‘Büyük Lider’... Kim’in kızının lakabı, onun Kuzey Kore liderinin yerine geçeceğini mi gösteriyor?

Ju-ae, babası Kim Jong-un ile birlikte askerlerin paraşütle atlama eğitimini izledi. (AFP)
Ju-ae, babası Kim Jong-un ile birlikte askerlerin paraşütle atlama eğitimini izledi. (AFP)
TT

‘Büyük Lider’... Kim’in kızının lakabı, onun Kuzey Kore liderinin yerine geçeceğini mi gösteriyor?

Ju-ae, babası Kim Jong-un ile birlikte askerlerin paraşütle atlama eğitimini izledi. (AFP)
Ju-ae, babası Kim Jong-un ile birlikte askerlerin paraşütle atlama eğitimini izledi. (AFP)

Kuzey Kore resmi haber ajansı KCNA bugün (Cumartesi), lider Kim Jong-un'un genç kızını ‘Büyük Lider’ olarak tanımladı. Bu tabirin genellikle üst düzey liderler için kullanıldığını öne süren analistler, Ju-ae’nin gelecekte babasının yerine geçebileceğini öne sürdü.

KCNA'nın Kim ve kızının bir çiftliğe yaptığı ziyaretle ilgili haberinin hem İngilizce hem de Korece versiyonlarında bu unvan ikinci şahıs olarak kullanıldı ve her ikisini de kapsıyor şeklinde yorumlandı.

KCNA, Kim ve kızının bir fotoğrafı eşliğinde verdiği haberde “İki büyük lider, parti, hükümet ve ordudan kadroların eşliğinde çiftliği gezdi” ifadelerini kullandı.

Analistler, Kuzey Kore devlet medyasının Kim'in kızını ilk kez bu şekilde tanımladığını söyledi. Pyongyang medyasında adı hiç anılmadı ama Güney Kore istihbaratı onu Ju-ae olarak tanımladı.

Seul'deki Kuzey Kore Çalışmaları Üniversitesi (The University of North Korean Studies) Başkanı Yang Moo-jin AFP'ye yaptığı açıklamada, “Kim Ju-ae ilk kez 'lider' rütbesine terfi etti” dedi.

Sejong Enstitüsü Kore Yarımadası Strateji Merkezi Direktörü Cheong Seong-chang, Kuzey Kore'de lider anlamına gelen ‘hyangdo’ teriminin sadece rejimin ‘kıdemli liderleri ya da halefleri’ için kullanıldığını söyledi. Seong-chang, “Kim Ju-ae'nin bu statüye yükseltilmesi, Kuzey Kore'nin gelecekteki lideri olarak Kim Jong-un'un yerini alacağını güçlü bir şekilde gösteriyor” dedi.

Ju-ae, Kim Jong-un ile Pyongyang'daki bir tarım tesisine yaptıkları ziyaret sırasında (AFP)
Ju-ae, Kim Jong-un ile Pyongyang'daki bir tarım tesisine yaptıkları ziyaret sırasında (AFP)

Güney Kore Ulusal İstihbarat Servisi’ne (NIS) göre, Kuzey Kore'nin kurucu lideri Kim İl-sung'un torunu ve ülkeyi yöneten Kim ailesinin üçüncü kuşağından olan Kim Jong-un, 2009 yılında Ri Sol-ju ile evlendi.

Ju-ae, 2022 yılında Pyongyang'da devlet medyası aracılığıyla ilk kez babasına kıtalararası balistik füze fırlatma törenine eşlik ettiğinde tanıtıldı.

O zamandan beri babasıyla birlikte bir tatbikat, bir askerî geçit töreni, bir silah fabrikası ve bir tavuk çiftliği ziyareti de dahil olmak üzere birçok resmi etkinlikte görüldü.

Cumartesi günü Pyongyang tarafından yayınlanan bir fotoğrafta Ju-ae'nin paraşütçü eğitimini izlemek için babası ve üst düzey askeri yetkililerin yanında durduğu görüldü.

2022'den önce Ju-ae’nin varlığına dair tek doğrulama 2013 yılında Kuzey Kore'yi ziyaret eden ve Kim'in en küçük kızı Ju-ae ile tanıştığını söyleyen eski NBA yıldızı Dennis Rodman'dan gelmişti.

Seul başlangıçta Kim ve eşi Ri'nin 2010 yılında bir erkek çocuk sahibi olduklarını ve Ju-ae'nin ikinci çocukları olduğunu bildirmişti. Ancak Güney Kore Birleşme Bakanı geçen yıl hükümetin bir erkek çocuğun varlığını ‘doğrulayamadığını’ söyledi.



