İsrail askeri gücünün zirvesindeyken derin zayıflıklarla karşı karşıya

ABD, daha iyi bir strateji bulması için İsrail'e yardım etmeli

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Savaş Kabinesi toplantısının ardından basın toplantısı düzenlerken, 28 Ekim 2023 (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Savaş Kabinesi toplantısının ardından basın toplantısı düzenlerken, 28 Ekim 2023 (Reuters)
TT

İsrail askeri gücünün zirvesindeyken derin zayıflıklarla karşı karşıya

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Savaş Kabinesi toplantısının ardından basın toplantısı düzenlerken, 28 Ekim 2023 (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Savaş Kabinesi toplantısının ardından basın toplantısı düzenlerken, 28 Ekim 2023 (Reuters)

The Economist

Ufukta Gazze cehenneminden çıkışa yardımcı olabilecek dar bir dönüm noktası görünüyor. Belki geçici bir ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılması İsrail hükümetinde değişimin önünü açabilir ve geriye kalan Hamas savaşçılarını Gazze’nin güneyinde kontrol altına almak, hatta yok etmek mümkün olabilir. Enkazın altından ABD ve Körfez'deki müttefiklerinin desteğiyle iki devletli çözüm görüşmeleri doğabilir. Buna karşın ateşkes görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlanması ve İsrail'in 75 yıllık varlığının en kasvetli yoluna hapsolması, sonsuz işgal, tecrit ve aşırı sağcı politikalarla karakterize edilmesi ihtimali de var. Bugün birçok İsrailli bu gerçeği inkar ederek yaşamaya devam etse de önünde sonunda bir siyasi hesaplaşma gerçekleşecek. Bu sadece Filistinlilerin kaderini belirlemeyecek, aynı zamanda İsrail'in önümüzdeki 75 yıl içinde refaha ulaşıp ulaşamayacağını da gösterecek.

efrvbf
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'taki İsrail askerleri, 7 Mart 2024 (Reuters)

Eğer İsrail'in dostuysanız, çok rahatsız edici bir dönemden geçiyorsunuz demektir. İsrail, geçtiğimiz ekim ayında teröristleri, İsrail'in Yahudiler için güvenli bir toprak olduğu fikrini tehdit eden bir vahşete imza atan Hamas'a karşı haklı bir meşru müdafaa savaşı başlattı. İsrail bugün, Hamas güçlerinin neredeyse yarısını yok etmiş olmasına rağmen misyonu birkaç kritik açıdan başarısız oldu.

Bunlardan birincisi, yardım sağlama ya da dağıtma konusundaki isteksizliğinin önlenebilir bir insani felakete yol açtığı Gazze'de, savaşta ölen sivillerin sayısı 30 bini aştı ve ölen sivil sayısı artmaya devam ediyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun aşırı sağcı hükümeti, savaş sonrası Gazze Şeridi'nin Filistin Yönetimi ya da uluslararası bir güç tarafından yönetilmesi yönündeki planları reddetti. Buna göre Gazze’nin İsrail tarafından yeniden işgali en olası sonuç olarak görünüyor. Buna Batı Şeria da eklendiğinde İsrail, dört ila beş milyon Filistinli üzerinde kalıcı bir kontrole sahip olabilir.

İsrail, içeride de başarısız oldu. Sorunlar Netanyahu'nun berbat liderliğinden daha derin meselelere uzanıyor. Artan yerleşim hareketi ve ultra-Ortodoks nüfus siyaseti sağa kaydırdı ve toplumu kutuplaştırdı. Yargı bağımsızlığı için 7 Ekim öncesinde verilen mücadelede bu durum açıkça görülüyordu. Savaş riskleri daha da artırdı. Koalisyondaki aşırı sağcı partiler savaş hükümetinden dışlanmış olmalarına rağmen kışkırtıcı söylemler kullanarak, yerleşimci şiddetini körükleyerek, insani yardımları ve savaş sonrası planları sabote etmeye çalışarak İsrail'in ulusal çıkarlarını tehlikeye attılar. İsrail'in güvenlik aygıtının, yetenekli ve pragmatik olmasına rağmen artık tam yetkiye sahip değil.

İsrail'in son başarısızlığı ise diplomatik beceriksizliğiydi. Özellikle de Küresel Güney'deyse savaşa öfke durulması kaçınılmaz, ama İsrail bununla baş etmede kötü bir performans sergiledi.

