İsrail askeri sistemi: Savaş birimleri, istihbarat teşkilatları ve ‘ölüm mangaları’

Tel Aviv hükümeti, Şin-Bet liderliğinin onayını almadan Filistinlilerle ilgili hiçbir karar alamaz.

İsrail, 1948 yılından bu yana güvenlik hizmetlerini geliştirmek ve güçlendirmek için çalışıyor. (AFP)
İsrail, 1948 yılından bu yana güvenlik hizmetlerini geliştirmek ve güçlendirmek için çalışıyor. (AFP)
TT

İsrail askeri sistemi: Savaş birimleri, istihbarat teşkilatları ve ‘ölüm mangaları’

İsrail, 1948 yılından bu yana güvenlik hizmetlerini geliştirmek ve güçlendirmek için çalışıyor. (AFP)
İsrail, 1948 yılından bu yana güvenlik hizmetlerini geliştirmek ve güçlendirmek için çalışıyor. (AFP)

Rağde Atme

7 Ekim'de gerçekleşen Hamas saldırısından sonra, tüm İsrail güvenlik ve askeri sistemi, yıllar içinde inşa edilen yapının çöküşü karşısında şaşkına dönmüştü. Zira İsrail, 1948 yılından bu yana, kendine çok tutarlı bir güvenlik teorisi oluşturmuş, onu uygulamaya çalışmış ve buna uygun olarak birçok askeri başarıya imza atmıştı. Sloganı, İsrail'in hayatta kalmasının caydırıcı güvenlik yeteneklerine bağlı olduğu, ordusunun bölgedeki en güçlü ordu olarak kalması ve savaşları büyük bir hız ve verimlilikle çözebilme kapasitesine sahip olması gerektiğiydi. Yalnızca Batı'nın askeri yardımına dayanmadı, aynı zamanda güvenlik sistemini buna göre geliştirmeye çalıştı. Düşmanlarında bulunmayan özel muharebe birimleri oluşturmaya karar verdi ve bu sayede güçlü ve etkili bilgiler toplayabildi. Vurulması veya etkisiz hale getirilmesi gereken hedefler hakkında bol miktarda malumat içeren niteliksel operasyonlar yürüttü.

dsvffe
Mossad'ın çalışmaları esas olarak casus ağlarını yönetmeye odaklandı. (İsrail ordusu internet sitesi)

Kara, hava, deniz kuvvetleri ile diğer kollardan oluşan ve İsrail güvenlik sisteminin en önemli askeri kurumu olarak kabul edilen İsrail ordusunun kuruluşundan bir ay sonra, 1948 yılında Tel Aviv, İsrail'deki en önemli üç istihbarat teşkilatını kurmaya başladı. Askeri İstihbarat Dairesi (AMAN) olarak bilinen ilki, askeri istihbarat, saha güvenliği ve karşı istihbarata dayanıyor. Mossad olarak bilinen ikinci teşkilat, yurt dışındaki istihbarat operasyonlarından sorumludur. Üçüncüsü ise misyonu iç güvenlik sorunlarıyla ilgilenmeyi, terörle ve siyasi komplolarla mücadeleyi ön planda tutan İç İstihbarat Servisi Şin-Bet’tir (Şabak). Bu üç kurum doğrudan Başbakan’a rapor verir.

Mossad

İsrail Dış İstihbarat Servisi Mossad, 8 Şubat 1951'de resmi olarak İsrail sınırları dışında görevlerini yürütmeye başladı. Siyasi, sosyal, askeri ve güvenlik alanlarında dünya çapında birçok kaynaktan bilgi ve veri toplamanın yanı sıra özel güvenlik ve diplomatik operasyonların gizli ve kontrollü bir şekilde yürütülmesinde ve İsrail politikasının şekillenmesinde belirleyici rol oynadı. Mossad'ın çalışmaları esas olarak casus ağlarını yönetmeye ve İsrail'in güvenliğine tehdit oluşturan hedefleri engellemeyi kolaylaştıracak bilgileri elde etmek için ajanları bünyesine almaya odaklandı. Bilgi Departmanı, misyonu dünyadaki gelişmeleri ve olayları anlamak amacıyla bilgi toplamak ve analiz etmek olan en önemli üç departmandan biridir. Operasyon Departmanı, kesin bir stratejik çerçeve dahilinde, adam kaçırma ve suikast gerektiren özel operasyonların planlanması ve uygulanmasıyla ilgilenir. Psikolojik Harp Daire Başkanlığı ise psikolojik nitelikteki operasyonların geliştirilmesini ve uygulanmasını denetler. İstihbarat ve Diplomatik İlişkilerden Sorumlu Masa Birimi, Mossad'ın en önemli dört biriminden biridir. Diğer üç birim ise; operasyon ajanlarıyla ilgilenen Tzomet birimi, özel operasyonlardan sorumlu Kayserya birimi, tasfiye ve suikast yöntemleri konusunda uzmanlaşmış Kidon birimidir. Yaklaşık 40 kişiden oluşan ve görevi teknoloji yoluyla istihbarat bilgisi elde etmek olan Nebiot birimi, ileri teknolojilerin geliştirilmesinden sorumlu Signet teknoloji birimi ile koordineli olarak çalışır. Sahadaki birimler, gerekli en son teknik araçlarla desteklenir. Tüm bunlara rağmen ajanlar, Mossad'ın en önemli bilgi kaynağıdır. Uzmanlara göre, Mossad teşkilatındaki çalışan sayısı, bin 200 ila bin 600 arasında değişiyor. Bu kişiler, göreve başlamadan önce özel bir okulda gizli çalışmanın kurallarını ve casusluk faaliyetleriyle ilgili konuları öğreniyor. Eski Mossad Başkanı Tamir Pardo'nun açıklamasına göre, Mossad çalışanlarının yüzde 40'ını kadınlar oluşturuyor ve bunların yaklaşık üçte biri üst düzey görevlerde bulunuyor. Ayrıca Mossad çalışanlarının yüzde 23’ü, 22 ila 32 yaş aralığında.

