Fransız istihbaratı, Davud Yıldızı eylemlerinden Kremlin'i sorumlu tuttu

Fransa'nın geçen ay istifa eden başbakanı Elisabeth Borne, yaşananları "iğrenç bir eylem" diye nitelemişti (AFP)
Fransa'nın geçen ay istifa eden başbakanı Elisabeth Borne, yaşananları "iğrenç bir eylem" diye nitelemişti (AFP)
TT

Fransız istihbaratı, Davud Yıldızı eylemlerinden Kremlin'i sorumlu tuttu

Fransa'nın geçen ay istifa eden başbakanı Elisabeth Borne, yaşananları "iğrenç bir eylem" diye nitelemişti (AFP)
Fransa'nın geçen ay istifa eden başbakanı Elisabeth Borne, yaşananları "iğrenç bir eylem" diye nitelemişti (AFP)

Fransa'nın iç güvenlikten sorumlu istihbarat teşkilatı İç Güvenlik Genel Müdürlüğü (DGSI), başkent Paris'te duvarlara çizilen Davut Yıldızı grafitilerinin ardında Rusya'nın olduğunu öne sürdü. 

DGSI'dan kimliğinin paylaşılmasını istemeyen bir yetkili, Fransız gazetesi Le Monde'a, kasımda düzenlenen Yahudi karşıtı eylemin Rusya'nın iç güvenlik kurumu Federal Güvenlik Servisi (FSB) tarafından organize edildiğini söyledi.

Yetkili, bu dezenformasyon kampanyasının, FSB'nin uluslararası operasyonlardan sorumlu "5. Birimi" tarafından gerçekleştirildiğini savundu.

7 Ekim'de başlayan Gazze savaşının ardından Paris'te Yahudilerin yaşadığı en az 60 binada 200'den fazla Davud Yıldızı grafitisi görülmüştü. Bazı çizimlerde "Filistin kazanacak" ifadeleri de yer almıştı. 

Bunun üzerine inceleme başlatan savcılık, eylemi ülkeye kaçak yollarla giren iki Moldovalının yaptığını belirlemişti. Moldovalı çift, polis sorgusunda grafitileri üçüncü bir kişinin talebiyle para karşılığı çizdiklerini söylemişti. 

DGSI yetkilisi, bu kişilerin FSB'nin emirleri doğrultusunda hareket eden Rusya yanlısı Moldovalı bir iş insanı tarafından yönlendirildiğini tespit ettiklerini savundu.

İstihbarat yetkilisi, Fransa'daki olayın FSB'nin Avrupa'da yürüttüğü daha geniş kapsamlı bir dezenformasyon kampanyasının parçası olduğunu da iddia etti.

Fransız haber ajansı AFP, DGSI'nın cuma günü polisle paylaştığı mesajda, Rusya'nın toplumu ayrıştırmak için eylemler düzenleyebileceğini bildirdiğini, güvenlik güçlerinin teyakkuza geçmesini istediğini aktardı. 

İstihbarat kaynaklarına göre söz konusu eylemler arasında grafiti çizme, poster asma, broşür dağıtma ve vandalizm gibi faaliyetler olabilir. 

Fransa Savunma Bakanı Sebastien Lecornu, perşembe günkü açıklamasında Rus pilotların, Karadeniz'de serbest uluslararası bölgede devriye yapan Fransız uçaklarını "düşürmekle tehdit ettiğini" de ileri sürmüştü. Kremlin'den iddialarla ilgili herhangi bir açıklama yapılmamıştı.

Independent Türkçe, AFP, Times of Israel



İsrail askerleri Batı Şeria'da 15 Filistinliyi gözaltına aldı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

İsrail askerleri Batı Şeria'da 15 Filistinliyi gözaltına aldı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

İsrail askerleri, işgal altındaki Batı Şeria'da 15 Filistinliyi daha gözaltına aldı.

Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Esirler Heyeti ile Filistin Esirler Cemiyetinin ortak açıklamasında, İsrail'in Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki baskınlarını sürdürdüğü belirtildi.

İsrail askerlerinin Doğu Kudüs'ün yanı sıra Nablus, Cenin, El Halil ve Ramallah kentlerinde Filistinlilerin evlerine düzenlediği baskınlarda 15 kişiyi gözaltına aldığı ifade edildi.

Böylece, İsrail'in 7 Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te gözaltına aldığı Filistinlilerin sayısının 8 bin 445'e çıktığı kaydedildi.

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne saldırı başlattığı 7 Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor.


İçişleri Bakanı Yerlikaya, "Kıskaç-13" operasyonlarının detaylarını paylaştı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

İçişleri Bakanı Yerlikaya, "Kıskaç-13" operasyonlarının detaylarını paylaştı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Kıskaç-13" operasyonunda yakalanan şüphelilere, FETÖ üyeleri tarafından askeri okullara giriş sınavlarında öncelik sağlandığının belirlendiğini bildirdi.

Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İstanbul'da FETÖ'ye yönelik 15 farklı adreste eş zamanlı düzenlenen "Kıskaç-13" operasyonlarında eski askeri öğrenci 13 şüphelinin yakalandığını belirtti.

Bakan Yerlikaya, şunları kaydetti:

"Şüphelilerin, örgütün askeri yapılanmasına yönelik ankesörlü hatlardan iletişim kurdukları, haklarındaki beyanlar ve askeri okullara girişte mülakat sınavlarında aday numaraları üzerinden kodlama yapılarak askeri okullara girişte öncelik sağlandığı tespit edildi."

Operasyonlarda görev alan polisleri tebrik eden Yerlikaya, "FETÖ'cülere göz açtırmayacağız. Aziz milletimizin duası ve destekleriyle terör örgütleri ve onların işbirlikçilerinin nefeslerini keseceğiz." ifadelerini kullandı.


Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier, Anıtkabir'i ziyaret etti

Fotoğraf: Muhammed Selim Korkutata/AA
Fotoğraf: Muhammed Selim Korkutata/AA
TT

Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier, Anıtkabir'i ziyaret etti

Fotoğraf: Muhammed Selim Korkutata/AA
Fotoğraf: Muhammed Selim Korkutata/AA

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Anıtkabir'e ziyarette bulundu.

Resmi temaslar için Türkiye'ye gelen Steinmeier, beraberindeki heyetle başkentte Anıtkabir'i ziyaret ederek, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün mozolesine çelenk bıraktı.

Steinmeier, saygı duruşunun ardından fotoğraf çektirdi ve Anıtkabir Özel Defteri'ni imzaladı.

Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier, deftere şunları yazdı:

"Almanya Cumhurbaşkanı olarak Türkiye Cumhuriyeti'ni ziyaret etmek ve bu devletin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'e derin saygılarımı sunmak benim için büyük bir onurdur. Onun Avrupa'ya bakışı, Almanya ile Türkiye Cumhuriyeti arasında 100 yıllık derin dostluğun temelini attı. Halklarımız, birbirlerinin ülkelerinde daha iyi bir yaşam ya da koruma arayan cesur kadın ve erkeklerin pek çok hikayesiyle şekillenen samimi bir bağ hissediyor. Milyonlarca Türk kökenli insan bugün ülkemi zenginleştiriyor ve şekillendiriyor. Bağların bu hazinesi, ilişkilerimizin daha da geliştirilmesi için temel taştır."


Tahran ve Tel Aviv arasındaki “gölge savaşı” yeni bir aşamaya girdi

İsrail’in İsfahan saldırısından bir gün sonra Tahran'da İran yapımı füzelerin görüldüğü bir reklam panosu, 20 Nisan 2024 (AFP)
İsrail’in İsfahan saldırısından bir gün sonra Tahran'da İran yapımı füzelerin görüldüğü bir reklam panosu, 20 Nisan 2024 (AFP)
TT

Tahran ve Tel Aviv arasındaki “gölge savaşı” yeni bir aşamaya girdi

İsrail’in İsfahan saldırısından bir gün sonra Tahran'da İran yapımı füzelerin görüldüğü bir reklam panosu, 20 Nisan 2024 (AFP)
İsrail’in İsfahan saldırısından bir gün sonra Tahran'da İran yapımı füzelerin görüldüğü bir reklam panosu, 20 Nisan 2024 (AFP)

Saldırının kaynağı tam olarak belli olmamakla birlikte basında yer alan haberlere göre saldırı, İran hava sahasını ihlal etmeyen bir savaş uçağından ateşlenen en az bir füze ve İran içinden fırlatılan ve hava savunma sistemini şaşırtmayı amaçlamış olmasından şüphelenilen ‘quadcopter’ olarak bilinen küçük saldırı dronlarıyla gerçekleşti.

İsrail'in İran'a saldırısı, her ne kadar kasıtlı olarak sınırlı gerçekleşmiş görünse de Tahran'daki İran liderlerine İsrail’in İran’daki hassas noktaları hedef alabileceğine dair açık bir uyarıydı.

İki ezeli düşman olan İran ve İsrail, Ortadoğu'da onlarca yıldır gölge savaşı yürütüyorlar. İsrail bu savaş çerçevesinde İran içinde gizli operasyonlar gerçekleştirirken, İran, başta Gazze Şeridi’ndeki Hamas Hareketi ve Lübnan'daki Hizbullah olmak üzere İsrail karşıtı silahlı grupları destekledi.

Ancak analistlere göre son haftalarda yükselen tansiyon şimdilik düşmüş gibi görünse de gölge savaşı, her zamankinden daha çok açıktan bir savaşa dönüşme riski taşıyan yeni bir aşamaya girdi.

Baskılara yanıt

İsrail ve İran arasındaki son gerginlik, Hamas Hareketi’nin 7 Ekim'de İsrail'e düzenlediği Aksa Tufanı Operasyonu’nun ve İsrail'in Gazze Şeridi'nde devam eden savaşının ardından patlak verdi.