Lawfare'in sahte soykırım iddiaları da dahil olmak üzere yayınladıkları, İsrail'in itibarına zarar veriyor. Genç ABD’liler, İsrail'e ebeveynlerinden daha az sempati duyuyor. ABD Başkanı Joe Biden, Netanyahu hükümetini kamuoyu önünde kucaklayarak dizginlemeye çalıştıysa da girişimleri başarısız oldu. İsrail'in ABD Senatosu'ndaki en büyük müttefiki Chuck Schumer, 14 Mart'ta Hamas'ın yaptıklarını kınarken aynı zamanda Netanyahu hükümetinin ‘İsrail’in ihtiyaçlarına artık uygun olmadığını’ söyledi.

Kudüs ya da Tel Aviv'de her zaman itiraf edilmese de ortada kasvetli bir tablo var. Netanyahu Hamas'ın son kalesi Refah kentini ele geçirmekten bahsederken, aşırı sağcılar Gazze'de yeniden yerleşim birimleri inşa etmenin hayalleri kuruyorlar. Ana akımdan çok sayıda İsrailli de kendini kandırıyor. İsrail'e yönelik daha önce eşi ve benzeri görülmemiş tehditlerin acımasızlığını haklı çıkardığına ve savaşın caydırıcılığı yeniden tesis etmeye yardımcı olduğuna inanıyorlar. Ancak Gazze’deki durum, İsraillileri öldürürseniz, ufukta yıkımın belirdiğini gösterdi.

Birçok kişi, Filistin Yönetimi’nin yolsuzluk batağına batmış durumda olmasından ve anketlerin Filistinlilerin yüzde 93’ünün Hamas’ın işlediği zulmü inkar ettiğini göstermesinden dolayı barış için gerçek bir ortağın olmadığına inanıyor ve senekler arasında işgalin, kötünün en iyisi olduğunu düşünüyorlar. İsrailliler yurt dışında popüler olmanın tadını çıkarmayı tercih etseler de kınama ve antisemitizm (Yahudi karşıtlığı) güvenlik için ödenecek küçük bir bedel olarak karşılarına çıkıyor. ABD daha önce de İsrail’e karşı öfkeliydi. Ancak aralarındaki ilişkinin kopması söz konusu değil. Öte yandan eğer Donald Trump yeniden başkan seçilirse İsrail'e yeniden serbest geçiş hakkı verebilir.

Netanyahu Hamas'ın son kalesi Refah kentini ele geçirmekten bahsederken, aşırı sağcılar Gazze'de yeniden yerleşim birimleri inşa etmenin hayalleri kuruyorlar.

Bu kışkırtıcı hikaye bir felaket manifestosudur. Savunmayı da göz önünde bulunduralım. İsrail'in itibarının zedelenmesi Gazze'de savaşmaya devam etmesini zorlaştırabilir. Uzun zamandır İran’ın ve Hizbullah dahil olmak üzere İran yanlısı silahlı grupların tehdidi altında olduğunu hisseden İsrail’in, bu tehdidi caydırmak için ABD ile askeri olarak her iki tarafın da desteğini gerektiren bir ortaklığın kurulmasını gerektirirken ideal durumda Körfez’deki Arap ülkeleri de buna destek verecektir. Ancak bu destek ekonomi, teknoloji ihracatı ve küresel pazarlara erişimi olan uzmanlara bağlı. Kalıcı işgal, İsraillileri güvende kılmak yerine, aşırı sağı cesaretlendirerek ve Filistin aşırıcılığını körükleyerek siyasi atmosferi zehirlerken İsrailliler bugün barış için bir ortakları olmadığına inanıyorlar. Bu konu haklı olsalar da bu kısır döngüyü kırabilecek en iyi konumda oldukları da bir gerçek.

sxdv
Birkaç parça kişisel eşyalarını yüklenip Han Yunus'tan ayrılan Filistinliler, 7 Mart 2024 (AFP)

İsrail'in izlediği yol, etno-milliyetçi politikalarını yoğunlaştıracak ve ekonomiye hukuki tehditler oluşturacaktır. Batı ülkelerinden İsrail’e yönelik tecrit derinleştikçe İsrail’in caydırıcılığı zayıflayabilir. Şirketler kara listeye alınabilir. Şirket yöneticileri yüksek teknoloji şirketlerini yurt dışına taşıyabilir ve İsrail ordusunun yedek askeri personeli olmaları halinde Batılı ülkelerde tutuklanabilirler.