sdfbr
Askeri İstihbarat Dairesi (AMAN), en büyük, en kapsamlı ve en pahalı istihbarat kurumlarından biridir. (İsrail ordusu internet sitesi)

Filistinli yazar ve gazeteci Gassan Kanafani'nin 1972 yılında Beyrut'ta arabasının patlatılarak öldürülmesi, Mossad'ın gerçekleştirdiği en dikkat çekici operasyonlardan biridir. Bir diğer önemli operasyon da 1973'te El Fetih Hareketi ve Filistin Kurtuluş Örgütü'nün (FKÖ) önde gelen üç liderinin, yani Muhammed Yusuf en-Neccar, Kemal Advan ve Kemal Nasır'ın öldürülmesidir. Mossad, bu olaydan birkaç yıl sonra Halk Kurtuluş Cephesi lideri Vedi Haddad'ı bir Alman otelindeyken bir parça şekerin içine zehir koyarak öldürmeyi başardı. 1988'de Mossad, El Fetih hareketinin lideri Halil el-Vezir'i Tunus'un sembolik Sidi Busaid kasabasının eteklerinde öldürdü. Suikast operasyonlarında uzmanlaşmış Kidon birimi, İslami Cihad Hareketi’nin eski Genel Sekreteri Fethi eş-Şikaki'yi Malta'dayken öldürmeyi başardı. Mossad, Tunuslu mühendis Muhammed ez-Zevari'nin 2016 yılında Safakes kentindeki evinin önünde öldürülmesini son yıllardaki en önemli niteliksel operasyonlarından biri olarak değerlendiriyor.

AMAN

1953'te kurulan Askeri İstihbarat Dairesi (AMAN) en büyük, en kapsamlı ve en pahalı istihbarat kurumlarından biridir. Öncelikli ve doğrudan görevi, İsrail Devleti'nin genel politikalarını temelde formüle edecek stratejik değerlendirmeleri sağlamaktır. Özellikle de bölgedeki düşman ülkeleriyle girdiği çatışmalarda yurtdışındaki çıkarlarına karşı bir savaş ya da askeri eylem başlatılma olasılığı konusunda acil uyarılarda bulunma sorumluluğu vardır. AMAN, aynı zamanda askeri gözetimin uygulanmasından, haritaların hazırlanmasından, istihbarat ağı için prosedürlerin geliştirilmesinden ve orduda istihbarat doktrini geliştirilmesinden sorumludur. Görevlerini yerine getirirken ileri teknolojik teknikler kullanır. Bilgi Toplama Bölümü, Dış İletişim Bölümü, Kontrol ve Muharebe İstihbarat Bölümü, Kara İstihbarat Bölümü, Deniz İstihbarat Bölümü, Hava İstihbarat Bölümü ve Medya Bölümü en önemli bileşenleridir. Ayrıca, ‘LAMDAN’ olarak bilinen Hava Kuvvetleri İstihbarat Birimi ve ‘MADAN’ Deniz Piyadeleri İstihbarat ve Navigasyon Birimi gibi çeşitli özel birimleri de içerir. Kuzey, Merkez ve Güney Komutanlıkları ile iç cephedeki istihbarat birimlerinin yanı sıra Psikolojik Savaş Birimi, Askeri Kontrol Birimi, Birim 8200 ve Birim 9990 ile ajan temin eden Birim 504 AMAN’a bağlıdır. Aynı zamanda Cyber birimi, haritalama birimi ve öngörücü istihbarat için Hatsab birimi; İstihbarat ve İnsan Güvenliği Birimi, Bilimsel Araştırma Birimi ve Bilgi Güvenliği Birimi ile birlikte en gizli birimlerden biridir.

dfe b
Şin-Bet, İsrail'de siyasi ve askeri karar almada en etkili kurumlardan biridir. (İsrail ordusu internet sitesi)

AMAN, kendine ait üslerde yılda yaklaşık 14 bin asker ve subayın katıldığı özel kurslar düzenliyor. Askerler, ateş etme, patlayıcı madde hazırlama, navigasyon, takip ve takipten kaçma, fotoğraf çekme ve şifreli mesaj gönderme gibi birçok alanda kapsamlı eğitim alıyor. Bu kurslar ve eğitimler asker adaylarını cezbediyor. AMAN, her 81 acemiden sadece birini internet alanında çalışmak üzere seçiyor. AMAN’da görev yapanların yüzde 60'ının yaşı 18 ila 21 arasında değişiyor. Uydu sistemlerini işletenler ise yirmili yaşların başında oluyor.

