Smotrich: Netanyahu hükümetinin politikasına aşırılığı dayattık

Tel Aviv'deki duvarlara Hamas’ın elinde tuttuğu rehinelerin fotoğrafları asıldı. (Reuters)
Tel Aviv'deki duvarlara Hamas’ın elinde tuttuğu rehinelerin fotoğrafları asıldı. (Reuters)
TT

Smotrich: Netanyahu hükümetinin politikasına aşırılığı dayattık

Tel Aviv'deki duvarlara Hamas’ın elinde tuttuğu rehinelerin fotoğrafları asıldı. (Reuters)
Tel Aviv'deki duvarlara Hamas’ın elinde tuttuğu rehinelerin fotoğrafları asıldı. (Reuters)

İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, önümüzdeki seçimlerde nüfuz edememesi nedeniyle seçim barajını aşamayacak ve aynı zamanda hem müttefiki hem de ezeli rakibi Itamar Ben Gvir karşısında oylarını kaybedecek gibi görünüyor. Genel olarak hükümet politikası ve Başbakan Binyamin Netanyahu üzerindeki etkisinin çok büyük olduğunu söyleyen Smotrich açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Bir yıl veya daha uzun bir süre önce iktidara getirdiğimiz sağ devrim sessiz ve derin bir şekilde yoluna devam ediyor. Arkasındaki doktrin İsrail toplumuna başarılı bir şekilde ve şaşırtıcı bir hızla nüfuz ediyor. Sabırlı olursak, tahmin ettiğimizden daha muhteşem bir sonuç göreceğiz.”

Fotoğraf Altı: Bezalel Smotrich (DPA-Arşiv)
Bezalel Smotrich (DPA-Arşiv)

Bezalel ilk olarak, İsrail'e veya yerleşimcilere karşı gerçekleştirilen her eylem için bir fiyat listesi belirlenmesini ve hükümetin buna büyük bir yerleşim projesini onaylayarak karşılık vermesini kastederken, ikinci olarak “Bizleri rehin alıp, teröristlerini serbest bırakmayı üzerimizde baskı kartı olarak kullanıyorlar, biz de baskı kartını onlar için ağır bir yüke dönüştürüyoruz” dedi. Bedeli rehineler dahi olsa şantajı reddettiklerini söyleyen Smotrich sözlerine şöyle devam etti:

“Elbette tüm gücümüzle rehineleri serbest bırakmaya çalışıyoruz ama ne pahasına olursa olsun onları serbest bırakmayı reddediyoruz. Ne pahasına olursa olsun kelimesini hükümetin sözlüğünden çıkardık.”

İsrailli Bakan, kim kendilerine meydan okur ve 7 Ekim'de olduğu gibi kendilerine karşı büyük bir operasyon yaparsa, bunun bedelini önce toprakla ödeyeceklerini, daha sonra operasyonu yürüten ‘terör’ örgütünü ortadan kaldırarak, onların masum dedikleri dan ayırmaya çalıştıklarını vurgulayarak konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bugün hükümetin yaptığı bu. Ve hepiniz biliyorsunuz ki bu politika Netanyahu'nun politikası değil, bizim politikamız. Netanyahu bizim kararlı duruşumuz ve Dini Siyonizm Partisi’ndeki baskımız gereği bunu uyguluyor, hatta bunu açık açık söylüyoruz. Konuşmayı akılsızca bağırışlarla (Ben Gvir'in tarzı) değil, aşırı sakinlikle takip ediyoruz. Bu ciddi bir mesele, siyasi bir festival değil.”