ABD, İsrail'in böyle bir sona uğramaktan kaçınmasına yardım etmeli. Aksi takdirde başarısız olması halinde kendisi de ağır bir diplomatik bedel ödeyecektir. İki devletli çözüm için müzakerelerin önünü de açacak olan geçici ateşkes, en iyi çözüm. Ateşkes olmazsa ABD politikasının gözden geçirilmesi gerekecek. Biden’ın başlarda Netanyahu’yu kucaklaşması da ardından dayatmacı bir tutum sergilemesi de başarısızlıkla sonuçlandı. Hamas saflarını yeniden düzenleme imkanı bulurken ABD, İsrail'i Gazze’den ayrılmaya zorlamaya, askeri desteğini kısmasya ya da Birleşmiş Milletler’de (BM) verdiği desteği geri çekmeye çalışırsa İsrail'in güvenliği ciddi bir riske girebilir.

ABD, İsrail'in böyle bir sona uğramaktan kaçınmasına yardım etmeli. Aksi takdirde başarısız olması halinde kendisi de ağır bir diplomatik bedel ödeyecektir

Dolayısıyla ABD’nin başka yollara başvurması, tek taraflı olarak daha fazla insani yardım dağıtması ve sivil malzeme sıkıntısı göz önünde bulundurularak İsrail’in Refah’ı işgal etmesine silah sağlamaktan kaçınması gerekiyor. Ancak bunun yanında İsrailli vatandaşlara ABD’nin güvenliklerini garanti ettiğini, ancak aşırılık ya da kalıcı işgali garanti etmediğini kanıtlamak için de yerleşimcilere ve aşırı sağcı Yahudi fanatiklere karşı yaptırımların kapsamını genişletmeye çalışmalı. Ayrıca Filistin'i iki devletli çözüme dayalı barış müzakerelerinin taraflarından biri olarak tanıma kararlılığını göstermeye de devam etmeli.

Bir sonraki savaş

ABD’nin yapabilecekleri sınırlı. İsrail’in girdiği savaşların çoğunu büyük siyasi huzursuzluklar takip ediyor. Netanyahu'yu sahneden silmek kolay olmasa da hesaplaşma zamanı geldiğinde, bunun büyük bir hesaplaşma olacağına şüphe yok. Bu savaş, Filistinlilerin görmezden gelinebileceği, Filistin Yönetimi'nin reform istediği ve antisemitizmin azaldığı, bir yandan yerleşim birimleri inşa edilirken diğer yandan İsrail'in iki devletli çözümden bahsetmeye devam edebileceği ve aşırı sağın ehlileştirilebileceği gibi pek çok yanılsamayı yerle bir etti. İyi haber şu ki hala umut için zemin var. Anketler, İsrail'de merkezcilerin oyların yüzde 50 ila 60’ını kontrol ettiğini, Yüksek Mahkeme gibi kurumların halen güçlü olduğunu ve daha iyi liderlerin bulunduğunu gösteriyor. İsrail'in geleceği için bir mücadele bizi bekliyor. Gazze'deki savaş sadece bir başlangıçtı.



İsrail ordusu, Besic komutanının öldürüldüğünü duyururken Laricani'yi hedef alan bir saldırıya dair haberler medyada yer almaya başladı

İran'daki Besic güçlerinin komutanı Gulam Rıza Süleymani
İran'daki Besic güçlerinin komutanı Gulam Rıza Süleymani
TT

İsrail ordusu, Besic komutanının öldürüldüğünü duyururken Laricani'yi hedef alan bir saldırıya dair haberler medyada yer almaya başladı

İran'daki Besic güçlerinin komutanı Gulam Rıza Süleymani
İran'daki Besic güçlerinin komutanı Gulam Rıza Süleymani

İsrail ordusu bugün yaptığı açıklamada, İran'daki Besic milislerinin komutanını etkisiz hale getirdiğini duyurdu. İsrail medyası, ordunun İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani'yi de hedef aldığını, ancak öldürülüp öldürülmediğinin veya yaralanıp yaralanmadığının henüz netleşmediğini bildirdi.

