İsrail'in İran'a yönelik misilleme senaryoları neler?

Savaş kabinesi içindeki anlaşmazlıklar su yüzüne çıkıyor

İran'ın İsrail'e saldırısı, pazar günü Tahran'da toplananlar tarafından sevinçle karşılanmıştı (Reuters)
İran'ın İsrail'e saldırısı, pazar günü Tahran'da toplananlar tarafından sevinçle karşılanmıştı (Reuters)
TT

İsrail'in İran'a yönelik misilleme senaryoları neler?

İran'ın İsrail'e saldırısı, pazar günü Tahran'da toplananlar tarafından sevinçle karşılanmıştı (Reuters)
İran'ın İsrail'e saldırısı, pazar günü Tahran'da toplananlar tarafından sevinçle karşılanmıştı (Reuters)

İsrail ve İran arasındaki karşılıklı saldırıların ardından Ortadoğu'da gerginlik tırmanmaya devam ediyor. 

İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, dünkü açıklamasında İran'ın cumartesiyi pazara bağlayan gece füze ve drone'larla düzenlediği saldırılara misilleme yapacaklarını duyurdu.

İran'ın saldırısında hasar alan İsrail'deki Nevatim askeri üssünde konuşan Halevi, "Bunun bir karşılığı olacak" dedi.

Britanya'nın önde gelen gazetelerinden Guardian, İsrail'in misilleme yapması durumunda kullanabileceği farklı senaryoları yazdı.

İsrail'deki düşünce kuruluşu Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü'nden Raz Zimmit, Tel Aviv'in saldırıya geçmeden önce üç unsuru göz önünde bulundurması gerektiğini söyledi:

Birincisi, İran'ın buna nasıl yanıt vereceği meselesi. İsrail'in misillemesine çok daha sert bir tepkiyle karşılık verileceğini açıkça söylediler. İkincisiyse ABD'nin pozisyonuyla ilgili. Joe Biden gerilimi tırmandırmak istemiyor ve bu çatışma faslını sonlandırmaktan yana. Üçüncüsü de Gazze savaşıyla ilgili. 7 Ekim'den beri İsrail yeni cepheler açmaktan kaçınıyor, Hamas'la savaşa odaklanmak istiyor.

Guardian'ın analizinde, İsrail'in doğrudan İran toprağına saldırmasının bölgede çok büyük bir savaşı tetikleyeceğine işaret edildi. 

Bunun yerine İsrail'in siber saldırı düzenleme, İran'ın Suriye gibi başka ülkelerdeki varlıklarını hedef alma ya da bir drone fabrikasını vurma gibi taktiklere yönelebileceği değerlendirmesi yapıldı. 

Kimliğinin açıklanmasını istemeyen ABD'li yetkililer de ülkenin önde gelen medya kuruluşlarından NBC'ye, İsrail'in misillemesinin "sınırlı olacağını" söyledi. Yetkililer, Tel Aviv'in saldırı planının son haliyle ilgili Washington'la henüz bilgi paylaşmadığını belirtirken, İsrail'in yüksek ihtimalle Suriye veya Irak'taki İran destekli milisleri hedef alacağını savundu. 

Diğer yandan ABD'nin tanınmış gazetelerinden Wall Street Journal (WSJ), İran'a misilleme meselesiyle İsrail savaş kabinesi içindeki anlaşmazlıkların tekrar su yüzüne çıktığını yazdı.

Analizde, kabinedeki İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Savunma Bakanı Yoav Gallant ve eski Genelkurmay Başkanı Benny Gantz'ın, Gazze savaşı ve İran'a misilleme planı gibi önemli meselelerde ortak kararlar alamadığı değerlendirmesi paylaşıldı.

Haberde, kabinedeki bu üç büyük ismin aralarındaki siyasi çekişmeler nedeniyle ortak hareket edemediği savunuldu. Gantz'ın 5 genel seçimde Netanyahu'ya karşı yarıştığı, Netanyahu'nun geçen yıl Gallant'ı kovmaya çalıştığı, Gantz ve Gallant arasındaysa Gazze savaşına dek neredeyse 10 yıldır doğru düzgün bir iletişim olmadığı hatırlatıldı.

Eski İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Goira Eiland, WSJ'ye "Bu üç kişi arasındaki güven eksikliği çok açık ve kritik" dedi.

Tahran yönetimi, saldırının ardından İsrail'in misilleme yapması durumunda buna daha büyük bir saldırıyla karşılık vereceklerini söylemişti. Biden ise pazar günkü açıklamasında İsrail'in olası misillemesine destek sağlamayacaklarını belirtmişti.

