ABD başkanlığı için yarışan iki zayıf aday

9 Mart'ta Georgia eyaletinde düzenlenen seçim mitingi sırasında Başkan Joe Biden aleyhine pankart tutan bir Trump destekçisi. (Reuters)
9 Mart'ta Georgia eyaletinde düzenlenen seçim mitingi sırasında Başkan Joe Biden aleyhine pankart tutan bir Trump destekçisi. (Reuters)
TT

ABD başkanlığı için yarışan iki zayıf aday

9 Mart'ta Georgia eyaletinde düzenlenen seçim mitingi sırasında Başkan Joe Biden aleyhine pankart tutan bir Trump destekçisi. (Reuters)
9 Mart'ta Georgia eyaletinde düzenlenen seçim mitingi sırasında Başkan Joe Biden aleyhine pankart tutan bir Trump destekçisi. (Reuters)

Robert Ford

Demokrat Parti en mutlu günlerini yaşamıyor. ABD ekonomisinin büyümesine, Wall Street borsasının en iyi durumda olmasına ve işsizlik oranının en düşük seviyelerde seyretmesine rağmen Demokratları endişelendiren başka bir şey var. Bu da Başkan Biden'ın birçok ulusal kamuoyu yoklamasında popülaritesinin düşmesi. Geçtiğimiz Şubat ayında The New York Times ve Siena tarafından yapılan bir ankette kayıtlı seçmenlerin yüzde 59'unun Biden hakkında olumsuz görüş bildirmesi de kayda değer endişe kaynaklarından biri.

Tarih, başkan adaylarının seçmenlerin çoğunluğunun kendileri hakkında olumsuz görüşe sahip olduğu durumlarda seçim kazanmalarının çok zor olduğunu gösteriyor. Bahsi geçen ankette seçmenlerin yüzde 65'i ABD'nin yanlış yönde ilerlediğini söyledi. Bu da seçmenlerin yön değiştirme konusunda büyük bir istek duyduğunu gösteriyor ki bu Beyaz Saray'daki başkan için iyiye işaret değil. Son zamanlarda yapılan tüm anketlerde olduğu gibi, söz konusu ankette de seçmenlerin neredeyse dörtte üçü Joe Biden'ın etkili bir başkan olmak için çok yaşlı olduğunu belirtti.

O halde, son zamanlarda yapılan tüm ulusal anketlerin, aradaki fark çok büyük olmasa da, Donald Trump'ı Biden'ın biraz önünde göstermesi şaşırtıcı değil. Times/Siena anketinde Trump yüzde 48’le öndeyken Biden ise yüzde 44’te kaldı. Wall Street Journal'ın Şubat ayının son haftasında yaptığı bir anket de Trump'ın yüzde 47, Biden'ın ise yüzde 45 oy aldığını gösterdi. Mart ayı başında CBS News tarafından yapılan bir diğer anket ise seçmenlerin yüzde 52'sinin Trump'ı desteklediğini, buna karşılık Biden'ın yüzde 48'de kaldığını gösterdi. Anketler ayrıca Trump'ı Arizona, Nevada, Georgia, Kuzey Carolina, Michigan, Wisconsin ve Pensilvanya gibi kararsız eyaletlerde sürekli olarak Biden'ın önünde gösteriyor. Bir analist geçen hafta, Trump'ın Georgia ve Arizona'daki liderliğinin giderek arttığını ve Biden'ın Beyaz Saray'ı elinde tutmak için Kasım ayında Michigan, Wisconsin ve Pensilvanya'da başarılı olmasının kesinlikle gerekli olduğunu belirtti.

Ekonomik koşulların iyileştirilmesi Biden'ın seçmen nezdindeki konumunu güçlendirebilir.

