İsrail ordusunun Gazze'de sivil yerlere yönelik saldırılarında bayramın 2. gününde 20 Filistinli öldü

İsrail ordusunun, Ramazan Bayramı'nın 2. gününde Gazze Şeridi'nde, okullar, camiler ve pazarları hedef alan saldırılarında 20 Filistinlinin yaşamını yitirdiği bildirildi.

İsrail ordusunun Gazze'de sivil yerlere yönelik saldırılarında bayramın 2. gününde 20 Filistinli öldü
TT

İsrail ordusunun Gazze'de sivil yerlere yönelik saldırılarında bayramın 2. gününde 20 Filistinli öldü

İsrail ordusunun Gazze'de sivil yerlere yönelik saldırılarında bayramın 2. gününde 20 Filistinli öldü

İsrail Ordusundan yapılan yazılı açıklamada, "162'nci Tümen, dün gece Gazze Şeridi'nin orta kesiminde sürpriz bir askeri harekata başladı." ifadelerine yer verildi.

Operasyonun "162'nci Tümen liderliğinde" yürütüldüğüne yer verilen açıklamada, birlikler bölgeye karadan girmeden önce savaş uçaklarının yerin üstünde ve altında çok sayıdaki "düşman altyapısına" saldırı düzenlediği ileri sürüldü.

Manevra Kuvvetleri ile Hava Kuvvetlerinin kesin istihbarata dayanarak ortak operasyon geçekleştirdiği aktarılan açıklamada, "Bu kapsamda deniz kuvvetleri de bölgede faaliyet gösteren askerlere destek amacıyla Gazze Şeridi'nin ortasındaki kıyı bölgesine çok sayıda saldırı gerçekleştirdi." denildi.

İsrail ordu radyosu da Gazze'nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı çevresinde art arda düzenlediği hava saldırılarıyla operasyon başlattığını kaydetti.

Maliye Bakanı Smotrich'ten "operasyonların yoğunlaştırılması" açıklaması

İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich dün İsrail devlet televizyonu KAN'a yaptığı açıklamada, "Bir kısmı bugün (çarşamba) başlayacak olan Refah, Deyr el-Belah ve Nuseyrat'taki operasyonlarımızı yoğunlaştırmalıyız. İsrail ordusu harekete geçiyor ve buna devam edecek. Hamas'ın organize yapısını parçalayacağız ve Gazze Şeridi'ni silahsızlandırmaya devam edeceğiz" dedi.

Savaş kabinesi üyesi olan Smotrich, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentine olası kara saldırısıyla ilgili olarak "Refah'a girmenin zaten doğru olduğunu ve askeri baskıyı artırmak gerektiğini" belirtti.

İsrail televizyonu Kanal 12'nin haberine göre, ordunun Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'tan çekilmesi ve Refah kentindeki operasyonun ertelenmesinin ardından salı günü yapılan kabine toplantısında hararetli bir tartışma yaşandı.

Refah'ta yapılması beklenen askeri operasyonun ertelenmesi konusu, Başbakan Binyamin Netanyahu, bazı bakanlar ve Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi arasında "anlaşmazlık ve hararetli tartışmalar" yaşanmasına yol açtı.

İsrail'in 188 gündür saldırılarını sürdürdüğü Gazze'de can kaybı 33 bin 545'e çıktı

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 33 bin 545'e yükseldi.

Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi'ne 188 gündür sürdürdüğü saldırılara ilişkin bilgi verildi.

Açıklamada, İsrail ordusunun son 24 saatte Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda 63 Filistinlinin daha hayatını kaybettiği, 45 Filistinlinin yaralandığı belirtildi.

İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısının 33 bin 545'e, yaralı sayısının da 76 bin 94'e yükseldiği kaydedildi.

Açıklamada ayrıca hala enkaz altında ve yol kenarlarında ölülerin bulunduğu ancak İsrail askerlerinin engellemesi nedeniyle sağlık ekipleri ile sivil savunma görevlilerinin cenazelere ulaşamadığı vurgulandı.

Refah'a yönelik hava saldırılarında 11 sivil yaşamını yitirdi

Filistin resmi ajansı WAFA'da yer alan haberde, İsrail savaş uçaklarının Refah kentinin doğusunda sivilleri hedef aldığı belirtildi.

Mezarlık yakınlarında gerçekleşen saldırıda 5 sivil hayatını kaybetti.

