ABD Başkanı Donald Trump, Şam'ın Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) yönelik operasyonunun ardından sahadaki gelişmelerden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ile görüştüğünü açıkladı.
İki lider arasındaki telefon görüşmesi, el-Şara'nın devrik Devlet Başkanı Beşşar el-Esed'in ana destekçisi olan Moskova'ya yapacağı ziyaretin arifesinde gerçekleşti. Esed, 2014 yılının sonunda el-Şara liderliğindeki koalisyon tarafından devrilmişti.
Trump gazetecilere yaptığı açıklamada, "Çok saygın Suriye Devlet Başkanı ile harika bir görüşme yaptım" dedi ve görüşmenin "Suriye ve bölgeyle ilgili her şeyi" kapsadığını belirtti. Trump, "İşler çok iyi gidiyor, bu yüzden bundan çok memnunuz" diye devam etti.
Trump'ın desteği, Kongre'deki önemli müttefiklerinden biri olan Senatör Lindsey Graham'ın son saldırıya yanıt olarak Suriye'ye yeniden yaptırım uygulanması çağrısında bulunmasıyla keskin bir tezat oluşturuyor. Graham dün Trump'ın performansını övdü ve istikrarın yeniden sağlanmasına yardımcı olduğunu savundu ve Suudi Arabistan'ı Suriye üzerindeki etkisini kullanarak "bölgenin daha fazla kaosa sürüklenmesini önlemeye" çağırdı.
Suriye ordusu, ateşkes sağlanmadan önce Kürt güçlerinin savaş sırasında özerk bir bölge kurduğu kuzey ve doğu Suriye'nin kontrolünü yeniden ele geçirmek için operasyon başlattı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre el-Şara, Trump ile yaptığı görüşmede, Suriye'nin "toprak bütünlüğüne ve ulusal egemenliğine tam bağlılığını ve devletin kurumlarını koruma ve sivil barışı güçlendirme konusundaki kararlılığını" vurguladı.
Washington, yıllarca DEAŞ'a karşı mücadelelerinde Kürt liderliğindeki SDG’nin önemli bir destekçisiydi ve bu, grubun 2019'da son kalesinde yenilgiye uğramasıyla sonuçlandı. Ancak, Esed rejiminin devrilmesinin ardından ABD, yeni yetkililerin ülkeyi birleştirme çabalarının önemli bir destekçisi haline geldi.
Geçtiğimiz hafta, ABD'nin Şam Büyükelçisi Tom Barrack, SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak rolünün "sona erdiğini" belirterek, hükümet güçlerinin artık DEAŞ üyelerinin ve ailelerinin tutulduğu hapishaneler ve kamplarda güvenliği devralmaya yetkin olduğunu savundu.