Fotoğraf Altı: Binyamin Netanyahu. (EPA-Arşiv)
Binyamin Netanyahu. (EPA-Arşiv)

Smotrich, son haftalarda seçimlerin şimdi yapılması ve kendisinin bu seçimlere tek başına katılması durumunda partisinin belirleyici barajı geçemeyeceğini gösteren kamuoyu yoklamalarının sonuçlarından endişe duyan bazı parti yoldaşlarıyla konuştu. Bilindiği gibi Smotrich, son seçimlere kendi partisi ve Ben Gvir'in partisinin de dahil olduğu bir bloğun başında katılmıştı. Bu ittifak Netanyahu'nun baskısıyla sağlandı. Beraber Knesset’te 14 sandalye kazandılar. Anketler, Smotrich'in oylarının 10 sandalye kazanacak olan Ben Gvir'e gideceğini, Smotrich'in ise başarısız olup düşeceğini gösteriyor. Maliye bakanının arkadaşları ise bu başarısızlığın sebebini merak ederken, Smotrich hemen hemen tüm sağ partilerde bir kriz olduğunu ve bu durumun sağcı politikaların gerilemesinden, özellikle savaşın ardından halkın daha sağcı hale gelmesinden kaynaklanmadığını söyledi. Ancak halk, mevcut sağcı liderliğin gerçek, etkili sağ olduğunun farkında değil. Bu nedenle Likud geri çekildi ve anketlerde gücünün yarısını kaybetti. Smotrch ise, “Artık kamuoyuna asıl haklı olduğumuzu nasıl anlatacağımızı, başarılarımızı onlara nasıl anlatacağımızı bilmemiz gerekiyor” dedi.

Fotoğraf Altı: Itamar Ben Gvir (AFP-Arşiv)
Itamar Ben Gvir (AFP-Arşiv)

Geçtiğimiz gece hükümet, Maale Adumim yerleşim yerinin bitişiğindeki askeri kontrol noktası yakınında gerçekleştirilen operasyonda bir yerleşimci öldürüldü, 11 kişi de yaralanmasına tepki olarak Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te 3 bin 344 yeni yerleşim birimi inşa etme planını öne sürmesini öngören karara değindi. Netanyahu, oturumu Smotrich'in isteği üzerine ve onun huzurunda, Savunma Bakanı Yoav Gallant ve Stratejik İşler Bakanı Ron Dermer ile birlikte düzenledi. Yeni inşaatın onaylanması için (Maale Adumim'de 2.350 konut, Kedar'da 300 konut ve Efrat'ta 694 konut) Yüksek Planlama Kurulunun önümüzdeki iki hafta içinde toplantıya davet edilmesine karar verildi.  X hesabından açıklama yapan Smotrich şu ifadeleri kulandı:

“Bize zarar vermeyi planlayan her terörist şunu bilsin: İsrail vatandaşlarına karşı yapılacak herhangi bir ölümcül darbe  imhayla karşılanacak, bu da tüm İsrail Toprakları üzerindeki ebedi hakimiyetimizi derinleştirecek.”

Rehineler

Smotrich,’in gündeminde Hamas’ın elinde tuttuğu İsrailli rehineler de vardı:

“Bunu genel olarak Hamas'a, özel olarak da lideri Yahya Sinvar'a açıkça anlatmalıyız. Kaçırılan İsraillilerin varlığını değerli bir pazarlık kozu haline getirmenin tadını çıkarmanıza izin vermeyeceğiz. Söylediklerimin insanları üzeceğini biliyorum ama söyleyeceğim ve yalan güvence sözleriyle onları memnun etmeye çalışan bakanlar gibi yapmayacağım. Kim ne pahasına olursa olsun esirlerin geri verilmesi gerektiğini söylüyor ve artık sizi tatmin edebilir ama kaçırılanlara yardım etmiyor, aksine (Hamas'ın) kaçırılanlar meselesini istismar ederek bize diz çöktürmesine yardımcı oluyor. Rehineleri serbest bırakmanın tek yolu askeri baskı. Sinvar, rehinelerin bize koşullar dayatmasına olanak tanıyan değerli bir pazarlık kozu olmadığını, aksine kendisi ve adamları üzerinde çok ağır bir yük olduğunu, onlara cehennemin kapısını açtığını ve onlara ödeyebilecekleri yüksek bir bedele mal olduğunu anlamalı. Bugün ve yarın Gazze'ye bakın, ne demek istediğimi anlayacaksınız.”