Washington yönetimi, İran'ın yaklaşık 360 drone, seyir füzesi ve balistik füzeyle düzenlediği saldırılarda İsrail'e koruma sağlamıştı. ABD donanmasına ait gemiler üç balistik füze ve 70 kamikaze drone'u vurmuştu. Fransa, Ürdün ve Birleşik Krallık (BK) da İsrail'in savunmasına destek vermişti.

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) füze ve drone'ların yaklaşık yüzde 99'unun hava savunma sistemleriyle etkisiz hale getirildiğini belirtmişti. 5 saat süren saldırıda, 7 yaşındaki Amina el Hasoni adlı bir kız çocuğu, İsrail'in attığı önleme füzesi kaynaklı şarapnelden ağır yaralanmıştı. 

Ne olmuştu?

1 Nisan'da İran'ın Şam'daki konsolosluk binasına hava saldırısı düzenlenmişti. İsrail'in resmen üstlenmediği olayda, İran Devrim Muhafızları Ordusu'ndan ikisi general rütbesinde toplam 7 kişi ölmüştü. 

İran lideri Ayetullah Ali Hamaney, 2 Nisan'daki açıklamasında İsrail'e karşı misillemenin meşru müdafaa haline geldiğini savunarak "Gerekli karşılığı vereceğiz. Onları cezalandıracağız" demişti. 

İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, cuma günkü toplantısında tüm olasılıklara karşı tedbir aldıklarını belirterek "Savunmanın yanı sıra saldırıya geçmeye de hazırız" ifadelerini kullanmıştı. 

Independent Türkçe, Guardian, Wall Street Journal, Times of Israel, NBC



Netanyahu, ABD'nin askeri yardımını on yıl içinde ‘sıfıra’ indirmek istiyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu, ABD'nin askeri yardımını on yıl içinde ‘sıfıra’ indirmek istiyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün yayımlanan bir röportajda, önümüzdeki on yıl içinde İsrail’in Amerikan askeri yardımlarına olan bağımlılığını ‘kademeli olarak azaltmayı’ umduğunu söyledi.

Netanyahu, İsrail’in yabancı askeri yardımlara bağımlı olmamasının gerekli olduğunu vurguladı, ancak ülkenin ABD’den tamamen bağımsız hale gelmesi için kesin bir takvim vermedi.

Economist dergisine konuşan Netanyahu, “On yıl içinde askeri yardımları kademeli olarak azaltmak istiyorum” dedi. Bunun ‘zamanla sıfıra indirilmesi’ anlamına gelip gelmediği sorulduğunda ise “Evet” yanıtını verdi.

Netanyahu, son ABD ziyaretinde Başkan Donald Trump’a, İsrail’in Washington’dan yıllar boyunca aldığı askeri yardımları büyük bir takdirle karşıladığını, ancak artık güçlü hale geldiklerini ve olağanüstü yetenekler geliştirdiklerini söylediğini aktardı.

Geçtiğimiz aralık ayında Netanyahu, İsrail’in diğer ülkelere bağımlılığı azaltmak amacıyla bağımsız bir silah sanayii geliştirmek için 350 milyar şekel (110 milyar dolar) harcayacağını açıklamıştı.

2016 yılında ABD ve İsrail hükümetleri, Eylül 2028’e kadar geçerli olacak on yıllık bir mutabakat zaptı imzalamıştı. Buna göre İsrail’e 38 milyar dolarlık askeri yardım sağlanacaktı. 33 milyar dolar ekipman alımları için, 5 milyar dolar ise füze savunma sistemleri için ayrılmıştı.

Geçen yıl İsrail’in savunma sanayii ihracatı yüzde 13 arttı. Bu artış, çok katmanlı gelişmiş hava savunma sistemleri de dahil olmak üzere İsrail savunma teknolojisinin büyük satın alma sözleşmeleri ile desteklendi.


Çin, Rusya ve İran Güney Afrika sularında deniz tatbikatlarına başladı

Güney Afrika ve Çin bayrakları, bu hafta Güney Afrika karasularında Çin, Rusya ve İran'ın da dahil olduğu BRICS Plus ülkeleri tarafından gerçekleştirilecek ortak deniz tatbikatı öncesinde Simons Town deniz üssünde bir gemide dalgalanıyor- Cape Town (Reuters)
Güney Afrika ve Çin bayrakları, bu hafta Güney Afrika karasularında Çin, Rusya ve İran'ın da dahil olduğu BRICS Plus ülkeleri tarafından gerçekleştirilecek ortak deniz tatbikatı öncesinde Simons Town deniz üssünde bir gemide dalgalanıyor- Cape Town (Reuters)
TT