Tahran, 1 Nisan'da İran’ın Şam’daki konsolosluk binasını yerle bir eden ve İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) aralarında üst düzey komutanlarının da olduğu 7 subayının ölümüne neden olan hava saldırısından İsrail’i sorumlu tuttu.

İran, İsrail’e yüzlerce insansız hava aracı (İHA) ve balistik füzeler kullandığı, tarihindeki ilk doğrudan saldırıyı düzenleyerek karşılık verdi. İsrail ve müttefikleri, İran’ın gönderdiği İHA’ların ve füzelerin çoğunu imha etti.

İsrail’in bu saldırıya büyük bir misillemede bulunması halinde İran'ın yeni bir karşılık vermesi ve böylece bölgesel bir savaşın çıkmasından korkan ABD, İsrail’e yanıtının sınırlı olması için baskı yaptı ve İsrail, sınırlı bir yanıt vermekle yetindi.

New York Times (NYT) gazetesinin, İsrailli ve İranlı kaynaklara dayandırdığı haberine göre İran’ın Natanz uranyum zenginleştirme tesisinin bulunduğu İsfahan yakınlarındaki bir hava üssünde yer alan ve İran'ın Rusya'dan satın aldığı S-300 savunma füze sisteminin bir parçası olan radar sistemi hedef alındı.

Saldırının kaynağı tam olarak belli olmamakla birlikte basında yer alan haberlere göre saldırı, İran hava sahasını ihlal etmeyen bir savaş uçağından ateşlenen en az bir füze ve İran içinden fırlatılan ve hava savunma sistemini şaşırtmayı amaçlamış olmasından şüphelenilen ‘quadcopter’ olarak bilinen küçük saldırı dronlarıyla gerçekleşti.

Hedefte neden İsfahan vardı?

İsrail, her zamanki politikasına uygun olarak, İsfahan’a düzenlenen saldırının ve 1 Nisan'da Suriye'de düzenlenen hava saldırısının sorumluluğunu ne üstlendi ne de inkâr etti.

ABD'deki Clemson Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olan Arash Azizi, saldırının amacının İran'a İsrail'in neler yapabileceğini hatırlatmak olduğu değerlendirmesinde bulundu. Azizi, hedef olarak İsfahan yakınlarındaki askeri üssün seçilmesinin nedeninin ise söz konusu hava üssünün, bu bölgedeki tüm nükleer tesislere hava savunma desteği vermesi olduğunu belirtti.

İran yıllardır İsrail'i dış istihbarat servisi Mossad aracılığıyla kendi topraklarında sabotaj saldırıları düzenlemekle suçluyor.

ABD basınının aktardığına göre bu sabotaj saldırılarının belki de en çok ses getireni, 2020 yılında İran’ın önde gelen nükleer bilimcilerinden Muhsin Fahrizade'nin, İsrail istihbaratından ajanların İran içinde belli bir noktaya sabitledikleri makineli tüfeği uzaktan kullanarak açtıkları ateş sonucu öldürülmesiydi.

İran rejimine muhalif olan Iran International adlı televizyon kanalı da dahil olmak üzere bazı medya kuruluşlarına göre İsrailli ajanlar, bazı istihbarat bilgileri elde etmek için DMO üyelerini İran’da yakalayıp alıkoyarak sorguladılar.

Ayrıca hassas bölgelerin yakınlarında meydana gelen gizemli patlamalar nedeniyle, İsrail'in İran topraklarında daha önce de çeşitli saldırılar düzenlediğine dair şüpheler var. Fakat bu şüpheler hiçbir zaman doğrulanmadı.

Çocuk oyuncağı gibi

Öte yandan İranlı yetkililerin İsrail’in saldırısıyla alay etme girişimleri oldu. Hatta İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, ABD merkezli NBC News kanalına yaptığı açıklamada saldırıda kullanılan silahların ‘çocuk oyuncağı gibi’ olduğunu söyledi.

Bununla birlikte İran’ın Dini Lideri (rehber) Ayetullah Ali Hamaney, İran silahlı kuvvetlerinin İsrail'e yönelik saldırıda başarılı olduğunu belirterek övgüde bulundu.

Ancak Kudüs Strateji ve Güvenlik Enstitüsü'nde İran uzmanı olan Alexander Greenberg, İsrail'in seçtiği hedefin, Mossad'ın İran içinde faaliyet gösterdiğinin bir kanıtı olduğunu belirtti.

İsrail'in, ‘İran'da her yeri vurabiliriz’ mesajı verdiğini söyleyen Greenberg, İsfahan'ın İran'ın merkezinde ve nispeten uzakta olması nedeniyle İsrail'in tam olarak nereyi vurabileceğini bildiğini de sözlerine ekledi. Şarku’l Avsat’ın Independet Arabia’dan aktardığına göre İsrail’in İran'daki hava üssünü vuranın kendisi olduğunu açıklamamasının mantıklı bir davranış olduğunu düşünen Greenberg, “Hasarın gerçek boyutunu anladığınız anda düşmanın gücünü de kabul etmiş olursunuz” dedi.