Michigan eyaletinin Biden için yaklaşan seçimlerdeki kritik önemi, özellikle de Arap-Amerikan toplumunun Biden'ın adaylığına ilişkin çekinceleri göz önünde bulundurulduğunda, göz ardı edilemez. Biden'ın 2020'de Michigan'daki kıl payı zaferi (150 bin oy), özellikle de eyaletteki ön seçimlerde 100 bin Demokratın kendisini desteklememeyi tercih ettiği düşünüldüğünde, her bir oyun önemini gözler önüne seriyor. Gazze politikasını değiştirme konusundaki tereddüt, Kasım ayında bu 100 bin seçmeni etkilemeye yardımcı olmayabilir. Demokrat Parti, bazı siyahi ve Latin seçmenlerin giderek Trump'a kaymasından endişe duyuyor. Söz konusu grupların uzun bir süre boyunca partinin ana tabanını oluşturduğu göz önüne alındığında bu endişe verici bir eğilim. Donald Trump'a karşı oy kullanmak ve Biden'ı desteklemek için 2020'de büyük sayılarda ortaya çıkan genç seçmenlerden bahsetmiyorum bile. Michigan gibi eyaletlerde yapılan son anketler ve sahadaki kanıtlar, genç seçmenlerin artık Biden’a oy verme konusunda hevesli olmadığını gösteriyor.

Demokrat Parti'nin alternatifi yok

Biden'ın seçim kampanyasını yönetenler uyandı ve mitinglerde Gazze ile ilgili protestoları dikkate alıp taktiklerini değiştirmeye başladı. NBC News, Biden'ın Gazze protestolarını önlemek için seçmenlerle küçük toplantılarda konuşacağını bildirdi. Ayrıca Başkan'ın Gazze protestolarının sıkça yaşandığı üniversitelere yapacağı ziyaretler de azaltılacak. Bu da Biden'ın genel olarak daha az seçmenle ve örneğin 2016'da Hillary Clinton'a kıyasla daha az genç seçmenle karşılaşacağı anlamına geliyor.

dfvdfev
Donald Trump, 16 Mart'ta Ohio eyaletindeki Vandalia şehrinde düzenlenen Cumhuriyetçi Parti mitinginde konuşuyor. (AFP)

Biden'ın seçim kampanyasının liderliği iyimserliğini koruyor ve seçime daha sekiz ay olduğunu ve iyileşen ekonomik koşulların Biden'ın seçmenler nezdindeki itibarını artırabileceğini ifade ediyor. Buna ek olarak, Demokrat Parti şu anda Biden'a uygun bir alternatif görmüyor. Kongre üyesi Dean Phillips ön seçimlerde bir rakipti, ancak Biden ön seçimlerde kesin zaferler kazanarak partinin muhtemel adayı olarak konumunu sağlamlaştırdı. Zamanlama göz önüne alındığında, yeni bir adayın ortaya çıkması ve yaklaşan ön seçimler için rekabetçi bir kampanya oluşturması için çok geç. Dolayısıyla Biden, 2024'te yeniden seçilme niyetiyle, kampanyasının karşı karşıya olduğu zorluklara ve endişelere rağmen Demokrat Parti'nin adayı olmaya hazırlanıyor.

Kimin çantasında yarım milyar dolar nakit var?

Biden'ın seçim kampanyası, Cumhuriyetçi Parti'nin karşı karşıya olduğu iç zorluklara işaret ederek, özellikle Arizona, Georgia ve Michigan gibi kritik eyaletlerde karşı karşıya olduğu mali kısıtlamaları ve bölünmeleri vurguluyor. Çoğunlukla Trump yanlıları ile ılımlı Cumhuriyetçiler arasında yaşanan bu iç mücadeleler giderek Trump'ın lehine dönüyor. Ancak eyalet düzeyindeki bu bölünmeler, Cumhuriyetçi Parti'nin kongre ve eyalet çapındaki adayları için kampanya fonu toplama çabalarını engelleyebilir. Eyalet düzeyindeki bu bölünmelerin Trump'ın ulusal başkanlık kampanyası üzerinde daha az etkisi olacak. Çünkü kaynak yaratma konusundaki basit yaklaşımı, büyük ölçüde sadık destekçilerden oluşan sağlam bir tabanın çevrimiçi bağışlarına dayanıyor.