Netanyahu, ABD'nin askeri yardımını on yıl içinde ‘sıfıra’ indirmek istiyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu, ABD'nin askeri yardımını on yıl içinde ‘sıfıra’ indirmek istiyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün yayımlanan bir röportajda, önümüzdeki on yıl içinde İsrail’in Amerikan askeri yardımlarına olan bağımlılığını ‘kademeli olarak azaltmayı’ umduğunu söyledi.

Netanyahu, İsrail’in yabancı askeri yardımlara bağımlı olmamasının gerekli olduğunu vurguladı, ancak ülkenin ABD’den tamamen bağımsız hale gelmesi için kesin bir takvim vermedi.

Economist dergisine konuşan Netanyahu, “On yıl içinde askeri yardımları kademeli olarak azaltmak istiyorum” dedi. Bunun ‘zamanla sıfıra indirilmesi’ anlamına gelip gelmediği sorulduğunda ise “Evet” yanıtını verdi.

Netanyahu, son ABD ziyaretinde Başkan Donald Trump’a, İsrail’in Washington’dan yıllar boyunca aldığı askeri yardımları büyük bir takdirle karşıladığını, ancak artık güçlü hale geldiklerini ve olağanüstü yetenekler geliştirdiklerini söylediğini aktardı.

Geçtiğimiz aralık ayında Netanyahu, İsrail’in diğer ülkelere bağımlılığı azaltmak amacıyla bağımsız bir silah sanayii geliştirmek için 350 milyar şekel (110 milyar dolar) harcayacağını açıklamıştı.

2016 yılında ABD ve İsrail hükümetleri, Eylül 2028’e kadar geçerli olacak on yıllık bir mutabakat zaptı imzalamıştı. Buna göre İsrail’e 38 milyar dolarlık askeri yardım sağlanacaktı. 33 milyar dolar ekipman alımları için, 5 milyar dolar ise füze savunma sistemleri için ayrılmıştı.

Geçen yıl İsrail’in savunma sanayii ihracatı yüzde 13 arttı. Bu artış, çok katmanlı gelişmiş hava savunma sistemleri de dahil olmak üzere İsrail savunma teknolojisinin büyük satın alma sözleşmeleri ile desteklendi.


Çin, Rusya ve İran Güney Afrika sularında deniz tatbikatlarına başladı

Güney Afrika ve Çin bayrakları, bu hafta Güney Afrika karasularında Çin, Rusya ve İran'ın da dahil olduğu BRICS Plus ülkeleri tarafından gerçekleştirilecek ortak deniz tatbikatı öncesinde Simons Town deniz üssünde bir gemide dalgalanıyor- Cape Town (Reuters)
Güney Afrika ve Çin bayrakları, bu hafta Güney Afrika karasularında Çin, Rusya ve İran'ın da dahil olduğu BRICS Plus ülkeleri tarafından gerçekleştirilecek ortak deniz tatbikatı öncesinde Simons Town deniz üssünde bir gemide dalgalanıyor- Cape Town (Reuters)
TT

Çin, Rusya ve İran Güney Afrika sularında deniz tatbikatlarına başladı

Güney Afrika ve Çin bayrakları, bu hafta Güney Afrika karasularında Çin, Rusya ve İran'ın da dahil olduğu BRICS Plus ülkeleri tarafından gerçekleştirilecek ortak deniz tatbikatı öncesinde Simons Town deniz üssünde bir gemide dalgalanıyor- Cape Town (Reuters)
Güney Afrika ve Çin bayrakları, bu hafta Güney Afrika karasularında Çin, Rusya ve İran'ın da dahil olduğu BRICS Plus ülkeleri tarafından gerçekleştirilecek ortak deniz tatbikatı öncesinde Simons Town deniz üssünde bir gemide dalgalanıyor- Cape Town (Reuters)

Çin, Rusya ve İran bugün Güney Afrika sularında bir haftalık ortak deniz tatbikatına başladı. Ev sahibi ülke bu tatbikatı “deniz taşımacılığı ve denizcilik ekonomik faaliyetlerinin güvenliğini sağlamak” amacıyla gerçekleştirilen bir “BRICS Plus” operasyonu olarak nitelendirdi.

