Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'nin geleceğinde teröre yer olmadığını herkese göstermekte kararlıyız

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'nin geleceğinde teröre yer olmadığını herkese göstermekte kararlıyız

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'nin ve bölgenin geleceğinde teröre yer olmadığını, herkese göstermekte kararlıyız. Son seçimlerle bu kararlılığımız daha da perçinlenmiştir." dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,  Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu'nda Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik mensupları ile bir araya geldiği iftar programında konuştu.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu'nda Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik mensuplarıyla bir araya geldiği iftar programında konuştu.

Konuşmasına, programın düzenlenmesinden dolayı İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığına teşekkür ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcıların Ramazan-ı Şerifini tebrik etti.

Bu mübarek günlerin tüm polis, jandarma, bekçi, sahil güvenlik ve güvenlik korucuları için hayırlar getirmesini niyaz eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"İçinde bulunduğumuz bu bereketli günlerin milletimizle birlikte tüm insanlık için barışa, huzura, refaha vesile olmasını temenni ediyorum. Rabb'imden bizleri ramazan ayı gibi Kadir Gecesi ve bayrama da sağlıkla, afiyetle, esenlikle kavuşturmasını diliyorum. Bu vesileyle bir kez daha vatanımız uğruna can veren aziz şehitlerimizi rahmetle yad ediyor, kahraman gazilerimize şükranlarımızı sunuyorum. Rabb'im tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin.

Biliyorsunuz dün İstanbul'un Beşiktaş ilçesinde bir yangın faciası yaşadık. Maalesef bu faciada, rızkının peşinde koşan 29 işçi kardeşimiz hayatını kaybetti, 2 kişi de yaralandı. Yangında vefat eden insanlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralımıza acil şifalar temenni ediyorum. Faciayla ilgili gerekli idari ve adli tahkikat hemen başlatılmış, bu kapsamda 9 kişi gözaltına alınmıştır. Belediye dahil böyle büyük bir acının yaşanmasında kimin sorumluluğu, ihmali, kusuru varsa, hepsinin de üzerine kararlılıkla gidilecektir."

"Türk demokrasisinin olgunluğunu bir kez daha tüm dünyaya gösterme fırsatı bulduk"
Son 1 yıldaki üçüncü seçimi 31 Mart Pazar günü başarıyla tamamladıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, birkaç münferit hadise dışında, demokrasiye gölge düşürecek hiçbir üzücü olayın yaşanmadığını belirtti.

Bazı şehirlerde bölücü örgüt sempatizanlarının provokasyonlarını da emniyet mensuplarının gayretleriyle boşa çıkardıklarını ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Millet olarak, Türk demokrasisinin olgunluğunu bir kez daha tüm dünyaya gösterme fırsatı bulduk. Buradan sizlerin şahsında, seçimlerin suhuletle gerçekleştirilmesi için fedakarca çalışan tüm güvenlik güçlerimizi canıgönülden tebrik ediyorum. Emekleriniz, gayretleriniz ve sabrınız için, ülkem ve milletim adına, her birinize teşekkür ediyorum. Bu seçimler, milli iradenin gücünün yanı sıra her seçim döneminde gündeme getirilen kimi ithamların da asılsız olduğunu ortaya koymuştur.

Sonuçlar umdukları gibi çıkmayınca sandığın itibarına zarar veren iddialarda bulunanların bir daha bu tür basit ve kolaycı yollara tevessül etmeyeceklerine inanıyorum. Bunu da ülkemiz, milletimiz ve gelecek kuşaklar adına değerli bir kazanım olarak gördüğümü ifade etmek istiyorum. Şu gerçeği herkesin kabullenmesi ve içselleştirmesi önem taşıyor. Türkiye hangi kökene, meşrebe, partiye mensup olursa olsun, 85 milyonun tamamının ortak yuvası, ortak vatanıdır."

