Britanya Müslüman Konseyi, Muhafazakar Partideki Müslüman karşıtlığı vakalarının araştırılmasını istedihttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/4878191-britanya-m%C3%BCsl%C3%BCman-konseyi-muhafazakar-partideki-m%C3%BCsl%C3%BCman-kar%C5%9F%C4%B1tl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-vakalar%C4%B1n%C4%B1n
Britanya Müslüman Konseyi, Muhafazakar Partideki Müslüman karşıtlığı vakalarının araştırılmasını istedi
Britanya Müslüman Konseyi (MCB), İngiltere'de iktidarda bulunan Muhafazakar Partiye gönderdiği mektupta parti içindeki Müslüman karşıtlığı (İslamofobi) vakalarının araştırılmasını istedi
Britanya Müslüman Konseyi, Muhafazakar Partideki Müslüman karşıtlığı vakalarının araştırılmasını istedi
(AA)
MCB Genel Sekreteri Zara Muhammed imzalı mektupta önde gelen isimlerin kullandığı Müslüman karşıtı ifadelerin Muhafazakar Partinin "ırkçılığa karşı sıfır tolerans" politikasıyla uyumlu olup olmadığı soruldu.
Parti içinde 300'ün üzerinde Müslüman karşıtlığı vakasının raporlara yansıdığına işaret edilen mektupta, "Bizim görüşümüz, parti içindeki yapısal Müslüman karşıtlığı sorunu çözülmediği takdirde ırkçılığın bu biçiminin tekrar tekrar çirkin yüzünü ortaya çıkaracağı yönünde olmuştur." uyarısında bulunuldu.
Müslüman karşıtı ifadeler örnek gösterildi
Mektupta partinin önde gelen isimlerinin söylemlerine yansıyan Müslüman karşıtı ifadelerden örnekler de yer aldı.
Filistin'e destek yürüyüşlerini "Nefret yürüyüşü" olarak nitelendiren eski İçişleri Bakanı Suella Braverman'ın The Daily Telegraph gazetesinde kaleme aldığı makalelerde, "Britanya'yı İslamcılar (Islamist) yönetiyor" ifadesini kullandığı belirtilen mektupta, "Braverman, bu ifadesiyle İslamofobi yolunda yürüyor." değerlendirmesinde bulunuldu.
Mektupta, Londra Belediye Başkanı Sadık Khan'la ilgili, "İslamcıların Khan'ı ve Londra'yı kontrol altına aldığını düşünüyorum." ifadelerini kullanan Muhafazakar Partinin eski Genel Başkan Yardımcısı Lee Anderson ile partinin ünlü bağışçılarından Sir Paul Marshall'ın sosyal medyadaki "İç savaş yaklaşıyor. Büyük bir İslam varlığının olduğu, barış içinde kalan bir ülke hiçbir zaman olmadı." şeklindeki sözleri de hatırlatıldı.
Eski Başbakan Liz Truss'ın ABD'de katıldığı konferansta kullanılan İslamofobik ifadelere sessiz kaldığı belirtilen mektupta, "İslamofobik (Aşırı sağcı aktivist) Tommy Robinson gibi isimlerin 'kahraman' olarak anıldığı bir yerde sessiz kalmak kabul edilemez." değerlendirmesi yapıldı.
"Bu mektubun iyi niyetle dikkate alınması ihtimalini çok düşük görüyoruz"
Örnek gösterilen söylemlerin görmezden gelinemeyecek seviyede önde gelen isimlerce dile getirildiğine işaret edilen mektupta, "Partinin son 10 yılda MCB veya Müslüman organizasyonlarla temasa geçmekten kaçınmasını göz önüne aldığımızda, bu mektubun iyi niyetle dikkate alınması ihtimalini çok düşük görüyoruz." ifadeleri kullanıldı.
Muhafazakar Partinin sade Müslüman vatandaşları aşırılık yanlılarıyla ilişkilendirmeye gayret gösterdiği öne sürülerek mektubun soruşturma başlatılması için fırsat kabul edilmesi istendi.
İslamofobi'nin parti içinde kurumsal hale geldiği savunulan mektupta, bir ankete göre Yahudi ve Hindulara karşı "aşırı negatif" görüşe sahip parti üyelerinin oranı yüzde 3 iken Müslümanlara karşı ise yüzde 21 olduğuna işaret edildi.
