Kremlin'de çeyrek yüzyıl: İçeride tek vücut bir halk ve dışarıda ülkenin etrafını saran ‘düşmanlar’

Rusya’da devlet başkanlığı seçimleri sırasında Moskova'daki bir sandık merkezinde oy kullananlar seçmenler, 15 Mart 2024 (AFP)
Rusya’da devlet başkanlığı seçimleri sırasında Moskova'daki bir sandık merkezinde oy kullananlar seçmenler, 15 Mart 2024 (AFP)
TT

Kremlin'de çeyrek yüzyıl: İçeride tek vücut bir halk ve dışarıda ülkenin etrafını saran ‘düşmanlar’

Rusya’da devlet başkanlığı seçimleri sırasında Moskova'daki bir sandık merkezinde oy kullananlar seçmenler, 15 Mart 2024 (AFP)
Rusya’da devlet başkanlığı seçimleri sırasında Moskova'daki bir sandık merkezinde oy kullananlar seçmenler, 15 Mart 2024 (AFP)

Rusya'da pazar akşamı devlet başkanlığı seçiminde sandıkların kapanmasıyla birlikte Ruslar, ön sonuçların resmi olarak açıklanmasını beklemeye başladılar. Büyük zaferi bozabilecek hiçbir sürpriz beklenmiyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, seçim öncesi anket sonuçlarının da gösterdiği üzere ülkenin yarısının konsensüsüyle başkanlığının yeni bir dönemine başlaması ve en az 2030 yılına kadar Kremlin'deki başkanlık koltuğunda oturmaya devam edeceğinin onaylanması bekleniyor. Böylece Putin de ülkenin çeşitli dalgalanmalara ve iniş-çıkışlara sahne olduğu, içeriden ve dışarıdan en karmaşık zorluklarla karşı karşıya kaldığı uzun yıllar boyu Kremlin’de kalmaya devam eden Rus liderler ve çarlar arasına girecek. Aynı zamanda ilk kez 1999 yılında iktidara gelen Putin, 18’inci yüzyılda Çariçe 2. Katerina’nın saltanatından bu yana tahtta en uzun süre kalan isim olacak.

'Sakin geçen' seçimler

Seçim süreci, rekabetin olmadığı bir ortamda, ülkenin içinde bulunduğu zorluklarla orantısız olarak sakin geçti. Bununla birlikte seçimler, toplumun başkana ve onun başta iki yıl önce Ukrayna'ya karşı başlatılan savaş olmak üzere aldığı önemli kararlarına desteğini gösteren güçlü siyasi ve medya kampanyalarına sahne oldu.

Bazı sandık merkezlerinde, sandıklara yeşil boya dökülmesi ya da oy verme işlemleri sırasında tartışma çıkarılması gibi düzenlenen az sayıdaki protesto gösterisi bile ne toplumda geniş yankı uyandırdı ne de tepki çekti. Seçim, Kremlin'in muhalefet kanadının ötekileştirilmesi ve halk üzerindeki etkisinin zayıflığı üzerine oynağı bahsi kazandığını bir kez daha kanıtladı. Rus muhalif siyasetçi Aleksey Navalny’nin hapishanede ölmesinden iki hafta önce destekçilerine yaptığı, sandık merkezlerini toplanma alanlarına dönüştürme çağrıları da fazla ilgi görmedi.

defvfe
Devlet Başkanı adayı Leonid Slutsky, dün basın mensuplarına konuşurken (EPA)

Sokakta ise ülkenin öyle çok önemli bir dönemden geçtiğine dair herhangi özel bir görüntü yok. Putin'in dev posterlerinin asılı olduğu az sayıdaki yer dışında, seçim propagandası için pankartlar ve adayların resimleri da yok.

Putin'e rakip üç adayın seçim kampanyası ekipleri dahi bunun olacağını tahmin ediyordu. Bu yüzden Putin'in çeyrek yüzyıldır ortaya koyduğu kendinden emin ve kanıtlanmış çözümlerden farklı yenilikçi çözümler ya da vizyonlar sunabileceğini öne süren bir seçim propagandası yapılmadı.

