını, anlaşmayı bozduğunu söyledi. Bunu Putin de dile getirdi.

Rus ordusu, Kiev'den çekildikten sonra tahkimatını Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson hattında güçlendirdi. Böylece Rusya, Kiev'in Azak Denizi ile bağlantısını kesti, ayrıca 2014'te yasa dışı ilhak ettiği Kırım ile kara yolu bağlantısı kurmuş oldu.

Rusya, liman şehirleri Odessa ve Mıkolayiv bölgelerini de hedef alarak Karadeniz'de stratejik konuma sahip Yılan Adası'nı ele geçirdi. Aynı yılın haziran sonunda Rusya, adadan çekildiğini açıkladı.

Ukrayna'nın kuzeyindeki Sumi ve çevresi, haziranda yeniden Kiev yönetiminin kontrolüne girdi.

Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson'da eylül sonunda Rusya'ya katılım için sözde referandumlar yapıldı. Yasa dışı referandumlara katılanların çoğunluğu ilhak kararına "evet" dedi. Böylece Rusya, Kırım'dan sonra Ukrayna topraklarının yüzde 15'ini daha yasa dışı ilhak etmiş oldu.

Ukrayna, 29 Ağustos 2022'de Herson'u kurtarmak için karşı saldırı başlattığını duyurdu.

Yasa dışı ilhak ettiği Herson'daki vatandaşların büyük çoğunluğunu başka bölgelere tahliye eden Rusya, 9 Kasım'da bu şehirdeki savunma hattının Dnipro Nehri'nin sol yakasına çekileceği kararını açıkladı. Böylece Rus askerleri, Herson şehir merkezinden çıkmış oldu.

Savaş devam ederken Rusya ve Ukrayna heyetleri, ateşkes sağlanması için 3'ü Belarus, 1'i Türkiye'de olmak üzere 4 kez yüz yüze müzakere yaptı. Bu görüşmelerde iki taraf, sadece çatışma bölgelerinden sivillerin tahliyesi için insani yardım koridorları açılması konusunda anlaşabildi.

Tarafların aynı metne imza attığı bir diğer anlaşma ise tahıl anlaşması oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın girişimleriyle 22 Temmuz 2022'de Türkiye, Rusya, Ukrayna ve Birleşmiş Milletler (BM) arasında, dünyadaki olası gıda krizini önleyecek "Tahıl ve Yiyecek Maddelerinin Ukrayna Limanlarından Emniyetli Sevki Girişimi Belgesi" imzalandı. Bu anlaşma da Rusların bazı taleplerinin yerine getirilmemesi gerekçesiyle 1 yıl sürdürülebildi.

- Savaşın ikinci yılında haritayı değiştirmek kolay olmadı

Savaşın ikinci yılında özellikle Donetsk ve Zaporijya bölgelerinde şiddetli çatışmalar yaşandı. Rus güçleri, Ukrayna'nın başkenti Kiev dahil büyük şehirlerini İskender, S-300 gibi füzelerle vururken Ukrayna ordusu, Rusya'nın sınır şehirlerindeki stratejik hedeflerine saldırılara yoğunluk verdi.

Ukrayna'nın geçen yıl haziranda Donetsk ve Zaporijya bölgelerinde karşı taarruz başlatması 2023'e damga vurdu.

Ukrayna ordusu, yaklaşık 6 ay süren taarruz sırasında Donetsk bölgesindeki Staromayorske, Urojayne, Andriyivka, Klişiyivka, Blagodatne köylerini kurtardığını duyurdu.

Ukrayna makamlarına göre, savaşın başlamasından bu yana ülke topraklarının yaklaşık yüzde 74'ü kurtarıldı, yüzde 26'sı hala Rusya'nın kontrolünde bulunuyor.

- Rusya, Bahmut'u ve Avdiyivka'yı ele geçirdi

Donetsk bölgesinin Bahmut ve Avdiyivka istikametlerinde savaşın en yoğun çatışmaları yaşandı. Her iki taraf önemli kayıplar verirken Rusya, 21 Mayıs 2023'te Bahmut şehrini ele geçirdiklerini duyurdu.

Rus ordusu, daha sonra Avdiyivka istkametinde saldırılarını yoğunlaştırdı. Ukraynalı yetkililere göre, bu saldırılar, 2014'ten beri yapılan en büyük saldırılardı.

