Moskova ile Kiev arasında ‘nükleer güvenlik’ tartışması yeniden alevlendi

Zaporijya Nükleer Santrali (Arşiv - Reuters)
Zaporijya Nükleer Santrali (Arşiv - Reuters)
TT

Moskova ile Kiev arasında ‘nükleer güvenlik’ tartışması yeniden alevlendi

Zaporijya Nükleer Santrali (Arşiv - Reuters)
Zaporijya Nükleer Santrali (Arşiv - Reuters)

Avrupa'nın en büyük nükleer enerji santrali olan Zaporijya Nükleer Santrali’nin bomba yüklü bir insansız hava aracıyla (İHA) hedef alınması Moskova ile Kiev arasında ‘nükleer güvenlik’ tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

Rus çevreler, nükleer santrale yapılan saldırıyı ‘en kötü saldırı’ olarak nitelendirerek Ukraynalıları suçladı ve onları ‘ateşle oynamakla’ itham etti. Rus kuvvetleri, birliklerinin santral üzerinde bir kamikaze İHA’yı yakalayıp başarıyla düşürdüğünü ve müdahalenin ardından saldırı tehdidinin en aza indirildiğini belirtti. Ancak olay, Moskova'nın Ukrayna güçlerinin yine bir İHA kullanarak istasyonun işletme birimlerinden birinin kubbesini bombaladığını açıklamasından bir gün sonra meydana geldi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Kiev ve Batı'yı ‘nükleer santraldeki durumu istikrarsızlaştırma ya da saldırı girişimlerine’ karşı uyardı. Moskova, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nı (UAEA) Ukrayna tarafından gelen tüm saldırıları kaydetmek üzere santralde bulunan uzmanları etkin bir şekilde kullanmaya çağırdı.

Kiev ise Moskova'nın suçlamalarını reddederek santral sahasının ‘bir Rus İHA’sı tarafından bombalandığını’ iddia etti. Rusya'yı Ukrayna'ya karşı bir ‘provokasyon ve yanlış bilgilendirme kampanyası’ yürütmekle suçladı.



COP29 zirvesinde iklim finansmanı alanında 300 milyar dolar değerinde anlaşma sağlandı

COP29 zirvesinin cuma günü sonuçlanması planlandı, ancak ek süre uzatıldı (Reuters)
COP29 zirvesinin cuma günü sonuçlanması planlandı, ancak ek süre uzatıldı (Reuters)
TT

COP29 zirvesinde iklim finansmanı alanında 300 milyar dolar değerinde anlaşma sağlandı

COP29 zirvesinin cuma günü sonuçlanması planlandı, ancak ek süre uzatıldı (Reuters)
COP29 zirvesinin cuma günü sonuçlanması planlandı, ancak ek süre uzatıldı (Reuters)

İki hafta süren zorlu müzakerelerin ardından dünya ülkeleri, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen BM İklim Değişikliği Konferansı (COP29) zirvesinde varılan zorlu anlaşmaya göre, en yoksul ülkelerin iklim değişikliğinin etkileriyle başa çıkmalarına yardımcı olmak için yıllık 300 milyar dolarlık bir finansman hedefi üzerinde uzlaştı.

Yeni hedefin, gelişmiş ülkelerin 2020 yılına kadar yoksul ülkelere yılda 100 milyar dolar iklim finansmanı sağlama yönündeki önceki taahhütlerinin yerini alması amaçlanıyor. Hedefe 2022 yılında, planlanandan iki yıl sonra ulaşıldı ve süresi 2025 yılında sona erecek.

Ülkeler ayrıca, küresel ısınmayla mücadeleyi desteklemek üzere yeni projelere milyarlarca dolar yatırım yapılmasını sağlayacağını söyledikleri karbon kredilerinin alınıp satılacağı küresel bir pazarın kuralları üzerinde de anlaşmaya vardılar.

Zirve, cuma günü sona erecekti ancak yaklaşık 200 ülkeden müzakerecilerin önümüzdeki on yıl için küresel bir iklim finansmanı planı üzerinde anlaşmaya varmaya çalışması nedeniyle süre uzatıldı.

Gelişmekte olan ülkeler cuma günü, konferansa ev sahipliği yapan Azerbaycan'ın 250 milyar dolarlık bir anlaşma önerisini reddetti ve bunu aşağılayıcı derecede düşük olarak nitelendirdi. Gelişmekte olan ülkeler iklim değişikliğinin yol açtığı fırtınalar, seller ve kuraklıklar nedeniyle büyük maddi kayıplar yaşamakta.

COP29, katı iç bütçelerle kısıtlanan zengin hükümetlerle gelişmekte olan ülkeler arasındaki bölünmeleri ortaya çıkardı ve iklim finansmanı taahhütlerinin yerine getirilmesinde geçmişte yaşanan başarısızlıklar, gelişmekte olan ülkelerin yeni vaatlere şüpheyle yaklaşmasına neden oldu.

Anlaşmanın açıklanmasının ardından Avrupa Komisyonu Üyesi Wopke Hoekstra iklim finansmanı için “yeni bir dönemin başlangıcını” selamladı. İklim müzakerelerinden sorumlu komisyon üyesi “Masada daha fazla para olmasını sağlamak için hepinizle birlikte çok çalıştık” dedi. “100 milyar dolarlık hedefi üç katına çıkarıyoruz ve bunun iddialı olduğuna inanıyoruz. Bu gerekli, gerçekçi ve ulaşılabilir bir hedeftir.”

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres anlaşmayla ilgili karışık duygular taşıdığını ifade ederek, ülkeleri anlaşmayı üzerine inşa edilecek bir “temel” olarak görmeye çağırdı.

Guterres yaptığı açıklamada, "Karşılaştığımız büyük zorlukla yüzleşmek için daha iddialı bir sonuca ulaşmayı umuyordum" dedi ve "hükümetlere bu anlaşmayı, üzerine inşa etmeye devam etmek için bir temel olarak değerlendirmeleri" çağrısında bulundu.