İsrail ordusunun Refah kentinin Cineyne Mahallesi'ne düzenlediği saldırılarda da 6 kişinin yaşamını yitirdiği ve bazı sivillerin yaralandığı ifade edildi.

İsrail ordusunda 100'den fazla kadın asker, sınır gözetleme biriminde görev yapmayı reddetti

İsrail ordusunda 100'den fazla kadın askerin, sınır gözetleme biriminde görev yapmayı kabul etmediği bildirildi.

Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, İsrail ordusu, Hamas'ın 7 Ekim'deki saldırılarının üzerinden 6 ay geçmesine rağmen hâlâ gözetleme biriminde görev yapacak kadın asker bulmakta zorluk çekiyor.

Haberde, kadın askerlerin üslerinden ayrılarak sınırdaki gözetleme biriminde görev yapmayı kabul etmediği belirtildi.

İsrail ordusundaki gözetleme biriminin, sınıra yerleştirilen güvenlik kameraları ve insansız hava araçlarından (İHA) alınan görselleri ekran başında izlediği aktarılan haberde, şu ifadelere yer verildi:

"Bu hafta sayıları 346'ya ulaşan kadın askerlerin yarısı ilk başta eğitim üslerine gitmeyi reddetti. Ordunun bugün verdiği güncel verilere göre ise eğitime gitmeyi reddeden kadın askerlerin sayısı 116 civarında."

Gözetleme birimine gitmeyi kabul etmeyen kadın askerlerin hapis cezasına çarptırılmasının beklenmediği ancak söz konusu kadın askerlerin Tel Hashomer dağıtım üssünde bir süre tutulduktan sonra başka yerlerde görevlendirilebilecekleri aktarıldı.

Kadın askerlerin, Hamas'ın 7 Ekim'deki saldırısında onlarca askerin kaçırılmasının ardından bazı birimlerde görev yapmaktan korktuğu ifade edildi.

İsrail ordusunun, Gazze'de sivil yerlere yönelik saldırılarında bayramın 2. gününde 20 Filistinli öldü

Gazze'deki hükümetin Medya Ofisinden yapılan açıklamada, İsrail ordusunun bayramda da Gazze Şeridi'nde sivil yerleri hedef aldığı belirtildi.

Açıklamada, "İşgalci İsrail ordusu, yürüttüğü soykırım savaşını sürdürerek gün içinde sivillerin doldurduğu iki camiyi, iki okulu ve iki pazarı bombaladı. Gazze Şeridi'nde son 24 saatte birçok katliam yaptı, bombardımanlarda 20 Filistinli hayatını kaybetti." ifadesi kullanıldı.

İsrail ordusunun, Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Nusayrat Mülteci Kampı'nda Muaz bin Cebel ve Zünnureyn camilerini bombaladığı, camilerden birinin müezzininin hayatını kaybettiği belirtildi.

Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) bağlı Nusayrat Erkek Ortaokulu ile Malezya Okulunun İsrail ordusunca hedef alınması sonucu yerinden edilmiş 3 Filistinlinin yaşamını yitirdiği aktarıldı.

İsrail ordusunun, Gazze kentindeki Firas Pazarı ile Deyr el-Belah'ta motosiklet çarşısını bombalaması sonucu 7 Filistinlinin öldüğü ifade edildi.

Gazze'nin orta kesimlerindeki Deyr el-Belah ile güneydeki Refah'ta İsrail ordusunun bir grup Filistinli ile bir konutu bombalaması sonucu 9 kişinin hayatını kaybettiği aktarıldı.

"İsrail hesap vermeden kan dökme konusunda ısrarcı"

Açıklamada, "İşgalci İsrail ordusu, Ramazan Bayramı'nda Müslümanların duygularına saygı göstermedi. Aksine bayramda da bombardımanlarını, hedef almayı, öldürmeyi ve yıkımını sürdürdü. Bu durum, İsrail'in, sivillere, kadınlara ve çocuklara karşı soykırım suçu işleme ve hesap vermeden kan dökme konusundaki ısrarını teyit ediyor." ifadesi kullanıldı.

İsrail ordusunun sivillere, kadınlara ve çocuklara yönelik suçlarının kınandığı açıklamada, "Tüm dünyaya işgalci İsrail'in sürdürdüğü bu suçları kınama, tüm halklara da Gazze Şeridi'ne yönelik bu vahşi savaşı kınamak için sokağa çıkma çağrısı yapıyoruz." ifadesine yer verildi.

