Moskova saldırısı ve siyaset terör eliyle masum insanların kanına bulaştığında

Bazı işaretler, terör saldırısının Rusya'nın muhaliflerinin çıkarlarıyla ilişkili olduğunu gösterirken ABD’nin Putin'in başkanlık seçimlerini kazanmasından sadece birkaç gün sonra gerçekleşen olayı önceden bildiği haberleri ortada dolaşıyor

Moskova'daki terör saldırısı sonucunda ilk belirlemelere göre can kaybı sayısı 115’in üzerinde (AFP)
Moskova'daki terör saldırısı sonucunda ilk belirlemelere göre can kaybı sayısı 115’in üzerinde (AFP)
TT

Moskova saldırısı ve siyaset terör eliyle masum insanların kanına bulaştığında

Moskova'daki terör saldırısı sonucunda ilk belirlemelere göre can kaybı sayısı 115’in üzerinde (AFP)
Moskova'daki terör saldırısı sonucunda ilk belirlemelere göre can kaybı sayısı 115’in üzerinde (AFP)

Said Tanyous

Kommersant gazetesi, bazı kaynakların, Crocus City Hall adlı konser salonuna düzenlenen terör saldırısında ‘Ukrayna ve Rus halklarının özgürlüğü için savaştıklarını’ söyleyen Rus Gönüllü Kolordusu’nun (RDK) da rol oynadığını kabul ettiğini aktarırken Rusya Federal Güvenlik Servisi’nin (FSB) terör saldırısından birkaç saat önce bir grup RDK destekçisinin Moskova'da tutuklandığını duyurduğunu bildirdi.

FSB Direktörü Aleksandr Bortnikov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i, Moskova yakınlarındaki Crocus City Hall konser salonuna düzenlenen terör saldırısına doğrudan katılan dört terörist dahil 11 kişinin yakalandığı konusunda bilgilendirdi.

Kamuflaj giyen ve yüzleri açıkta olan silahlı kişiler, cuma günü, Moskova yakınlarındaki Krasnogorsk banliyösünde, Crocus City Hall’de ‘Picnic’ grubunun büyük konserinin başlamasının hemen öncesinde rastgele ateş açtılar. Rusya Soruşturma Komitesi göre terör saldırısı sonucunda ilk belirlemelere göre can kaybı sayısı 115’in üzerinde. Saldırganların saldırıyı 6 binden fazla kişinin bulunduğu salonda rehin almak amacıyla mı, yoksa çoğunu öldürmek amacıyla mı düzenlediği ise bilinmiyor.

Görgü tanıklarından biri verdiği ifadede “Crocus City Hall’de konserdeydik. Birden çatışma sesleri duyuldu ve bir grup insan koşuşturmaya başladı. İnsanlar çığlıklar atarken birtakım kimseler salonu ateşe verip makineli tüfeklerle ateş açtılar. Oradan kaçmak çok zor oldu” dedi.

Görgü tanığı ifadesini şöyle sürdürdü:

Her taraftan ateş ediliyordu ve çok sayıda yaralı vardı. Vurulanlardan bazılarının öldüğü, bazılarının kanlar içinde yığıldığı salona, ​​koridorlara ve her yöne ateş edildiği görülüyordu.

Görgü tanıkları

Başka bir görgü tanığı ise tüm olayın konserin başlamasından bir dakika önce yaşandığını belirterek, “Arkadaşım ve ben en ön sırada oturuyorduk. Bir uğultu duyduk., hemen ardından insanların amfitiyatrodan çıkıp aşağıya koştuğunu gördük. Arkadaşım birisinin havai fişek patlattığını söyledi ama ben elektrik kablolarının alev aldığını düşündüm. Daha sonra patlama sesleri duyduk. Bunun makineli tüfeklerden açılan ateş sonucu olduğunu bile anlamadık” diye konuştu.

Görgü tanığı şöyle devam etti:

Birisi bize aşağı inmemizi söyledi, biz de sahne arkasına gittik, sonra herkes sahneye koştu ve kalabalık dışarı çıktı. Önce sahneyi emekleyerek geçtik, sonra da arka kapıdan koşarak çıktık. Tabii ki dış kıyafetlerimiz olmadan. Sokakta güvenlik güçleriyle karşılaştık. Onlara nereye doğru koşacağımızı sorduk, onlar da bizi Vegas'taki alışveriş merkezine yönlendirdiler.

Elijah adındaki bir diğer görgü tanığı da yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:

Arkadaşlarla konsere gelmiştik. Sonra uzaktan çatışma sesleri gelmeye başladı. Görünüşe göre teröristler salondaydı. Biz de yukarıdaki balkondaydık ve konser salonundan kaçtık. Kalabalık bir o yana bir bu yana koşuşturuyordu. İzdiham oldu, salon neredeyse tamamen doluydu. Aşağı indiğimizde üst üste yığışmış ceset yığınıyla olduğunu gördük. Yolun diğer tarafındaki Strogino bölgesine doğru koştuk ve iyi insanlar bizi oradan aldılar.

Rusya Sağlık Bakanlığı, saldırıda 69'dan fazlası ağır olmak üzere 140'tan fazla kişinin yaralandığını açıkladı.

Üst düzey bir Rus güvenlik yetkilisinin yaptığı açıklamada, Crocus City Hall’de düzenlenen terör saldırısının, Picnic grubunun Moskova saatiyle 20.00'da (dünya saatiyle/GMT 17:00) başlaması beklenen konseri öncesinde beş kişi tarafından gerçekleştirildiğini, olayda müzik grubunun üyelerinin zarar görmediğini söyledi.

