İsrail Şam'daki ‘DMO operasyon odasını’ ortadan kaldırdı

Zahidi, Suriye'nin başkentindeki İran konsolosluğuna düzenlenen saldırıda yardımcısı ve beş memuruyla birlikte öldürüldü.

İsrail saldırısında yıkılan Şam'daki İran Konsolosluğu binasından yükselen dumanlar. (Reuters)
İsrail saldırısında yıkılan Şam'daki İran Konsolosluğu binasından yükselen dumanlar. (Reuters)
TT

İsrail Şam'daki ‘DMO operasyon odasını’ ortadan kaldırdı

İsrail saldırısında yıkılan Şam'daki İran Konsolosluğu binasından yükselen dumanlar. (Reuters)
İsrail saldırısında yıkılan Şam'daki İran Konsolosluğu binasından yükselen dumanlar. (Reuters)

İsrail savaş uçakları, dün (pazartesi) Şam'daki İran konsolosluk binasını bombalayarak, İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani'nin ‘sağ kolu’ olarak kabul edilen Kudüs Gücü'nün Suriye ve Lübnan'daki komutanı Muhammed Rıza Zahidi'yi öldürdü. Zahidi'nin yardımcısı Tuğgeneral Muhammed Hadi Hac Rahimi'nin de öldürüldüğü saldırıda, isimleri DMO’ya bağlı medya organları tarafından açıklanan beş Kudüs Gücü mensubu da örgütün Suriye ve Lübnan'daki operasyon odasının tasfiyesi sırasında öldürüldü. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre saldırı, daha önce Suriye'deki mevzileri ve milis komutanlarını hedef alan İsrail'in İran'a ait resmi bir binayı doğrudan hedef alması bakımından ilk olma özelliği taşıyor.

Suriye devlet televizyonu İran konsolosluk binasına yapılan saldırıyı doğrularken, İranlı Öğrenciler Haber Ajansı (ISNA) bombalamanın konsolosluk binasını ve büyükelçinin konutunu hedef aldığını bildirdi. Ayrıca görüntülerde dümdüz olmuş bir bina enkazının ve dışarıya park etmiş acil durum araçlarının görüldüğünü söyledi.

Olay yerinde Suriye Dışişleri Bakanı Faysal el-Mikdad ile birlikte gazetecilere konuşan İran’ın Suriye Büyükelçisi Hüseyin Ekberi, İran'ın “İsrail'in herhangi bir eyleminden endişe duymadığını ve direnişin yanında olduğunu” söyledi. Ekberi, ülkesinin İsrail'in Şam'daki konsolosluğunu bombalamasına ‘kararlı bir şekilde karşılık vereceğini’ ifade etti.

Tuğgeneral Zahidi, DMO'da çeşitli görevlerde bulundu. İki dönem Lübnan ve Suriye'deki Kudüs Gücü'nü komuta etti. İran'dan silah sevkiyatı ve Hizbullah ile Suriye istihbarat servisleri arasındaki koordinasyon da dahil olmak üzere Hizbullah'ın artan kabiliyetlerinde önemli bir rol oynadı.

ABD, Ağustos 2010'da Zahidi'ye ‘terörizmi’ desteklediği gerekçesiyle yaptırım uyguladı. İsrail medyası, geçtiğimiz aralık ayında DMO'nun Suriye'deki ikmal sorumlusu Razi Musevi'nin öldürülmesinin ardından Zahidi'yi en önemli hedef olarak tanımladı.



Hizbullah İsrail'in kuzeyine İHA saldırısı düzenledi

İsrail'in dün (pazartesi) Lübnan'ın güneyine düzenlediği saldırının ardından dumanlar yükseldi. (AFP)
İsrail'in dün (pazartesi) Lübnan'ın güneyine düzenlediği saldırının ardından dumanlar yükseldi. (AFP)
TT

Hizbullah İsrail'in kuzeyine İHA saldırısı düzenledi

İsrail'in dün (pazartesi) Lübnan'ın güneyine düzenlediği saldırının ardından dumanlar yükseldi. (AFP)
İsrail'in dün (pazartesi) Lübnan'ın güneyine düzenlediği saldırının ardından dumanlar yükseldi. (AFP)

Times of Israel bugün (Salı) Lübnan'dan İsrail'in kuzeyindeki Kiryat Shmona kasabası yakınlarına bubi tuzaklı iki insansız hava aracının (İHA) fırlatılması sonucu üç kişinin yaralandığını bildirdi.

