DEAŞ-Horasan Pakistan’da yeniden ortaya çıkar mı?

Taliban hükümeti, ABD’nin Afganistan’dan çekilmesinden bu yana terör örgütünün zayıflamasında büyük rol oynadı

Pakistanlı güvenlik görevlileri Karaçi’de Muharrem yas alayı güzergahı boyunca duruyor (EPA)
Pakistanlı güvenlik görevlileri Karaçi’de Muharrem yas alayı güzergahı boyunca duruyor (EPA)
TT

DEAŞ-Horasan Pakistan’da yeniden ortaya çıkar mı?

Pakistanlı güvenlik görevlileri Karaçi’de Muharrem yas alayı güzergahı boyunca duruyor (EPA)
Pakistanlı güvenlik görevlileri Karaçi’de Muharrem yas alayı güzergahı boyunca duruyor (EPA)

Pakistan’daki güvenlik ortamı her geçen gün daha karmaşık hale geliyor.

Ülkenin kuzeybatısında Pakistan Talibanı (Tehrik-i Taliban Pakistan) ve DEAŞ-Horasan arasındaki rekabet, Pakistan güvenlik kurumları için ciddi bir ikilem oluşturuyor.

Bu ikilem, bazı Batılı uzmanların, Pakistan Talibanı ve Afganistan Talibanı’nın her iki ülkede de DEAŞ-Horasan’ın zayıflamasında büyük rol oynadığı yönündeki değerlendirmeleri ışığında, karmaşık bir güvenlik sorunu haline geliyor.

tt5hyt
Afganistan sınırındaki Pakistan kontrol noktası (Pakistan medyası)

ABD güçlerinin Afganistan’dan çekilmesinden bu yana, hem Afganistan Talibanı, hem de onun müttefiki olan Pakistan Talibanı, Afganistan’da DEAŞ-Horasan’a karşı kontrgerilla operasyonları başlattı.

Pakistan Talibanı, Pakistan-Afganistan sınır bölgelerinde DEAŞ-Horasan’ın faaliyet alanını daraltmayı başardı.

Bu durum, Pakistanlı güvenlik kurumları için ciddi bir güvenlik ikilemi oluşturuyor.

Çünkü eğer Pakistan Taliban hareketini ezmeyi (şu ana kadar göründüğü gibi) başarırlarsa, bu otomatik olarak Afganistan ve Pakistan’daki DEAŞ-Horasan’ı güçlendirecektir.

vgbtr
Pakistan askerleri, Peşaver’deki Polis Camisi’nin önünde meydana gelen terör saldırısının ardından alarma geçti (EPA)

Aynı şekilde Afganistan’daki Taliban hükümeti de, Pakistan Talibanı ve DEAŞ-Horasan’a yönelik politikası konusunda bir ikilemle karşı karşıya.

Taliban hükümeti, Pakistan’ın baskısı altında, Pakistan Talibanı’na karşı harekete geçti ve liderlerinin çoğunu tutukladı.

hy6j
Kandahar’da motosiklet sürücüleri ve insanlar denetleniyor (EPA)

Pakistan Talibanı, en büyük müttefiki Afganistan Talibanı’na, Afganistan’da baskıya maruz kalmaları halinde DEAŞ-Horasan ile ittifak yapmak zorunda kalacaklarını bildirdi.

DEAŞ-Horasan’ın Pakistan’da yeteneklerinin güçlendiğine dair ilk işaret, parlamento seçimlerinden bir gün önce, 7 Şubat'ta DEAŞ-Horasan’ın en yoğun olduğu bölge olan Belucistan’da gerçekleştirdiği iki terör saldırısıyla ortaya çıktı.

Pakistanlı uzmanlar, DEAŞ-Horasan’ın Pakistan topraklarına yönelik büyük bir terör tehdidi olarak yeniden ortaya çıktığına dikkat çekti.

Uzmanlara göre Pakistan’ın operasyonel ivmesi bu saldırılardan önce zayıflamıştı.

DEAŞ-Horasan, 2022’de düzenlediği saldırılara kıyasla, 2023’te Pakistan’da daha az sayıda terör saldırısı gerçekleştirdi.

