Kendini yakan ABD askeri, "Amerikan birlikleri Gazze'deki tünellerde savaşıyor" demiş

"Gizli belgelere erişimi vardı"

Eylemciler, kendisini yakarak öldüren Bushnell'i anmak için Washington'daki İsrail Büyükelçiliği önüne mum bırakmıştı (AFP)
Eylemciler, kendisini yakarak öldüren Bushnell'i anmak için Washington'daki İsrail Büyükelçiliği önüne mum bırakmıştı (AFP)
TT

Kendini yakan ABD askeri, "Amerikan birlikleri Gazze'deki tünellerde savaşıyor" demiş

Eylemciler, kendisini yakarak öldüren Bushnell'i anmak için Washington'daki İsrail Büyükelçiliği önüne mum bırakmıştı (AFP)
Eylemciler, kendisini yakarak öldüren Bushnell'i anmak için Washington'daki İsrail Büyükelçiliği önüne mum bırakmıştı (AFP)

ABD'nin başkenti Washington'daki İsrail Büyükelçiliği önünde kendi yakan askerin, gizli belgelere erişimi olduğu öne sürüldü.

ABD Hava Kuvvetleri'ne mensup Aaron Bushnell, pazar günü düzenlediği eylemde "Soykırımın parçası olmayacağım" diyerek kendini yakmıştı. 

25 yaşındaki askerin arkadaşı, ABD'nin önde gelen tabloid gazetelerinden New York Post'a (NYP) Bushnell'in eylemi düzenlemeden önce cumartesi günü kendisini aradığını söyledi.

Kimliği paylaşılmayan kişi, Bushnell'in bir takım gizli belgelere eriştiğini ve ABD askerlerinin Gazze'deki yeraltı tünellerinde Hamas militanlarına karşı savaştığını belirttiğini aktardı. 

Bushnell'in arkadaşı, genç askerin görevi gereği istihbarat verileriyle uğraştığını ve bunlardan bazılarının Gazze savaşıyla ilgili olduğunu belirtti.

Kaynak, Bushnell'le konuşmasına dair şunları söyledi: 

Bana masasına gelen belgelerden bahsetti. Bunlarda ABD ordusunun Filistin'deki soykırıma karıştığına yönelik bilgiler olduğunu belirtti. Bana sahada askerlerimizin olduğunu ve çok sayıda Filistinliyi öldürdüklerini söyledi. Çok şey bilmiyorum ama ses tonundan korktuğunu anladığımı söyleyebilirim. Daha önce bu tonda konuştuğunu hiç duymamıştım.

NYP, söz konusu kişiyle Bushnell'in bağını doğruladıklarını aktardı. Arkadaşı, Bushnell'in intiharını öğrendiğinde şoke olduğunu belirterek "Görebileceğiniz en sakin ve aklı başında kişilerden biriydi. İntihar onun yapacağı bir şey değil" ifadelerini kullandı. 

ABD Hava Kuvvetleri'nin paylaştığı bilgilere göre Bushnell, siber savunmayla ilgili veri işleme biriminde "inovasyon hizmetleri teknisyeni" olarak çalışıyordu. Ancak yetkililer, askerin ne tür bir güvenlik iznine sahip olduğuna dair açıklama yapmadı.

NYP ve ABD'nin önde gelen gazetelerinden Washington Post, askerin "anarşist eğilimleri" olduğunu da yazmıştı.

Independent Türkçe, New York Post, Washington Post



Trump'ın gümrük vergilerinin iptal edilmesinin ardından finansal kaos korkusu

Trump, 20 Şubat'ta Beyaz Saray'da Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile düzenlediği basın toplantısında (DPA)
Trump, 20 Şubat'ta Beyaz Saray'da Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile düzenlediği basın toplantısında (DPA)
TT

Trump'ın gümrük vergilerinin iptal edilmesinin ardından finansal kaos korkusu

Trump, 20 Şubat'ta Beyaz Saray'da Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile düzenlediği basın toplantısında (DPA)
Trump, 20 Şubat'ta Beyaz Saray'da Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile düzenlediği basın toplantısında (DPA)

Başkan Donald Trump'ın ithalata yeni gümrük vergileri uygulama sözü vermesinin ardından finansal ve ekonomik çalkantı korkuları arasında, Amerika'nın dünya genelindeki ticaret ortakları yeni belirsizlikleri değerlendirmeye başladı.

Yüksek Mahkeme'nin ikinci döneminin başında uygulamaya koyduğu kapsamlı gümrük vergileri paketini iptal etmesinden saatler sonra Trump, farklı bir yasa kapsamında salı gününden itibaren 150 gün süreyle tüm ülkelerden yapılan ithalata yeni gümrük vergileri uygulayacağını söyledi. Başlangıçta yüzde 10 olarak belirlediği oranı, "derhal geçerli olmak üzere" yüzde 15'e çıkardı.

Trump, sosyal medya platformu Truth Social'da yaptığı açıklamada, mahkemenin "son derece Amerikan karşıtı" kararının ardından ithalat tarifelerini "tamamen izin verilen seviyeye" çıkarmaya karar verdiğini söyledi.

Bu karar, ekonomistlerin daha fazla önlem alınabileceği ve bunun da finansal kaosa yol açabileceği konusunda uyarıda bulunmasına neden oldu.