Mali baskılar, devam eden hukuk mücadelelerinin ortasında Trump'ın seçim kampanyası için büyük bir zorluk teşkil ediyor.

Bununla beraber Biden tarafı, Trump'ın New York'taki iki davada da mahkûm edilerek büyük mali cezalara çarptırılmasının nakit akışı sorunlarını daha da kötüleştirdiğini ve eski iş adamı Trump'ın nakit sıkıntısı çektiğini iddia ettiğinde haklıydı. Bu cezaların en önemlisi, 355 milyon dolar ve 98 milyon dolar da faizi olmak üzere toplamda yaklaşık 454 milyon dolar ticari dolandırıcılık mahkumiyetine bağlı son ödeme tarihi 25 Mart olan para cezasıdır. Bu ceza vade tarihine kadar da her gün 112 bin dolar artıyor. Buna ek olarak, bir başka mahkeme Trump'ı yazar Jean Carroll'a hakaret ettiği gerekçesiyle 83 milyon dolar tazminata mahkûm etti ve son ödeme tarihini 10 Mart olarak belirlendi. Bu nedenle Trump'ın önümüzdeki haftalarda bu cezaları ödemek için yarım milyar dolardan fazla para bulması gerekiyor. Trump her iki davayı da temyize götürürken, New York yasalarına göre, Carroll'ın davası için ek yüzde 10 da dahil olmak üzere, toplam taahhüdünü 545 milyon dolara çıkaran depozitonun tamamını peşin ödemesi gerekiyor. Bu mali baskılar, Trump'ın devam eden yasal mücadeleleri arasında seçim kampanyası ve kişisel mali durumu için büyük bir zorluk teşkil ediyor.

Trump'ın milyarder olduğu doğru, ancak Amerikalı bir finans analistinin belirttiği gibi Jeff Bezos, Elon Musk ve Donald Trump gibi büyük finansörlerin hiçbiri banka hesabında yarım milyar dolar nakit bulundurmuyor. Trump, Nisan 2023'te yaklaşık 400 milyon dolar nakit paraya sahip olduğunu iddia etti, ancak buna dair kanıt sunmadı. Şubat ayının sonlarında, avukatları dolandırıcılık davasındaki hâkimden ilk ödeme olarak 104 milyon doları kabul etmesini istedi, ancak yargıç 28 Şubat'ta bu talebi reddetti ve Trump'ın 454 milyon doların tamamını ödemesi gerektiğinde ısrar etti. Bu arada, eğer Trump, Carroll davasında 9 Mart'a kadar 91 milyon dolar yatırmazsa, tutarın ödenmesi için Trump'ın mali veya gayrimenkul varlıklarına el koyma süreci başlatılacak. Trump'ın büyük ölçüde gayrimenkule odaklanan iş imparatorluğu büyük bir nakit sorunuyla karşı karşıya ve Mart ayında derhal çözülmesi gerekiyor.

Trump hukuki sorunlarını, ABD yargısı ve Demokrat yönetimin siyasi zulmünün kurbanı olduğunu iddia etmek için kullanıyor.