Rusya Acil Durumlar Bakanlığı, yüzlerce kişinin binanın bodrum katından çıkarıldığını, onlarca kişinin ise çatıdan indirildiğini açıkladı.

Görgü tanıklarının sosyal medya platformlarından paylaştıkları görüntülere göre saldırının başladığı anda insanlar binanın içinden kaçmak için pencereleri ve kapıları kırdılar.

Güvenlik kaynakları, silahlı kişilerin konser salonunu yanıcı madde dökerek ateşe verdiğini, Crocus City Hall’de en az iki patlamanın meydana geldiğini bildirdiler.

Can kaybı sayısı

Rusya Soruşturma Komitesi, Crocus City Hall’de yaşananları terör saldırısı olarak nitelendirerek, silahlı saldırı sonucu 115'ten fazla kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Soruşturma Komitesi, yangın nedeniyle binanın çatısının çökmesi ve moloz yığını altında çok sayıda kişinin bulunmasından ve yaralılar arasındaki ağır yaralıların olmasından dolayı can kaybı sayısının artabileceğini vurguladı.

Acil Durumlar Bakanlığı, resmi internet sayfasında, Moskova saati ile 21.00 (06.00 GMT) sularında Crocus City Hall’de meydana gelen terör saldırısı sonrasında hastaneye kaldırılan 107 kişinin adının yer aldığı bir liste yayınladı. Geriye kalanların ise kimlikleri henüz belirlenemediği için listede yer almadı.

Saldırganlarla ilgili bilgiler

Mash adlı Telegram kanalı bir görgü tanığının aktardığına göre saldırının ‘donanımlı ve eğitimli oldukları anlaşılan’ sakallı ve silahlı en az beş kişi tarafından gerçekleştirildiğini bildirdi. Ellerinde Kalaşnikof saldırı tüfekleri ve çok miktarda mühimmat bulunduğu belirtilen saldırganlarından dördünün cephaneleri bitince kaçmayı başardıkları iddia edildi.

RIA Novosti Haber Ajansı ve İzvestiya gazetesinin aktardığına göre Rus güvenlik güçleri, Moskova polisiyle birlikte, Moskova ile St. Petersburg arasında bulunan Tver şehrine ait plakaya sahip, Renault marka beyaz bir otomobili arıyor.

dsf b
Saldırıyı DEAŞ üstlendi (AFP)

112 adlı Telegram kanalı, dün sabah Bryansk şehrinde şüpheli bir aracın durdurulduğunu bildirdi. Kanal, aranan otomobilin Belarus ve Ukrayna sınırına birkaç kilometre uzaklıktaki Tibli köyü yakınlarında durduğunu iddia etti.

Ön bilgilere göre araçta 6 kişi vardı. Ancak bu kişilerden dördü kaçmayı başarırken ikisi yakalandı. Kanal, bu kişilerin Crocus City Hall’deki terör saldırısına karıştıklarını söylemek için henüz çok erken olduğunu vurguladı.

Baza adlı Telegram kanalı ise tamamı Tacikistan vatandaşı olan ‘şüpheli teröristlerin’ adlarının olduğu iddia edilen bir liste yayınladı. Kanal, ayrıca Merkez Federal Bölgesi’ndeki tüm polis teşkilatlarına gönderildiği belirtilen teröristlerle ilgili bilgilere de yer verdi. Kommersant gazetesi, güvenlik güçlerine aranan kişilerle ilgili ihbarlar gelmeye başladığını ve kaçmayı başaran teröristlerin, boyu ortalamanın üzerinde, 180 santimetreye civarında, kimliklerini gizlemek amacıyla takma sakal ve bıyık kullanmış olabilecek Slav kökenli genç erkekler olduğunu bildirdi.

Saldırganların postal ve kamuflaj giydiğini aktaran gazete, güvenlik güçlerinin elindeki yeni bilgilere göre sadece dövüş konusunda değil, aynı zamanda keskin nişancı olarak da eğitilmiş olabilecekleri ve saldırdıkları binanın dışından bile tehdit olarak gördükleri herkese soğuk kanlılıkla ateş edebilecekleri öngörülüyor.

Yangın sonucu binada ağır hasar oluştu

Moskova Bölge Valisi Andrey Vorobyov, yaptığı açıklamada, Crocus City Hall’deki yangının büyük ölçüde söndürüldüğünü söyledi. Vorobyov, ancak halen bazı noktalarda küçük çaplı yangınların devam ettiğini ve sızıntıların olduğunu da sözlerine ekledi. Acil Durumlar Bakanlığı'nın bildirdiğine göre yangında yaklaşık 13 bin metrekarelik alan yanarak yok olurken, yangının söndürülmesine 183 ekipman ve 477 kişi katıldı.

Öte yandan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Acil Durumlar ve Yardım Bakanı Alexander Korenkov, Sağlık Bakanı Mikhail Murashko, Başbakan Yardımcısı Tatyana Golikova ve Moskova Bölge Valisi Andrey Vorobyov ile görüşürken FSB Başkanı, İçişleri Bakanı, Soruşturma Komitesi Başkanı ve Rusya Ulusal Muhafızları Komutanı da Crocus City Hall’deki terör saldırısına ilişkin soruşturmanın gidişatı hakkında Devlet Başkanı Putin’e rapor verdiler. Başbakan Yardımcısı Golikova, Putin'in terör saldırısında yaralanan herkese şifa dilediğini ve doktorlara şükranlarını ifade ettiğini söyledi.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Devlet Başkanı Putin’in ilgili tüm birimlerden gelişmeler ve alınan önlemler hakkında sürekli bilgi aldığını söyledi. Peskov, Putin’in gerekli tüm talimatları verdiğini de sözlerine ekledi.

