Guantanamo hapishanesinin kapatılması mümkün mü?

Açılışının üzerinden 22 yıl geçmesine rağmen, 30 tutuklu 11 Eylül duruşmalarını bekliyor

El Kaide ve Taliban mahkumlarının tutulduğu Guantanamo (New York Times)
El Kaide ve Taliban mahkumlarının tutulduğu Guantanamo (New York Times)
TT

Guantanamo hapishanesinin kapatılması mümkün mü?

El Kaide ve Taliban mahkumlarının tutulduğu Guantanamo (New York Times)
El Kaide ve Taliban mahkumlarının tutulduğu Guantanamo (New York Times)

ABD, yaklaşık 22 yıl önce, 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından terörist olarak gördüğü kişileri tutmak için Küba'nın Guantanamo Körfezi'nde askeri bir hapishane kurdu. Guantanamo Körfezi'ndeki hapishane ve askeri komisyonların, başlangıçta terör şüphelilerinin herhangi bir kısıtlama olmadan tutuklanıp ve sorgulanabileceği ‘kanunsuz bir ada’ olması amaçlanmıştı. Bu durum, hapishaneyi adaletsizliğin, istismarın ve hukukun üstünlüğüne saygısızlığın sembolü olarak gören ABD dahilinde ve haricinde pek çok eleştiriye yol açtı.

sdcsdv
Guantanamo’daki son iki Afgan mahkumdan biri olan Molla Abduzzahir Sabir (soldan ikinci), 12 Şubat'ta Afganistan'ın Kabil Havaalanına vardı (EPA)

800'den 30'a

2002'de açıldığından bu yana Guantanamo hücrelerinden yaklaşık 800 erkek geçti. Birçoğu hukuka aykırı olarak gözaltına alınmanın yanı sıra işkenceye de maruz kaldı. Aralık 2013'te bu sayı yaklaşık 160'a düştü. 17 Ocak 2017'de ABD hükümeti, Guantanamo'da hala 41 tutuklunun bulunduğunu açıkladı. Mayıs 2018'de tutuklu Hazza ed-Derbi, Suudi Arabistan'a iade edildi. Mart 2022'de Muhammed Mani el-Kahtani Suudi Arabistan'a iade edildi. 2 Nisan 2022'de ABD, Sufyan Berhumi’yi Cezayir'e iade etti.

fergt
Guantanamo'daki Camp Delta çitleri (New York Times)

Tutukluların en yaşlısı olan Seyfullah Baraşa 29 Ekim 2022'de serbest bırakılarak yaklaşık 20 yıllık tutukluluğunun ardından ülkesi Pakistan'a gönderildi.

Şubat 2023'te Pakistanlı iki kardeş Abdurrahim Rabbani ve Muhammed Rabbani serbest bırakıldı. 8 Mart 2023'te ABD'li yetkililer, Suudi mühendis Gassan eş-Şarbi’nin 11 Eylül saldırılarına karıştığı şüphesiyle Guantanamo'da 21 yıl geçirdikten sonra serbest bırakıldığını ve Riyad'a sınır dışı edildiğini duyurdu.

ABD yetkilileri, şu anki tutuklu sayısının 31 olduğunu, bunlardan yalnızca ikisinin hüküm giydiğini açıkladı.

Resmi hükümet kayıtlarına göre, Guantanamo'daki tutuklu sayısının yüzde 29’unu Afganların, yüzde 19’unu Suudilerin, yüzde 15’ini Yemenlilerin, yüzde 9’unu Pakistanlıların, yüzde 3'ünü ise Cezayirlilerin ve diğer 50 milletin teşkil ettiği biliniyor.

drbfr
Seyfullah Baraşa (AP)

Art arda gelen hiçbir ABD başkanı, yönetimlerinin vaatlerine rağmen hapishaneyi kapatma konusunda adım atamadı. Buradaki tutuklulardan onlarcası ABD askeri ve ulusal güvenlik teşkilatları tarafından serbest bırakıldı. ABD eski Başkanı Barack Obama'nın buradaki şahıslardan bazılarını nakletme çabalarını artırmasına rağmen, geriye kalanların meseleleri çözülemedi. Zira hak ihlallerine son verecek, gözaltı merkezini kapatacak bir devlet birimi yok.

Demokratlar ile Cumhuriyetçiler arasındaki anlaşmazlıklar

Ocak ayında 100'e yakın insan hakları örgütünden oluşan bir grup, Başkan Joe Biden'a, gözaltı merkezinin kalıcı olarak kapatılması çağrısında bulunan bir mektup gönderdi. Gözaltı merkezinin kapatılmasının gerekliliği konusunda Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasındaki görüş farklılığına değinildi.