Bu krizi çözmek için Trump, New York'taki binalar gibi bazı gayrimenkul varlıklarını satmaya çalışabilir. Ancak hızlı bir şekilde satması gerekecek ve alıcıların öncelikle binaların değerine ilişkin doğru değerlendirmelere ihtiyacı olacak. Buna ek olarak, Trump'ın hızlı bir şekilde satma ihtiyacı alıcılara pazarlıklarda avantaj sağlayacak. Trump'ın avukatları, eski başkanın cezaları nakit olarak ödeyemeyeceğini ve bunun yerine bir bono göndermeye çalışacağını kabul ettiler. Bu senet, Trump'ın yasal itirazlarının başarısız olması halinde mahkeme kararının ödeneceğine dair bir finans şirketinden alınan garantidir. Ancak finans şirketleri, sonuçta finans şirketinin mahkemeye ödeme yapması gerekirse, Trump'ın hisse senetleri, devlet tahvilleri, şirket tahvilleri ve nakit gibi hızlı bir şekilde satılabilecek varlıklarına erişim talep edecektir. Finans şirketi mülklerin şartlı tapusunu alabilir. Bu noktada söz konusu mülklerin finansal değerlemesi konunun özünü oluşturacak. Zira finans şirketi yüklü bir ücret talep edecektir. New York Times'ta 1 Mart'ta yayınlanan bir makalede bu ücretin en az yüzde üç olacağı tahmin ediliyor. Bu adli teminatın boyutu normalden çok daha yüksek olduğu için ücretlerin daha da yüksek olması muhtemel. Trump'ın avukatları bu kadar ağır para cezalarının Trump'ın işlerine kalıcı zarar vereceğini düşünüyor.

Trump'ın iş imparatorluğuna zarar veren likidite krizi bununla da kalmayacak ve Trump'ın başkanlık kampanyasına da zarar verecek. ABD seçim yasası uyarınca Trump, kampanyasını çoğunlukla internet üzerinden bağış toplayarak finanse etmek üzere ‘Amerika'yı Kurtar’ ve ‘Amerika'yı Yeniden Büyük Yap’ (MAGA) adlı iki siyasi eylem komitesi kurdu. Bu komiteler 2023 yılının son altı ayında 36 milyon dolardan fazla bağış topladı. Kampanya bağışlarının büyük bir kısmının (24 milyon dolar) yasal masrafları karşılamak üzere yönlendirilmesi, Trump'ın doğrudan kampanya faaliyetlerine kaynak ayırma kabiliyetini kısıtladı. Bu siyasi eylem komiteleri aracılığıyla önemli miktarda fon toplanmasına rağmen, artan yasal zorluklar arasında önemli bir kısmın yasal harcamalara ayrılması, kampanya kaynakları üzerindeki mali baskıyı vurguluyor.

dsfvdfe
ABD Başkanı Joe Biden, 18 Mart'ta Beyaz Saray'da kadın sağlığına ilişkin araştırmaların genişletilmesine yönelik bir kararname imzaladı. (Reuters)

Bu sadece hukuk davalarını ilgilendiren bir konu, ancak ceza davaları başka bir hikâye. Çünkü Trump bu yıl Washington, New York ve Georgia'da dört farklı ceza davasında duruşmalarla karşı karşıya kalacak. Trump hukuki sorunlarını kullanarak Amerikan yargı sistemi ve Demokrat yönetimin siyasi zulmünün kurbanı olduğunu iddia ediyor ve destekçileri de bu iddiaya inanıyor ve ona yardım etmek için milyonlarca dolar bağışlamaya devam ediyor. Ancak hukuki sorunlar Trump'ın kampanya kaynakları üzerinde ciddi bir yük oluşturuyor. Bu noktada Trump'ın Cumhuriyetçi Ulusal Komite'nin başına kendisine sadık birini atadığını belirtmekte fayda var. Cumhuriyetçi Parti ön seçimlerdeki eski rakibi, eski Birleşmiş Milletler (BM) Büyükelçisi Nikki Haley, Trump'ın partinin parasını yalnızca seçim kampanyasına harcamak yerine avukatlarına ödeme yapmak için kullanacağı konusunda uyarmıştı.

Biden'ın geniş çaplı seçim kampanyasını başlatmak için hâlâ bolca vakti var.

