FBI Direktörü Wray: 'Sınırımızda DEAŞ ile bağlantılı insan kaçakçıları var'

Örgütün adının geçtiği son insan kaçakçılığı operasyonunda Türkiye'den bilgi talep edilmişti

Gizlice ABD'ye doğru sınırı geçen insanlar (Reuters)
Gizlice ABD'ye doğru sınırı geçen insanlar (Reuters)
TT

FBI Direktörü Wray: 'Sınırımızda DEAŞ ile bağlantılı insan kaçakçıları var'

Gizlice ABD'ye doğru sınırı geçen insanlar (Reuters)
Gizlice ABD'ye doğru sınırı geçen insanlar (Reuters)

FBI Direktörü Christopher Wray, ABD'nin güney sınırından ülkeye kaçak insan sokan bir çetenin muhtemel DEAŞ bağlantısından çok endişelendiklerini söyledi.

Wray, ABD Kongresi'nin üst kanadı Senato'da dün yaptığı açıklamada, adını paylaşmadığı bir insan kaçakçılığı çetesinin DEAŞ ile bağlantılı çalıştığını öne sürdü. 

Oturumda Cumhuriyetçi Florida Senatörü Marco Rubio, son üç yılda milyonlarca kişinin kaçak yollardan ABD'ye girdiğine dikkat çekerek, Wray'e insan kaçakçılığı ağlarının "DEAŞ ya da diğer terör örgütleriyle bağlantılı kişiler tarafından yönetildiğine dair bilginiz var mı?" diye sordu. 

FBI direktörü, net bir çetenin adını veremeyeceğini belirterek soruyu "DEAŞ ile bağlantılı olan ve bizi endişelendiren özel bir ağ var" diye yanıtladı.

Wray, bu ağdaki bazı faaliyetlerin yabancı ülkelerde DEAŞ'la bağlantılı şekilde yürütüldüğünü savunarak, "Bu konuyu araştırmak için ortaklarımızla birlikte büyük çaba harcıyoruz. Tam olarak neyi hedeflediklerini bulmaya çalışıyoruz" dedi. 

CBP istihbarat bültenindeki bu fotoğraflar Venezuela çetesi "Tren de Aragua"nın dövmelerini gösteriyor (Fox News)
CBP istihbarat bültenindeki bu fotoğraflar Venezuela çetesi "Tren de Aragua"nın dövmelerini gösteriyor (Fox News)

ABD'nin önde gelen medya kuruluşlarından CNN, ağustostaki haberinde 10'dan fazla Özbek vatandaşının DEAŞ ile bağlantılı bir insan kaçakçısı tarafından ülkeye sokulduğunu yazmıştı. 

Haberde, FBI'ın DEAŞ ile bağlantılı olduğu savunulan insan kaçakçısının Türkiye'de tutuklu bulunduğunu tespit ettiği, bunun üzerine Türk yetkililerle temasa geçerek bilgi istediği ileri sürülmüştü. 

CNN'e konuşan ve kimliklerini paylaşmayan kaynaklar, Türk yetkililerden konuyla ilgili ABD'deki soruşturmaya fayda sağlayabilecek bilgilerin edinildiğini öne sürmüştü.

Cumhuriyetçi Teksas Senatörü John Cornyn, oturumda bu olayı gündeme getirince FBI direktörü, "Bu çok endişelendiğimiz bir tehdit" dedi. 

Wray, konuyla ilgili incelemelerin sürdüğünü belirtirken, kapalı bir oturumda gelişmelerle ilgili daha fazla bilgi paylaşabileceğini belirtti.



Trump: İranlı müzakereciler "kendi halkları tarafından öldürülmekten" korkuyorlar

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump: İranlı müzakereciler "kendi halkları tarafından öldürülmekten" korkuyorlar

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump dün İran'ın barış görüşmelerine katıldığını ısrarla belirterek, Tahran'ın bunu reddetmesinin İranlı müzakerecilerin "kendi halkları tarafından öldürülme" korkusundan kaynaklandığını söyledi.

Trump, bir akşam yemeğinde Cumhuriyetçi Kongre üyelerine, “Bu arada müzakere ediyorlar ve bir anlaşmaya varmak için can atıyorlar. Ama bunu söylemekten korkuyorlar çünkü söylerlerse kendi halkları tarafından öldürüleceklerini düşünüyorlar” ifadelerini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre "Onlar da bizim tarafımızdan öldürülmekten de korkuyorlar" diye ekledi.