Öte yandan Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, Telegram kanalında yaptığı açıklamada, “Teröristler yalnızca misilleme amaçlı terörden anlarlar. Şiddete güçle karşılık verilmediği, teröristlerin toplu infazları ve ailelerine yönelik baskılara ölümlerle karşılık verilmediği sürece hiçbir mahkeme ve soruşturmanın faydası olmayacaktır” ifadelerini kullandı.

Medvedev, sert açıklamasına şöyle devam etti:

Bunların Kiev rejiminin teröristleri olduğu tespit edilirse onlara ve ideolojik ilham verenlere karşı başka türlü davranmak imkansızdır. Hepsi terörist olarak bulunup acımasızca yok edilmelidir. Böyle vahşeti gerçekleştiren devletin yetkilileri de dahil. Ölüme ölüm.

Terör saldırısı nasıl gerçekleşti?

Şarku'l Avsat'ın Reuters Haber Ajansı'ndan aktardığı habere, terör saldırısının sorumluluğunu DEAŞ’ın üstlendi. New York Times (NYT) gazetesi ve CBS News televizyon kanalı gibi ABD basınından yayın organları, ABD’li yetkililerin yaptıkları açıklamalara göre ABD’nin bu ay, DEAŞ’ın Afganistan kolu Horasan grubunun (DEAŞ-Horasan) Moskova'ya bir saldırı düzenlemeyi planladığına dair istihbarat bilgileri edindiğini aktardı.

ABD, 8 Mart’ta Moskova'da vatandaşlarını kentte bir terör saldırısı olasılığı konusunda önümüzdeki 48 saat boyunca kalabalık alanlardan uzak durmaya çağırmıştı. ABD’nin Moskova Büyükelçiliği’nden yapılan açıklamada, “Büyükelçilik, aşırılık yanlılarının konserler dahil Moskova'daki büyük toplantıları hedef almak için planları olduğuna dair haberleri izliyor ve ABD vatandaşlarına 48 saat boyunca kalabalık toplantılardan kaçınmalarını tavsiye ediyor” denildi.

Hollanda merkezli araştırmacı gazetecilik kuruluşu Bellingcat'in baş araştırmacısı Christo Grozev, ABD’nin Moskova Büyükelçiliği’nin Rus istihbarat servislerini, DEAŞ-Horasan grubunun terör saldırısı hazırlığına ilişkin ‘kesin bilgiler’ aldıkları konusunda uyardığını söyledi.

Ancak Grozev’e göre Rusya, ABD tarafından sağlanan bilgilerin ‘yeterince spesifik olmadığını’ belirtti. Rusya'da DEAŞ’ın uyuyan hücrelerinin bazı üyelerine yönelik tutuklama operasyonları da halen devam ettiğini aktaran Grozev, “FSB, bir yandan yakalanacak kişilerin kimliklerini belirlemeye çalışırken diğer yandan tutuklamalara başladı” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Putin, 19 Mart’ta FSB Yönetim Kurulu toplantısında yaptığı konuşmada, Batılı yapıların Rusya’daki olası terör saldırılarına ilişkin açıklamalarını provokatif olarak nitelendirdi. Putin, “Bütün bunlar doğrudan şantaja ve toplumumuzu korkutma ve istikrarsızlaştırma niyetine benziyor” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Moskova’daki terör saldırısının ardından Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, Crocus City Hall’de yaşanan felaketin daha önce yapılan uyarıyla nasıl bir bağlantısı olduğunu belirlemenin henüz mümkün olmadığı belirtildi. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby, Fox News'e yaptığı açıklamada, “Aralarında bir ilişki olup olmadığını anlamak amacıyla daha fazla bilgi topluyoruz” dedi.

FSB, 7 Mart'ta Rusya’nın terör örgütü olarak sınıflandırdığı DEAŞ terör örgütünün Afganistan kolu DEAŞ-Horasan grubu üyelerinin saldırı hazırlığında olduğu Moskova'daki bir sinagoga yönelik terör saldırısının önlendiğini duyurdu.

İstihbarat bilgileri

NYT’ye konuşan kaynaklar, ABD’nin, DEAŞ-Horasan'a bağlı terörist bir grubun Moskova'ya saldırı planladığı yönünde istihbarat bilgisi aldığını söylediler. ABD'li bir yetkili, saldırının ardından DEAŞ üyelerinin Rusya'da aktif olarak faaliyet gösterdiği yorumunda bulunurken Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, terör saldırısına hazırlık konusunda bilgiye sahip olunmadığı belirtildi.

Ukrayna ise terör saldırısıyla bağlantılı olduğu iddialarını reddetti. Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Danışmanı Mihail Podolyak, Crocus City Hall’de yaşananlarla Ukrayna'nın ‘kesinlikle hiçbir ilgisinin olmadığını’ söyledi.

Ukrayna Savunma Bakanlığı İstihbarat Baş Müdürlüğü, terör saldırısını Putin yönetimindeki Rus özel servislerinin planlı ve kasıtlı bir provokasyonu olarak nitelendirdi. İstihbarat Baş Müdürlüğünden yapılan açıklamada, terör eyleminin amacının Ukrayna’ya daha şiddetli saldırılar düzenlemek ve Rusya'da tam seferberliği meşrulaştırmak olduğu öne sürüldü.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

Kremlin diktatörlüğünün benzer tezahürleriyle Putin'in iktidara geldiği ilk günlerden beri karşılaşıyoruz. Yeni bir kanlı provokasyon ve bir terör saldırısı hazırlığı bizi şaşırtmadı.