Adayların siyasi söylemlerinde farklılık olup olmadığı anlaşılmıyordu bile. Dış politikada herkes Putin'in yaklaşımını destekliyor ve bunu çağdaş Rusya için tek doğru yol olarak görüyordu. İçeride ise bugün, tıpkı Komünist Parti'nin adayı Nikolai Kharitonov’un da söylediği gibi bütün ülkenin en militarist özellikler taşıyan ve tüm imkanlarını askeri cephenin hizmetine seferber eden yönlendirilmiş ekonomiye doğru yol aldığı bir dönemde kim biraz Sovyetler Birliği havası taşıyan ekonomik planlarının yeniden uygulanmasıyla ilgilenir ki?

Peki ya Devlet Başkanlığına adaylığını koyan genç isim Vladislav Davankov'un adayı olduğu Yeni İnsanlar Partisi tarafından ortaya atılan sınırlı ve biraz da liberal reformlar şu an kimin umurunda? Yoksulluk sınırının altında yaşayan (3 çocuk ve üzeri) büyük ailelerin yüzde 30'unun içinde bulundukları şartlar nasıl iyileştirilecek?

Liberal Demokrat Parti'den milliyetçi aday Leonid Slutsky, Kremlin'in ‘Rusya’ya yeni katılan bölgelere’ yardım edilmesi ve buraların ülke ekonomisine entegre edilmesi gerektiği konusunda iktidara olan desteğini açıklayan ilk isim oldu. Seçim kampanyasını da bu başlık altında yürüttü.

Putin’in bu seçimlerdeki karşısına çıkan adayların hiçbiri onun politikalarına rakip olabilecek, onların doğruluğunu zerre kadar bile sorgulayabilecek hiçbir şey sunmadılar. Hiçbiri bazen Rusları şaşırtan ya da endişelendiren zor sorular bile sormadı.

Putin’in bu seçimlerdeki rakiplerinin hiçbiri onun politikalarıyla rekabet edebilecek ya da politikalarının doğruluğunu zerre kadar sorgulatabilecek bir hipotez sunmadılar. Öyle ki hiçbiri zaman zaman Rusları dahi şaşırtan ya da endişelendiren zor sorulardan sormadı.

Bu atmosferde geçen seçim kampanyası süreci daha çok çizgileri dikkatlice çizilmiş bir dekorasyona benziyordu. Dekorasyondaki en büyük yeri de toplumun tüm kesimlerinden büyük çoğunluğunun ülkenin tüm sorunlarına çözüm bulacağına inandığı tek lider olan Putin işgal ediyordu.

Tek lider Putin

Kremlin’in ‘ülkenin kaderini belirleyici’ seçimlerden iki hafta önce Rusların önünde tercihin kimden yana olduğunu belirlemesi de tesadüf değildi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, yaptığı açıklamada, ‘mevcut Devlet Başkanına (Putin) alternatif bir isim görmediğini’ söyledi. Rusya’daki son seçimlerin ruhu ve özü buydu. Ruslar sandık başına gitme konusunda bazen tembellik yaparken ve bazen kayıtsız kalırken, eskiler yeni devlet başkanının çeyrek asır önce iktidara gelişmişini ve Rusya’nın 25 yılda nasıl değiştiğini halen dün gibi hatırlıyorlar.

dvdsvd
Dün Rusya’nın Leningrad şehrinki bir sandık merkezinde oyunu kullanan bir seçmen (EPA)

O dönemde ülke parçalanmış ve çökmüş durumda, Batı'ya bağımlılığın sıkıntılarını çekiyordu. Kafkasya'nın bazı bölgelerinde açıktan bazı bölgelerinde ise gizliden sürdürülen ayrılıkçı savaşlarla karşı karşıyaydı. Tıpkı bugün iç ve dış politikasını Kremlin kararlarından bağımsız olarak yöneten ve federal merkezin kontrolünde olan Tataristan’da olduğu gibi. Aynı durum, Kremlin'in kararlarından bağımsız politikaları olan neredeyse tüm federal bölgeler için geçerliydi. Artık topraklarındaki kaynakları kontrol ediyorlardı. Bu durum, ekonomi ve siyaset alanlarındaki kararları kontrol eden bir grup ‘para babasının’ ortaya çıkışıyla kaynakları kontrol etmeye yönelik mekanizmaları tekeline almaya çalışan yeni bir zengin sınıfının oluşmasına neden oldu.