"Çok partili demokrasimiz ise uğruna gerçekten ağır bedeller ödeyerek, yaklaşık 75 yılda canımızla, terimizle inşa ettiğimiz muazzam ve muhkem bir binadır." diyen Erdoğan, "Bu ortak değerlerimize ne kadar samimiyetle sahip çıkar, güçlendirirsek; istikbalimiz için o derece iyi olacaktır. Bunu siyasi partiler ve görüşler üstü bir mesele olarak görmemiz gerekiyor. Tabii burada şu hakikati de vurgulamak durumundayım, Türkiye'nin ve demokrasimizin bugün ulaştığı yüksek seviyelerde harcınızın, emeğinizin, mücadelenizin çok büyük katkıları vardır. Bunun için de her birinize teşekkür ediyorum." ifadesini kullandı.

"Teröre karşı çok etkin ve başarılı bir mücadele yürüttük, yürütüyoruz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyaset üstü görülmesi gereken bir diğer konunun da terör belası olduğunu vurgulayarak, "PKK'sından FETÖ'süne, DEAŞ'ından DHKP/C'sine hiçbir ayrım yapmadan tüm terör örgütleri, milletimizin düşmanıdır. Hükümet ve devlet olarak teröre karşı çok etkin ve başarılı bir mücadele yürüttük, yürütüyoruz." dedi.

Türkiye'nin terörü kaynağında yok etme stratejisinin meyvelerini yurt içinde ve dışında topladıklarını anlatan Erdoğan, kesintisiz süren operasyonlar sayesinde bölücü terör örgütünü bitme noktasına getirdiklerini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Suriye ve Irak'taki harekatlarımızla da DEAŞ ve PKK-YPG terör örgütlerini sınırlarımızdan uzaklaştırdık. Attığımız bu olumlu adımları inşallah azimle sürdüreceğiz. Türkiye'nin ve bölgenin geleceğinde teröre yer olmadığını, dost düşman herkese göstermekte kararlıyız. Son seçimlerle birlikte bu kararlılığımız daha da perçinlenmiştir." değerlendirmesinde bulundu.

"Türkiye'nin siyasetini, ekonomisini, diplomasisini terör örgütleriyle dizayn etmeye çalışanlar emellerine ulaşamayacak"
Erdoğan, geçmişte olduğu gibi Türkiye'nin siyasetini, ekonomisini, diplomasisini terör örgütleri vasıtasıyla dizayn etmeye çalışanların emellerine ulaşamayacaklarını belirtti.

Can çekişen terör örgütlerini yeniden palazlandırma niyetlerini gördüklerini, bunları çok yakından takip ettiklerini kaydeden Erdoğan, özellikle dün akşamdan itibaren bazı illerde sokakları karıştırma, milletin malına, mülküne saldırma hadiseleri yaşandığını söyledi.

Birilerinin yine sokakları terörize etmeye kalkıştığını dile getiren Erdoğan, emniyet güçlerinin bu provokatörlere gerekli müdahalelerde bulunarak olayların büyümesini engellediğini vurguladı.

Erdoğan, şöyle devam etti:

"Her kim şiddeti, kaosu, eşkıyalığı, vandallığı bir hak arama yolu olarak görürse dün olduğu gibi yine karşısında devletimizin çelikten yumruğunu bulacaktır. Dünyanın hiçbir medeni devleti böyle bir şeye göz yummaz. Türkiye Cumhuriyeti de bir çadır devleti değildir, olmayacaktır. Burada şu hakikatin çok iyi bilinmesini isterim, milletin iradesine ve takdirine hiçbir şekilde hürmetsizlik etmeyiz. Ama Kandil'deki terör baronlarının da farklı maskeler altında baskıyla vatandaşlarımıza tekrar musallat olmalarına, şehirlerimizin huzuruna ve barışına kast etmelerine, milletin imkanlarını dağdaki teröristlere peşkeş çekmelerine, artık geçmişte kalan acıları insanımıza tekrar yaşatmalarına kesinlikle izin vermeyiz, veremeyiz. Bu tarz teşebbüsler karşısında, hukuk devletinin gereği neyse demokrasimizin neyi gerektiriyorsa onu yapmaktan çekinmeyeceğiz. Tüm siyasi aktörlerden de hukukun üstünlüğüne saygı göstermelerini bekliyoruz."