Hizbullah ise bugün yaptığı açıklamada İsrail'in kuzeyindeki Beit Hillel'de bulunan füze savunma sistemini hedef alan iki yönlü bir İHA saldırısı düzenlediğini ve saldırının Demir Kubbe mürettebatının ölümüne ve yaralanmasına yol açtığını belirtti.

Times of Israel, üç yaralanmayı ‘hafif’ olarak nitelendirirken sirenlerin çalmadığına dikkat çekti.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada iki İHA’nın Beit Hillel bölgesinde patladığı belirtilerek olayın soruşturulduğu ifade edildi.

İsrail ordusu ve Hizbullah, Gazze Şeridi'nde savaşın başladığı 7 Ekim tarihinden bu yana neredeyse her gün sınır ötesi bombardıman gerçekleştiriyor.


Reisi’den  Tahran'ın çıkarlarını hedef alan her türlü eyleme ‘geniş ve acı verici’ bir yanıt verme sözü

İsrail'e yapılan saldırının ardından Tahran'da düzenlenen kutlama sırasında füze maketi taşıyan İranlılar (Reuters)
İsrail'e yapılan saldırının ardından Tahran'da düzenlenen kutlama sırasında füze maketi taşıyan İranlılar (Reuters)
TT

Reisi’den  Tahran'ın çıkarlarını hedef alan her türlü eyleme ‘geniş ve acı verici’ bir yanıt verme sözü

İsrail'e yapılan saldırının ardından Tahran'da düzenlenen kutlama sırasında füze maketi taşıyan İranlılar (Reuters)
İsrail'e yapılan saldırının ardından Tahran'da düzenlenen kutlama sırasında füze maketi taşıyan İranlılar (Reuters)

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, ülkesinin çıkarlarını hedef alan her türlü eyleme ve tüm faillere ‘geniş ve acı verici’ bir şekilde karşılık vereceğini söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Arap Dünyası Haber Ajansı'ndan (AWP) aktardığı habere göre Reisi, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile yaptığı telefon görüşmesinde bazı Batılı ülkelerin İsrail'e verdiği ‘körü körüne’ desteğin bölgede gerilimin artmasına yol açacağını söyledi.

Katar Haber Ajansı'nın dün bildirdiğine göre Al Sani, Reisi ile yaptığı telefon görüşmesinde ‘her türlü gerilimin azaltılması ve bölgede çatışmanın yayılmasının önlenmesi gerektiğini’ vurguladı.

Geçtiğimiz hafta Şam'daki İran konsolosluğuna yönelik İsrail saldırısında üst düzey bir Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) komutanının öldürülmesinin ardından İran, cumartesi akşamı İsrail'e onlarca insansız hava aracı (İHA) ve seyir füzesi fırlattı.

İsrail Yayın Kurumu dün akşam (pazartesi) yaptığı açıklamada İsrail'in İran saldırısına ‘kararlı ve net’ bir şekilde karşılık verme kararı aldığını duyurdu.


BM, İsrail güçlerini yerleşimci şiddetinin ‘suç ortağı’ olmaktan vazgeçmeye çağırıyor

Gazze Şeridi'nin merkezindeki el-Meğazi Mülteci Kampı’nda yıkılan evlerini inceleyen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki el-Meğazi Mülteci Kampı’nda yıkılan evlerini inceleyen Filistinliler (EPA)
TT

BM, İsrail güçlerini yerleşimci şiddetinin ‘suç ortağı’ olmaktan vazgeçmeye çağırıyor

Gazze Şeridi'nin merkezindeki el-Meğazi Mülteci Kampı’nda yıkılan evlerini inceleyen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki el-Meğazi Mülteci Kampı’nda yıkılan evlerini inceleyen Filistinliler (EPA)

Birleşmiş Milletler (BM) bugün (Salı) işgal altındaki Batı Şeria'da gerilimin artmasından duyduğu ciddi endişeyi dile getirerek İsrail güvenlik güçlerine Filistinlilere yönelik ‘yerleşimci saldırılarına aktif katılımlarını ve desteklerini derhal durdurmaları’ çağrısında bulundu.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Ravina Shamdasani Cenevre'de gazetecilere yaptığı açıklamada, “İsrail makamları bunun yerine, sorumlulardan hesap sormak da dahil olmak üzere, daha fazla saldırıyı önlemelidir” dedi.