İsrail ordusu sözcüsü Avichay Adraee X platformunda yaptığı açıklamada "Hava Kuvvetleri, Askeri İstihbarat Müdürlüğü'nden gelen kesin istihbarat doğrultusunda, dün Tahran'ın kalbinde hedefli bir saldırı düzenleyerek, son altı yıldır Besic örgütünün komutanı olan Gulam Rıza Süleymani‘yi etkisiz hale getirdi" ifadelerini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre sözcü daha önce "bugün İran'ın başkenti Tahran'ı sarsan güçlü patlamalar sırasında, onlarca savaş uçağının Tahran, Şiraz ve Tebriz'deki İran altyapısını hedef alan kapsamlı hava saldırıları düzenlediğini" belirtmişti.

Adraee, X'te yaptığı paylaşımda, Tahran'daki saldırıların, İstihbarat Bakanlığı ve Besic güçleri de dahil olmak üzere güvenlik karargahlarının yanı sıra, insansız hava araçları (İHA), balistik füzeler ve hava savunma sistemlerinin depolandığı ve fırlatıldığı yerleri hedef aldığını açıkladı.

Şiraz'daki saldırıların İç Güvenlik Kuvvetleri karargahını ve balistik füze deposunu hedef aldığını, Tebriz'deki saldırıların ise "hava üstünlüğünü genişletmek ve tehditleri ortadan kaldırmak amacıyla" hava savunma sistemlerini hedef aldığını ifade etti.

Şöyle devam etti: "Bu saldırılar, İran terör rejimine ait ve İsrail Devleti'ni ve hava kuvvetlerine ait uçakları tehdit etmek için kullanılan kilit sistem ve yeteneklerin hedef alınmasının yoğunlaştırılması aşamasının bir parçasıdır."

İsrail ve İran arasındaki karşılıklı saldırılar dün yoğunlaştı ve İran içindeki baskınların kapsamı genişledi. Bu sırada ABD Merkez Komutanlığı, askeri harekatın İran'ın sanayi ve askeri altyapısını hedef almaya devam ettiğini söylerken, Tahran ise yeterli füze ve insansız hava aracı kapasitesine sahip olduğunu ve uzun süreli bir savaşa hazırlandığını belirtti.

Karşılıklı saldırılar, İran askeri ve güvenlik yapısı içinde çatışmanın daha derin bir düzeye geçişini yansıtıyordu; İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri, karar alma organlarını, endüstriyel ve uzay kapasitelerini ve silah depolarını ortadan kaldırmaya odaklanırken, İran söylemi ise devlet kurumlarının bütünlüğünü, ordunun ve "Devrim Muhafızları"nın karşılık verme yeteneğinin devam ettiğini göstermeyi amaçlıyordu. Bu durum, Ali Hamaney'in öldürülmesi ve oğlu Mücteba'nın göreve gelmesinden sonra güç piramidindeki pozisyonların yeniden düzenlenmesine paralel olarak gerçekleşiyor.

rgthy
İsrail'in Tahran'a düzenlediği hava saldırılarından duman yükseliyor (AFP)

İsrail ordusu, geçen hafta istihbarat bilgisine dayalı hassas bir vuruşla İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri'nin karargâhının imha edildiğini açıkladı. Açıklamada, karargâhın büyük bir İran askeri yerleşkesi içinde bulunduğu ve yıllardır Devrim Muhafızları deniz komutanları tarafından operasyonel faaliyetleri yönetmek ve İsrail ile Ortadoğu'daki diğer ülkelere karşı "terörist" deniz operasyonları geliştirmek için kullanıldığı belirtildi.

İsrail ordusu, İslam Devrim Muhafızları Ordusu'nun deniz biriminin, sivil gemilere yönelik saldırılardan, deniz yoluyla silah taşımacılığından ve bölgedeki İran destekli grupları finanse edip silahlandırmaktan sorumlu olduğunu belirtti. Açıklamada, karargahın hedef alınmasının Evrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri'nin komuta ve kontrol yeteneklerini zayıflattığı, İsrail'e karşı operasyonlar yürütme ve uluslararası ticaret yollarını ve seyrüsefer özgürlüğünü tehdit etme kabiliyetini sınırladığı ifade edildi.