Guantanamo'nun kapatılmasına karşı direnişe genellikle Cumhuriyetçiler öncülük ediyordu. Ancak 11 Eylül duruşmalarının ertelenmesi, iki tarafın görüşleri arasındaki anlaşmazlığı ortadan kaldırsa da Biden yönetimi bu davanın kapatılmasına öncelik vermedi.

Bazıları bu durumun büyük ölçüde cesaret eksikliğinden, tüm yönetimler arasındaki öncelik eksikliğinden kaynaklandığını söylüyor. Geçtiğimiz yıl Biden yönetimi, ABD hükümetinin güvenlik kurumlarının oybirliğiyle bu kişilerin serbest bırakılmasına karar vermesi ve tutukluluk sürelerinin devamına gerek kalmaması üzerine toplam 11 tutukluyu transfer etti. Çoğu hakkında nakil kararı yıllar önce verilmiş, ancak transferler durdurulmuştu.

Müebbet hükümlüler

ABD hükümetinin iddia ettiğine göre, geri kalanların nakledilmesinde yaşanan aksaklıklar, serbest bırakılmasına onay verilen bu şahısların bir kısmını kabul etmeye hazır tek bir ülke bulunamamasından kaynaklanıyor. Bu mazeretin yetersiz olduğu yönündeki eleştiride bulunanlar, üst düzey yetkilileri bunu bilinçli olarak yapmakla suçluyor. Nitekim Guantanamo'da mahkumların hala acı çektiği anlaşılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) müfettişlerine göre tutuklular, insanlık dışı muameleyle karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Çoğu zaman bu mahkumlar, serbest bırakılmalarına izin verilene dek süresiz olarak alıkonulan kişiler anlamına gelen ‘müebbet hükümlüler’ olarak tanımlanıyor. Ancak yönetim onların nakledileceği ülkeleri bulmaya çalıştığı için tutuklu kalıyorlar.

Bu mahkumların dosyalarının kapatılmasına neden olan 11 Eylül davalarındaki gecikme ışığında, sanıkları müebbet hapis cezasına karşılık suçu kabul etmeye ikna etmek amacıyla uzlaşmaya varılması yönünde görüşmeler yapıldı. Bu, onların sıradan mahkumlara dönüşmelerinin ve Amerikan yasalarının güvence altına aldığı meşru haklarını elde etmelerinin önünü açabilirdi. Ancak Biden yönetimi geçtiğimiz yaz anlaşmanın önerilen şartlarından bazılarını reddederek bu süreci engelledi. Bu ceza davası ABD tarihindeki en önemli dava olarak görülse de ülke için olumsuz izlenim yaratmaya devam ediyor. Art arda gelen üç başkanın hapishaneyi kapatmaya karar vermediği göz önüne alındığında, bu duruşmaların yapılması ihtimali hala çok uzak.



Trump’ın sinyalini beklerken savaş bulutları toplanıyor

ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)
ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)
TT

Trump’ın sinyalini beklerken savaş bulutları toplanıyor

ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)
ABD uçak gemisi Abraham Lincoln ve ona bağlı taarruz grubu Arap Denizi'nde (Reuters)

Bölgede askeri yığılma devam ederken, ABD'nin İran'a karşı bir saldırı başlatıp başlatmayacağı beklentisiyle savaş havası hakim.

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, Tahran ile ciddi bir anlaşmaya varılması gerektiğini belirterek, görüşmelerin iyi ilerlediğini kaydetti. Ancak "başarısızlık durumunda ciddi sonuçlar doğuracağı" uyarısında bulundu ve durumun önümüzdeki 10 gün içinde netleşmesini beklediğini ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın sahadan aldığı bilgilere göre, ABD kaynakları ordunun cumartesi gününden itibaren olası saldırılara hazır olduğunu, ancak nihai kararın ABD medyasına göre "Beyaz Saray içinde siyasi ve askeri inceleme altında" olduğunu bildirdi.

Bu arada Tahran, uranyum zenginleştirme hakkının olduğunu vurgulayarak savaş istemediğini, ancak aşağılanmayı da kabul etmeyeceğini belirtti ve Hürmüz Boğazı'ndaki gücünü sergiledi.

İsrail ise İran destekli grupların, örneğin Lübnan'daki Hizbullah ve Yemen'deki Husi milislerinin, herhangi bir çatışmaya karışmaları durumunda, onlara karşı saldırılar düzenlemeyi planlıyor. Tel Aviv, bu grupları herhangi bir saldırıya karşı uyardı ve "büyük ve benzeri görülmemiş bir yanıt" vereceğini belirtti. İsrail Başbakanı Biyamin Netanyahu, ülkesinin "İran'a hayal edilemeyecek bir yanıt vereceğini" ifade etti.