Pakistan Başbakanı, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı'nı kabul etti

Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve beraberindeki heyeti kabul etti. (SPA)
Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve beraberindeki heyeti kabul etti. (SPA)
TT

Pakistan Başbakanı, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı'nı kabul etti

Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve beraberindeki heyeti kabul etti. (SPA)
Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve beraberindeki heyeti kabul etti. (SPA)

Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif bugün (Salı) Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Görüşmede iki ülkeyi ilgilendiren konularda ikili ve çok taraflı koordinasyonun yoğunlaştırılmasının yanı sıra ikili ilişkiler ve ortak iş birliği ile bunları her alanda geliştirme yolları üzerinde duruldu. Ayrıca ekonomik ve kalkınma iş birliğini güçlendirme yollarını ele alan taraflar, uluslararası arenadaki son gelişmeleri ve bu alanda sarf edilen çabaları görüştü.

Pakistan Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari de Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Çevre, Su ve Tarım Bakanı Abdurrahman el-Fadli, Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender el-Hureyf, Kraliyet Sarayı Danışmanı Muhammed et-Tuveyciri, Yatırım Bakanı Yardımcısı İbrahim el-Mubarek ve Suudi Arabistan’ın İslamabad Büyükelçisi Nevaf el-Maliki’nin yanı sıra Dışişleri ve Enerji Bakanlıkları, Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu ve Suudi Arabistan Kalkınma Fonu'ndan bir dizi üst düzey yetkilinin yer aldığı Suudi heyetini İslamabad'daki Pakistan Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda kabul etti.

rtgb
Pakistan Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve beraberindeki heyeti kabul etti. (SPA)

Kabul sırasında iki ülke ve iki kardeş halk arasındaki güçlü kardeşlik ilişkileri ve bunların çeşitli alanlarda geliştirilmesi yolları gözden geçirilirken, ekonomik ve kalkınma iş birliğinin geliştirilmesi ve daha fazla refah ve zenginlik arzularının yerine getirilmesi için daha geniş ufuklara doğru ilerletilmesi konuları da ele alındı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Pakistan Cumhurbaşkanı'na İki Kutsal Caminin Hizmetkarı Kral Selman bin Abdulaziz ile Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman'ın selam ve takdirlerini ileterek kendisine büyük mutluluk, Pakistan halkına da ilerleme ve kalkınma dileklerini sundu.


İran saldırısı Netanyahu'ya değil İsrail'e fayda sağladı

İsrailli protestocular geçtiğimiz cumartesi günü Tel Aviv'de Netanyahu'yu çete liderlerine benzeten pankartlar açtılar. (AFP)
İsrailli protestocular geçtiğimiz cumartesi günü Tel Aviv'de Netanyahu'yu çete liderlerine benzeten pankartlar açtılar. (AFP)
TT

İran saldırısı Netanyahu'ya değil İsrail'e fayda sağladı

İsrailli protestocular geçtiğimiz cumartesi günü Tel Aviv'de Netanyahu'yu çete liderlerine benzeten pankartlar açtılar. (AFP)
İsrailli protestocular geçtiğimiz cumartesi günü Tel Aviv'de Netanyahu'yu çete liderlerine benzeten pankartlar açtılar. (AFP)

İran'ın İsrail’e yönelik saldırısından Başbakan Binyamin Netanyahu ve hükümeti değil, İsrail kazançlı çıkmış görünüyor. Hükümet, cumartesiyi pazara bağlayan gece gerçekleşen saldırı sırasında uluslararası destek almasına rağmen, ABD’lilerin ve İsraillilerin güvenini halen kazanamadı.

Her ne kadar birçok ülke İsrail hükümetini ‘sivilleri öldüren, Gazze Şeridi'ne yardım girişini engelleyen, oradaki savaşı uzatan ve istifa etmesi gereken dengesiz bir aşırılık yanlısı’ olarak görse de, bazı hükümetler Netanyahu hükümetini ‘İran'a karşı uluslararası ve bölgesel koalisyonun potansiyel ortağı’ olarak görmeye başladı. Söz konusu ülkeler İsrail’den ‘İran'a saldırmaktan kaçınarak ılımlılık göstermesini’ istiyorlar. Ancak bu, büyük olasılıkla İran'la ‘mevcut çatışma turunun sona ermesiyle bitecek’ geçici bir değişim olacak.

Netanyahu, saldırıdan sonra ofisinde oturarak, son aylarda kendisini sık sık eleştiren ABD Başkanı Joe Biden başta olmak üzere dünya liderlerinden telefonlar aldı. Ancak İsrail medyasının tahminlerine göre Netanyahu ve hükümetine ‘güven’ sorunu devam ediyor.

Times of Israel gazetesinin internet sitesinde şu ifadelere yer verildi: “Dünyanın dört bir yanından liderler, gerek açıklamalar gerekse fiili yardımlar açısından Biden'ın izinden gittiler. Ancak bu aslında güvenmedikleri Netanyahu için değil, İsrail içindi.”