Rızai: Washington, İran’ın yeni füzelerinden açık bir uyarı aldıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5316022-r%C4%B1zai-washington-i%CC%87ran%E2%80%99%C4%B1n-yeni-f%C3%BCzelerinden-a%C3%A7%C4%B1k-bir-uyar%C4%B1-ald%C4%B1
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, salı günü yeniden yapılanmaya ilişkin düzenlenen toplantıya katıldı. (İran Cumhurbaşkanlığı)
Rızai: Washington, İran’ın yeni füzelerinden açık bir uyarı aldı
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, salı günü yeniden yapılanmaya ilişkin düzenlenen toplantıya katıldı. (İran Cumhurbaşkanlığı)
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, ABD’nin son günlerde İran’ın yeni füzelerinden açık bir uyarı aldığını belirterek Tahran’ın ABD gemileri ve askeri üslerine yönelik operasyonel yaklaşımında temel bir gözden geçirme yaptığını açıkladı.
Rızai, X platformunda yaptığı paylaşımda İran’ın ekonomik savaşla, Basra Körfezi’nde ABD ablukasının bulunduğu bölgeye kadar uzanan yasak deniz bölgesi oluşturarak karşı koyacağını söyledi. Rızai ayrıca “ABD gemileri ve askeri üslerine yönelik operasyonel tutumun temel bir incelemeden geçirildiğini” ifade etti.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise ülkesinin her zaman savaşa karşı çıktığını belirterek halkın çıkarlarının ve bölgenin güvenliğinin korunmasının savaşların körüklenmesinden kaçınmayı gerektirdiğini söyledi.
Pezeşkiyan, X platformundaki paylaşımında İran’ın bugüne kadar saldırılar karşısında kendisini nasıl savunduysa saldırganlar tamamen pişman olana kadar bu direnişi güçlü bir şekilde sürdüreceğini belirtti. İran’ın İran halkının haklarını savunmaya devam edeceğini vurguladı.
İran’a ait petrol tankerlerine yönelik ABD saldırılarında yükselen ateş ve duman. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), görüntülerin 5 Eylül 2026’da İran petrol tankerlerine yönelik saldırıları gösterdiğini açıkladı. (Reuters)
Rızai’nin açıklaması, İran Savunma Bakanlığı’nın ablukaya katılan gemileri vurma kapasitesine sahip olduğu yönündeki açıklamaları ve Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri’nin Hürmüz Boğazı’nın güney güzergâhını kullanan gemilere yönelik uyarılarıyla eş zamanlı geldi.
Rızai, İran devlet televizyonuna verdiği röportajda İran’ın askeri stratejisinde değişikliğe gidildiğini açıklamış ve Tahran’ın yaklaşık 48 saat önce bir ABD savaş gemisine yönelik uyarı saldırısı düzenlediğini, ilk kez muhriplere karşı özel bir füze denediğini söylemişti.
Rızai, “İlk kez İran’ın muhriplere karşı füzesini bir ABD gemisinin üzerinde test ettik” ifadelerini kullanarak füzenin “Amerikalılar için cehennem yarattığını ve onları kaçmaya zorladığını” iddia etti. Rızai füzenin adını açıklamadı.
Mayıs 2025’te test edilen «Kasım Basir» balistik füzesi (Fars)
Devrim Muhafızları’na bağlı füze birliği, söz konusu füzenin ilk kez 4 Mayıs 2025’te üretildiğini açıklamıştı. O dönemde Devrim Muhafızları’na bağlı internet siteleri, Kasım Basir füzesinin Hacı Kasım füzesinin geliştirilmiş versiyonu olduğunu, katı yakıtla çalıştığını ve operasyonel menzilinin en az 1.200 kilometre olduğunu bildirmişti. Füzenin yaklaşık 500 kilogram ağırlığında bir savaş başlığı taşıdığı belirtilmişti.
Aynı kaynaklar füzenin radar izini azaltmak için karbon fiber gövde kullandığını ve elektronik harbe karşı yüksek direnç gösterdiğini öne sürdü. Füzenin GPS sistemine ihtiyaç duymadan optik ve kızılötesi güdüm sistemlerinden yararlandığı, hareketli platformlardan fırlatılabildiği ve yer altındaki tesislerde konuşlandırılabildiği belirtildi.
Devrim Muhafızları’na bağlı internet siteleri ayrıca füzenin THAAD ve Patriot füze savunma sistemlerini aşabileceğini iddia etti.
Ancak ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) açıklamasında füzenin adı veya özelliklerine yer verilmedi. Rızai de röportajında sözünü ettiği füzenin adını açıklamadı.
Keyhan gazetesi, ABD gemilerine füze fırlatılması ve yasak deniz bölgesi ilan edilmesinin ABD ile yürütülen çatışmanın yönetiminde bir değişime işaret ettiğini yazdı.
Gazete, yeni yaklaşımın ABD deniz unsurlarının hedef alınmasıyla Hürmüz Boğazı’nı Tahran’la koordinasyon sağlamadan kullanan gemilere kısıtlamalar getirilmesini bir araya getirdiğini belirtti.