İsrail güçleri, Batı Şeria'daki El-Faria Mülteci Kampı'na baskınında bir Filistinliyi öldürdü

Filistin resmi haber ajansı WAFA'nın haberine göre, çok sayıda İsrail askeri, El-Faria Mülteci Kampı’nda Filistinlilerin evlerine baskın düzenledi. İsrail askerleri, baskınlara tepki gösteren Filistinlilere karşı gerçek mermi kullandı.

İsrail askerleri, baskın eşliğinde keşif amaçlı insansız hava araçlarını (İHA) kullandı.

Sağlık kaynakları, kampa düzenlenen baskında İsrail askerlerinin ateş açması sonucu başından vurulan Filistinli Muhammed İsam Şehmavi'nin hayatını kaybettiğini, 2 Filistinlinin de mermiyle yaralandığını aktardı.

İsrail'in yanı sıra ABD yönetimi ile uluslararası toplum da sorumlu tutuldu

ABD yönetiminin "Filistinlilere karşı yürütülen soykırıma suçuna karışmak ve bunun sürdürülmesine onay vermekle" sorumlu tutulan açıklamada, art arda 7. ayına giren İsrail saldırılarını durdurmadaki başarısızlığın sorumluluğunun uluslararası topluma ait olduğu kaydedildi.

Açıklamada, "Sivillere, çocuklara, kadınlara ve yerinden edilmişlere karşı soykırım suçu kapsamına giren bu katliamların yapılmasından işgalci İsrail'i sorumlu tutuyoruz." ifadesi kullanıldı.

Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını durdurması için dünya ülkelerine İsrail'e baskı uygulama çağrısı yapılan açıklamada, "dünyanın gözü önünde sivillere karşı işlenen etnik temizliğin durdurulması ve İsrail'in insanlığa karşı işlediği suçlar nedeniyle uluslararası alanda yargılanması" talep edildi.



Panama Kanalı krizinde karar: Çin’e diplomatik darbe vuruldu

Çin devletine ait şirketler de Panama Kanalı'ndaki ihalelere girmişti (Reuters)
Çin devletine ait şirketler de Panama Kanalı'ndaki ihalelere girmişti (Reuters)
TT

Panama Kanalı krizinde karar: Çin’e diplomatik darbe vuruldu

Çin devletine ait şirketler de Panama Kanalı'ndaki ihalelere girmişti (Reuters)
Çin devletine ait şirketler de Panama Kanalı'ndaki ihalelere girmişti (Reuters)

ABD ve Çin arasındaki Panama Kanalı tartışması, Hong Kong merkezli CK Hutchison şirketiyle ilgili verilen kararın ardından tekrar alevleniyor. 

Panama Yüksek Mahkemesi'nin sitesinde dün gece açıklanan kararda, CK Hutchison'ın liman sözleşmesinin "Anayasa'ya aykırı olduğu" hükme bağlandı.  

Çinli iş insanı Li Ka-shing'in sahibi olduğu şirket, kanalın her iki yakasında da tesise sahip. Balboa ve Cristobal adlı limanları işleten firma, ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin'in Panama Kanalı'nın kontrolünü ele geçirdiğini iddia etmesiyle başlayan diplomatik krizin ortasında kalmıştı. 

Buna çözüm olarak firma Panama Kanalı'nın iki yakasındaki stratejik limanlara ait hisselerini, Amerikan varlık yönetim şirketi BlackRock liderliğindeki konsorsiyuma 22,8 milyar dolar karşılığında satmayı 4 Mart'ta kabul etmişti.

Ancak Pekin, sert tepki gösterdiği satış işlemleri hakkında inceleme başlatmıştı. Ayrıca CK Hutchison Holdings'in limanlarla ilgili Panama yönetimine 300 milyon dolara yakın borcu olduğu da bildirilmişti.

New York Times (NYT) ve Wall Street Journal (WSJ), henüz tamamlanmayan anlaşmanın mahkeme kararından nasıl etkileneceğinin belirsiz olduğunu yazıyor. 

WSJ'nin analizinde, firmanın limanlardaki faaliyetlerini durdurmak zorunda kalabileceğine dikkat çekiliyor. Şirketin, Yüksek Mahkeme kararına itiraz hakkı yok ancak kararla ilgili çeşitli açıklamalar isteyerek lisans iptal sürecini uzatabilir. 

Panama yönetiminin, lisans iptalinin ardından yeni ihale süreci başlatılana kadar limanları yönetmesi için bir şirketi görevlendirebileceği belirtiliyor.