İnternet sitesi tarafından yayınlanan haberde şöyle deniyordu: “Şu anda Netanyahu'nun yönetimine çok az kişi güveniyor. Bu nedenle Biden fazla zaman kaybetmedi ve saldırı sona erdikten hemen sonra İsrail'e Washington'un bir İsrail karşı saldırısını desteklemeyeceğini bildirdi.”

İran'ın geçtiğimiz cumartesi günü İsrail'e yönelik saldırısı başladığında Biden hızlı adımlar atarak Delaware'deki evinden ayrıldı ve Beyaz Saray'a uçtu. Orada üst düzey güvenlik ekibiyle bir araya geldi. ABD güçlerini saldırı moduna geçirdi, tüm önleme bataryalarını bölgeye gönderdi ve gece boyunca güçlü destek açıklamaları yaptı.

Biden bu yolda yalnız değildi. Zira İngiltere, Fransa ve Almanya da saldırı gecesi çeşitli derecelerde destek açıklamalarında bulundu.

Beklemeye çağrı

İsrail'e verilen desteğin Gazze Şeridi'ne yönelik savaşı nedeniyle destek kaybettiği bir dönemde gelmesi, Attila Somfalvi’nin “İran saldırısı, İsrail için bekleme, itidal ve soğukkanlılık çağrısı yapan beklenmedik bir nimete dönüştü” ifadelerini kullanmasına yol açtı.

Yedioth Ahronoth tarafından yayınlanan bir makalede Attila Somfalvi, “düşünceli, telaşsız bir yanıtın ani tepkilerden daha iyi sonuçlar vereceğini” söyledi. İran'ın ‘başarısız’ saldırısının İsrail'e sayısız fayda sağladığını vurgulayan Somfalvi, “İran artık saldırgan olarak görülüyor. Tüm dünya ona karşı. Dünya bir an için Gazze Şeridi'ne odaklanmayı bıraktı, bu da bazı diplomatik gelişmeler için bir fırsat anlamına geliyor. Dünya, İsrail'in ‘İran'ın terörist bir devlet olduğu’ söylemini anlamaya başladı. Herkes başarısız İran füzeleri ve insansız hava araçları (İHA) ile İsrail'in inanılmaz hava savunma sistemleri hakkında konuşuyor” ifadelerini kullandı.

c vcf
Tahran'ın merkezinde İran bayrağıyla renklendirilmiş bir İran haritası üzerinden füze fırlatılmasını tasvir eden pankartın önünde yürüyen bir adam (AFP)

Somfalvi, “İsrail'in gerçek omurgası olan ABD'nin liderliğindeki koalisyon, Batılı ülkeler ve Ortadoğu'daki ılımlı devletlerle birlikte, İran'ın İsrail'e yönelik saldırısını engellemek için daha önce görülmemiş bir şekilde çalıştı” dedi.

Somfalvi, ‘İsrail'in bir gecede hava savunmasıyla ilgili her konuda büyük bir teknolojik güç konumunu yeniden kazandığını’ vurguladı. Ayrıca ‘İsrail’in, Hamas'ın 7 Ekim tarihinde gerçekleştirdiği Aksa Tufanı Operasyonu’ndan sonra moral açısından çok önemli olan doğru istihbarat alanındaki imajını büyük ölçüde geliştirdiğini’ ifade etti.

Somfalvi, “İsrail'in söylemi değiştirmek, sahneyi yönlendirmek ve İran'ı olumsuz bir çerçeveye oturtmak için olağanüstü bir fırsatı var. Bu, İsrail rejiminin etki kabiliyetine bağlı. Zira şu anda tüm gözleri ‘terörizmin küresel başkenti’ olarak Tahran'a çevirmek için büyük bir potansiyel var” değerlendirmesinde bulundu.

Erken seçim

Dünya liderleri İsrail'i destekliyor ama hükümetini desteklemiyorsa, Netanyahu'ya karşı gösteriler olmasa ve Gazze savaşı konusunda ona saldıran sesler kısılsa bile, İsrail'deki muhalefet İran saldırısının tavırlarını değiştirmesine izin vermedi.

İsrailli muhalefet lideri Yair Lapid, dün (Pazartesi) yaptığı açıklamada Netanyahu hükümetinin ‘İsrail için tehlike arz ettiği’ uyarısında bulunarak erken seçim çağrısı yaptı.

Lapid, Yesh Atid parlamento bloğu oturumunda yaptığı konuşmada “Mevcut hükümet ve lideri, İsrail için varoluşsal bir tehdit haline gelmiştir. Onlar, İsrail'in caydırıcılığını yok ettiler” ifadelerini kullandı.