Gazete ayrıca Rızai’nin ihlal yapan gemilere ilişkin verilerin kaydedilmesi, gemilerin sahibi ve kiracısının belirlenmesi ve söz konusu gemilerin daha sonra sigorta ve hareket kabiliyetlerini etkileyebilecek İran yaptırım listesine alınmasına ilişkin açıklamalarını yeniden yayımladı.
Hürmüz güzergâhları
Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri Siyasi İşlerden Sorumlu Komutan Yardımcısı Ali Muhammedi, Umman’ın Hasab bölgesinin Hürmüz Boğazı’nın güney güzergâhını kullanan gemiler açısından dokunulmazlık sınırı olduğunu söyledi.
İran medyasının Muhammedi’den aktardığına göre «Hürmüz Boğazı’nın güneyinde bulunan Amerikan güzergâhından güvenli geçiş pratikte mümkün değil». Muhammedi, bu güzergâha giren geminin «Umman’ın Hasab bölgesine ulaştıktan sonra vurulma tehlikesinden uzak olmayacağını» ifade etti.
Muhammedi, gemileri İran’ın belirlediği güzergâhı kullanmaya çağırarak Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri’nin Basra Körfezi, Hürmüz Boğazı ve Umman Denizi’ndeki gemi hareketlerini «anbean» izlediğini söyledi.
Hürmüz Boğazı’nda İran’ın Bender Abbas kıyıları yakınlarında bir gemi, 5 Eylül 2026 (Reuters)
Rızai daha önce Tahran’ın önümüzdeki günlerde ABD ablukasının bulunduğu hattan yükleme limanlarına ve Basra Körfezi’nin bazı bölgelerine kadar uzanan bir «yasak bölge» belirleyeceğini açıklamıştı. Rızai ayrıca kurallara uymayan gemilerin İran’ın yaptırım listesine alınacağını bildirmişti.
Rızai, İran ve Umman karasularında yeni bir deniz güzergâhının haritaları konusunda da anlaşmaya varıldığını duyurdu. İran Dışişleri Bakanlığı ise geçici ve güvenli bir güzergâh konusundaki görüşmelerin ileri bir aşamaya ulaştığını ve anlaşmanın birkaç gün içinde Uluslararası Denizcilik Örgütü’ne kaydedilebileceğini açıkladı.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth’in İran petrol tankerlerine yönelik saldırıların sürmesi halinde bu tankerlerin imha edilip batırılacağı yönündeki uyarısına karşılık, İran tankerlerine yönelik yeni saldırılar düzenlenmesi halinde bölgedeki ABD petrol ve doğalgaz şirketlerinin hedef alınacağını ve tesislerinin vurulacağını söyledi.
Kalibaf, “Varlıklarımızı vurursanız siz de vurulursunuz” dedi.
Hürmüz’de deniz trafiği, İran’ın ABD saldırılarına misilleme tehdidinin ardından yavaşladıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5316013-h%C3%BCrm%C3%BCz%E2%80%99de-deniz-trafi%C4%9Fi-i%CC%87ran%E2%80%99%C4%B1n-abd-sald%C4%B1r%C4%B1lar%C4%B1na-misilleme-tehdidinin-ard%C4%B1ndan
Hürmüz’de deniz trafiği, İran’ın ABD saldırılarına misilleme tehdidinin ardından yavaşladı
İran’ın yeni ABD saldırılarına karşılık vereceği yönündeki tehdidinin ardından Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği bu hafta da yavaşlamaya devam etti. Kpler şirketinin bugün (Salı) yayımladığı verilere göre Hürmüz Boğazı’ndan geçen yük gemilerinin sayısı dün pazartesi günü 7’ye geriledi. Bu sayı bir önceki gün 8 olarak kaydedilmişti.
Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı habere göre bazı gemiler, otomatik tanımlama sistemlerindeki vericileri kapatarak boğazlardan geçiyor olabilir. Bu durum söz konusu gemilerin istatistiklere dahil edilmemesine yol açıyor.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, ABD’nin son günlerde İran’ın yeni füzelerinden açık bir uyarı aldığını söyledi. Rızai, Tahran’ın ABD gemileri ve askeri üslerine yönelik operasyonel yaklaşımında temel bir gözden geçirme gerçekleştirdiğini açıkladı.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise ülkesinin her zaman savaşa karşı çıktığını belirterek halkın çıkarlarının ve bölgenin güvenliğinin korunmasının savaşların körüklenmesinden kaçınmayı gerektirdiğini ifade etti.
İran, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in saldırılarının başlamasından bu yana, küresel petrol ve doğalgaz tedariki açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini kısıtlıyor.