ABD seçim kampanyasında sekiz ayın uzun bir süre olduğu doğrudur. Aynı zamanda ABD kamuoyu yoklamalarının seçimlerin kesin sonucunu tahmin etmede güvenilir bir kaynak olmadığı da doğrudur. Çünkü bunlar yalnızca geniş eğilimlerin genel bir göstergesidir. Dolayısıyla Biden'ın, muhtemelen maliyetli reklam çabalarını gerektirecek büyük ölçekli bir kampanya başlatmak için hâlâ bolca vakti var. Ancak yaşıyla ilgili endişeler, Gazze'ye yönelik tutumu ve güney sınırındaki yasadışı göçle ilgili zorluklar, kampanyasının ivme kazanmasında engel teşkil edebilir. Buna karşılık Trump, 6 Ocak 2021'de Kongre Binası'ndaki ayaklanmalarla ilgili tartışmalara rağmen 4 Mart'ta Yüksek Mahkeme'nin tüm eyaletlerde seçime girmesine izin veren kararından iyimserlik duyabilir. Ancak artan mali baskılar, devam eden dört ceza davasındaki mahkûmiyet tehdidiyle birlikte kampanyasını etkileyebilir. Tüm bunların ortasında, ikna edici bir üçüncü taraf adayının yokluğu, birçok ABD’linin yaklaşan seçimlerde Trump ve Biden arasında seçim yapmak zorunda kalmasına neden oluyor.

* Bu makale Şarku'l Avsat tarafından Londra merkezli Al Majalla dergisi tarafından çevrilmiştir. 



AB'nin çelik hamlesi Ukrayna'yı vuracak

Fransa, İspanya ve Polonya gibi AB üyeleri, Çin'in fazla üretimi sonucu oluşan bolluğa karşı harekete geçilmesini istedi (Reuters)
Fransa, İspanya ve Polonya gibi AB üyeleri, Çin'in fazla üretimi sonucu oluşan bolluğa karşı harekete geçilmesini istedi (Reuters)
TT

AB'nin çelik hamlesi Ukrayna'yı vuracak

Fransa, İspanya ve Polonya gibi AB üyeleri, Çin'in fazla üretimi sonucu oluşan bolluğa karşı harekete geçilmesini istedi (Reuters)
Fransa, İspanya ve Polonya gibi AB üyeleri, Çin'in fazla üretimi sonucu oluşan bolluğa karşı harekete geçilmesini istedi (Reuters)

Ukraynalı sanayiciler ve yetkililer, Avrupa Birliği'nin (AB) yeni planına tepki gösterdi.

Brüksel, 1 Temmuz itibarıyla gümrüksüz çelik ithalatı kotasını yüzde 47 azaltacağını ve bu sınırı aşan alımlara ek yüzde 50 gümrük vergisi uygulayacağını açıkladı.

Avrupa'daki çelik üreticilerini küresel arz fazlasına karşı korumak için hazırlanan planın onbinlerce kişinin iş kaybına çare olması bekleniyor. 

Diğer yandan bu hamle, Rusya'ya karşı Şubat 2022'den beri sürdürdüğü savunmayı finanse etmekte zorlanan Ukrayna'yı olumsuz etkileyecek.

Ukraynalı çelik ve madencilik şirketi Metinvest'in CEO Ofisi Başkanı Oleksandr Vodoviz, Financial Times'a (FT) "Ukrayna şirketlerinin Avrupa pazarına satış yapma imkanını tamamen ortadan kaldıracaklar" dedi.

Vodoviz, ülkesinin AB'ye yaptığı çelik ihracatının yarısından fazlasını karşılayan şirketinin, başka müşteri bulmakta zorlanacağını da vurguladı: 

Farklı piyasalara baksak da oralarda Ruslar ve Türkler var. Onların elektriği bizimkinin 10'da birine mal oluyor ve onlar her gün bombardımana maruz kalmıyor. Çekirdek pazarlarında onlarla yarışmamız ihtimal dahilinde değil. Bizim çekirdek piyasamız hep Avrupa'ydı.

