İsrail’den İran denklemini kırmak için “açık ve etkili bir karşılık” verme kararı

Tel Aviv, karşı atağı ile 'kısasa kısas' saldırılarını sona erdirmeyi umuyor ve masada üç senaryo var

İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, güneydeki Julis Askeri Üssü’nde İran’a ait bir balistik füzenin kalıntıları yanında basın açıklaması yaparken (Reuters)
İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, güneydeki Julis Askeri Üssü’nde İran’a ait bir balistik füzenin kalıntıları yanında basın açıklaması yaparken (Reuters)
TT

İsrail’den İran denklemini kırmak için “açık ve etkili bir karşılık” verme kararı

İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, güneydeki Julis Askeri Üssü’nde İran’a ait bir balistik füzenin kalıntıları yanında basın açıklaması yaparken (Reuters)
İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, güneydeki Julis Askeri Üssü’nde İran’a ait bir balistik füzenin kalıntıları yanında basın açıklaması yaparken (Reuters)

İsrail, İran'ın hafta sonu drone ve füzelerle gerçekleştirdiği benzeri görülmemiş saldırıya "açık ve kararlı" yanıt verme kararı aldı. İsrail merkezli Kanal 12 televizyonunun haberine göre İsrail, İran’ın son günlerde yaratmaya çalıştığı yeni denklemi, İranlıların yaratmasına izin vermediğini ve vermeyeceğini açıkça ortaya koymayı amaçlıyor.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın İran'ın İsrail’e saldırısında başarısız olduğunu ve İsrail'i caydırmakta da başarısız olacağını söylediği açıklaması da bu haberi teyit ediyordu. Gallant, açıklamasında “Bizimle savaşacak bir düşman varsa nerede olursa olsun onu nasıl vuracağımızı bileceğiz” ifadelerini kullandı. İsrail Savunma Bakanı, “İranlılar İsrail Devleti'ne karşı farklı bir caydırıcılık denklemi uygulayamayacaklar” dedi.

İsrail'in İran’a ne zaman saldıracağı bilinmiyor. İsrail Savaş Kabinesi'nin İran saldırısından sonra düne kadar beş kez toplandı, İran’ın saldırısına verilecek karşılığın zamanlaması ve nihai şeklini görüştü.

Karşı saldırı başlayana kadar ne zaman olacağı gizli kalacak olsa da İsrail'in İran’ın çıkarlarına zarar vereceği tahmin ediliyor.

İsrail ordusu, İran'ın cumartesi gecesi İsrail’e İHA’lar ve balistik füzelerle gerçekleştirdiği saldırının cezasız kalmayacağını vurguladı. İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari dün (Salı), güneydeki Julis Askeri Üssü’nde İran’a ait bir balistik füzenin kalıntıları yanında gazetecilere yaptığı açıklamada, “Böyle bir saldırıya yanıt vermemek mümkün değil. İran cezasız kalmayacak” şeklinde konuştu. Açıklamasını İngilizce olarak yapan Hagari'ye göre dünya ‘İran'ın nükleer tehdidinden’ bahsederken, İran İsrail'de bir ateş çemberi yaratmak amacıyla alışılagelmiş bir tehdit oluşturuyordu.

fdtbgt
İsrail Genelkurmay Başkanı Orgeneral Herzi Halevi, pazartesi akşamı Nevatim Hava Üssü’nde konuşurken (AFP)

Öte yandan İsrail Genelkurmay Başkanı General Herzi Halevi, pazartesi akşamı İran’ın balistik füzelerinin isabet ettiği Nevatim Hava Üssü’nü ziyaret etti. Halevi, burada yaptığı açıklamada, İsrail'in, topraklarına çok sayıda İHA ve balistik füzeyle yapılan saldırıya karşılık vereceğini söyledi.