Şin-Bet

1949 yılında kurulan İsrail İç İstihbarat Servisi Şin-Bet’in (Şabak), İsrail istihbarat servislerinin en küçüğü olmasına rağmen, İsrail'deki siyasi ve askeri karar alma süreçlerinde en etkili konumda olduğu düşünülüyor. Bazı analistlere göre, İsrail hükümeti, ‘İsrail'in güvenliğini iç komplolardan korumak, casusluk operasyonlarını ve faaliyetlerini engellemek, İsrail'de çalışan casusları yakalamak’ gibi resmi bir misyonla görevlendirilen Şin-Bet liderliğinin onayını almadan Filistinliler ile ilgili herhangi bir karar alamaz. Şin-Bet esas olarak iç terörizmi engellemek, havalimanları ve yurtdışındaki İsrail büyükelçilikleri gibi resmi stratejik tesislerle ilgili güvenlik prosedürlerini ve kamu sektöründeki çalışanların ve işçilerin güvenlik sınıflandırmasını izlemek için çalışır. Arap Birimi, teşkilatın en büyük bölümlerinden biri olarak kabul edilir ve misyonu, İsrail'deki Arap toplumu içindeki düşmanları keşfetmektir. Buna ek olarak Şin-Bet, İsrail havalimanlarında, yolcu uçaklarında ve elçiliklerde bireyleri ve delegasyonları korumaktan, tutukluları sorgulamaktan, bilgi toplamak ve terörizmle mücadele etmek için teknolojik araçlar geliştirmekten sorumludur. Kudüs bölgesi ve Batı Şeria, Şin-Bet'in faaliyet gösterdiği en geniş alanlar arasındadır. Yüzlerce istihbarat görevlisi, müfettiş ve güvenlik teknolojisi uzmanı, söz konusu bölgeden başlatılan Filistin operasyonlarını engellemek için orada görevlendirildi.

Duvdevan Birimi

Ehud Barak tarafından 1986 yılında kurulan ve İsrail ordusuna bağlı olan bu özel birimin yüzlerce üyesi, sadece Batı Şeria'daki Filistinli topluluklar arasında baskınlar düzenlemek, aranan kişileri tutuklamak ve öldürmekle görevlerini yerine getirmiyor. Aynı zamanda kendilerine verilen görevleri yerine getirmeye giderken Filistinlilerin tarzını ve lehçesini taklit ediyor. Oryantal özellikler ve sokak Arapçasına hakimiyet bu birime kabul için ön koşuldur. Üyelerinin ve çalışanlarının isimleri ve kimlikleri asla açığa çıkarılamaz. Duvdevan, savaş alanının derinliklerindeki belirli hedefleri yok etmek için istihbarat bilgisi üretme konusunda uzmanlaşmış Magellan Birimi ile birlikte İsrail Komando Tugayı'nda piyadeleri güçlendirmek için kurulan dört özel birimden biridir. Söz konusu özel birimlerden diğerleri de Golani Tugayı'na bağlı çok sayıda el bombası ve hızlı ateş eden silahlar kullanarak çetelerle savaşma konusunda yetenekli olan Eyğur Birimi ve çöl savaşında uzmanlaşmış Ramon Birimi’dir. Bu birliğin üyeleri, faaliyetlerini gizlemek ve kamufle etmek amacıyla sık sık yoldan geçenlerin kılığına girer. Ramon Birimi’nin eğitim kursu yaklaşık bir yıl dört ay sürer. Bazen bundan daha uzun sürdüğü de olur. Bu birim altında eğitim gören askerler, istihbarat ve keşif kursu, müdahale ekipleri için yeterlilik kursu ve tabanca savaşları kursu gibi özel uygulamalı eğitim programlarından geçer. Bu birimin savaşçıları, zihinsel-fiziksel güç ve sahada bağımsız çalışma becerisi ile karakterize edilir.

sd vdf
Yehlum Birimi, piyade tugaylarının mühendislik ve patlayıcı taburlarından önemli ölçüde farklıdır. (İsrail ordusu internet sitesi)

Duvdevan Birimi, İsrail polisinin özel Musta'rab güçlerine bağlıdır. Bu güçler, Filistinliler arasında ölüm mangaları olarak bilinir. Musta'rab'lar sahip oldukları özellikleri, ten renkleri ve Filistin aksanları sayesinde Filistinlilerin düzenledikleri gösterilere kolayca katılabilir ve protestocuları tutuklayabilir. Bu birimin üyeleri, Filistin toplumundaki köylere benzer yapay köylerde özel ve yoğun bir eğitimden geçerek Filistin yaşamının, dilinin ve geleneklerinin ayrıntılarını öğrenir. 1943'te kurulan bu birim, Filistinlilerin gösterilerini yok etmek ve dağıtmaktan sorumludur. Ayrıca, İsrail hapishanelerinde Mitsada adı altında faaliyet göstermekte ve Filistinli mahkumların hapishanelerde katıldığı protestoları kontrol etmektedir. Bazı üyelere de Filistinli tutukluların arasına sızarak haklarındaki suçlamaları kanıtlayacak bilgiler elde etme görevi verilmiştir. Hapishanelerin içinde Musta'rablar ‘güvercinler’ olarak bilinir. Son yıllarda İsrail polisi, İsrail içindeki Arap toplumu arasında Ged'onim adını verdiği yeni bir gizli Musta'rab birimi kurmaya çalışıyor. Bu birimin temel görevi protesto, gösteri vb. durumlarda bilgi sağlamak olacak.