Bağdat, "istihbarat oyun alanı"... ve İran'ın son savaşı

Bağdat'ta Ramazan Bayramı kutlamaları sırasında cumartesi günü bir eğlence parkının yakınında Ketaib Hizbullah fraksiyonunun bayrağı (AFP)
Bağdat'ta Ramazan Bayramı kutlamaları sırasında cumartesi günü bir eğlence parkının yakınında Ketaib Hizbullah fraksiyonunun bayrağı (AFP)
TT

Bağdat, "istihbarat oyun alanı"... ve İran'ın son savaşı

Bağdat'ta Ramazan Bayramı kutlamaları sırasında cumartesi günü bir eğlence parkının yakınında Ketaib Hizbullah fraksiyonunun bayrağı (AFP)
Bağdat'ta Ramazan Bayramı kutlamaları sırasında cumartesi günü bir eğlence parkının yakınında Ketaib Hizbullah fraksiyonunun bayrağı (AFP)

İran, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail arasındaki savaşın tırmanmasıyla Bağdat bir "istihbarat oyun alanı" haline geldi. Kudüs Gücü subayları, Tahran'daki huzursuzluğu önlemek amacıyla yıpratma operasyonlarını yönetmek ve Devrim Muhafızları için alternatif bir operasyon merkezi kurmak üzere şehre akın etti.

İran ağları, Yüksek Lider Ali Hamaney'in suikastının ardından geçen günlerde hızla yeniden örgütlenerek, merkezi olmayan bir yapı benimsedi ve Irak fraksiyonları aracılığıyla faaliyet gösteren birbirine bağlı hücreler kullandı. Saldırılar Amerikan çıkarlarına, gözetleme ve iletişim sistemlerine odaklanırken, başkentte İranlılar, Amerikalılar ve Iraklı aktörler arasında bir casusluk savaşı yoğunlaştı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu savaş, Bağdat'taki Irak istihbarat servisine yapılan saldırıyla doruk noktasına ulaştı.

Buna karşılık, “Jurf al-Sakhr”, komuta ve kontrol merkezlerini hedef alan hassas saldırılara maruz kaldıktan sonra stratejik bir üsten güvenlik ve istihbarat yüküne dönüştü; bu saldırılar İran'ın konuşlanmasının doğasını ortaya çıkardı, milis gruplarını şaşkına çevirdi ve artan ifşa riskleri ile insan kayıpları karşısında saha önceliklerini yeniden belirlemelerine neden oldu.


Avrupa'nın İran saldırganlığına karşı Suudi Arabistan'la dayanışması

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
TT

Avrupa'nın İran saldırganlığına karşı Suudi Arabistan'la dayanışması

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)

Belçika, Yunanistan ve Hollanda, İran'ın tekrarlanan saldırıları karşısında Suudi Arabistan'la dayanışmalarını, egemenliğini ve güvenliğini korumaya yönelik önlemlerine desteklerini teyit ettiler.

Şarku’l Avsat’ın SPA’dan aktardığına göre bu teyit bugün, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz'in Belçika Kralı Philippe, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ve Hollanda Başbakanı Rob Jetten ile yaptığı telefon görüşmelerinde geldi.

Görüşmeler sırasında Suudi Arabistan Veliaht Prensi, bölgedeki askeri gerilimin artması ve bunun bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrar üzerindeki etkileri ışığında son gelişmeleri ele aldı.

Hollanda Başbakanı da ülkesinin güvenlik ve istikrarı tehdit eden bu saldırıları kınadığını ifade etti.


Londra, İran büyükelçisini çağırdı

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, dün Londra'da bir Yahudi örgütüne ait ambulanslara düzenlenen kundaklama saldırısının ardından bakanlar ve İngiliz Yahudileri Temsilciler Kurulu başkanıyla bir araya geldi (Reuters)
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, dün Londra'da bir Yahudi örgütüne ait ambulanslara düzenlenen kundaklama saldırısının ardından bakanlar ve İngiliz Yahudileri Temsilciler Kurulu başkanıyla bir araya geldi (Reuters)
TT

Londra, İran büyükelçisini çağırdı

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, dün Londra'da bir Yahudi örgütüne ait ambulanslara düzenlenen kundaklama saldırısının ardından bakanlar ve İngiliz Yahudileri Temsilciler Kurulu başkanıyla bir araya geldi (Reuters)
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, dün Londra'da bir Yahudi örgütüne ait ambulanslara düzenlenen kundaklama saldırısının ardından bakanlar ve İngiliz Yahudileri Temsilciler Kurulu başkanıyla bir araya geldi (Reuters)

İngiltere Dışişleri Bakanlığı dün Londra'daki İran büyükelçisini çağırarak, Birleşik Krallık'ta ve dışında İran'ın “pervasız ve istikrarı bozan eylemlerini” kınadı.

Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, büyükelçinin çağrılmasının, İranlı bir vatandaş ile İngiliz ve İran çifte vatandaşı bir kişiye İran'a “yardım sağladıkları şüphesiyle” suçlamaların yöneltilmesinin ardından gerçekleştiğini söyledi.

Londra'da iki kişi, perşembe günü Tahran adına Yahudi topluluğunu gözetlemekle suçlanarak mahkemeye çıkarıldı. Suçlamalar arasında bir sinagog gibi potansiyel hedeflerin izlenmesi de yer alıyordu.

Geçen yıl 9 Temmuz ile 15 Ağustos tarihleri arasında, yabancı bir istihbarat teşkilatına yardım edebilecek iletişim faaliyetlerine karışmakla suçlananlar arasında, İran asıllı İngiliz vatandaşı 40 yaşındaki Nimatullah Şahsevani ve İran vatandaşı Ali Rıza Feraseti (22) hakkında, yabancı bir istihbarat teşkilatına yardım edebilecek iletişim faaliyetlerine karıştıkları suçlaması yöneltildi.