Rus toplumu aşırı yoksullukla ve başta sağlık ve eğitim alanları olmak üzere tüm kamusal hizmetlerdeki az gelişmişlikle karşı karşıyaydı. Yönetim ise giderek daha fazla karmaşık hale geliyordu. Her yıl yaklaşık bir milyon kişi Rusya’yı terk ediyor ve ülke tam bir demografik felaketin eşiğinde görünüyordu. Burada durumun vahametini anlatmak için araştırmaların, 1990'lı yılların ortalarında yeni doğan her üç bebekten yalnızca birinin bir yaşına kadar yaşadığını gösterdiğini söylemek yeterli olacaktır.

Tüm bunlar sonunda toplumda neo-Nazi ve aşırı sağcı eğilimlerle ve sloganlarla intikam almak ve anavatanlarının saygınlığını yeniden tesis etmek isteyen gençler arasında aşırı milliyetçi hareketlerin ortaya çıkmasına neden oldu. Öyle ki o dönem uluslararası düzeyde Rusya'nın hiçbir bölgesel ve küresel dosyada ciddi bir nüfuzu yoktu.

Hal böyle olunca Sovyet gizli istihbarat servisi KGB’nin eski bir ajanı olan Vladimir Putin'in adı duyulmaya başladı. Nihayet zayıf düşen yönetimin kurtarıcısı olarak iktidara gelmesi kararlaştırıldı. KGB'den gelmesi, her ne kadar ilerleyen dönemde politikalarında önemli bir rol oynamasa da güçlü lider havasının yaratılmasını sağlayan medya ve propaganda kampanyasında kullanıldı. Ne var ki Putin de korkunç işleriyle bilinen KGB’de önemli bir rol oynamadığını kabul etmişti. Ancak yaratılan bu güçlü lider havası, ülkeyi yönettiği dönemin her aşamasında ona eşlik etti.

c vcs
Putin, Kremlin'in Alexander Salonu'nda konuşma yaparken, Aralık 2021 (AFP)

Hızlıca çalışmalarına başlayan Putin, kendi yönetiminin temellerini atmaya çalıştı ve bir yıl içinde St. Petersburg Hükümeti'nde görev yaparken yanında olan ve daha sonra da yanında olmaya devam eden sadık insanlardan oluşan güçlü bir ekip kurdu. Rusya’nın tanık olduğu tüm dalgalanmalara rağmen bu insanların hiçbirinden vazgeçmedi.

Ancak Çeçenistan’daki isyanı vahşice bastıran ve kişisel temsilcilerini oraya atayarak Çeçenistan’ın tüm bölgelerinde mutlak kontrolü sağlamak için çeşitli tedbirleri hayata geçiren güçlü Devlet Başkanı Putin, eski Devlet Başkanı Boris Yeltsin’e verdiği söze uydu ve başkanlığının ilk döneminde para babalarının iktidarını devirmek için hiç acele etmedi. Rusya'yı Yeltsin’in nüfuzundan arındırmaya başlamak için birinci döneminin bitmesini (4 yıl) bekledi. O dönemde ülkenin servetini ve kaderini elinde bulunduran oligarklara, ya devletle koordineli olarak çalışabilecekleri ya da siyaset ve yönetim meseleleriyle boğuşmak zorunda kalacakları iki seçenek arasında seçim yapmaları esasına dayalı bir denklem dayatılmıştı. İkinci seçeneği seçenler kendilerini ya tıpkı Boris Berezovski ve İsrail'e ve Batı'ya sığınan bir grup zengin Yahudi iş adamı gibi kendisini sürgün edilmiş halde buldu ya da Mihail Hodorkovski ve büyük bir grup iş adamı gibi kendilerini ‘yozluk’ veya ‘hırsızlık’ gibi suçlamalarla hapishanelere atılmış halde buldu.

Geriye ise Rusya’da devletin oligarşik sınıfla ilişkisine dair yeni düzenlemeyi kabul edenler kaldı. Putin, tüm hayati öneme sahip sektörleri ve ülkenin servetini kontrol eden ve tekeline alan büyük şirketler kurarak ekonomik sektörlerle ilişkileri düzenledi ve her birinin başına kendisine yakın bir ismi yerleştirdi. Gazprom ve diğer dev petrol şirketleri, madencilik şirketleri ve çeşitli sektörleri ele geçiren birçok kurum böyle ortaya çıktı.