Özel Yehlum Birimi

İsrail Ordusu Mühendislik Birlikleri'nin savaş mühendisliği, patlamalar ve mayın döşeme alanında çalışan Özel Yehlum Birimi, çeşitli piyade tugaylarının mühendislik ve patlayıcı taburlarından önemli ölçüde farklıdır. Askeri mühendislik alanında en yüksek profesyonel otorite olarak kabul edilmesinin yanı sıra, ordunun elit gizli birimlerinden biri olan Yael Birimi gibi bir dizi gizli ve özel birimleri içeren birçok özel uzmanlığa sahiptir. Kara ve deniz mayınları, patlayıcıları yerleştirme ve mühendislik keşif alanında diğer seçkin birimlere destek sağlama konusunda uzmanlaşmıştır. Ayrıca Sebir Birimi, patlayıcı cihazları ve patlayıcıları etkisiz hale getirme ve sökme konusunda uzmanlaşmıştır. Bu birimin askerleri, düzensiz silah sahalarını ve eski silah depolarını ortaya çıkaran karmaşık operasyonlara katılır. Yehlum Birimi’ndeki Ulusal Mühimmat Araştırma ve Söküm Enstitüsü, ordunun kullandığı her türlü silah, mayın ve patlayıcının ansiklopedisini oluştururken, Enstitü ise kullanılan her türlü silahın özelliklerini ve bunlarla ilgili tüm değerli bilgileri belgeler, inceler ve kaydeder. Silah Önbelleği ve Tüneller Birimi ise saklanılan yerleri ortaya çıkarma ve yer altı savaşlarında uzmanlaşmıştır. Bu birim, tünellerin çökme ihtimali nedeniyle askerler tünellere girmeden önce uzaktan kontrol edilen otomatik robotlar kullanır.

Sayeret Matkal

İsrail ordusunun en iyi ve en önemli elit birimlerinden biri olan Sayeret Matkal'daki keşif devriyesi, dünyanın önde gelen birimlerinden biridir. Kendisine verilen görevleri, İsrail Ordusu Harekât Komutanlığı Karargâhı’ndan takip eden ve uygulamaya çalışır. 1957 yılında kurulan birim, son derece hassas ve gizli çalışmalarıyla tanınıyor. Bu birliğe asker kabul etme süreci, İsrail ordusunun geri kalan birimleri arasında hâlâ en zor süreçlerden biri. Sınava girmeye hak kazananlar, vücutlarının güvenliğini sağlayacak muayene ve testlere tabi tutuluyor. Daha sonra bu sınavı geçmeleri halinde üniteye uygunlukları için temel standartları belirleyen psikologlar tarafından psikolojik teste tabi tutuluyorlar. Kabul edilen askerler yılın ilk yarısında Paraşüt Kolordusu’nda eğitiliyor. Daha sonra kazı, yer arama ve yer belirleme konularında özel bir kurstan geçiyorlar. Bu iki aşamayı tamamlayanlar nihayet birime kabul ediliyor. Birimin faaliyetleri, istihbarat bilgileri toplamak veya terörizmle mücadeleyi amaçlayan belirli askeri operasyonlar yürütmek etrafında dönüyor.

Bu birliği komuta eden isimler arasında Ehud Barak, Binyamin Netanyahu, Şaul Mofaz ve Matan Vilnai yer alıyor. Bu birimin mezunları arasında ise Şin Bet'in eski başkanı Avi Dichter ve Mossad'ın eski başkanı Danny Yatom gibi önemli isimler bulunuyor.

1969 yılında Yıpratma Savaşı sırasında yapılan saldırı, 1972'de Lod Havalimanı'nda kaçırılan Sabena uçağına yapılan operasyon, 1973'te Lübnan'da Yusuf en-Neccar, Kemal Nasır ve Kemal Advan'ın (FKÖ'nün önde gelen liderleri) suikastı, Uganda Havaalanı’nda Air France uçağını kaçıranlara yönelik Yonatan Operasyonu (Entebbe Operasyonu), bu birimin gerçekleştirdiği en önemli ve öne çıkan askeri operasyonlar olarak daha sonra resmen açıklandı.

*Bu makale Şarku'l Avsat tarafından Indepednent Arabia'dan çevrilmiştir.



Çin lideri Şi Cinping neden en üst düzey askeri komutanlarını tasfiye etti?

Zhang Youxia (ortada), Çin Merkez Askerî Komisyonu Başkan Yardımcısı, Büyük Halk Salonu’nda düzenlenen Ulusal Halk Kongresi’nin dördüncü genel oturumunda seçilmelerinin ardından, Merkez Askerî Komisyonu üyeleri He Weidong (solda) ve Li Shangfu (sağda) ile birlikte yemin ediyor… 11 Mart 2023 (AFP)
Zhang Youxia (ortada), Çin Merkez Askerî Komisyonu Başkan Yardımcısı, Büyük Halk Salonu’nda düzenlenen Ulusal Halk Kongresi’nin dördüncü genel oturumunda seçilmelerinin ardından, Merkez Askerî Komisyonu üyeleri He Weidong (solda) ve Li Shangfu (sağda) ile birlikte yemin ediyor… 11 Mart 2023 (AFP)
TT

Çin lideri Şi Cinping neden en üst düzey askeri komutanlarını tasfiye etti?

Zhang Youxia (ortada), Çin Merkez Askerî Komisyonu Başkan Yardımcısı, Büyük Halk Salonu’nda düzenlenen Ulusal Halk Kongresi’nin dördüncü genel oturumunda seçilmelerinin ardından, Merkez Askerî Komisyonu üyeleri He Weidong (solda) ve Li Shangfu (sağda) ile birlikte yemin ediyor… 11 Mart 2023 (AFP)
Zhang Youxia (ortada), Çin Merkez Askerî Komisyonu Başkan Yardımcısı, Büyük Halk Salonu’nda düzenlenen Ulusal Halk Kongresi’nin dördüncü genel oturumunda seçilmelerinin ardından, Merkez Askerî Komisyonu üyeleri He Weidong (solda) ve Li Shangfu (sağda) ile birlikte yemin ediyor… 11 Mart 2023 (AFP)

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in yürüttüğü uzun soluklu tasfiye operasyonun ardından, Merkez Askerî Komisyonu Başkan Yardımcısı General Zhang Youxia’nın tutuklanması, Çin’in siyasi ve askerî çevrelerinde büyük bir şok etkisi yarattı. Şarku’l Avsat’ın Fransız Le Monde gazetesinde bugün (Cuma) yayımlanan analizden aktardığına göre bu gelişme, Halk Kurtuluş Ordusu’nun (PLA) bütünlüğü ve Şi’ye bağlılığı konusunda ciddi soru işaretlerini beraberinde getirdi. Zhang yalnızca üst düzey bir komutan değil, fiilen ülkenin ikinci askerî beyni ve en deneyimli, en nüfuzlu generallerden biri olarak görülüyordu.

Askerî piramidin zirvesinde sarsıntı

Son üç yıl içinde Çin, neredeyse tüm üst düzey askerî liderlerini kaybetti. 2022’de Merkez Askerî Komisyona atanan yedi üyeden bugün yalnızca Şi Cinping ve disiplin işlerinden sorumlu, tasfiyeleri yürüten Zhang Shengmin görevde kaldı. Çin kamuoyu üst düzey yetkililerin görevden alınmasına alışkın olsa da, 24 Ocak’ta duyurulan Zhang Youxia’nın düşüşü, Şi’nin iktidara gelişinden bu yana Çin siyasetindeki en sarsıcı gelişmelerden biri olarak nitelendiriliyor.

dı8o
Zhang Youxia, Çin Merkez Askerî Komisyonu Başkan Yardımcısı, Vietnam’ın başkenti Hanoi’de Savunma Bakanlığı’nda düzenlenen bir toplantıya katılıyor… 24 Ekim 2024 (EPA)

Zhang Youxia, fiilen hem Genelkurmay Başkanı hem de Savunma Bakanı yetkilerini bir arada toplayan bir konumdaydı. Bundan önce de, Ekim 2025’te sekiz üst düzey generalin tutuklanması dikkat çekmişti. Bu zincirleme tasfiyeler, gözlemciler arasında Çin ordusunun üst düzey liderlikten yoksun şekilde ne ölçüde sorunsuz işleyebileceği sorusunu gündeme getirdi.

Savaş tecrübesi ve devrimci soy

Şoku derinleştiren bir diğer unsur ise Zhang’ın Şi Cinping’e yakınlığıydı. Zhang, üst düzey subaylar arasında gerçek savaş tecrübesine sahip az sayıdaki isimden biriydi; 1979’daki kısa Çin-Vietnam savaşına ve sonraki sınır çatışmalarına katılmıştı. Ayrıca “kızıl prensler” olarak bilinen elit gruba mensuptu: Babası, Mao Zedong’un ordusunda komutanlık yapmıştı. Aynı şekilde Şi Cinping’in babası da Çin Komünist Devrimi’nin önde gelen isimlerindendi.

frgtyu7
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, 2017 yılında kentin İngiliz yönetiminden devrinin 20. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen etkinlik kapsamında Hong Kong’daki birlikleri denetliyor (Reuters)

Eski ABD’li yetkililer, Zhang’ı profesyonel, görece açık fikirli ve özellikle Tayvan dosyasında, ordunun zayıf noktaları ve olası bir askerî çatışmanın maliyeti konusunda Şi’ye gerçekçi tavsiyeler sunabilen bir komutan olarak tanımlıyordu.

İsyan suçlaması mı, siyasi gerekçe mi?

Resmî askerî medya, Zhang Youxia ve tutuklanan Genelkurmay Başkanı Liu Zhenli’yi, “Merkez Askerî Komisyon Başkanının mutlak liderliği ilkesini zayıflatmakla” suçladı. Bu ifade, Şi Cinping’in otoritesine meydan okunduğu imasına işaret ediyor. Resmî başyazılarda ise tutuklamalar, yolsuzluğa karşı uzun soluklu mücadelenin parçası olarak savunuldu ve soruşturma derinleştikçe ortaya çıkanların daha da ağırlaştığı vurgulandı.

Ancak bu söylem şüpheleri gidermek yerine, Şi ile ordu arasındaki en kritik bağın neden hedef alındığına dair belirsizliği artırdı.

Askerî ilerleme ve yapısal sorunlar

Tasfiyeler, Çin’in hipersonik füzelerden hayalet uçaklara ve modern uçak gemilerine kadar askerî kapasitesinde büyük sıçramalar yaptığı bir dönemde gerçekleşiyor. Buna karşın, özellikle Roket Kuvvetleri ve silahlanma programları gibi hassas birimlerde devam eden yolsuzluk skandalları, bu teknik ilerlemeyle keskin bir tezat oluşturuyor. 2023’ten bu yana yürütülen soruşturmalar, derin yapısal sorunları gözler önüne serdi.

fgthyu
Çin Merkez Askerî Komisyonu Başkan Yardımcısı Zhang Youxia (solda) ile Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Pekin’de düzenlenen Xiangshan Forumu’na geliyor… 30 Ekim 2023 (AFP)

Zhang Youxia, geçmişte ekipman geliştirmeden sorumlu birimi yönetmişti. Bu alan, yolsuzluk iddialarına en açık sektörlerden biri olarak biliniyor. Bu durum, rütbe satışı ya da savunma ihalelerinin kötü yönetimi gibi ihtimalleri gündeme getirse de şu ana kadar doğrulanmış bilgiler bulunmuyor.