Washington’ın sembolik bir uranyum zenginleştirme seviyesi ile hızlı bir saldırı arasında denge kurma çabası

İran’ın Natanz adlı uranyum zenginleştirme tesisinde gaz enjeksiyon işlemi yapan altıncı nesil santrifüjler (IR-6), Kasım 2019 (Arşiv - İran Atom Enerjisi Kurumu)
İran’ın Natanz adlı uranyum zenginleştirme tesisinde gaz enjeksiyon işlemi yapan altıncı nesil santrifüjler (IR-6), Kasım 2019 (Arşiv - İran Atom Enerjisi Kurumu)
TT

Washington’ın sembolik bir uranyum zenginleştirme seviyesi ile hızlı bir saldırı arasında denge kurma çabası

İran’ın Natanz adlı uranyum zenginleştirme tesisinde gaz enjeksiyon işlemi yapan altıncı nesil santrifüjler (IR-6), Kasım 2019 (Arşiv - İran Atom Enerjisi Kurumu)
İran’ın Natanz adlı uranyum zenginleştirme tesisinde gaz enjeksiyon işlemi yapan altıncı nesil santrifüjler (IR-6), Kasım 2019 (Arşiv - İran Atom Enerjisi Kurumu)

ABD merkezli haber sitesi Axios, ABD'li yetkililere dayandırdığı bir haberde, Başkan Donald Trump yönetiminin İran ile başa çıkmak için birkaç seçenek üzerinde düşündüğünü, bunların arasında İran'ın kendi topraklarında ancak bunun nükleer silah edinmeye giden bir yol olmadığını kanıtlayan ayrıntılı teknik önlemleri içermesi şartıyla, sınırlı ve sembolik şekilde uranyum zenginleştirme yapmasına izin verecek bir formülün kabul edilmesinin de bulunduğunu aktardı.

Axios, Trump'ın çeşitli askeri seçenekleri de değerlendirdiğini, ancak ara seçim yılındaki ABD ekonomisi üzerindeki etkisinden korktuğu için uzun soluklu bir savaş yerine Venezuela'da olduğu gibi hızlı saldırıları tercih ettiğini ekledi. Axios’a göre bazıları Trump’a hava saldırıları ile tek başına bunu başarmanın zorluğu nedeniyle, Tahran'da rejim değişikliği fikrinden vazgeçmesini tavsiye etti.

Öte yandan Trump, dünya önünde zayıf görünmemek için, askeri harekat ya da anlaşma yoluyla İran'a karşı bir zafer elde etmeden geri adım atmaktan korkuyor. Reuters, Beyaz Saray'dan üst düzey bir yetkilinin, Trump'ın agresif söylemlerine rağmen, Washington'da İran'a yönelik bir sonraki adım konusunda hala bir fikir birliği bulunmadığını, Trump'ın ise Tahran'ın yeni bir anlaşma taslağı şeklinde hazırladığı öneriyi beklediğini söylediğini aktardı.

Diğer taraftan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan dün yaptığı açıklamada, ülkesinin dünya güçlerinin baskısına ‘boyun eğmeyeceğini’ söyledi. Başka bir gelişmede ise Tahran üniversitelerinde Erbain Yas Törenleri ile eş zamanlı olarak protestolar yeniden başladı.

 


Pezeşkiyan: İran, küresel güçlerin baskısına boyun eğmeyecek

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, (Reuters)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, (Reuters)
TT

Pezeşkiyan: İran, küresel güçlerin baskısına boyun eğmeyecek

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, (Reuters)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, (Reuters)

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan bugün yaptığı açıklamada, ülkesinin ABD ile nükleer görüşmeler sürerken dünya güçlerinin baskısına "boyun eğmeyeceğini" söyledi.

Reuters'ın haberine göre Pezeşkiyan televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Dünya güçleri bizi boyun eğmeye zorlamak için sıraya giriyor... ama bize yarattıkları tüm sorunlara rağmen başımızı eğmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü, İran'a iki taraf arasındaki devam eden müzakerelerde "anlamlı bir anlaşmaya" varması için 15 günlük bir ültimatom verdi, aksi takdirde "kötü sonuçlarla" karşılaşacakları uyarısında bulundu. Tahran ise uranyum zenginleştirme hakkını yineledi.

ABD'nin bölgedeki askeri yığılması devam ederken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD müttefiki olan ülkesinin Tahran'ın herhangi bir saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği konusunda uyardı.

ABD ve İran, Umman'ın arabuluculuğuyla 6 Şubat'ta dolaylı görüşmelere yeniden başladı. Salı günü Cenevre'de ikinci tur görüşmeleri gerçekleştirdikten sonra müzakerelere devam etme niyetlerini açıkladılar.

İran çarşamba günü bu müzakereleri ilerletmek için bir taslak çerçeve hazırladığını açıklarken, ABD, Tahran'a saldırmak için "birden fazla neden" olduğunu belirterek uyarı tonunu korudu.

Trump, “Yıllar içinde İran'la uygulanabilir bir anlaşmaya varmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Uygulanabilir bir anlaşmaya varmalıyız, yoksa kötü şeyler olacak” dedi.

Şöyle devam etti: “Bir adım daha ileri gitmemiz gerekebilir, gitmeyebiliriz veya bir anlaşmaya varabiliriz. Bunu muhtemelen önümüzdeki 10 gün içinde öğreneceksiniz.” Daha sonra Trump, gazetecilere sürenin “10-15 gün” olduğunu söyledi.