Amy Winehouse'un Gazze'yle ne alakası var?

Ortadoğu'da yaşananları protesto etmenin pek çok meşru yolu var. Ancak İsrail'le hiçbir bağlantısı olmayan ölmüş bir Britanyalı şarkıcının heykelini tahrip etmek bunlardan biri değil

Amy Winehouse'un ünlü bir Yahudi olması hedef haline gelmesi için yeterliydi (AP)
Amy Winehouse'un ünlü bir Yahudi olması hedef haline gelmesi için yeterliydi (AP)
TT

Amy Winehouse'un Gazze'yle ne alakası var?

Amy Winehouse'un ünlü bir Yahudi olması hedef haline gelmesi için yeterliydi (AP)
Amy Winehouse'un ünlü bir Yahudi olması hedef haline gelmesi için yeterliydi (AP)

Teddy Leifer

Hayatını kaybettikten sonra Camden Market'ta gerçek boyutlarında bir bronz heykelle ölümsüzleştirilen Amy Winehouse'un boynunda bilindiği gibi bir Davut Yıldızı vardı. geçen hafta o kolyenin üzeri Filistin bayrağı çıkartmasıyla kapatıldı.

Bunu her kim yaptıysa, heykelinin herhangi bir yerine yerleştirebilirdi ancak çok bilinçli bir şekilde onun Yahudiliğe dair tek emaresini kapatmayı seçti. Yahudi olan Winehouse'un İsrail'le kayda değer bir bağlantısı yoktu ve Gazze'deki çatışmanın şu anki aşamasının başlamasından 12 yıl önce öldü. Ünlü bir Yahudi olması hedef haline gelmesi için yeterliydi.

Bazen Yahudi arkadaşlarıma bu ülkedeki Yahudi düşmanlığı hakkında biraz histerik davrandıklarını söylerim. Jeremy Corbyn'in İşçi Partisi lideri olduğu yıllarda da bunu söyledim. Hatta bunu ebeveynlerime bile söyledim. Yanılmışım. Belki de çoğu zaman yüzeyin altında tutuşmayı bekleyen bir şeyler sezmişlerdi.

Birleşik Krallık'ta 7 Ekim'den bu yana Yahudi düşmanı ırkçılığın katlanarak arttığı artık çok iyi belgelenmiş durumda. Community Security Trust'ın geçen hafta yayımladığı istatistikler, ilk kez Birleşik Krallık'taki tüm polis makamlarının Yahudi düşmanı olaylarla ilgili raporlara sahip olduğunu kaydetti. Toplamda, Yahudilere yönelik ırkçı olaylar 2023'te bir önceki yıla kıyasla yüzde 589 gibi şaşırtıcı bir oranda arttı.

Binyamin Netanyahu hakkında söyleyecek iyi bir şeyim yok ve şahsen söyleyebilecek bir Yahudi de tanımıyorum. Bir Britanya Yahudisi olarak bu siyasi pozisyonu belirtmek zorunda olmamalıyım ancak artık savaşla uzaktan yakından ilgili herhangi bir konuşmada gerekli bir niteleyici gibi geliyor. Ben ve tanıdığım herkes, Gazze ve İsrail'deki tüm masum insanların ölümünden büyük üzüntü duyuyoruz.

Yılda birkaç kez Facebook'a girmek dışında sosyal medyadan tamamen uzak dururdum. Bir süre önce bunun bana göre olmadığına karar verdim; 7 Ekim bunu değiştirdi. Birdenbire arkadaşlarımdan ve meslektaşlarımdan sosyal medyanın Yahudi düşmanlığında gözle görülür bir fırlayışa ev sahipliği yaptığını duymaya başladım. Sadece çevrimiçi olmasa da artık interneti Yahudi nefretiyle dolduran ve faillerin çoğunlukla cezasız kaldığı olaylar.