"Gençlerimizi hedef alan zehir tacirlerinin tepesine binmekten geri durmayacağız"
Terörle mücadeleyi demokratikleşmeden, demokratikleşmeyi de ekonomiden bağımsız görmediklerini vurgulayan Erdoğan, tüm bu alanlardaki başarıların diğerini geliştirdiğine, yücelttiğine ve desteklediğine inandıklarını belirtti.

Erdoğan, bugüne kadar hep özgürlük ve güvenlik dengesini korumaya gayret ettiklerinin altını çizerek, birini ötekine tercih etmeden dengeli bir şekilde bugünlere gelindiğini söyledi.

Bu anlayışla son 21 yıldır olduğu gibi gelecekte de hak ve özgürlükler alanlarında reformları idame ettireceklerine işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ekonomide yol haritamız olan Orta Vadeli Program ve 12'nci Kalkınma Planımızı uygulamakta kararlıyız. Büyümeyi taviz vermeden istihdamı ve ihracatımızı artırıyor, cari açığımızı iyileştiriyor, yatırım ve üretim ile bünyemizi güçlendiriyoruz. Yılın ikinci yarısından itibaren enflasyonun düşüşe geçtiğine inşallah hep birlikte şahit olacağız. Nitekim bugün TÜİK tarafından açıklanan veriler, 'aylık enflasyonun' mart ayında gerilediğini gösteriyor. Enflasyonun düşmesi, yapılan ücret artışlarının erimesini önleyerek kalıcı refah artışını sağlayacaktır. Bunun olumlu yansımalarını, toplumun her kesimiyle birlikte, emniyet birimlerimizde görev yapan siz kardeşlerimiz de bizzat hissedeceksiniz."

Aynı şekilde düzensiz göç ve suç örgütleriyle mücadelede de etkin, kararlı ve kapsamlı adımlar atmayı sürdüreceklerini vurgulayan Erdoğan, "Dağdaki eşkıyaya nasıl müsaade etmiyorsak, kendini devletten, hukuktan üstün gören şehir eşkıyalarına da nefes aldırmayacağız." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bilhassa istikbalin güvencesi olan gençleri hedef alan zehir tacirlerinin tepesine binmekten de geri durmayacaklarını ifade etti.

Vatandaşların, gelecek dönemde suçla ve suçluyla mücadeleden terörle mücadeleye, düzensiz göç sorunundan asayiş meselesine kadar emniyet hizmetlerinin tamamında daha etkin bir devlet göreceğini dile getiren Erdoğan, "İnşallah bunu sizlerle el ele, gönül gönüle vererek yapacağız. Bugüne kadar nasıl dayanışma içinde hareket ettiysek, bundan sonra da birlikte yol yürümeye devam edeceğiz. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin. Rabbim sizleri her türlü beladan, kazadan, saldırıdan muhafaza eylesin." diye konuştu.



İran’ın Trump’ın ateşkes şartlarına vereceği yanıt merakla bekleniyor

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlenen bir etkinlik sırasında konuşma yapıyor. (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlenen bir etkinlik sırasında konuşma yapıyor. (EPA)
TT

İran’ın Trump’ın ateşkes şartlarına vereceği yanıt merakla bekleniyor

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlenen bir etkinlik sırasında konuşma yapıyor. (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlenen bir etkinlik sırasında konuşma yapıyor. (EPA)

İran’ın ABD’nin savaşı sona erdirmeye yönelik teklifine arabulucular üzerinden vereceği yanıt beklenirken, ABD Başkanı Donald Trump ateşkes görüşmelerinde ilerleme kaydedildiğini açıkladı. Ancak müzakerelerin genel çerçevesi henüz netleşmedi. Bu süreçte Pakistan, Washington ile Tahran arasında mesaj ve önerilerin iletilmesinde başlıca kanal olarak öne çıktı.