Kotanın düşürülmesi, Dünya Ticaret Örgütü kuralları gereğince AB'nin tüm ticaret ortaklarını etkileyecek. 

FT'nin haberine göre azalan kotayı bu ortaklar arasında paylaştıracak olan Avrupa Komisyonu, Ukrayna'nın yanı sıra 20 ülkeyle daha müzakere halinde. 

Geçen ay Cenevre'de yapılan görüşmelerde AB, 713 bin tonluk çelik ihracatını gümrük vergisiz yapabileceğini Ukrayna'ya bildirdi. 

Ancak Ukrayna'nın AB'ye 2025'te 2,65 milyon ton çelik satıldığı düşünüldüğünde Kiev'in ekonomik kaybı dikkat çekiyor. 

Ukraynalı yetkililer, en büyük müşterilerinin çelik ithalatında yüzde 70'lik kesintiye gitmesinin kendileri için 1 milyar euro kayıp anlamına geldiğini vurguluyor. 

AB yetkilileri, Ukrayna'nın "zor durumunu hesaba katacaklarını" söylese de Kiev'e ayrılan kotanın ciddi oranda düşmesine kesin gözüyle bakılıyor. 

Independent Türkçe, Financial Times, RT


Christopher Nolan, The Odyssey'in perde arkasını anlattı

Akıl Defteri (Memento), Batman üçlemesi ve Prestij (The Prestige) gibi filmlere imza atan Christopher Nolan'ın yeni filmi The Odyssey, Truva Savaşı'nın ardından İthaka Kralı Odysseus'un eve dönüş yolculuğunu anlatıyor (Universal)
Akıl Defteri (Memento), Batman üçlemesi ve Prestij (The Prestige) gibi filmlere imza atan Christopher Nolan'ın yeni filmi The Odyssey, Truva Savaşı'nın ardından İthaka Kralı Odysseus'un eve dönüş yolculuğunu anlatıyor (Universal)
TT

Christopher Nolan, The Odyssey'in perde arkasını anlattı

Akıl Defteri (Memento), Batman üçlemesi ve Prestij (The Prestige) gibi filmlere imza atan Christopher Nolan'ın yeni filmi The Odyssey, Truva Savaşı'nın ardından İthaka Kralı Odysseus'un eve dönüş yolculuğunu anlatıyor (Universal)
Akıl Defteri (Memento), Batman üçlemesi ve Prestij (The Prestige) gibi filmlere imza atan Christopher Nolan'ın yeni filmi The Odyssey, Truva Savaşı'nın ardından İthaka Kralı Odysseus'un eve dönüş yolculuğunu anlatıyor (Universal)

Christopher Nolan, Homeros'un ölümsüz destanı The Odyssey'i beyazperdeye uyarlarken hiçbir masraftan kaçınmadı. 

CBS News'ta yayımlanan 60 Minutes programında Scott Pelley'nin sorularını yanıtlayan vizyoner yönetmen, sinemasının temel taşlarını ve bu dev prodüksiyonun perde arkasını anlattı.

"İzleyiciyi o Truva atının içine sokmak istedim"

Nolan, filmlerinde izleyiciyi hikayenin tam merkezine konumlandırmayı hedeflediğini belirterek sinema felsefesini şu sözlerle özetledi:

Hikayeye her zaman filmin içinden bakan bir perspektifle yaklaşmaya çalışırım. Karakterlere 30 bin fit yükseklikten bakmıyorum; onlarla aynı yarışın, aynı labirentin içinde kalmaya çalışıyorum. Çünkü izleyiciye o mekanın kokusunu, dokusunu, nasıl hissettirdiğini bizzat deneyimletmek istiyorum. Bir hikayenin mümkün olan en sürükleyici ve en uç versiyonunu ortaya çıkarmaya çalışıyorum.