Lapid sözlerini şöyle sürdürdü: “Düşmanlarımız hükümete bakıyor, zayıflık kokusu alıyor ve başlarını kaldırıyor. Geçen hafta Washington'daydım. Oradaki tüm üst düzey hükümet yetkilileriyle görüşmeler yaptım. İsrail hükümeti karşısında şok oldular. Eğer mevcut hükümeti zamanında deviremezsek, bu bize yıkım getirecek.”

Eski İsrail Başbakanı Ehud Barak da erken seçim çağrısında bulundu. Barak, İsrail Ordu Radyosu’na yaptığı açıklamada “Netanyahu kendi siyasi çıkarlarına hizmet etmek için hareket ediyor ve konumunu korumak umuduyla savaşı uzatmak için çalışıyor” dedi.

“Netanyahu doğru olanı yapmayı ve savaşı sona erdirecek bir anlaşmaya varmak için ABD Başkanı’yla el ele vermeyi, siyasi hayatta kalmayla ilgili kişisel hesaplar nedeniyle reddediyor” diyen Barak, ‘savaş sırasında bile seçimlerin mümkün olan en kısa sürede yapılması gerektiğini’ vurguladı.

Hükümete yönelik en sert eleştiriyse emekli General Yitzhak Brik'ten geldi. Brik, İsrail'i ‘ruhu sönmüş kaptanlar tarafından yönetilen ve 7 Ekim'deki ağır darbenin ardından itibarlarını kurtarma içgüdüsüyle hareket eden, aynı zamanda kendisini batırabilecek şiddetli fırtınaya doğru yol alan bir gemiye’ benzetti.

Brik, “Kararlarını tüm zor sonuçları ve neticeleri hesaba katmadan ve herhangi bir sorumluluk duygusu olmadan veriyorlar” dedi.

Brik sözlerini şöyle sürdürdü: “Birinci kaptan, devletin güvenliği değil, siyasi hayatta kalma mücadelesinin hesaplarıyla hareket eden Binyamin Netanyahu. İkinci kaptan, savaşın başından beri hayali bir gerçeklik içinde hareket eden Savunma Bakanı Yoav Gallant. Üçüncü kaptan ise kaprislerine göre her şeyi uygulayan Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi. Ayrıca üçü arasında bir denge kurmak yerine efendisi başbakana hizmet eden bir sihirbaza dönüşen Benny Gantz de onlara katıldı.”

Brik, “İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde çözüm için herhangi bir ufuk görmeden çamura batmaya devam etti. Kaptanlar ise İran'a karşı başka bir cephe açmaya karar vererek, İsrail vatandaşlarını çıkışı olmayan bir yola sürüklediler” ifadelerini kullandı.


Şi, Scholz'a ‘ortak zemin’ bulma ve farklılıkları bir kenara bırakma çağrısında bulundu

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Almanya Başbakanı Olaf Scholz'u kabul etti. (DPA)
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Almanya Başbakanı Olaf Scholz'u kabul etti. (DPA)
TT

Şi, Scholz'a ‘ortak zemin’ bulma ve farklılıkları bir kenara bırakma çağrısında bulundu

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Almanya Başbakanı Olaf Scholz'u kabul etti. (DPA)
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Almanya Başbakanı Olaf Scholz'u kabul etti. (DPA)

Almanya Başbakanı Olaf Scholz, ülkesinin en büyük ticaret ortağına yaptığı ziyaretin üçüncü ve son gününde bugün (Salı) Pekin'de Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile bir araya geldi. Çin devlet televizyonu CCTV'den yapılan açıklamada, “16 Nisan sabahı Çin Devlet Başkanı Şi Cinping Pekin'deki Diaoyutai Devlet Konukevi'nde Almanya Başbakanı Olaf Scholz ile bir araya geldi” denildi.

Çin Devlet Başkanı, birbirlerine saygı duydukları ve farklılıkları bir kenara bırakarak ‘ortak zemin’ bulmaya çalıştıkları sürece Almanya ile ikili ilişkilerin istikrarlı bir şekilde gelişmeye devam edeceğini söyledi. Şi, Pekin'deki görüşmeleri sırasında Scholz’a “İkili ilişkilere bakmalı ve bunları uzun vadeli stratejik bir perspektiften kapsamlı bir şekilde geliştirmeliyiz” dedi.