“Caydırıcılık mesajı”

İsrail parlamentosu (Knesset) Dış İlişkiler ve Güvenlik Komitesi Başkanı Yuli-Yoel Edelstein, İsrail'in İran saldırısına karşılık verirken hedefinin bir yandan Tahran'a caydırıcı bir mesaj gönderirken, diğer yandan bu düşmanca saldırılara son vermek olacağını vurguladı. İsrail'in karşı saldırı planlarken göz önünde bulundurduğu hususlar arasında Batılı güçlerin savaş konusundaki temkinli tutumunun, İran'a yönelik herhangi bir saldırının uçak mürettebatı için doğuracağı risklerin ve Gazze'ye yönelik yarım yılı aşkın süredir devam eden saldırıya odaklanma ihtiyacının olduğunu söyleyen Edelstein, “Karşılık vermek zorunda kalacağız. İranlılar karşılık verdiğimizi bilecekler. Bunun onlar için bir ders olmasını, bu dersin onlara egemen bir devlete sırf öyle istedikleri için saldıramayacaklarını öğretmesini umuyorum. Bu tür karşılıklı saldırıları sürdürmenin kendi çıkarlarına olmadığını anlamalarını bekliyorum. Topyekûn bir savaş arayışında değiliz. Dediğim gibi, intikam peşinde de değiliz” diye konuştu.

İsrail merkezli Kanal 13 televizyonu tarafından yapılan bir ankete göre İsraillilerin yüzde 29'u İran'ın derhal vurulmasını desteklerken, yüzde 37'si saldırının daha sonraki bir tarihe ertelenmesini istiyor. Yüzde 25'i ise böyle bir eyleme karşı çıkıyor.

Diplomatik seferberlik

İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz, İran'a karşı diplomatik seferberlik başlattığını açıkladı. Katz, İran’ın İHA’lar ve balistik füzelerle düzenlediği saldırıya verilmesi planlanan askeri karşılığın yanı sıra, İran'a karşı atılacak diplomatik bir adıma da öncülük ettiğini söyledi. İsrailli bakan X platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, “Bu sabah 32 ülkeye mektup gönderdim ve onlarca dışişleri bakanı ve dünyanın önde gelen isimleriyle görüşerek İran'ın füze programına yaptırım uygulanması ve Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) terör örgütü olarak sınıflandırılması çağrısında bulundum” ifadelerini kullandı. Katz, halihazırda ABD'nin terör örgütleri listesinde yer alan ve Avrupa Birliği (AB) tarafından yaptırım uygulanan DMO'ya yaptırım uygulanmasına hangi hükümetlerin destek verdiğini açıklamaktan kaçındı.

Öte yandan Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, dün İsrail'e yapacağı ziyaret öncesinde yaptığı açıklamada, Tahran'ın hafta sonu İsrail'e düzenlediği saldırının ardından AB’yi İran'ın İHA teknolojisine yeni yaptırımlar uygulamaya çağırdı.

Alman Haber Ajansı'nın (DPA) aktardığına göre İsrail'in Berlin Büyükelçisi Ron Prosor, ülkesinin İran'ın saldırısına yanıt olarak, İran'ın askeri tesislerini hedef alan bir karşı saldırı başlatacağını açıkladı. Berlin'de Almanya’nın Welt televizyon kanalına dün açıklamalarda bulunan Prosor, "İsrail, sivil hedeflere saldırmayacak" dedi. İsrailli büyükelçi, İsrail'in yanıtının ‘mollalar ve Ayetullahlara ait askeri tesislere yönelik olacağını’ belirtti. DPA’nın haberine göre karşı saldırıdan ödün verilemeyeceğini belirten Prosor, “Buna karşılık vermeliyiz. Bu caydırıcılığın çok net olması bölge için de önemli” dedi.

rfrgtfbg
Demir Kubbe Hava Savunma Sistemi’nin Kudüs yakınlarında konuşlu bataryası yanında duran bir İsrail askeri (AFP)

İsrail'in bir karşı saldırı başlatma niyetinde olduğunu vurgulayan, ancak detaylara girmeyen Prosor, “Bunun (karşı saldırının) ne zaman, nerede ve nasıl olacağı savaş konseyimiz tarafından belirlenecek” şeklinde konuştu. İsrailli diplomat ülkesinin müttefiklerine İsrail'in tutumunu anlamaları ve İran'a daha sert yaptırımlar uygulamaları çağrısında bulundu.

Prosor, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Öncelikle -dostlarımız- ABD, İngiltere ve Almanya'yı dinliyoruz, ancak İran'ın herhangi bir provokasyon olmaksızın şimdiye kadar İsrail'e 300'den fazla füze fırlattığını ve İsrailli sivilleri öldürmek için elinden geleni yapmaya çalıştığını hatırlatmak isterim. Biz buna karşılık vermek zorundayız.”