Tayvan dosyası merkezde

Yaşananlara ilişkin yorumlar farklılaşıyor: Bu süreç köklü bir yolsuzlukla mücadele mi, ordu içindeki sadakat çatışması mı, yoksa Tayvan’a yönelik olası bir askerî senaryonun hazırlık takvimi konusunda yaşanan görüş ayrılıklarının sonucu mu? Bazı komutanlar önce zafiyetlerin giderilmesini savunurken, diğerleri 2027’ye kadar belirli bir askerî hazır olma düzeyine ulaşmayı öncelik olarak görüyor.

sdfrgt
Çin Halk Kurtuluş Ordusu askerleri, Pekin’deki Tiananmen Meydanı’nda düzenlenen askerî geçit töreni sırasında… 1 Ekim 2019 (Reuters)

Kesin olan şu ki, 2023’ten bu yana 60’tan fazla üst düzey askerî komutan ve savunma sanayii yetkilisi soruşturma altında. Bu soruşturmalar, Çin’deki güç dengelerini doğrudan etkiliyor. Asıl soru ise şu: Bu tasfiyeler, daha disiplinli ve lidere daha bağlı bir ordu mu yaratacak, yoksa özellikle Tayvan başta olmak üzere Çin’in en hassas stratejik dosyalarında karar alma süreçlerini etkileyecek tehlikeli bir deneyim boşluğuna mı yol açacak?


Witkoff ve Tahran arasında Trump'ın kabul edeceği bir anlaşma için gizli görüşmeler yapılıyor

ABD Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (AFP)
ABD Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (AFP)
TT

Witkoff ve Tahran arasında Trump'ın kabul edeceği bir anlaşma için gizli görüşmeler yapılıyor

ABD Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (AFP)
ABD Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (AFP)

Emel Şehade

İsrail askeri, güvenlik ve siyasi kurumları ABD saldırısına misilleme olarak olası bir İran saldırısına yönelik hazırlıklarını yoğunlaştırmasına rağmen, Washington ve Tel Aviv arasındaki perde arkası görüşmeler hakkında bilgili güvenlik yetkilileri, askeri bir yaklaşım yerine barışçıl bir yaklaşımın galip geleceğini öngörüyor. Bu öngörünün arkasında, ABD Başkanı Donald Trump ve yakın çevresinin Tahran ile bir anlaşmaya varmak için çabalarını yoğunlaştırdığını gösteren bilgiler var.

 

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un, İran'ın nükleer ve füze programını sınırlandıracak ve Trump'ın kabul edeceği bir anlaşmaya varmak amacıyla İran ile gizli görüşmeler yürüttüğü ortaya çıktı.

Eski askeri istihbarat başkanı Amos Yadlin, ayrıntılara vakıf olduğunu belirterek, “Witkoff, Başkan Trump'ın kabul edebileceği bir anlaşmayı formüle etmeyi başarırsa, İsrail bile bunu reddedemez. Bu, herkesin İran ile daha önceki savaşlardan daha tehlikeli ve şiddetli olduğunu kabul ettiği ve çok cepheli bir savaşa dönüşebilecek bir savaşı önleyecektir” dedi.

Yadlin'e göre, Trump henüz nihai kararını vermedi ve ciddi bir baskı altında, ancak askeri saldırı gerçekleştirmeden işi bitirmeye çalışıyor. Witkoff’un ABD için de potansiyel olarak tehlikeli sonuçlar doğurabileceği gerekçesiyle askeri saldırı düzenlemeye karşı çıkmasının ardından, kendisini İran ile müzakereleri yönetmekle görevlendirdi.

Washington'un izlediği siyasi yol hakkında ise Yadlin şunu söyledi: “Amerikan yönetimi Witkoff'un iyi bir anlaşmaya varmasını bekliyor, ancak onun için iyi bir anlaşma ne anlama geliyor? Basitçe, İran'ın uranyum zenginleştirmeyi durdurması, halihazırda elinde bulunan zenginleştirilmiş uranyumun yurt dışına çıkarılması ve sıkı bir şekilde denetlenmesi, ayrıca İran'a elinde bulunduracağı füzelerin sayısı, türü ve menzili konusunda kısıtlamalar getirilmesidir. Buna İran'ın bölgedeki vekil unsurlarına verdiği desteği durdurması da eklenmelidir.”

“Witkoff'un tüm bu şartları garanti etmesi kolay olmayacak, çünkü bunlar pratikte İran için bir yenilgi anlamına geliyor. Ancak Amerikan Özel Temsilcisi böyle bir anlaşmaya varırsa, İsrail bile buna karşı çıkamayacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Yadlin, “Washington'un Tahran'a saldırmadan dayattığı başka bir yol daha var, o da kuşatma. Bu, Venezuela'da rejime ekonomik baskı uygulayarak daha önce başarılı olduğunu kanıtlamış bir yol. İran’a karşı da bu yolu kullanmak için zamanı var. Büyük güçler iki veya üç günde savaşa girmez; bu zaman alır” dedi.

Bu bağlamda, Washington ve Tel Aviv'den gelen devam eden ve artan tehditler ve bölgeye daha fazla gemi, deniz aracı ve Amerikan kuvvetinin konuşlandırılması göz önüne alındığında, Yadlin, bunların “diğer yolların başarısız olması durumuna karşı hazırlık olduğunu ve bu durumda ABD'nin askeri seçeneği uygulamaya hazır olacağını” belirtti.

Genişleyen varlık

Yadlin'in özetlediği durum, güvenlik ve askeri kaynaklar tarafından da öngörülüyor. İsrail askeri değerlendirmelerine göre ABD, İran'ın müzakerelerde öne sürdüğü koşulları kabul etmesinin zor olacağı ve bunun da bir çatışma olasılığını artırdığı beklentisiyle, bir saldırıya hazırlık olarak Ortadoğu'daki askeri varlığını önemli ölçüde genişletmeye yöneldi.