Reuters tarafından bilgisine başvurulan bir kaynağa göre, İran’ın ABD’nin barış teklifine yanıtının kısa süre içinde açıklanması bekleniyor. Kaynak, Trump ve Beyaz Saray’daki üst düzey yetkililere, İran’ın yanıtının büyük olasılıkla bugün arabulucular aracılığıyla iletileceğinin bildirildiğini aktardı.

Trump, perşembe günü Hürmüz Boğazı’nı yeniden açması için İran’a verdiği süreyi uzatarak, enerji tesislerinin hedef alınması ihtimaline ilişkin yeni bir takvim açıkladı. Trump, yaptığı açıklamada, enerji tesislerinin imhasına ilişkin sürenin 10 gün uzatıldığını ve son tarihin 6 Nisan 2026 Pazartesi günü ABD doğu saati ile 20.00 olarak belirlendiğini duyurdu.

İran’ın, Pakistan üzerinden iletilen 15 maddelik öneriyi değerlendirdiği belirtildi. Kaynaklar ve çeşitli raporlar, söz konusu teklifin İran’ın nükleer programının durdurulması, füze geliştirme faaliyetlerinin sınırlandırılması ve Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün fiilen devredilmesi gibi talepler içerdiğini öne sürdü. İranlı bir yetkili, Reuters’a yaptığı açıklamada, üst düzey yetkililer ile Dini Lider’in temsilcisinin çarşamba günü teklifi ayrıntılı biçimde incelediğini, teklifin yalnızca ABD ve İsrail’in çıkarlarına hizmet ettiğini düşündüklerini ancak diplomatik çabaların henüz sona ermediğini ifade etti.

Trump, savaşı sona erdirmeye yönelik görüşmelerin ‘çok iyi ilerlediğini’ belirterek, Tahran’a Hürmüz Boğazı’nı yeniden açması için ek süre tanındığını yineledi. Buna karşın İran, 15 maddelik teklif konusunda Beyaz Saray ile müzakere yürüttüğü iddialarını kamuoyu önünde reddetmeye devam ediyor.

ABD’nin İran’a boğazı yeniden açması için 10 gün daha süre tanıyacağını söyleyen Trump, aksi halde İran’ın enerji tesislerinin hedef alınacağını ifade etti. Trump ayrıca İran’ın, müzakerelerde ‘iyi niyet göstergesi’ olarak aralarında Pakistan bayrağı taşıyan gemilerin de bulunduğu 10 petrol tankerinin boğazdan geçişine izin verdiğini söyledi.

Trump, İran’ın ABD’nin taleplerine uymaması halinde Washington’un Tahran için ‘en kötü kâbus’ olacağını belirtti. Bu talepler arasında Hürmüz Boğazı’nın açılması ve nükleer programın sona erdirilmesi yer alıyor. İran petrolü üzerinde kontrolün de ‘masadaki seçeneklerden biri’ olduğunu dile getiren Trump, ayrıntı vermedi.

Öte yandan müzakerelerin genel görünümünün henüz netleşmediği, ateşkese yönelik somut bir ilerleme işaretinin bulunmadığı ifade ediliyor. İsrail’e yönelik füze saldırıları sürerken, İran da ABD ve İsrail’in saldırılarına karşılık vermeye devam ediyor

. ABD Hava Kuvvetleri’ne ait bir F-16 Fighting Falcon uçağı, Ortadoğu'daki bir üsse iniş yapıyor. (AFP)

ABD Hava Kuvvetleri’ne ait bir F-16 Fighting Falcon uçağı, Ortadoğu'daki bir üsse iniş yapıyor. (AFP)

Çelişkili diplomatik şartlar

ABD’nin sunduğu teklifin, İran’ın nükleer programının tamamen tasfiye edilmesi, füze üretiminin sınırlandırılması ve Hürmüz Boğazı üzerindeki fiili kontrolün devredilmesi gibi talepler içerdiği belirtildi. Buna karşılık İran, ‘saldırıların durdurulması’, savaşın yeniden başlamayacağına dair güvence verilmesi, tazminat ödenmesi ve tüm cephelerde çatışmaların sona erdirilmesini içeren bir karşı teklif sundu.