Üç senaryo

Kanal 12 televizyonu, İsrail'in olası karşı saldırısı için sınırlı, ılımlı ve büyük olmak üzere üç senaryonun masada olduğunu bildirdi. Uzmanlar, sınırlı olarak verilecek karşılığın sadece bir siber saldırıdan ibaret olacağını, ılımlı saldırının küçük bir askeri üsse ya da tek bir askeri tesise sınırlı füze saldırısı ile birlikte bir siber saldırı olabileceğini, büyük bir saldırıda ise İsrail’in siber saldırılarla birlikte İran'ın stratejik merkezlerindeki askeri tesisleri doğrudan hedef alabileceğini söylediler.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre alınan karar doğrultusunda, karşı saldırıda en büyük sorumluluğu üstlenmesi beklenen İsrail Hava Kuvvetleri, geçmiş yıllarda prova edilen planlar da dahil olmak üzere tüm hazırlıklarını tamamladı.

İsrail Savaş Kabinesi'nin geçtiğimiz iki gün boyunca yaptığı toplantılarda iki önemli konuya değinildi. Bunlardan birincisi, bölgeyi savaşa sürüklemeyecek şekilde karşılık verilmesi, ikincisi ise ABD’lilerin kabul edebileceği bir karşılık verilmesiydi. Bu karşılığın da tam koordinasyon gerektirmeden ABD’lilerin koyduğu kurallar çerçevesinde olması gerekiyor.

Kanal 12'ye göre Savaş Kabinesi tarafından yapılan toplantılarda gündeme gelen bir diğer konu ise İran saldırısına karşı oluşturulan ittifaktı ve istişareler sonucu, hiçbir koşulda bu ittifaktan ödün verilmemesi konusunda mutabık kalındı.

fvrgbnt
Tahran'ın merkezindeki Valiasr Caddesi üzerinde İsrail'i vurabilecek İran füzelerinin gösterildiği propaganda amaçlı bir duvar resmi (EPA)

İran'ın cumartesiyi pazara bağlayan gece İsrail'i vurmasının ardından İsrail bir karşılık verilmesi gerektiğine karar vermiş, ancak ABD Başkanı Joe Biden'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesi sonrası İsrail’in derhal karşılık verme kararı geri çekilmişti.

Biden, İran saldırısının başarısız olduğunu ve bunun da İsrail için zafer olarak görüldüğünü belirterek, Netanyahu'dan bununla yetinmesini istedi. ABD Başkanı, Washington'ın İran'a karşı bir saldırıyı desteklemediğini ve buna dahil olmayacağını da belirtti.

İran'ın saldırısını püskürtme görevini üstlenen uluslararası koalisyona öncülük eden ABD yönetiminin kızdırılmaması meselesi, İsrail'deki tartışmaların düğümlendiği noktalardan biriydi.

İsrail merkezli Yediot Aharonot gazetesi, ABD’lilerin, Tahran’ın İsrail'e saldırarak karşılık verdiği Şam'daki konsolosluk binası saldırısıyla ilgili önceden bilgilendirilmedikleri için zaten kızdın olduklarını, bu yüzden Tel Aviv'in bu kez İran’a verilecek karşılığı önceden bildirme sözü verdiğini aktardı.

ABD, İsrail'in İran topraklarına ‘dar çerçeveli ve sınırlı’ bir saldırı planladığına dair istihbarat bilgisi alsa da İsrail, planın tamamıyla ilgili henüz ABD’yi bilgilendirmedi.

Ancak İsrail'in vereceği karşılığın topyekûn bir savaşa dönüşüp dönüşmeyeceği bilinmiyor.

İsrail Aliya (Yahudi göçü) ve Entegrasyon Bakanı Ofir Sofer, İsrail hükümetinin, bölgesel bir savaşa sürüklenme ihtimalini göz ardı etmediğini söyledi.

Sofer yaptığı açıklamada, “İran saldırısının ardından kabul edilemez bir gerçekle karşı karşıyayız ve bu denklemi değiştirmek zorundayız” ifadelerini kullandı.

İsrail, Ukrayna’daki savaş sırasında Moskova ve Tahran arasında daha da güçlenen iş birliğinin mevcut çatışmalara yansıyan olası sonuçlarından çekiniyor.

İsrailli yetkililer, iki ülke arasındaki askeri teknoloji uzmanlığı alanındaki alışverişin, Tahran'ın savunma kabiliyetlerini geliştireceğinin altını çizdiler.