Panama Yüksek Mahkemesi'nin kararında "siyasi baskının önemli rol oynadığı" savunuluyor. Kararın "Başkan Trump için Batı Yarımküre'deki güvenlik hedeflerinde bir zafer kazandırdığı, Çin'in ise bölgedeki etkisini zayıflattığı" ifade ediliyor. 

ABD'nin 3 Ocak'ta Venezuela'ya düzenlediği baskında lider Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i kaçırmasıyla Çin'in halihazırda Latin Amerika'daki önemli bir müttefikini yitirdiği hatırlatılıyor.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, New York Times


İran senaryoları: Trump, Amerikan komandolarını gönderebilir

Trump, İran'a saldırı planlarını askıya aldığını söyledikten sonra bile askeri müdahale tehditlerini sürdürüyor (Reuters)
Trump, İran'a saldırı planlarını askıya aldığını söyledikten sonra bile askeri müdahale tehditlerini sürdürüyor (Reuters)
TT

İran senaryoları: Trump, Amerikan komandolarını gönderebilir

Trump, İran'a saldırı planlarını askıya aldığını söyledikten sonra bile askeri müdahale tehditlerini sürdürüyor (Reuters)
Trump, İran'a saldırı planlarını askıya aldığını söyledikten sonra bile askeri müdahale tehditlerini sürdürüyor (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’a kara harekatı seçeneğini değerlendirdiği belirtiliyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla New York Times'a (NYT) konuşan yetkililer, İran'a saldırı seçenekleri arasında Amerikan komandolarının ülkeye gönderilmesinin yer aldığını söylüyor. 

Bu plana göre özel harekatçılar, ABD'nin haziranda düzenlediği saldırıda hasar görmeyen nükleer tesislere saldırı düzenleyecek. 

NYT, Amerikan komandolarının İran ve benzeri hedef ülkelere girerek nükleer tesisleri veya diğer stratejik değere sahip hedefleri vurmak için uzun süredir özel eğitim aldığını yazıyor. 

Analizde "en riskli seçenek" diye nitelenen alternatifle ilgili Beyaz Saray'ın net bir karara varmadığı aktarılıyor. 

Trump, önceden İran'a kara saldırısı hakkında çekincelerini dile getirmiş, 1979 İslam Devrimi'nin ardından patlak veren rehine krizini hatırlatmıştı. 

ABD'nin Tahran Büyükelçiliği'ni basan İranlılar, 52 Amerika vatandaşını 444 gün boyunca rehin tutmuştu. Dönemin ABD Başkanı Jimmy Carter, 1980'de Kartal Pençesi Operasyonu'nu başlatarak Delta Force birliklerini İran'a göndermiş, başarısız harekatta bir İranlı sivil ve 8 Amerikan askeri ölmüştü.

Trump, 11 Ocak'ta NYT'de yayımlanan söyleşisinde, Venezuela'ya düzenledikleri kara operasyonunun Carter'ın harekatı gibi başarısızlığa uğramadığını vurgulayarak övünmüştü. 

Amerikan gazetesinin analizine göre Pentagon'un Trump'a sunduğu seçenekler arasında, ülkedeki askeri ve güvenlik tesislerine saldırı düzenleyerek dini lider Ali Hamaney'in devrileceği koşulları oluşturmak da yer alıyor. 

İsrail ise hazirandaki saldırıların ardından İran'ın balistik füze programını büyük ölçüde yeniden inşa ettiğini savunuyor. Tel Aviv yönetimi, ABD'nin İran'a saldırması halinde Tahran'dan kuvvetli bir misilleme geleceğini düşünüyor. 

Bu nedenle İsrail'in, ABD'yle ortak operasyon düzenleyerek İran'ın balistik füze tesislerini vurmak istediği aktarılıyor.

Wall Street Journal'ın 28 Ocak'taki analizinde, Devrim Muhafızları'nın elinde İsrail'e ulaşabilecek yaklaşık 2 bin adet orta menzilli balistik füze ve önemli miktarda kısa menzilli füze stoku bulunduğu belirtilmişti.

Trump, İran riyalinin döviz karşısında çakılmasıyla 28 Aralık'ta patlak veren eylemlerde, göstericilerin vurulması veya idam edilmesi halinde askeri müdahale tehdidinde bulunmuş, daha sonra operasyonu askıya almıştı.

İran devleti eylemlerdeki can kaybına dair ilk açıklamayı 21 Ocak'ta yapmıştı. Güvenlik güçleri ve siviller dahil 3 bin 117 kişinin hayatını kaybettiği duyurulmuştu. 