Ukrayna, yaklaşık 5 ay süren şiddetli çatışmaların ardından 17 Şubat'ta, daha fazla kayıp vermemek için askerlerini Avdiyivka'dan çektiğini açıkladı. Bu, Rusların yaklaşık 9 ay aradan sonra ilk ilerleyişiydi.

Ukrayna Devlet Başkanı Vlodimir Zelenskiy, geri çekilmelerini ortaklarından yeterince destek alamadıklarına bağladı.

Savaşın ikinci yılına, Ukrayna ordusunun ABD ve Avrupa Birliği'nden (AB) yeterince destek alıp alamayacağı tartışmaları damgasını vurdu.

- Ukrayna'ya savaş döneminde sağlanan destek 170 milyar avroya ulaştı

Ukrayna 2 yıldır savunmasını tamamen İngiltere, ABD ve AB'nin destekleriyle sağladı. Ancak Ukrayna'ya vadedilen insani, askeri ve finansal desteklerin sağlanması konusu, ABD Kongresi'ndeki Demokratlar ile Cumhuriyetçileri, AB ile bazı üyelerini karşı karşıya getirdi.

Ukrayna Geçici İşgal Altındaki Toprakların Yeniden Entegrasyonu Bakanlığına göre, savaşın başlamasından bu yana ülkeye yapılan uluslararası yardım 170 milyar avroya ulaştı.

Ukrayna'ya ortaklarının destek vaadinin toplamı, verilen katkının yaklaşık 2 katını oluşturuyor. Ukrayna, ortaklarından bir yandan yaptırım paketlerini genişletmelerini diğer yandan savaş uçağı ve daha fazla cephane istiyor.

ABD'li bir üst düzey yetkili, geçen günlerde, savaşın Rusya'ya maliyetinin 211 milyar dolar olduğunu öne sürdü.

Aynı zamanda Rusya'nın, silah satış anlaşmalarının iptal edilmesi ya da ertelenmesi nedeniyle 10 milyar dolardan fazla zarara uğradığı iddia ediliyor. Savaşın ikinci yılının sonlarında, Batı ülkelerinde dondurulan Rus varlıklarının Ukrayna için kullanılması da tartışılmaya başlandı.

- Batı, Rusya'ya her alanı kapsayan yaptırımlar uyguladı

Savaşın siyasi ve sosyal etkileriyle birlikte ekonomik alanda alınan Rusya'ya yönelik yaptırım kararları, tüm dünyada doğrudan veya dolaylı olarak etkisini gösterdi.

AB üyesi ülkeler, ABD ve diğer Batılı ülkeler, Ukrayna'ya askeri müdahalede bulunan Rusya'ya karşı finans, enerji, ulaşım, ihracatın kontrolü ve finansmanı ile vize politikası gibi çeşitli alanlarda onlarca yaptırım paketi belirledi.

Rusya'ya karşı 2022'den bu yana 12 yaptırım paketi yürürlüğe koyan AB, 13. yaptırım paketini savaşın ikinci yılı tamamlandığında açıkladı. AB, yeni yaptırım listesine 200'e yakın kişi ve kuruluş eklerken, ABD son yaptırım listesine 500 isim kattı.

AB'nin Ukrayna dolayısıyla Rusya'ya uyguladığı yaptırım listesindeki kişi ve kuruluş sayısı 2 bini buldu. Yaptırım paketlerinde Rusya'nın askeri üretim malzemelerine ulaşması da zorlaştırıldı.

- AB, siyasi anlamda da Ukrayna'ya destek verdi

Rusya'nın savaşı başlatma nedenlerinden biri de Ukrayna'nın AB ve NATO'ya yakınlaşma isteğiydi. Savaşa rağmen AB'ye üyelik sürecinden vazgeçmeyen Ukrayna, bu yönde ilerleme kaydetti. AB üyesi ülkelerin liderleri, 14 Aralık 2023'te Ukrayna ve Moldova ile AB üyelik müzakerelerini başlatma kararı aldı.

Ukrayna'nın başka bir hedefi de NATO üyesi olmak ancak bu konuda ittifak liderleri henüz fikir birliğine sahip değil.