‘Risk azaltma’

Scholz'un Çin'e yaptığı üç günlük ziyaret, hükümetinin geçen yıl Almanya'yı dünyanın ikinci büyük ekonomisine çok yakından bağlamaktan kaçınmak için başlattığı ‘risk azaltma’ stratejisinden bu yana gerçekleştirdiği ilk ziyaret.

Şi, Scholz'a “İki taraf karşılıklı saygıya bağlı kaldığı, farklılıkları bir kenara bırakarak ortak zemin aradığı, iletişim kurduğu, birbirinden öğrendiği ve kazan-kazan iş birliğini gerçekleştirdiği sürece iki ülke arasındaki ilişkiler istikrarlı bir şekilde gelişmeye devam edecektir” dedi.

Scholz dün (Pazartesi) yaptığı açıklamada, Çin ve Almanya arasındaki rekabetin adil olması gerektiğini ve Şi ile yapacağı görüşmelerde bu hususu vurgulamasının beklendiğini ifade ederken korumacı bir tutuma karşı da uyarıda bulundu.

Scholz, Şangay'daki Tongji Üniversitesi öğrencilerine hitaben yaptığı konuşmada “Bir noktada Almanya ve Avrupa'da Çin arabaları da olacak. Her zaman açık olması gereken bir şey var ki o da rekabetin adil olması gerektiğidir. Daha açık bir ifadeyle aşırı üretim ve fikri mülkiyet haklarının ihlali olmamalıdır” ifadelerini kullandı.

Scholz Çin'e giderken Mercedes-Benz patronu Ola Kallenius ve BMW CEO'su Oliver Zipsey gibi ülkenin önde gelen şirket liderlerini de beraberinde götürerek Çin pazarının Avrupa'nın en büyük ekonomisi için önemini vurguladı.

Ukrayna Savaşı

Scholz bugün erken saatlerde X platformunda yaptığı bir paylaşımda, Başkan Şi ile görüşmelerinin “Ukrayna'da adil bir barışa nasıl daha fazla katkıda bulunulabileceğine de odaklanacağını” yazdı.

Scholz, “Çin'e yaptığım son ziyaretten bu yana hükümetlerimiz arasında yoğun fikir alışverişleri oldu” dedi.


ABD'li yetkililer uluslararası baskı karşısında İsrail'den ‘sınırlı’ bir yanıt bekliyor

TT

ABD'li yetkililer uluslararası baskı karşısında İsrail'den ‘sınırlı’ bir yanıt bekliyor

ABD'li yetkililer uluslararası baskı karşısında İsrail'den ‘sınırlı’ bir yanıt bekliyor

ABD'li dört yetkili bugün (Salı) NBC News'e yaptıkları açıklamada, İran'ın İsrail'e yönelik saldırısına verilecek yanıtın kapsamının sınırlı olmasını beklediklerini ve bunun her an gerçekleşebileceğini belirtti. Yetkililer, İsrail'in vereceği karşılığın İran'ın askeri kuvvetlerine ve ülke dışındaki vekil güçlerine yönelik saldırıları içereceğini öne sürdü.

NBC'ye göre bu değerlendirme, İran'ın geçtiğimiz cumartesi gecesi İsrail'e 300'den fazla insansız hava aracı (İHA) ve füze fırlatmasından önce ABD'li ve İsrailli yetkililer arasında gerçekleşen diyaloglara dayanıyor.

ABD'li yetkililer, İsrail olası bir İran saldırısına hazırlanırken, İsrailli yetkililerin ABD'li muhataplarını yanıt seçenekleri konusunda bilgilendirdiğini söyledi. Ancak İsrail'in nasıl karşılık vereceğine dair nihai kararı konusunda bilgilendirilmediklerini vurgulayan yetkililer, İran saldırısından bu yana seçeneklerin değişmiş olabileceğine dikkat çektiler. Yetkililer, İsrail'in yanıtının ne zaman verileceğinin belli olmadığını, ancak her an verilebileceğini de ifade ettiler.

Jerusalem Post gazetesi bugün İsrail'in bölgedeki Arap ülkelerine İran'ın olası bir saldırısına vereceği yanıtın kendilerini ya da hükümetlerini tehlikeye atmayacağını söylediğini bildirdi.

İsrail üzerindeki baskı

İsrail Yayın Kurumu bugün, İsrail'deki karar alıcıların İran saldırısına karşılık vermemeleri ya da sınırlı bir karşılıkla yetinmeleri yönünde büyük bir baskı altında olduklarını bildirdi. Yayın kuruluşunun İsrailli yetkililerden aktardığına göre ABD ve Avrupa ülkelerinden, önemsiz bir karşılıkla yetinmeleri ya da İran füzelerinin yüzde 99'unun düşürülmesini ‘İran'a karşı kazanılmış bir zafer olarak görmeleri ve ilave bir zafere gerek olmadığı’ yönünde açık bir mesaj var.