Yediot Aharonot gazetesi de Kremlin'in yakında Tahran'a modern savaş uçakları ve yeni hava savunma sistemleri teslim edebileceğini yazdı.

İsrail, Moskova-Tahran ilişkilerini, Ukrayna'daki savaştan sonra derinleşen bir stratejik ortaklık olarak görüyor.

İsrail bir yandan askeri hazırlıklarını sürdürürken, diğer yandan İran’a karşı diplomatik bir seferberlik başlatarak 32 ülkeyi DMO'ya ve İran füze programına yaptırım uygulamaya çağırdı.



WSJ: İran’ın Şahid İHA’ları, Çin’in desteği sayesinde savaşın kurallarını değiştirdi

İran’ın Şahid İHA’sı (AP)
İran’ın Şahid İHA’sı (AP)
TT

WSJ: İran’ın Şahid İHA’ları, Çin’in desteği sayesinde savaşın kurallarını değiştirdi

İran’ın Şahid İHA’sı (AP)
İran’ın Şahid İHA’sı (AP)

İran’ın Şahid tipi insansız hava araçları (İHA), son yıllarda basit ve düşük maliyetli dronlardan modern çatışmalarda kullanılan başlıca silahlardan biri haline geldi. Çin’in, İran ve Rusya’nın bu İHA’ları geliştirerek yüksek miktarlarda üretmesini sağlayan temel bileşenlerin tedarik edilmesine katkı sunduğu belirtildi. Wall Street Journal’da (WSJ) yayımlanan bir haberde, bu dönüşümün ayrıntılarına yer verildi.

Yetenekleri ve hızları gelişen Şahid İHA’ları, askeri ve sivil hedeflere yönelik saldırılarda kullanılmaya başlanırken, hava savunma sistemleri açısından da giderek daha büyük bir tehdit oluşturuyor.

Haberde, görevdeki ve eski Amerikalı yetkililer ile analistlerin değerlendirmelerine yer verilerek, Çin’in son yıllarda Şahid İHA’larının bileşenlerine erişim açısından önemli bir merkez haline geldiği belirtildi. Bu bileşenler arasında motor parçaları, servo motorlar ile hareket ölçüm ve yönlendirme sistemlerinin bulunduğu kaydedildi.

Şarku’l Avsat’ın WSJ’den aktardığına göre, uzun yıllar boyunca izolasyon ve yaptırımlarla karşı karşıya kalan ve askeri teknoloji ile bileşenlere kolaylıkla erişemeyen İran, söz konusu silahları küresel bir tedarik zincirine dayanarak geliştirmeyi başardı. Bu tedarik zincirinde Çin önemli bir rol oynadı.

Ucuz silahlar savaşın kurallarını değiştirdi

Şahid İHA’ları, basit tasarımları ve düşük maliyetleriyle öne çıkıyor. Bazı modellerin maliyetinin yalnızca yaklaşık 20 bin dolara kadar düşebildiği belirtiliyor. İHA’lar temel olarak hafif bir gövde, elektronik bileşenler ve patlayıcılardan oluşuyor.

Bu İHA’lar, askeri teknolojinin yayılma biçiminde de bir dönüşüme işaret ediyor. Geçmişte büyük askeri yeniliklerin geliştirilmesi, büyük devletlerin sahip olduğu kapsamlı sanayi kapasitesini gerektirirken, bugün İran gibi orta ölçekli bir ülke, özellikle Çin’deki düşük maliyetli yedek parça tedarikçilerinden yararlanarak etkili bir silah geliştirebiliyor.

sxfbfd
 Tahran’daki Baharistan Meydanı’nda, İran parlamentosu binası önünde sergilenen bir Şahid tipi İHA (Arşiv – AFP)

Rapora göre İran, Şahid İHA’larını geliştirmeyi planlarken ABD ve Batı Almanya tarafından öncülük edilen bir tasarımdan yararlandı. Ancak bu araçların fiilen üretilebilmesi için Tahran’ın Batılı ülkeler ve Çin dahil dünyanın farklı bölgelerinden parça ithal etmesi gerekti. ABD’li ve Ukraynalı yetkililer ile eski yetkililere ve analistlere göre, Batı menşeli parçalar dahi kaynaklarının gizlenmesi amacıyla çoğunlukla Çin veya Hong Kong’daki paravan şirketler üzerinden İran’a ulaştırıldı. Zamanla bu parçaların önemli bir bölümü Çin’de üretilen bileşenlerle değiştirildi.