Atlantic Council’den Holly Dagres, eğer İsrail saldırıda gerçekten quadcopterlar kullandıysa, bu küçük dronların büyük olasılıkla İran içinden fırlatılmış olabileceği değerlendirmesinde bulundu. Dagres, bu olayın ‘Mossad'ın İran içindeki varlığının bir başka işareti ve İran’da faaliyet gösterdiğine dair bir başka örnek’ olduğunu kaydetti.

Son gerilimde tansiyon düşmüş gibi görünürken, İsrail İran'a karşı yeni misilleme saldırıları düzenleyebilir ve İsrail'in Gazze Şeridi'nin en güneyinde bulunan Refah’a uzun süredir gündemde olan olası kara harekâtını başlatması halinde, tansiyon yeniden yükselebilir.

Bir şekilde, gri bölge ve sorumluluğu alınmayan operasyonlar ve sabotajlar gibi, oyunun 1 Nisan öncesindeki kurallarına geri dönüldüğünü söyleyen Azizi, “Bu durum hem İran'ın hem de İsrail'in işine geliyor ama 1 Nisan'da aşılan eşik halen önem taşırken, riskleri de arttırıyor” diye konuştu.


İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, Hizbullah liderlerinin yarısının öldürüldüğünü duyurdu

20 Nisan'da İsrail hava saldırısında öldürülen Emel Hareketi liderlerinden Vesim Musa'nın Lübnan'ın güneyindeki Kafr Kila beldesinde düzenlenen cenaze töreninden (AFP)
20 Nisan'da İsrail hava saldırısında öldürülen Emel Hareketi liderlerinden Vesim Musa'nın Lübnan'ın güneyindeki Kafr Kila beldesinde düzenlenen cenaze töreninden (AFP)
TT

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, Hizbullah liderlerinin yarısının öldürüldüğünü duyurdu

20 Nisan'da İsrail hava saldırısında öldürülen Emel Hareketi liderlerinden Vesim Musa'nın Lübnan'ın güneyindeki Kafr Kila beldesinde düzenlenen cenaze töreninden (AFP)
20 Nisan'da İsrail hava saldırısında öldürülen Emel Hareketi liderlerinden Vesim Musa'nın Lübnan'ın güneyindeki Kafr Kila beldesinde düzenlenen cenaze töreninden (AFP)

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, Hizbullah liderlerinin yarısının öldürüldüğünü, geri kalanların ise saklandığını iddia etti.

Yedioth Ahronoth gazetesine bağlı Ynet internet sitesinde yer alan habere göre Gallant, kuzeye yaptığı bir ziyaret sırasında verdiği bir röportajda, İsrail'in aklındaki ana hedefin savaş başlamadan Lübnan sınırında yer alan bölge sakinlerinin tahliye edilip daha sonra güvenli bir şekilde evlerine dönmelerinin sağlanması olduğunu ifade etti.

İsrail ordusu bugün (çarşamba) erken saatlerde, Lübnan'ın güneyindeki silah ve cephane depoları, altyapı sistemleri dahil olmak üzere 40 Hizbullah hedefini hava ve topçu ateşiyle bombaladığını duyurdu.

Hizbullah ise bugün bir İsrail sınır kasabasına onlarca roket atıldığını duyurdu. Bu arada Lübnan'daki kaynaklar Reuters haber ajansına, İsrail'in son birkaç gündür artan şiddet olaylarının ardından Lübnan sınırındaki bir kasabaya yoğun hava saldırıları düzenlediğini bildirdi. İsrail ile İran'ın müttefiki olan Hizbullah arasında, geçtiğimiz Ekim ayında Gazze'de patlak veren savaştan bu yana yaklaşık yirmi yıldır meydana gelmiş çatışmaların en şiddetlileri yaşanıyor. İki ağır silahlı rakip arasındaki bu olaylar, daha geniş ve yıkıcı bir çatışma riskine dair korkuları artırıyor.

Hizbullah, İsrail sınır kasabası Şumira'ya Katyuşa roketleriyle düzenlediği saldırının, İsrail'in önceki gün Hanin'i hedef alan ve en az iki kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırı da dâhil olmak üzere Lübnan köylerine düzenlediği saldırılara bir yanıt olduğunu belirtti. Bu saldırıda hayatını kaybeden kişiler arasında 11 yaşında bir kız çocuğu da bulunuyor. Şarku’l Avsat’a konuşan Lübnanlı bir güvenlik kaynağına göre, İsrail'in bugün Şumira'ya yaklaşık üç kilometre mesafedeki Lübnan kasabası Ayta eş-Şaab’a ondan fazla hava saldırısı düzenlediğini söyledi.