Trump'ın açıklamaları, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin İran'ın Amerika Birleşik Devletleri ile müzakere etme "niyetinin olmadığını" söylemesinin ardından geldi.

Trump, Tahran'ın hayati öneme sahip petrol sevkiyat yolu olan Hürmüz Boğazı'nı fiilen kontrol etmesine rağmen, İran'ın "yok edileceği" iddiasını yineledi.

Trump, iç politikadaki rakiplerine yönelik sert bir saldırıda bulunarak, Demokratların "bu askeri operasyonda elde ettiğimiz muazzam başarıdan dikkatleri dağıtmaya çalıştıklarını" söyledi.

Trump, Demokratların kendisinden savaş için Kongre onayı alması yönündeki çağrılarına alaycı bir gönderme yaparak şunları belirtti: "Onlar 'savaş' kelimesini sevmiyorlar çünkü onay gerektiriyor, bu yüzden ben de 'askeri operasyon' kelimesini kullanacağım."


Ateşkes, karşılıklı şartlar arasında tıkanmış durumda

Tel Aviv'in doğu banliyölerinde bulunan Bney Brak'ta, top mermisiyle hasar gören bir binanın önünde güvenlik güçleri ve kurtarma ekipleri nöbet tutuyor (AFP)
Tel Aviv'in doğu banliyölerinde bulunan Bney Brak'ta, top mermisiyle hasar gören bir binanın önünde güvenlik güçleri ve kurtarma ekipleri nöbet tutuyor (AFP)
TT

Ateşkes, karşılıklı şartlar arasında tıkanmış durumda

Tel Aviv'in doğu banliyölerinde bulunan Bney Brak'ta, top mermisiyle hasar gören bir binanın önünde güvenlik güçleri ve kurtarma ekipleri nöbet tutuyor (AFP)
Tel Aviv'in doğu banliyölerinde bulunan Bney Brak'ta, top mermisiyle hasar gören bir binanın önünde güvenlik güçleri ve kurtarma ekipleri nöbet tutuyor (AFP)

ABD ve İsrail'in bir tarafta, İran'ın ise diğer tarafta yer aldığı savaşa son verilmesi, Washington'ın bölgesel arabulucular aracılığıyla diplomatik bir yol izlemesine rağmen, iki taraf arasında karşılıklı şartlar nedeniyle dün durmuş gibi görünüyordu.

Tahran, savaşa son vermenin tamamen İran'ın kendi kararı olacağını ve ABD Başkanı Donald Trump'ın önerdiği zaman çizelgesine değil, kendi belirlediği şartlara bağlı olacağını ifade etti.

Üst düzey bir İranlı yetkili Reuters'e verdiği demeçte, Pakistan'ın İran'a ABD'den bir teklif ilettiğini ve potansiyel gerilimi azaltma görüşmelerine Pakistan veya Türkiye'nin ev sahipliği yapabileceğini doğruladı. Birçok kaynak, Trump'ın savaşı sona erdirmeyi ve Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmayı içeren 15 maddelik bir plan sunduğunu bildirdi. Ancak Tahran, müzakerelerin varlığını kamuoyu önünde reddetti ve şartları yerine getirilmeden herhangi bir ateşkesin mümkün olmayacağında ısrar etti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu şartlar arasında saldırıların durdurulması, tekrar yaşanmayacağına dair garantiler, tazminatlar, tüm cephelerde çatışmaların sona ermesi ve Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğinin tanınması yer alıyor.

Diğer yandan Batılı kaynaklar, Washington'un zenginleştirmenin durdurulması, yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunun ortadan kaldırılması, füze programının kısıtlanması ve Tahran'ın bölgedeki müttefiklerine verilen desteğin sona erdirilmesi taleplerinde ısrarcı olduğunu belirtti.

Pentagon, bölgedeki ABD güçlerini takviye etmek için 82. Hava İndirme Tümeni'nden binlerce asker göndereceğini duyurdu; bu hamle Trump'ın seçeneklerini genişletiyor.

İsrail, İran içindeki seyir füzesi üretim tesislerini ve deniz üslerini bombaladığını açıklarken, Devrim Muhafızları da İsrail içindeki hedefleri içeren yeni bir füze saldırı dalgası gerçekleştirdiğini duyurdu.

Tahran, topraklarını veya adalarını hedef alan herhangi bir kara harekatına karşılık olarak çatışmaları Bab el-Mandeb'e genişletmekle tehdit etti.