Saldırılardaki düşüş en son, 2016 yılında Afganistan’da bulunan ABD ordusunun ve onun gözetimi altındaki Afganistan Ulusal Ordusu’nun, DEAŞ-Horasan’a güçlü baskı uyguladığı dönemde yaşandı.

ABD Hava Kuvvetleri ve Afgan Ulusal Ordusu’nun yoğun bombardıman operasyonları, DEAŞ-Horasan’ın, Afganistan’ın doğusundaki üssünden tahliye edilmesine yol açtı.

Bu, DEAŞ-Horasan unsurlarının Pakistan topraklarına doğru ilerlemeye başladığı dönemdi.

defvgre
Taliban unsurları, 11 Haziran 2023’te Kandahar şehrinin eteklerinde nöbet tutuyor (AP)

DEAŞ-Horasan, Pakistan Talibanı, El Kaide ve Afganistan Talibanı’nın üyeleri tarafından, 2014 yılında ana örgütlerinin bir kolu olarak kuruldu.

Grup öncelikle Taliban’a karşı şiddetli bir isyana karıştığı Afganistan’da, Hayber-Pahtunhva ve Belucistan eyaletlerinde ve daha az ölçüde Pakistan Pencap’ta faaliyet gösteriyor.

Pakistan’da, Pakistanlı DEAŞ-Horasan üyelerinin ‘Pakistan’daki DEAŞ Vilayeti’ adı altında ayrı ayrı faaliyet göstermeye başlamasıyla bir başka bölünme daha yaşandı.

Bu grup, DEAŞ’ın Pakistan’da örgütsel varlığının olduğu 2016 yılından bu yana Ketta kenti ve çevresi ile Peşaver’de Şii ve Müslümanlara karşı saldırılar düzenliyor.

Ancak Taliban rejiminin Afganistan’da DEAŞ’a karşı başlattığı şiddetli operasyonun ardından, birçok örgüt üyesi Pakistan-Afganistan sınır bölgelerine ve Belucistan’a gitmeye başladı.

Pakistan ordusunun, geçtiğimiz on yılda, Kuzey Veziristan’da başlattığı askeri operasyon, aşiret bölgelerindeki Pakistan Talibanı’nın terör ağlarını ortadan kaldırmayı başardı.

Operasyon Pakistan hükümetinin belirttiği hedeflere ulaştı, ancak aynı zamanda bu terör grupları eylemlerini sürdürmek için başka ilham ve kaynak aramaya itti.

erfer
Kabil’de bir sokakta bulunan Taliban üyesi (AP)

Askeri yetkililere göre, yüzlerce Pakistanlı Talibanı üyesi, kaçıp DEAŞ’a katıldı.

Eylül 2014’ün sonlarında, Pakistan’daki Afgan mültecilerden DEAŞ’a bağlılık sözü vermeleri istendi.

Pakistan hükümeti, DEAŞ’ın Pakistan’daki varlığını her zaman reddetti.

Ancak DEAŞ, Karaçi’de 43 yolcunun ölümüne yol açan otobüs saldırısının sorumluluğunu üstlendiğinde Pakistan’daki varlığı doğrulandı.

Öte yandan DEAŞ-Horasan, Şii hedeflerin yanı sıra Afgan Talibanı ve Pakistan Talibanı’na sempati duyan dini gruplarla bağlantılı tarafları da hedef alıyor.

DEAŞ-Horasan, 30 Temmuz’da İslam Alimler Derneği'nin seçim mitingine intihar saldırısı düzenledi.

Saldırıda, aralarında derneğin bölge liderinin de bulunduğu en az 54 kişi öldü.

Şarku'l Avsat'ın Pakistanlı uzmanlardan edindiği bilgilere göre örgütün Pakistan’daki en önemli hedefi, hükümeti devirip yerine hilafet kurmak, ardından Avrupa ve ABD’de terör saldırıları gerçekleştirmek.

Askeri uzmanlar, DEAŞ-Horasan’ım Pakistan devletine ciddi bir askeri tehdit oluşturmadığına inansa da, örgütün eylemleri ülkede sivil yaşamını ciddi şekilde bozabilir.