Eski Devlet Bakanı ve Trabzonspor Kulübünün eski başkanlarından Mehmet Ali Yılmaz vefat etti

Fotoğraf:AA
Fotoğraf:AA
TT

Eski Devlet Bakanı ve Trabzonspor Kulübünün eski başkanlarından Mehmet Ali Yılmaz vefat etti

Fotoğraf:AA
Fotoğraf:AA

Eski Devlet Bakanı ve bir dönem Trabzonspor Kulübü Başkanlığı da yapan Mehmet Ali Yılmaz (78), evinde ölü bulundu. İlk incelemede, Yılmaz'ın ölümünde şüpheli bir durum tespit edilemediği öğrenildi.

Eski Devlet Bakanı Mehmet Ali Yılmaz (78), evinde ölü bulundu.

Alınan bilgiye göre, bir dönem Trabzonspor Kulübü Başkanlığı da yapan Yılmaz, Beşiktaş'taki ikametinde henüz belirlenemeyen nedenle hayatını kaybetti.

İlk incelemede, Yılmaz'ın ölümünde şüpheli bir durum tespit edilemediği öğrenildi.


Gazze Savaşı'nın 200’üncü günü

Gazze Şeridi'nin kuzeyine hava yoluyla bırakılan gıda kolilerini almak için koşturan Filistinliler (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyine hava yoluyla bırakılan gıda kolilerini almak için koşturan Filistinliler (AFP)
TT

Gazze Savaşı'nın 200’üncü günü

Gazze Şeridi'nin kuzeyine hava yoluyla bırakılan gıda kolilerini almak için koşturan Filistinliler (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyine hava yoluyla bırakılan gıda kolilerini almak için koşturan Filistinliler (AFP)

İsrail ile Hamas arasında Gazze topraklarında patlak veren savaşın üzerinden 200 gün geçti. Lakin ateş, başlangıçta kimsenin beklemediği kadar büyüdü, cesetlerin üzerini örttü, mezarlar kazdı, dersler yazdı ve onlarca yıldır yerleşmiş olan angajman kurallarını değiştirdi. Bunca gün ve akan kana rağmen savaş çözümsüz kaldı; ne İsrail Hamas'ı yok edebildi ne de Hamas hayal ettiği gibi onu (İsrail) kendisini bekleyen ‘bataklıktan’ çekilmeye zorladı... Şarku’l Avsat bu dosyada, savaşın topraklarında, bölgesinde ve dünyadaki sahnesine daha derinlemesine bakmayı, tarafların çatışma çağının bu anındaki konumlarını haritalandırmayı ve savaşın müttefikler ve düşmanlar arasında neleri değiştirdiğini okumayı amaçlıyor.


Kuzey Koreli yetkililer İran'a geldi

Tahran'da bir caddede Dini Lider Ali Hamaney'in resmi ve yanında sergilenen Şahab 3 karadan karaya füzesi (EPA)
Tahran'da bir caddede Dini Lider Ali Hamaney'in resmi ve yanında sergilenen Şahab 3 karadan karaya füzesi (EPA)
TT

Kuzey Koreli yetkililer İran'a geldi

Tahran'da bir caddede Dini Lider Ali Hamaney'in resmi ve yanında sergilenen Şahab 3 karadan karaya füzesi (EPA)
Tahran'da bir caddede Dini Lider Ali Hamaney'in resmi ve yanında sergilenen Şahab 3 karadan karaya füzesi (EPA)

Kuzey Kore devlet medyası bugün (Çarşamba), gizli askeri bağları olduğuna inanılan iki ülke arasındaki ilişkilere dair bir kamu raporunda, Dış Ekonomik İlişkiler Bakanı başkanlığında Pyongyang'dan bir heyetin şu anda İran'ı ziyaret ettiğini bildirdi.

Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansı (KCNA), Dış Ekonomik İlişkiler Bakanı Yun Jong Ho'nun İran'ı ziyaret etmek üzere bir bakanlık heyetinin başında dün (Salı) hava yoluyla Pyongyang'dan ayrıldığını bildirdi. Konuyla ilgili daha fazla ayrıntı verilmedi.

Kuzey Kore ve İran'ın uzun süredir balistik füze programları konusunda iş birliği yaptıklarından, muhtemelen teknik uzmanlıklarını ve füze üretiminde kullanılan parçaları paylaştıklarından şüpheleniliyor.

Reuters Şubat ayında İran'ın Rusya'ya Ukrayna ile savaşında kullanması için çok sayıda balistik füze sağladığını bildirmişti.

Her ne kadar her iki ülke bu iddiayı reddetse de, Kuzey Kore'nin Rusya'ya füze ve top tedarik ettiğinden şüpheleniliyor.

Güney Kore hükümetinin veri tabanına göre Yun, daha önce Kuzey Kore'nin Suriye ile bağlarını güçlendirmek için çalışmıştı.

Şarku’l Avsat’ın KCNA’dan aktardığı habere göre Yun, Kuzey Kore ve Rusya arasında artan işlemlerde aktif rol oynadı; bu ay Moskova'yı ziyaret eden bir heyete liderlik etti.