Kanada ve 11 Avrupa ülkesi İsrail yerleşimleriyle ticarete yaptırım uygulamaya hazırlanıyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5316039-kanada-ve-11-avrupa-%C3%BClkesi-i%CC%87srail-yerle%C5%9Fimleriyle-ticarete-yapt%C4%B1r%C4%B1m-uygulamaya
Batı Şeria’daki Filistin kenti Beytüllahim yakınlarında bulunan Gush Etzion yerleşim blokunda yeni bir yerleşimin açılışı sırasında konut birimleri görülüyor (AP)
Kanada ve 11 Avrupa ülkesi İsrail yerleşimleriyle ticarete yaptırım uygulamaya hazırlanıyor
Batı Şeria’daki Filistin kenti Beytüllahim yakınlarında bulunan Gush Etzion yerleşim blokunda yeni bir yerleşimin açılışı sırasında konut birimleri görülüyor (AP)
Kanada, İngiltere ve Fransa’nın da aralarında bulunduğu 12 ülke, işgal altındaki Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistin köylerine yönelik saldırılarının tırmanmasının ardından İsrail yerleşimleriyle ticarete yaptırım uygulama niyetinde olduklarını bugün (salı) açıkladı.
Söz konusu ülkelerin dışişleri bakanları ortak açıklamalarında Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç ve İngiltere’nin uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul edilen yerleşimlerle mal ticaretine ulusal düzeyde kısıtlamalar getirme veya Avrupa düzeyinde kısıtlamaların uygulanmasını destekleme ya da kendi ulusal prosedürleri doğrultusunda bu ve diğer önlemleri alma ihtimalini ciddi biçimde değerlendirme konusunda kararlı olduğunu belirtti.
İngiltere’den yerleşim ürünlerine ithalat yasağı
Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı habere göre İngiltere bugün Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinden mal ithalatını yasakladı. Londra ayrıca İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere karşı etnik temizlik uyguladığını bildirdi.
İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, Batı Şeria’daki yerleşimlerden gelen tüm ürünlerin yanı sıra bu yerleşimlerle bağlantılı bazı hizmetlerin de yasak kapsamına alınacağını açıkladı. Söz konusu hizmetler arasında finansman, inşaat, altyapı, gayrimenkul ve yerleşimleri destekleyen reklam faaliyetleri bulunuyor.
Miliband, İsrail işgaline yönelik tutumun sertleştirilmesi kapsamında Avam Kamarası'nda milletvekillerine yaptığı konuşmada hükümetin bu adımı iki devletli çözümün hayata geçirilmesi ihtimalini korumak amacıyla attığını söyledi.
İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband (AFP)
İngiliz haber ajansı PA Media daha önce Miliband’ın Avam Kamarası'nda bir açıklama yapmasının beklendiğini ve hükümetin İsrail ile ilişkilerde yeniden ayarlama olarak nitelendirdiği değişikliklerin çerçevesini ortaya koyacağını bildirmişti.
İngiliz hükümetinden bakanlar da Filistin toprakları olan Batı Şeria’daki uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul edilen yerleşimlerden gelen malların beklenen değişiklikler paketi kapsamında ticari kısıtlamalara tabi tutulabileceğine işaret etmişti.
İsrail’den İngiltere’ye misilleme tehdidi
İsrail, Batı Şeria’daki yerleşimlerin genişletilmesine ilişkin İngiliz yaptırımlarına misilleme yapabileceği konusunda daha önce uyarıda bulunmuştu.
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, “İngiltere İsrail’e karşı hareket ederse İsrail de İngiltere’ye karşı hareket edecek” demişti.
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ise salı günü yaptığı açıklamada İngiltere’nin işgal altındaki Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerine yaptırım uygulaması halinde kendisini tarihin yanlış tarafına yerleştireceğini söyledi.
Herzog, Kudüs’te yaptığı konuşmada “Eğer bu gerçekleşir ve başka ülkeler de bu yaptırımlara katılırsa bunun bir yanlış hesaplama ve onları tarihin yanlış tarafına yerleştirecek bir karar olacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Ben-Gvir’den Falkland Adaları çıkışı
Gerilimin dikkat çekici biçimde tırmandığı bir başka gelişmede İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Başbakan Binyamin Netanyahu’ya Falkland Adaları’nı resmen İngilizlerin Arjantin halkından çaldığı işgal altındaki Arjantin toprakları olarak tanıma çağrısında bulundu.
İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ise İngiliz büyükelçisinin derhal sınır dışı edilmesini istedi.
Smotrich, pazartesi akşamı X platformunda yaptığı paylaşımda İngiliz büyükelçisini bu gece sınır dışı edin çağrısında bulundu.
Smotrich sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yahudi düşmanı bir hükümetin ayaklarını sileceği paspas olmayacağız. Radikal İslam’ın işgal ettiği bir ülkede ekonomik ve toplumsal gerilemeden kendisini kurtarmaya çalışan bu hükümet, Yahudilere ve İsrail devletine saldırıyor. İsrail topraklarındaki İngiliz mandası sona ermiştir.”
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة