Moskova, Zelenskiy’i ordusunun kayıpları hakkında yalan söylemekle ile suçluyor

İsviçre, Rusya'yı Ukrayna'da bir barış konferansına katılmaya davet etti.

Rusya Devlet Başkanı Putin dün Kremlin'de Karaçay-Çerkesya Devlet Başkanı Raşid Temrezov ile bir araya geldi. (AP)
Rusya Devlet Başkanı Putin dün Kremlin'de Karaçay-Çerkesya Devlet Başkanı Raşid Temrezov ile bir araya geldi. (AP)
TT

Moskova, Zelenskiy’i ordusunun kayıpları hakkında yalan söylemekle ile suçluyor

Rusya Devlet Başkanı Putin dün Kremlin'de Karaçay-Çerkesya Devlet Başkanı Raşid Temrezov ile bir araya geldi. (AP)
Rusya Devlet Başkanı Putin dün Kremlin'de Karaçay-Çerkesya Devlet Başkanı Raşid Temrezov ile bir araya geldi. (AP)

Moskova, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin Ukrayna ordusundaki kayıplara ilişkin verdiği sayıya dair katı açıklamalarda bulundu. Zelenskiy’i ülkedeki imajını geliştirmek ve Ukraynalılar arasındaki bıkkınlık derecesini azaltmak amacıyla yalan söylemekle suçladı.

Dün Zelenskiy’i alaycı bir dille eleştiren Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova şu ifadeleri kullandı:

“Her Ukrayna vatandaşı onun yalan söylediğini biliyor. Ukrayna Devlet Başkanı, Ukraynalıları insan olarak değil, sayı olarak görüyor. Ordudaki ölü sayısını azaltma girişimi ile popülaritesi dibe ulaştıktan sonra imajını iyileştirmeyi amaçlıyor. Geçmişte Zelenskiy, Donbas'taki Rusça konuşan nüfusu insandan saymadı. Şimdi ise Ukrayna'nın diğer sakinlerini insandan saymayı bıraktı.”

Zelinskiy pazar günü yapılan basın toplantısında, iki yıl önce savaş patlak verdiğinden bu yana Ukrayna ordusundaki kayıpların 31 bin kişi olduğunu bildirdi.

Herson bölgesinin Rus Valisi Vladimir Saldo, Zelenskiy’in bu açıklamalar ile ülkedeki panik durumunu azaltmaya, vatandaşların orduya olan güvenini artırmaya çalıştığını belirtti. Zira vatandaşların orduya katılmaktan ve seferberlikten kaçındığına dikkat çeken Saldo, “Zelenskiy’in kayıplar hakkındaki açıklamaları, insanları ikna etme girişiminde yalanları tekrarlamak açısından Hitler dönemindeki Propaganda Bakanı Joseph Goebbels tarafından yapılan açıklamaları andırıyor” açıklamalarında bulundu.

“İddialar işe yaramıyor”

Telegram uygulamasında açıklamada bulunan Saldo, Zelenskiyn’in Ukrayna Ordusu'ndaki ölü sayısını en az 10 kez azalttığını belirttiği açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Kiev rejiminin amacı Ukraynalıları silahlı kuvvetlerde hizmetten korkmamaya ikna etmek. Ancak, Ukraynalıların askerlik hizmetine karşı ifade ettikleri şiddetli direniş göz önüne alındığında, kayıpları azaltma iddiaları artık işe yaramıyor.

Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, geçen hafta yaptığı açıklamada, “Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nde sadece 4 Haziran ayından bu yana 166 bin ölü ve yaralı kaydedildi” ifadelerini kullandı.

İsviçre Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis, Rusya'nın devlet haber ajansı olan RİA Novosti ile yaptığı röportajda, Rusya'nın Ukrayna ile ilgili barış konferansına katılmak üzere İsviçre’ye davet edileceğini, ancak Rus temsilcilerin gelmesinin pek olası olmadığını söyledi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Cassis sözlerini şöyle sürdürdü:

“Önümüzdeki birkaç hafta ya da 2-3 ay içinde barışı getirecek bir konferansın yapılabileceğini varsaymak yanıltıcı ve safça olur. Dolayısıyla bu konferans, barış arayışı sürecinin yüksek düzeyde, en azından bakanlar düzeyinde açılmasını amaçlıyor. Rusya’nın bu ilk konferansa katılması pek olası değil, fakat davet edilecek. Öte yandan hedef, Rusya’nın da katılımıyla bu yolda yakınlaşabilmemizdir. Bu nedenle söz konusu yolda birkaç adım olacağını düşünmeliyiz.”

İlk konferans İsviçre’de yapılacak olsa da sonraki konferansların bazı BRICS ülkeleri gibi diğer ülkelerde yapılabileceğini belirten Cassis açıklamasının devamında, “BRICS ülkelerinin bu yolda belirli bir rol oynayabileceğini ve oynamak istediğini düşünebiliriz. Bunu yaparlarsa çok mutlu olacağız ve bu konuyu doğrudan kendileriyle görüşeceğiz. Bugün özellikle bu entegrasyon süreci kapsamında Güney Afrika ve Suudi Arabistan ile ikili toplantı yapacağım” ifadelerini kullandı.

Fotoğraf Altı: Moskova'da askerleri onurlandıran reklam panoları asıldı. (AFP)

İsviçre Konfederasyonu Başkanı Viola Amherd, daha önce yaptığı açıklamada, Zelenskiy’nin Ukrayna'da bir barış zirvesi düzenlenmesini istediğini belirtmişti. Zelenskiy'nin özel kalemi Andriy Yermak, Kiev'in Ukrayna barış formülü üzerinde anlaşılması için zirve konferansları düzenlemek istediğini kaydetti. “Saldırgan devleti temsil eden kişinin bulunması ve bu savaşı gerçekten sona erdirmek istemesi durumunda Rusya Federasyonu'nun her iki temsilcisini de planı sunmaya çağırdığımız bir durum olabilir” ifadelerini kullandı.

Dün bu ifadelere bir cevap veren Kremlin, Rusya olmadan barış görüşmeleri yapma fikrinin saçma olduğunu vurguladı. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, gazetecilere verdiği demeçte, “Bunun garip bir formül olduğunu defalarca söyledik. Zirâ Rusya olmadan bir barış planın uygulanması saçma” ifadelerini kullandı.

Geçen yıl Ukrayna Devlet Başkanı tarafından sunulan planı tartışmayı reddettiğini bildiren Moskova, bunun gerçeklikten beri olduğunu ve uygulanamayacağını vurguladı.

Ancak Rus tarafına bir sonraki toplantıda sadece Ukrayna planının tartışılmayacağını belirten İsviçre, barış sürecini zorlayabilecek tüm fikirlerin sunulması yönündeki umudunu ifade etti.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov bundan birkaç hafta önce İsviçre Dışişleri Bakanı ile yaptığı toplantıda, ikili ilişkilerde Moskova’nın Bern'in tarafsızlık ilkelerinden uzaklaşmasını ve Kiev rejimine verdiği desteği dikkate aldığını bildirdi. Ülkesinin, Rusya'nın katılımı olmadan herhangi bir barış müzakeresinin mümkün olmayacağı yönündeki tutumunu tekrarladı.

Zelenskiy, Kiev'in çözüm planını İsviçre'deki ikinci konferansta Moskova'ya teslim etmeyi planladığını duyurdu. Ancak toplantının Rusya ile müzakere turu olmadığını da sözlerine ekledi.

Zelenskiy'nin özel kalemi Andriy Yermak, Rusya'nın İsviçre'deki Ukrayna konulu ikinci konferansa davet edilmesinin mümkün olduğunu dile getirmişti. Ukrayna 2024 konulu konferansın müzakereler için bir platform olmadığını, konferans katılımcıları tarafından hazırlanan planın Rus temsilcilerine sunulacağını belirten Yermak, “Rusya hazırlanacak belgeyi kabul etmeyebilir. Toplantı, Moskova'nın ikinci bölümüne davet edilmesi koşuluyla, Rusya'nın katılımı olmadan gerçekleşecek iki bölümde gerçekleşebilir” ifadelerini kullandı.

ABD’de seçimler yaklaşırken Ukrayna ile Rusya arasındaki müzakerelerin şu an mümkün olup olmadığı hakkındaki soruyu yanıtlayan Zelenskiy, ABD tarafının Ukrayna'yı destekleme sözlerini geri çekebileceğini düşünmediğini söyledi. Önümüzdeki aylarda İsviçre'de Ukrayna'daki hakkında bir forum düzenlenmesini umduğunu da sözlerine ekledi. İkinci forumun yaklaşık tarihlerinden bahsetmedi, ancak Ukrayna'da düzenlemek istediklerini, belki de Avrupa Kıtası’nda olmayacağını bildirdi.



İran: ABD’nin herhangi bir saldırısı, hatta sınırlı saldırıları bile ‘saldırganlık’ olarak kabul edilecek

Tahran’da ABD karşıtı bir duvar resminin önünden geçen İran askeri (EPA)
Tahran’da ABD karşıtı bir duvar resminin önünden geçen İran askeri (EPA)
TT

İran: ABD’nin herhangi bir saldırısı, hatta sınırlı saldırıları bile ‘saldırganlık’ olarak kabul edilecek

Tahran’da ABD karşıtı bir duvar resminin önünden geçen İran askeri (EPA)
Tahran’da ABD karşıtı bir duvar resminin önünden geçen İran askeri (EPA)

İran bugün yaptığı açıklamada, ABD’den gelecek herhangi bir saldırının -sınırlı hava harekâtı dahil- ‘saldırganlık’ olarak değerlendirileceğini ve buna karşılık verileceğini duyurdu. Açıklama, ABD Başkanı Donald Trump’ın böyle bir ihtimali değerlendirdiğini söylemesinin ardından geldi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, haftalık basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Sınırlı bir saldırı ile ilgili soruya gelince; sınırlı saldırı diye bir şey yoktur. Her türlü saldırı, saldırganlık olarak kabul edilecektir” dedi.

Bekayi, “Her ülke, meşru müdafaa hakkına dayanarak saldırıya güçlü bir şekilde karşılık verir; biz de bunu yapacağız” ifadesini kullandı.

Bekayi’ye yöneltilen soru, Trump’ın cuma günü yaptığı ve Umman arabuluculuğunda süren müzakerelerde anlaşma sağlanamaması halinde Tahran’a sınırlı bir saldırı düzenlemeyi ‘değerlendirdiğini’ belirttiği açıklamasına atıfta bulunuyordu.

Taraflar, şubat ayı başında Umman arabuluculuğunda dolaylı görüşmelere yeniden başlamış; şimdiye kadar Maskat ve Cenevre’de iki tur müzakere gerçekleştirmişti. Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi, üçüncü turun perşembe günü Cenevre’de yapılacağını doğruladı.

İran heyetine başkanlık eden Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise dün yaptığı açıklamada, Tahran ile Washington arasında diplomatik bir uzlaşıya varılması için ‘iyi bir fırsat’ bulunduğunu söyledi.

Arakçi, ABD merkezli CBS televizyonuna verdiği röportajda, “Hâlâ herkes için fayda sağlayacak diplomatik bir çözüme ulaşma konusunda iyi bir fırsatımız olduğunu düşünüyorum” dedi. Müzakerecilerin bu ay gerçekleştirilen iki tur görüşmenin ardından ‘anlaşmanın unsurları ve taslak metni üzerinde çalıştıklarını’ belirten Arakçi, buna karşın ülkesinin uranyum zenginleştirme hakkından vazgeçmeyeceğini vurguladı.

Washington ile temel anlaşmazlık noktalarından biri olan bu konuda Arakçi, “Egemen bir ülke olarak bu alanda kendi kararımızı verme hakkına sahibiz” diye konuştu.

Tahran ile Washington arasındaki görüşmeler, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik askeri seçenekleri gündeme getirdiği bir ortamda yeniden başlamıştı. Trump önce İran’daki protestolara yönelik kanlı müdahaleleri gerekçe göstermiş, daha sonra ise özellikle nükleer program konusunda anlaşmaya varılamaması halinde askeri adım atılabileceği uyarısında bulunmuştu.

Diplomatik sürece paralel olarak ABD, Ortadoğu’daki askeri varlığını da artırdı. Washington yönetimi bölgeye iki uçak gemisi gönderirken, savaş uçakları, askeri nakliye uçakları ve havada yakıt ikmali yapabilen tanker uçaklardan oluşan filoları da konuşlandırdı.

ffvbf
Arap Denizi’ndeki ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln (AFP)

ABD’nin müzakere heyetine başkanlık eden Özel Temsilci Steve Witkoff cumartesi günü yaptığı basın açıklamasında, Başkan Donald Trump’ın İran’ın ABD’nin askeri yığınağı karşısında neden ‘teslim olmadığını’ sorguladığını söyledi.

Bu açıklamaya yanıt veren Bekayi ise teslimiyetin İranlıların karakterinde olmadığını belirterek, ülkelerinin tarihi boyunca böyle bir tutum sergilemediğini ifade etti.


Kallas, İran sorununa ‘diplomatik çözüm’ çağrısında bulundu: Başka bir savaş istemiyoruz

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, AB dışişleri bakanları toplantısı öncesinde Brüksel’de basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. (AP)
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, AB dışişleri bakanları toplantısı öncesinde Brüksel’de basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. (AP)
TT

Kallas, İran sorununa ‘diplomatik çözüm’ çağrısında bulundu: Başka bir savaş istemiyoruz

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, AB dışişleri bakanları toplantısı öncesinde Brüksel’de basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. (AP)
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, AB dışişleri bakanları toplantısı öncesinde Brüksel’de basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. (AP)

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas bugün, İran ile ABD arasında beklenen görüşmeler öncesinde, Tahran dosyası için ‘diplomatik bir çözüm’ çağrısında bulundu. Bu açıklama, ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran’ı askeri müdahalelerle tehdit ettiği bir döneme denk geldi.

Kallas, AB üyesi ülkelerin dışişleri bakanları toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada, “Bu bölgede bir başka savaşa ihtiyacımız yok; zaten çok sayıda savaş var” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Kallas, “İran şimdiye kadarki en zayıf dönemini yaşıyor. Bu zamanı diplomatik bir çözüm bulmak için değerlendirmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi dün, ABD ile İran arasındaki yeni müzakere turunun önümüzdeki perşembe günü Cenevre’de yapılacağını duyurdu. Busaidi, müzakereler için ‘ekstra çaba göstermeye yönelik olumlu bir ivme’ olduğunu da belirtti.

ABD, İran’dan uranyum zenginleştirme stokundan vazgeçmesini, Washington’a göre nükleer bomba yapımında kullanılabilecek bu stokların imhasını, Ortadoğu’daki silahlı gruplara desteğini durdurmasını ve füze programına kısıtlamalar getirilmesini talep ediyor.

İran ise nükleer programının barışçıl olduğunu vurguluyor, ancak yaptırımların kaldırılması karşılığında bazı sınırlamaları kabul etmeye hazır olduğunu söylüyor. Tahran, nükleer konuyu füze programı veya silahlı gruplara destek gibi diğer meselelerle ilişkilendirmeyi ise reddediyor.


Barış Konseyi’ndeki İsrail ekibi Gazze Şeridi’nin nasıl yeniden inşa edileceğini açıkladı

Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)
Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)
TT

Barış Konseyi’ndeki İsrail ekibi Gazze Şeridi’nin nasıl yeniden inşa edileceğini açıkladı

Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)
Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu’da kapsamlı barış planının başarıya ulaşıp ulaşamayacağına dair tartışmalar sürerken, özellikle Hamas’ın silah bırakmayı kabul etmeyeceğini düşünen çevreler planın uygulanabilirliği konusunda şüphelerini dile getiriyor. Bu kesimler, İsrail hükümetinin de bu durumu, süreci bütünüyle sekteye uğratmak için kullanabileceğini ve müzakereleri zorlaştıracak çok sayıda ağır şart öne sürebileceğini savunuyor. Buna karşılık ABD yönetimine yakın isimler ise iyimser mesajlar veriyor. Projede kilit sorumluluklar üstlenen üç İsrailli yetkili de bu isimler arasında yer alıyor.

Söz konusu isimler, ABD Başkanı’nın planın başarıya ulaşması konusunda kararlı olduğunu ve sürecin sabote edilmesine izin vermeyeceğini vurguluyor. Ayrıca şimdiye kadar atılan adımların, biriken engellere rağmen ‘umut verici’ olduğunu ifade ediyorlar.

dvfd
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nın kuzeyinde, toplu iftar yapan yerinden edilmiş aileler, 21 Şubat 2026 (AFP)

İsrail’in önde gelen gazetelerinden Yedioth Ahronoth, ABD ekibi tarafından görevlendirilen ve İsrail’i resmen temsil etmeyen İsrailli yetkililere dayandırdığı haberinde, sürecin artık geri dönülmez biçimde başladığını aktardı. Yetkililer, Mısır, Türkiye ve Katar’ın Hamas’ı iş birliğine ikna etmek için etkili bir rol üstlendiğini ifade etti.

Gazete, İsrail’in siyasi ve askeri liderliğinde birçok ismin Trump’ın vizyonuna ve bu vizyona inanan danışmanları Steve Witkoff ile Jared Kushner’ın planı fiilen hayata geçirme kapasitesine kuşkuyla yaklaştığını yazdı. Söz konusu iki ismin, planın uygulanma mekanizmalarını oluşturmak ve başarıya ulaştırmakla görevlendirildiği belirtildi.

Buna karşılık Barış Konseyi’nde yer alan İsrailli yetkililer (İş insanı Yakir Gabay, teknoloji sektörü yöneticisi Liran Tancman ve Başbakan Binyamin Netanyahu’nun ABD koordinasyon merkezindeki temsilcisi Michael Eisenberg) Hamas’ın silah bırakmayı kabul etmesi ve Filistinlilerin okul müfredatını ‘barış ve hoşgörü kültürünü’ esas alacak şekilde değiştirmesi halinde Trump’ın projesinin ‘Gazze Şeridi’ni gerçek bir rivieraya dönüştürmek için tarihi bir fırsat’ olacağını savundu.

Şarku’l Avsat’ın Yedioth Ahronoth’tan aktardığına göre yetkililer, projenin arkasında ‘engellenmesi zor, sağlam, profesyonel ve dengeli bir çekirdek oluşturan’ Amerikalı, Arap ve uluslararası isimlerden oluşan bir kadronun bulunduğunu ifade etti.

Ancak aynı yetkililer, Hamas’tan talep edilen hususun ‘taviz verilemeyecek belirleyici unsur’ olduğuna da dikkat çekti.

İlk görev

Barış Konseyi üyesi Yakir Gabay, projenin uygulanmasına ilişkin vizyonunu açıklarken, “İlk görev 70 milyon ton moloz ve patlayıcı kalıntısını temizlemek, geri dönüştürülebilecek malzemeleri değerlendirmek, yüzlerce kilometrelik tüneli yıkıp doldurmak ve Gazze sakinleri için dayanıklı çadırlar ile konteynerlerden oluşan geçici konutları hızla organize etmek olacak. Bu adımlar, altyapı ve konut inşasıyla eş zamanlı yürütülecek” dedi.

dfvfdv
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nın kuzeyinde, yerinden edilmiş kişiler için kurulan çadırlar (AFP)

Gabay, modern hastaneler, okullar, fabrikalar, tarım alanları, karayolu ve demiryolu ağları, enerji, su ve veri merkezleri ile bir liman ve havaalanı inşasını içeren ayrıntılı bir plan hazırlandığını belirtti.

Ortadoğu’da milyonlarca konut inşa etmiş deneyimli müteahhitlerin projeye dahil edileceğini kaydeden Gabay, ‘uygun maliyetli’ konut üretimi için finansmanın hazır olduğunu, yüz binlerce kişiye istihdam sağlanacağını ifade etti.