Türkiye ile Irak arasında tarımsal işbirliğinde de yeni dönem başlıyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Türkiye ile Irak arasında tarımsal işbirliğinde de yeni dönem başlıyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye ile Irak arasında hayvancılık, sulama konularında tecrübe paylaşımı ve işbirliği yapılacağını belirterek, "Bu paylaşımların iki ülkeye de ciddi katkıları olacaktır." dedi.

Yumaklı, AA muhabirine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Irak ziyareti kapsamında iki ülke arasında tarımsal işbirliğine yönelik görüşmeler yaptıklarını söyledi.

"Türkiye-Irak Tarım Çalışma Grubu 2024-2025 Dönemi Eylem Planı"na Irak Tarım Bakanı Abbas Jabr Al-Ali Al-Maliki ile imza attıklarını anımsatan Yumaklı, "İki ülke arasında tarım ve ormancılık alanında oluşturulan eylem planı kapsamında birçok konuda tecrübe paylaşımı ve işbirliği yapılacak. Bu paylaşımların iki ülkeye de ciddi katkıları olacaktır. Eylem planı kapsamlı bir çalışma sonucunda oluşturuldu." diye konuştu.

Yumaklı, özellikle Türkiye'den Irak'a bir süredir yapılamayan yumurta satışının başlaması yönünde çalışmaların hız kazanacağına dikkati çekerek, bu sektörde pazar kapasitesinin etkin kullanılmasının sağlanacağını dile getirdi.

- Kanatlı eti, arıcılık ve tohum ticaretinde adımlar atılacak

Eylem planı kapsamında tavuk eti ihracatının çeşitlendirilmesine yönelik faaliyetler yürütüleceğini aktaran Yumaklı, şu değerlendirmede bulundu:

"Kanatlı eti ve arıcılık ürünlerinde pazar kapasitesinin etkin kullanımı sağlanacak. Ayrıca tohum ticaretinin artırılması ve önündeki prosedürün azaltılması hedefleniyor. Tohumculuk alanında teknik bilgi ve tecrübe paylaşımı ile saha ziyaretleri yapılacak. Tohum ticaretinin geliştirilmesi için işbirliğine gidilecek.

Türkiye'den Irak'a damızlık sığır sperması, aşı ve veteriner ilacı ihracatı yapılması, bu ülkedeki hayvancılığın geliştirilmesi gibi hususların planda yer aldığını belirten Yumaklı, hayvan hastalıklarıyla mücadele ve aşılama yöntemleri, aşı üretim tesisi işletimi konusunda bilgi paylaşımı yapılacağını anlattı. Yumaklı, damızlık sığır sperması ticareti ve suni tohumlama konusunda eğitim verileceğini de ifade etti.

- Sulama sistemleri alanında çalışmalar yapılacak

Kuraklığa dayanıklı bitki tür ve çeşitlerinin geliştirilmesi konusunda işbirliği ve tecrübe paylaşımı yapılacağını vurgulayan Yumaklı, şunları kaydetti:

"İki ülke arasında kapalı devre sulama sistemleri alanında çalışmalar yapılacak. Ormancılık ve çölleşmeyle mücadele amaçlı orman bitkisi fidan yetiştiriciliği konusunda eğitim düzenlenecek. Bahçe bitkileri çalışma konuları arasında yer alan sebzecilik ve süs bitkileri, doku kültürü, sebze tohumculuğu, meyvecilik, bağcılık konularında yürütülecek araştırma faaliyetlerinde işbirliği yapılacak. Hayvancılık ve su ürünleri alanında teknik işbirliği, hayvancılık işletmelerinin altyapı ve makine ekipman kapasitesinin geliştirilmesi çalışmaları da yürütülecek."


ABD'deki üniversitelerde Filistin yanlısı öğrencilerin eylemleri yayılıyor

Fotoğraf: Selçuk Acar / AA
Fotoğraf: Selçuk Acar / AA
TT

ABD'deki üniversitelerde Filistin yanlısı öğrencilerin eylemleri yayılıyor

Fotoğraf: Selçuk Acar / AA
Fotoğraf: Selçuk Acar / AA

ABD'de Columbia Üniversitesi yönetimi ile öğrenciler arasında geçen hafta başlayan ve yüzlerce kişinin gözaltına alınmasına sebep olan Filistin yanlısı protestolar, ülke genelindeki diğer üniversitelere de yayıldı.

Columbia Üniversitesinin Gazze'deki soykırımı destekleyen şirketlere sağladığı mali yatırımlara tepki göstermek için kampüsün bahçesinde oturma eylemi başlatan Filistin yanlısı göstericilere New York polisinin müdahalesi sonrası, yönetim ile öğrenciler arasındaki gerginlik arttı.

Eylemin üniversitenin işleyişi için "tehdit oluşturduğunu" savunan Rektör Minouche Shafik'in yardım talebi üzerine göstericilere müdahale eden polis 108 öğrenciyi gözaltına almış, okul yönetimi de eyleme karışan yaklaşık 80 öğrenciye okuldan uzaklaştırma cezası vermişti.