X/Twitter ve Instagram'ın lağım çukuruna baktığımda beni en çok rahatsız eden şeylerden biri, Holokost'a sık sık atıfta bulunulması ve Yahudi halkının neredeyse yok edilmesiyle Gazze'den gelen korkunç görüntüler arasında rahatça paralellik kurulması. Auschwitz'den görüntülerin Gazze'yle eşleştirilmesi, Davut Yıldızı'nın Gamalı Haç'a dönüştürülmesi ve Schindler'in Listesi (Schindler’s List) ya da İlgi Alanı'ndan (The Zone of Interest) kesitlerin günümüz görüntülerinin yanına yerleştirilmesi tipik örnekler.

Ama neden Holokost? İnsanların çektiği acılar hakkında bir noktaya değinmek istiyorsanız, ne yazık ki, eşdeğerlik kurabileceğiniz pek çok güçlü ve daha yeni imgeler var. Ancak asıl yaptığınız şey Yahudi yemlemekse bunlar o kadar da kullanışlı değil.

Nispeten yakın Yahudi tarihinde tek başına dehşet verici bir olay olan Holokost'u tersine çevirmek zalimce ve Yahudileri hedef alıyor, İsrail hükümetini değil. Uluslararası Holokost Anma İttifakı tarafından açık bir şekilde Yahudi düşmanı olarak tanımlanıyor ve Yahudilere saldırmak için Yahudi travmasını kullanıyor. Öldürülen Yahudilerin anısını aşağılıyor ve akademisyen Lesley Klaff'ın açıkladığı gibi Holokost'u "Yahudilere" yönelik ahlaki bir ders ve hatta ahlaki bir suçlama olarak sunuyor.

Holokost'u tersine çevirme, katı Yahudi düşmanlığını maskelemenin tehlikeli ve alaycı bir biçimi ve şu anda sosyal medyada insanların en iyi şu şekilde özetlenebilecek materyaller paylaştığı, uyum göstermesi kolay bir versiyonu var: 

Gördünüz mü? Kurbanlar faillere dönüştü.

Bu konuda öncülük edenler ne yaptıklarını çok iyi biliyor. Ancak bu materyalleri yeniden paylaşan pek çok kişi bunların yarattığı etkinin farkında bile olmayabilir ve bunu Filistinlilerle empati kurmak ya da İsrail hükümetinin politikalarını protesto etmek için yaptıklarını düşünebilir. Ancak bu Filistinlilere yardım etmez ve İsrail politikasını etkilemez, sadece Yahudilere zarar verir.

Hem çevrimiçi hem de fiziksel olarak meşru bir şekilde protesto etmenin sayısız yolu var. Ünlü bir Yahudi olduğu için Amy Winehouse'un heykelini hedef almak ve en ünlü Yahudi trajedisi olduğu için Holokost'a işaret etmek bu yollara dahil değil.

Teddy Leifer 5 kez Emmy ödülü kazanmış ve Akademi Ödülü'ne aday gösterilmiş bir belgesel yapımcısıdır 

Independent Türkçe



ABD istihbaratı, Venezuela'nın geçici cumhurbaşkanının iş birliğine şüpheyle yaklaşıyor

ABD Başkanı Donald Trump ve Venezuela geçici başkanı Delcy Rodriguez, (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ve Venezuela geçici başkanı Delcy Rodriguez, (AFP)
TT

ABD istihbaratı, Venezuela'nın geçici cumhurbaşkanının iş birliğine şüpheyle yaklaşıyor

ABD Başkanı Donald Trump ve Venezuela geçici başkanı Delcy Rodriguez, (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ve Venezuela geçici başkanı Delcy Rodriguez, (AFP)

ABD istihbarat raporları, Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez'in, ABD'li düşmanlarıyla bağlarını resmen kopararak, Başkan Donald Trump'ın yönetimiyle iş birliği yapıp yapmayacağı konusunda şüpheler uyandırdı.

ABD yetkilileri, geçici cumhurbaşkanının İran, Çin ve Rusya gibi yakın uluslararası müttefikleriyle bağlarını koparmasını, diplomatlarını ve danışmanlarını Venezuela'dan sınır dışı etmesini istediklerini kamuoyuna açıkladılar. Ancak, bu ayın başlarında yemin törenine bu ülkelerin temsilcilerinin katıldığı Rodríguez, böyle bir adım atacağına dair herhangi bir açıklama yapmadı. Rodríguez, ABD'nin eski Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro'yu 3 Ocak'ta tutuklamasının ardından Venezuela cumhurbaşkanı olmuştu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığı habere göre isminin açıklanmasını istemeyen kaynaklar, ABD istihbarat raporlarına atıfta bulunarak, Rodriguez'in ülkesindeki ABD stratejisine tamamen katılıp katılmadığının belirsiz olduğunu ifade etti.