Devrim Muhafızları'na bağlı Tesnim haber ajansı, İranlı bir askeri kaynağa atıfta bulunarak, adalara veya İran topraklarının herhangi bir bölümüne yönelik herhangi bir kara harekatının veya Arap Körfezi ve Umman Denizi'nde İran'a maliyet getirecek herhangi bir deniz çatışmasının "sürpriz" cephelerin açılmasıyla karşılanabileceğini ifade etti.


ABD ve Ekvador, uyuşturucu kampı diye çiftliği bombalamış

Köylülere göre uyuşturucu kampına operasyon görüntüsü diye servis edilen video ve fotoğraflar gerçeği yansıtmıyor (Reuters)
Köylülere göre uyuşturucu kampına operasyon görüntüsü diye servis edilen video ve fotoğraflar gerçeği yansıtmıyor (Reuters)
TT

ABD ve Ekvador, uyuşturucu kampı diye çiftliği bombalamış

Köylülere göre uyuşturucu kampına operasyon görüntüsü diye servis edilen video ve fotoğraflar gerçeği yansıtmıyor (Reuters)
Köylülere göre uyuşturucu kampına operasyon görüntüsü diye servis edilen video ve fotoğraflar gerçeği yansıtmıyor (Reuters)

ABD ve Ekvador'un ortak operasyonla vurduğunu duyurduğu uyuşturucu karteline ait kampın aslında bir süt çiftliği olduğu ileri sürülüyor.

New York Times, bölgeyi ziyaret ederek gerçekleştirdiği kapsamlı incelemede, olayın resmi kaynaklardan yapılan açıklamalarla çeliştiğini yazıyor.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, mart başında paylaştığı videoyla ABD ordusunun artık "karada da narkoteröristleri vurduğunu" duyurmuştu. Pentagon da saldırının Ekvador'un talebiyle gerçekleştirilen "hedefli bir operasyon" olduğunu açıklamıştı.

Ekvador'un kuzeyindeki San Martin köyünde yaşayanlarsa olayın resmi açıklamalardan çok farklı geliştiğini savunuyor.

Görgü tanıklarına göre 3 Mart'ta Ekvador askerleri helikopterle bölgeye inerek işçileri sorgulayıp bazılarına işkence etti. Daha sonra da askerler, çiftlik olduğu öne sürülen yapıyı ateşe vermiş.

Köylülere göre 6 Mart'ta helikopterler geri dönerek halihazırda yanmış alanı bombaladı ve bunu "operasyon görüntüsü" diye servis etti.

Çiftliğin sahibi Miguel, ABD ve Ekvador'un açıkladığı gibi bölgenin Kolombiyalı uyuşturucu kartelleri tarafından kamp olarak kullanılmadığını savunuyor.  

Yetkililer, operasyonun Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri'nden (FARC) ayrılan militanların kurduğu, Kolombiya-Ekvador sınırında faaliyet gösteren Comandos de la Frontera'ya karşı düzenlendiğini öne sürmüştü.  

Yaklaşık 140 hektarlık çiftliği 6 yıl önce 9 bin dolara satın aldığını söyleyen Miguel, süt ve et ticareti için 50'den fazla büyükbaş hayvan yetiştirdiğini belirtiyor.

Soyadının gizli tutulmasını isteyen 32 yaşındaki çiftçi, bombardıman sonucu çiftliğinin harabeye döndüğünü ve hayvanlarının çoğunun öldüğünü söylüyor.

Ekvador'daki çeşitli örgütlerin oluşturduğu İnsan Hakları İttifakı, ordunun sivillere saldırdığını savunarak ülke yetkililerine Birleşmiş Milletler'e 13 sayfalık şikayet dilekçesi sundu.

İnsan hakları avukatı Maria Espinosa, "Olayları doğrulamak için gelen tek bir kamu görevlisi bile yok" diyor.

Köylüler, saldırının bölgede günler süren bir askeri operasyonun parçası olduğunu da iddia ediyor. Görgü tanıklarına göre çiftliğin yakınındaki iki ev daha yakıldı ve bunlardan biri daha sonra bombalandı.

San Martin köyü yetkililerinden Vincente Garrido, çiftliğin militanlar veya uyuşturucu kaçakçıları tarafından kullanılmadığını öne sürerek, "Tek istediğimiz gerçeğin ortaya çıkması" diyor.

Independent Türkçe, New York Times, ABC News