Barış Konseyi, Gazze için milyarlarca dolarlık taahhütlerle kuruldu

ABD Başkanı Donald Trump'ın, dün Washington'da düzenlenen "Barış Konseyi"nin açılış toplantısına katılan ülkelerin liderleri ve temsilcileriyle birlikte, (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump'ın, dün Washington'da düzenlenen "Barış Konseyi"nin açılış toplantısına katılan ülkelerin liderleri ve temsilcileriyle birlikte, (AFP)
TT

Barış Konseyi, Gazze için milyarlarca dolarlık taahhütlerle kuruldu

ABD Başkanı Donald Trump'ın, dün Washington'da düzenlenen "Barış Konseyi"nin açılış toplantısına katılan ülkelerin liderleri ve temsilcileriyle birlikte, (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump'ın, dün Washington'da düzenlenen "Barış Konseyi"nin açılış toplantısına katılan ülkelerin liderleri ve temsilcileriyle birlikte, (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Washington'da 40'tan fazla ülkenin temsilcileri ve 12 ülkenin gözlemcilerinin katılımıyla "Barış Konseyi"ni kurdu. Konseyin odak noktası, İsrail savaşıyla harap olan Gazze Şeridi'nin yeniden inşası ve orada uluslararası bir istikrar gücünün oluşturulmasıydı.

Trump, ABD'nin Konseye 10 milyar dolar bağışlayacağını açıkladı, ancak fonların nasıl harcanacağına dair bir açıklama yapmadı. Suudi Arabistan, Kazakistan, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas, Bahreyn, Katar, Özbekistan ve Kuveyt gibi ülkelerin Gazze yardım paketine 7 milyar dolardan fazla katkıda bulunduğunu, bunun Gazze Şeridi'nin yeniden inşası için gereken tahmini 70 milyar doların küçük bir kısmı olduğunu ifade etti.

Trump, Hamas'ın silahsızlandırılmasının önemini vurgulayarak, hareketin söz verdiği gibi silahlarını teslim edeceğini, aksi takdirde "şiddetli bir karşılık" verileceği uyarısında bulundu. "Dünya şu anda Hamas'ı bekliyor ve şu anda önümüzdeki tek engel o" dedi.

Yeni kurulan Uluslararası İstikrar Gücü'nün komutanı General Jasper Jeffers ise Endonezya, Fas, Kazakistan, Kosova ve Arnavutluk'un bu çabaya katılmak üzere asker gönderme sözü verdiğini açıkladı. Ayrıca, Gazze Şeridi'ne komşu olan Mısır ve Ürdün de polis ve güvenlik güçlerini eğitmeyi kabul etti.


Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
TT

Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, federal kurumların UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili hükümet dosyalarını "tanımlamaya ve yayınlamaya" başlaması emrini vereceğini söyledi; bu, Amerikalıların on yıllardır talep ettiği bir adımdı.

Trump, Truth Social platformunda şunları yazdı: "Bu konunun yarattığı büyük ilgi göz önüne alındığında, Savunma Bakanı'ndan ve diğer ilgili bakanlık ve kurumlardan, uzaylı yaşamı, tanımlanamayan hava olayları ve uçan dairelerle ilgili hükümet dosyalarını belirleme ve yayınlama sürecini başlatmalarını isteyeceğim."

ABD Başkanı dün yaptığı açıklamada, selefi Barack Obama'nın bir podcast'te uzaylı varlıkların olduğundan rastgele bahsetmesiyle "gizli bilgileri" ifşa ettiğini iddia etmişti. Trump, Gürcistan gezisi sırasında Air Force One uçağında gazetecilere, "Konuşmayı sınırların dışına taşıdı... Bunu yapmamalıydı. Korkunç bir hata yaptı" dedi.

Cumartesi günü yayınlanan Brian Tyler Cohen ile yaptığı bir röportajda Obama'ya uzaylıların gerçek olup olmadığı soruldu. Obama şu yanıtı verdi: "Onlar gerçek ama ben onları görmedim ve 51. bölgede tutulmuyorlar. Büyük bir komplo olmadığı ve bunu Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'ndan gizlemedikleri sürece yeraltında bir tesis yok."

51.bölge, Nevada'da bulunan gizli bir Hava Kuvvetleri tesisidir ve bazıları burada uzaylı varlıkların kalıntıları ve düşmüş bir uzay gemisinin bulunduğunu tahmin etmektedir. Şerku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre 2013 yılında yayınlanan CIA arşivleri, buranın son derece gizli casus uçakları için bir test alanı olduğunu gösterdi.

Obama, pazar günü yaptığı bir paylaşımda, evrenin enginliği göz önüne alındığında uzaylı yaşamının olasılığının yüksek olduğunu belirterek, açıklamalarını netleştirdi. Ancak, aradaki muazzam mesafeler nedeniyle uzaylıların Dünya'yı ziyaret etme olasılığının düşük olduğunu ifade etti.

Perşembe günü, uzaylı yaşamına dair herhangi bir kanıt görüp görmediği sorulduğunda Trump, "Gerçek olup olmadıklarını bilmiyorum" diye yanıt vermişti.