İzolasyondan Şahid’in geliştirilmesine

Şahid İHA’larının geliştirilmesi, 1979’daki İran Devrimi’nin ardından tasfiye ve firarlar nedeniyle ağır kayıplar veren İran Hava Kuvvetleri’nin yeniden yapılandırılması için yürütülen onlarca yıllık çalışmaların bir ürünü oldu. Bu süreçte ABD’nin uyguladığı yaptırımlar da Tahran’ın Amerikan yapımı uçaklar için yedek parça temin etme kapasitesini önemli ölçüde kısıtladı.

WSJ’ye göre analistler, İranlı mühendislerin kendi modellerini geliştirmeden önce daha önce Batı’da tasarlanmış İHA modellerinden yararlandığı görüşünde.

sdbhtrh
Rusya’nın Ukrayna topraklarına fırlattığı İran yapımı Şahid İHA, başkent Kiev’deki bir sergide gösterildi. (Reuters)

İran İHA’ları başlangıçta keşif ve hava desteği görevlerinde kullanıldı. Ancak isabet oranlarının düşük olması, İranlı mühendisleri tek kullanımlık saldırı İHA’ları konseptini geliştirmeye yöneltti. Bu araçlar, hedefi tam isabetle vuramasalar dahi büyük hasara yol açabilecek şekilde tasarlandı.

ABD Hazine Bakanlığı’na göre, motor üretiminde uzmanlaşmış İranlı bir şirket Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ile bağlantılıydı. Washington, şirketin İHA programındaki rolü nedeniyle 2021 yılında yaptırım uyguladı.

Aracılar aracılığıyla Batı menşeli bileşenler

Rapora göre Şahid İHA’ları yalnızca Çin menşeli bileşenlere dayanmadı. İHA’lar üzerinde yapılan incelemelerde ABD ve Avrupa üretimi elektronik parçaların da bulunduğu tespit edildi.

Ancak ABD’de yürütülen soruşturmalar, bu bileşenlerin önemli bir bölümünün nihai varış noktasını gizleyecek şekilde Çin ve Hong Kong’daki aracılar ile paravan şirketler üzerinden İran ve Rusya’ya ulaştırıldığını ortaya koydu.

Ukraynalı yetkililer ve analistler, Çin menşeli bileşenlere olan bağımlılığın artmasıyla birlikte Batı üretimi parçaların İHA’lardan giderek kaybolmaya başladığına dikkat çekiyor.

İran ve Rusya’yı aşan bir yayılım

Şahid teknolojisi artık yalnızca İran ve Rusya ile sınırlı değil. ABD Savunma Bakanlığı’nın aktardığına göre İran, İHA teknolojisini Venezuela, Suriye ve Etiyopya’ya sattı. Ayrıca Afrika’daki Rus güçleri de Mali’de bu tür İHA’ları kullandı.

Öte yandan Çin ve Hindistan, Şahid teknolojisinin kendi versiyonlarını geliştirdiklerini açıkladı. ABD ordusu da Şahid teknolojisinden ilham alarak düşük maliyetli bir İHA geliştirdi ve bu aracı İran’la savaşta kullandı.


ABD’den İran’a yeni saldırı yok sinyali... İran yaptırımlara boyun eğmiyor

ABD’den İran’a yeni saldırı yok sinyali... İran yaptırımlara boyun eğmiyor
TT

ABD’den İran’a yeni saldırı yok sinyali... İran yaptırımlara boyun eğmiyor

ABD’den İran’a yeni saldırı yok sinyali... İran yaptırımlara boyun eğmiyor

Tahran, ABD’nin ekonomik baskılarını reddettiğini vurgularken Washington, şu aşamada İran’a yeni saldırılar düzenleme seçeneğini dışlayarak yaptırımlar ve deniz ablukası üzerinden ülke üzerindeki baskıyı artırmaya yöneliyor. Bu sırada Maskat ve Tahran, Hürmüz Boğazı’nda deniz ulaşımının geçici ve güvenli şekilde yeniden sağlanması için bir yol arıyor.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan çarşamba günü yaptığı açıklamada, ABD’nin yeni yaptırım ve ekonomik baskılarla hiçbir şey elde edemeyeceğini söyledi. Pezeşkiyan, Washington’ın savaş sırasında da hedeflerine ulaşamadığını belirtti.