CIA Direktörü John Ratcliffe, 15 Ocak'ta Karakas'a giderek Rodriguez ile ülkenin siyasi geleceği hakkında görüştü.

Washington, Trump'ın OPEC üyesi ülkenin geniş petrol rezervlerini sömürmeyi hedeflediği Venezuela da dahil olmak üzere, Batı Yarımküre'deki rakiplerinin etkisini sınırlamak istiyor. Rodriguez'in ABD rakipleriyle bağlarını koparması, Venezuela'nın enerji sektöründe Amerikan yatırımları için daha fazla fırsat yaratacak. Ancak, Rodriguez üzerindeki kontrolün olmaması, Washington'ın ülkenin geçici yöneticilerini uzaktan yönlendirme ve daha büyük bir ABD askeri rolünden kaçınma çabalarını baltalayabilir.

Adı açıklanmayan üst düzey bir Trump yönetimi yetkilisi, ABD başkanının Venezuela liderleri üzerinde "azami etkiyi uygulamaya devam ettiğini" ve "bu iş birliğinin devam etmesini beklediğini" söyledi.

Eski müttefikleri terk etmek

CIA daha önce, Rodriguez de dahil olmak üzere Maduro'ya sadık yetkililerin, Maduro'nun görevden alınmasından sonra ülkeyi yönetmek için en uygun kişiler olduğunu değerlendirmesinde bulunmuştu.

Ancak Trump'ın Venezuela stratejisinin eleştirmenleri, Maduro'ya sadık kişilerin ülkeyi geçici olarak yönetmesi için iktidarda tutulmasının ne kadar akıllıca olduğu konusunda şüphelerini dile getirdiler. İki kaynak, Rodriguez'in güvenilirliğiyle ilgili endişelerin askeri operasyondan önce de var olduğunu söyledi.

Venezuela için ABD direktifi, bölge dışındaki en yakın müttefiklerini terk etmek anlamına geliyor. İran, Venezuela'nın petrol rafinerilerini onarmasına yardımcı olurken, Çin de borç tahsil etmek için ham petrol aldı. Rusya ise Venezuela ordusuna füzeler de dahil olmak üzere silah tedarik etti.

Trump ayrıca, Venezuela'nın terk etmek istediği bir diğer ABD düşmanı olarak komünist yönetimli Küba'yı da işaret ediyor. Havana, Karakas’a güvenlik ve istihbarat desteği sağlarken, Venezuela petrolünü indirimli fiyatlarla alıyor. Maduro'nun devrilmesinden bu yana Rodríguez, siyasi tutukluları serbest bırakmak ve ABD'ye 30 ila 50 milyon varil petrol satışına izin vermek de dahil olmak üzere Washington'u memnun etmek için adımlar attı.

Rodriguez pazar günü yaptığı bir konuşmada, Amerikan müdahalesinden "bıkmış" olduğunu söyledi. Ancak iki kaynak, ABD yetkililerinin son günlerde kendisiyle olumlu temas kurduğunu belirtti. İki kaynak, Trump yönetiminin Rodriguez'e olan güçlü ve açık desteği göz önüne alındığında, onunla iş birliği yapmaktan başka acil bir alternatif görmediğini söyledi. Ancak konuya aşina bir kaynak, ABD yetkililerinin yaklaşımlarında değişiklik beklentisiyle, üst düzey askeri ve güvenlik yetkilileriyle temas kurmak için çalıştığını ifade etti.


Trump, Şam'ın SDG’ye yönelik operasyonunun ardından Şara’yı övdü

Trump, Şam'ın SDG’ye yönelik operasyonunun ardından Şara’yı övdü
TT

Trump, Şam'ın SDG’ye yönelik operasyonunun ardından Şara’yı övdü

Trump, Şam'ın SDG’ye yönelik operasyonunun ardından Şara’yı övdü

ABD Başkanı Donald Trump, Şam'ın Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) yönelik operasyonunun ardından sahadaki gelişmelerden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ile görüştüğünü açıkladı.