Ancak Rus gazetesi Kommersant, bazı kaynakların, Crocus City Hall’de düzenlenen terör saldırısında ‘Ukrayna ve Rus halklarının özgürlüğü için savaştıklarını’ söyleyen RDK’nın da rol oynadığını kabul ettiğini aktarırken FSB, terör saldırısından birkaç saat önce bir grup RDK destekçisinin Moskova'da tutuklandığını duyurduğunu bildirdi.

Güvenlik önlemleri ve kınamalar

Moskova Ulaştırma Bakanlığı, Crocus City Hall çevresinde araç trafiğine kısıtlamalar getirildiğini ve ulaşım tesislerinde güvenlik önlemlerinin sıkılaştırıldığını açıkladı. Bakanlık, güvenlik kontrolleri uzayabileceğinden yolcuların tren istasyonlarına ve havalimanlarına önceden gitmelerini istedi.

sctny
Uluslararası toplum, saldırıda hayatını kaybedenler için taziye mesajı yayınlarken olayı kınadı (AFP)

Diğer taraftan Avrupa Birliği (AB) saldırıyı kınadı. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell'in Sözcüsü Peter Stano, “AB sivillere yönelik her saldırıyı kınıyor. Düşüncelerimiz Rusya'da saldırıdan etkilenen tüm vatandaşlarla beraber” açıklamasında bulundu.

Fransa, Almanya, İngiltere ve diğer birçok ülke saldırıyı kınarken dışişleri bakanlıklarından saldırıda hayatını kaybedenler için başsağlığı dileyen açıklamalar yapıldı. Beyaz Saray, olay yerinden görüntüleri ‘korkunç’ olarak nitelendirerek ölenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diledi.

Görüş ve yorum

Crocus City Hall’deki terör saldırıs, Çeçen ayrılıkçıların 2003 yılında, yani bundan 21 yıl önce Moskova’nın kuzeybatısında gerçekleştirdiği tiyatro baskınından bu yana Rusya'daki en büyük terör eylemi. Çeçen ayrılıkçılar, tiyatro binasında üç gün boyunca yüzlerce kişiyi rehin aldı. Eylem, hem rehin alanların hem de rehin alınanların etkilendiği Rus güvenlik güçlerince zehirli gaz sıkılmasıyla sona erdi. Olayda sayıları 60'ı aşan Çeçen ayrılıkçılarla birlikte rehin alınan 200'den fazla Rus vatandaşı öldü.

Bu son terör eyleminde de öldürülen masum sivillerin sayısı 21 yıl önce öldürülen sayıya ulaşabilir. Ancak faillerinin kimliği ne olursa olsun, bu bir terör eylemidir. Çünkü ateş açılmış, masum insanlar oracıkta herhangi bir uyarı yapılmadan ve herhangi bir talepte bulunulmadan öldürülmüştür. Saldırı, cinsiyetlerine, yaşlarına, iktidarı destekleyip desteklemediğine bakılmaksızın ne kadar çok kişi öldürülürse o kadar kârdır gibi bir amaç doğrultusunda yapılmışa benziyor.

İronik olansa bu eylem, Putin'in başkanlık seçimlerini oyların yüzde 87'sinden fazlasını alarak kazanmasından birkaç gün sonra gerçekleşmesidir. Yani bu terör eylemi, Putin'in beşinci dönemindeki ilk şahsi meydan okuması ve hem yurt içinde hem de yurt dışında güvenlik ve askeri politikalarının en zorlu sınavı oldu. Ukrayna'da savaş daha kanlı ve daha vahşi bir şekilde devam ederken bu olay yüzbinlerce Rus gencin silah altına alınacağı yeni bir askeri seferberlik kampanyasının başlatılmasını gerektirebilir.



Rusya, savaş sonrası zor bir seçimle karşı karşıya: Bir başka stratejik müttefikini kaybetmeyi göze almak mı, yoksa Trump'ı kızdırmak mı?

Görsel: AFP / Al Majalla
Görsel: AFP / Al Majalla
TT

Rusya, savaş sonrası zor bir seçimle karşı karşıya: Bir başka stratejik müttefikini kaybetmeyi göze almak mı, yoksa Trump'ı kızdırmak mı?

Görsel: AFP / Al Majalla
Görsel: AFP / Al Majalla

Samer Elias

İran ile ABD ve İsrail arasındaki savaş, Rusya'yı son derece zor bir duruma soktu. İsrail ve ABD’nin füzeleri, Moskova'nın en tatlısı bile acı olan zor seçimlerden kurtulmasını sağlayabilecek arabuluculuk rolünü üstlenme konusundaki son umutlarını da yok etti. İran'ı askeri olarak desteklemek; İsrail'i feda ederek onun tarafında yer almak ve daha da önemlisi, ABD Başkanı Donald Trump'ı kızdırmak ve Rusya'nın Ukrayna ile ‘beka’ savaşı konusunda yönetiminin Moskova yanlısı tutumunda bir değişiklik beklemek anlamına geliyor.