Buna karşılık ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, müttefik ülkelerdeki bazı mevkidaşlarına, Washington’ın şu aşamada İran’a yeni saldırılar düzenlemesini beklemediğini ve bunun yerine deniz ablukası ile yaptırımların da aralarında bulunduğu diğer baskı araçlarına odaklandığını bildirdi. Şarku’l Avsat’ın Axios’tan aktardığı habere göre ABD’li yetkililer, Washington’ın bu politikayı ara seçimlerin sonrasına kadar sürdürebileceğini, ancak İran’ın ilk saldırıyı gerçekleştirmesi halinde askeri saldırı seçeneğini saklı tuttuğunu söyledi.

Bu gelişme, İran ile Umman’ın Hürmüz Boğazı konusunda gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından geldi. İki taraf, boğazın mayınlardan temizlenmesi konusunda anlaşırken, geçici ortak bir deniz geçiş koridoru oluşturulmasını da ele aldı. Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, güvenli deniz ulaşımının yeniden sağlanmasına yönelik düzenlemelerin yakında açıklanabileceği konusunda iyimser olduğunu ifade etti.

İsrail’de ise Başbakan Binyamin Netanyahu, İran yönetimiyle diplomatik bir anlaşmaya varılabileceği ihtimalini dışladı. Netanyahu, son Washington ziyareti sırasında ABD Başkanı Donald Trump ile İran’la diplomasi yoluna başvurma ihtimalini görüştüğünü, ancak bir anlaşmaya varılmasının mümkün olup olmadığı konusunda ciddi şüpheleri bulunduğunu söyledi.


Tahran, Hürmüz'ün açılması için şartlarını İslamabad'a iletti; Maskat'la geçici koridor konusunda anlaştı

Tahran, Hürmüz'ün açılması için şartlarını İslamabad'a iletti; Maskat'la geçici koridor konusunda anlaştı
TT

Tahran, Hürmüz'ün açılması için şartlarını İslamabad'a iletti; Maskat'la geçici koridor konusunda anlaştı

Tahran, Hürmüz'ün açılması için şartlarını İslamabad'a iletti; Maskat'la geçici koridor konusunda anlaştı

ABD'nin İran'a yönelik baskısını ekonomik izolasyon operasyonunu başlatarak artırdığı bir sırada, İran ve Umman dışişleri bakanları Hürmüz Boğazı üzerinden geçici bir koridor oluşturulmasına yönelik çerçeve anlaşmasını ve iki ülkenin kıyısında bulunduğu stratejik boğazın mayınlardan temizlenmesine ilişkin ortak projeyi görüştü.

Umman Dışişleri Bakanlığı tarafından salı günü yayımlanan ortak açıklamada, iki bakanın aşamalı bir çerçeveyi ele aldığı belirtildi. Bu çerçevenin, Hürmüz Boğazı üzerinden ortak geçici bir deniz geçiş koridoru oluşturulmasını ve boğazın mayınlardan temizlenmesi için ortak bir projenin uygulanması konusunda anlaşmaya varılmasını içerdiği kaydedildi. Açıklamada ayrıca teknik müzakerelerin, kalıcı bir deniz geçiş koridoru ve boğazın gelecekteki yönetimine ilişkin düzenlemeler konusunda anlaşmaya varılması amacıyla sürdürüleceği ifade edildi.

Bu gelişmelerin paralelinde Pakistan, savaşı sona erdirmeyi ve bölgesel yansımalarını sınırlandırmayı hedefleyen bir müzakere süreci başlatmak üzere Tahran'a yönelik diplomatik girişimini öne çıkardı.

Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi, Tahran ziyaretinin sonunda yaptığı açıklamada, ülkesinin İran'la gerilimin daha fazla tırmanmasını önleme ve çatışmaya müzakere yoluyla çözüm bulma yollarının ele alındığı görüşmelerde önemli ilerleme kaydettiğini söyledi.

Tesnim haber ajansına konuşan İranlı bir kaynak ise Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir'e Tahran'ın tutumunun ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin şartlarının açık biçimde iletildiğini belirtti.

Washington'da ise ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nın uluslararası sularında bulunan tüm mayınların kaldırılması veya patlatılması talimatını verdiğini açıkladı. Trump, İran'a yeni mayın döşeyen herhangi bir gemi veya teknenin imha edileceği konusunda bilgi verildiğini söyledi.