“Batı'dan intikam almak”

Putin, 2007 yılına gelindiğinde, ikinci döneminin sonlarına doğru Batı’ya karşı kendi içinde bir intikam operasyonu başlatmaya hazırlanıyordu. Münih Güvenlik Konferansı sırasında Batılı üst düzey isimlerin önünde yaptığı konuşma bu niyetini açıkça ortaya koyuyordu. Ardından NATO genişletilerek Rusya’nın tehdit edildiği suçlamasında bulun Putin, kendisini dünyanın ‘mutlak hakimi’ olarak gördüğünü söyleyerek ABD’yi eleştirdi. Putin, Ukrayna'ya karşı savaşı da aynı gerekçeleri kullanarak açmıştı.

dvdevd
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ARMY-2023 Forumu kapsamında katılımcılara telekonferans aracılığıyla hitap etti, Ağustos 2023 (EPA)

Yeni dönem başlamıştı. Kısa bir süreliğine başbakanlık yapan Putin, bu süre zarfında tüm ekibini yanına aldı ve Kremlin’in tüm siyasi ve ekonomik bölümlerinde kendisini temsil edecek sadık isimleri yerleştirdi. Böylece iktidarının ikinci dönemine Batı'ya karşı tam bir isyan hareketi ilan ederek başladı. Gürcistan'ın 2008 yılı yazında bazı bölgelerinin ayrılması Putin’in, Batı'nın 2014 yılında Ukrayna'ya doğru genişlemesini engelleme ve ertesi yıl da Suriye'ye müdahale etme yeteneğini test etmesi için alan sağladı.

Bu iki olay büyük bir dönüm noktası oluşturdu, çünkü öncesinde Rusya, eski ABD Başkanı Barack Obama'nın söylemekten hoşlandığı gibi ‘önemli bir bölgesel aktör değildi’. Bu ifade Kremlin'i çok kızdırıyordu. Ardından Rusya, süper güç olarak yeteneklerini ve tüm bölgesel ve uluslararası dosyalardaki nüfuzunu geri kazanmaya başladı. Kremlin, Sovyetler Birliği döneminden kalma ‘Moskova olmadan hiçbir sorunun çözümü yoktur’ ifadesinin yeniden kullanılmaya başlamasını sağladı.

Ukrayna ve üçüncü dönem

Ukrayna’ya savaş açma kararı Putin'in aldığı en tehlikeli ve zor kararlardan biri olmaya devam ediyor. Sızdırılan bilgiler ve veriler, kararın Putin tarafından çevresindeki az sayıdaki insana danışılarak alındığını gösterirken karar, Rusya’da halkın yanı sıra siyasi ve ekonomik sınıfın seçkinlerinin büyük bölümü için de sürpriz oldu.

sdcw
Cephede Rus güçlerinin mevzilerine top mermisi ateşleyen Ukraynalı askerler, (Arşiv - Ukrayna Ordusu’nun Telegram hesabı)

Kararın sonuçları Kremlin'in savaşın gidişatı için hazırladığı planlarla zaman zaman çelişkili görünse de kesin olan şu ki karar, alınması, zamanlaması ve içeriği bakımından Putin'in içerideki durumun bütünlüğüne olan güvenini ve çabalarını sekteye uğratacak herhangi bir zayıflık ya da sarsıntı hissetmeden savaşı yönetebildiğini ortaya koydu.

Gelişmeler de bunun doğruluğunu kanıtladı. Rusya’ya karşı daha önce eşi ve benzeri görülmemiş yaptırım paketleri uygulanması ve kısmen kötüleşen hayat şartları nedeniyle ekonomiyi sarsabilecek etkiler, Batı’nın beklediği gibi büyük çöküşlere yol açmadı. Rusya, aralarında finans ve iş dünyasının önde gelen isimlerinin önemli bir kısmının ve çeşitli alanlardaki parlak beyinlerin de bulunduğu yaklaşık bir milyon Rus’un ülkelerini terk ettiğine işaret eden verilere rağmen, genel durumu etkileyebilecek büyük bölünmelere tanık olmadı.