Zelenskiy, Ukrayna'nın "NATO üyeliğini hak ettiği ve ülkesini ittifaka yakınlaştırmak için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını" belirtiyor.

- Savaştaki can kayıpları tam bilinmiyor

Ukrayna, savaş boyunca ölen Rus asker sayısının 407 binden fazla olduğunu ileri sürüyor. Rusya da savaşta hayatını kaybeden toplam Ukraynalı asker sayısını açıklamazken, günde ortalama 400-500 Ukrayna askerinin öldürüldüğünü iddia ediyor.

Ancak her iki taraf da kendi kayıplarına ilişkin net ve yeni açıklama yapmadı. Savaştaki sivil kayıplara ilişkin her iki taraf da net rakam veremiyor.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinin verilerine göre, savaşın başlamasından bu yana 10 bin 65 sivil hayatını kaybetti, 18 bin 679 sivil yaralandı.

BM Mülteciler Yüksek Komiserliğinin verilerine göre, 6 milyon 479 bin 700 Ukraynalı, savaş nedeniyle hala yurt dışında bulunuyor.

Avrupa İstatistik Ofisi, Ekim 2023 sonu itibarıyla AB ülkelerinde 4 milyon 24 bin Ukraynalıya geçici koruma statüsü verildiğini bildirdi.

Rusya'nın tam 2 yıl önce "özel operasyon" adıyla başlattığı savaşta, bugün gelinen noktada ne Moskova'nın hedefleri ne de Kiev'in toprak bütünlüğünü sağlama isteği değişti.

Savaşın ne zaman biteceği ise belirsizliğini koruyor.



Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.


Trump: Gazze’ye 10 milyar dolar yardımın önündeki tek engel Hamas

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)
TT

Trump: Gazze’ye 10 milyar dolar yardımın önündeki tek engel Hamas

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin Gazze için “Barış Konseyi”ne 10 milyar dolar sağlayacağını açıkladı ve bunu “savaş maliyetleriyle karşılaştırıldığında küçük bir rakam” olarak nitelendirdi. Trump, diğer üye ülkelerden gelen katkıların 7 milyar doları bulduğunu ve bağışların artmasının beklendiğini kaydetti.

Trump, “Barış Konseyi”nin açılışında yaptığı konuşmada, “Birlikte, yüzyıllar boyunca savaşın yıkımlarına maruz kalmış ve üç bin yıl süren katliamlarla boğulmuş bir bölgede kalıcı barış hayalini gerçekleştirebiliriz. Dünya, diğer çözülmemiş çatışmaların nasıl çözülebileceğini görmeli” dedi ve Birleşmiş Milletler’in çabalarını destekleyeceklerini vurguladı. Trump, Kazakistan, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas, Bahreyn, Katar, Suudi Arabistan, Özbekistan ve Kuveyt gibi ülkelerin Gazze yardım paketine 7 milyar dolardan fazla katkıda bulunduğunu açıkladı.

Gazze’ye odaklanan Trump, ateşkesin tüm rehinelerin (canlı ve ölü) serbest bırakılmasıyla sonuçlandığını ve Hamas’ın söz verdiği gibi silahlarını teslim edeceğini söyledi, aksi hâlde “sert bir karşılık” verileceğini belirtti. Trump, “Şu anda dünya, önümüzdeki tek engel olan Hamas’ı bekliyor” dedi.

cfvdfv
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Devlet Bakanı Adil Cübeyr, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında (AFP)

Trump, toplantıya katılan ülkelerin yalnızca maddi katkıda bulunmadığını, bazı ülkelerin ateşkesi korumak ve kalıcı barışı sağlamak için personel göndermeyi taahhüt ettiğini kaydetti. Ortadoğu’nun “üç bin yıl boyunca imkânsız görülen bir barış” gördüğünü ifade eden Trump, bunun İran’ın nükleer kapasitesinin B-2 bombardıman uçaklarıyla yok edilmesinden kaynaklandığını belirtti ve bunun bölgesel barışın anahtarı olduğunu söyledi.