İranlı bir yetkili, ABD’nin teklifini ‘tek taraflı’ olarak nitelendirirken, diplomatik çözüm yolunun tamamen kapanmadığını ifade etti. Aynı bağlamda Steve Witkoff ise bir anlaşmaya varılması halinde bunun ‘İran, bölge ve tüm dünya için harika olacağını’ söyledi.

Net olmayan bir resim

İran, Washington ile doğrudan görüşmeler yürütmediğini vurgularken, ABD Başkanı Donald Trump ise ABD’nin İran içinde kimlerle müzakere ettiğine dair ayrıntı vermedi. Bu durum, savaş sırasında çok sayıda üst düzey yetkilinin hayatını kaybettiği bir dönemde dikkat çekti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ülkesinin müzakereye girme niyetinin bulunmadığını belirterek, “Mesajlar zaman zaman dost ülkeler ya da belirli kişiler aracılığıyla iletiliyor, ancak bu hiçbir şekilde diyalog ya da müzakere olarak değerlendirilemez” dedi.

Öte yandan Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, dolaylı temasların sürdüğünü düşündüğünü ve İran ile iyi ilişkilere sahip olan Pakistan’da yakında bir görüşme yapılması için hazırlıklar bulunduğunu ifade etti. Pakistan’ın ayrıca ABD’nin teklifini Tahran’a ileten kanal olduğu belirtiliyor.

İranlı bir yetkili, Reuters’a yaptığı açıklamada, ABD teklifinin ‘yalnızca ABD ve İsrail’in çıkarlarına hizmet ettiğini’ savundu, ancak diplomatik çabaların devam ettiğini vurguladı. İranlı kaynaklar ise Tahran’ın savaşın başlamasından bu yana tutumunu sertleştirdiğini belirterek, gelecekte olası askeri adımlara karşı güvence, uğranılan zararlar için tazminat, Hürmüz Boğazı üzerinde resmi kontrol ve ateşkes anlaşmasına Lübnan’ın da dahil edilmesi taleplerinin öne çıktığını aktardı.

Göstergeler ve iletişim

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Washington’un Pakistan’ı arabulucu olarak kullanarak İran’a 15 maddelik bir ‘eylem listesi’ ilettiğini açıkladı. Söz konusu listenin, İran’ın nükleer programının kısıtlanması ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması gibi başlıkları içerdiği belirtildi. Witkoff, Beyaz Saray’daki bir toplantıda yaptığı açıklamada, “Gelişmelerin nereye varacağını ve İran’ı bunun köklü bir dönüm noktası olduğuna, önünde ölüm ve yıkımdan başka seçenek kalmadığına ikna edip edemeyeceğimizi göreceğiz” dedi.

Witkoff, İran’ın bir uzlaşmaya ikna edilebileceğine dair ‘güçlü işaretler’ bulunduğunu ifade etti. Buna karşılık Tesnim Haber Ajansı, Tahran’ın ABD teklifine yanıtını Pakistanlı arabulucular aracılığıyla ilettiğini duyurdu. Ajans, ismi açıklanmayan bir kaynağa dayandırdığı haberinde, resmi yanıtın arabulucular üzerinden teslim edildiğini ve İran’ın karşı tarafın cevabını beklediğini aktardı.

Tesnim ayrıca, İran’ın beş maddelik bir karşı teklif sunduğunu belirtti. Bu teklifin; ‘saldırıların sona erdirilmesi’, İsrail veya ABD tarafından savaşın yeniden başlatılmasını engelleyecek bir mekanizma kurulması, mali tazminat ödenmesi ve tüm cephelerde çatışmaların durdurulması gibi unsurları içerdiği kaydedildi.

Güdümlü füze destroyeri USS Thomas Hudner, açıklanmayan bir yerden İran topraklarına Tomahawk seyir füzesi fırlattı. (Reuters)Güdümlü füze destroyeri USS Thomas Hudner, açıklanmayan bir yerden İran topraklarına Tomahawk seyir füzesi fırlattı. (Reuters)

Neden Pakistan?