Putin, Ukrayna'nın 2023 yazında Rusya’ya karşı saldırısının başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından Batılıların Ukrayna'ya askeri yardımda bulunmaya devam etme konusunda fikir ayrılığına düşmeleriyle manevra alanının genişlediğini hissetti.

Ancak Rusya Devlet Başkanı, gücüne rağmen halen birçok zorlukla karşı karşıya ve Ukrayna'da zaferden çok uzak. Rus halkının, seçkinlerinin ve ülke ekonomisinin zaman geçtikçe savaş karşısında dayanıp dayanamayacağı sorusu yanıt aramaya devam ediyor.

dscdw
Rus paralı asker grubu Wagner’in geçtiğimiz yaz başlattığı isyanının başlarında sokağa inen bir tankla resim çektiren Rostov sakinleri (AP)

Rusya’da en büyük iç zorluklardan biri Yevgeniy Prigojin liderliğindeki Wagner Grubu'nun isyanıydı. Ancak sorun hızlı bir şekilde çözüldü ve son derece stabil kalan cephede büyük bir etkiye neden olmadı. Muhalif siyasetçi Aleksey Navalny’nin hapishanede ölmesi ve ölüm nedeni ne olursa olsun Rusya’da büyük bir yankı uyandırmaması, Putin'in içerideki durumu dışarıdaki manevra alanını genişleyecek şekilde güçlendirmeyi başardığını gösterdi.

Kremlin, muhalefete tolerans göstermeyeceğini asla gizlemedi. Muhalif isimler artık ya sürgünde ya da mezarda. Ancak vatandaşların çoğunluğunun gözünde Putin, yoksulluk, yolsuzluk ve Batı'ya bağımlılık nedeniyle zayıflayan Rusya'nın ayaklar altına düşen onurunu yerden kaldıran kişi olmaya devam ediyor.

Putin'in seçimlere girerken hissettiği büyük güçle, çeyrek asır önce tükenen ve dağılan ülkenin bu büyük krizi atlattığı göz ardı edilemez. Ancak bu, Putin’in şu an çok büyük ve çok ciddi zorluklarla karşı karşıya olmadığı anlamına gelmiyor.

NATO, Putin'in çeyrek asırlık iktidarı sırasında birkaç kez genişledi. NATO güçleri, şu an Rusya sınırında konuşlanmış durumda. Rusya ile daha önce yapılan ve Rusya’nın asker ve silah konuşlandırmaması karşılığında Ukrayna ve Gürcistan'ın NATO’ya girmemesini öngören güvenlik anlaşmaları etrafında dönen tartışmalar çıkmaza girmeye başladı. Baltık Denizi'nin neredeyse Ruslara kapalı bir NATO havuzuna dönüşmesinin gelecekte tehlikeli sonuçları olacak. Bu tehlikelerin bazı işaretleri, NATO üyesi ülkelerden siyasetçilerin, NATO'nun bu bölgede izole haldeki Rus yerleşim bölgesi Kaliningrad'a kolayca saldırabileceğine dair verdikleri ipuçlarında ortaya çıktı. Ayrıca şu sıralar NATO’nun, onlarca yıl ‘tarafsızlığını’ koruduktan sonra NATO’ya katılan İsveç’in ardından artık Batı'nın yanında ve Rusya'nın karşısında oldukları düşünülen önemli yeteneklere sahip yeni NATO üyeleri Polonya’dan Finlandiya'ya kadar Avrupa ile temas halindeki tüm sınır hatlarına daha fazla güç ve silah konuşlandırılmasından bahsediliyor.

dfvedf
Fransa ve Polonya askerleri, Polonya'nın Korzeniow şehrindeki Vistül Nehri üzerinde NATO üyesi birçok ülkeden gelen askerlerle birlikte ortak askeri tatbikata katıldılar, 4 Mart 2024 (DPA)

Gürcistan, Ukrayna ve Moldova, Rusya’nın yakın çevresinde yer alan muhalifleri haline geldi. Moldova yakında savaşın Rusya’daki bazı çevreler tarafından Ukrayna'nın ayrılıkçı bölgesi Donbas’a benzetilen ayrılıkçı Pridnestrovian Moldavya Cumhuriyeti’ne (Pridnestrovie) doğru genişlediğine tanık olabilir.