Konut ve iş alanlarının yanı sıra 200 otelin inşasının da planlandığını açıkladı.

Gabay ayrıca, bu çerçevede Jared Kushner’ın açıklamalarına atıfta bulunarak, Gazze’de Ali Şaas liderliğinde kurulan teknokrat hükümete ve yolsuzlukla mücadele konusunda sağlanan mutabakata dayandıklarını söyledi.

Yüksek teknoloji girişimcisi ve hükümete bağlı siber merkez danışmanı Liran Tancman ise Amerikalı, Arap ve Filistinli taraflarla iş birliği içinde modern teknolojik çözümler geliştirilmesini öngören bir planın uygulanmasından sorumlu olduğunu belirtti. Gazze Şeridi’nde internet altyapısının 2G’den beşinci nesil teknolojiye yükseltileceğini ve hizmetin halka ücretsiz sunulacağını vaat eden Tancman, Gazze Şeridi’nde üretilen mal ve ürünlerin yurt dışına ihracı için modern mekanizmaların oluşturulduğunu da açıkladı.

Yeni bir çağ

İsrailli yetkililer, Yedioth Ahronoth gazetesine yaptıkları açıklamada, Gazze Şeridi’nin yeniden imar planının fiilen Refah’ta başladığını ve üç yıl süreceğini bildirdi. İsrail’in halihazırda moloz temizleme çalışmalarını yürüttüğünü belirten yetkililer, ilk aşamada 500 bin kişiyi barındıracak 100 bin konut inşa edileceğini, yalnızca altyapı maliyetinin 5 milyar dolar olacağını ifade etti. Hedefin, Gazze Şeridi’ndeki tüm vatandaşlar için 400 bin konut inşa etmek olduğu; altyapı için 30 milyar dolar ve yeniden inşa için aynı tutarda kaynak öngörüldüğü kaydedildi.

vfdvfd
Gazze şehrindeki er-Rimal Mülteci Kampı’nda yerinden edilmiş bir kadın, seyyar su tankerlerinden doldurduğu iki su kabını taşıyor, 21 Şubat 2026 (AFP)

Gazete, Barış Konseyi’nden üst düzey bir üyenin, “Hamas planla olumlu şekilde etkileşime girerse bunun iyi bir karşılığı olur. İsrail’de liderleri için af çıkabilir, hatta silahları para karşılığında satın alınabilir. En önemlisi, Gazze ve halkı dünyaya açık ve bağlantılı yeni bir döneme geçer” ifadelerini aktardı.

Öte yandan The Times of Israel’e konuşan bir ABD’li yetkili, Yedioth Ahronoth’ta yer alan bilgilerin büyük bölümünü doğruladı. Yetkili, “Hamas silah bırakmayı kabul etmeden fon akışı başlamaz. Ancak İsrail’in de olumlu bir tutum sergilemesi gerekecek” dedi.

The Times of Israel’e konuşan bir Arap diplomat ise “Ortadoğu’da kibir tehlikeli olabilir” uyarısında bulunarak, ABD’nin Gazze’nin yeniden inşasını ve bölgede yeni bir teknokrat hükümet kurulmasını kapsayan planının ikinci aşamasının başarıya ulaşması için hem İsrail hem de Hamas üzerindeki sürekli baskının gerekli olacağını söyledi.

Bölgesel arabulucuların Hamas ile yürüttüğü silahsızlanma görüşmelerine de vakıf olduğu belirtilen diplomat, Washington’un bu konuda bir anlaşmaya varılabileceğine inanması için gerekçeler bulunduğunu aktardı.

Ancak diplomat, silahsızlanma sürecinin zaman alacağını ve Hamas’ın bazı üyelerinin, Gazze Şeridi’ni yönetmek üzere oluşturulan Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi gözetimindeki kamu sektörüne entegre edilmesini gerektireceğini ifade etti. İsrail’in bu çerçeveye karşı çıkmasının muhtemel olduğunu belirten diplomat, Tel Aviv yönetiminin söz konusu komitenin başarısını kolaylaştıracağı konusunda da ciddi şüpheler bulunduğunu dile getirdi.