Şarku’l Avsat’ın İsrail Yayın Kurumu’ndan aktardığına göre söz konusu ülkeler İsrail'in İran saldırısına karşılık vermemesi ya da ölçülü ve orantılı bir şekilde karşılık vermesi gerektiğini, mevcut durum çerçevesinde İsrail hükümetinin ABD ile iş birliği içinde İran'a karşı yürütülen koordineli diplomatik ve siyasi kampanyadan memnun olabileceğini söylediler.

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin dün gece İsrailli mevkidaşı Yoav Gallant ile İran saldırısının sonuçlarını ve İsrail'in tepkisine ilişkin gelişmeleri görüştü. ABD Savunma Bakanlığı’ndan (Pentagon) yapılan açıklamada, Austin'in ABD'nin İsrail'in kendini savunmasına yönelik kararlı desteğini vurguladığı ve bölgesel istikrara yönelik stratejik hedefi bir kez daha yinelediği belirtildi.


Pentagon: İran'ın saldırısında 81 İHA ve en az 6 balistik füze ABD tarafından düşürüldü

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Pentagon: İran'ın saldırısında 81 İHA ve en az 6 balistik füze ABD tarafından düşürüldü

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), İran'ın 13 Nisan'da İsrail'e düzenlediği hava saldırısında attığı füze ile insansız hava araçlarından (İHA) 87'sini ABD'nin düşürdüğünü açıkladı.

Pentagon sözcüsü Patrick Ryder, günlük basın toplantısında soruları cevapladı.

Sözcü Ryder, ABD Merkez Komutanlığına (CENTCOM) göre, İran, Irak, Suriye ve Yemen'den İsrail'e yönelik 110 orta menzilli balistik füze, 30 kara seyir füzesi ve 150'den fazla İHA saldırısı yapıldığını söyledi.

Ryder, bunlardan 81 İHA'nın ve en az 6 balistik füzenin ABD tarafından düşürüldüğünü belirtti.

ABD'nin bölgede gerilimin artmasını istemediğini kaydeden Ryder, diğer yandan İsrail'i ve ABD personelini savunmak için gerekli önlemleri almaya devam edeceklerini aktardı.

Ryder, İsrail'in İran'a karşılık vereceğine dair açıklamasıyla ilgili soruları ise "Bu noktada varsayımlara girmek istemiyorum." şeklinde geçiştirerek, bunların İsrail'e sorulması gerektiğini ifade etti.

İran'ın misillemesinde fırlattığı füze ile İHA'ların yüzde 50'sinin başarısız olduğu ve hedefine ulaşmadığı yönündeki bir soruya da Ryder, kürsüden istihbari detaya girmeyeceğini belirtti ve "İsrail'e yöneltilen hava tehdidinin yüzde 99'unun ortadan kaldırıldığını" iddia etti.

Ryder, İran'ın saldırıları başlatmadan önce müttefikleri üzerinden ABD'ye herhangi bir uyarı yapmadığını da söyledi.

Öte yandan, Ukrayna'nın hava savunma önleyicilerinin azalmasıyla ilgili bir soru üzerine de Ryder, Ukrayna'da durumun "vahim" olduğunu dile getirdi.

Rus güçlerinin cephede ilerleme kaydettiğini belirten Ryder, ABD'nin Ukrayna'nın hava savunma ihtiyacını sağlaması gerektiğini bildirdi.

Ryder, "Şu anda olabilecek en önemli şey, Ukrayna'nın savunmasını sürdürebilmesi için gereken desteğin hacmini ve düzeyini alabilmesi için ABD Kongresi'nin ek bütçeyi kabul etmesidir." dedi.

- İran-İsrail gerilimi

İsrail, İran'ın Şam'daki konsolosluk binasına 1 Nisan'da hava saldırısı düzenlemişti. Saldırıda, İran Devrim Muhafızları Ordusundan 2'si general rütbesinde toplam 7 İranlı yetkili ölmüştü.

İran, İsrail'in konsolosluk saldırısının ülkesinin topraklarına saldırı anlamına geldiğini ve misillemede bulunacaklarını duyurmuştu. İsrail ise İran'ın saldırısına karşılık vereceğini bildirmişti.

İran, 13 Nisan'da İsrail'e yüzlerce kamikaze insansız hava aracı, balistik ve seyir füzesiyle saldırı başlatmıştı.