Rusya ile müttefik olan diğer Sovyet cumhuriyetleri de Moskova’yı yavaş yavaş terk etmeye başladı. Ermenistan, Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü’ne üyelik talebini dondurdu ve ayrılma tehdidinde bulunmaya başladı. Azerbaycan ise Güney Kafkasya'daki yeni durumu Türkiye ile iş birliği içinde yeniden düzenlemekle meşgul. Rusya şu an Orta Asya'da son yıllardaki en az nüfuza sahip ülke haline geldi.

Vladimir Putin başkanlığının yeni dönemine içeride büyük ölçüde uyumlu ve sağlam bir cepheyle kazandığı zaferle girerken Batı’nın tüm baskılarına rağmen güçlü silahlarını elinden bırakmıyor. Öte yandan Putin, dışarıda da kendisi gibi uzun yıllar iktidarda kalan Rus çarlarının karşı karşıya kaldıklarından daha az tehlikeli olmayan çeşitli zorluklarla karşı karşıya.



İranlı yetkili, ABD ile anlaşmazlık noktalarını açıkladı

Washington İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu terk etmesini talep ediyor. (Reuters)
Washington İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu terk etmesini talep ediyor. (Reuters)
TT

İranlı yetkili, ABD ile anlaşmazlık noktalarını açıkladı

Washington İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu terk etmesini talep ediyor. (Reuters)
Washington İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu terk etmesini talep ediyor. (Reuters)

 

Üst düzey bir İranlı yetkili dün Reuters’a yaptığı açıklamada, Tahran ile Washington arasında, ülkesinin nükleer programına kısıtlamalar getirilmesi karşılığında yaptırımların hafifletilmesi, askıya alınması ya da tamamen kaldırılmasının kapsamı ve yöntemi konusunda görüş ayrılıkları bulunduğunu söyledi. Yetkili, artan askeri çatışma endişeleri gölgesinde yeni görüşmelerin mart ayı başında yapılmasının planlandığını belirtti.

İran ile ABD, Tahran’ın nükleer programı konusunda onlarca yıldır süren anlaşmazlığı ele almak üzere bu ayın başında müzakerelere yeniden başlamıştı. Süreç, ABD’nin Ortadoğu’daki askeri kapasitesini artırmasıyla eş zamanlı yürürken, daha geniş çaplı bir savaş ihtimaline dair kaygıları da artırdı.

İran, ABD güçleri tarafından hedef alınması halinde Ortadoğu’daki Amerikan üslerini vurmakla tehdit ediyor.

Yetkili, “Son tur görüşmeler, yaptırımların hafifletilmesi, askıya alınması veya kaldırılmasının kapsamı ve yöntemi konusunda ABD’nin tutumunun İran’ın taleplerinden farklı olduğunu ortaya koydu. Tarafların yaptırımların kaldırılmasına ilişkin makul bir takvim üzerinde uzlaşması gerekiyor. Bu yol haritası makul ve ortak çıkarlara dayalı olmalı” ifadelerini kullandı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi cuma günü yaptığı açıklamada, birkaç gün içinde alternatif bir taslak hazırlanmasının beklendiğini belirtmişti. ABD Başkanı Donald Trump ise İran’a yönelik sınırlı askeri saldırı seçeneğini değerlendirdiğini ifade etmişti.

Taviz vermeye hazır olma

Tahran, önceki müzakerelerde büyük bir anlaşmazlık noktası olan ‘zenginleştirmenin tamamen durdurulması’ yönündeki ABD talebini reddetmesine rağmen, nükleer programına ilişkin bazı tavizler vermeye hazır olduğunu bildirdi.

Washington, İran topraklarında uranyum zenginleştirilmesini nükleer silah edinmeye giden potansiyel bir yol olarak değerlendiriyor. Tahran ise bu suçlamayı reddederek uranyumu barışçıl amaçlarla zenginleştirme hakkının tanınmasını talep ediyor.