İsrailli yetkililer: İran'a karşı savaş, belirlediğimiz hızda ilerlemiyor

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, ordu komutanlarıyla bir toplantı düzenliyor (İsrail Savunma Bakanlığı)
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, ordu komutanlarıyla bir toplantı düzenliyor (İsrail Savunma Bakanlığı)
TT

İsrailli yetkililer: İran'a karşı savaş, belirlediğimiz hızda ilerlemiyor

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, ordu komutanlarıyla bir toplantı düzenliyor (İsrail Savunma Bakanlığı)
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, ordu komutanlarıyla bir toplantı düzenliyor (İsrail Savunma Bakanlığı)

ABD Başkanı Donald Trump'ın ve İsrail'deki askeri ve siyasi liderlerin iddialarının aksine, İsrail Kamu Yayın Kurumu (KAN 11), İsrailli güvenlik yetkililerinin ‘İran'daki savaş hedeflerini yeniden değerlendirmeleri gerektiği’ yönündeki itiraflarını aktardı. Yetkililer, “Belirlediğimiz hızda ilerleyemiyoruz” açıklamasında bulundular.

İsrail ordusu, hiç vakit kaybetmeden bunu yalanlayıp askeri başarıların her geçen gün arttığını vurgulayarak İran'da hâlen binlerce hedef olduğunun altını çizdi. Aynı yetkililer, savaşın başında Tel Aviv'in İran'a yönelttiği ilk saldırının beklentileri aştığını, ancak İran halkını rejime karşı sokaklarda büyük çaplı protestolar düzenlemeye ikna etmenin son derece zor olduğunu, bundan dolayı ABD ve İsrail’in İran'da savaşın gidişatını etkileyeceği tahmin edilen daha büyük hamleler planladıklarını belirttiler.

İsrail'in askeri istihbarat birimi AMAN Sözcüsü, savaş ve bugüne kadarki sonuçlarına ilişkin bazı dikkat çekici verileri içeren iki ayrı açıklama yayınladı. AMAN Sözcüsü, “İran rejimi zayıf ve istikrarsız.  Bunu vatandaşlarından gizlemeye çalışıyor” dedi.

Sözcü, şöyle devam etti:

“Beklentilerimizin ötesinde, büyük başarılar elde ettik ve bu başarılar her geçen gün artıyor.”

Binlerce hedef

İsrail'in planında ‘İran rejimine ait tüm sistemleri ve kapasiteleri ortadan kaldırmanın’ yer aldığını söyleyen Sözcü, “İran'da binlerce başka hedefimiz var” diye vurguladı.

AMAN Sözcüsü, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Balistik füze sistemini vurduk, 700'den fazla füzeyi imha ettik ve fırlatma rampalarının yüzde 75'ini, yani toplam 400 rampanın 300'ünü devre dışı bıraktık. Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) kalan 100 adet füze fırlatma rampası ise yeraltında ve dağların kalbinde bulunduğu için akıllı bombalarla ABD uçakları tarafından imha edilecek.”

r4gt
Cuma günü Tahran'ın güneyinde düzenlenen hava saldırısının ardından enkaz altında hayatta kalanları arayan kurtarma ekipleri (AP)

İsrail ordusu, savaşın uzaya da sıçradığını iddia etti. İran'ın Kudüs yakınlarındaki İsrail uydu sinyallerini alan istasyonu bombaladığı ve burada hafif hasara yol açtığı belirtildi. İsrail uçakları ise Tahran'daki bir uzay merkezini imha etti. Bu merkezde, 2024 eylülünde fırlatılan İran uydusu ‘Şemran 1’ geliştirilmişti.

İsrail ordusu, bunun İran'ın uzay endüstrisine yönelik ikinci saldırı olduğunu açıkladı.

AMAN ise, saldırılar sonucunda İran'ın füze fırlatma rampalarının yaklaşık yüzde 70'inin hizmet dışı kaldığını ve İran'ın füze üretim kapasitesinin şu anda tamamen durmuş olduğunu belirtti. Ayrıca İran’ın, savaşın ilk iki haftasında İsrail'e 290 füze ve 500 insansız hava aracı (İHA) ile saldırdığını ve ilk günlerden sonra her turda bu sayıda belirgin bir düşüş görüldüğünü vurguladı.

Yeni yer altı tesisleri

İsrail ordusu şimdiye kadar, DMO ile bağlantılı tesisler, bakanlıklar, komuta merkezleri, iç güvenlik birimleri ve Besic güçleri dahil olmak üzere İran rejimine ait yaklaşık 2 bin 200 hedefe saldırı düzenledi. Bu saldırılar özellikle başkent Tahran'da yoğunlaştı. AMAN, binaların içinde yakalanan unsurlar sayesinde tespit edilen hedeflere öncelik verdiğini açıkladı.