Her projeye sanki son filmiymiş gibi yaklaştığını ifade eden usta yönetmen, "Belirli bir hikayede izleyiciye en zengin görselliği, en eksiksiz olay örgüsünü sunabilmek için ekrana olabildiğince zengin bir dünya taşıma sorumluluğu hissediyorum" dedi.

Tarihçilerin milattan önce 725 ila 675'te yazıldığına inandığı bu destansı şiiri sinemaya bizzat uyarlayan Nolan, yazım ve yönetim sürecindeki yaklaşımını şu sözlerle aktardı:

Yazarken, filmi bir izleyici gibi, hikayeyi dışarıdan deneyimleyen biri olarak hayal ediyorum. Yönetmen koltuğuna oturduğumda ise izleyiciyi tam olarak o atmosferin içine çekmeye çalışıyorum. The Odyssey özelinde konuşursak; seyirciyi o Truva atının içine sokmaya, onları Odysseus'un gemisinin güvertesine taşımaya çalışıyorum.

Sınırları zorlayan prodüksiyon

Nolan, bu yapımın kariyerindeki en zorlu işlerden biri olduğunu da gizlemedi: 

"Ne kadar zorsa o kadar iyi, hele ki konu The Odyssey ise... Bu filmde sınırları gerçekten çok zorladık ve belki de bazı limitlerimizi keşfettik."

Ünlü yönetmen, bu devasa yapım için yaklaşık 610 bin metre IMAX filmi kullandığını açıkladı. Filmin yıldızlarından Matt Damon da programda Nolan'ın bu benzersiz tutkusuna dikkat çekerek şunları söyledi:

Onu diğer yönetmenlerden ayıran şey, anlatmak istediği hikayelerin ve bu hikayeleri anlatış biçiminin inanılmaz derecede iddialı olması. Bu proje özelinde, sinema tarihinde daha önce hiç yapılmamış bir şeyi gerçekleştirmek istedi ve filmin tamamını IMAX kameralarıyla çekti.

Merakla beklenen The Odyssey, 17 Temmuz'da sinemalarda izleyiciyle buluşacak.

Independent Türkçe, CBS News, Hollywood Reporter


Maymun Punch'ın yanına gitmek isteyen ABD'liler gözaltına alındı

7 aylık, Punch adlı erkek Japon makak maymunu, doğumundan kısa süre sonra annesi tarafından terk edilmişti (AFP)
7 aylık, Punch adlı erkek Japon makak maymunu, doğumundan kısa süre sonra annesi tarafından terk edilmişti (AFP)
TT

Maymun Punch'ın yanına gitmek isteyen ABD'liler gözaltına alındı

7 aylık, Punch adlı erkek Japon makak maymunu, doğumundan kısa süre sonra annesi tarafından terk edilmişti (AFP)
7 aylık, Punch adlı erkek Japon makak maymunu, doğumundan kısa süre sonra annesi tarafından terk edilmişti (AFP)

İnternette büyük yankı uyandıran bir maymunun Japonya'daki hayvanat bahçesinde yer alan yaşam alanına emoji kostümlü bir adamın tırmanarak girmesinin ardından iki Amerikalı gözaltına alındı 

Bebek makak Punch, doğumdan sonra annesi tarafından terk edilince kendisine verilen orangutan peluşuna sarıldığı görüntüler sayesinde bu yılın başlarında viral olmuştu. Punch’ın popülaritesi, Tokyo dışındaki Ichikawa Şehir Hayvanat Bahçesi’ne gelen ziyaretçi sayısında ani bir artışa yol açtı. Ancak aşırı hevesli bir ziyaretçinin karıştığı olayın ardından pazar günü polis çağrılmak zorunda kaldı. 

Sabah saat 11 civarında, çizgi filmlerdekine benzeyen mavi bir kostüm ve büyük boy sarı emoji kafası giymiş bir adam, belli ki gösteri yapmak amacıyla Punch'ın kafesinin 1,5 metrelik çitini tırmandı.