Ancak ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), gösterilerde çıkan olaylarda 6 bin 373 kişinin hayatını kaybettiğini, 42 bin 486 kişinin gözaltına alındığını savunmuştu.

Independent Türkçe, New York Times, Wall Street Journal


Ukrayna ordusunda insan gücü eriyor: “2 milyon kişi asker kaçağı”

ABD arabuluculuğundaki ateşkes anlaşmalarından sonuç çıkmazken, Rusya-Ukrayna cephesindeki kayıplar artıyor (Reuters)
ABD arabuluculuğundaki ateşkes anlaşmalarından sonuç çıkmazken, Rusya-Ukrayna cephesindeki kayıplar artıyor (Reuters)
TT

Ukrayna ordusunda insan gücü eriyor: “2 milyon kişi asker kaçağı”

ABD arabuluculuğundaki ateşkes anlaşmalarından sonuç çıkmazken, Rusya-Ukrayna cephesindeki kayıplar artıyor (Reuters)
ABD arabuluculuğundaki ateşkes anlaşmalarından sonuç çıkmazken, Rusya-Ukrayna cephesindeki kayıplar artıyor (Reuters)

Ukrayna ordusu, Rusya’ya karşı savaşacak asker bulmakta zorlanıyor. 

Wall Street Journal’ın analizinde, Ukrayna açısından bu yıl savaşın gidişatını belirleyecek en önemli unsurlar arasında insan gücünün yer aldığı belirtiliyor. 

Genç askerleri hızlı şekilde yetiştirip cepheye göndermek için tasarlanan "Sözleşme 18-24" programının, deneyimsiz kişileri tehlikeli savaş bölgelerine göndererek önemli kayıplara yol açtığına dikkat çekiliyor. 

18 yaşına girdiği gibi yoğun çatışmaların yaşandığı Pokrovsk cephesine gönderilen Kirilo Horbenko’nun ekimde ölmesi de buna örnek gösteriliyor. Genç asker sadece 6 ay görev yapabilmiş.

Program, genç askerlere yüksek maaş ve üniversite kontenjanı dahil çeşitli avantajlar sunarken, karşılığında 6 aylık askeri eğitim veriyor.

18 yaşındaki Vıyaçeslav Malets de ailesinin isteğine karşı gelerek geçen yıl Almanya'dan memleketi Ukrayna'ya dönüp savaşa girdi. Programa katılan ilk asker olan Malets, cephedeki hizmetlerinden dolayı Devlet Başkanı Volodimir Zelenski tarafından eylülde madalyayla ödüllendirildi.

Ancak genç savaşçı, bir ay sonra Pokrovsk cephesinde mayına basarak yaşamını yitirdi. 

Bu gelişmelerin ardından program, 18-24 yaşındaki gençleri cepheden uzaktaki drone operasyonu görevlerine yönlendirmeye başladı.

14 Ocak’ta göreve başlayan Savunma Bakanı Mihaylo Federov, bu pozisyondaki ilk açıklamasında insan gücü sıkıntısına dikkat çekmiş, 2 milyon Ukraynalının askerlikten kaçtığını söylemişti.

Ayrıca 200 binden fazla askerin firar ettiğini, bunun Ukrayna ordusunun beşte birine tekabül ettiğini vurgulamıştı. 

Ukrayna'nın cephe hatlarını düzenli olarak ziyaret eden ABD merkezli düşünce kuruluşu Dış Politika Araştırma Enstitüsü’nden Rob Lee, şunları söylüyor: 

İnsan gücü, 2026’da Ukrayna'nın savaş alanında nasıl bir performans göstereceğini belirleyecek en önemli unsur. Bu, aynı zamanda Rusya'nın ne kadar ilerleyebileceğini de belirleyecek.

Washington merkezli düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin (CSIS) raporuna göre, Rusya'nın Şubat 2022'deki saldırısıyla başlayan savaşta yaklaşık 2 milyon kişi öldü, yaralandı ya da kayboldu. 

Çalışmada, Rusya'nın yaklaşık 1,2 milyon kayıp verdiği ifade ediliyor. Ukrayna içinse bu rakam 600 bin civarında. 

Rus ordusunda 275 bin ila 325 bin askerin hayatını kaybettiği, Ukrayna ordusundaysa 100 bin ila 140 bin askerin yaşamını yitirdiği aktarılıyor.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, New York Times