Öte yandan bir buçuk yıldan kısa sürede Kremlin'in Batı karşıtı ideolojisine ve çok kutuplu dünya inşa etme projelerine en yakın olan üçüncü müttefikini kaybetmesi, Rusya'nın Batı'ya rakip olacak uluslararası örgütler ve gruplar kurma çabalarına indirilen darbe olduğu kadar, Devlet Başkanı Vladimir Putin'in müttefiklerini savunma konusundaki itibarına ve güvenilirliğine de ağır bir darbeydi. İran'ın Rusya'nın güney sınırlarına yakın stratejik bölgelere açık coğrafi erişimi nedeniyle, İran'daki rejimin devrilmesi, Güney Kafkasya ve Hazar Denizi'ndeki güvenlik sistemlerinin çökmesine, silah ve uyuşturucu kaçakçılığının artmasına ve mülteci dalgalarına yol açarak Rusya'nın komşuları arasında istikrarsızlığa neden olabilir.

Rus Çarlığı ve Osmanlı İmparatorluğu dönemlerine kadar uzanan tarihi güvensizlik göz önüne alındığında, Batı’nın İran’daki mevcut hükümeti devirmeyi başarması halinde, ülkedeki herhangi bir yeni rejim Rusya’ya yönelebilir ya da mevcut rejimin iktidarda kalması halinde savaştan aldığı derslere dayanarak Rusya ve uluslararası güçlerle ilişkilerini gözden geçirebilir.

İran’ın Arap Körfezi ülkelerine düzenlediği füzeli ve İHA’lı saldırılar, Körfez'in her iki yakasındaki stratejik ilişkileri birleştirme ve tüm tarafların güvenliği ve endişeleri çerçevesinde, tüm istekli bölgesel ve uluslararası tarafların katıldığı bir güvenlik sistemi kurma olasılığından kaynaklanan hassas dengelere dayanan Rusya’nın Ortadoğu stratejisini de zedeledi. İran’ın saldırılarının Rusya’nın bölge dengesi üzerindeki etkilerini hafifletmek amacıyla Putin, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar ve Bahreyn liderleriyle temasa geçme girişiminde bulundu. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Putin'in İran'a, bölgedeki petrol altyapısını hedef alan İran saldırıları konusunda Arap liderlerin endişelerini ileteceğini açıkladı. Peskov, Putin'in ‘en azından mütevazı da olsa gerginliği azaltmaya katkıda bulunmak için her türlü çabayı göstereceğini’ belirtti.

Kınamalar ve arabuluculuklar

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre Rusya, savaşın başlamasından yaklaşık on gün sonra ABD ve İsrail'i şiddetle kınayan açıklamalar yaptı. Ancak, Ukrayna'ya karşı savaşta kendisine büyük destek veren ve tek kutuplu dünya düzenini kınayan müttefiki İran’a askeri destek sağlamadı. Rusya, İran'ın askeri destek talebinde bulunmadığını ve iki ülke arasındaki stratejik ortaklık anlaşmasının ortak savunmayı içermediğini savundu.

Ukrayna'da Batı ile ‘beka’ savaşıyla meşgul olan Rusya, Trump yönetimi ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu kızdırabilecek herhangi bir savunma taahhüdünde bulunmamaya özen gösteriyor gibi görünüyor.

Moskova, askeri destek sağlamaya istekli veya muktedir olmadığından maliyet-çıkar hesaplarına dayalı pragmatik bir yaklaşım benimsedi. Savaştan elde ettiği geçici faydalar olmasına rağmen, İran'ın tamamen çökmesi Moskova'nın uzun vadeli çıkarlarına uygun değil. Arabuluculuk rolünü üstlenmeye çalışan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, salı günü İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı telefon görüşmesinde ‘hızlı bir gerileme’ çağrısında bulundu. Kremlin tarafından yapılan açıklamada, “Rusya Devlet Başkanı, çatışmanın hızla gerilemesi ve siyasi yollarla çözülmesi yönündeki ilkesel tutumunu yineledi” ifadeleri yer aldı. Pezeşkiyan’ın, insani yardım alanlarında ülkesine verdiği destekten dolayı Rusya'ya teşekkür ettiği belirtilen açıklamada, Putin'in İran çatışmasında arabuluculuk ve gerilimin azaltılması için çeşitli seçenekler sunduğu ve bu önerilerin masada kaldığı ifade edildi.

Putin, bundan bir gün önce ABD Başkanı Donald Trump'ı aramak için inisiyatif aldı ve Kremlin, iki liderin İran'daki çatışmayı hızla sona erdirmek için Rusya'nın önerilerini, Ukrayna'daki askeri durumu ve Venezuela'nın küresel petrol piyasası üzerindeki nüfuzunu görüştüklerini açıkladı. Washington’ın herhangi bir arabuluculuk çabasına açık olmadığına işaret eden Trump, Putin’in İran'a yardım etmek istediğini söyledi. Trump, “Ona (Putin’e) şunu söyledim: Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşı sona erdirirseniz daha fazla yardımcı olabilirsiniz. Bu daha yararlı olur” diyerek, geçtiğimiz yaz yaptığı açıklamaları neredeyse kelimesi kelimesine tekrarladı.

vgrf
ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Alaska'nın Anchorage kentindeki Elmendorf-Richardson Ortak Hava Üssü'nün pistinde, 15 Ağustos 2025 (AFP)

İran'a yönelik saldırılar başladığından beri Rusya'nın tepkisi, saldırıyı kınamak ve savaşı durdurup diplomasiye dönülmesi gerektiğini vurgulamakla yetinmek oldu. Putin, Hamaney'in suikastının ertesi günü İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’a gönderdiği telgrafta, İran'ın Dini Lideri Ali Hamaney'i överek, suikastın ‘insan ahlakı ve uluslararası hukukun tüm standartlarını açıkça ihlal ettiğini’ yazdı. Mesajda, Trump ve ABD'yi doğrudan suçlamamak için katilin kimliğinin kasıtlı olarak belirtilmediği açık.