Çin, Rusya ve İran Güney Afrika sularında deniz tatbikatlarına başladı

Güney Afrika ve Çin bayrakları, bu hafta Güney Afrika karasularında Çin, Rusya ve İran'ın da dahil olduğu BRICS Plus ülkeleri tarafından gerçekleştirilecek ortak deniz tatbikatı öncesinde Simons Town deniz üssünde bir gemide dalgalanıyor- Cape Town (Reuters)
Güney Afrika ve Çin bayrakları, bu hafta Güney Afrika karasularında Çin, Rusya ve İran'ın da dahil olduğu BRICS Plus ülkeleri tarafından gerçekleştirilecek ortak deniz tatbikatı öncesinde Simons Town deniz üssünde bir gemide dalgalanıyor- Cape Town (Reuters)

Çin, Rusya ve İran bugün Güney Afrika sularında bir haftalık ortak deniz tatbikatına başladı. Ev sahibi ülke bu tatbikatı “deniz taşımacılığı ve denizcilik ekonomik faaliyetlerinin güvenliğini sağlamak” amacıyla gerçekleştirilen bir “BRICS Plus” operasyonu olarak nitelendirdi.

BRICS Plus, başlangıçta Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'yı içeren jeopolitik bloğun genişletilmiş halidir ve üyeleri tarafından Amerika ve Batı'nın ekonomik hakimiyetine karşı bir denge unsuru olarak görülmektedir. BRICS Plus içinde altı ülke daha bulunmaktadır.

Güney Afrika, Çin ve Rusya ile düzenli olarak deniz tatbikatları düzenlemektedir, ancak bu tatbikatlar, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi ile Çin, İran, Güney Afrika ve Brezilya gibi birçok BRICS Plus ülkesi arasında gerginliğin arttığı bir dönemde gerçekleşmektedir. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre genişletilmiş BRICS grubu Suudi Arabistan, Mısır, Endonezya, Etiyopya ve Birleşik Arap Emirlikleri'ni de içermektedir.

Açılış törenini yöneten Çinli askeri yetkililer, Brezilya, Mısır ve Etiyopya'nın gözlemci olarak katıldığını belirtti.

Güney Afrika Ordusu yaptığı açıklamada, "Barış İradesi 2026 tatbikatları, BRICS Plus ülkelerinin deniz kuvvetlerini, ortak deniz güvenliği operasyonları ve birlikte çalışabilirlik eğitimi için bir araya getiriyor" ifadelerini kullandı. Ortak operasyonların sözcüsü Yarbay Mbo Matipula ise Reuters'a, tüm üyelerin davet edildiğini ifade etti.

Trump, BRICS ülkelerini “anti-Amerikan” politikalar izlemekle suçluyor ve ocak ayında tüm üyelere yüzde 10'luk ek gümrük vergisi uygulamakla tehdit etti.


Trump'ın yardımcıları Danimarka ve Grönland'dan gelen temsilcilerle görüştü

Kopenhag'daki Tivoli Kalesi üzerinde dalgalanan Grönland bayrağı (EPA)
Kopenhag'daki Tivoli Kalesi üzerinde dalgalanan Grönland bayrağı (EPA)
TT

Trump'ın yardımcıları Danimarka ve Grönland'dan gelen temsilcilerle görüştü

Kopenhag'daki Tivoli Kalesi üzerinde dalgalanan Grönland bayrağı (EPA)
Kopenhag'daki Tivoli Kalesi üzerinde dalgalanan Grönland bayrağı (EPA)

Danimarkalı bir hükümet yetkilisinin Reuters’a verdiği bilgiye göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın yardımcıları perşembe günü Beyaz Saray’da Danimarka ve Grönland’dan gelen temsilcilerle görüştü. Toplantı, Trump’ın ABD’nin Grönland üzerindeki kontrolünü artırma çabalarıyla paralel gerçekleşti.

Kimliğinin açıklanmaması kaydıyla konuşan yetkili, Danimarka'nın Washington Büyükelçisi Jesper Moller Sorensen ile Grönland’ın Washington’daki kıdemli temsilcisi Jakob Ipsboethsen’in Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi yetkilileriyle görüştüğünü belirtti.

Görüşmeler, ABD’nin son dönemde Grönland ile ilgili açıklamaları hakkında daha fazla netlik sağlama amacıyla yapıldı.

Beyaz Saray salı günü, ABD’nin Grönland’ı ele geçirme seçeneklerini değerlendirdiğini, bunun arasında Amerikan askeri gücünün de bulunduğunu açıklamıştı.

ABD’li yetkililer, bölgenin satın alınmasının da gündemde olduğunu belirtti. Trump, ABD’nin ulusal güvenliği için Grönland’a ihtiyaç duyduğunu söylüyor.

Önümüzdeki hafta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Washington’da Danimarkalı yetkililerle bir araya gelmesi bekleniyor.

ABD’nin Grönland üzerindeki kontrolünü artırması, Trump ile Avrupa liderleri arasındaki ayrışmayı derinleştirebilir ve NATO içinde de çatlaklara yol açabilir.