İzinsiz giren kişi, kostümünün kafasının düşmemesi için uğraşırken, kostümüne benzeyen bir oyuncak da taşıyarak ziyaretçilerin gözü önünde hayvanın bulunduğu alana girerken görüldü.

İddiaya göre, ikinci bir kişi bu tuhaf olayı gerçekleşirken kameraya kaydetti ve çekilen görüntüler sosyal medyada paylaşıldı.

Polis sözcüsü AFP'ye, iki bireyin de hayvanlara yaklaşmadığını ve kısa süre sonra hayvanat bahçesi görevlileri tarafından alıkonduğunu söyledi. O sırada yaşam alanında Punch da dahil yaklaşık 60 maymun vardı.

Ichikawa Emniyet Müdürlüğü, şüphelilerin 24 yaşındaki Amerikalı öğrenci Reid Jahnai Dayson'la şarkıcı olduğunu belirten 27 yaşındaki Neal Jabahri Duan olduğunu açıkladı.

Bir emniyet yetkilisi, kamu görevini engelleme suçlamasıyla karşı karşıya olan iki kişinin suçlamaları reddettiğini söyledi. The Independent, konuyla ilgili yorum almak üzere ABD Büyükelçiliği'yle temasa geçti.

vfgbf
Japonya'nın Tokyo kentindeki Ichikawa Hayvanat Bahçesi'nde maymunların yaşam alanına giren maskeli davetsiz misafir, görevli tarafından dışarı çıkarılıyor (X)

Hayvanat bahçesi, X'te yayımladığı açıklamada, "Dün maymunların yaşam alanına yapılan izinsiz giriş nedeniyle yaşanan endişe için özür dileriz" dedi.

Hayvanlarda herhangi bir anormallik gözlemlenmedi. Dün gece Ichikawa Karakolu'na ihbarda bulunduk. Yarın itibarıyla, hayvanların güvenliğiyle sağlığını öncelikli tutmaya devam edecek ve uygun önlemleri alırken, kurallara aykırı davranışlara karşı da sıkı bir tutum sergileyeceğiz.

Adını ünlü manga sanatçısı ve Lupin III’ün yaratıcısı Monkey Punch’tan alan yavru makak, diğer maymunlar onu dışlarken annesinin yerine verilen orangutan oyuncağına sarılırken görüntülenmesinin ardından internette büyük bir hayran kitlesi edinmişti. 

Punch, oyuncakla olan etkileşimlerinin görüntüleri ve fotoğrafları sosyal medyada paylaşıldıktan sonra o kadar popüler hale geldi ki, hayvanat bahçesi ziyaretçi sayısındaki artışla başa çıkmak için kurallar koymak zorunda kaldı.

Ziyaretçilere, Punch ve kafeste bulunan diğer onlarca maymunun stresini azaltmak için sessiz olmaları ve izleme süresini 10 dakikayla sınırlandırmaları istendi.

dfvbrfb
Punch, Japonya’daki Ichikawa Şehir Hayvanat Bahçesi'nde doğduktan kısa süre sonra annesi tarafından terk edilmişti (AFP)

Hayvanat bahçesi görevlileri Punch'ı büyüttü ve ona tutunmayı öğretmek için bu oyuncağı verdi; bu, yeni doğan makakların hayatta kalabilmesi için gerekli bir beceri.

Ancak başlangıçta her gece oyuncakla uyuyan Punch, olaydan bu yana geçen aylarda yetişkin maymunlarla kaynaşarak oyuncağı artık geride bırakmaya başladı.

24 yaşındaki hayvanat bahçesi bakıcısı Kosuke Kano, "Punch'ın maymun toplumunun kurallarını öğrenmesine ve  üye olarak kabul edilmesine yardımcı olmak en önemli görevimiz" diye konuştu.

Independent Türkçe