ABD ayrıca, İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokundan vazgeçmesini istiyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) geçen yıl, İran’ın yüzde 60 saflık düzeyine kadar zenginleştirilmiş 440 kilogramın üzerinde uranyum stokuna sahip olduğu tahmininde bulunmuştu. Bu oran, silah yapımında kullanılan yüzde 90 seviyesine oldukça yakın kabul ediliyor.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığı habere göre İranlı yetkili, Tahran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunun bir bölümünü ihraç etmeyi, en yüksek zenginleştirme seviyesini düşürmeyi ve bölgesel bir uranyum zenginleştirme konsorsiyumu oluşturmayı içeren bir seçeneği ciddi biçimde değerlendirebileceğini söyledi. Ancak bunun karşılığında İran’a ‘barışçıl amaçlarla nükleer zenginleştirme’ hakkının tanınması gerektiğini vurguladı. Yetkili, “Müzakereler sürecek ve geçici bir anlaşmaya varılması mümkün” şeklinde konuştu.

Her iki taraf için de faydaları

İranlı yetkili, diplomatik bir çözümün hem Tahran hem de Washington için ekonomik faydalar sağlayacağını belirtti. Üst düzey İranlı yetkili, müzakere edilen ‘ekonomik paketin’ ABD’ye İran’ın petrol sektöründe ciddi yatırım fırsatları ve somut ekonomik çıkarlar sunmayı içerdiğini söyledi. Ancak Tahran’ın petrol ve maden kaynakları üzerindeki kontrolünden vazgeçmeyeceğini vurguladı.

Yetkili, “Nihayetinde ABD, İran için en fazla ekonomik bir ortak olabilir. Amerikan şirketleri her zaman İran’daki petrol ve gaz sahalarında yüklenici olarak yer alabilir” ifadelerini kullandı.


ABD ordusu liderliğindeki bir görev gücü, El Mencho'nun yakalanmasında Meksika'ya yardım etti.

El Mencho'nun öldürülmesinin ardından silahlı kişilerin arabaları ateşe verip otoyolları kapatmasıyla şiddet olaylarının yaşandığı bir yolu izleyen Meksikalı bir güvenlik görevlisi (AFP)
El Mencho'nun öldürülmesinin ardından silahlı kişilerin arabaları ateşe verip otoyolları kapatmasıyla şiddet olaylarının yaşandığı bir yolu izleyen Meksikalı bir güvenlik görevlisi (AFP)
TT

ABD ordusu liderliğindeki bir görev gücü, El Mencho'nun yakalanmasında Meksika'ya yardım etti.

El Mencho'nun öldürülmesinin ardından silahlı kişilerin arabaları ateşe verip otoyolları kapatmasıyla şiddet olaylarının yaşandığı bir yolu izleyen Meksikalı bir güvenlik görevlisi (AFP)
El Mencho'nun öldürülmesinin ardından silahlı kişilerin arabaları ateşe verip otoyolları kapatmasıyla şiddet olaylarının yaşandığı bir yolu izleyen Meksikalı bir güvenlik görevlisi (AFP)

ABD Savunma Bakanlığı’ndan (Pentagon) bir yetkili, Reuters'a yaptığı açıklamada, uyuşturucu çeteleri hakkında istihbarat toplama konusunda uzmanlaşmış, ABD ordusu liderliğindeki yeni bir görev gücünün, dün Meksika’daki Jalisco Yeni Nesil Karteli'nin (CJNG) lideri ‘El Mencho’ lakaplı Nemesio Oseguera Cervantes’i öldüren Meksika ordusunun baskınında rol oynadığını söyledi.

ABD’li yetkililer, uyuşturucu çeteleriyle mücadele için Washington’daki çeşitli resmi kurumların da dahil olduğu kurumlar arası görev gücünün, ABD-Meksika sınırının her iki tarafındaki uyuşturucu çetesi üyelerini tespit etmek amacıyla geçtiğimiz yılın sonlarında gizlice kurulduğunu açıkladı.

Kimliğinin gizli tutulmasını isteyen ABD’li yetkili, ABD ordusu liderliğindeki görev gücünün Meksika makamlarına sağladığı bilgiler hakkında daha fazla detay vermekten kaçındı. Yetkili, baskının Meksika ordusu tarafından gerçekleştirilen bir operasyon olduğunu vurguladı.

Meksika Savunma Bakanlığı, batıdaki Jalisco eyaletinde çıkan çatışmada Oseguera'nın ağır yaralandığını ve Mexico City'ye hava ambulansıyla nakledilirken hayatını kaybettiğini açıkladı. Bakanlık, ABD’li yetkililerin ‘ek bilgi’ sağladığını belirtti. Operasyon, silahlı kişilerin altı eyaletten fazlasında arabaları ateşe verip otoyolları kapattığı bir şiddet olayları dalgasına yol açtı.


