Birleşik Krallık tarihinde bir ilk: Artık göçmenler yönetiyor

Galler Başbakanı Vaughan Gething, Avrupa'nın ilk siyahi lideri oldu

Britanya, Galler ve İskoçya'nın başbakanları farklı etnik azınlıklardan geliyor (The Independent Arabia)
Britanya, Galler ve İskoçya'nın başbakanları farklı etnik azınlıklardan geliyor (The Independent Arabia)
TT

Birleşik Krallık tarihinde bir ilk: Artık göçmenler yönetiyor

Britanya, Galler ve İskoçya'nın başbakanları farklı etnik azınlıklardan geliyor (The Independent Arabia)
Britanya, Galler ve İskoçya'nın başbakanları farklı etnik azınlıklardan geliyor (The Independent Arabia)

Galler İşçi Partisi Lideri Vaughan Gething, Galler Bölgesel Başbakanı olarak seçilmesinin ardından dört kurucu ülkeden (İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda) oluşan Birleşik Krallık'ın (Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığ) üç ülkesi göçmen kökenli isimler tarafından yönetilmeye başlandı. Gething, Galler'in başkenti Cardiff’te hükümetin dümenine geçerken, Rishi Sunak İngiltere Başbakanı olarak Londra'da, Hamza Yusuf ise İskoçya Başbakanı olarak Edinburgh'da iktidarı ellerinde bulunduruyor.

Babası Güney Galler'den bir veteriner olan 52 yaşındaki Vaughan Gething’in annesi ise Zambiya'da bir kümes hayvanı çiftliğinde çalışıyordu. Eski Güney Afrika Devlet Başkanı Nelson Mandela'nın hikayesi, Gething’i henüz 17 yaşındayken İşçi Partisi'ne katılmasında etkili oldu. Gething, 2011 yılında Cardiff'te meclis üyesi seçilerek siyasi kariyerine başladı.

Cardiff hükümetinde 2013 yılından bu yana çeşitli görevler üstlenen Gething, 2014 yılında Kalkınma Bakan Yardımcılığı, ardından Sağlık Bakan Yardımcılığı, ardından 2016-2021 yılları arasında Sağlık Bakanı olarak görev yaptı. Birkaç gün önce rakibi Jeremy Miles'ı kıl payı mağlup ederek Galler İşçi Partisi'nin lideri olan Gething, 2021 mayısında Mark Drakeford hükümetinin ekonomi bakanlığı görevini üstlenmişti.

Gething, özelde Galler’in genelde ise Avrupa’nın ilk siyahi lideri oldu. Birleşik Krallık tarihindeki bu yeni durum, ‘artık göçmenlerin çocukları ve torunları sahada ve yerel meclislerden hükümete kadar çeşitli siyasi makamlar için ülkenin yerli halkıyla rekabet ediyor’ yorumlarına neden oldu.

Galler’de bir göçmenin başbakan olarak seçilmesinden önce Hint asıllı Budist Rishi Sunak, 2022 yılında İngiltere’nin başbakanlık koltuğuna oturmuştu. Pakistan asıllı bir Müslüman olan Hamza Yusuf ise 2023 yılında İskoçya hükümetinin başına geçti. Böylece Birleşik Krallık'ı oluşturan ülkelerden üçü artık her zaman beyazların seçildiği makamlara partileri tarafından seçilen göçmenlerin getirildiğine tanık oldu.

Birleşik Krallık'ta farklı milletlerden üç ismin iktidara gelmesinin ve göçmenlerin çocuklarının ve torunlarının siyasetin tüm kademelerinde yer almasının yolu açıldı. Yerel halkla belediye ve meclis sandalyeleri için yarışan göçmenlerin çocukları ve torunları, hükümetlerde çeşitli görevler alırken bakanlık görevlerinde bulundular ve iç siyasi sahnede etkili oldular.

Birleşik Krallık'taki dördüncü ülke olan Kuzey İrlanda da liderlik konusunda bir istisnaya tanık oluyor. Kuzey İrlanda tarihinde ilk kez ‘Birleşik İrlanda’ fikrini destekleyen Katolik bir kadın siyasetçi olan Sinn Fein, 2023 yılında Belfast parlamento seçimlerinde rakibi Demokratik Birlik Partisi'nin (DUP) 1998 yılında imzalanan barış anlaşmasının temelini oluşturan güç paylaşımı hükümetine yönelik boykotunu sona erdirmeyi başararak iktidara geldi.