ABD, Birleşik Krallık'taki Yahudilere "iltica hakkı tanımaya hazırlanıyor"

Trump, Grönland konusunda Danimarka'nın tarafında durdukları için Birleşik Krallık'a da gümrük vergisi uygulayacağını açıklamıştı (AP)
Trump, Grönland konusunda Danimarka'nın tarafında durdukları için Birleşik Krallık'a da gümrük vergisi uygulayacağını açıklamıştı (AP)
TT

ABD, Birleşik Krallık'taki Yahudilere "iltica hakkı tanımaya hazırlanıyor"

Trump, Grönland konusunda Danimarka'nın tarafında durdukları için Birleşik Krallık'a da gümrük vergisi uygulayacağını açıklamıştı (AP)
Trump, Grönland konusunda Danimarka'nın tarafında durdukları için Birleşik Krallık'a da gümrük vergisi uygulayacağını açıklamıştı (AP)

7 Ekim 2023'teki Hamas saldırısı sonrasında başlayan Gazze savaşının ardından Filistinlilere destek gösterilerinin en fazla yapıldığı yerlerden biri de Birleşik Krallık (BK) oldu. 

Ülkedeki İsrail destekçileriyse onbinlerce sivilin öldürülmesinin protesto edilmesinin antisemitizmden kaynaklandığını öne sürerek Yahudilere yönelik saldırıların artmasına dikkat çekiyor. 

Gazze savaşının ardından BK'de de antisemitik saldırıların arttığını bildiriyorlar. 

Donald Trump'ın avukatı Robert Garson, ABD yönetiminin Birleşik Krallık'ı terk eden ya da ülkeden ayrılma planı yapan Yahudilere iltica hakkı tanımaya hazırlandığını söyledi. 

Telegraph'a konuşan Garson, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın artan antisemitizmi gerekçe göstereceğini vurguladı. 

2008'de ABD'ye taşınana kadar Londra'da çalışan 49 yaşındaki avukat, Batı Avrupa ülkesinin artık Yahudiler için güvenli görülmediğini ve BK Başbakanı Keir Starmer'ın da politikalarıyla durumu daha da kötüleştirdiğini öne sürdü. 

Washington'ın bu yönde adım atmasının mantıklı olduğunu sözlerine ekledi:

Anadili İngilizce olan, eğitimli bir topluluk ve suçlu oranı da yüksek değil.

2025'te Yahudi Politika Araştırmaları Enstitüsü (JPR) tarafından yapılan bir anket, BK'deki Yahudi toplumunun son yıllarda güvende hissetmediğini ortaya koymuştu.

2023'te Büyük Britanya'daki Yahudilerin yüzde 9'u tehlike altında olduğunu düşünürken bu oran 2025'te yüzde 35'e çıktı. 

Bu topluluğun antisemitizmi "çok büyük" bir problem olarak görme oranı 2012'de yüzde 11'di. Geçen seneyse yüzde 47 bu kanıda olduğunu bildirdi. 

Donald Trump yönetimi ABD'nin kabul edeceği mülteci sayısını büyük oranda azaltma sözü veriyor. Diğer yandan Güney Afrika'daki beyazlara kucak açılıyor. 

Independent Türkçe, Telegraph, Guardian


Trump'tan Grönland mesajı: Nobel verilmediyse, artık barışı düşünme gibi bir yükümlülük hissetmiyorum

ABD Başkanı Donald (AP)
ABD Başkanı Donald (AP)
TT

Trump'tan Grönland mesajı: Nobel verilmediyse, artık barışı düşünme gibi bir yükümlülük hissetmiyorum

ABD Başkanı Donald (AP)
ABD Başkanı Donald (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre’a bir mektup göndererek, “Nobel Barış Ödülü'nü almadığı için artık yalnızca barışı düşünme yükümlülüğünün kalmadığını ve Amerikan çıkarlarına öncelik vereceğini” belirtti. Trump, Grönland üzerinde kontrol sağlama yönündeki ısrarını bu konuya bağladı.