İran rejimi, geçtiğimiz haziran ayında yaşanan 12 günlük savaştan bu yana, yaklaşık bin adet ek balistik füze üretmeyi ve gelecekteki saldırıları zorlaştıracak yeni yeraltı tesisleri kurmayı başardı. Bu durum, İsrail ve ABD’nin beklentilerini aştı.

efrv
Maxar uydusundan çekilen bu fotoğraf, ABD'nin İran'ın Kum kenti yakınlarındaki yeraltı nükleer tesisine saldırı düzenlemesinin ardından Fordo Nükleer Tesisi’ni gösteriyor (Arşiv - Reuters)

Ancak buna karşılık, İsrail ordusunun açıklamasına göre İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırıları, hava kuvvetleri arasındaki iş birliği sayesinde sıklığı, niteliği, başarısı ve sonuçları açısından ‘beklentilerin ötesine geçti’.

AMAN’ın çabalarıyla titizlikle hazırlanmış bir plan uygulandı. Bu plan sayesinde istihbarat birimleri, ayrıntılı bir istihbarat tablosu oluşturmayı ve ‘kapsamlı bir hedef veritabanı’ oluşturmayı başardı.

İsrail ordusu, babasının öldürülmesinin ardından Mücteba Hamaney'in lider olarak atandığını belirterek, sağlık durumunun karar alma sürecini etkileyip etkilemediğinin belirsiz olduğunu ifade etti.

İranlılar ise ABD-İsrail saldırılarına misilleme olarak enerji sektörünü vurma yönünde stratejik bir karar aldı. Hürmüz Boğazı’ndaki deniz yolunu kapattı. Bu gelişme, ABD’nin İran’ın Hark Adası’na saldırmasına neden oldu.

İran, bu yılın ocak ayında ülkenin çeşitli şehirlerinde protestoların patlak verdiği ekonomik ve mali krize rağmen askeri kapasitesini yeniden inşa etmek için kaynak ayırmaya devam etti.


İsrail, Lübnan’ın güney sakinlerinin geri dönüşmesi için kuzeyinde güvenliğin sağlanmasını şart koştu

Askeri gerginliğin tırmanmaya devam ettiği bir ortamda, Lübnan sınırında onlarca İsrail askeri (Reuters)
Askeri gerginliğin tırmanmaya devam ettiği bir ortamda, Lübnan sınırında onlarca İsrail askeri (Reuters)
TT

İsrail, Lübnan’ın güney sakinlerinin geri dönüşmesi için kuzeyinde güvenliğin sağlanmasını şart koştu

Askeri gerginliğin tırmanmaya devam ettiği bir ortamda, Lübnan sınırında onlarca İsrail askeri (Reuters)
Askeri gerginliğin tırmanmaya devam ettiği bir ortamda, Lübnan sınırında onlarca İsrail askeri (Reuters)

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, ‘Litani Nehri'nin güneyinde evlerinden göç etmek zorunda kalan yüz binlerce Güney Lübnan sakininin geri dönüşünü, İsrail'in kuzeyindeki halkın güvenliğinin sağlanmasına’ bağladı. Bu açıklama, İsrail ordusunun dün sabah, ön savunma hattını genişletmek ve Hizbullah'ın geri dönüşünü engellemek amacıyla sınır köylerindeki terörist altyapıları yıkmayı amaçlayan, Lübnan'ın güneyinde yoğun bir kara operasyonu başlatmasının ardından geldi. Bu gelişme, askeri tırmanışa geniş destek olmasına rağmen, İsrail'in ‘Lübnan bataklığına’ saplanma korkusunun artmasıyla birlikte gerçekleşti.

Öte yandan Şarku’l Avsat’a konuşan Lübnanlı kaynaklar, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ın ‘İsrail ile müzakere çağrısında ısrar ettiğini, çünkü diğer seçeneklerin ülkeyi bugünkü duruma sürüklediğini’ belirttiler. Kaynaklar, Cumhurbaşkanı Avn'ın ‘Lübnan'ın İran cephesindeki savaşın sona ermesinden sonra bekleme listesine alınmaması için müzakerelerin derhal başlatılmasını istediğini’ de sözlerine eklediler.