Trump'ın yeniden Beyaz Saray’a dönüşü ve 7 Ekim 2023 saldırılarının ardından Ortadoğu'da yeni bir stratejinin parçası olarak İran'ın nükleer programına karşı sert bir tutum sergileyeceği beklentisiyle, İran uzun zamandır beklenen stratejik ortaklık anlaşmasını imzalayarak Rusya ile ilişkilerini güçlendirmeye çalıştı.

Anlaşmada, iki ülke arasında ortak savunma konusunda herhangi bir hüküm yer almıyordu. Bu da Tahran'da hayal kırıklığı yarattı, özellikle de İran'ın Rusya'ya desteği, 2022 sonbaharında Rusya'ya Şahid İHA’ları tedarik etmesinden bu yana açıkça ortadaydı. İran ayrıca Rusya topraklarında fabrikaların inşasına izin verdi ve Rusya'nın Ukrayna'yı vurmak için ihtiyaç duyduğu füze ve roket eksikliğini karşıladı. Bu silahlar, savaşta dengeleri Rusya'nın lehine çevirdi ve Ukrayna ordusu ile enerji altyapısına önemli zararlar verdi.

İsrail geçtiğimiz yaz İran hedeflerine hava saldırıları yapmaya başladıktan sonra, Putin arabuluculuk çabalarına girişti ve nükleer anlaşmayı yeni şartlarla yeniden müzakere etmeye hazırlandı. Trump'ı arayıp arabuluculuk teklifinde bulunmadan önce Başbakan Netanyahu ve Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile temasa geçti. Trump, ilk başta Rusya'nın teklifine açık olduğunu söyledi. Ancak 14 Haziran'da Putin ile yaptığı bir başka görüşmenin sonunda yaptığı yorum alaycı bir tondaydı ve arabuluculuğa kapıyı kapatarak, “Ona dedim ki, ‘Bana bir iyilik yap, arabuluculuk görevini kendin üstlen. Önce Rusya ile ilgilenelim, tamam mı?’” ifadelerini kullandı.

Rusya, Hamaney ve İranlı liderlerin suikastını eleştirmesine rağmen, Ukrayna'daki savaşın devam eden çıkmazı göz önüne alındığında, Zelenskiy ve Ukraynalı diğer yetkililere karşı tereddüt etmeden hassas saldırılar düzenleyebilir.

Bu hususlar göz önüne alındığında, Rusya'nın arabuluculuk söylemleri gerçekçilikten uzak ve stratejik müttefikini kurtaramadığını örtbas etmekten ibaret. Bu bağlamda, ABD ve İsrail'in uluslararası hukuku ihlal ettiği ve ‘devletlerin egemenliğine açıkça saldırdığı’ yönündeki söylemler boşuna. Trump ve Netanyahu'nun da umurunda değil. Her ikisi de durumu tersine çevirip, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşını kınayabilecek konumda. Dolayısıyla Kremlin, Trump'ın desteğiyle Ukrayna'daki hedeflerine ulaşma umuduyla, bir buçuk yıldan kısa bir sürede üçüncü ve en yakın müttefikinin çöküşünü izlemekten başka seçeneği kalmadı.

Pratik açıdan, geçtiğimiz yaz İran'a karşı yürütülen savaş iki önemli gerçeği ortaya çıkardı. Bunlardan birincisi, Rusların Ukrayna'yı kazanmak için daha fazla fedakârlık yapmaya hazır oldukları, ikincisi ise İsrail ve ABD’nin, Kremlin’in İran rejimini kurtarmak için gösterdiği çabadan daha fazla çaba göstermeye hazır oldukları gerçeğiydi.

Arabuluculuk yaklaşımı, itibarını korumak ve kurtarılabilecekleri kurtarmak, İran'daki müttefik rejimin düşüşünü önlemek ve Rusya'nın düşmanı olarak sınıflandırılmayan düşmanlarını kızdırmamak için bir yoldu. Bazı aşamalarda gerginlikler yaşanmasına rağmen, İsrail ile ilişkiler iyi ve Trump yönetimi ile ilişkiler önceki yönetimlere göre çok daha iyiydi. Ukrayna'daki savaş, dünyadaki etki alanlarının bölüşülmesi ve ekonomik iş birliğini içeren Washington ile büyük bir anlaşma olasılığının kapısı kapalı değildi.

Sınırlı faydalar

‘İranlı müttefiklerini’ kurtaramayacakları gerçeğiyle karşı karşıya kalan Rus medyası ve Kremlin uzmanları, petrol ve gaz fiyatlarının rekor seviyelere yükselmesinin Batı'ya verdiği ağır kayıpları öne çıkarıyorlar.

Bazı analistler, İsrail ve ABD’nin saldırıları ile İran'ın yanıtının Rus ekonomisine fayda sağladığını, onu daha güçlü hale getirdiğini ve Ukrayna'ya karşı savaşı daha uzun süre finanse edebileceğini savunuyorlar. Ancak bu görüş, Rusya'nın İran'daki yatırım ve ekonomik projelerden on milyarlarca dolarlık kayıplarını göz ardı ediyor.