Norveç ve FIFA İşbirliği

Trump, geleceğe dönük planları da açıkladı; Norveç’in konseye ev sahipliği yapacağı, FIFA’nın Gazze’de projeler (futbol sahaları dahil) için 75 milyar dolar toplama kampanyasına katılacağı ve Japonya’nın bağış toplama girişimlerinde yer alacağı belirtildi. İran’a “barış yoluna katılma” çağrısı yapan Trump, aksi hâlde “farklı bir yol”la karşılaşacağını vurguladı ve İran’ın nükleer silaha erişimini önleme konusundaki kararlılığını yineledi.

Trump, adını taşıyan Barış Enstitüsü’ne övgüde bulunarak, BM ile yakın koordinasyonu vurguladı ve konseyin bu çalışmaları güçlendireceğini ve performansı “denetleyeceğini” belirtti. “Barış savaştan çok daha ucuzdur” diyen Trump, konseyin “kararlı liderlikle imkânsızın mümkün hâle getirilebileceğini” gösterdiğini söyledi.

dsvfdv
Washington’da Perşembe günü gerçekleştirilen “Barış Konseyi” toplantısından genel bir görünüm (AFP)

Konuşmasında ekonomik başarıları, Wall Street’teki gelişmeleri ve ilk yılında sekiz savaşı sona erdiren kişisel diplomatik başarısını öne çıkaran Trump, ekibini – Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, özel elçi Steve Witkoff, ve Jared Kushner dahil – “tüm zamanların en iyi ekibi” olarak nitelendirdi.

Trump, toplantıya katılan ülkelerin liderlerine teşekkür etti; Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei, Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’i örnek göstererek, Pakistan-Hindistan ve Ermenistan-Azerbaycan gibi çatışmaların çözümünde oynadığı rolü vurguladı. Arap ülkelerine de teşekkür etti.

Filistinli Katılım

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Gazze için “Barış Konseyi” dışında bir “alternatif plan” olmadığını belirtti. Konsey koordinatörü Nikolay Mladenov, Perşembe günü, Hamas’ın etkisinden bağımsız bir Filistin Ulusal Polisi oluşturmak üzere başvuruların açıldığını duyurdu. Mladenov, “Sadece ilk birkaç saatte bin kişi başvuruda bulundu” dedi.

fvgthyju
Endonezya Cumhurbaşkanı, Perşembe günü Washington’da düzenlenen Barış Konseyi toplantısında (AFP)

Filistin yönetiminin Gazze işlerini yönetecek teknik komitesinin başkanı Ali Şaas kısa bir konuşma yaptı; hükümetin Gazze’de istikrar sağlama yetkisine sahip olduğunu, ancak zorlu şartlarda çalıştığını belirtti. Şaas dört önceliği açıkladı: güvenliği sağlamak, iki ay içinde 5 bin askeri eğitip konuşlandırmak, onurlu iş imkânları yaratmak, insani yardımların devamını ve temel hizmetlerin yeniden sağlanmasını temin etmek.

Trump, Perşembe günü 47’den fazla ülke liderinin, başbakan, dışişleri bakanı ve BM, AB, Dünya Bankası temsilcilerinin katıldığı konseyin ilk kurucu toplantısını açtı. Konseyin tartışmaları, yıkıcı savaşın ardından Gazze’nin yeniden inşası ve istikrarın sağlanmasına odaklandı.

fdbghyju
Washington’da Perşembe günü gerçekleştirilen Barış Konseyi toplantısından bir kare (AFP)

Bu zirve, BM Güvenlik Konseyi’nin ABD destekli ateşkes planını kabul etmesinden yaklaşık üç ay sonra gerçekleşti. Plan, iki yıl süreyle konseyin silahsızlanma ve Gazze’nin yeniden inşasını denetlemesini öngörüyordu. Başlıca sorunlar, Hamas’ın silahsızlanması, İsrail’in Gazze’den çekilmesi, yeniden inşanın boyutu ve insani yardımların akışı. Ateşkes hâlen kırılgan; taraflar ihlal iddialarını sürdürüyor.

Hamas’ın silahı sorunu

Trump yönetimi, Hamas’ı silahsızlandırma konusunda resmi bir plan açıklamadı. Mısır, Katar ve Türkiye ile görüşmelerin sürdüğü belirtiliyor. İsrail, Hamas ve diğer Filistin grupları silahsızlanmayı kabul etmeden geniş çaplı yeniden inşaya izin vermeyeceğini açıkladı. BM’de ABD Daimi Temsilcisi Mike Waltz, Hamas’a iki seçenek sunduklarını söyledi: “Kolay ya da zor yoldan silahsızlanma”.