ABD merkezli yayın kanalı PBS Newshour’ın ulaştığı ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından yazıldığı söylenen bir mektupta, ABD’nin Grönland üzerindeki kontrol arzusunu Nobel Barış Ödülü ile ilişkilendirdiği ileri sürüldü. PBS Newshour’ın haberinde aktardığına göre, Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre’ye hitaben kaleme alınan mektup, ABD’nin Ulusal Güvenlik Konseyi personeli tarafından Washington’daki çok sayıda Avrupalı büyükelçiye de iletildi.

Habere göre, mektupta Trump, “Norveç’in kendisine Nobel Barış Ödülü vermeme kararının, onu yalnızca diplomasiye odaklanma yükümlülüğünden kurtardığını” savundu. Trump, mektubunda,“Ülkenizin, sekiz savaşı durdurmuş olmama rağmen bana Nobel Barış Ödülü vermemeyi tercih ettiğini göz önüne alırsak, artık sadece barışı düşünme gibi bir yükümlülük hissetmiyorum” ifadesini kullandı. “Barışın her zaman öncelikli bir hedef olacağını” belirten Trump, buna karşın artık “ABD için iyi ve doğru olanı” önceleyebileceğini dile getirdi.

Danimarka’nın egemenliği ve NATO vurgusu

Trump, "Danimarka’nın Grönland’ı Rusya ya da Çin’e karşı savunamayacağını” öne sürerek, Kopenhag’ın ada üzerindeki egemenliğinin hukuki temelini sorguladı. “Yüzyıllar öncesine dayanan tarihsel iddiaların yeterli olmadığını” ileri süren Trump, “Grönland’ın, küresel güvenlik açısından vazgeçilmez olduğunu” belirtti.

Trump, “Grönland üzerinde tam ve mutlak kontrolümüz olmadıkça dünya güvende değil” ifadesini kullanarak konuyu NATO ile ilişkilendirdi. NATO için kuruluşundan bu yana en fazla katkıyı kendisinin yaptığını ileri süren Trump, ittifakın da ABD için daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savundu.

Avrupa’dan uyarılar

Mektup, Trump’ın son haftalarda Grönland konusundaki söylemini sertleştirdiği bir dönemde ortaya çıktı. Bu süreçte Trump, Avrupalı müttefiklere ekonomik baskı uygulanabileceği yönünde açıklamalarda bulunmuş, Grönland üzerinde kontrol sağlanmaması halinde ABD’nin ulusal güvenliğinin tehlikeye gireceğini dile getirmişti.

Danimarka, Grönland’ın satılması fikrini kesin bir dille reddederken, Avrupalı yetkililer adanın zorla ele geçirilmesine yönelik herhangi bir girişimin transatlantik ilişkiler açısından ciddi sonuçlar doğuracağı uyarısında bulundu.

Piyasalara yansıma

PBS Newshour, mektubun Washington’daki Avrupalı diplomatlar arasında geniş biçimde dolaşıma sokulduğunu ve bunun müttefik başkentlerde Trump’ın Grönland’ı NATO ve daha geniş güvenlik düzenlemeleriyle ilişkilendirme yaklaşımına dair endişeleri artırdığını belirtti.

Öte yandan Trump’ın, Grönland konusunda sekiz Avrupa ülkesine yeni gümrük tarifeleri uygulama tehdidinde bulunmasının ardından spot altın fiyatları pazartesi günü yüzde 1,6’ya kadar yükselerek rekor seviyelere ulaştı.

Independent Türkçe


Rusya: Bir Amerikalı silah kaçakçılığından 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı

Rus bayrağı (Reuters)
Rus bayrağı (Reuters)
TT

Rusya: Bir Amerikalı silah kaçakçılığından 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı

Rus bayrağı (Reuters)
Rus bayrağı (Reuters)

Rusya'nın Krasnodar kentindeki bir bölge mahkemesi, bugün bir Amerikalı’yı yasa dışı silah ve mühimmat taşıma suçundan beş yıl hapis cezasına çarptırdı. Silahlar, geçen haziran ayında Rusya'nın güneyindeki Soçi limanında demirli olan yatında bulunmuştu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre mahkeme, Charles Wayne Zimmerman olarak açıklanan kişinin silah ve mühimmat kaçakçılığından suçlu bulunarak beş yıl hapis cezasına çarptırıldığını duyurdu. Rus yetkililer henüz resmi olarak tutuklandığını doğrulamadı.