Ordunun bir raporuna göre ABD, askeri seçeneğe hazırlık olarak Ortadoğu'daki askeri varlığını genişletmeye devam ediyor. Raporda şuna da işaret edildi: “ABD ordusunun bölgede gerçekleştirdiği kapsamlı hava tatbikatları, herhangi bir anlaşmanın şartlarının İran için kabul edilemez olacağı göz önüne alındığında, bir saldırı olasılığının yüksek olduğunu teyit ediyor.” İsrailli bir yetkiliye göre bu şartlar, İran'ın şu anda sahip olduğu ve ne olursa olsun herhangi bir anlaşma ile vazgeçmeyi kabul etmeyeceği çeşitli kabiliyetlerini zayıflatacaktır.

İran ve Şii ekseni dosyası konusunda uzman araştırmacı Danny Citrinowicz ise İran'ın ABD askeri saldırısına maruz kalması veya İsrail'in İran'a karşı proaktif bir saldırı düzenlemeye karar vermesi durumunda kullanılabileceği kabiliyetleri göz önüne alındığında, İran ile ilişkilerde rehavete kapılmama uyarısında bulundu.

Citrinowicz, medyaya yaptığı açıklamalarda, “Sürekli olarak kendisine yönelik herhangi bir saldırıya karşı uyarıda bulunan İran, kabiliyetlerini ve güçlerini ciddi şekilde kullanabilir ve İsrail'e doğrudan bir saldırı başlatmaktan çekinmeyecektir; bu da daha sonra bizi tam ölçekli bir savaşa sürükleyebilir” dedi.

Citrinowicz, İsrailli karar alıcılara, İran Dini Lideri'nin siyasi danışmanı Ali Şemhani'nin açıklamalarını ciddiye alma çağrısında bulundu ve “İran'ın karar alma sürecindeki en etkili isimlerden biri olan Şemhani, Haziran 2025'teki son İsrail saldırısında neredeyse suikasta kurban gidiyordu. Daha önce Savunma Bakanı ve Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı gibi önemli görevlerde bulundu ve söyledikleri kişisel bir görüş değil” ifadelerini kullandı.

İran'ın, herhangi bir saldırının amacının rejimi devirmek olduğundan emin olması durumunda kullanabileceği en tehlikeli kabiliyetleri hakkındaki tahminlerine için ise Citrinowicz: “12 günlük savaşta kullanmadığı önemli sayıda kabiliyeti kullanabilir; elbette İsrail'e saldırmak da buna dahil. İsrail'de, bir Amerikan saldırısı gerçekleştiği anda, bizim de müdahil olma olasılığımızın önemli ölçüde arttığını hesaba katmalıyız. Doğru, İranlılar savaş istemiyorlar, ancak Trump'ın diktelerini de kabul etmeyecekler” diye konuştu.

Belirsizlik kasıtlı bir politika

İsrail'in yürüttüğü güvenlik araştırmaları, ABD Başkanı’nın eylemlerini saran belirsizliğin ardındaki nedeni de araştırıyor. Zira İsrailli yetkililere göre, Tel Aviv ile temas halinde olan üst düzey ABD’li yetkililer bile ayrıntıları bilmiyor.

Daha önce Askeri İstihbarat Biriminde önemli görevlerde bulunmuş olan Emekli Albay Amir Yagur, Trump'ın ne düşündüğünü kimse gerçekten bilmediği için İsrail'in günlük gündemine egemen olan -saldırının olup olmayacağı ne zaman ve ne türde olacağı konusundaki- tartışmanın gereksiz olduğuna inanıyor. Yagur: “Yoğun kamuoyu ilgisi, bizatihi Amerikan stratejisinin bir parçası olabilir. Washington, bunun medyanın odak noktası olacağının farkında ve istediği belirsizliği yaratmak için bunu oluşturmakla ilgileniyor” dedi.

Yagur, İsrail'in gerçekten bilmesi gerekenlere ve şimdiden çıkarılabilecek sonuçlara odaklanması gerektiğini düşünüyor. İran Devrim Muhafızları unsurlarına yönelik doğrudan baskıyı artırmak için adımlar atılmasının, özellikle de Devrim Muhafızları’nın terör örgütü olarak ilan edilmesinin gerekliliğini vurguluyor.

Yagur'un bu vurgusu, Devrim Muhafızları unsurlarının kendisinden ayrılmaya başlamasının hayati önem taşıdığına dair inancından kaynaklanıyor; çünkü bu, rejimi devirme çabalarını güçlendirecek bir zayıflık yaratacaktır. Öte yandan, Devrim Muhafızları unsurlarının İran'da kendilerine yönelik herhangi bir saldırı veya eylemden korkabileceklerini ve rejimin devrilmesi durumunda kendilerine sığınacak bir ülke arayabileceklerini de düşünüyor. Ona göre Devrim Muhafızları'nın terör örgütü olarak ilan edilmesi adımının başarılı olması, onları rejimin hayatta kalması ile kendi hayatları arasında seçim yapmaya zorlayacaktır.

Savunma amaçlı hava tatbikatı ve merkezdeki deniz kuvvetleri

Değerlendirilen çeşitli senaryolar arasında, ABD güçlerinin konuşlandırılması, askeri teçhizatın desteklenmesi ve ABD ordusunun yürüttüğü tatbikatların ardından İran'a saldırı seçeneği baskın olmaya devam ediyor. Şarku'l Avsat'ın Independent Arabia'dan aktardığı analize göre İsrail'de askeri hazırlıklar en üst düzeyde ve iç cephe, sakinleri korumak için eğitim ve hazırlıklara devam ediyor.