İki lider arasındaki telefon görüşmesi, el-Şara'nın devrik Devlet Başkanı Beşşar el-Esed'in ana destekçisi olan Moskova'ya yapacağı ziyaretin arifesinde gerçekleşti. Esed, 2014 yılının sonunda el-Şara liderliğindeki koalisyon tarafından devrilmişti.

Trump gazetecilere yaptığı açıklamada, "Çok saygın Suriye Devlet Başkanı ile harika bir görüşme yaptım" dedi ve görüşmenin "Suriye ve bölgeyle ilgili her şeyi" kapsadığını belirtti. Trump, "İşler çok iyi gidiyor, bu yüzden bundan çok memnunuz" diye devam etti.

Trump'ın desteği, Kongre'deki önemli müttefiklerinden biri olan Senatör Lindsey Graham'ın son saldırıya yanıt olarak Suriye'ye yeniden yaptırım uygulanması çağrısında bulunmasıyla keskin bir tezat oluşturuyor. Graham dün Trump'ın performansını övdü ve istikrarın yeniden sağlanmasına yardımcı olduğunu savundu ve Suudi Arabistan'ı Suriye üzerindeki etkisini kullanarak "bölgenin daha fazla kaosa sürüklenmesini önlemeye" çağırdı.

Suriye ordusu, ateşkes sağlanmadan önce Kürt güçlerinin savaş sırasında özerk bir bölge kurduğu kuzey ve doğu Suriye'nin kontrolünü yeniden ele geçirmek için operasyon başlattı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre el-Şara, Trump ile yaptığı görüşmede, Suriye'nin "toprak bütünlüğüne ve ulusal egemenliğine tam bağlılığını ve devletin kurumlarını koruma ve sivil barışı güçlendirme konusundaki kararlılığını" vurguladı.

 Washington, yıllarca DEAŞ'a karşı mücadelelerinde Kürt liderliğindeki SDG’nin önemli bir destekçisiydi ve bu, grubun 2019'da son kalesinde yenilgiye uğramasıyla sonuçlandı. Ancak, Esed rejiminin devrilmesinin ardından ABD, yeni yetkililerin ülkeyi birleştirme çabalarının önemli bir destekçisi haline geldi.

Geçtiğimiz hafta, ABD'nin Şam Büyükelçisi Tom Barrack, SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak rolünün "sona erdiğini" belirterek, hükümet güçlerinin artık DEAŞ üyelerinin ve ailelerinin tutulduğu hapishaneler ve kamplarda güvenliği devralmaya yetkin olduğunu savundu.


Erdoğan, Trump ile Suriye'deki durum ve Barış Konseyi hakkında görüştü

ABD Başkanı Donald Trump ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 25 Eylül 2025'te Washington'daki Beyaz Saray'da gerçekleştirdikleri görüşmede, (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 25 Eylül 2025'te Washington'daki Beyaz Saray'da gerçekleştirdikleri görüşmede, (Reuters)
TT

Erdoğan, Trump ile Suriye'deki durum ve Barış Konseyi hakkında görüştü

ABD Başkanı Donald Trump ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 25 Eylül 2025'te Washington'daki Beyaz Saray'da gerçekleştirdikleri görüşmede, (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 25 Eylül 2025'te Washington'daki Beyaz Saray'da gerçekleştirdikleri görüşmede, (Reuters)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde ikili ilişkiler, Suriye'deki durum, Gazze'deki Barış Konseyi'nin çabaları ve bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ele aldı.

Anadolu Ajansı’nın haberine göre Erdoğan Trump'a, Türkiye'nin ateşkes anlaşmasını ve Kürtlerin Suriye devletine entegrasyonunu ABD ve Suriye yetkilileriyle iş birliği içinde yakından takip ettiğini bildirdi.

Erdoğan, telefon görüşmesinde, Kürtlerin liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Şam hükümeti arasında Suriye'de varılan ateşkes ve entegrasyon anlaşmasının tam olarak uygulanmasının gerekliliğini vurguladı.