İran bazı hedeflerin vurulduğunu, İsrail ise saldırıların çoğunun hava savunma sistemlerince önlendiğini ancak güneydeki bir askeri üsse füze isabet ettiğini açıklamıştı.

İsrail basını, Tel Aviv yönetiminin İran'ın hava saldırısına karşı "açık ve etkili" şekilde karşılık verme kararı aldığını iddia etmişti.


UAEA Başkanı Grossi, BMGK'yi, Zaporijya Nükleer Santrali'ne yönelik ihlaller konusunda uyardı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

UAEA Başkanı Grossi, BMGK'yi, Zaporijya Nükleer Santrali'ne yönelik ihlaller konusunda uyardı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi, Ukrayna'nın doğusundaki Zaporijya Nükleer Santrali'ne yönelik ihlallere ve olası tehlikelere dikkati çekti.

Grossi, New York'ta, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) üyelerine, Rusya ile Ukrayna'nın savaştığı bölgelerde bulunan nükleer santrallerin durumu hakkında bilgilendirme yaptı.

Rusya'nın kontrolündeki bölgede bulunan Zaporijya Nükleer Santrali'ne, 7 Nisan Pazar günü, kasım 2022'den sonra ilk saldırının gerçekleştiğini belirten Grossi, bu saldırıların "olası bir nükleer kaza yaşanma riskini ciddi oranda artırdığını" söyledi.

Grossi, "Yapıya verilen hasar yüzeysel olsa da saldırı, başarılı bir şekilde hedef alınması açısından çok tehlikeli bir emsal oluşturuyor." dedi.

UAEA Başkanı Grossi, bu doğrudan hedef almanın dışında, ana reaktörün çok yakınında iki saldırı daha gerçekleştiğini ve "bu pervasız saldırılara derhal son verilmesi gerektiğini" belirtti.

Rafael Grossi, "Nükleer bir kazaya tehlikeli bir şekilde yaklaşıyoruz. Bunu yapmamalıyız." diye konuştu.

Nükleer güvenlik için daha önceki toplantılarda paylaştığı 5 önemli prensibi hatırlatan Grossi, "Son saldırılar bu hayati önem taşıyan hususların açık bir şekilde ihlalini temsil ediyor." diyerek, BMGK üyelerine önlem alınması için uyarıda bulundu.


İsrail ordusu Batı Şeria'daki bazı kent ve beldelere baskın düzenledi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

İsrail ordusu Batı Şeria'daki bazı kent ve beldelere baskın düzenledi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

İsrail ordusunun şafak vakti işgal altındaki Batı Şeria'nın bazı kent ve beldelerine baskın düzenleyerek çok sayıda Filistinliyi gözaltına aldığı bildirildi.

Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, İsrail askerleri, Batı Şeria'nın kuzeyindeki Kalkiliya kentine baskın düzenledi, birçok evde arama yaptı.

Kentte çok sayıda binanın çatısına keskin nişancılar yerleştirilirken, Kalkiliya Eğitim Müdürlüğü okullarda ders saatinin ertelenmesine karar verdi.

Kalkiliya'ya bağlı Habla beldesinde en az 4 Filistinli gözaltına alındı.

İsrail askerleri, Batı Şeria'nın kuzeyindeki Cenin ve Tulkerim kentlerine de baskın düzenleyerek en az 5 Filistinliyi gözaltına aldı.

Ayrıca İsrail askerleri Beytullahim ve El Halil'e bağlı beldelerin yanı sıra Ramallah kentine de baskın düzenleyerek bazı evlerde arama yaptı.

Baskınlar, Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik yerleşimci şiddetinin arttığı bir zamanda gerçekleştirildi.

- Yahudi yerleşimcilerin Filistinlilere saldırıları arttı

Yasa dışı Yahudi yerleşimciler, 12 Nisan akşamından bu yana Batı Şeria'da pek çok noktada Filistinlilere saldırılarını artırdı.

Filistin Sağlık Bakanlığı, işgal altındaki Batı Şeria'da Yahudi yerleşimciler ile İsrail askerlerinin 12 Nisan Cuma gününden bu yana düzenlediği saldırılarda 7 Filistinlinin öldüğünü, 75 Filistinlinin yaralandığını duyurmuştu.

Yerleşimciler, başta Mugayyir köyü olmak üzere Filistinlilere ait köy ve beldelere saldırmış, çok sayıda ev ve aracı ateşe vermişti.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te yaklaşık 700 bin Yahudi yerleşimci yaşıyor. Uluslararası hukuka göre Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki Yahudi yerleşim birimleri yasa dışı sayılıyor.