Rusya, İran’ın güneydeki limanlarından kuzeydeki Baltık Denizi'ne ürün tedariki için Uluslararası Kuzey-Güney Ulaştırma Koridoru’nu (INSTC) geliştirmek üzere altyapı iyileştirme projelerine milyarlarca dolarlık yatırım yaptı. Rus şirketler de İran'da 25 milyar dolar değerinde üç yeni nükleer reaktör inşa etmek için sözleşme imzaladı. Yıllardır Rus petrol ve gaz şirketleri petrol ve gaz projelerine yatırım yapıyor. Rejim değişikliğinin, teknoloji ve finansman açısından Rus muadillerinden üstün olan Batılı şirketlerin pazara girmesine yol açması doğal.

frgt
Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Çin’in Tianjin şehrinde düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) zirvesi sırasında bir toplantıda, 1 Eylül 2025 (AFP)

Rusya'da İHA üretiminin artması, Ukrayna'daki savaşın değişen niteliği ve Kuzey Kore'nin tedarik hattına güçlü bir şekilde girmesi nedeniyle yüz binlerce füze ve milyonlarca İran mermisine ihtiyaç duyulmaması nedeniyle, Rusya'nın Ukrayna'daki askeri çabaları savaştan ve İran ile koordinasyonun kesilmesinden etkilenmeyecek. Öte yandan Güney Kafkasya ve Hazar Denizi'ndeki güvenlik sistemi ve güç dengesindeki oransızlık, Orta Asya ve Güney Kafkasya ülkelerinin ABD, Avrupa Birliği (AB), Türkiye ve Çin ile ilişkilerini güçlendirme eğiliminin açıkça görülmesi ve bir müttefikin kaybı ile Rusya için büyük zorluklar yaratıyor.

Çıkarılan dersler ve sonuçlar

Rusya, Hamaney ve diğer İranlı yetkililere düzenlenen suikastları eleştirmiş ve zorla rejim değişikliğini reddetmiş olsa da Ukrayna'daki savaşın şu anki çıkmaz durumu ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin taviz vermeme konusundaki ısrarı göz önüne alındığında, Zelenskiy ve Ukrayna diğer yetkililere karşı hiç tereddüt etmeden hassas operasyonlar yürütebilir. Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre böyle bir durumda Batı'nın herhangi bir kınama veya suçlamada bulunması, Batı'nın çifte standardının bir parçası olarak görülecektir.

Rusya'nın İran, ABD ve İsrail arasındaki bir savaştan elde edeceği faydalar, İran gibi stratejik bir müttefikini kaybetmesinin yol açacağı zarara kıyasla sınırlı.

İsrail ve ABD’nin geçtiğimiz yaz düzenlenen saldırıların ardından bir yandan müzakereler devam ederken İran'a karşı başlattıkları ikinci saldırılar, Kremlin'i askeri ve siyasi hedeflerini zorla gerçekleştirmeye ve müzakerelerde taviz vermeye açık olmamaya itiyor.

İran deneyiminden ders alan Rusya, Batı'dan Ukrayna'da savaşı sona erdirmesi yönündeki taleplerinin çıtasını yükseltebilir ve yaptırımların ülkeleri zayıflatarak ve ekonomik zayıflıkları askeri araçları kolaylaştırmak için sömürerek savaş ilan etmenin ilk aşaması olduğu gerekçesiyle, tüm ekonomik ve mali yaptırımların kaldırılması gerektiğini ısrarla talep edebilir.

Trump'ın savaşı meşrulaştırmak için İran'daki ekonomik, hayati ve sosyal koşullara karşı halkın muhalefet hareketini kullanması, Rusya'yı herhangi bir halk hareketini önlemek için iç kontrolünü daha da sıkılaştırmaya ve dış taraflarla iletişim kurmak için kullanmanın yanı sıra sokakları kışkırtmaya katkıda bulunabilecek Batı sosyal medyasını yasaklamaya iteceğine şüphe yok.

gbg
Rusya-İran ortak yapımı Şahid-136 (Geran-2) model bir kamikaze İHA, Ukrayna'nın Kiev kentinde tahrip edilmiş Rusya’ya ait askeri araçların ve silahlarının sergilendiği St. Michael Katedrali'nin önünde sergileniyor, 26 Kasım 2025 (Reuters)

Rusya, savaş nedeniyle nükleer silahların yayılmasına karşı defalarca uyarıda bulunurken, Rus elitler, Batı'nın Rusya'yı parçalama planlarına karşı bir garanti olarak ve Batı'nın Rusya'ya karşı herhangi bir saldırı başlatmasını önlemek amacıyla Rusya'nın nükleer silahlarını güçlendirmesi gerektiğine giderek daha fazla ikna oluyorlar. Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev pazartesi günü yaptığı açıklamada, Trump'ın ‘rejim değişikliğine yönelik suçlu yaklaşımını’ sürdürmesi halinde üçüncü bir dünya savaşı tehlikesi olduğuna dikkat çekerek, “Tek bir garanti var. Öyle ki ABD, Rusya'dan korkuyor ve nükleer çatışmanın neye mal olacağını biliyor” ifadelerini kullandı. Geçtiğimiz pazar günü, Rusya Duması (parlamento) Savunma Komitesi Başkanı Andrey Kartapolov, Rusya devlet televizyonunda yayınlanan bir programda “Artık herkes Burevestnik, Poseidon ve Oreshnik sistemlerine (nükleer savaş başlıkları taşıyabilen silah sistemleri) neden ihtiyacımız olduğunu anlıyor” şeklinde konuştu.