Meksika'nın en büyük uyuşturucu kartellerinden birinin lideri El Mencho öldürüldü

Meksika'nın en büyük uyuşturucu kartellerinden birinin lideri El Mencho öldürüldü
TT

Meksika'nın en büyük uyuşturucu kartellerinden birinin lideri El Mencho öldürüldü

Meksika'nın en büyük uyuşturucu kartellerinden birinin lideri El Mencho öldürüldü

Meksika hükümeti dün ülkenin en çok aranan uyuşturucu baronunun öldürüldüğünü duyururken bunu suç örgütlerine karşı yeni kampanyasında büyük bir zafer olarak nitelendirdi.

Meksika'nın en güçlü kartellerinden biri olan Jalisco Yeni Nesil Karteli’nin (CJNG) en uzun süredir liderliğini yapan ‘El Mencho’ lakaplı Nemesio Oseguera Cervantes, ülkenin en azılı suçlularından biri olarak kabul ediliyordu. Son on yılda hızla büyüyen bir suç şebekesini yöneterek uyuşturucu üretimi ve satışı yaparken, yerel işletmeleri de gasp ediyordu. The New York Times'ın (NYT) haberine göre güvenlik güçlerine karşı cesur saldırılar düzenleyerek ve ülke çapında toplulukları terörize ederek de ün kazandı.

Kimliğinin gizli tutulması kaydıyla operasyonun ayrıntılarını açıklayan Meksika hükümetinden bir yetkiliye göre güvenlik güçleri El Mencho'yu, kartelin kurulduğu ve merkezinin bulunduğu ülkenin batısındaki Jalisco eyaletinin kıyı şeridinde bulunan, yaklaşık 20 bin nüfuslu Tapalapa kasabasında öldürdü. Meksika yetkilileri operasyonla ilgili daha fazla ayrıntı açıklamadı, ancak Pazar günü daha fazla bilgi vereceklerini taahhüt etti.

Oseguera'nın öldürülmesi Meksika genelinde şiddet olayları dalgasına yol açtı. Jalisco dahil en az beş eyaletteki sakinler ve yerel yetkililer, uyuşturucu çeteleri arasında yaygın bir uygulama olan yolları kapatmak için araçların ateşe verildiği olayları bildirdi. Jalisco eyaleti, bazı bölgelerde toplu taşımayı askıya aldığını duyurdu ve otellere konuklarından dışarı çıkmamalarını istemeyi tavsiye etti. Şiddet olaylarının bir kısmı eyaletin yönetim şehri ve bu yılki Dünya Kupası'nın ev sahibi şehirlerinden biri olan Guadalajara'da meydana geldi.

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Christopher Landau, El Mencho'nun öldürülmesini ‘Meksika, ABD, Latin Amerika ve dünya için önemli bir gelişme’ olarak nitelendirdi.

Oseguera'nın liderliğindeki CJNG, Meksika'nın en öMexico City: Şarku’l Avsatnde gelen uyuşturucu kaçakçılığı örgütlerinden biri haline geldi ve birçok eyalette rakip gruplarla savaştı. Kartel, kokain ve metamfetamin gibi sentetik uyuşturucuları ve son yıllarda fentanili ABD'ye kaçak olarak sokmaya devam etti.

El Mencho'nun öldürülmesi, suç örgütü için büyük bir darbe olup, gruplar kontrol için rekabet ederken yeni iç çatışmalara ve şiddetin yeniden alevlenmesine yol açabilir.

Ayrıca, Meksika hükümetinin Washington ile ilişkilerinin iyileşmesine de katkıda bulunabilir. Zira ABD Başkanı Donald Trump daha önce Meksika'ya kartellere karşı daha sert önlemler alması için baskı uygulamış ve sonuçlardan memnun kalmazsa askeri saldırı tehdidinde bulunmuştu.

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum, bu tehditleri defalarca kez ve kesin bir şekilde reddederken herhangi bir ABD saldırısının Meksika'nın egemenliğini ihlal edeceğini belirtmişti.

Diğer taraftan hükümeti istihbarat alanı da dahil olmak üzere ABD’li güvenlik kurumlarıyla iş birliğini genişletti.