Kremlin: Rusya olmadan yapılacak Ukrayna konulu barış görüşmeleri başarısızlıkla sonuçlanacak

Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov (Reuters)
Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov (Reuters)
TT

Kremlin: Rusya olmadan yapılacak Ukrayna konulu barış görüşmeleri başarısızlıkla sonuçlanacak

Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov (Reuters)
Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov (Reuters)

Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya olmadan yapılacak Ukrayna konulu herhangi bir küresel barış zirvesinin tamamen ‘saçma’ olduğunu ve başarısızla sonuçlanacağını söyledi.

Peskov, Rus ‘Argumentı i Faktı’ gazetesine bugün verdiği demeçte, Rusya’nın kendisini Batı’dan korumak için Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşı iki yıldır sürdürdüğüne dikkat çekti.

Kremlin Sözcüsü, Moskova dışındaki bir konser salonunda geçtiğimiz Cuma günü gerçekleşen saldırıdan bir gün önce verdiği bir röportajda ise, “Ukrayna sorunu Rusya’nın katılımı olmadan çözülebilir mi? Cevap açık, çözülemez” dedi.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, bir süre önce uluslararası barış zirvesi çağrısında bulunarak, İsviçre’nin toplantıya ev sahipliği yapacağını, tarihin ve ayrıntıların tartışıldığını açıklamıştı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rus birliklerinin geri çekilmesini ve 2014 yılında Rusya tarafından ele geçirilip ilhak edilen Kırım da dahil olmak üzere Kiev’in 1991 sınırlarına dönüşünü öngören Ukrayna barış planını ‘uygulanamaz’ olarak nitelendirerek reddetmişti.

Peskov, söz konusu planın ‘düşünülemez’ olduğunu yineleyerek, Avrupa Birliği (AB) ve diğer ülkeler tarafından tartışılan, Rus varlıklarından elde edilen karların Ukrayna’ya devredilmesi yönündeki planları da kınadı.



Trump’tan müzakerelerin başarısızlığına “deniz ablukası” misillemesi

Trump’tan müzakerelerin başarısızlığına “deniz ablukası” misillemesi
TT

Trump’tan müzakerelerin başarısızlığına “deniz ablukası” misillemesi

Trump’tan müzakerelerin başarısızlığına “deniz ablukası” misillemesi

ABD Başkanı Donald Trump, Washington ile Tahran arasında İslamabad'da doğrudan yürütülen görüşmelerin anlaşmaya varılamadan sona ermesinin ardından müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanmasına Hürmüz Boğazı'na ‘deniz ablukası’ uygulamayı planladığını açıklayarak tepki gösterdi. Trump, müzakerelerin ‘son derece dostane’ bir ortamda gerçekleştiğini ve İran'ın nükleer alandaki emellerinden vazgeçmesi dışında ülkesinin ‘neredeyse istediği her şeyi’ elde ettiğini söyledi.

ABD Donanması'nın Hürmüz Boğazı’na girmeye veya çıkmaya çalışan gemileri durdurmaya başlayacağını ve İran'a ücret ödeyen gemileri takip edeceğini açıklayan Trump, deniz ablukasının ‘biraz zaman alacağını, ancak çok yakında yürürlüğe gireceğini’ belirterek, ülkesinin Hürmüz Boğazı’nda tam seyrüsefer özgürlüğü istediğini vurguladı.

İran'ı ‘deniz mayınlarını kullanarak trafiği aksatmakla ve dünyaya şantaj yapmakla’ suçlayan ABD Başkanı, Tahran'ın tutumunu sürdürmesi halinde askeri tırmanışa gideceği uyarısında bulundu.

Öte yandan İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), askeri gemilerin boğazı geçmeye yönelik herhangi bir girişimin ‘kararlılıkla’ karşılanacağı uyarısında bulunarak geçiş hakkının yalnızca sivil gemilere, özel kurallara uygun olarak verileceğini belirtti.

ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance ise Pakistan'dan ayrılmadan önce İran'a ‘en iyisi’ olarak nitelendirdiği nihai bir teklif sunduğunu doğruladı. Vance, “Kırmızı çizgilerimizin ne olduğunu açıkça belirttik” dedi. Vance, Washington'ın İran'dan nükleer silah peşinde koşmayacağına dair ‘güçlü bir taahhüt almayı’ beklediğini de sözlerine ekledi.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf da İran heyetinin ‘168 ileriye dönük girişim’ sunduğunu belirterek, ‘güven kaybına’ işaret etti. Kalibaf, ‘Washington'ın Tahran’ın mantığını ve ilkelerini anladığını, şimdi ise güvenini kazanıp kazanamayacağına karar verme zamanının geldiğini’ ekledi.