İran, ABD ve İsrail arasında çıkacak bir savaştan Rusya'nın elde edeceği faydalar genel olarak, İran gibi stratejik bir müttefikini kaybetmesinin yol açacağı zarara kıyasla oldukça sınırlı. Öte yandan Trump'ın Ukrayna'daki uzlaşmaya ilişkin kararlılığına dair tahminler son derece şüphe uyandırıyor. Buna karşın Moskova, Ukrayna’daki savaş ve barışın gidişatını belirlemede kilit rol oynayan ve Rusya’nın sadece nükleer silahlara sahip bölgesel bir süper güç mü, yoksa küresel savaş ve barış denklemlerinde kilit bir oyuncu mu olacağını belirleyecek olan Trump'ı kızdıramaz.

* Bu analiz Şarku'l Avsat tarafından Londra merkezli al Majalla dergisinden çevrilmiştir.


Katz, Hizbullah’ın füze saldırıları durmazsa ‘toprak’ ele geçirme tehdidinde bulundu

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (AP)
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (AP)
TT

Katz, Hizbullah’ın füze saldırıları durmazsa ‘toprak’ ele geçirme tehdidinde bulundu

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (AP)
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (AP)

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz bugün yaptığı açıklamada, orduya Lübnan’daki operasyonları genişletmeye hazırlanma talimatı verdiğini belirterek, Hizbullah’ın füze saldırıları durmazsa ‘toprak ele geçirme’ tehdidinde bulundu.

Katz, “Ben ve Başbakan Binyamin Netanyahu, İsrail ordusuna Lübnan’daki operasyonları genişletmeye ve kuzeydeki yerleşimlere yeniden sükûnet ve güvenlik getirmeye hazırlanma talimatı verdik” dedi.

Katz ayrıca, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ı uyardığını belirterek, “Lübnan hükümeti kendi topraklarını kontrol edemez ve Hizbullah’ın kuzeydeki yerleşimleri tehdit etmesini ve İsrail’e füze fırlatmasını engelleyemezse, bunu biz yaparız ve toprakları kontrol altına alırız” ifadesini kullandı.

Öte yandan Hizbullah dün akşam İsrail’e karşı ‘El-Asf el-Me’kul’ adını verdiği bir operasyon başlattığını duyurdu. Bu gelişme, iki taraf arasında süren karşılıklı saldırıların ardından yaşanan en büyük gerilim artışlarından biri olarak değerlendiriliyor. Aynı saatlerde İsrail, Beyrut’un güney banliyölerine yönelik şiddetli hava saldırıları düzenledi.

Hizbullah yaptığı açıklamada, yeni askeri operasyon kapsamında İsrail’in kuzeyine ‘onlarca füze’ fırlattığını belirtti. Açıklamada, bu saldırıların ‘İsrail’in Lübnan’daki onlarca şehir ve kasabayı, ayrıca Beyrut’un güney banliyösünü hedef alan suç niteliğindeki saldırılarına yanıt olarak’ gerçekleştirildiği ifade edildi.

Bu açıklama, İsrail’in Beyrut’ta ve Hizbullah’a ait altyapı noktalarında yoğun hava saldırıları düzenlediği bir dönemde geldi. Aynı zamanda İsrail’in kuzeyindeki Celile bölgesinde de füzelere karşı hava savunma sistemlerinin devreye girdiği bildirildi.


Tarihteki en büyük petrol arzı kesintisi… Trump: İran yenilgiye yaklaşıyor

TT

Tarihteki en büyük petrol arzı kesintisi… Trump: İran yenilgiye yaklaşıyor

Tarihteki en büyük petrol arzı kesintisi… Trump: İran yenilgiye yaklaşıyor

Ortadoğu’da birden fazla cephede hızla tırmanan gerilim sürerken, ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin İran’ın yeniden inşasını “neredeyse imkânsız” hâle getirme kapasitesine sahip olduğunu belirtti ve Tahran’ın yenilgi noktasına yaklaştığını söyledi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise savaşın sona erdirilmesi için bazı şartlar öne sürdü. Pezeşkiyan, saldırıların kalıcı biçimde durdurulmasını garanti altına alacak uluslararası güvencelerin verilmesini ve tazminat ödenmesini talep ederken, İran’ın “meşru haklarının” tanınmasının da gerekli olduğunu vurguladı.

Irak’ta ise yetkililer, Perşembe günü şafak vakti Irak açıklarında hedef alınan iki petrol tankerinden birinin mürettebatından bir kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Öte yandan International Energy Agency (IEA), Ortadoğu’daki savaşın petrol arzında tarihteki en büyük kesintiye yol açtığını duyurdu. Açıklama, ajansın bir gün önce stratejik rezervlerden rekor miktarda petrolün piyasaya sürülmesini onaylamasının ardından geldi.

Sahadaki gelişmelere bakıldığında, son saatlerde İsrail’in Hizbullah hedeflerine yönelik yoğun hava saldırılarının ardından Beyrut’un güney banliyölerinde temkinli bir sakinlik hâkim. İsrail saldırılarının başkentteki Arman ve Ramlet el-Baida bölgelerini de kapsadığı, saldırılarda ölü ve yaralıların bulunduğu bildirildi.

Buna paralel bir gelişmede, bazı medya kuruluşları İran ve Hizbullah tarafından Tel Aviv yönüne füzeler fırlatıldığını aktarırken, İsrail ordusunun da Tahran’da İran rejimine ait hedeflere yönelik geniş çaplı hava saldırıları başlattığı bildirildi.