Bunun üzerine, ABD'nin dört bir yanında öğrenciler, dayanışma amacıyla üniversitelerinde kendi eylemlerini başlattı.

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını durdurmasını isteyen üniversite öğrencileri, protestolar kapsamında okullarının Gazze'de ateşkes çağrılarına destek vermesini, İsrail'e silah tedarik eden şirketlerle iş yapmayı durdurmasını, İsrail'in askeri çabalarına yardımcı projeler için bu ülkeden araştırma parası kabul etmeyi sonlandırmasını ve "Gazze'deki soykırıma destek veren şirketlere" finansal yatırımı durdurmasını talep ediyor.

- The New School

New York kentinde bulunan araştırma üniversitesi The New School'da Filistin halkının yaşadığı sorunlara yönelik farkındalık oluşturmayı amaçlayan "Filistin'de Adalet için Öğrenciler (TNS SJP)" grubunun üyeleri, üniversitenin merkez binasında kamp kurdu.

Öğrencilerin kurdukları çadırların yanında "Soykırımdan hemen vazgeçin" yazılı pankartlar gözlemlenirken protestocular kampüsün pencerelerine sokaktan görülebilecek şekilde "Gazze Dayanışma Kampı" yazılı afişler yapıştırdı.

Üniversitenin New York Polisi ile ilişiğini kesmesini isteyen öğrenciler, üniversitenin İsrail'i boykot etmesini de istedi.

Grubun sosyal medya platformu Instagram üzerinden yaptığı paylaşımlarda, "Gazze dayanışma kampına katılın!", "Columbia Üniversitesindeki yoldaşlarımızın ayak izlerini takip ediyoruz." ifadeleri yer aldı.

"Filistin'de Adalet için Öğrenciler (TNS SJP)" grubunun organizatörlerinden Kartik Gupta, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Columbia Üniversitesindeki öğrencilerle dayanışma içinde olduklarını ifade etti.

Gupta, "Kampı, Filistin yanlısı sesleri bastıran ve Gazze'de yaklaşık 7 aydır devam eden soykırıma sessiz kalan ülkemizdeki eğitim kurumlarının suç ortaklığını protesto etmek için süresiz olarak kurduk." dedi.

Okulda İsrail'in Gazze'ye saldırılarını kınadıkları için haklarında soruşturma başlatılan ve gözetim altında tutulan öğrenciler ile öğretim üyeleri olduğunu vurgulayan Gupta, "Halktan yana olduğunu iddia eden bir kurumunun, öğrencileri ve öğretim üyeleri için doğru olanı yapmaması bizi rahatsız ediyor." ifadesini kullandı.

- New York Üniversitesi

New York Üniversitesi (NYU) öğrencileri de İsrail'in Gazze'deki saldırılarına karşı çıkmak ve Columbia'daki öğrencilere destek olmak amacıyla kampüste eylem başlattı.

Washington Square Park yakınındaki Gould Plaza önünde protestolarını sürdüren NYU öğrencileri, üniversite yönetiminden İsrail’in Filistin işgaline destek veren şirketlerle yatırım ilişkilerini sonlandırması talebinde bulundu.

Eylem sırasında New York polisi, protesto eden 100'den fazla Filistin yanlısı öğrenciye müdahale ederek gözaltına aldı.

NYU'nun Stern İşletme Fakültesinin önüne kontrplak duvar örüldü.

- Yale Üniversitesi

ABD'nin prestijli okullarından Yale Üniversitesinde de öğrenciler, soykırımla yargılanan İsrail'in Gazze'de devam eden saldırılarına karşı Beinecke Plaza'da oturma eylemi başlattı.

Öğrenciler, Yale yönetiminden, üniversitenin İsrail ile bağlantılı "silah üreten" şirketlere yatırımlarına son vermesi talebinde bulundu.

Üniversite yönetimi ise yaptığı yazılı açıklamada, "Yale topluluğunun emniyeti ve güvenliği" gerekçesiyle polisten yardım istediğini ve eyleme son vermek istemeyen 47 öğrencinin gözaltına alındığını belirtti.

Yale yönetimi, ayrıca söz konusu öğrencilerin "okuldan uzaklaştırma" talebiyle disiplin kuruluna sevk edildiği bilgisini paylaştı.

- Massachusetts Teknoloji Enstitüsü

ABD'nin diğer önde gelen okullarından Massachusetts Teknoloji Ensititüsü (MIT) öğrencileri de üniversite bahçesinde kamp kurdu.

Üniversitenin, İsrail Savunma Bakanlığından 2015'ten bu yana araştırmalar için 11 milyon dolar fon aldığını belirten öğrenciler, MIT'nin İsrail ordusu ile bağlantılarını koparmadan protestolara son vermeyeceklerini açıkladı.

- Tufts Üniversitesi

Tufts Üniversitesinden bir grup öğrenci de okulun Medford'daki kampüsünde oturma eylemi başlattı. Filistin yanlısı öğrenciler, çadırdan oluşan kamp kurdu.