Hamas, İsrail’in olası misillemelerinden endişe ederek silah teslim etmeye hazır görünmüyor. Hareket, Gazze yönetimini yeniden üstlenmiş ve ABD destekli teknik komiteye yetki devretmeye hazır. Ancak İsrail, komitenin Gazze’ye girişine izin vermedi. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, “Hamas silahsızlanmadan yeniden inşa olmayacak” dedi.

Barış Gücü

Endonezya, yaklaşık 8 bin asker göndereceğini açıkladı. Arnavutluk, Fas ve Yunanistan’ın da Gazze’ye barış gücü olarak katılacağı belirtiliyor. Bu güç sınır konularını ele alacak, ancak Hamas’ın silahsızlanmasını denetleme yetkisine sahip olup olmayacakları belirsiz.

Gazze’deki Uluslararası İstikrar Gücü Komutanı General Jasper Gievers, beş ülkenin – Endonezya, Fas, Kazakistan, Kosova ve Arnavutluk – katılımını duyurdu. Ayrıca Mısır ve Ürdün polis eğitimine destek verecek. Endonezya, gücün yardımcı komutanlığı görevini üstlenecek.

Eleştiriler

Fransa Dışişleri Sözcüsü Pascal Confavreux, Avrupa Komisyonu’nun toplantıya katılımını sürpriz olarak nitelendirdi; Komisyon’un üye ülkeleri temsil yetkisi olmadığını vurguladı. Fransa, konseyin faaliyetlerini BM kararlarıyla uyumlu hâle getirmeden katılmayacağını belirtti.

Eleştiriler, konseyin BM’nin rolünü azaltabileceği ve ABD’nin alternatif bir yapı kurmak istediği endişelerinden kaynaklandı. Başkan Trump’ın geniş yetkileri – ömür boyu başkanlık, üye kabul ve fon kullanımı üzerinde tek yetki – eleştirildi.

Analistler, başarının mali taahhütlerle değil, üç temel zorluğun çözümüyle ölçüleceğini belirtiyor: Hamas’ın silahsızlanması, İsrail’in Trump planına göre çekilmesi ve uluslararası ve yerel meşruiyete sahip istikrar gücü oluşturma kapasitesi.


Eski Güney Kore Devlet Başkanı, sıkıyönetim ilan ettiği gerekçesiyle ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı

Eski Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol (Reuters)
Eski Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol (Reuters)
TT

Eski Güney Kore Devlet Başkanı, sıkıyönetim ilan ettiği gerekçesiyle ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı

Eski Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol (Reuters)
Eski Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol (Reuters)

Güney Kore’nin eski Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, 2024’ün sonlarında kısa süreli sıkıyönetim ilan etmesi nedeniyle bugün ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Seul Merkez Bölge Mahkemesi yargıcı Ji Gwi-yeon, karar duruşmasında “İsyan suçundan Yoon’u ömür boyu hapis cezasına mahkûm ediyoruz” ifadesini kullandı.

Böylece eski muhafazakâr lider, savcılığın talep ettiği idam cezasından kurtulmuş oldu.

Yoon Suk Yeol, 3 Aralık 2024 akşamı yaptığı sürpriz konuşmada sıkıyönetim ilan etmiş ve orduya Ulusal Meclis’e girme talimatı vermişti. Ancak askerler tarafından kuşatılan binaya yeterli sayıda milletvekili girmeyi başarmış, yapılan oylamada bu güç kullanımına karşı karar alınmış ve dönemin devlet başkanı geri adım atmak zorunda kalmıştı.

Sivil yönetim fiilen yalnızca altı saatliğine askıya alınsa da, söz konusu girişim ülkede derin ve uzun süreli bir siyasi krize yol açmıştı.

Gözaltında yargılanan Yoon, bu eylemleri nedeniyle nisan ayında görevden alınmıştı.

Mahkemenin, eski Savunma Bakanı Kim Yong-hyun’u da mahkûm etmesinin ardından, Yoon ile birlikte yargılanan diğer sanıklar hakkında da kısa süre içinde karar vermesi bekleniyor.