İki ordunun komutanlıkları arasındaki istişareler hakkında bilgili bir askeri yetkili, ABD hava tatbikatının savunma amaçlı bir tatbikat olduğunu belirtti. Tatbikatın, ABD güçlerini, ABD ve Ortadoğu'daki müttefiklerine (İsrail dahil) ait stratejik hedeflere yönelik İran saldırılarına hızlı olarak yanıt verecek şekilde eğitmeyi amaçladığını söyledi.

Masada iki senaryo gündemde; birincisi, ABD saldırı planını engelleyecek ve bozacak sürpriz bir proaktif İran saldırısı, ikincisi ise, ABD saldırısından sonra İran'ın misilleme saldırılarıyla başa çıkmak ki, ABD ordusu bununla ilgili eğitimlerini yoğunlaştırdı.

Buna karşılık, ABD ordusu İran ile bir deniz savaşını yönetmeye de hazırlanıyor. İran'ın hedeflerinin de deniz yönüne odaklanacağı ve bu kapsamda Hürmüz Boğazı'nı deniz mayınları, küçük, hızlı, silahlı bot sürüleri, silahlı insansız hava araçları (SİHA) ve gemisavar füzeler kullanarak kapatacağı tahmin ediliyor. Bir İsrail raporuna göre bu tür hedefler Ortadoğu'dan Asya ve Avrupa'ya giden petrol ve doğalgaz arzının önemli bir bölümünü felç edecek ve Amerikan saldırısına katılmayan ülkelere de ciddi zararlar verecektir.

Öte yandan, İsrail'de ABD'nin İran içinden doğru ve güvenilir istihbarat toplama konusunda zorluklarla karşılaştığı da açıklandı. İsrail kaynakları, İsrail Askeri İstihbarat Başkanı Shlomi Binder'in, İran ile ilgili olarak Amerikan yönetiminin talep ettiği özel istihbarat hakkında bilgi vermek üzere Pentagon, CIA ve Beyaz Saray'daki üst düzey yetkililerle görüşmeler yaptığını doğruladı.


Citi, ABD ve İsrail'in İran'a karşı sınırlı bir eylemde bulunacağını öngörüyor

İran Devrim Muhafızları mensupları askeri geçit töreninde, (AFP)
İran Devrim Muhafızları mensupları askeri geçit töreninde, (AFP)
TT

Citi, ABD ve İsrail'in İran'a karşı sınırlı bir eylemde bulunacağını öngörüyor

İran Devrim Muhafızları mensupları askeri geçit töreninde, (AFP)
İran Devrim Muhafızları mensupları askeri geçit töreninde, (AFP)

Citibank bir notunda, ABD ve İsrail'in yakın vadede İran'a karşı sınırlı önlemler almasını ve bu önlemlerin, gerilimi tırmandırmaktan kaçınmayı amaçladığını, ayrıca bu önlemlerin Tahran'ı nükleer programı konusunda bir anlaşmaya varmaya zorlamayı hedeflediğini belirtti.

Bankanın dün yayınladığı notta, küçük ölçekli eylemlerin muhtemelen sınırlı ABD askeri saldırılarını ve petrol tankerlerinin ele geçirilmesini içereceği, bunun da özellikle İran'ın hayati bir su yolu olan Hürmüz Boğazı'nı kapatabileceği endişeleri nedeniyle petrol piyasalarındaki risk primini yükselteceği belirtildi. ABD'nin OPEC'in en büyük ham petrol üreticilerinden biri olan İran'a saldırması durumunda küresel arzda yaşanabilecek olası aksamalara ilişkin artan endişeler arasında petrol fiyatları dün yüzde 3 artarak beş ayın en yüksek seviyesine ulaştı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (EPA)İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (EPA)

Çeşitli kaynaklar, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'la başa çıkmak için güvenlik güçlerine ve liderlere yönelik hedefli saldırılar da dahil olmak üzere farklı seçenekleri değerlendirdiğini, ancak İsrail ve Arap yetkililerinin hava saldırılarının tek başına ülkenin yöneticilerini deviremeyeceğini söylediğini belirtti.

Banka, %70 olasılıkla gerçekleşeceğini düşündüğü sınırlı müdahale senaryosunun, "ABD'nin iç politika mülahazaları, Başkan Trump'ın savaştan kaçınma tercihi ve İran içindeki baskıların devam etmesinin bir anlaşmayla sonuçlanabilecek değişikliklere yol açabileceği olasılığı" nedeniyle "yükselen enerji fiyatlarına karşı duyarlılığını" yansıttığını ifade etti.

Citigroup, İran'ın büyük bir karşılık vermesini ihtimal dışı bırakıyor, "çünkü İran da zor durumdaki ekonomisi ve iç karışıklığı göz önüne alındığında savaş istemiyor." Banka, İran içinde sınırlı ancak tırmanacak bir çatışma ve siyasi istikrarsızlık olasılığını %30 olarak öngörüyor; bu durum petrol üretimi ve ihracatında aralıklı aksamalara neden olabilir. Şarku’l Avsat’ın bankanın notundan aktardığına göre ABD ve İsrail ile yaşanan gerilimler nedeniyle bölgesel arzda önemli kayıplar yaşanma olasılığını %10 olarak değerlendiriyor.

Citi, temel senaryosunda ABD ve İran arasında 2026 yılında bir anlaşmaya varılacağını ve gerilimlerin azalacağını öngörüyor. Bu durum, İran'la ilgili jeopolitik risk primini (şu anda varil başına 7 ila 10 dolar arasında) düşürerek Brent petrolün 70 dolara yaklaşmasını sağlayacak. Brent petrol vadeli işlemleri dün varil başına 70,71 dolarda kapandı.