İran Dışişleri Bakanlığı ise görüşmelerde Hürmüz Boğazı’nın, nükleer dosyasının, savaş tazminatlarının ve yaptırımların kaldırılmasının ele aldığını belirtti.

Bakanlık, diplomatik sürecin başarısının karşı tarafın ‘aşırı’ ve ‘hukuka aykırı’ taleplerinden kaçınmasına bağlı olduğunu da açıklamasına ekledi.


Tüm dikkatler yarın yapılacak İsrail-Lübnan müzakerelerinde

Güney Lübnan’ın el-Bazuriye beldesinde İsrail’in düzenlediği bombardıman sonucu yıkılan bir bina (AFP)
Güney Lübnan’ın el-Bazuriye beldesinde İsrail’in düzenlediği bombardıman sonucu yıkılan bir bina (AFP)
TT

Tüm dikkatler yarın yapılacak İsrail-Lübnan müzakerelerinde

Güney Lübnan’ın el-Bazuriye beldesinde İsrail’in düzenlediği bombardıman sonucu yıkılan bir bina (AFP)
Güney Lübnan’ın el-Bazuriye beldesinde İsrail’in düzenlediği bombardıman sonucu yıkılan bir bina (AFP)

Yarın ABD Dışişleri Bakanlığı'nda İsrail’in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter ile Lübnan’ın Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh Moawad arasında başlayacak olan Lübnan-İsrail doğrudan müzakerelerinin ilk turu öncesinde temkinli bir bekleyiş hâkim.

Tel Aviv'de ise İsrail'in tutumu, İsrail yönetiminin Lübnan'daki mevcut durumun olduğu gibi kalmasını tercih ettiğini gösteriyor. Zira bir anlaşmaya varılması halinde, Litani Nehri’nin güneyinde kontrol ettiği bölgeden çekilmek zorunda kalacak ve nehrin kuzeyine çekilen Hizbullah'ın silahsızlandırılacağına dair gerçek bir garanti verilmiş değil.

Beyrut'ta ise, her iki tarafın da kendi şartlarında ısrar etmesi nedeniyle müzakerelerin başarısızlığa uğrayacağına dair endişeler söz konusu. Ayrıca, müzakerelerin başarılı olması durumunda bile, Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını veya sahada yeni dengelerin kurulmasını amaçlayan herhangi bir anlaşmayı kategorik olarak reddetmesi nedeniyle, olası bir uzlaşmanın Lübnan iç politikasına yansıyacağına dair endişeler de var. Bu durum, müzakerelerin daha başlamadan başarısızlığa uğrayacağına işaret ediyor.


Avustralya, Hürmüz Boğazı'nın herkese açık kalmasını istiyor

Avustralya Başbakanı Anthony Albanese (AFP)
Avustralya Başbakanı Anthony Albanese (AFP)
TT

Avustralya, Hürmüz Boğazı'nın herkese açık kalmasını istiyor

Avustralya Başbakanı Anthony Albanese (AFP)
Avustralya Başbakanı Anthony Albanese (AFP)

Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, Hürmüz Boğazı'nın açık kalması çağrısında bulundu ve Amerika Birleşik Devletleri'nin boğaza abluka uygulamak için Avustralya'dan yardım istemediğini belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İran arasında Pakistan'da yapılan ateşkes görüşmelerinin anlaşma sağlanamadan sona ermesinin ardından, ABD Donanmasının Hürmüz Boğazı'na giriş ve çıkış yapan gemilere hızla abluka uygulayacağını belirtmişti.

Albanese bugün Nine Network'e verdiği demeçte, "Herhangi bir talep almadık. Bu duyuruyu gece boyunca tek taraflı olarak yaptılar. Katılmamız istenmedi" ifadelerini kullandı.

Albanese sözlerine şöyle devam etti: “Görmek istediğimiz şey, müzakerelerin devam etmesi ve yeniden başlamasıdır. Bu çatışmanın sona ermesini istiyoruz. Hürmüz Boğazı'nın herkese açık olmasını istiyoruz. Ayrıca uluslararası hukukun gerektirdiği gibi seyrüsefer özgürlüğünü görmek istiyoruz.”