İskandinavların Tunç Çağı'nda dev kanolarla açık deniz yolculuğu yaptığı keşfedildi

MÖ 350'ye ait Hjortspring teknesinin kopyasıyla deniz testleri gerçekleştirildi (Knut Valbjørn)
MÖ 350'ye ait Hjortspring teknesinin kopyasıyla deniz testleri gerçekleştirildi (Knut Valbjørn)
TT

İskandinavların Tunç Çağı'nda dev kanolarla açık deniz yolculuğu yaptığı keşfedildi

MÖ 350'ye ait Hjortspring teknesinin kopyasıyla deniz testleri gerçekleştirildi (Knut Valbjørn)
MÖ 350'ye ait Hjortspring teknesinin kopyasıyla deniz testleri gerçekleştirildi (Knut Valbjørn)

Bilim insanları, Tunç Çağı İskandinavlarının büyük kanolarla Danimarka'dan Norveç'e doğrudan açık deniz üzerinden gitmiş olabileceğini söylüyor.

Bu dönemde Danimarka'nın kuzeyi ve Norveç'in güneybatısında yaşayan toplumların kültürleri, eserleri, gömü sistemleri ve mimarileri birbirine benziyordu.

Araştırmacılar bugüne kadar iki bölge arasındaki kültür alışverişinin muhtemelen belirli, uzun bir rota boyunca seyahat eden teknelerle mümkün olduğunu düşünüyordu.

Bu, İskandinavya kıyılarını takip ederek Danimarka'yı geçip İsveç kıyılarına kadar uzanan ve tekrar güneybatı Norveç'e inen 700 kilometrelik bir rotaydı.

Ancak yeni bir simülasyon, bu bölgelerdeki eski toplulukların açık okyanusta 100 kilometreden uzun bir mesafeyi aşarak doğrudan iki bölge arasında seyahat etmiş olabileceğini öne sürüyor.

Bilim insanları çalışmada, bir teknenin suda nasıl hareket ettiğine dair verilerle birlikte akıntı ve rüzgar gibi faktörleri değerlendiren bir bilgisayar programı geliştirdi.

MÖ 350 civarında kullanılan büyük bir kürekli kano olan Hjortspring teknesinin bir kopyasını kullanarak yolculukları taklit ettiler.

Araştırmacılar, Erken İskandinav Tunç Çağı'nda Yutland ve Norveç'in güneybatısı arasındaki doğrudan açık deniz yolculuklarıyla (110 km) "kıyıya yakın" (700 km) yolculukları karşılaştırdı.

Bilim insanları bu iki bölgenin Taş Devri'nin sonlarından Tunç Devri boyunca, MÖ 2350 ila MÖ 1500'de "yakından ilişkili" olduğunun bilindiğini söylüyor.

Son simülasyonlar, Tunç Çağı halklarının muhtemelen Danimarka'dan Norveç'e açık okyanus üzerinden doğrudan seyahat edebildiğini gösterdi.

Bilim insanları bu yolculukların, 1 metre yüksekliğe varan dalgalarda ve 10 knota varan rüzgarlarda yol alabilen bir teknenin yanı sıra iyi hava tahmini ve navigasyon becerileri gerektirdiğini ifade ediyor.

Araştırmacılar, kıyı şeridi boyunca uzanan uzun rotanın daha güvenli ve tüm yıl boyunca elverişli olmasına karşın, doğrudan açık okyanus geçişlerinin muhtemelen yaz aylarıyla sınırlı olduğunu belirtiyor.

Ayrıca daha uzun yolculukların tamamlanmasının da haftalar alacağını ve erzak stoklamak için sık sık mola verilmesi gerekeceğini dile getiriyorlar.

Araştırmacılar, "Bulgularımız, Hjortspring teknesine benzer teknelerle açık denizler boyunca uzun, sistematik ve düzenli geçişlerin mümkün olduğunu ve bu tür yolculukların MÖ 2300 civarında başlamış olabileceğini gösteriyor" diye yazıyor.

Yine de başarılı yolculuklar için kapsamlı bir denizcilik bilgisine ve becerilerine sahip mürettebat gerekiyordu.

Bilim insanları çalışmada geliştirilen modelin, teknelerinin şekli ve özellikleri hakkında yeterli bilgi sağlandığında diğer denizci kültürlerini incelemek için de uyarlanabileceğini söylüyor.

Araştırmacılar şöyle yazıyor:

Bu araç, tarih öncesi navigasyon ve denizcilik yeteneklerini değerlendirmek için yeni bir yol sunarken, aynı zamanda farklı tip gemilerle gemi yapılandırması, navigasyon becerileri ve itici güç arasında doğrudan karşılaştırma yapılmasına imkan tanıyor.

Independent Türkçe