Tufts Üniversitesi yönetim sözcüsü Patrick Collins, yerel basına yaptığı açıklamada, "durumu yakından izlediklerini" belirtti.

Öğrencilerin kampüste gösteri yapmak da dahil olmak üzere görüşlerini ifade etmelerine izin verildiğini ifade eden Collins, üniversite politikasını ihlal eden davranışlarda bulunan tüm topluluk üyelerinin sorumlu tutulacağını kaydetti.

Collins, "Bu konudaki tutumumuz birkaç yıldır açık ve tutarlıdır. Boykot, Tecrit ve Yaptırımlar (BDS) Hareketi'ni desteklemiyoruz." dedi.

- Emerson College

Emerson College öğrencileri de Filistinlilere destek için düzenledikleri ve Boston'daki Boylston Caddesi'nde kamp kurdukları protestolarına devam ediyor.

Emerson College yönetimi yetkililerinden Jay Bernhardt, öğrencilerin kendi düşüncelerini protestolarla ifade etme hakkı olduğunu ancak yönetimin güvenliği veya eğitimin devamını tehdit edecek faaliyetlere tolerans göstermeyeceğini açıkladı.

- Kuzey Carolina Üniversitesi

Kuzey Carolina Üniversitesi (UNC) öğrencileri de Columbia Üniversitesi eylemlerinde tutuklanan öğrencilere destek için kampüste protesto düzenledi

"Filistin'de Adalet için Öğrenciler (UNC SJP)" adlı öğrenci topluluğunun organize ettiği eylem kapsamında öğrenciler, rektörün ofisinin bulunduğu Güney Binası'nın dışındaki avluda toplandı.

Çadırlarda, sandalyelerde ve piknik örtülerinde oturan öğrenciler, Gazze ile dayanışma sloganları attı.

UNC SJP'in sosyal medya hesabında yapılan açıklamada, "Her yerde bilinçli öğrenciler ayağa kalkıyor ve kurumlarının İsrail'in Filistin ve Filistinlilerin yaşamına yönelik soykırımındaki suç ortaklığına karşı seslerini yükseltiyor." denildi.

- Stanford Üniversitesi

California eyaletindeki Stanford Üniversitesinde Filistin yanlısı öğrenciler, Gazze Şeridi'nde devam eden İsrail saldırılarına tepki gösterdi.

Düzenledikleri gösteri kapsamında Filistin bayrakları ve pankartlar taşıyan öğrenciler, İsrail aleyhine sloganlar attı.

- Minnesota Üniversitesi

Minnesota Üniversitesi, Filistin'e desteklerini göstermek ve üniversitenin İsrail'i destekleyen şirket ve akademik enstitülerle ilişiğini kesmesini talep etmek için Walter Library önünde kamp kurdu.

Öğrenciler, üniversitenin Lockheed Martin, General Dynamics, Boeing ve Honeywell gibi şirketlerle Tel Aviv Üniversitesi, Kudüs İbrani Üniversitesi ve Hayfa Üniversitesi gibi akademik enstitülerle ilişiğini kesmesini talep etti.

Bir üniversite sözcüsü, izinsiz çadırların üniversite arazisinde yasak olduğunu belirterek protestolar sırasında 9 öğrencinin gözaltına alındığını açıkladı.

- California Üniversitesi

California Üniversitesinden (UCLA) öğrenciler, Gazze'de saldırıların sona ermesi ve üniversitenin İsrail'le bağlantılı şirketlere yatırımını sonlandırmasını talep etmek amacıyla Sproul Plaza'da kamp kurdu.

Geçen hafta 100'den fazla kişinin tutuklandığı Columbia Üniversitesinde devam eden Filistin yanlısı protestolarla dayanışma amacıyla çadır kurduklarını belirten öğrenciler, eylemi "dayanışma kampı" olarak adlandırdı.

Öte yandan, üniversite yönetimi sözcüsü, okulun yatırım politikalarını ve uygulamalarını değiştirmeye yönelik planı olmadığını söyledi.

- Michigan Üniversitesi

Michigan Üniversitesi öğrencileri de 22 Nisan'da Filistin'e desteklerini göstermek için merkez kampüste onlarca çadır kurdu.

Üniversitenin İsrail'i destekleyen kuruluş ve şirketlerle olan anlaşmalarını bitirmesini isteyen öğrenciler, protestolarına gelecek iki hafta devam etmeyi planladıklarını bildirdi.

Protestoya 100'den fazla öğrenci katıldı.

- Harvard Üniversitesi, protestoları engellemek için avlusunu kapattı

Üniversite yönetimi, Harvard Avlusu girişlerine astığı yazıda, çadır veya masa gibi binalara girişi kısıtlayacak eşyaların getirilmesi halinde bu eşyaları getirenlere disiplin cezası verilebileceğini açıkladı.

Avluda çalışan öğrencilere yollanan e-postada ise avlunun "tedbirli davranmak ve toplumun güvenliğini ön planda tutmak" amacıyla cuma gününe kadar kapatıldığı aktarıldı.