BRICS Plus, başlangıçta Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'yı içeren jeopolitik bloğun genişletilmiş halidir ve üyeleri tarafından Amerika ve Batı'nın ekonomik hakimiyetine karşı bir denge unsuru olarak görülmektedir. BRICS Plus içinde altı ülke daha bulunmaktadır.

Güney Afrika, Çin ve Rusya ile düzenli olarak deniz tatbikatları düzenlemektedir, ancak bu tatbikatlar, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi ile Çin, İran, Güney Afrika ve Brezilya gibi birçok BRICS Plus ülkesi arasında gerginliğin arttığı bir dönemde gerçekleşmektedir. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre genişletilmiş BRICS grubu Suudi Arabistan, Mısır, Endonezya, Etiyopya ve Birleşik Arap Emirlikleri'ni de içermektedir.

Açılış törenini yöneten Çinli askeri yetkililer, Brezilya, Mısır ve Etiyopya'nın gözlemci olarak katıldığını belirtti.

Güney Afrika Ordusu yaptığı açıklamada, "Barış İradesi 2026 tatbikatları, BRICS Plus ülkelerinin deniz kuvvetlerini, ortak deniz güvenliği operasyonları ve birlikte çalışabilirlik eğitimi için bir araya getiriyor" ifadelerini kullandı. Ortak operasyonların sözcüsü Yarbay Mbo Matipula ise Reuters'a, tüm üyelerin davet edildiğini ifade etti.

Trump, BRICS ülkelerini “anti-Amerikan” politikalar izlemekle suçluyor ve ocak ayında tüm üyelere yüzde 10'luk ek gümrük vergisi uygulamakla tehdit etti.


Trump'ın yardımcıları Danimarka ve Grönland'dan gelen temsilcilerle görüştü

Kopenhag'daki Tivoli Kalesi üzerinde dalgalanan Grönland bayrağı (EPA)
Kopenhag'daki Tivoli Kalesi üzerinde dalgalanan Grönland bayrağı (EPA)
TT

Trump'ın yardımcıları Danimarka ve Grönland'dan gelen temsilcilerle görüştü

Kopenhag'daki Tivoli Kalesi üzerinde dalgalanan Grönland bayrağı (EPA)
Kopenhag'daki Tivoli Kalesi üzerinde dalgalanan Grönland bayrağı (EPA)

Danimarkalı bir hükümet yetkilisinin Reuters’a verdiği bilgiye göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın yardımcıları perşembe günü Beyaz Saray’da Danimarka ve Grönland’dan gelen temsilcilerle görüştü. Toplantı, Trump’ın ABD’nin Grönland üzerindeki kontrolünü artırma çabalarıyla paralel gerçekleşti.

Kimliğinin açıklanmaması kaydıyla konuşan yetkili, Danimarka'nın Washington Büyükelçisi Jesper Moller Sorensen ile Grönland’ın Washington’daki kıdemli temsilcisi Jakob Ipsboethsen’in Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi yetkilileriyle görüştüğünü belirtti.

Görüşmeler, ABD’nin son dönemde Grönland ile ilgili açıklamaları hakkında daha fazla netlik sağlama amacıyla yapıldı.

Beyaz Saray salı günü, ABD’nin Grönland’ı ele geçirme seçeneklerini değerlendirdiğini, bunun arasında Amerikan askeri gücünün de bulunduğunu açıklamıştı.

ABD’li yetkililer, bölgenin satın alınmasının da gündemde olduğunu belirtti. Trump, ABD’nin ulusal güvenliği için Grönland’a ihtiyaç duyduğunu söylüyor.

Önümüzdeki hafta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Washington’da Danimarkalı yetkililerle bir araya gelmesi bekleniyor.

ABD’nin Grönland üzerindeki kontrolünü artırması, Trump ile Avrupa liderleri arasındaki ayrışmayı derinleştirebilir ve NATO içinde de çatlaklara yol açabilir.