Pakistan, hem Washington hem de Tahran ile ilişkilerini görece sürdürebilen bir ülke olması ve savaşın sona ermesinde doğrudan çıkarı bulunması nedeniyle arabulucu olarak öne çıktı. Pakistanlı yetkililer, kamuoyuna yansıyan barış girişimlerinin haftalar süren sessiz diplomasi trafiğinin ardından geldiğini belirterek, İslamabad’ın ABD ve İran temsilcileri arasında görüşmelere ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu açıkladı.

Yetkililere göre, ABD’nin mesajları Pakistan üzerinden İran’a iletilirken, Tahran’ın yanıtları da aynı kanal üzerinden Washington’a aktarılıyor. Ancak iletişim mekanizmasının ayrıntıları ve doğrudan temas kuran taraflar hakkında bilgi verilmedi. Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, İslamabad’ın taşıdığı mesajlar aracılığıyla ABD ile İran arasında ‘dolaylı görüşmeler’ yürütüldüğünü ifade etti. Arabuluculuk çabalarına Türkiye ve Mısır’ın da destek verdiği belirtildi.

Öte yandan Mısır Dışişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati’nin Türk ve Pakistanlı mevkidaşlarıyla temaslarda bulunduğunu açıkladı. Bakanlığın açıklamasında, görüşmelerin ‘yoğun çabalar’ kapsamında yürütüldüğü belirtilirken, gerilimin kademeli olarak düşürülmesi ve nihayetinde savaşın sona erdirilmesi yönünde umut ifade edildi.


Trump: Gerektiği takdirde Amerika Birleşik Devletleri NATO ülkelerini desteklemeyebilir

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump: Gerektiği takdirde Amerika Birleşik Devletleri NATO ülkelerini desteklemeyebilir

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, NATO müttefiklerinin Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlamak için askeri destek göndermeyi reddetmelerinden duyduğu hoşnutsuzluğu bir kez daha dile getirerek, Washington'un talep edilmesi halinde onlara yardım etmeyebileceğini söyledi.

Miami'de düzenlenen bir ekonomi etkinliğinde konuşan Trump, “Onlar orada değillerdi. NATO'yu korumak için yılda yüz milyarlarca dolar harcıyoruz ve her zaman onların yanında olurduk, ancak şimdi, yaptıkları eylemlere bakılırsa, bence buna mecbur değiliz, değil mi?” ifadelerini kullandı.

Şöyle devam etti: “Onlar bizim için orada değillerse, biz neden onlar için oradayız?”


Yemen'den ilk füze fırlatıldı... İsrail ile Amerika İran'ı bombalamaya devam ediyor

Yemen'den ilk füze fırlatıldı... İsrail ile Amerika İran'ı bombalamaya devam ediyor
TT

Yemen'den ilk füze fırlatıldı... İsrail ile Amerika İran'ı bombalamaya devam ediyor

Yemen'den ilk füze fırlatıldı... İsrail ile Amerika İran'ı bombalamaya devam ediyor

İsrail bugün, İran'la savaşın başlamasından bu yana ilk kez Yemen'den fırlatılan bir füze tespit ettiğini duyurdu.

ABD Başkanı Donald Trump, ABD'nin “İran rejiminin oluşturduğu tehdidi ortadan kaldırdığını” ve “Tahran'ın askeri ve nükleer kapasitesinin büyük bir kısmını imha ettiğini” vurguladı.

Trump, saldırıların ardından Tahran'ın “müzakere için çaba sarf etmeye ve yalvarmaya başladığını” da ifade etti.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise ABD'nin askeri operasyonların aylar değil, haftalar içinde sona ermesini beklediğini söyledi.

ABD ve İsrail'in İran'a saldırı düzenlemesinden bir ay sonra, çatışma bütün Ortadoğu'ya yayıldı. Bu durum binlerce kişinin ölümüne yol açtı ve enerji tedarikinde şimdiye kadarki en büyük aksaklığa neden oldu. Bu, küresel ekonomiyi etkileyerek, enflasyon endişelerini artırdı.